Ağır çalışma koşullarına rağmen büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi yılmadan "Adalet" savaşını sürdüren  meslektaşlarım NOTERLER ve Türk Hukukçuları ile “Hukukun üstünlüğü” ilkesine inanan tüm Hukuk severlere adanmıştır.

 

 

Düzenleyen

: 

 Cemal AFACAN       Adalar Noteri   0 505 6231440 adalar@tnb.org.tr

VEKALETNAME

(NH.C3.508)

 Borçlar Kanunumuzun 386 ile 398. maddeleri arasında düzenlenmiştir.

TANIMI               

Gerçek veya tüzel kişilerin Herhangi bir  veya daha fazla işlemin kendi adına yapılıp sonuçlandırılması  için bir başka şahsa yetki veren tek taraflı yazılı irade beyanına denir.

Sözlük anlamına göre vekaletname bir vekalet belgesidir.

   VEKALET AKDİ :

   Vekalet akdi ise öyle bir akittir ki; onunla vekil sözleşme dairesinde kendisine verilen işleri ve hizmetleri görme borcu altına girer, vekil bu akit ile sözleşme dairesinde yüklendiği işi idareyi ya da taahhüt ettiği hizmetleri borçlanır".

    Kendisine vekalet verilen kimse yani vekil, bu vekaletnameyi açık veya zımni olarak kabul ettiğini beyan ettiği anda vekalet akdi ortaya çıkar.

Vekalet akdi Türk Hukukundaki diğer tüm akitler gibi şekle tabi değildir.

  

   ÇEŞİTLERİ

a.)  Yapılışına göre

1.Düzenleme şeklinde vekaletname 

     NK84 - 89 Md uyarınca ilgilinin nüfus cüzdanı veya pasaport’u esas alınarak resen yapılan ve içeriği tamamen noterlikçe tutanak şeklinde yazılan vekaletnamelere denir.

Bizzat noter tarafından noterlik dairesinde veya mahallinde tutanak şeklinde yapılır.

     Düzenleme vekaletler 1 asıl olur, bu asıl ilgilinin imzasını taşır ve dairede saklanır. İlgililere verilenler genel olarak surettir. Surette ilgilinin imzası olmaz.  İlgilinin kimliği vekalete eklenir. Nüfus kaydı ile   düzenleme vekaletname düzenlenemez. ( TNB 1978/19. sy gen)

İlgili isterse daha fazla asıl yapılabilir. Fakat bu durumda asıl için alınan harçlar verilen asıl sayısı kadar çoğaltılır.

     NK 80 Md ve NK. Yön.93 Md uyarınca tapuda yapılacak işlemlerle ilgili verilecek vekaletnameler ile diğer yasalarca fotoğraflı olması öngörülen vekaletnamelere fotoğraf yapıştırılır.

    Düzenleme olarak yapılacak vekaletnameler;

    1.Tapuda yapılması gereken işlemler için verilen vekaletler. (Mutlaka nüfus cüzdanı veya pasaporta göre yapılır.)

    2. Düzenleme yapılacak işlemler için verilen vekaletler.

    3. Onaylama yapılması gereken vekaleti ilgili düzenleme yapılmasını isterse.

    4. Düzenleme vekaletten tevkil yoluyla yapılan yeni vekalet de düzenleme olur.

DÜZENLEME VEKALETNAMELERDE

1 - Noterin Adı Soyadı ve noterliğin ismi

2- Vekaletnamenin yapıldığı yer ve tarihi (rakam ve yazı ile)

3- Vekaletnameyi verenin varsa tercümanın veya bilirkişinin kimlik ve adreslerini,

4- Vekaletnameyi verenin hakiki arzusu hakkındaki beyanını,

5- Vekaletnameyi verenin, işleme katılanların ve noterin imza ve mühürü.

Yer alması gerekir.

 

2. Onaylama vekaletname

     Vekaletname içeriği dışarıda yazılarak veya noterlikte ilgilisince yazdırılan ve sadece vekaletname içeriği değil, vekaletname altındaki ilgili yada ilgililere ait imzanın  NK 90 – 93 Md ‘ler uyarıca onanması yoluyla yapılan vekaletnamelerdir.

     En az 2 asıl olur, bunlar ilgili tarafından imzalanır. Aslılardan biri bizde kalır, bir aslı ilgiliye verilir,diğer nüshalar ise suret olarak yapılır.Suretlerde ilgilinin imzası  yerine aslında imzası vardır. İbaresi yer alır.

     İlgililer isterse daha fazla asıl yapılabilir. Bu halde verilen fazla her asıl için  asılın vergileri  kadar artırılarak vergi alınır.

 ONAYLAMA ŞERHİNDE

1-Vekaletnamenin yapıldığı yer ve tarihi (Rakam ve yazı ile)

2- Vekaleti verenin kimliği ve adresi,

3- Vekaletnameyi verenin kimliği hakkında gösterilen ispat belgesini,

4- Vekaletnameyi imzalayanın imzasını daire dışında mı, huzurda mı veya atılmış olan imzanın kendisine ait olduğunun kabul beyanını,

5- işleme katılanların imzalarını ve noterin imza ve mührünün

bulunması gerekir.

b.)Verilen yetkilere  ve içeriğine göre

1.Genel vekaletname  (1.1)

     İçeriğinde birden fazla yetki bulunan ve birden fazla işin yapılması ve neticelendirilmesi için kullanılabilen vekaletnamelere denir

2. Özel vekaletname (1.2)

     Belli bir işi sonuçlandırmak için verilen vekalet özel vekalettir. B.K 386 ve sonrası ve HUMK'nun 62 ve 63 maddeleri uyarınca, münhasıran bir işin yapılması ve neticelendirilmesi için yetki veren vekalet belgesine  denir. Emekli maaşı,SSK para çekme, telefon bağlatma vesaire için ayrı ayrı verilen  vekaletnameler özel vekalettir.

3.Taahhüt içeren vekaletnameler (1.3)

      Örneğin “vekilin azli halinde durumu vergi dairesine bildireceğimi, bildirmeme halinde bundan doğan zararı peşinen kabul ettiğimi ve bu nedenle vergi dairesinden herhangi bir talepte bulunmayacağımı kabul ve taahhüt ederim” şeklinde vekalet içinde ilgili aynı zamanda  taahhüt de bulunan vekaletnamelere denir. Maktu damga vergisi alınır. (TNB 1989/62 sayılı genelge)

      Söz konusu vekâletname ve bu vekaletname üzerinde yer alan ve diğer gösterilmesi zorunlu kağıtlar meyanın da bulunmayan taahhüt metni, iki ayrı hukuki muameleyi ihtiva etmekle birlikte bu kağıtla, ilgili işlemlerin, 492 sayılı Kanunun 46 ncı maddesindeki (birbirleriyle ilgili işler bir arada bulunursa en yüksek harç alınmasını gerektiren iş üzerinden bir harç alınır) hükmü çerçevesinde, harca tabi tutulması gerekir.

c.)Süreye göre 

1.Süresiz vekaletname            

Herhangi bir süre sınırlaması  olmayan ve azil olmadığı sürece geçerli olan vekaletnamelerdir.

Vekaletname tek taraflı irade beyanı olması nedeniyle  sözleşmelerle ilgili 10 yıllık zamanaşımı süresi burada uygulanmaz.

2. Süreli vekaletname

     Belli bir süre geçerli olmak üzere verilen ve süre sonunda geçerliliğini yitiren vekaletnamelerdir.

     Başlık kısmında DİKKAT SÜRELİDİR yazılması yararlı olur..Süreli vekaletlerde mutlaka süre hem rakamla hem de yazıyla  işlem metninin içerisine yazılır.Çelişkili bir durum yaratmamak için son günün mesai günü olmasına dikkat edilip vekaletnameye “son günün mesai saati bitimine kadar geçerlidir..” şeklinde şerh yazılmalıdır.. Belirli tarihler arası süre de yazılabilir. Süre vekalet metni içerisine yazılmalıdır.(  TNB 1990/53 ,1991/65 sy gen)

DİGER ÇEŞİTLERİ 

** A **
ARAÇLA İLGİLİ VEKALETLER

ARAÇ SATIŞ VEKALETİ

Fotoğraflı yapılır. 1993/81. (Fotoğrafsız yapılması disiplin suçudur.(19.4.2001 TNB. DKK)  

İlgilinin kimliği eklenir. TNB1996/1 sayılı genelge,

Bandrol yapışır. TNB 1990/1 sayılı genelge.

 Araç vekaletleri, Matbu  olarak yapılamaz. Yazılar arasında, kağıt içinde boşluk bırakılamaz. Alıcı isminde çıkıntı yapılamaz, TNB 1990/1,1991/56 sayılı genelge

Vekalet süreli olacaksa vekaletin üst kısmına dikkat çekecek şekilde DİKKAT SÜRELİDİR yazılır. Vekaletin içine”.../.../...(rakamla)-ayrıca....yılı,....ayı....günü (yazıyla) mesai bitimine kadar geçerlidir” diye yazılır. TNB 1990/53.sayılı genelge

-TESCİLE tabi bir motorlu aracı satmaya yetkili bulunan vekilin,bu aracın bir bölümünün satması için açık yetki olmalıdır. “TNB 1992/14 sayılı genelge

-Faturalı satışta plaka çıkmadıysa tescil vekaleti yazılır,plakasız olarak satmaya yetki veren vekaletname yazılabilir.Trafik bu vekalete yeni plakayı yazar ve satışta buna göre yapılabilir.

MÜLKİYETİ MUHAFAZALI SATIŞ VEKALETİ

  -Asıl sözleşmenin düzenleme şeklinde yapılması zorunlu olması nedeniyle vekaletnamenin de Düzenleme şeklinde yapılması gerekir.

 MOTORLU ARAÇ satış ticareti yapan faaliyet belgesine sahip özel ve tüzel kişilerin fatura ile satışını yaptıkları araçların mülkiyeti muhafaza kaydı ile satışının yapılması için verecekleri vekalete motorlu araç satış faaliyet belgesinin bir örneğinin müstenidat olarak eklenmesi gerekir.(1992/23 say. Gen)

  MALÜL ARACI SATIŞ VEKALETİ ve SATIŞ İŞLEMLERİ:

İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 09.07.2001 tarih ve 168997 sayılı yazıda;

         "Konu ile ilgili olarak kuruluşlarımıza gönderilen 15.06.2001 tarih ve 109 sayılı genelgemizde; malul ve sakatlar tarafından ithal edilerek getirilen araçların malul ve sakat olmayanlara gümrük vergileri tahsil edilmeden satışı, hibesi ve devrinin mümkün olmadığı, ayrıca bu araçların intifaının mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair şekillerde akden devri ile tasarruf hakkının vekaletnameye istinaden devredilmesi, satış hükmünde olup, noter ve trafik kuruluşları bu konuda herhangi bir işlem yapmadan Maliye ve Gümrük Bakanlığının iznini aramak zorunda oldukları hususu belirtilmiştir.

ARAÇ KULLANMAYA YETKİ VEREN VEKALETNAME

Gümrük Müsteşarlığı, Gümrükler Kontrol Genel Müdürlüğünün bu konudaki 8.12.1994 tarihli Trp. Tak. Şb. Md. Ks. 2-8581 sayılı yazılarında;

    Belirli bir süre için geçici olarak yurda sokulan, müddeti dolduğunda yurtdışına çıkarılması gereken ve ithal işlemi görmeden yurtiçinde satışı mümkün olmayan yabancılara ait mavi plakalı kara nakil vasıtaları, esas itibariyle aile ünitesinin kullanmasına yöneliktir. Ruhsat sahibine gördüğü hizmet gereği tahsil edilen böyle bir aracın, o kişinin eşi veya beraber oturduğu çocukları haricinde başkaları tarafından kullanılmasının mümkün olmadığı 15.3.1990 gün ve 68 sayılı genelge ile açıklanmış ve aynı gerekçelerle vekaletname verilmek suretiyle taşıt kullandırılmasının söz konusu olamaz.(Mavi plakalı aracı kullandırma vekaleti olmaz.)TNB  1995/5 sayılı genelge

   Yabancılara verilen (MA – MZ) arasındaki grup  plakalı araçlar tescil belgesi dışındaki şahıslarca kullanılamayacağından bu guruptaki araçların başka kişi veya kuruluşlarca kullanılmasına yetki veren vekaletnamelerin Noterliklerde düzenlenmemesi gerekir. TNB 2003/14 sayılı genelge

ARAÇI YURTDIŞINA ÇIKARMA VEKALETİ

MÜLKİYETİ MUHAFAZALI-REHİNLİ-ŞERHLİ ARACI YURT DIŞINA ÇIKARMA VEKALETİ

    Mülkiyeti muhafazalı ve rehinli araçların yurtdışına çıkarılmasına yetki veren vekaletnamelerin noterliklerde yapılabilir,

     Sadece aracın yurtdışına götürülüp getirilmesine, gümrük idareleri nezdindesi işlemlerin takip ve sonuçlandırılmasına ve taşıtla ilgili işlemlerin taşıt sahibi adına yapılmasına yetki veren vekaletnameler yapılabilir. Ancak araç üzerinde herhangi bir tasarruf hakkının devrine yetki veren vekaletnamelerin yapılması için ise mutlak surette alacaklının izninin alınması gerekir. TNB  1995/6  sayılı genelge

HACİZLİ TAŞITIN YURT DIŞINA ÇIKARILMASI VEKALETİ

    Hacizli araçların yurtdışına çıkarılmasına yetki veren vekaletnamelerin ise İcra ve İflas Kanunun 86. maddesi uyarınca, alacaklının muvafakat ve icra müdürlüğünün izniyle yapılabilir. TNB  1995/6 sayılı genelge.

ARAÇ ALIM VEKALETİ

    Taşıt Alımı konusunda verilen vekaletnamelere, vekalet verenin kimlik fotokopilerinin eklenmesi gerekmektedir. TNB1997/44 sy genelge

    Bandrol yapışır.Bilhassa bandrollerin sıra numarasını takip eder şekilde kullanılmasına dikkat edecektir TNB 1990/1 sy genelge

 MÜLKİYETİ MUHAFAZALI TAŞIT ALIM VEKALETİ

     Mülkiyeti muhafazalı satış işlemi düzenleme şeklinde  olması nedeniyle, İşlemin yapılmasını sağlayacak vekaletnamelerinde Düzenleme şeklinde yapılması gerekir.

     Resim yapıştırılır NK Yön 93 Md.

 

.ARAÇ TESCİL VEKALETİ:

Onaylama şeklinde yapılır.

Sadece bandrol yapışır. Resim yapıştırılmaz ve kimlik fotokopisi eklemeye gerek yoktur.  

AVUKAT VEKALETNAMESİ

     Onaylama genel vekalettir.

     Boşanma  davaları ile ilgili vekaletnamelere FOTOĞRAF yapıştırılması zorunlu olup fotoğrafsız düzenlenmemelidir. NK 80 Md ile NK Yön. 93 Md. K fıkrası (TNB 1993/81 say.genelge )

     Fakat  asilin resminin bulunduğu vekaletname örneği tevkil belgesine Kanun gereğince eklendiğinden, tevkil yetkisine dayanarak vekilin başka bir avukatı tevkil etmesi halinde vekilin resminin yapıştırılmasına gerek yoktur. (TNB.1998/13. sayılı gen.)

     Aynı sıfatla hareket edenlerde imza tektir.

     Değişik sıfatlarla hareket edilirse her sıfat için ayrı imza verilir. ( Örneğin Kendi adına asaleten,bir başkası için vekaleten veya temsilen hareket ediliyorsa iki imza vardır.)

     Bir avukatın değişik işler için aldığı vekaletnameleri başka bir avukata devretmesi halinde, devredilen her bir vekaletname ayrı işlem kabul edilerek ayrı ayrı harç alınması gerekmektedir  TNB. 1993/39. sy. genelge

    197 sıra nolu gelir vergisi tebliğine göre avukat vekaletnamelerinde 1989 yılından itibaren

a. Vekaletname verilenin adı, soyadı, unvanı, adresi,

b. Vekaletname verilenin varsa geliri veya kurumlar vergisi yönünden bağlı bulunduğu vergi dairesi, vergi dairesi sicil (hesap) numarası,

c. Vekaletname verilenin adı, soyadı, unvanı, adresi,

d. Vekaletname verilenin varsa bağlı bulunduğu vergi dairesi, vergi dairesi sicil (hesap) numarası,

 e. Vekaletname verilen avukat ise, bağlı bulunduğu baro, ile ilgili bilgilerin de,vekaletnamelerde bulunması mecburidir.TNB.1995/44 sayılı genelge.

    Bir avukata veya bir işverene bağlı olarak çalıştığı için Vergi Dairesi mükellefiyet kaydı olmayan avukatlara (stajyer avukatlar dahil) vekâletname verildiği takdirde, vekâlet alan avukatın (veya stajyer avukatın) adı ve soyadı ile birlikte, bağlı olarak çalıştığı avukatın veya işverenin adı, soyadı (unvanı), bağlı bulunduğu vergi dairesi ve sicil numarası da vekalet-nameye yazılacaktır. TNB.1990/34 sayılı genelge

    Ortak avukatlarda vergi dairesine kayıtlı avukatın vergi dairesi ve vergi numarası,diğer avukatların SSK numarası yazılır.  TNB. 1991/86,1995/44,1996/28 sayılı genelgeler.

     Boşanma ve nafaka davaları vekaleti FOTOĞRAFLI olur. (TNB 1993/81 sayılı genelge) Ve vekaletname metnine bu yetkiler özel olarak yazılır.,

     Bu itibarla, ileride herhangi bir ihtilafa meydan verilmemesi bakımından bu çeşit matbu vekaletnamelerde «başkalarını tevkil etme yetkisinin tüm yetkilerin en sonuna yazılması veya daha önce yazılmış ise. bu cümleden sonra verilecek diğer yetkileri de devredebileceği hususunun açık bir şekilde metinde ifade 'edilmesi gerekir.

     Borçlar Kanununun 388/3 ncü maddesi hükmü karşısında avukat tutma yetkisinin dava açma yetkisini kapsamadığı sonucuna varılmış olup bu hususada dikkat edilmesi yerinde olur.  

(TNB 1988/80 sayılı genelge)

 

HÜKÜMLÜLERİN VERDİĞİ VEKALET

           1 (Bir) yıldan az hüküm giyenlerle ile hükümlü  olmayan tutukluların vekaletnameleri yapılabilir. 1 Yıldan fazla ceza alanlara vasi tayini gerekir. Bu işlem savcılıkça resen yapılmaktadır. Yapılmamış  ise vasi tayin ettirilip vekaletnameyi vasi verir.

          TMK Madde 407.- (Eski 357 Md ) Bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkûm olan her ergin kısıtlanır.

Cezayı yerine getirmekle görevli makam, böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye başladığını, kendisine vasi atanmak üzere hemen yetkili vesayet makamına bildirmekle yükümlüdür.

TUTUKLULARIN VERECEĞİ VEKALET

   JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI ‘nın ISTH. : 06121-561-85/Em. ve Asyş. Sayılı 19 Aralık 1985 tarihli yazısına göre

1 - Karakollarda herhangi bir nedenle gözaltına alınan şahısların noter kanalı ile avukatlarına veya diğer şahıslara vermek istedikleri vekaletnamenin, ilgililerce ilk tahkikatın gizli olmasından bahisle izin verilmediği, Adalet Bakanlığından bildirilmiştir.

2 - Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunun 136. maddesinde, maznun, tahkikatın herhal ve derecesinde bir veya birden fazla müdafilin yardımına müracaat edebilir hükmü mevcuttur. Kanunun bu maddesi ile tanınan hakkın kullanılması hazırlık tahkikatının gizliliğini bozmamaktadır.

3 - Bu itibarla, Jandarma Karakollarında herhangi bir sebeple gözaltına alınan ve hazırlık soruşturması yürütülen şahısların istemleri halinde, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 136. maddesi hükmü ışığında müdafii olarak bir avukatı karakolda ve karakol komutanı veya yardımcısının huzurunda, noter kanalı ile vekaletname verilmesinin sağlanmasını rica ederim. Denilmekte olup sanıklar göz altında iken avukata vekalet verebilirler. TNB 1986/9 sy genelge

 

 ÖZEL HALLER

     Dava işlerini takip için sadece avukat vekil olur. Dava işi dışındaki idari işleri avukat dışı kişiler takip edebilir.

   1136 sayılı Kanunun 1238 sayılı Kanunla değişik 35. maddesinin 1. fıkrasında «kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalâa vermek mahkeme, hakem ve yargı yetkisini haiz bulunan diğer or­ganları huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait haklan dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek, bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek yetkisinin «yalnız baroda yazılı avukatlara verildiği belirtildikten sonra, aynı maddenin ikinci fıkrasında, «baroda ya­zık avukatlar birinci fıkradakiler dışında kalan resmi dairelerdeki bütün işleri de takip edebilirler» hükmü getirilmiş bulunmaktadır.

     Kanunda avukatlar dışında kalan kişilerin vekaletnameye dayana­rak resmi dairelerde iş takibini yasaklayan ve bu yetkiyi yalnızca avukatlara tanıyan bir hüküm yoktur.

    Bu durum karşısında;

1136 sayılı Kanunun 1238 sayılı kanunla değişik 35. maddesine ve bu maddenin gerekçesine uygun olarak,

İş sahiplerinin yargı mercileri ve adalet dairelerindeki işleri dışında, resmi dairelerdeki çekişmeli ve çekişmesiz işlerini vekaletname vermek suretiyle üçüncü kişiler tarafından takip ettire­bilmeleri uygun görülmektedir.   

TNB  1982/40 sayılı  genelge ve Avukatlık Yasası

     Vekâletnamelerde bulunması istenilen bilgiler, mahkemelerin yazı işleri müdürlükleri ile icra ve iflâs işleri müdürlükleri tarafından bilgi formu ile Bakanlığımıza bildirildiğinden, ayrıca NOTERLER TARAFINDAN BİLGİ VERİLMESİ VEYA VEKÂLETNAME ÖRNEKLERİNİN BAKANLIĞA GÖNDERİLMESİ GEREKMEMEKTEDİR. TNB 1990/3 sayılı genelge.

Kadastro mahkemesinde eşlerin birbirine vekalet vermesi mümkündür .Menfaat çatışması olmaması gerekir,  eşlere bu konu sorulmalıdır. (Ziya Gökçe NH C3 ..405, 509.sy)

ÖZEL YETKİ GEREKTİREN DURUMLAR da  genel yetki yeterli olmaz.

BKZ.(NOTERLİKAÇASINDAN VEKALET-TEMSİL KİTABI-(2000 YILI).NH C4.528/D-

-Özel yetki gereken konularda özel yetki yoksa vekil işlem yapamaz. Özel yetkiler tek tek sayılmalıdır.NH C3.528-D3.

    Türkiye'de, Yargılama ile ilgili vekaletnamelerde vekaletnamenin şekli Hukuk Usul* Muhakemeleri Kanununda belirlenmiştir. (HUMK 65. m.) Vekilin (Avukatın) vekaletnamesi geçerli olabilmesi için vekaletnameyi imza eden müvekkilin imzasına noterler veya noterliğin görevini ifa etmeye yetkili resmi makamlar tarafından düzenleme veya onaylama olarak tanzim ve tasdik edilmesi gerekmektedir. Vekil vekaletnamenin aslını veya onaylanmış suretini dava dosyasına konulmak üzere mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Noterler dışında kalan yetkili makamlarca tanzim edilecek vekalet­nameler ancak sulh hukuk mahkemelerinde görülecek davalarda geçerlidir. Diğer konular için noterden verilmesi zorunluluğu vardır.

1.Dava açmak.Tevkille vekil olan dava açamaz.

2.Bağışta bulunmak. 

3.Tevkil yetkisi.  

4.Hakimi red.    

5.Ahzu kabz.

6.Mirası red.       

7.Hakime tazminat.         

8.Davayı Islah.         

9.Yargılamanın iadesi. 

10.Haczin fekki.

11.Sulh.

12.Tahkim. 

13.İbra.

14.Davayı kabul,feragat,vazgeçme.    

15.Anayasa Mahkemesin.de dava açmak.

16.Konkordato talebi,muvafakat.       

17.Yemin teklifi.,yemin kabulü.

18.Zina suçundan şikayet.  

19.Kambiyo taahhüdü,senet izin almak.

20.Taşınmaz devri,irtifak..v.s.              

21.Tapuya şerh olacak kira sözleşmesi.

22.Duruşmadan vareste tutulma talebi(ceza davasında).Ziya Gökçe NH C3.525.sf

-Sanığın gıyapta cereyan edecek duruşmalara katılma yetkisi v.s.yazılır. yukarıda sayılan özel durumlar için özel yetki gerekmekte olup bu yetkileri verip vermediği ilgililere sorulmalıdır.

 

AVUKATIN VEKALET ÖRNEĞİNİ ONAYLAMASI HALİNDE NOTERLİKTE BU VEKALETNAMELER MÜSTENİT OLARAK KULLANILABİLİR..     

   Bu vekaletnameler kullanılırken baro pulu yapıştırtıp  sonra noterde kullandırılır..Bu belge Resmi evrak sayılır TNB 1976/8 sayılı genelge

   1136 sayılı "Avukatlık Kanununun 56. maddesi «... Avukatın çıkardığı vekaletname örnekleri bütün yargı mercileri, resmi daire ve kurumlar ile gerçek ve tüzel kişiler için resmi örnek hükmündedir» hükmünü getirmiştir.

Bu hüküm gereğince, avukat tarafından sureti çıkarılıp onanmış vekâletnameyi müstenidat olarak kabul edip, işlem yapılması gereğinin bilinmesini rica ederim. TNB 1984/8  ve 1984/49.sy genelgeler

 

ALMANYADAN İHTİYARLIK SİGORTA PRİMLERİNİ ALMAK İÇİN VEKALET:

    Onaylama olarak yapılır.

    İsteğe bağlı olarak vergi ve kesintilerin alınması yazılabilir.

** B **

 

BANKADAN PARA ÇEKMEK

1- Gerek oto satışı, gerekse oto satışına veya bankalardan para çekmeye yetki veren vekaletnamelerin düzenlenmesi sırasında ve hatta gayrimenkul satışına yetki veren vekaletnamelerin düzenlenmesi sırasında ibraz edilen kimliklerin esaslı bir surette kontrol edilmesi, bu kimliklerin gerçek olduğundan emin olunması halinde bu hususun işlem kağıdına yazılması ve ayrıca gideri iş sahibinden alınmak üzere çıkartılacak fotokopisinin 1512 sayılı Noterlik Kanununun 88/1 nci maddesi gereğince müstenidat olarak kabulü ile HARÇSIZ VE VERGİSİZ olarak işlemin tüm nüsha ve örneklerine eklenmesi yerinde olacaktır.

            2- İşlem vekil tarafından yapılıyorsa, bu takdirde de vekaletnamenin veya yetki belgesinin dikkatle incelenmesi, vekaletnamenin kuşkuya yer vermeyecek şekilde işlem yaptırmak isteyen kişiye ait olduğunun anlaşılması halinde, vekaletname veya yetki belgesinin ilgili kısımlarının çıkartılacak örneklerinin 1512 sayılı Kanunun 88/1 nci maddesi gereğince işlemin tüm nüsha ve örneklerine HARÇSIZ VE VERGİSİZ olarak eklenmesi gerekmektedir.

            3- Bakanlık yazılarında ayrıca, birinci bent de ibraz edilen kimliklerin, ikinci bent de ise ibraz olunan vekaletnamenin müstenidat olarak kabul edilmesi karşısında, 1512 sayılı Kanunun 79 ncu maddesinde öngörülen koşulların da yerine getirilmesi gerekeceği tabiidir. Yani, belgenin gösterildiğinin ve bu belgenin hangi makam ve merciden verildiği ile tarih ve sayısının işlem kağıtlarına yazılması zorunlu bulunmaktadır.

TNB 1996/1 sayılı genelge

** C **
CEP TELEFONU VEKALETİ

Onaylama olarak yapılır.

Fotoğraflı olur. İçinde taahhüt geçse de vekalet olarak kabul edilir. Değer içermeyen taahhütler için maktu damga alınır. Ve veznede (1.3) damgalı vekaletnameden makbuz kesilir.

** D **
** E **
EMEKLİ MAAŞI İÇİN VEKALET

     Onaylama olarak yapılır.

     Maaş alınan kurum, ilgili bankalar ve Şubeler yazılır.

     Banka ile ilgili olması nedeniyle ilgilinin kimliği eklenir. (TNB.1996/1 sayılı genelge )

     Şeref aylığı ,Vatani hizmet tertibinden bağlanır.

EVLENME İÇİN VEKALET

  Onaylama olarak yapılır.

  Evlenme  kararı için vekaletname düzenlenemez.  Evrak takibi için vekaletname  yapılabilir.

EVLAT EDİNME VEKALETİ

Bu konuda işlemin vekil tarafından yapılması mümkündür.(TNB 1987/25 Sayılı genelge ) Yargıtay 2.HD 46/45 Es, 46/451 Kar. Uyarınca bu yetkinin sarih alarak yazılması gerekir.

İşlem aslı düzenleme olarak yapılması gerekeceği için vekaletname DÜZENLEME  şeklinde özel vekaletname olarak düzenlenmesi ve evlatlık ile evlat edinenin açık kimliğinin vekaletnameye yazılması gerekir Yetki ve taraf kimlik dökümleri açıkça yazılır. Mahkeme kararından sonra düzenlenmesi yararlı olur.

Fotoğraf yapışır. (NK 80 Md, NK Yön. Md 93).

Kimlik eklenir.

ECZANE DEVRİ VEKALETİ

     Eczacıların, eczanenin mülkiyet, işletme, kârına iştirak ve benzeri konularda eczacılık mesleğini icraya yetkili olmayan kimselerle eczane açıp işletme yönünde bir sözleşme yapılamayacağına ilişkin olarak Danıştay Genel Kurulunun 25.6.1958 tarih ve 58/1712/178 sayılı kararı ile bu karara atıf yapan 5.12.1958 gün ve 19/17682 sayılı Bakanlığımız genelgesinden de söz edilerek yukarıda izah edilen konuda sözleşme yapılmasa bile bu sözleşmeyi yapmak üzere bir başkasına vekaletname verme isteği ile noterliğe başvurulması halinde bu vekaletnamenin düzenlenmesinin aynı genelge çerçevesinde mütalaa edilip edilemeyeceği, sonuç olarak böyle bir vekaletname düzenlenmesinde bir sakınca bulunup bulunmadığı konusunda Diyarbakır 2. Noterliğinin bir yazısına atfen ilgi yazınızda Bakanlığımız görüşü sorulmaktadır.

     Danıştay Genel Kurulunun yukarıda sözü edilen 26.6.1958 tarihli kararı ile bu kararın genelde dayandığı 25.1.1956 tarih ve 6643 sayılı Kanunun 20/a madde ve fıkrası hükmü halen geçerli bulunmaktadır. Bu nedenle de konuyla ilgili 5.12.1358 günlü genelgemiz doğrultusunda işlem yapılması gerekmektedir.

 

Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere esasına ilişkin sözleşmenin yapılamayacağı bir konuda, bir kişiye yetkiler tanıyan vekaletname düzenlenmesi de hukuki bir sonuç ve yarar sağlamayacaktır.

 

Bu itibarla, hukuki bir sonuca götürmeyecek ve ilgililere yarar sağlamayacak olan vekaletname düzenleme işleminin sırf iş yapmış olmak için ifasına gerek bulunmadığı düşünülmektedir.

TNB .1991/48 sayılı genelge

** F **

 

FERAĞ -TAAHHÜT VEKALETİ

.Düzenleme olarak yapılır.

 Resim yapıştırılır, (NK 80 Md, NK Yön. Md 93).

** G **
GÜMRÜK İŞLERİ VEKALETİ

4458 sayılı GÜMRÜK KANUNU ile Resmi Gazete'nin 20 Ocak 2000 gün ve 23939 sayılı mükerrer nüshasında yayımlanan GÜMRÜK YÖNETMELİĞİ'nin 5 nci maddesi "Bütün kişiler, gümrük mevzuatı ile öngörülen tasarrufları ve işlemleri gerçekleştirmek üzere gümrük idarelerindeki işleri için bir temsilci tayin edebilirler.

            Transit taşımacılık yapan veya arızi olarak beyanda bulunan kişiler hariç olmak üzere, temsilci Türkiye Gümrük Bölgesinde yerleşik bulunan kişilerdir.

            Temsil, doğrudan veya dolaylı olabilir. Temsilci, doğrudan temsil durumunda başkasının adına hareket eder. Dolaylı temsil durumunda ise kendi adına, ancak başkasının hesabına hareket eder. Temsilci, temsil edilen kişi namına hareket ettiğini beyan etmek, temsilin doğrudan veya dolaylı olduğunu belirtmek ve sahip olduğu temsil yetki belgesini gümrük idarelerine ibraz etmek zorundadır.

            Bir başka kişi adına veya hesabına hareket ettiğini beyan etmeyen ya da bir temsil yetkisine sahip olmadığı halde, başka bir kişi adına ya da hesabına hareket eden kişi, kendi adına ve kendi hesabına hareket ediyor sayılır.

            ... Gümrük Kanunu'nun 225 nci maddesinin 1 nci fıkrasında belirtilen kişiler gümrük idarelerinde dolaylı temsilci olarak iş takip edebilirler."

TNB .2000/13 sayılı genelge

GÖZALTINDAKİLERİN VERDİĞİ VEKALET

    İlgili yerlerin amirinden ilgilinin orda tutulduğuna dair beyan alınır.

    Gıyapta cereyan edecek duruşmalara katılma yetkisi vesaire yazılır.

    Emniyet Genel Müdürlüğü ifadeli 20 Kasım 1978 gün ve Asayiş A. 63211-1/293750 sayılı yazılarında «Herhangi bir olay nedeniyle karakollara celbedilen şahısların, zabıtaca sürdürülen araştırma ve soruşturmanın seyri icabı sanık sıfatı belirlenip, göz altına alınmış bulunanların Karakol Amirleri nezaretinde noter vasıtasıyla avukatlarına vekâlet vermelerinin mümkün görüldüğü yolunda bir ör­neği ilişik 5.5.1977 tarih ve 113593 sayılı yazımızla Valiliklere gerekli talimat verilmiştir. Denilmektedir. TNB 1978/43 ve 1986/9 sayılı genelgeler.

 

JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI ‘nın ISTH. : 06121-561-85/Em. ve Asyş. Sayılı 19 Aralık 1985 tarihli yazısına göre

1 - Karakollarda herhangi bir nedenle gözaltına alınan şahısların noter kanalı ile avukatlarına veya diğer şahıslara vermek istedikleri vekaletnamenin, ilgililerce ilk tahkikatın gizli olmasından bahisle izin verilmediği, Adalet Bakanlığından bildirilmiştir.

2 - Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunun 136. maddesinde, maznun, tahkikatın herhal ve derecesinde bir veya birden fazla müdafilin yardımına müracaat edebilir hükmü mevcuttur. Kanunun bu maddesi ile tanınan hakkın kullanılması hazırlık tahkikatının gizliliğini bozmamaktadır.

3 - Bu itibarla, Jandarma Karakollarında herhangi bir sebeple gözaltına alınan ve hazırlık soruşturması yürütülen şahısların istemleri halinde, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 136. maddesi hükmü ışığında müdafii olarak bir avukatı karakolda ve karakol komutanı veya yardımcısının huzurunda, noter kanalı ile vekaletname verilmesinin sağlanmasını rica ederim. Denilmekte olup sanıklar göz altında iken avukata vekalet verebilirler. TNB 1986/9 sy genelge

 

** H **
HÜKÜMLÜ VEKALETİ:

1 (Bir) yıldan az hüküm giyenlerle ile hükümlü  olmayan tutukluların vekaletnameleri yapılabilir. 1 Yıldan fazla ceza alanlara vasi tayini gerekir. Bu işlem savcılıkça resen yapılmaktadır. Yapılmamış  ise vasi tayin ettirilip vekaletnameyi vasi verir. Detay için Avukat vekaleti ile ilgili bölüme bakınız.

 

** İ **
İŞYERİ ÇALIŞTIRMA VEKALETİ

    İşyeri adı ve adresi yazılır. Araçsa plakası diğer özellikleri yazılır. Onaylama işlem olarak yapılır.

İHALEYE GİRMEK İÇİN

    İhaleyi yapan kurum adı yazılır Ne için ihale açıldığı yazılır. Onaylama işlem olarak yapılır.

İNŞAATLA İLGİLİ

     Mülkiyet hakkının devri dışında sadece  inşaat işleri için verilir. Onaylama işlem olarak yapılır.

**  K **

KİRA VEKALETİ:

    Kiralanacak şeyin özellikleri ve vasfı yazılır.

    TAŞINMAZ KİRASINDA: Kiraya verilecek yer yazılır. Kime kiraya verilecekse yazılabilir. Tapuya şerh edilmesi için yetki yazılabilir, avukat tutma yetkisi verilebilir. Tapu ve diğer bilgilerde yazılabilir.  Fakat bu zorunlu değildir.

KOOPERATİFE ORTAK OLMA VEKALETİ

    Yukarıda belirtilen Kanun hükümleri ve Tebliğ esasları çerçevesinde, arsasını kooperatife kat karşılığı veren arsa sahipleri ile yapı kooperatifleri arasında düzenlenecek arsa karşılığı konut yapımına ilişkin sözleşmelerin ve arsa sahiplerince yapı kooperatifleri lehine verilecek vekaletnamelerin inşa edilecek konutların net alanlarının 150 m2'nin altında olması şartıyla damga vergisi ve harçtan istisna edilmesi gerekir.”

            2982 sayılı Kanuna göre istisna hükmünün uygulanabilmesi için, bu Kanunun uygulanmasına ilişkin Genel Tebliğ hükümleri uyarınca ilgili vergi dairesinden yazı istenmesi gerektiği hatırlanmalıdır.

TNB.1996/59 sayılı genelge

 

 KOOPERATİF ANA SÖZLEŞMESİNİN VEKİL TARAFINDAN İMZALANMASI

    Borçlar Kanunun vekalete ilişkin genel hükümleri uyarınca vekalet sözleşmesine dayanan vekilin, kooperatif ana sözleşmesine kurucu şahsı temsilen imza koyabilmesi gerekir. Bu konuda herhangi bir mahkeme kararına rastlanılmamakla birlikte, doktrinde de aynı görüş benimsenmektedir. Vekaleten imza konulması halinde ve­kaletnamenin ibraz edilmesi ve noterin imzayı onaylarken vekaletnameden bahsederek imzayı onaylaması gerekmektedir.     TNB 1993/69 sayılı genelge

 

KAHVEHANE İŞLETME VEKALETİ

-Mali işlerle ilgili yetki verilebilir. İşletilecek kahvehanenin adresi ve ruhsat bilgileri yazılır.

KÜÇÜKLERİN VEKALETİ

Haklarında ceza mahkemelerinde sanık sıfatıyla dava açılan mümeyyiz küçüklerin, kanuni mümessillerinin rızası olmadan da; kendilerini bir vekil marifetiyle savunmak üzere bizzat vekaletname düzenletebilecekleri düşünülmektedir TNB 1992/45 sayılı genelge

    Mümeyyiz küçüklerin kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olan evlenmeye izin verilmesi davasını yasal temsilcilerinin (velisinin veya vasisinin) rızasına bağlı olmaksızın atayacakları vekil aracılığı ile takip ettirmelerini engelleyen bir yasa kuralıda yoktur.

    Ayrıca, Yargıtay Ceza Genel Kurulu kişiye sıkı sıkıya bağlı bir diğer hak olan ve 466 sayılı Yasa gereğince doğrudan doğruya şahsa karşı işlenmiş zarar verici işlemden doğan her türlü tazminat isteme hakkını hak sahibine veren tazminat davasında mümeyyiz küçüklerin kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları ile ilgili davalarda bizzat veya atayacakları bir vekil aracılığı ile dava açmak, takip etmek ve usul işlemleri yapmak ehliyetine sahip olduklarına karar vermiştir.

Bu nedenlerle, mümeyyiz küçüklerin evlenmeye izin davası açabilecekleri ve bu hususta yasal temsilcinin (velisinin veya vasisinin) muvafakati aranmaksızın vekalet verebileceklerini  TNB 1993/49 sayılı genlge

    Noterler, aşağıda yazılı münhasıran şahsa bağlı hakların kullanılabilmesi için yetki verilmesini kapsayan vekâletnameler düzenleyebilirler veya bu tür vekâletnamelerdeki imzayı onaylayabilirler:

Kazai rüştü talep hakkı, M.K.m. 12,

Şahsiyet haklarına tecavüzün menini talep hakkı M.K.m. 24,

İsmi ihtilafa mahal veren kimseye tanınan «himayeyi talep hakkı M.K.m. 25,

Evlenmenin iptalini talep hakkı M.K.m. 116 ve dev.

İsmin değiştirilmesini isteme hakkı M.K.m. 26,

Boşanma davası açma hakkı M.K.m. 129 ve dev.,

Nesebi red hakkı M.K.m. 240,        .

Nesebin düzeltilmesini ve iptalini talep hakkı M.K.m. 249 ve 251,

Evlat edinme hakkı M.K.m. 253 ve dev,

Evlatlık bağının kaldırılmasını talep hakkı M.K.m. 258.,

Evlilik dışı çocuğu tanıma hakkı M.K.m. 291.,

Tanımaya itiraz hakkı M.K.m. 293 ve 299,

Babalık davası açma hakkı M.K.m. 295 ve dev.,

Genellikle kanuni temsilciye tanınan izin veya icazet verme   hakları (Nişanlanma, evlenme, evlat edinme v.s. hususlar). İhtiyari hacri talep hakkı M.K.m. 358,

Genellikle manevi tazminat talep etme hakkı B.K.m. 49 M.K.m, 85 ve dev.,

Bağışı iptal hakkı B.K.m. 244.

Buna karşı aşağıdaki hakların kullanılabilmesi için temsil yetkisi ve­rilmesine cevaz tanımamak gerekir :

Nişanlanma M.K.m. 82 (bu husus ihtilaflıdır) ve nişanı bozma hakkı M.K.m. 83 ve dev.

Evlenme M.K.m. 88 ve dev.,

Zina yapan, cana kast eden veya pek fena muamelede bulunan eşin affı M.K.m. 129 ve 130.,

Kocanın müşterek evi seçebilmesi M.K.m. 152,

Kocaya tanınan birliği temsil hakkı M.K.mi 154

Kocanın, karısının bir meslek veya sanatla uğraşmaktan menedebilmesi M.K.m. 159.,

Velayet hakkının kullanılması M.K.m. 262 ve dev., Vasiyet yapabilme hakkı M.K.m. 449.,

Münhasıran şahsa bağlı haklar, genellikle «şahsa bağlı haklar» içinde fakat özel bir kategori teşkil ederler. Şahsa bağlı haklar, hukuki istem yolu ile başkalarına devredilmeyen ve miras yolu ile intikâl etmeyen hak­lardır. Bu özellikler sadece münhasıran şahsa bağlı haklara münhasır değildir. Mal varlığı haklarının önemli bazı tipleri de şahsa bağlı haklar ara­sında yer alırlar: İntifa hakkı M.K.m. 717 ve dev. sükna hakkı M.K.m. 748. başkasına devredilemeyeceği ve mirasçıya intikal etmeyeceği kararlaştı­rılan inşaat ve kaynak hakleri M.K.m. 751 ve 752, ölünceye kadar bakma alacaklısının hakkı M.K.m. 519 bunlardandır.

Bu tür hakların kurulması için rızai temsil yolundan faydalanmaya herhangi bir mani yoktur. Noterler bu hususta vekâletname düzenleyebilirler TNB 1984/38  sayılı genelge

    Veli tarafından verilecek vekaletnameye Vukuatlı Nüfus kaydı müstenit olarak eklenir.NH C3.525

  

    Veli ile çocuğun çıkar çatışması olması halinde bu hususta vekaletname düzenleyemez.

Medeni Kanunun 268. maddesi hükmü uyarınca, ana ve baba, velayeti icra hakkını haiz oldukları nisbette çocuklarının kanuni mümessilidirler. Bu açıdan velayet altındaki küçüğe ancak velisi tarafından vekil atanabilir. Ana-babanın küçük adına veli sıfatı ile yaptığı vekalet akti, vekil ile çocuk arasında hukuki ilişki meydana getirir. Bu nedenle, sözkonusu vekalet sözleşmesi küçüğün reşit olması ile kendiliğinden ortadan kalkmaz. Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları da bu yöndedir. Ayrıca, Noterler Birliği tarafından yayımlanan 1991/28 sayılı genelge ile de; küçüğe atanan vekilin yetkilerinin, küçüğün reşit olması ile sona ermeyeceği bildirilmiştir.TNB 1996/51 sy genelge

 

** M **
MERKEZ BANKASI VEKALETİ

 TC Merkez Bankası Kredi mektupları ödeme vekaletnamelerine

 1.İlgilinin Pasaportu istenip pasaportun tarih ve numarasının vekaletnameye yazılması gerekir.

 2.Kredi mektuplarının tarih ve numarası yazılmalı veya fotokopisi eklenmelidir.

 3İlgilinin yurt dışı adresi yazılıp fotoğrafının vekaletnameye yapıştırılması gerekir.

  (TNB 1985/90 sayılı genelge)

      Belge” sahibi kişilerin hesapları ile ilgili vekaletname düzenleme isteklerinin, pasaporta göre düzenlenen vekaletnamelerde olduğu gibi mutlaka vekalet verenin yakın tarihte çekilmiş resminin yapıştırılması ve belge aslından belge numarası ile belgede kayıtlı bulunan pasaport harf-numarasının yazılması suretiyle yerine getirilmesinin;

            Diğer taraftan, zaman, zaman Bankamıza ibraz edilen vekaletnamelerin incelenmesi sonucunda; bazılarının nüfus hüviyet cüzdanına göre düzenlendiği, bazılarında ise vekalet verenin fotoğrafının bulunmadığı ve bunların muhtelif sorunlar çıkarması nedeniyle vekaletnamelere fotoğraf yapıştırılıp,kimlik fotokopisi eklenmesi yerinde olur.   TNB 1999/1 sayılı genelge,

MUHASEBECİ VEKALETİ

    Onaylama olarak yapılır. Genel Vekaletnamedir. İçinde azilli bildirme taahhüdü varsa maktu damga vergisi alınır. TNB 1989/62 sayılı genelge

 

MİRAS KALAN EŞYA,VE SAİRE İLE İLGİLİ İŞLERDE VEKALET

   Miras hisseleri,veraset, intikal ve intikal vergisi işlerini yapmaya yetkileri yazılır. Gayrimenkul mallar için düzenleme vekaletname  olarak yapılır.

 

** N **
NOTERLİK PERSONELİNE VERİLECEK VEKALETNAME

     Üçüncü bir kişinin noterliğe gelerek tek taraflı irade beyanı ıle noter personelini vekil tayin etmek istemesi durumunda, işleme doğrudan katılan ve imza koyan kişi vekalet veren kişi olduğundan işlem ilgilisi de o olmaktadır.

     Bu itibarla, vekalet veren üçüncü kişinin işlem ilgilisi olması nedeniyle noterlik personeline vekalet verdiğine dair işlemin, o noterlikte yapılmasında kanuni bir engel yoktur. TNB 1993/61 sayılı genelge.

NİŞANLANMA İÇİN VEKALETNAME

Vekaletname yapılamaz.

** O **
ORMAN EMVALİ İHALESİ VE NAKLİYESİ

-İhaleyi açan kurum adı ,Nakliye alınan kurum adı ve  nereye taşınacağı yazılır. Onaylama işlem olarak yapılır.

 

** P **
PASAPORT İLE İLGİLİ VEKALET

 Bu itibarla yabancı bir ülkeye girebilmek için ilgili ülkenin resmi makamlarından alınacak vize konusunda yapılan işlemlerden "Genel Vekaletname başlıklı işlemin noterlikte tanzim ve tasdikinde hukuki bir sakınca olmadığı, "Taahhütname" ve "Pasaport Teslim Tutanağı (Taahhütname)" başlıklı işlemlerdir yer alan cezai sorumluluğu kaldıracak mahiyetteki ifadelerin ise kanuna ve kanun düzenine aykırı olduğu bu nedenle Noterlik Kanunun 53 ncü maddesi gereğince noterlikte tanzim ve tasdik edilemeyeceği düşünülmektedir (TNB 1995/42 sayılı genelge.)

RESMİ DAİRELERCE DÜZENLENECEK VEKALETNAMELER

    Kendileri ile ilgili işler için VEKALET tanzim edebilir.  ZG NH C3.510.

 

** S **
SİLAHLA ve MERMİ ALIM ve SATIMI İLE İLGİLİ VEKALETNAME

     6136 sayılı kanun ile 2478 sy Kan. Değ. 7 Md.ve 9 Md ile 28.02.1982 tarih ve 8/4182 kara sayılı Yön. 22 Md. Göre silah alaca kişiler için dikkat edilecek hususlar yazılıdır. Buna göre ilgili makam gerekli tahkikatı yapmadan vekaletnameye istinaden mirascılardan birine silah vesikası veremez.Fakat bu yönde vekaletname düzenlenebilir. TNB 1987/80. sayılı genelge

 

     Noterlerce düzenlenmiş vekalet akdi, başkası adına düzenlenmiş silah satın alma yetki belgesiyle MKE Kurumundan veya kişilerden ateşli silahı satın alma, hibe kabul etme veya başkasının ruhsatlı silahını satma ve hibe etme iş ve işlemlerini (gerekli müracaatların yapılması, belgelerin ibrazı ve imzalanması gibi) yapmasına yetki vermektedir. Ancak, vekil tayin edilen kişilerin noterlerce düzenlenen vekalete istinaden ateşli silahı satın ve teslim alma, taşıma, bulundurma veya yetkili makamlara tespit amacıyla ibraz etme fiillerini yapmaları 6136 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olduğu gibi vekaletname ile bu gibi fiillerin geçici olarak dahi yapılmasına yetki verilmesi mümkün değildir.

Silah alım ve satış sözleşmesi  ve diğer idari işlemler için vekaletname düzenlenebilir. Silahı teslim almak için düzenlenemez. (TNB 1998/30 sayılı genelge)

 

   Bu nedenle, silah taşıma ruhsatı olan veya görevi itibariyle silah taşıma yetkisi bulunan kişilerin vekaletname ile başkası adına M.K.E.Kurumu Genel Müdürlüğünden silah ve mermi teslim alması 6136 sayılı Kanun ve bu Kanunun uygulanmasına   dair   91/1779   Karar  Sayılı  Yönetmelik   hükümlerine    aykırı olduğundan, bu kişilerin söz konusu kurumdan veya kişi ve kurumlardan silah ve mermi teslim alabilmeleri için vekalet düzenlenmesi de uygun görülmemektedir. Ancak, silahın satın alınması, hibesi, devri gibi işlemlerde; gerekli müracaatların yapılması, belgelerin ibrazı ve imzalanması için vekalet düzenlenmesinde sakınca bulunmamaktadır.”(TNB 1999/20 sayılı genelge)

     

     02.12.1999 tarihli ve 99/13749 Karar Sayılı Yönetmelik, 29.12.1999 tarihli ve 23921 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

    Söz konusu Yönetmelikle değiştirilen 22 nci maddesinin birinci fıkrası "Ancak, Yönetmeliğin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile (e) bendinin (1), (2) ve (5) numaralı alt bentlerinde sayılan kişiler, noterce düzenlenen vekaletname ile aynı bent ve alt bentlerde sayılan kamu görevlilerine silah ve mermilerini satın aldırabilirler." hükmünü amirdir.

    Bu durumda, Yönetmeliğin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile (e) bendinin (1), (2) ve (5) numaralı alt bentlerinde sayılan kişiler birbirlerine MKEK. Genel Müdürlüğünden adlarına silah satın almaları için vekaletname düzenlenmesi ve bu vekaletname ile silah satın aldırılması işlemlerinin yapılması gerekmektedir."

 TNB 2000/18 sayılı genelge

 

91/1779 Karar Sayılı Yönetmelikte değişiklik yapan 99/12448 Karar Sayılı Yönetmelik 16.02.1999 tarih ve 23634 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu değişiklikle ikamet bölgesi esas alınarak Jandarma ve Polis teşkilatlarının ayrı ayrı silah ruhsatı işlemlerini yürütmeleri hükmü getirilmiştir.

            Bu nedenle, 01.03.2000 tarihinden itibaren ikamet bölgeleri dikkate alınarak Jandarma ve Polis Teşkilatlarınca düzenlenecek noter istek belgeleri göz önüne alınarak söz konusu devir işlemleri yapılacaktır."

TNB 2000/38 sayılı genelge

 

     Ateşli silahlar ve Bıçaklar hakkındaki 21.03.1991 tar ve 91/1779 sayılı yönetmeliği değiştiren yeni yönetmelik 3.2.2000 tarih ve 1440 hukuk sayılı yazısı (2000 yılı genelgeler kitabında yer almaktadır.)   Buna göre Silah ruhsat işlemleri Valiliklerin yetkisindedir. Silahın devrini öngören sözleşme noterce düzenlenir. Fakat silahı alması için alıcının herhangi bir engelinin tespit edilmemesi gerekir. Yön.21 md.

SANIKLARCA VERİLEN VEKALET

     Hüküm yememiş olanlar ile 1 yıldan az hüküm yemiş olanlar vekalet verebilir.Bunun dışıda vasi tayini gerekir.Avukat vekaleti ile ilgili bölüme bakınız!!!

 

ŞİRKET ve KOOPERATİF İŞLERİ İÇİN VEKALETNAME:

 Vekaleten düzenlenen şirket hise devirleri için; TNB 1992/51.sy genelge

 

    Borçlar Kanunun vekalete ilişkin genel hükümleri uyarınca vekalet sözleşmesine dayanan vekilin, ko­operatif ana sözleşmesine kurucu şahsı temsilen imza koyabılmesi gerekir. Bu konuda herhangi bir mahkeme kararına rastlanılmamakla birlikte, doktrinde de aynı görüş benimsenmektedir. Vekaleten imza konulması halinde ve­kaletnamenin ibraz edilmesi ve noterin imzayı onaylarken vekaletnameden bah­sederek imzayı onaylaması gerekmektedir.

TNB 1993/69 sayılı genelge

 

a - İbraz edilen vekaletnamelerde şirket kuruluş işlemleri için sarih olarak yetki verilmiş olması halinde müvekkilin, bu yoldaki iradesini vekili eliyle beyan ettiğini kabul zorunluluğu bulunduğu.

 

b - Kurucu ortakların aynı kişiyi değişik tarihlerde vekil tayin etmiş olmalarının ise (iradelerin aynı anda) birleşmesi açısından bir sakınca teşkil etmediği, vekilin beyanının bütün ortakların iradelerini temsil etmesi halinde bu durumun karşılıklı iradelerin aynı anda birleşmesi olarak kabul etmenin uygun olacağı,

 

c - Diğer taraftan, aynı kişiyi teşkil eden ortaklardan menfaatlerinin zıt olduğu gerekçesiyle hakkının ihlal edildiğini iddia edenlerce çıkarılabilecek sorunların ise vekil ile müvekkil arasında yargı yoluyla çözülebileceği cihetle, noterler açısından bu hususun değerlendirilmesine gerek bulunmadığı görüşlerine varılmıştır

TNB 1991/70 sayılı genelge

 

    Aslında tapu sicil nizamnamesinin 17 nci maddesinde düzenlenen tüzel kişi temsilcisinin işlem yaptırmasına paralel bir hüküm de Noterlik Kanunun 79 uncu maddesinde yer almaktadır. Bu hüküm uyarınca tüzel kişi adına işlem yaptırmak isteyen kişinin, sıfat ve yetkisini, işlemi yapmaya izinli olduğunu gösteren belgesini notere ibraz etmesi gerekir. Ancak bu hüküm, esas itibariyle tüzel kişi temsilcisinin işlem kağıdına fotoğrafının yapıştırılmaması gerektiği şeklinde yorumlanabilecek hüküm olmayıp, temsilcinin işlem yaptırma yeteneğinin tespit edilmesine ilişkin hükümlerdir.

 

Ayrıca noterlik işlemlerinde, Tapu Sicil Nizamnamesinin uygulanması mümkün olmayıp, daha özel hükümler ihtiva eden Noterlik Kanunun ve Yönetmeliğinin uygulanması gerekmektedir.

 

Bu itibarla Noterlik Kanunu ve Noterlik Kanunu Yönetmeliği hükümlerine göre, noterlikte, ilgilinin fotoğrafı yapıştırılması gereken bir işlem yapılmakta ise, TÜZEL KİŞİ TEMSİLCİSİNİN DE FOTOĞRAFININ YAPIŞTIRILMASI HUKUMUZA UYGUN OLACAĞINDAN, 8 Şubat 1993 tarih ve 05712 sayılı mütalaamızda değişiklik yapılmamıştır     TNB   1993/88  sayılı genelge 

 

    1512 Sayılı Noterlik Kanununun 89 uncu maddesi uyarınca noterler tarafından düzenlenecek vekaletnamelerin dayanağı olarak, Ticaret Sicil Nizamnamesinin 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca ticaret sicil memurluklarınca verilmiş yetki belgelerinin esas alınması ya da imza sirküleri yetki belgesine istinaden düzenlenmiş ise vekaletnamede bu yetki belgesinden de bahsedilmesi gerekmektedir.

 

     Aksi halde, 2644 sayılı Tapu Kanununun 2 nci maddesi uyarınca, tapu sicil müdürlüklerince imza sirkülerine istinaden düzenlenmiş vekaletnamelerin yanında ticaret sicili memurluklarınca verilmiş yetki belgelerinin de ibrazı istenecektir  TNB 1995/51 sayılı genelge

     Tüzel kişiler gerçek kişiler tarafından temsil edileceği cihetle, yö­netmelikte belirtilen işlemlerin ilgilisinin tüzel kişi olması halinde, işleme imza koyan ve bunların akdî veya kanuni temsilcilerinin fotoğraflarının da iş kâğıdına yapıştırılması, yönetmeliğin tartışmaya yer vermeyecek açıklıktaki hükmünün gereği olup, aksine bir sonuca varılması mümkün görülmemiştir. TNB 1985/7 sy genelgesi

SİGORTA ŞİRKETİNDEN HASAR BEDELİ ALMAK İÇİN VEKALET

Onaylama  olarak yapılır. Hasar bedelinin alınacağı sigarta şirketi bilgileri ile hasara uğrayan araç bilgileri yazılır.

KASKO SİGORTA İÇİN

    Hasara uğrayan Kasko lu araç plakası,marka,model,varsa dosya numarası,sigorta şirketi adı vesaire yazılır.

TRAFİK SİGORTASI İÇİN

 -Sigorta şirketi karşı tarafın zararını karşılar. Bu nedenle karşı tarafın sigorta şirketi adı, poliçe nosu, dosya numarası, Zarar gören aracın plaka,model,marka vesaire yazılır.

** T **
TELEFON SATMA VEKALETİ:

   Satmaya veya kendi adına alma yetkileri yazılır. Telefon numarası yazılır.

   Telefonun kayıtlı olduğu yer yazılır.

Bir abonenin birden fazla telefona sahip olması veya bir

kimsenin birden fazla telefon talebinin bulunması halinde, hangi telefonunu devretmek istediği yolundaki iradesini vekâletnamede açıkça belirtmesi de idaremizle arasında herhangi bir ihtilâf çıkmaması bakımından yararlı görülmektedir. Bu nedenle devri iste­nen telefonun numarasının, henüz telefon numarası belli değilse telefon almak için taşrada PTT Merkez Müdürlüklerine, Ankara, İstanbul ve İzmir'de ise Telefon Başmüdürlüklerine vâki müracaatın-kayıt tarih ve numarasının vekâletnamede belirtilmesi gerek­mektedir.

TNB 1979/25 sayılı genelge

Ancak idare ikinci defa gönderdiği yazıda, telefon tesis, nakil ve devir işlemlerinin tamamen devlet tekelinde olduğunu ve bu konuda her türlü önlemlerin alınması için idarelerinin yasalarla yetkili kılındığını, çeşitli yazılarında belirttikleri nedenlerle telefon dev­rine ilişkin vekâletnamelerin fotoğraflı olmasında zaruret duyduk­larını, Noterlik Yasasında da buna engel bir hüküm bulunmadı­ğını ve fotoğrafsız vekâletnamelerin telefon idarelerince kabul edilmeyeceğini tekraren bildirmiş bulunmaktadırlar.

Bu itibarla, P. .T, T. idaresinin ısrarla bildirdiği ve gerçekliği bizlerce de bilinen sahtecilikler karşısında, ayrıca, fotoğrafsız vekâletnamelerin kabul edilmeyeceği yolundaki idarenin beyanı mu­vacehesinde iş sahiplerinin işlerinin aksamaması, •. uzamaması ve yeniden masraf yapmak gibi bir külfete muhatap edilmemeleri yönünden telefon devrine ilişkin vekâletnamelere en azından vekâlet verenin fotoğrafının yapıştırılması hususunun ittihaz edilmesini rica ederim.TNB 1980/17 sy genelge,

   Bu nedenle özel vekâletname yanında resmi veya hususi dairelerde her türlü işlemi ifaya veya resmi ve hususî dairelerdeki işleri takip ve intaca yetki veren ibarelerini ihtiva eden GENEL VEKALETNAMELERE müsteniden de vekâlet veren adına telefon abonman sözleşmsleri ile ilgili devir, tesis, nakil gibi işlemlerin de yapılabileceği hususu açıklık kazan­mıştır.

Telefon devir, tesis, nakil ve her türlü abonman işlemlerinin genel vekâletnamelerle de yapılabildiği ve bu tür vekâletnamelerde de resim şartı aranmadığı hususları beraberce değerlendirildiğinde, bu tür işlemlerde RESİM YAPIŞTIRMA ŞARTININ ARANMASINA GEREK BULUNMAMAKTADIR.

TNB  1990/44 sayılı genelge

 

TELEFON ALMA-BAĞLATMA VEKALETİ

-Telefon almak için müracaat edilen Telefon müdürlüğünün adı yazılır. GSM telefonlarla ilgli vekaletnamelere fotoğraf yapışır.

TARIM KREDİ KOOPERATİFİ VEKALETİ

-Kooperatif adı yazılır. İPOTEK YAPILACAKSA DÜZENLEME yapılır. Kredi rehin karşılığı verildiğinde rehin bordrosu imzalamaya yetki verilmelidir.

TÜTÜN BEYİYE VEKALETİ

“l - Askerlik Şubelerince harp malûlü, şehit, dul ve yetimlerine her yıl ödenmekte olan tütün bey'iye ik­ramiyelerinin vekâletname ile ödenmesi gerekenlerden bir defaya mahsus olmak üzere vekâletname istenmesini,

 2 - Vekil eden vekilini azletmedikçe veya vekil istifa etmedikçe vekâletin yenilenmesini gerektiren yasal bir neden bulunma­dığını; bu nedenle vekâletnamelerin her yıl yenilenmesine gerek olmadığına,

- Ancak; askerlik şubelerince  vekâletname ile yapılacak tütün bey'iye ikramiyeleri ödemelerinde vekâlet veren harp malûlü, şehit, dul ve yetiminin halen sağ olduğuna ve evli olmadığına dair nüfus idaresinden ve muhtarlıklardan tasdikli künye kayıtlarının istenmesini, Uygulamanın buna göre yapılmasını önemle rica ederim” TNB 1979/27 by genelge.

TANIMA SENEDİ VEKALETİ

Noter işlemden Tanıma senedi kısmına bakınız.Vekalet yolu ile tanıma yapılamaz.

TAŞIMA (MOTORLU ARAÇLA İLGİLİ) VEKALETİ

Araç vekaleti kısmına bakınız.

 

TAPUDA İŞLEM GÖRECEK VEKALETNAMELER

-DÜZENLEME OLARAK YAPILIR.

    Noterlerce tapu sicil Müdürlüğünde işlem yapılmasını gerektiren vekaletnamelerin tanzimi aşamasında ilgililerin kimlik tespitinin nüfus cüzdanı veya pasaporta istinaden yapılması, Ayrıca, vekilin tevkil yetkisine dayalı olarak bir başkasını vekil tayin etmesi halinde ise, vekaletnameye müstenidat vekaletnamenin aslı veya onaylı bir suretinin (fotokopi) bağlanması gerekmektedir. 

TNB 1994/58 sayılı genelge

 

    Sadece nüfus cüzdanı veya pasaport eklenir. Nüfus kaydı olmaz.

   

     Noterlik Kanununun 89. maddesi uyarınca düzenleme şeklinde yapılan vekaletnamelerin düzenlenmesinde, ilgililerin kimlik ve adreslerinin saptanmasında Nüfus Kanununun 7. maddesi gereğince Nüfus cüzdanlarına dayanılarak yapılması gerektiğinden ve Mede­ni Kanunun 817 nci maddesinde belirtilen hazinenin sorumluluğu açısından, nüfus kağıtlarındaki bilgileri ihtiva eden belgelere dayanılarak taşınmaz mal alım ve satımında kullanılmak üzere veka­letname tanzimi mümkün görülmemektedir. TNB  1978/19 sy genelge

   Şu anda istemde bulunanın kimliğini belirtme hususunda nüfus cüzdanı ve pasaport esas kabul edilmiş, bunların dışındakiler kabul edilmemiştir. Bu itibarla, istemde bulunanın uyruğunda bulunduğu ülkenin yetkili makamlarınca verilen nüfus cüzdanı veya pasaport esas alınarak vekaletnamenin düzenlenmesi gerekmektedir 

TNB  1989/10, 1994/58, 1998/43 sayılı genelgeler

   Tanıklar için başka kimlik olabilir

    Bu konuda dinlenecek tanıkların nüfus hüviyet cüzdanı ibraz edememeleri halinde, ehliyetname, pasaport ve resmi mercilerden vermiş benzer nitelikte kimlik belgelerine istinaden kimliklerinin tespit edilmesinin yerinde olacağı, düşünülmüştür.

TNB 1992/6 sayılı genelge.

    Fotoğraf yapıştırılması zorunludur.

     NK 80 ve NK Yön 93 Md b fırası uyarıca  resim yapıştırılır. 

TNB 1993/81 sayılı genelge

     Tüzel kişilerde tüzel kişinin temsilcisinin resmi yapıştırılmalıdır. TNB 1977/34, 1993/88 sayılı genelge

    Vekaletten örnek almada da örnek işleme fotoğraf yapışması gerekir. Örnek bölümüne Bakınız.

     Telle raptedilmez,mutlaka yapıştırılır.

    Tapuda işlem yapılmasını gerektiren iş kağıtları ve gerekse diğer işlemlerin fotoğraflarının tel zımba isle tutturulmadan önce yapıştırıcı bir madde ile yapıştırılmaları, fotoğrafların üzerine darphaneden sağlanmış madeni noterlik mührünün. okunaklı bir şekilde basılması hususuna dikkat edilmelidir.

TNB 1988/51 ve 1990/78 sayılı genelgeler.

-Tüzel kişilerde temsilci ile ilgili evraklar müstenit olarak yazılır ve eklenir.

 1512 Sayılı Noterlik Kanununun 89 uncu maddesi uyarınca noterler tarafından düzenlenecek vekaletnamelerin dayanağı olarak, Ticaret Sicil Nizamnamesinin 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca ticaret sicil me­murluklarınca verilmiş yetki belgelerinin esas alınması ya da imza sirküleri yetki belgesine istinaden düzenlenmiş ise vekaletnamede bu yetki belgesinden de bahsedilmesi gerekmektedir.

Aksi halde, 2644 sayılı Tapu Kanununun 2 nci maddesi uyarınca, tapu sicil müdürlüklerince imza sirkülerine istinaden düzenlenmiş vekaletnamlerin yanında ticaret sicili memurluklarınca verilmiş yetki belgelerinin de ibrazı istenecektir." TNB 1995/51 sayılı genelge.

 

KONSOLOSLUKTA YAPILAN TAPU VESAİREVEKALETNAME ONAYI

 

. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü 2.5.1980 gün ve 4-1-11-31/ 1727 sayılı yazısında «Dış ülkelerde konsoloslarımız tarafından düzenlenen vekâletnamelerdeki imzaların o konsolosa ait olup ol­madığı hususu merkezde Dışişleri Bakanlığı, taşrada ise İl Hukuk işleri Müdürlüklerince onanması yolundaki uygulama,            

Defteri Hakani Nezaretinin 3 Nisan 1328   (1912) tarihli tahriratından kaynaklanmaktadır.

Tatbikatta sık sık karşılaşılan sahteciliklerin önlenmesi bakımından, bu uygulamaya devam edilmesinin yararlı olacağı düşü­nülmektedir» denilmiştir.

Dış ülkelerde konsoloslarımız tarafından düzenlenen vekâletnamelerin altındaki imzanın ilgili konsolosa ait olduğunun mer­kezde Dışişleri Bakanlığı, taşrada ise İl Hukuk İşleri Müdürlüğün­ce onanmasını öngören 3 Nisan 1328 (1912) tarihli tahriratın 1512 sayılı Yasa karşısında hükmünün bulunmayacağı, çünkü tarif namenin kapsadığı işlerden bir kısmı olan, Türkiye'de usulüne uygun olarak yapılan ve yabancı bir memlekette kullanılacak olan işle­min altındaki noterin imza ve mührünün noterin bulunduğu yer valiliğince onaylanacağı (N. K.'nun 199); yabancı memleketlerde usulü uyarınca yapılan noterlik işlemlerinin altındaki o memle­ketin yetkili merciinin imza ve mührünün konsolos tarafından onanacağı (N. K. 195) hükme bağlanmış ve konsolosun imzasının Dışişleri Bakanlığınca onanacağı hakkında bir hüküm konulma­mıştır.

TNB 1980/31sayılı genelge

SATIŞ VAADİ VEKALETİ:

SATIŞ YETKİSİ OLAN vekalet ile SATIŞ VAADİ yapılabilir.

Ancak, Yargılayın son senelerde istikrar kazanan kararlarına göre bir gayrimenkulu satma yetkisini taşıyan vekaletnameye müsteniden gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapılması mümkün görülmektedir. Hal böyle ise de Birliğimize devamlı surette intikâl eden olaylardan dolayı çıkacak veya çıkması muhtemel anlaşmazlıkları önlemek için, bir vekâlete istinaden gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yaptırmak isteyen ilgi­linin kesin iradesinin öğrenilerek bu hususun vekâletname içinde açık se­çik belirtilmesinin yararlı olacağı düşünüldüğünden, noterlerimizin gayri-menkul satışına yetki veren bir vekaletname düzenlenmesi istendiğinde ilgiliden bu hususu açıkça sorarak müspet veya menfi bir şekilde vekâ­letnamede belirtmelerinin uygun olacağı düşünülmektedir.

TNB1985/85 sayılı genelge.  Ziya Gökçe NH C3.509 sh..

FERAĞ-İMAR İÇİN BELEDİYEYE TERK-(TAAHHÜT İLE BERABER) VEKALET

       Bu durumda, arsa devrine ilişkin taahhütnameden, 492 sayılı Kanunun yukarıda bahsedilen 42 nci maddesinde belirtilen gayrimenkul bir malın aynına yönelik taahhüdü ihtiva etmesi sebebiyle taahhüde konu arsanın rayiç değeri üzerinden (2) sayılı tarifenin I/1 pozisyonu gereğince  binde 0,60 nispetinde hesaplanan harç ile arsanın devrine ilişkin olarak verilen vekaletnameden 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (2) sayılı tarifenin II- Maktu harçlar bölümünün 3 üncü bendinin (a) pozisyonunda belirtilen harç miktarından hangisi fazla ise, sözü edilen taahhüt ve vekaletname başlıklı kağıt ile ilgili noterlik işleminden bu surette bulunacak harcın tahsili gerekmektedir. Dolayısıyla, bu değerlerden arsa devrine ilişkin taahhüt işleminin değeri daha yüksek olduğundan sözü edilen işlem üzerinden harç tahsili gerekeceği tabiidir.

       Ayrıca, vekaletnameler damga vergisinin konusuna girmemektedir. Bu durumda arsa devrine ilişkin taahhütname 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli (1) sayılı tablonun I-1/a fıkrasına göre binde 6 nispi damga vergisine tabi tutulması icabeder” TNB 1996/53 sayılı genelge

TÜRK VATANDAŞLIĞINDAN İZİNLE AYRILAN YABANCILARIN VERDİĞİ VEKALET

“.....Türk vatandaşlığından izinle ayrılanların, tapu işlemlerinde vekalet yoluyla işlem yapmaları halinde, vekaletnamelerini çıkartırken (Yurtdışında bir noterden, Başkonsolosluk veya Türkiye'de bir Noterden) yeni vatandaşlığını kazandıkları ülkenin resmi kimlik kartını kullanacaklardır. Bu vekaletname ile birlikte vekalet verdikleri şahsa 4112 Sayılı Kanun uygulaması ile ilgili belgenin tasdikli bir suretini de vermeleri gerekmektedir.

     Bütün kamu kurum ve kuruluşlarının, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından izinle ayrılan kişilerin 403 Sayılı Kanunun 4112 Sayılı Kanunla değişik 29.maddesi kapsamındaki haklardan faydalanmaları hususunda azami dikkat 98/49..tapuda işlem yaptırmak için.azami yardımın yapılması gerekir..

TNB 1998/49 sayılı genelge.

  İNTİKAL

-Kimden intikal edeceği, taşınmazların yerleri  ve özellikleri yazılır.

 TAŞINMAZ SATIŞI-intikal varsa kimden intikal ettiği veya edeceği yazılır. Satılacak taşınmaza ait bilgiler yazılır. Alıcı adı yazılabilir.

-Satış vaadi yetkisi verilip verilmeyeceği sorularak istenirse yazılır.

 TAŞINMAZ ALMAK

-Türkiye sınırları içinde dilediği taşınmazı dilediği koşullarda satın  almaya yazılır, İstenirse yer olarak sınırlama yapılır.

 DAVA YETKİSİ

-İntikal, satış veya satın alma ile ilgili işler için Avukat tutmaya,yazılır, avukat vekaletindeki yetkiler yazılır.

TAPUDA İŞLEM GÖREN DİĞER VEKALETNAME ÇEŞİTLERİ

1-İPOTEK

2-İZALE-İ ŞÜYU

3-KAT İRTİFAKI-KAT MÜLKİYETİ

4-PARSELASYON-TEVHİT-TAKSİM

5-CİNS TASHİHİ VE İŞ TAKİBİ

6-İSTİMLAK-ÇIPLAK MÜLKİYET -İNTİFA HAKKI SATIN  ALMAK-   DEVRETMEK, SATMAK VB

7-İNŞAAT(KAT MÜLKİYETLİ,KAT İRTİFAKLI-KAT KARŞILIĞI)

Detay için ilgili bölümlere bakınız.

**  V  **
VERGİ İADESİ İÇİN VEKALET

İçinde azilli bildirme taahhüdü varsa maktu damga vergisi alınır. TNB 1989/62 sayılı genelge

VASİYET İÇİN VEKALET

Vekaletname yoluyla vasiyetname düzenlenemez.

VİZE İÇİN VEKALET  

Onaylama işlem olarak yapılır

Bu itibarla yabancı bir ülkeye girebilmek için ilgili ülkenin resmi makamlarından alınacak vize konusunda yapılan işlemlerden " Yurt dışına çıkma işleri ve vize  işlemleri, para çekme,beyanname verme,ilgili ve sair işlerle ilgili Genel Vekaletname başlıklı işlemin noterlikte tanzim ve tasdikinde hukuki bir sakınca yoktur.

TNB 1995/42. sayılı genelge.

VASİNİN VERDİĞİ VEKALET

-Vasilik hakkı kullanma vekaleti olmaz. Vasi tayin kararının yanı sıra o işlem için ayrıcı hakim izni istenir ve müstenit olarak vekaletnameye eklenir. Diğer haller için vekalet genel kısım bakınız.

VELAYETEN VERİLEN VEYA VELAYET HAKKI KULLANMA VEKALETİ

     Velisi tarafından küçüğe atanmış bulunan vekilin vekaleti, küçüğün reşit olmasıyla sona ermez. 

     Kanuni temsilcinin ölümü dahi önceden küçüğe vs mahcura atanan vekilin vekalet akdini kendiliğinden sona erdirmez. Yargıtayın yerleşmiş içtihatları da bu yöndedir. TNB 1991/28 sayılı genelge

    Velayet hakkının devri için vekalet olmaz. Diğer haller için vekalet genel kısma bakınız.

** Y  **
YEMİN İÇİN

Yemin, vesaire için vekalet olmaz.

YABANCI ŞİRKET VEKALETİ

    Bakanlığımızca hazırlanan beyanname ve ilan metinleri ile birlikte tescil ve ilan edilen vekaletname bu çerçevede düzenlenmiş olup, söz konusu vekaletnamede; verilen yetkilerin tamamı ya da bir kısmıyla başkalarını tevkil, teşrik ve azletmek hususlarının yer alan vekaletnameye  dayanarak Lot Polonya Hava Yolları İstanbul Şubesi Vekilince, şube işlerinin bir takım resmi daireler nezdin de takibi amacıyla başkaları adına vekaletname düzenleme talebi; şube vekiline verilen vekaletnamede resmi olan ve olmayan daireler ile başkalarını tevkil, teşrik ve azletmek ibareleri yer alması koşuluyla, kurumların adları ayrı ayrı belirtilmese de  vekaletname vermeleri mümkündür. TNB 2000/62. sayılı genelge

TÜRK VATANDAŞLIĞINDAN İZİNLE AYRILAN YABANCI STATÜSÜNDEKİ TÜRKLERİN VERDİĞİ VEKALET

“.....Türk vatandaşlığından izinle ayrılanların, tapu işlemlerinde vekalet yoluyla işlem yapmaları halinde, vekaletnamelerini çıkartırken (Yurtdışında bir noterden, Başkonsolosluk veya Türkiye'de bir Noterden) yeni vatandaşlığını kazandıkları ülkenin resmi kimlik kartını kullanacaklardır. Bu vekaletname ile birlikte vekalet verdikleri şahsa 4112 Sayılı Kanun uygulaması ile ilgili belgenin tasdikli bir suretini de vermeleri gerekmektedir.

     Bütün kamu kurum ve kuruluşlarının, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından izinle ayrılan kişilerin 403 Sayılı Kanunun 4112 Sayılı Kanunla değişik 29.maddesi kapsamındaki haklardan faydalanmaları hususunda azami dikkat ,tapuda işlem yaptırmak için.azami yardımın yapılması gerekir..

TNB 1998/49 sayılı genelge

** Z **
ZİRAAT BANKASI KREDİ VEKALETİ:

“vekilin azli halinde durumu vergi dairesine bildireceğimi, bildirmeme halinde bundan doğan zararı peşinen kabul ettiğimi ve bu nedenle vergi dairesinden herhangi bir talepte bulunmayacağımı kabul ve taahhüt ederim.şeklinde veya başkaca taahhüt bulunan vekaletnamelerden maktu Damga vergisi alınır.

Vekaletnameler, damga vergisine tabi kağıtlar arasında bulunmamakla birlikte, yazışma konusu vekaletname üzerinde yer alan ve vekalet işleminden ayrı olarak bir taahhüdü tazammum eden şerhin, 488 sayılı Kanuna ekli ve 30.12.1988 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 88/13599 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile değişik (1) sayılı tablonun I/1-b fıkrası gereğince maktu damga vergisine tabi tutulması icap eder. TNB 1989/62 sayılı genelge

N.K ve N.K.YÖN, DÜZENLEME

Fotoğraf yapıştırma ilgili olarak  NK.Md.80 NKYönetmeliği 93 Md,de ,

Düzenleme İşlem olarak yapılması zorunludur. NK.Md 89,

Genel olarak yapılan işlemler NK.Md.60 ve NK.Yön. Md. 7 ‘de düzenlenmiştir.

Noterler, hukuki işlemleri yasa ve yönetmeliklerde gösterilen şekilde yaparlar ve ilgililerle ilgili kimlik, adres, gerçek isteği ile yeteneğini öğrenmek zorundadırlar. NK.Md.72

Noterler ilgililerin nüfus cüzdanı veya buna dayalı olarak resmi mercilerce verilmiş fotoğraflı kimlik kartı veya kimlik belirten belge aramak zorundadırlar. NK. Yön. Md.90

 

İLGİLİ YASAL DÜZENLEME

Borçlar Kanunumuzun 386 ile 398. maddeleri arasında düzenlenmiştir
Vekalet

 

(A) TARİFİ

Madde 386 - Vekalet, bir akittir ki onunla vekil, mukavele dairesinde kendisine tahmil olunan işin idaresini veya tekabül eylediği hizmetin ifasını iltizam eyler.

    Diğer akitler hakkındaki kanuni hükümlere tabi olmayan işlerde dahi, vekalet hükümleri cari olur.

    Mukavele veya teamül varsa vekil, ücrete müstahak olur.

(B) TEŞEKKÜLÜ

Madde 387 - Vekilin tevdi edilen işi idare hususunda resmi bir sıfatı varsa veya işin icrası mesleğinin icabından ise yahut bu gibi işleri kabul edeceğini ilan etmiş ise vekalet, vekil tarafından derhal reddedilmedikçe kabul edilmiş sayılır.

(C)  HÜKÜMLERİ

I- Vekaletin şümulü:

Madde 388 - Vekalet akdinin şumulü mukavele ile sarahaten tesbit edilmemiş ise, taallük eylediği işin mahiyetine göre tayin edilir.

    Vekalet, vekilin takabbül eylediği işin yapılması için icabeden hukuki tasarrufları ifa salahiyetini şamildir.

    Hususi bir salahiyeti haiz olmadıkça vekil, dava ikame edemez, sulh olamaz, tahkim edemez, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, hibe edemez, bir gayrimenkulü temlik veya bir hak ile takyit edemez.

II - Vekilin borçları:

1  Talimat dairesinde vekaleti ifa

Madde 389 - Vekil, müvekkilinin sarih olan talimatına muhalefet edemez. Ancak hal icabına göre müvekkilden mezuniyet istihsaline imkan olmamakla beraber şayet imkan olup ta istizan olunsa idi müvekkilin muvafakat edeceği derkar bulunan hususlarda, inhiraf edebilir. Bundan maada hallerde vekil aldığı talimata müvekkilinin aleyhine olarak muhalefet ederse, bundan mütevellit zararı deruhte etmedikçe,müvekkilünbih ifa edilmiş olmaz.

2 - Hüsnü suretle ifa mükellefiyeti
a)  Umumiyet itibariyle

Madde 390 - Vekilin mesuliyeti, umumi surette işçinin mesuliyetine ait hükümlere tabidir.

Vekil, müvekkile karşı vekaleti iyi bir suretle ifa ile mükelleftir.

Vekil, başkasını tevkile mezun veya hal icabına göre mecbur olmadıkça veya adet başkasını kendi yerine ikameye müsait bulunmadıkça müvekkilünbihi kendisi yapmağa mecburdur.

b)  İşi bir üçüncü şahsa yaptırmak halinde

Madde 391- Vekil, salahiyeti haricinde başkasını tevkil ettikte onun fiilinden kendi yapmış gibi mesuldür.

    Vekil, başkasını tevkile salahiyettar olduğu takdirde, yalnız salahiyetini kullanırken  ve talimat verirken tekayyüt ve ihtimam göstermekle mükelleftir.

    Her iki surette vekilin kendi yerine ikame ettiği şahsa karşı haiz olduğu bütün hakları müvekkil, doğrudan  doğruya o şahsa karşı dermeyan edebilir.

3 - Hesap verme

Madde 392 - Vekil,müvekkilin talebi üzerine yapmış olduğu işin hesabını vermeğe ve bu cihetten dolayı her ne nam ile olursa olsun almış olduğu şeyi müvekkile tediyeye mecburdur.

   Vekil zimmetinde kalan paranın faizini de vermeğe mecburdur.

4 - Vekilin iktisabettiği hakların müvekkiline intikali

Madde 393 - Müvekkil vekiline karşı olan muhtelif borçlarını ifa edince, vekilin kendi namına ve müvekkili hesabına üçüncü şahıstaki alacağı, müvekkilin olur.

Vekilin iflası halinde müvekkil, bu hakkını masaya karşıda iddia edebilir.

   Vekilin iflası müvekkil, vekilin kendi namına ve müvekkili hesabına iktisap eylemiş olduğu menkul eşya hakkında dahi istihkak iddiasında bulunabilir.Vekilin haiz olduğu hapis hakkını, masa dahi haizdir.

III- Müvekkilin borçları:

Madde 394- Vekilin usulü dairesinde müvekkilünbihi ifa için yaptığı masrafı ve verdiği avansları, müvekkilin,faiziyle beraber vermesi ve vekilin deruhte eylediği borçlardan onu kurtarması lazımdır.

    Vekil, vekaleti ifa dolayısiyle uğramış olduğu zarar ve ziyanın tazminini müvekkilinden isteyebilir. Meğerki müvekkil bu hususta kendisinin su'nu taksiri olmadığını ispat eyleye.

IV - Birden ziyade müvekkillerin mesuliyetleri:

Madde 395 - Bir kimseyi birlikte tevkil eden müteaddit kimseler, vekile karşı müteselsilen mesul olurlar.

    Müteaddit kimseler, vekaleti birlikte kabul etmişler ise müvekkilünbihi yapmakla müteselsilen mesuldurlar ve kendi sıfatlarını başkasına devre salahiyettar olmadıkça müvekkili yalnız birlikte yaptıkları tasarrufla ilzam edebilirler.

(D) VEKALETiN HİTAMI

I - Sebepleri :

1 - İstifa, azil

Madde 396 - Vekaletten azil ve ondan istifa her zaman caizdir.

     Şu kadarki münasip olmayan bir zamanda vekaletten azil veya ondan istifa eden kimse diğerinin zararını zamin olur.

2 - Ölüm , ehliyetsizlik, iflas

Madde 397- Hilafı mukaveleden veya işin mahiyetinden anlaşılmadıkça vekalet, gerek vekilin gerek müvekkilin ölümüyle ve ehliyetinin zavali veya iflası ile nihayet bulur.

    Şu kadarki vekaletin nihayet bulması müvekkilin menfaatlerini tehlikeye koyuyorsa müvekkil veya mirasçısı veya mümessili bizzat işlerini görebilecek hale gelinceye kadar vekil veya mirasçısı veya mümessili vekaleti ifaya devam ile mükelleftirler.

II - Hitamın hükümleri:

Madde 398 - Vekilin vekaletinin nihayet bulduğuna ıttıla peyda eylemeden evvel yaptığı işlerden müvekkil veya mirasçıları, vekalet baki imiş gibi mesuldür.

 

Vekaletnamenin şekli HUMK 65. Md  de düzenlenmiştir.

Madde 65 – Katibiadil(Noter), nahiye meclisi veya ihtiyar heyeti veyahut sulh hakimi tarafından imzası musaddak bir vekaletname ile vekaletini vekil ispat etmeğe ve vekaletnamenin aslını veyahut musaddak suretini dava dosyasına konulmak üzere vermeğe mecburdur. Şu kadar ki nahiye meclisi, ihtiyar heyeti veya sulh hakimi tarafından tasdik edilecek vekaletname ancak sulh hakimleri huzurunda görülecek davalar hakkında muteberdir. Devairi resmiye vekillerine mensup oldukları daire amiri tarafından usulüne muvafık surette verilen vekaletnameler, muteber olup ayrıca tasdika tabi değildir.

 

GENELGELER   

1976/46   Defter onaylanması, protesto ve Avukatlar için yazılan vekaletnamelerden alınacak ücret Hk.

 

1512 Sayılı Noterlik Kanununun 112 inci maddesi uyarınca Yönetim Kurulumuzun mütalâası alınarak Adalet Bakanlığı tarafından düzenlenen ücret tarifesi noterliklere gönderilmiş ve ayrıca Resmî Gazete'nin 15 Aralık 1976 tarihli nüshasında yayınlanmıştır.

10 Ocak 1977 tarihinde yürürlüğe girecek ücret tarifesine göre:

I - Defter tasdiklerinden alınacak harç, ücret ve masrafları olarak;

A) İşletme esasına tabi defterler :

Sayfa adedi Harç   Noter             Tasdik                       Toplam

Dahil                          Ücreti            Ücreti           

    1- 100          20        6                      10                   36

101-149           30        9                      10                   49

       150            20        9                      15                   54

151-200           20        12                    15                   67

201-249           20        15                   15                   80

       249            20        15                    20                   85

251-300           20        18                    20                   98

301-349           20        21                    20                   111

      -350            20        21                    25                   116

351-400           20        24                    25                   129

401-449           20        27                    25                   142

       450            20        27                    30                   147

451-500           20        30                    30                   160

B)        Bilanço esasına tabi defterler:

Sayfa adedi Harç   Noter             Tasdik                       Toplam

Dahil                          Ücreti            Ücreti           

    1- 100          60        18                    10                   88

101-149           70        21                    10                   101

       150            70        21                    15                   106

151-200           80        24                    15                   119

201-249           90        27                    15                   132

       249            90        27                    20                   137

251-300           100      30                    20                   150

301-349           110      33                    20                   163

      -350            110      33                    25                   168

351-400           120      36                    25                   181

401-449           130      39                    25                   194

       450            130      39                    30                   199

451-500           140      42                    30                   212

alınması gerektiği,

C)- Bu listede bildirim ve posta ücretinin dahil olmadığı,

- Noter onayladığı defterin nevini, onayladığı yılı, sayfa sayısına, kanunların emrettiği şekilde mercilerine, tek tek veya liste halinde taahhütlü mektupla bildirdiği takdirde, ücret tarifesinin 10. maddesi uyarınca bildirim yazı ücreti ile posta ücreti alması gerektiği,

- Bildirimin iki yere tek tek gönderilmesi halinde bildirim

yazı ücreti ile posta masraflarının da buna göre alınması gerektiği,

- Tacirlere ait defterlerden yevmiye, defteri kebir ve Envanter defterleri bilanço esasına göre tutulan defterler olup, bunların tasdikinden 50.- lira harç alınması gereklidir. Tacirlerin bu defterler dışında, gerek Türk Ticaret Kanununa ve gerekse sair kanunlara göre tutacakları defterin tasdiklerinden işletme defteri gibi harç alınmasının yeterli olduğu,

- Ara ve kapanış onaylamalarından maktuen (5) lira ücret alınacağı,

1.muhataplı    2.muhataplı    3.muhataplı    4.muhataplı

      10                    20                               30                               40

        3                      6                     9                   12

        6                      8                   10                               12

      48                    64                               80                               96

      67                    98                             129                             160

   1.50                      3                4.50                                 6

 68.50                  101                        133.50                            166

TL. alınması, (bu hesaplar senet örneğinin protesto kağıdının arkasına yazıldığına göre hesaplanmıştır)

III - işlemlerin formüllerindeki:

A) Örnek 69 esas alındığında:

l - Dairede yazılan genel vekâletten bir nüsha için,

Harç    10

Noter ücreti    3

Değerlendirme         4

Yazı ücreti      16

33 TL.

2 - Dışarıda yazılıp onaylanmak üzere getirilenlerden genel vekâletnamelerin bir nüshası için

Harç    10

Noter ücreti    3

Değerlendirme         4

Karşılaştırma ücreti                3

20 TL.

B) örnek 70 e göre :

l - Dairede yazılan özel vekâletten

Harç    8

Noter ücreti    2,40

Değerlendirme         4

Yazı ücreti      16

30,40 TL.

2 - Dışarıda yazılıp onaylanmak için notere getirilmiş özel vekâletnamenin bir nüshası için :

Harç    8

Noter ücreti    2,40

Değerlendirme         4

Karşılaştırma 3

TL. alınmasının bilinmesini rica ederim.

 

1978/19 Nüfus kağıtlarındaki bilgileri havi belgelere     dayanılarak taşınmaz mal üzerinde tasarrufa    yetki  veren vekaletname tanzim edilemeyeceği Hk.

 

Noterlik Kanununun 89. maddesi, niteliği bakımından tapuda işlem yapılmasını gerektiren vekâletnamelerin düzenleme şeklinde yapılmasını ve 84. maddesi de hukuki işlemlerin noterler tarafından düzenlenmesinde ilgililerin ve varsa tercüman, tanık ve bilirkişinin kimlik ve adreslerinin saptanmasını öngörmüştür.

Kimliğin, nüfus hüviyet cüzdanına' göre saptanmasının gerektiği kuşkusuz olmakla beraber, resmi daire ve kuruluşlar tarafın­dan nüfus hüviyet cüzdanlarına uygun olarak verilen, örneğin pa­saport, şoförlük ehliyeti, araba ruhsatnamesi, ticaret odaları tarafından tüccarlara verilen belgelere dayanarak gayrimenkul alım ve satımına yetki veren vekâletname düzenlenmesinin mümkün olup olmadığı hususu Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünden so­rulmuştu.

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü 22.6.1978 gün ve Tasarruf iş D. Bşk. 4-1-11-31/4079 sayılı cevabi yazılarında «Noterlik Kanunun 89. maddesi uyarınca, düzenleme şeklinde yapılan vekaletna­melerin düzenlenmesinde ilgililerin ve varsa tercüman, tanık ve bilirkişinin kimlik ve adreslerinin saptanmasının, nüfus cüzdan­larına dayanılarak yapıldığı bu kez, nüfus kağıtlarındaki bilgileri ih­tiva eden belgelere dayanılarak, taşınmaz mal alım ve satımında kullanılmak üzere vekaletname düzenlenmesinin mümkün olup ol­madığı ilgi yazı ile sorulmaktadır. Noterlik Kanununun 89. maddesi uyarınca düzenleme şeklinde yapılan vekaletnamelerin düzenlenmesinde, ilgililerin kimlik ve adreslerinin saptanmasında Nüfus Kanununun 7. maddesi gereğince Nüfus cüzdanlarına dayanılarak yapılması gerektiğinden ve Mede­ni Kanunun 817 nci maddesinde belirtilen hazinenin sorumluluğu açısından, nüfus kağıtlarındaki bilgileri ihtiva eden belgelere dayanılarak taşınmaz mal alım ve satımında kullanılmak üzere veka­letname tanzimi mümkün görülmemektedir. denilmektedir.

 

1981/25 Taşıt Kira sözleşmesi Taşıt alım vergisine tabi değildir.

 

Maliye Bakanlığının l Nisan 1981 gün ve GEL : TAV : 2121348-3-3569/23301 sayılı yazılarında aynen «1318 sayılı Kanu­nun Taşıt Alım Vergisi ile ilgili maddelerini değiştiren 28.11.1980 gün ve 2346 sayılı Kanunun l inci maddesinin c fıkrasında; taşıt­ların «vekaletname ile tasarruf hakkının devralınması Taşıt Alım Vergisine tabidir» denilmiştir.

Kanun koyucu vekâletname ile tasarruf hakkının devir alınmasını vergilendirmiş bulunduğu cihetle belirli süreler içerisinde, be­lirli bir güzergahta yük veya yolcu nakliyatı yapılmak üzere tan­zim edilmiş bulunan, kiralayana taşıt üzerinde herhangi bir tasar­ruf yetkisi vermeyen ve hukuki bir iktisap olmaması nedeniyle ma­lik değişikliğine de sebebiyet vermeyen kira sözleşmelerinin anılan kanun kapsamına alınarak Taşıt Alım Vergisine tabi tutulması mümkün değildir» denilmiştir. Uygulamadan kalkmıştır

 

1981/26  Taşıtın   gümrük  ve  kapılarındaki işlerini yapmak üze­re yetki veren vekaletname­ler Hk.

 

Turizm Seyahat Şirketlerinden birisinin Maliye Bakanlığına vaki müracaatına karşın adı geçen Bakanlıkça verilen T.A.V. : 2121348-3 sayılı yanıtta aynen «1318 Sayılı Finansman Kanunu­nun Taşıt Alım Vergisi ile ilgili hükümlerini değiştirilen 28.11.1980 gün ve 2346 sayılı Kanunun l/c maddesinde, «Taşıtların vekaletna­me ile tasarruf hakkının devralınması» taşıt alım vergisinin mev­zuuna alınmış bulunmaktadır.

Kanunun bu maddesinde süsü. edilen vekaletnameler ivazlı inti­kali gizleyerek, taşıt alım vergisinden kaçınmak için yapılan, mu-vazaalı satışlar karakterinde olan ve vekile taşıtın satılabilmesi hususunda tasarruf yetkisi veren vekaletnamelerdir .

Bu nedenle, yazınızda bahsi geçen ve yurt dışına çıkan vasıta­larınızın şoförlerine, çıkış ve dönüklerinde «gümrük kapılarındaki işleri yapmaya adınıza tahakkuk eden paraları almaya, bu konu ile ilgili sadece resmi makamlardaki işleri adınıza yapmaya yetki veren bir tür hususi vekaletnamelerin ivazlı intikali gizlemek ama­cıyla yapılmaması ve taşıtın satışını kapsar nitelikte olmaması ha­linde »anılan vekaletnamelerin 2346 saydı Kanunun l/c maddesi kapsamı içinde mütalaa edilerek taşıt alım vergisine tabi tutulmam mümkün değildir» denilmiştir. Uygulamadan kalkmıştır

1981/43  Değerli Kâğıtlar Hk.

 

Ankara Üçüncü Noterinin sorusu üzerine Maliye Bakanlığınca verilen 3 Haziran 1981 gün ve GEL: DMG: 2101126-38 sayılı yanıt­ta «Bilindiği üzere, 2343 sayılı Rantınla değişik, 210 sayılı Değerli Kâğıtlar Kanununa ekli «Değerli Kâğıtlar» tablosunun l/a ve l/c fıkralarında, noter kâğıtlarının 25,- TL. protesto, vekaletname, resen senetlerin ise 50.- TL. bedelle değerlendirileceği açıklan­mış bulunmaktadır.

Bu nedenle

50.- TL.  değerindeki vekâletname, re'sen senet ve protesto kâğıtlarına yazılması gereken işlemlerin 25.- TL. değerinde­ki iki adet noter kağıdına yazılması halinde ,noter kâğıtlarının ay­rıca değerlendirmeye tabi tutulmaması,

50.- TL.  değerindeki,  protesto,  vekâletname ve     re'sen senet muamelelerinin bir adet noter kâğıdına sığdırılması    halinde bunlara 25.- TL. lık damga pulu yapıştırılmak suretiyle değer­lerinin 50.-> TL. ya iblağ edilmesi,

Protesto re'sen senet ve vekâletname muamelelerinin iki adet noter kâğıdına sığmaması halinde devamının her 25.- TL. sı değerindeki noter kâğıdına yazılması, 50.- TL. değerindeki protesto, re'sen senet .vekâletname

muamelelerinin adi kâğıtlara yazılması  (bir kâğıtta tamamlanması halinde kâğıdın, 50.- TL lık damga pulu ile değerlendirilmesi,2490 sayılı Kanuna göre ihalelere bağlanan birim fiyatları ve şartname gibi kitap halindeki eklerin beher yaprağının 25.-TL. lık damga pulu ile değerlendirilmesi,gerekmektedir» denilmiştir.

 

1981/80 Taşınır ve taşınmaz malların belli bir bedelle satılmasına veya alınmasına yetki veren vekaletnamelerden maktu harç alınması, damga vergi-sına tabi tutulmaması gerek­tiği Hk.

 

Taşınır ve taşınma,z malların belli bir bedel karşılığında satın alınmasına ilişkin vekaletnameler maktu veya nispi harç ve damga vergisi alınıp alınamayacağı hususunun açıklanması Adalet Bakanlı­ğından istenmişti.

Bakanlık Hukuk işleri Genel Müdürlüğünden bu kez alman 17 Kasım 1981 gün ve 28504 sayılı yazılarında aynen «Gayrimenkul ve menkulün belli bir bedel karşılığı satışına veya belli bir değerle satış', dalu1 öne:1 taahhüt edilen taşınmazın tapuda ferağ işlemini yapmaya yetki veren vekaletnamelerde yer alan miktarlar, vekilin yapacağı işlerin sınırını belirtmek amacına yönelip olup, devir ve temlik sonucunu doğuran ve ileride yapılacak satış veya ferağ iş­lemleri ile bir ilgisi bulunmamaktadır.

Vekaletname ile tanınan yetkiye dayanılarak vekil tarafından yapılacak satış veya ferağ işlemlerinin gerektirdiği nispi harç ve damga vergisinin de ayrıca, alınacağı tabiidir.

Bu itibarla yapılan veya yapılacak işlemlere atfen vekaletname­de yer alan belli değerlerin nispi harç ve damga vergisine matrah alınmasının mümkün olmadığı, anılan nitelikteki vekaletnamelerin de maktu harca tabi tutulması gerektiği düşünülmektedir.

Ayrıca ,konu daha önce 25 Şubat 1981 tarih ve 4509 sayılı ya­zımızla. Maliye Bakanlığına intikal ettirilmiş ise de bugüne kadar bir cevap alınamamıştır.» denilmiştir.

1982/40  İş takipçiliği Hk.

 

İzmir Noter Odasının 5 Kasım 1982 gün ve 1481 sayılı yazısı ekinde gönderilen içişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü, Trafik Daire ifadeli Îzmir Valiliğine hitaben yazılmış 15.10.1982 gün ve 138505 sayılı yazıda aynen «iliniz emniyet müdürlüğü şehir içi trafik şube müdürlüğünün birimlerinde yürütülen işlemlerle ilgili yasal yolun (vekaletname ile} takip edilmesine rağmen, iş takipçi­liğinin engellenmesi sonucu Bakanlığımıza verilen şikâyet dilekçe­lerine ilişkin yapılan incelemede;

7 Temmuz 1969 tarihinde yürürlüğe giren 1136 sayılı Avukatlık Kanununun yalnız avukatların yapabileceği işleri düzenleyen 35 inci maddesi;

«Kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalâa vermek, mahkeme, hakem veya yargı yetkisini haiz bulunan diğer organları hu­zurunda özel ve tüzel kişilere ait haklan dava etmek ve savunmak, bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek, adli işlemleri ve resmi dai­relerde çekişmeli ve çekişmesiz işleri takip etmek, yalnız baroda yazılı avukatlara aittir.

Dava açmaya yeteneği olan herkes kendi davasını bizzat açabilir ve iğini takip edebilir.

Usul ve füru ile nesep ve sebepten ikinci dereceye kadar (bu derece dahil) civar hısımları ve eşler birbirlerinin yargı mercileri ve adalet daireleri dışında kalan resmi dairelerdeki işlerini vekâleten takip edebilirler.

«Hukuk ve Ceza Muhakemeleri Usulleri Kanunları ile diğer kanun hükümleri saklıdır» hükmünü ihtiva etmekte; yargı mercileri ve adalet dairelerindeki işleri münhasıran baroda yazılı avu­katlara; bunun dışında kalan resmi dairelerdeki çekişmeli ve çekişmesiz işleri «vekalet vermek kaydı ile usul ve füru ile nesep ve sebepten ikinci dereceye kadar (bu derece dahil) civar hısımları ve eşler» hariç yine yalnız baroda yazılı avukatlara ait olduğu be­lirtilmekte iken;

1136 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 7 Temmuz 1969 tarihinden beri yapılan uygulamada, resmi dairelerdeki çekişmeli ve çekişmesiz işlerini vekaleten takip ettirmek zorunda kalan iş sahiplerim, mutlaka baroda yazılı bir avukatı vekil tayin etmekle karşı karşıya bırakmak suretiyle lüzumsuz bir takım müşküllere maruz kalmakta ve sızlanmalara sebebiyet vermektedir.

Filhakika, resmi dairelerde takip edilecek işler genellikle avukatın hukuki tecrübe ve bilgisini gerektirecek nitelikte olmaması­na rağmen bu iğlerin münhasıran avukat eliyle takibini istemek, avukatlık görevinin gereklerine uygun düşmediği gibi, teknik bir işin bu alanda yetişmiş teknik elemanlar tarafından takip imkânı­nı da ortadan kaldırmaktadır. Bundan başka, bir tüzel kişi şirket veya ticari müessesesinin kendi elemanlarına verecekleri vekâlet­name ile resmi dairelerdeki basit işlerini takip ettirmek olanaklarıma nezzedilmek suretiyle bunlar işlerinin yürütülmesinde birtakım zorluklara uğramaktadırlar. Maddedeki istisnalar dışında kalan hı­sım veya yakınlarının vekaletiyle takip edebileceği resmi dairedeki işleri avukatla takip ettirmek zorunda kalması vatandaşlarda zor durumda bırakmaktadır.

Yukarıda izah olunan mahzurları itibari ile toplumumuzun gerçeklerine uygun olmadığı açık bulunan bu maddenin değiştirilmesinde zaruret olduğu» gerekçesi ile teklif edilen ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunun 35. maddesini değiştiren 1238 sayılı Kanun gerekçeye uy­gun olarak 26.2.1970 tarihinde kabul edilmiştir.

1136 sayılı Kanunun 1238 sayılı Kanunla değişik 35. maddesinin 1. fıkrasında «kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalâa vermek mahkeme, hakem ve yargı yetkisini haiz bulunan diğer or­ganları huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait haklan dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek, bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek yetkisinin «yalnız baroda yazılı avukatlara verildiği belirtildikten sonra, aynı maddenin ikinci fıkrasında, «baroda ya­zılı avukatlar birinci fıkradakiler dışında kalan resmi dairelerdeki bütün işleri de takip edebilirler» hükmü getirilmiş bulunmaktadır.

Kanunda avukatlar dışında kalan kişilerin vekaletnameye dayana­rak resmi dairelerde iş takibini yasaklayan ve bu yetkiyi yalnızca avukatlara tanıyan bir hüküm yoktur.

Bu durum karşısında;

1136 sayılı Kanunun 1238 sayılı kanunla değişik 35. maddesine ve bu maddenin gerekçesine uygun olarak,

İş sahiplerinin yargı mercileri ve adalet dairelerindeki işleri dışında, resmi dairelerdeki çekişmeli ve çekişmesiz işlerini vekaletname vermek suretiyle üçüncü kişiler tarafından takip ettire­bilmeleri uygun görülmektedir.» denilmiştir.

1982/51 Taşıt Alım Vergisi Genel Teb­liği Hk.

 

Maliye Bakanlığının, Resmi Gazetenin 28 Aralık 1982 gün ve 17912 sayılı nüshasında yayımlanan 9 seri no. lu Taşıt Alım Vergi­si Genel Tebliğinde aynen, «Taşıt Alım Vergisi uygulamasında be­liren tereddütler nazara alınarak, aşağıdaki açıklamaların yapıl­masına lüzum görülmüştür.

A - VEKALETNAME VERİLMEK SURETİYLE YAPILAN SATIŞLAR :

Bilindiği gibi, 1318 sayılı Finansman Kanununun Taşıt Alım Vergisine ilişkin hükümlerini değiştiren 28.11.1980 gün ve 2346 sayılı Kanunun l/c maddesi ile «vekâletname ile tasarruf hakkının devir alınması» Taşıt Alım Vergisinin mevzuuna alınmış, ancak vekâletnameler hakkında açıklayıcı bir hüküm getirilmemiştir.

Noterlerce, sosyal hayatın bir gereği olarak yapılacak tevkil işlemleri nedeniyle tanzim edilecek tüm vekâletnamelerin vergilendirilmesi, Kanunun amacına uygun olmayan vergilendirmelere ne­den olacaktır.

Bu duruma göre kanunun amacına uygun olarak;

- Münhasıran taşıt satışlarını kapsayacak şekilde düzenlenmemek şartı ile her türlü taşınır (taşıtlar dahil) ve taşınmaz mal­lar için vekiline yetki veren Genel Vekâletnamelerin,

- Vekil tayin edenin ağır hastalığı, yurt dışında veya askerlik hizmetinde bulunması, tutukluluk hali gibi haklı bu* engeli olanların (bu engellerini ilgili mercilerce belgelendirmeleri şartı ile) taşıtlarının satışına yetki veren vekâletnamelerin,Taşıtın, vekâletnamede adı ve soyadı yazar kimseye sa­tılması şartıyla vekiline yetki veren ve iktisabı gizlemek amacı ta­şımayan vekâletnamelerin,

- Trafik, vergi, sigorta gibi taşıtla ilgili işlemlerin taşıt sahibi adına, yapılmasına yetki tanıyan ve tasarruf hakkının devrini gerektirmeyen vekâletnamelerin,

Tanzimi sırasında vekil tayin edilen kimselerden Taşıt Alım Vergisinin aranmaması, yukarıda sayılan sınırlı ve belli amaçlı vekâletnameler dışında düzenlenen vekâletnamelerin vergiye tabi tutulması gerekir.  Bu bölüm Uygulamadan kalkmıştır.

B -* LÜKS OTOMOBİLİN TESBÎTÎ :

2348 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 2 nci madde­sinin 7 nci fıkrasının verdiği yetkiye istinaden 1/1/1983 tarihin­den itibaren geçerli olmak üzere, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanu­nunun 5. maddesinin I saydı tarifesinde ve Taşıt Alım Vergisinin 2346 sayılı Kanunla değişik 4 üncü maddesinin I saydı tarifesinde belirtilen otomobillerden motor silindir hacmi 901 cm* (Türkiye'de imal edilenlerden ise 1601 cm8) ve daha yukarı olanlar (motor silindir adedi aranmaksızın) «Lüks Otomobil» kapsamına alınmıştır.

C - VERGİNİN İADESİ :

Diğer taraftan, 8 seri nolu Taşıt Alım Vergisi Genel Tebliğinin ödeme süresine ilişkin W üncü maddesinin son paragrafında taşıt alım vergisi iadesi ile ilgili olan uygulama tebliğde belirtilen şartların aranmasına devanı edilmek suretiyle ve bu genel tebliğin yayımı tarihinden itibaren Vergi Usul Kanununun düzeltme hüküm­lerine göre vergi dairelerince yürütülecektir.

D - ŞİRKET NEVİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ :

1318 sayılı Finansman Kanunun 28.11.1980 gün ve 2346 sayılı Kanunun değişik l inci maddesinin son paragrafında, «Taşıt Alım Vergisinin mükellefi, bu Kanunun 4, 5 ve 6 nci maddelerinde ya­zılı taşıtları, yukarıda belirtilen şekilde, iktisap eden, yurtdışında iktisap ederek Türkiye'ye ithal eden veya bunların tasarruf hak­kını devralan gerçek veya tüzel kişilerdir.» denilmiştir.

Ancak, Türk Ticaret Kanunun 152 nci maddesine göre de, nev'i değiştirmede yeni nev'i çevrilen şirket eskisinin devamı sayıldığın­dan şirketlerin nev'i değiştirilmeleri sırasında şekil değiştiren şirket aktifinde kayıtlı taşıtların nev'i değiştirme suretiyle kurulan şirket aktifine devredilmesi 2346 sayılı Kanunun 1. maddesi kapsa­mına girmediğinden Taşıt Alım Vergisine tabi tutulmaması gerek­mektedir.

E - KAMYONLARIN VERGİLENDİRİLMESİ :

istiap haddine ve yaşına göre taşıt alım vergisine tabi tutulan kamyonların dingil ilâvesi suretiyle istiap haddini yükseltmeleri halinde yapılacak işlem aşağıda açıklanmıştır.

Kamyonların iktisap edildiği tarihte Makine Mühendisle­ri Odasınca tasdik edilen teknik belgelerdeki istiap haddine göre vergilendirilmesinden bu istiap haddine göre trafik şube veya bü­rosuna kayıt ve tescil işleminin yapılmasından sonra dingil ilavesi suretiyle istiap haddinde meydana getirilen değişiklik yeni bir iktisap olarak mütalâa edilemeyeceğinden herhangi bir ikmal tarhiyatı yapılmasına yasal imkân bulunmamaktadır. Şu kadarki, istiap haddi artırılan kamyonların bilahare el değiştirmesi halinde, bun­ları satın alanların, taşıtın yeni durumuna göre (yükseltilen istiap haddi üzerinden) Taşıt Alım Vergisini ödemeleri gerekeceği tabii­dir.

Kamyonun iktisap edildiği tarihteki istiap haddine göre vergilendirilmesinden sonra trafik şube veya bürosuna kayıt ve tes­cil ettirilmeden dingil ilavesi yapılmak suretiyle istiap haddi arttırılan kamyonların taşıt alım vergisinin ise, kamyonun trafik şube veya bürosuna kayıt ve tescil edilen son durumundaki istiap had­ dine göre ihmal tarhiyatı yapılarak alınması gerekmektedir.» de­nilmektedir.

1983/4  P.T.T. ile ilgili vekâletname­ler Hk.

 

18 Şubat 1982 gün ve Ş. İ. TELF. Şb. Md. 24-2O110-17/a-2539 sayılı genelgelerine dayanarak PTT. yetkililerince özellikle telefon devirle­ri nedeniyle kendilerine ibraz edilen ilgilinin imzası olmayan noter­ce onaylı vekaletnamelerin ve başkalarını tevkile yetki veren vekâletnameye istinaden yapılmış vekâletnamelerin kabul edilmediğine ilişkin şikayetler üzerine uygulamanın düzeltilmesi için yazdığımız yazıya cevaben PTT. Genel Müdürlüğünce verilen 3 Ocak 1983 gün ve 61 sayılı yazılarında;

«Vekilin vekili tarafından yapılacak, telefon tesis, nakil, devir gibi abonman işlemlerine ait, taleplerin işleme konulması hususu 21.12.1982 gün ve 20590 sayı ile teşkilatınıza duyurulmuştur.» denilmiştir.

1983/34  Taşıt Alım Vergisi Hk.

Adalet Bakanlığı aracılığı ile aldığımız, Maliye Bakanlığının 28.2.1983 gün ve 2121348-3-135691/12062 sayılı yazısında «1318 sayılı Kanunun Taşıt Alım Vergisi ile ilgili maddelerini değiştiren 28.11.1960 gün ve 2346 sayılı Kanunun l nci maddesinin c fıkrasında; taşıtların -vekâletname ile tasarruf hakkımın devralınması taşıt alım vergisine tabidir- denilmiştir.

Kanun koyucu vekâletname ile tasarruf hakkının devrolunmasını vergilendirmiş bulunduğu cihetle belirli süreler içerisinde, belirli bir güzergâhta yük veya yolcu nakliyatı yapmak üzere tanzim edil­miş bulunan ve kiralayana taşıt üzerinde tasarruf yetkisi veren vekâletnamelerin anılan kanun kapsamına alınarak taşıt alım vergi­sine tabi tutulması gerekir» denildiğinden, bu mütalâanın 1.4.1981 gün ve 1271/25 sayılı genelgemizde sözü edilen 2121348r3-3569'/233Ol mütalâa ile uyum halinde olmadığı belirtilerek değiştirilmesi isten­miştir.

Bu kez Maliye Bakanlığından alınan 24.6.1983 gün ve GEL •. TAV : 2121348-3-3569/42801 sayılı yazılarında aynen «1318 sayılı Kanunun Taşıt Alım Vergisi ile ilgili maddelerini değiştiren 2346 sayılı Kanu­nun l nci maddesinin c fıkrasında;; taşıtların «vekâletname ile tasar­ruf hakkının devralınması taşıt vergisine tabidir» denilmiş ve bu hüküm gereğince de 19.12.1980 gün ve 2121348-2/85881 sayılı 8 seri no.lu taşıt Alım Vergisi Genel Tebliğinin A bölümü ile tasarruf hakkının devralınması suretiyle düzenlenen vekâletnameler Taşıt Alım Vergisinin mevzuuna alınmış ve l Nisan 1981 tarih ve 2121348-3569/ 23301 sayılı yazımızla da «belirli bir güzergahta yük veya yolcu nakliyatı yapılmak üzere tanzim edilmiş bulunan, kiralayana taşıt üzerinde herhangi bir tasarruf yetkisi vermeyen ve hukuki bir ikti­sap olmaması nedeniyle malik değişikliğine de sebebiyet vermeyen kira sözleşmelerinin taşıt alım vergisine tabi tutulması mümkün değildir» denilmiştir.

Ancak, Bakanlığımıza ulaşan bilgilerden söz konusu vekâletnamelerin esas gayelerinden saptırıldığı izlenmiş ve 28 Aralık 1982 gün ve 2121348-3/116568 .sayılı 9 seri no.lu taşıt alım vergisi genel tebliğinin A bölümü ile vekaletname vermek suretiyle yapılan sar tıslarda hangi tür vekâletnamelerin vergiye tabi tutulacağı birer bi­rer açıklanarak bunlar dışında tanzim edilecek tüm vekâletnamelerin vergiye tabi tutulacağı belirtilmiştir.

Bu nedenle, değiştirilmesi istenilen   28.2.1983 güm ve   2121348-a-3569/12062 sayılı mütalâamız söz konusu 9 seri no.lu genel    tebliğe göre yazıldığından değiştirilmesi mümkün değildir.» denilmiştir. Uygulamadan kalkmıştır

1984/2  Taşıtın yurt dışına çıkarılması için sahiplerinin verecekleri vekâletnameler Hk.

 

Bir sorumuz üzerine Maliye Bakanlığının 2.1.1984 gün ve GEL : TAV : 2121348-3-3569/00008 sayılı yazılarında: «1318 sayılı Kanunun Taşıt Alım Vergisi ile ilgili maddelerini değiştiren 2346 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin c fıkrasında; «taşıtların vekaletname ile tasarruf hakkının devralın­ması Taşıt Alım Vergisine tabidir.» denilmiş, 28.12.1982 gün ve TAV ; 2121348-2/116568 sayılı yazımızla yayımlanmış bulunan 9 seri no.lu genel tebliğ ile de hangi tür vekaletnamelerin taşıt alım vergisine tabı tutulmayacağı açıklanmıştır.

Bu nedenle, taşıt sahibi tarafından, şoförüne veya üçüncü şahıslara verilen «taşıtın, yurtdışına götürülüp getirilmesi, gümrük idareleri nezdindeki işlemlerin takip ve sonuçlandırılması veya taşıtın trafik, sigorta ve vergi gibi taşıtla ilgili işlemlerin taşıt sahibi adına yapılmasına yetki ta­nıyan ve tasarruf hakkının devrini gerektirmeyen vekaletnamelerin 9 seri no.Iu taşıt alım vergisi genel tebliğinde belirtilen vekaletname türlerinden olduğundan bu tür vekaletname tanzimlerinden dolayı vekil tayin edilen­lerden taşıt alım vergisinin aranılmaması gerekir

Ancak, .taşıtın yurtiçinde sevk ve idare edilmesi bununla ilgili olarak kira sözleşmelerinin düzenlenmesi ise, söz konusu vekaletname türlerinden olmadığından bu tür vekaletnamelerin tanzimlerinde ise taşıt alım ver­gisinin aranılacağı tabidir.» denilmiştir.

1984/8  Avukatların imzasını  taşıyan vekâletnameler Hk.

 

Ankara Barosu Başkanlığından aldığımız 8 Şubat 1984 gün ve 2-122-2/2015 sayılı yazıda, aharı tevkil yetkisine istinaden, bir başka avu­kata vekaletname verilmesi sırasında, bazı noterlerin, avukat tarafından tasdik edilen vekâletnameleri müstenidat olarak kabul etmedikleri, bu ne­denle avukatların müşkilatla karşılaştıkları bildirilmiştir.

113€ sayılı "Avukatlık Kanununun 56. maddesi «... Avukatın çıkardığı vekaletname örnekleri bütün yargı mercileri, resmi daire ve kurumlar ile gerçek ve tüzel kişiler için resmi örnek hükmündedir» hükmünü getirmiştir.

1984/10  Noterlik Kanununun 55.Maddesinin ilk  fıkrasında sayılanlar dışında kalan resmi dairelerin, ilgisi bulunmadıkları bir noterlik işleminin örneğini edinmek istemeleri halinde 95 inci maddeye göre, noterliğin bağlı olduğu Hakimden alacakları izin kararı ve işin gerektirdiği yazı ücreti ile birlikte başvurulması gerektiği Hk.

Resmi dairelerden istenen örneklere ilişkin olarak Ankara 18 inci Noterinin sorusuna Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünce ve­rilen 29 Şubat 1984 gün ve 5348 sayılı yanıtlarında aynen «1512 sayılı No­terlik Kanununun 55 inci maddesi noterlik evrak ve defterlerinin incelene­bilme, daire dışına çıkartılma, başka bir yere gönderilme ve örnek verme şartlarını ayrı ayrı belirlemiştir

Maddenin birinci fıkrası, noterlik evrak ve defterinin noterlik dairesinde hangi makamlar ve kimseler tarafından incelenebileceğini açıklamak­tadır. .Bu fıkra ile noterlik evrak ve defterlerinin ancak; mahkeme, sorgu hakimliği, Cumhuriyet Savcılığı ve resmi daireler tarafından noterlikte soruşturma ve yetkili kılınan kimselerce (inceleme konusu do belirtil­mek suretiyle) incelenebileceği hükme bağlanmıştır.

Maddenin ikinci ve üçüncü fıkrasında, noterlik evrak ve defterlerinin noterlik dairesi dışına çıkarılabilme ve bir süre dışarıda yani dava dosyasında kalabilmesi için mahkeme veya sorgu hakiminden karar alın­masının, .evrakın dava sonuna kadar dosyada kalmasına karar verilmesi halinde ise, evrakın bir örneğinin çıkartılıp aslına uygunluğu onaylanarak, aslının yerinde saklanmak üzere notere verilmesinin gerekli olduğu belir­tilmektedir.

Maddenin dördüncü fıkrasında, noterlik evrak ve defterlerinin başka bir yere gönderilmesinin gerekli olduğu hallerde yapılacak işlem açıklanmakta ve bu durumda noterin bulunduğu yer Hukuk Hakimliğinin onaylayacağı örneğin, başka yere gönderilecek evrak yerine aynı şekilde sakla­nacağı belirtilmektedir.

Aynı maddenin noterliğin sorduğu hususla ilgili olan son fıkrasında işe. İlk fıkraya göre soruşturma yetkisi belirlenmiş bulunan kişilerin ve ayrıca Cumhuriyet Savcılarının soruşturmaya konu teşkil eden işlemlerin örneklerini isteyebilecekleri ve bu örneklerin ücrete tabi olmadığı belirtildikten sonra, bu durumlar dışında diğer resmi dairelere verilecek örnek­lerden yalnızca yazı ücretinin alınacağı hüküm altına alınmıştır.

Görüldüğü üzere açıklanan hükümde, Cumhuriyet Savcıları ile Noterlikte soruşturma yetkisi bulunanlar bakımından, noterlikten doğrudan örnek isteme yetkisinin varlığını gösterecek şekilde «isteyecekleri örnek» ibaresi kullanıldığı halde diğer resmi daireler bakımından «verilecek ör­nek» ten söz edilerek, belli görevliler için getirilen istisna dışında resmi dairelere yasada öngörülen esas kural çerçevesinde örnek verileceği ifa­de edilmek istenilmiştir. Diğer dairelere verilecek örnekten bu maddede söz edilmesinin amacı da, soruşturma yetkisi bulunanların istedikleri ör­neklere tanınan ücret muafiyetinin diğer daireler bakımından kısmen mümkün kılınmasını sağlamaya ve bu hususa açıklık getirmeye yönelik olup noterlik işlemlerinin gizliliğini diğer resmi daireler açısından da kal­dıracak şekilde, isteyen her daireye koşulsuz örnek verilmesinin sağlan­ması söz konusu bulunmamaktadır. Böyle düşünülmüş olsa idi, madde­nin ilk fıkrasında, noterlik işlemlerinin incelenmesi bütün resmi dairelere açık tutulması gerekirdi.

Nitekim, Noterlik Kanununun «Kimlere örnek verilebileceği başlığını taşıyan 84 üncü maddesinin ilk fıkrasında, noterlik işlemlerinin örneklerinin, ancak ilgililerine, bunların kanuni mümessil veya vekillerinin yahut-da mirasçılarına verileceği, aynı maddenin son fıkrasında da vasiyetna­melerin örneğinin, miras açılmadıkça vasiyeti yapan veya özel yetkili ve­kili dışındakilere verilemeyeceği hüküm altına alınarak aynı yasanın 95 inci maddesinde de, sayılanlardan başkasına örnek verilmesi, noterliğin bağlı bulunduğu Asliye Hukuk ve münferit sulh hakiminin iznine bağlıdır.» de­nilmek suretiyle noterlik işleminden kimlere örnek verileceğinin ana kuralı gösterilmiştir.

Bu duruma göre, anılan Kanunun 55 inci maddesinin ilk fıkrasında sayılanlar dışında kalan resmi dairelerin, ilgilisi bulunmadıkları bir noterlik işleminin örneğini edinmek istemeleri halinde 95 inci maddeye göre, noterliğin bağlı olduğu hakimden alacakları izin karan ve işin gerektir­diği yazı ücreti ile birlikte noterliğe başvurmaları gerekecektir.

Noterlik yazısına ekli olan Bursa ili 3. Bölge Tapu Sicil Muhafızlığının yazısında, soruşturma nedeniyle incelenmesine lüzum görüldüğü bildirilen bir vekaletnamenin gönderilmesi istenilmiş ise de soruşturmanın konusu açıkça belirtilmediği gibi istek C. Savcısı veya soruşturma yetkisi ve ismi gösterilen kişi tarafından yapılmadığından, 55 inci maddenin son fıkrasına göre ücretsiz ve koşulsuz olarak istenilen örneğin verilmesinin mümkün olamayacağı mahkemeden izin alınıp yazı ücreti yatırıldığı tak­dirde noterce İşlem yapılabileceği düşünülmektedir.» denilmektedir.

1984/49

 

İstanbul Barosundan intikâl eden bazı olaylardan bazı noterlerimizin noterlikte işlem yaptıracak avukatlardan vekâletnamenin asıllarını istedikleri ve kendileri tarafından onaylanmış örnekleri kabul etmedikleri an­laşılmaktadır.

26.2.1976 gün ve 621/8 sayılı genelgemizde de açıklandığı gibi; 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 56. maddesinde, avukatın usule uygun olarak düzenlenen ve kendisine verilmiş olan vekaletnamenin aslını saklayıp örneğini çıkardıktan sonra aslına uygunluğunu imzası ile onaylayarak kullanması mümkün kılınmış ve bu örneklerin, bütün yargı mercileri, resmi daire ve kurumlar ile gerçek ve tüzel kişiler için resmi örnek hükmünde olacağı belirtilmiştir.

1985/4  Taşıt alım vergisi uygulaması

 

Tavşanlı Noterliğinin taşıtlarla ilgili değişik vekâletnamelerde taşıt alım vergisi uygulamacına ilişkin yazısını intikâl ettirdiğimiz Adalet Ba­kanlığından aldığımız 12 Aralık 1984 gün ve 34226 sayılı yazılarında Maliye ve Gümrük Bakanlığının 26.11.1984 gün ve GEL : TAV : 2121348-3-3569 sayılı yazının fotokopisinin ilişikte gönderildiği bildirilmiştir.

Sözü edilen yazıda «1318 sayılı Finansman Kanununun 2346 sayılı Kanunla değişik l inci maddesinin C fıkrasında; taşıtların vekâletname ile tasarruf hakkının devralınması Taşıt Alım Vergisine tabidir.» denilmiş, 28.12.1982 gün ve 17912 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış bulunan 9 seri No.lu Genel Tebliğ ile de hangi tür vekâletnamelerin Taşıt Alım Ver­gisine tabi tutulmayacağı açıklanmıştır.

Buna göre;

- Vekil tayin eden adına taşıt satın alma yetkisi taşıyan    (taşıt alımlarına mütedair) vekâletnamelerin, sınırlı olması ve vekil tayin edilene taşıtın satışı hususunda bir yetki vermemesi, koşuluyla Taşıt Alım Vergi­ sine tabi tutulmaması,

- Taşıt sahibi tarafından, şoförüne veya üçüncü şahıslara verilen

«taşıtın, yurtdışına götürülüp getirilmesi, gümrük idareleri nezdindeki işlemlerin takıp ve sonuçlandırılması, taşıtla ilgili İşlemlerin taşıt sahibi adı­na yapılmasına yetki tanıyan ve tasarruf hakkının devrini   gerektirmeyen vekâletnamelerden dolayı vekil tayin edilenlerin Taşıt Alım Vergisine tabi tutulmamaları,

- Kanun koyucu vekâletname ile tasarruf hakkının devralınmasmı vergilendirmiş bulunduğu cihetle yük veya yolcu nakliyatı yapılmak üzere tanzim edilmiş bulunan ve kiralayana taşıt üzerinde tasarruf yetkisi veren vekâletnamelerin Taşıt Alım Vergisine tabi tutulması, gerekir.

Diğer taraftan aynı kanunun 1 nci maddesinin son fıkrasında, «Taşıt Alım Vergisinin mükellefi, bu kanunun 4,5 ve 6 ncı maddelerinde yazılı taşıtları... iktisap eden, yurtdışında iktisap ederek Türkiye'ye ithal eden veya bunların tasarruf hakkını devralan gerçek veya tüzel kişilerdir.» 9 uncu maddecinde de, «...noterler... iktisap, ithal ve devir işlemlerinin tamamlanmasından önce, ilgili vergi dairesince düzenlenmiş Taşıt Alım Vergisinin ödendiğini gösterir belgeyi istemeye... mecburdurlar» hüküm­leri mevcuttur.

Bu hükümlere göre, vekaletname ile tasarruf hakkının devirlerinde verginin mükellefi, taşıtın tasarruf hakkını devir alan gerçek veya tüzel kişi yani vekil olduğundan, muameleyi yapan noterlerin, mükellef (vekil) adına tanzim edilmiş bulunan Taşıt Alini Vergisi Beyannamesini tasdik et­meleri ve tasarruf hakkının devrine ilişkin vekaletnameyi düzenlemeden önce ilgili vergi dairesince vekil adına düzenlenmiş Taşıt Alım Vergisinin ödendiğini gösterir belgeyi istemeleri gerekir.» denilmiştir.

1985/85 Satış yetkisinin, satış vaadi  yetkisini   kapsayıp   kapsama

 

Kendisine bir gayrimenkulu satış yetkisi veren vekâletname ile o ki sinin bu gayrimenkulu satış vaadinde bulunup bulunmayacağı hususunun öteden beri ihtilaf ve münakaşa konusu olduğu malumlarıdır.

Ancak, Yargılayın son senelerde istikrar kazanan kararlarına göre bir gayrimenkulu satma yetkisini taşıyan vekaletnameye müsteniden gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapılması mümkün görülmektedir. Hal böyle ise de Birliğimize devamlı surette intikâl eden olaylardan dolayı çıkacak veya çıkması muhtemel anlaşmazlıkları önlemek için, bir vekâlete istinaden gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yaptırmak isteyen ilgi­linin kesin iradesinin öğrenilerek bu hususun vekâletname içinde açık se­çik belirtilmesinin yararlı olacağı düşünüldüğünden, noterlerimizin gayri-menkul satışına yetki veren bir vekaletname düzenlenmesi istendiğinde ilgiliden bu hususu açıkça sorarak müspet veya menfi bir şekilde vekâ­letnamede belirtmelerinin uygun olacağı düşünülmektedir.

1985/90  T.C. Merkez Bankası   kredi mektuplarının ödenmesine ilişkin VEKALETNAMELER Hk.

 

T.C. Merkez Bankası Genel Müdürlüğünden aldığımız bir yazıda Türk­çe ve Almanca olarak düzenlenmiş kredi mektuplarının ödenmesi için konsolosluk ve noterlerce düzenlenmiş vekâletnameler ibraz edildiğinin, bu vekâletnamelerin son zamanlarda küçümsenmeyecek bir miktarının sahte çıktığının ve bu nedenle Devlet zararının ve döviz kaybının önlen­mesi için öngörülen bazı tedbirlerin alınmasında Birliğimizin yardımcı ol­ması istenilmiş ve yapılan inceleme sonunda talep haklı görülerek;

- T.C. Merkez Bankası A.Ş. tarafından verilen kredi mektuplarına ilişkin bir vekâletname düzenlenmesi istenildiğinde, noterlerin ilgiliden pasaportunu istemeleri ve vekâletnameye de pasaportun tarih ve numarası ile sair bilgilerin geçirilmesinin,

- Kredi mektuplarına ilişkin vekâletnamelere kredi mektubu tarih ve numarasının mutlaka yazılması veya bir fotokopisinin eklenmesinin,

- İlgilinin beyanına göre, yurtdışı adresinin vekâletnameye yazıl­masına ve ayrıca ilgilinin bir fotoğrafının da vekâletnameye yapıştırılmasının,

       Her halükarda bu çeşit bir vekâletname hakkında noterlikten; teyid isteyen Merkez Bankası yetkililerine noterlerimizce kolaylık gösterilmesinin ve istenilen cevabın en kısa süre içinde verilmesinin, uygun olacağı düşünülmüştür.

1985/103 3239 Sayılı Vergi Kanunlarında değişiklik yapan Kantin Hk.

 

11 Aralık 1985 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan ve Vergi Kanunla­rında bazı değişiklikler yapan 3239 sayılı Kanunun 18 nci maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 223. maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir:

«Tasdik makamı, bu kanuna göre tasdike getirilen defterleri sosyal güvenlik ile ilgili kuruluşların mevzuatı hükümlerine bağlı kalmaksızın tasdik eder.»

Bu hüküm muvacehesinde kanunun yürürlüğünden itibaren artık def­ter tasdiki isteyen esnaftan Bağ-Kur belgesi istenmemesi gerekeceği düşünülmektedir,

Yine aynı kanunun 99 ncu maddesi ile 210 sayılı Değerli Kâğıtlar Ka­nununun, bağlı tablosu değiştirilmiş olup, buna göre;

1- Noter kâğıtları :

Noter kâğıdı    100.- TL

Beyanname    100.- TL

Protesto, vekaletname,

resen senet    200.- TL.

2- Kira Sözleşme Kâğıtları 200.- TL sına yükseltilmiştir.

Ancak bu hüküm 1 Ocak 1986 tarihinden itibaren yürürlüğe girecektir.

Noterlik harçları ile damga vergisinde şimdilik bir artış olmayıp bu konuda Bakanlar Kuruluna yetki verilmiş bulunmaktadır. Hare ve damga vergisinin arttırıldığı anda keyfiyetin ayrı bir genelge ile sizlere duyurula­cağı tabiidir.

1985/110  Damga Vergisi ve Harç artışları Hk.

 

- Bakanlar Kurulunun 85/10173 sayılı kararında 488 sayılı Dam­ga Vergisi Kanununa bağlı (1) sayılı tablosunda yer alan maktu vergi mik­tarları ile maktu ve nispi vergilerin asgari ve azami  miktarları  ile 85/10177 sayılı Harplar Kanununa ekli (1-9) sayılı tarifelerde yer alanmaktu harçlar miktarları ile maktu ve nispi harçların asgari ve azami mik­tarlarını belirten ve 1.1.1886 tarihinden geçerli olmak üzere tesbit edilen Damga Vergisi ve harçlara ait listeler aşağıda gösterilmiştir.

- Yine Bakanlar Kurulunun 85/10170 sayılı karan ile Taşıt Alım Vergisinin 4,5 ve 6 ncı maddelerinde yer alan (l), (II), (III), (IV) ve (V) sayılı tarifelerdeki vergi miktarlarının da bir kat artırılmasına ilişkin 19.12.1985 tarihli kararının 26 Aralık 1985 tarih ve 18970 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdiğinin bilinmesini rica ederim.

1986/9  Gözaltında bulunan şahısların vekâletname verebilecekleri Hk.

 

Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 27.1.1986 gün ve 2916 sayılı yazısına bağlı olarak alınan, İçişleri Bakanlığı Jandarma Genel Komutanlığının genelgesi aşağıya çıkartılmıştır.

1986/53 İstimlâk  tebliğ işleminden alınacak değerli kâğıt bedeli Hk.

 

           İstimlâk tebliğ işleminden alınacak değerli kâğıt bedeline ilişkin tereddüdümüz üzerine, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden alman 21 Temmuz 1986 gün ve 23448 sayılı yazıda;

«210 sayılı Değerli Kâğıtlar Kanununa ekli «Değerli Kâğıtlar Tablosu» 3239 sayılı Kanunla yeniden düzenlenmiştir. Buna göre anılan tablonun 1 numaralı bendinde, normal noter kâğıdı ile beyannamelerin 100 lira, protesto, vekaletname ve resen senetleri n200 lira değerinde olacağı öngörülmüştür.

Noterlik işleminde adi kâğıt kullanılması halinde, evrakın işlemin gerektirdiği değerli kâğıdın bedeli tutarında damga pulu yapıştırılmak suretiyle değerlendirmeye tabi tutulmasında, aynı yasanın 5. maddesi gereği bulunmaktadır.

Bilindiği üzere, 210 sayılı Değerli Kâğıtlar Kanununun uygulanmasında, değerlendirme ölçüsü «Kâğıt» olup, bir kâğıdın arka yüzüne de yazıl­ması halinde arka sayfalarının ayrıca değerlendirmeye tabi tutulmaması gerekmektedir.

Protesto niteliğini taşımayan kendine özgü olan istimlak tebliğ evrakının beher nüshasının normal kâğıdının gerektirdiği 100 lira tutarında damga pulu ile değerlendirilmesinin yerinde olacağı düşünülmektedir.» ol­duğu bildirilmiştir.

1987/25  Evlat edinme işleminin vekâlet yolu ile yapılabileceği Hk.

 

Birliğimize yapılan bazı başvurular üzerine İçişleri Bakanlığına yazdığımız yazıya cevaben anılan Bakanlık Nüfus ve Vatandaşlık işleri Genel Müdürlüğünden aldığımız 9 Mart 1987 gün ve 621.121.195/11071 sayılı yazıda aynen :

«Evlat edinme işleminin iki taraflı bir akit niteliğinde olması ve mevzuatımızda vekil marifetiyle yapılmasını engelleyici açık bir hüküm bulunmaması sebebi ile bu aktin noterden düzenlenmiş özel bir vekaletname ile yapılmasında hukuki bir engel görülmemektedir.

Ancak, vekâletnamenin evlatlık muamelesi yapılması konusunda veki­lin yetkili olduğunu ve evlat edinenle evlatlığın açık künyelerinin gösterilmiş olması gerekli görülmektedir.>> denilmektedir.

1987/36 Avukatların müvekkilleri adına düzenleyecekleri vekaletnameler Hk.

 

Birliğimize gelen bazı şikayetlerden, <<namlarına aharı tevkile mezun olduğum müvekkillerimi temsile yetkili olmak üzere» veya «müvekkillerimin bana vermiş oldukları vekaletname ile birlikte kullanıldığı takdirde muteber olmak>> kaydı ile bazı vekâletnameler düzenlendiği öğrenilmiştir.

1512 sayılı Noterlik Kanunun 79 ncu maddesinde açıkça hükme bağlandığı üzere, başkası adına vekaleten hareket eden bir avukatın aharı tevkile yetkili olduğunu belirten bir vekaletnameyi notere ibraz etmedikçe, müvekkili adına vekâletname tanzimi ile vekâlet yetkisini bir başkasına devri mümkün bulunmamaktadır.

1987/80 Silah devirleri için verilecek vekaletnameler Hk.

 

Bir noterimizin «ilgili mercilerde kendi adına kayıt ve tescil yaptırması>> ibaresini havi vekaletname ile silah satış ve devrinin mümkün olup olmayacağına dair sorusu üzerine başvurduğumuz İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünden verilen 22.10.1987 gün ve 62159/68-296320 sayılı yazıda :

<<Gerek 6136 sayılı Kanununun 2478 sayılı Kanunla değişik 7. maddesinin son fıkrası ile 9. maddesi ve gerekse bu kanuna dayalı olarak çıkarılan 28.2.1982 tarihli ve 8/4182 karar sayılı yönetmeliğin 22 nci maddesinde sıralanan hükümler, silah taşıma ve bulundurma vesikası verilecek olan şahısların bu haklarını kullanırken ilgili makamca göz önünde tutulması gereken hususları düzenlemektedir.

Bu nedenle silah vesikasını verecek olan makamın vesika alacak olan şahıs hakkında yukarıda belirtilen kanun ve yönetmelik hükümlerine göre gerekli tahkikat yapılmadan noter kanalı ile verilen vekâletnameye istinaden varislerden birine silah vesikası verilmesi mümkün değildir.>> denilmektedir.

1987/82 Bazı taşıt kirası vekaletnameleri Hk.

 

Maliye ve Gümrük Bakanlığından gönderilen 21.10.1987 gün ve TAV 2121348-3-3569/69145 sayılı yazıda :

«1318 sayılı Finansman Kanununun 2346 sayılı Kanunla değişik 1/c maddesi ile (vekâletname ile tasarruf hakkının davranılması) Taşıt Alım Vergisinin konusuna alınmış, 28.12.1982 gün ve 9 seri no.lu Taşıt Alım Vergisi Genel Tebliği ile de hangi tür vekâletnamelerin taşıt alım vergisine tabi tutulmayacağı açıklanmıştır.

Taşıtın vekâletnamede belirtilen kimseye kiralanması şartıyla, vekiline kiralamaya yetki veren vekâletnameler, söz konusu genel tebliğin A/3 üncü bölümü kapsamında olduğundan, bu tür vekâletnamelerin tanzimi sırasında vekil tayin edilenlerden taşıt alım vergisinin aranılmaması gerekmektedir.» denilmektedir.

 

1988/14 Yabancıların gönderdikleri vekâletnameler Hk.

            Nasıl Türkiye'de yapılmış bir noterlik işlemi yurtdışında geçerli ise, yurtdışında yabancı bir devletin noteri tarafından yapılan işlemin, Türkiye'de de geçerli olduğu bilinmektedir. Nitekim 1512 sayılı Kanununun 195 nci maddesi, yabancı bir memlekette usulü uyarınca yapılan bir noterlik işleminin ne şekilde ve hangi şartlar altında Türkiye'de kullanılacağını hükme bağlamıştır. Ayrıca, tasdik mükellefiyeti karşılıklı olarak kaldırılan ülkelerle yapılmış özel anlaşmalar ile bu konuya ilişkin önceki  genelge hükümleri aynen geçerliliğini korumaktadır.

 

            Son zamanlarda bazı tapu idarelerinden Birliğimize yapılan başvurularda yabancı bir ülke noterliğinin düzenlediği vekaletnameye göre yapılan noterlik işlemlerinde yalnızca işlemin yapıldığı makam ile belgenin tarih ve sayısının belirtildiği, işlemin bir örneğinin bulunmaması nedeniyle bazı yanlışlıklar ve hatta sahteciliklerin bilahare ortaya çıktığı bildirilmektedir.

 

            Bu nedenle noterliklerde yabancı bir ülke noterliğinde yapılmış bir vekaletname veya sair bir belgeye dayanılarak işlem yapılması halinde, ülke noterliğine ait belgenin bir fotokopisinin veya aslına uygun olarak çıkarılmış bir örneğinin mutlaka eklenmesinin bu gibi ihtimalleri ortadan kaldıracağı düşünülmektedir.

           

            Gereğinin bilinmesini ve buna göre işlem ifasını rica ederim.

1988/34  Bazı noterlik işlemlerinden alınacak giderler Hk.

 

            Noterlik işlemlerinden alınacak giderlere ilişkin olarak yaptığımız 16 sayılı genelgede bazı hata ve yanlışlıklar olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle aşağıdaki hususların açıklanmasına gerek duyulmuştur.

            1 - Noterlik Ücret Tarifesinin 1 nci maddesinin 2 nci fıkrasındaki «bu ücret bir noterlik işleminde 300.- liradan az olamaz>> hükmünün farklı yorumlanması nedeniyle bazı noterlerimizde bir tereddüt meydana gelmiştir

            Anılan hükmü Birliğe göre farklı yorumlayan bir noterimizin Adalet Bakanlığına başvurması üzerine anılan Bakanlıktan Birliğimize gönderilen 11.4.1988 gün ve 13502 sayılı yazıda;

            «Bakanlığımızca hazırlanıp 30 Mart 1988 de yürürlüğe giren Noterlik Ücret Tarifesinin 1 nci maddesi uyarınca noterler Harçlar Kanunu gereği tahsil

ettikleri harcın % 30'u oranında ücret alırlar; ancak bu ücretin bir işlemde 300.- liradan az olamayacağı öngörülmüştür.

            Buna göre iki örnekli genel vekaletname tanzimi nedeniyle noter, harç yekunü olan (750+300) 1050.- liranın % 30'u olan 315 lira ücret alacaktır. Ekte .gönderilen genelgenize bağlı tablonun 1 numaralı bölümüne göre, hesaplanacak noter ücretinin ise 390.- lira tutacağı anlaşılmaktadır.

            Bir işlem sırasında asıl nüsha için ayrı, suretleri için ayrı olarak noterlik ücretinin

hesap edilmesi tarifesine aykırı düşmektedir.>> denilmektedir.

            Bu nedenle özellikle vekaletname işlemlerinde yapılacak ücret hesabında

bu açıklamaların nazara alınması gerekmektedir.

            2 - Yukarıda sözü geçen genelgenin 3 sayfasında yer alan <<ibraz edilen kağıdın dışarıda yazılıp onaylanmak üzere Noterliğe getirilen>> örnek işlemlerinde karşılaştırma>> ücretleri bir sehiv sonucu noksan hesaplanmıştır.

            Bu sütunda yer alan bir yapraklı örnek işleminde karşılaştırma ücreti 400.- lira, iki yapraklı işlemde 600.- lira, 3 yapraklı işlemde 800.- lira vb. olacaktır

            3 - Yine genelgenin 3 sayfasının en altında yer alan cetvelin (bir yaprak) yazan bölümü altında 128 lira olarak gösterilen KDV. nin 120.lira olması gerekmektedir.

            4 - Genelgenin son sayfasındaki sendika istifalarından 188.- lira noter ücreti alınacağı yazılmış isede, bunun yanlış olduğu sonucuna varılmıştır.

            Çünkü işlemde hem tebliğ ve hemde imza tasdiki sözkonusudur. Tarifenin 8 nci

maddesinin 1 nci fıkrası gereğince bir imza tasdiki için 75.lira, 3 ncü fıkra gereğincede (150X4) 600- lira alınması gerekmekte olup, işlem sendika işlemi olduğu için bu ücretler toplamının yarısı olan 338.liranın noter ücreti olarak tahakkuk ve tahsili gerektiği düşünülmektedir.

 

1988/51 Tapuda işlem yaptırılmasını gerektiren noterlik işlemleri Hk.

 

            Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden gönderilen 18.8. 1988 gün ve 30662 sayılı yazıda :

 

            <<Tapuda işlem yapılmasını gerektiren iş kağıtlar ile diğer işlemlerin fotoğraflarının tel zımba ile tutturulmadan önce yapıştırıcı bir madde ile yapıştırılmaları, fotoğrafların üzerine darphaneden sağlanmış madeni noterlik mührünün okunaklı bir şekilde basılması hususu 16 Temmuz 1979 tarih ve 6-79/20094 sayılı genelge ile tüm noterliklere duyurulmuş idi.

 

            Bu defa, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünden alınan 18 Temmuz 1988 tarih ve 3964 sayılı yazıda, Tapu ve Kadastro Bölge Müdürlüklerinden alınan yazılarda ve yapılan denetimlerde noterler ve konsolosluklar tarafından düzenlenen vekaletnamelerdeki fotoğrafların yapıştırılmayarak sadece tel zımba ile tutturulmak suretiyle eski uygulamaya devam edildiğinden bahisle sahtecilik alaylarına sebebiyet verilmemesi için vekaletnamelerdeki fotoğrafların tel zımba ile tutturulmadan önce yapıştırılması gerektiği hususunun bir kez daha Birliğinize duyurulmasının uygun olacağı belirtilmiştir.

 

            Bu itibarla, tapu dairelerinde yaptırıldığı bildirilen sahtecilikleri büyük ölçüde önleyeceği ve fotoğraflı olan her türlü işlem için de aynı durumun söz konusu olduğu cihetle gerek tapuda işlem yapılmasını gerektiren iş kağıtları ve gerekse diğer işlemlerin fotoğraflarının tel zımba isle tutturulmadan önce yapıştırıcı bir madde ile yapıştırılmaları, fotoğrafların üzerine darphaneden sağlanmış madeni noterlik mührünün. okunaklı bir şekilde basılması hususunun noterliklere duyurulmasını rica ederim.>> denilmektedir,

1988/58  Gümrük Yönetmeliğinde yapılan değişiklik Hk.

 

            28 Temmuz 1988 tarih ve 19882 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 1615 Sayılı Gümrük Kanununun Uygulanmasına Dair Gümrük Yönetmeliğinin Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 4 ncü maddesi aynen aşağıya çıkarılmıştır.

            «Madde 4 - 1615 sayılı Gümrük Kanununun uygulanmasına ilişkin Gümrük Yönetmeliğinin değişik .12/XIV-a maddesinin 6/a fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

            a - Bu fıkra gereğince ithal edilen kara nakil vasıtalarının malül ve sakat olmayanlara gümrük vergileri tahsisi edilmeden satışı, hibesi ve devri mümkün değildir. Araçların intifaının mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair şekillerde akden devri ile tasarruf hakkının vekaletnameye istinaden devredilmesi satış hükmündedir. Noterler ve trafik memurları bu konuda herhangi bir işlem yapmadan önce Bakanlığın (Gümrük Genel Müdürlüğü) iznini aramak zorundadırlar.>>denilmektedir

 

1988/62 Bazı noterlik işlemlerinden alınacak vergiler Hk.

 

            Birliğimize yapılan bir başvuru üzerine Maliye ve Gümrük Bakanlığına yazılan yazımıza cevaben gönderilen Gelirler Genel Müdürlüğü ifadeli 7.9.1988 gün ve HARÇ : 2232314-177/54897 sayılı yazıda :

            <<İlgi yazınızda bir banka ile A,Ş. arasında noterce tasdiki yapılıp ticaret siciline

işlenen 200.000.000 TL, lik ticari işletme rehninin kaldırılarak ticaret siciline yapılan

tescilin silinmesine bankanın muvafakat ettiğini bildiren (muvafakatname) başlıklı yazının

noterdeki tasdik işlemi sırasında, harç ve damga vergisi uygulaması bakımından düzenlemenin bir ibraname mi yoksa vekaletname mi olarak değerlendirileceği hususundaki Bakanlığımız görüşünün bildirilmesi istenilmektedir. ,

            Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanununun 42 nci maddesinin 2 nci fıkrasında menkul ve gayrimenkul mallar hakkında alım, satım, taahhüt ve rehinle ilgili her nevi mukavele, senet ve kağıtlarda değer gösterilmesinin mecburi olduğu hükme bağlanmış, kanuna bağlı (2) sayılı tarifenin I - Diğer veya ağırlık üzerinden alınan nispi harçlar bölümünün birinci fıkrasında da, muayyen bir meblağı ihtiva eden her nevi senet, mukavelename ve kağıtlardan beher imza için binde 0.50 nisbetinde harç alınacağı, bu suretle alınacak harcın 3000 liradan az ve 1.500.000 liradan çok olamayacağı hükme bağlanmıştır.

            Mezkür hüküm doğrultusunda inceleme konusu olan muvafakatname başlıklı

kağıt rehin alacaklısı olan bankayı bağlayıcı biçimde işletme rehninin kaldırılması konusunda rıza beyanını, yani muvafakatını içermesi açısından bir tür ibraname sayılabilirse de taraflar arasındaki hukuki işlemin tam niteliği bilinmeyeceği için kağıdın muvafakatname olarak kabul edilmesi gerekmektedir.

            Ayrıca. yazılı metnin başlığı ve kapsamı kişinin hukuki bir işleme muvafakatını

yani rıza beyanını ifade ettiğine göre, ifade edilenin dışında saklı başkaca bir işlemin ve bu meyanda ibranın varlığından söz edilemez.

            Bu nedenle, sözkonusu kağıdın noterdeki tasdiki işleminden, kağıdın ihtiva ettiği değer üzerinden (2) sayılı tarifenin I/1 pozisyonu gereğince harç alınması gerekmektedir. Öte yandan, muvafakatnameler 488 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yer alan damga vergisine tabi kağıtlar arasında sayılmadığından damga vergisi aranılmaması icab'eder.>> denilmektedir.

 

1988/80  Noterlerce bastırılan matbu vekâletnameler Hk.

            Bazı Noterlerimizce bastırılan matbu vekaletnamelerin içerdikleri yetkiler ile bu yetkilerin başka birisine devri konusunda tereddütler hasıl olduğu Birliğimize yapılan başvurulardan anlaşılmıştır. Bu nedenle matbu olarak bastırılan bazı vekaletnamelerin kullanılması konusunda aşağıdaki hususların açıklanmasında zorunluluk duyulmuştur.

 

            1 ) Bazı matbu avukat vekaletnamelerinin. «Leh ve aleyhime açılmış ve açılacak bilumum dava ve takiplerden...>> şeklinde başladığı ve bundan sonra avukata verilen yetkiler belirlenmektedir. Belirlenen bu yetkilerden sonra yine matbu olarak «...başkalarını vekil edip azletmeye...>> cümlesinin bulunduğu, bundan sonra ise nokta nokta konularak bir boşluk bırakıldığı ve bu boşluğa da müvekkilin vekile vermek istediği özel yetkiler daktilo ile yazılmaktadır.

 

            Bu durumda başkalarını vekil edip azletme yetkisinin sonradan verilen özel yetkilerin belirlenmesinden önce yazılmış olduğu için ileride bazı tereddütlerin çıkabileceği düşünülmüştür. Nitekim Birliğimize intikal eden bazı sorulardan avukatın başkalarını vekil etme cümlesinden sonra gelen yetkileri, yeni vekile devredemeyeceği gibi kanı sahibi olanların bulunduğu anlaşılmaktadır.

 

            Bu itibarla, ileride herhangi bir ihtilafa meydan verilmemesi bakımından bu çeşit matbu vekaletnamelerde «başkalarını vakit etme>i yetkisinin tüm yetkilerin en sonuna yazılması veya daha önce yazılmış ise. bu cümleden sonra verilecek diğer yetkileri de devredebileceği hususunun açık bir şekilde metinde ifade 'edilmesinin uygun ve yerinde olacağı düşünülmektedir.

 

            2) Yine bazı noterlerce bastırılan matbu genel vekaletnamelerin içinde vekil tayin edilen kişiye avukat tutma yetkisinin de verildiği görülmektedir. Verilen bu avukat tutma yetkisinin sınırlarında tereddüt edildiği ve özellikle bu yetkinin dava açma yetkisini kapsayıp kapsamadığı hususunda çeşitli görüşlere rastlanıldığı anlaşılmıştır.

 

            Yapılan incelemeye göre Borçlar Kanununun 388/3 ncü maddesi hükmü karşısında avukat tutma yetkisinin dava açma yetkisini kapsamadığı sonucuna varılmış bulunulmaktadır,

 

1988/85 Değerli Kâğıt bedellerinin arttığı Hk.

 

            20 Aralık 1988 tarih ve 20025 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan De­ğerli Kağıtlar Kanununun 5 numaralı gene) tebliğinde;

            <<210 Sayılı Değerli Kağıtlar Kanununun 1 nci maddesinde, bu kanu­na bağlı tabloda yazılı kağıtlar ve belgeler değerli kağıt sayılır. Bu kanu­nunun kapsamına giren veya diğer kanunlarla kapsama alınacak olan değerli kağıtların basımı, dağıtımı ve bedellerinin tahsili ile ilgili usul ve esasları ve bu kağıtların bedellerini tespite Maliye Bakanlığı yetkilidir.» denilmekte ve daha sonra bu yetkiye dayanılarak noterlikte kullanılan değerli kağıtların yeniden tespit edilen bedelleri liste halinde verilmiş bu­lunmaktadır.

            1.1.989 tarihinden itibaren uygulanması gereken ve Noterlikte kul­lanılan değerli kağıtlara ait liste aynen aşağıya alınmıştır.

 

1989/10 Tapu İdarelerinde işlem yapılacak Noterlik belgelerinin nüfus hüviyet cüzdanına göre düzenlenmeleri gerektiği Hk.

İLGİ : 11.7.1978 gün ve 2364/19 sayılı genelgemiz.

 

Nüfus hüviyet cüzdanındaki bilgileri kapsayan başka belgelerle taşınmaz mal üzerinde tasarrufa yetki veren vekaletname tanzim edilip edilemeyeceği Başbakanlık Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünden sorulmuş idi.

 

Anılan Genel Müdürlükten gönderilen 2 Aralık 1988 gün ve 4-1-113113-6824 sayılı yazıda: «Noterlik Kanununun 88 ncu maddesi gereğince düzenleme şeklinde tanzim edilen vekaletnamelerde, ilgililerin kimlik tespitinin Nüfus Kanunu gereğince nüfus hüviyet cüzdanlarına dayanılarak yapılması gerekmektedir.

 

     Diğer taraftan, Medeni Kanunun 917 nci maddesi gereğince tapu sicillerinin tutulmasından Hazine sorumlu olup, Hazinenin memurlara rücu hakkı bulunmaktadır.

 

     Bu nedenle, tapu idarelerinde işlem yapılmak üzere noterlerce düzenleme şeklinde tanzim olunan vekaletnamelerde, kimlik tespitinin mutlaka ilgilinin nüfus hüviyet cüzdanına dayanılarak yapılmasında zorunluluk görülmektedir.>> denilmektedir.

 

     İlgide tarih ve sayısı gösterilen genelgemizde tamamen bu görüşün aksi yazılmış ise de, yapıdan incelemede anılan Genel Müdürlüğün yine aynı şekilde görüş bildirdiği, ancak genelge yapılırken sehven görülmemektedir yerine görülmektedir denildiği anlaşılmıştır.

 

     Bu itibarla, yukarıda açıklandığı üzere tapuda işlem yapılmak üzere düzenlenecek vekaletnamelerde, kimlik tespitinin mutlaka nüfus hüviyet cüzdanına dayanılarak yapılmasını rica ederim.

1989/31 Taşıt Kira sözleşmeleri Hk.

 

            Taşıt kira sözleşmeleri ile taşıtın dilenen kişiye ve dilenen bedelle kiraya verilmesine ilişkin yetki veren vekaletnamelerin taşıt alım vergisine tabi tutulup tutulmayacağında noterlerimiz tarafından tereddüt edildiği anlaşılmaktadır. Bu tereddüdün iki müessesenin birbirine karıştırılma-sından ileri gelmiş olabileceği gibi 1983/34 sayılı genelgenin fihrist bölümünde yanlış yazılmasından da ileri gelmiş olabileceği  sonucuna varılmıştır. Bu nedenle aşağıdaki hususların kısaca açıklanmasında yarar gö­rülmüştür.

            1983/34 sayılı genelgemizde açıklandığı üzere, belli bir güzergahta yük veya yolcu nakliyatı yapılmak üzere tanzim edilmiş bulunan, kirala-yana taşıt üzerinde herhangi bir tasarruf yetkisi vermeyen ve hukuki bir iktisap olmaması nedeniyle malik değişikliğine de sebebiyet vermeyen KİRA SÖZLEŞMELERİ TAŞIT ALlM VERGİSİNE TABİ BULUNMAMAKTADIR.

            Buna karşılık, 1987/23 sayılı genelgemizde açıklandığı veçhile, kiraIayana tasarruf yetkisi veren ve taşıtını dilediği kimseye dilediği bedelle kiralama yetkisini taşıyan, vekaletnamelerin taşıt alım vergisine tabi tutulması gerekmektedir.

 

1989/33 Geçici ikamet tezkereli kişilerin bazı tasarrufları Hk.

 

            Bir sorumuza cevap olarak gönderilen Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 23.3.1989 gün ve 13354 sayılı yazılarında :

            <<T.C. nüfusuna kayıtlı olmayan ve iki yılda bir yenilenen geçici ikamet tezkeresi ile Türkiye'de oturan kişilerin araç, taşınır ve taşınmaz mallar ile diğer konulardaki alım, satım, bağış vekaletname düzenlemesini istemeleri, keza SSCD' den gelmiş alan Türk vatandaşı kişilerin de gerek SSCB'­ de gerekse diğer ülkelerdeki taşınır veya taşınmaz malları için yakınları lehine vekalet, bağış ve benzer konularda noterde işlem yapılmasını istemeleri halinde, uyulması gereken hususlar konusunda Bakanlığımızdan görüş sorulmaktadır.

A - Geçici ikamet tezkereli kişiler

Geçici ikamet tezkereli kişilere verilen ikamet tezkeresinin ihtiva ettiği bilgileri gösteren İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün Yb. Hd. ilt. D. Başkanlığının 7.2.1989 gün ve Va. 650518/051157 sayılı cevabi yazı örneği ektedir.

            Bu itibarla, bu durumda bulunan kişiler noterde;

            1 ) Menkul malların alım satımı,

            2) Taşıt alım satımı (16.6.1985 gün ve 18786 mükerrer sayılı Resmi Gazete' de yayınlanan Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 55/e Maddesi dikkate alınarak);

            3) Sınırlayıcı kanun hükmü olmayan diğer konularda genel olarak irade beyanlarını gösteren vekalet, bağış ve benzeri işlemleri yaptırabileceklerdir.

            4) Yabancı uyruklular için gayrimenkul mülkü edinme konusunda, kanunlardaki tahdit hükümleri saklı kalmak ve mütekabiliyet şartı aran­mak kaydı ile onların da dahili mevzuatımız ahkamı çerçevesinde taşınmaz malları temellük edebilecekleri       düşünülmüştür.

            B - SSGB' den yurdumuza gelerek vatandaşlığımıza geçmiş kimselerin SSCB'de veya      diğer yabancı ülkelerdeki rnenkul ve gayrimenkulleri için yakınları lehine bağış ve vekalet             gibi irade beyanlarını tevsik mahiyetindeki işlemlerin yapılmasını istemeleri halinde, noterin bu işlemleri yapmasında yasal bir sakınca yoktur. Tabiatıyla bu işlemlerin ilgili yabancı ülkelerde geçerli olup olmayacağı o ülkelerin dahili mevzuatına bağlıdır.>> denilmektedir.

1989/47  Finansal kiralama yolu ile devredilen taşıtlar Hk,

 

            Finansal kiralama yolu ile tasarruf hakkı devredilen taşıtlardan, taşıt alım vergisi alınıp alınmayacağı hususundaki bir tereddüt üzerine konu Maliye ve Gümrük Bakanlığına intikal ettirilmiş idi.

            Anılan Bakanlıktan Birliğimize gönderilen 12.5.1989 gün ve DMG: Y : 2101102-133/38558 sayılı yazıda aynen;

            <Bilindiği üzere, 28.6.1985 gün ve 18795 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunununun 30 uncu maddesinin 1. fıkrasında, finansal kiralama sözleşmesinin her türlü vergi, resim ve harçtan istisna olduğu hükme bağlanmıştır.

            Bu hükme göre, finansal kiralama sözleşmeleri damga vergisinden istisna edilmiştir.

Öte yandan, bu sözleşmelerle ilgili işlemlere mezkur madde ile getirilen harç istisnasının uygulamasında meydana gelebilecek yanlış anlamalara meydan verilmemesi bakımından yayımlanan 13 seri nolu Harçlar Kanunu Genel Tebliğinde, sözü edilen maddede yer alan hükmün, sözleşmenin hüküm ifade edebilmesi için noter, tapu ve gemi sicilinde yapılması gerekli bulunan işlemlere de tatbik edilmesi gerektiği açıklanmıştır,

            Diğer taraftan, 1318 sayılı Finansman Kanununun 2346 sayılı Kanunla değişen 1 nci maddesinde: bu kanunun 4, 5 ve 6 ncı maddelerinde yazılı taşıtların;

            a) Her ne şekilde olursa olsun iktisap edilmesi,

            b) Yurt dışında iktisap edilerek Türkiye'ye ithal edilmesi,

            c) Vekaletname ile tasarruf hakkının devralınması, Taşıt Alım Vergisine tabidir denilmiştir,

            Ayrıca, finansal kiralama sözleşmesi ile yapılan taşıt iktisaplarının taşıt alım vergisinden istisna edileceğine dair herhangi bir hüküm düzenlenmemiştir.

            Bu nedenle, noterde düzenlenmesi mecburi bulunan finansal kiralama sözleşmelerinin damga vergisinden, sözleşme ile ilgili olarak noterde yapılacak işlemlerin harçtan istisna edilmesi, finansal kiralama sözleşmesi gereğince taşıtın tasarruf hakkını devralan kişilerin, TAŞIT ALIM VERGİSİNE TABİ tutulması gerekir.

            Bilgi edinilmesini ve gereğinin buna göre yapılmasını rica ederim.>> denilmektedir.

 

1989/62 Vergi Dairelerine verilen bazı vekaletnameler Hk.

            Özellikle vergi iadeleri için istenilen vekaletnamelere <vekilin azli halinde durumu vergi dairesine bildireceğimi, bildirmeme halinde bundan doğan zararı peşinen kabul ettiğimi ve bu nedenle vergi dairesinden herhangi bir talepte bulunmayacağımı kabul ve taahhüt ederim.>> şeklinde bir ibarenin konulmasının istenildiği anlaşılmakla bu şerhi muhtevi vekaletnamelerden harç ve damga vergisinin ne şekilde alınacağında tereddüt edilerek konu

Adalet ve Maliye ve Gümrük Bakanlıklarına intikâl ettirilmiş idi.

 

            Konu Adalet Bakanlığınca da ilgisi nedeniyle Maliye ve Gümrük Bakanlığına intikal ettirilmiş olup, Maliye ve Gümrük Bakanlığından konuya ilişkin olarak gönderilen 26.6.1989 gün ve HARÇ: 2232314-190/50582 sayılı yazıda:

 

            <<Bilindiği üzere 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı ve 30.12.1988 gün ve 20035 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 88/13600 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile değişik (2) sayılı tarifenin II/1 pozisyonunda (belli meblağı ihtiva etmeyen ve alınacak harç miktarı kanun ve tarifede ayrıca gösterilmemiş olan senet, mukavele ve kağıtlardaki imzaların beherinden 1000.-TL.) harç alınacağı hükme bağlanmış, aynı bölümün 3-a ve b pozisyonlarında da, özel ve genel vekaletnamelerden hangi miktarda harç alınacağı belirtilmiştir.

 

            Söz konusu vekâletname ve bu vekaletname üzerinde yer alan ve diğer gösterilmesi zorunlu kağıtlar meyanın da bulunmayan taahhüt metni, iki ayrı hukuki muameleyi ihtiva etmekle birlikte bu kağıtla, ilgili işlemlerin, 492 sayılı Kanunun 46 ncı maddesindeki (birbirleriyle ilgili işler bir arada bulunursa en yüksek harç alınmasını gerektiren iş üzerinden bir harç alınır) hükmü çerçevesinde, harca tabi tutulması gerekir.

 

            Öte yandan, 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 2 nci maddesinde (vergiye tabi kağıtlar mahiyetinde bulunan ve onların yerini alan mektup ve şerhlerle, bu kağıtların hükümlerinin yenilenmesine; uzatılmasına, değiştirilmesine, devrine veya bozulmasına ilişkin mektup ve şerhler de damga vergisine tabidir)

 

            hükmüne yer verilmiştir.

 

            Vekaletnameler, damga vergisine tabi kağıtlar arasında bulunmamakla birlikte, yazışma konusu vekaletname üzerinde yer alan ve vekalet işleminden ayrı olarak bir taahhüdü tazammum eden şerhin, 488 sayılı Kanuna ekli ve 30.12.1988 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 88/13599 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile değişik (1) sayılı tablonun I/1-b fıkrası gereğince maktu damga vergisine tabi tutulması icap eder.>> denilmektedir.

 

            Bilinmesini ve söz konusu işlemlerde buna göre işlem ifasını rica ederim.

1989/63 Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Hk.

            31.8.1989 gün ve 20268 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan, Adalet Bakanlığı ile Maliye ve Gümrük Bakanlığının 197 sıra no lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde;

 

A - NOTERLER TARAFINDAN DÜZENLENEN VEKALETNAMELERDE YER ALACAK ASGARİ BİLGİLER

 

1 - 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak, 1.8.1989 tarihinden itibaren noterler tarafından düzenlenen vekaletnamelerde bulunulması gereken bilgilerin yanı sıra aşağıda yazılı bilgilere de yer verilmesi zorunluluğu getirilmiştir.

 

            a) Vekaletname verenin adı, soyadı, unvanı, adresi,

            b) Vekaletname verenin varsa gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı bulunduğu vergi dairesi, vergi sicil (hesap) numarası,

            c) Vekaletname verilenin adı, soyadı, unvanı, adresi,

            d) Vekaletname verilenin varsa bağlı bulunduğu vergi dairesi, vergi dairesi sicil (hesap) numarası,

            e) Vekaletname verilen avukat ise, bağlı bulunduğu baro,

 

Noterler bu bilgilerin vekaletnamelerde EKSİKSİZ VE DOĞRU OLARAK BULUNMAMASINDAN SORUMLU OLACAKLARDIR.

 

2 - 1.8.1989 tarihinden önce düzenlenen ve yukarıdaki bilgilerin tamamını kapsayan (tebliğde böyle yazmasına rağmen kapsamayan denilmek istendiği sanılmaktadır.) vekaletnameler ile bu tarihten sonra kamu kurum ve kuruluşlarında, mahkemelerde, icra ve iflas dairelerinde dava ve iş takip edilmesine başlanması halinde eksik olan bilgiler vekaletnamelerin arkasına vekil tarafından yazılmak ve imzalanmak suretiyle tamamlanır.>> denilmektedir.

 

            Tebliğde uygulamanın her ne kadar 1.8.1989 tarihinden itibaren yapılacak belirtilmiş ise de, yayımın gecikmesi nedeniyle uygulamanın 1.9.1989 tarihinde başlayacağı, ilgili Bakanlıkça bildirilmiş bulunmaktadır.

1989/68 Göçmen soydaşIarımızın kimIik belgeleri ve gümrük muafiyetleri Hk.

 

            Bulgaristan'dan göçe zorlanarak yurdumuza gelen soydaşlarımız tarafından getirilen bazı araç ve dayanıklı tüketim maddelerinin satışı ile bunların noterlik işlemi yaptırdıkları sırada kendilerinden nasıl bir kimlik belgesi isteneceği konusunda çıkan tereddütler üzerine Adalet Bakanlığından görüş istenmiş idi.

            Anılan Bakanlıktan 25.7.1989 tarih ve 5-33-1989/30712 sayılı yazıların-da aynen :

«Anılan konuların tetkiki sonunda.

            1) 12 Temmuz.1989 gün ve 20223 sayılı ve 21 Temmuz 1989 gün ve 20228 sayılı Resmi Gazetelerde yayınlanan Başbakanlık Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığının 89/28 ve 89 sayılı ithalat tebliğlerinde göçmen soydaşlarımıza ait nakil vasıtası, mesleki alet, makina vesair eşyalar hakkındaki gümrük uygulamaları düzenlenmiş bulunmaktadır.

            2) Harç ve damga vergisi bakımından,

            a - Soydaşlarımızla ilgili olarak gümrüklerdeki vergi, harç ve. resim muafiyeti yukarda ifade edilen ithalat tebliğlerinde yer almış bulunmaktadır.

            b - 492 sayılı Harçlar Kanununun 88/e madde ve fıkrası gereğince sözü edilen göçmen soydaşlarımıza verilecek ikamet tezkereleri dahi harçtan muaf tutulmuştur.

            c - Ancak noterlikteki işlemler açısından gerek 488 ve gerekse 492 sayılı Kanunlarda aksine hüküm bulunmadığından göçmen soydaşlarımız için damga vergisi ve harç muafiyeti şimdilik söz konusu bulunmamaktadır. .

            3) Noterlikteki işlemler açısından göçmen soydaşılarımızın kimliklerinin tespiti konusunda :

            a - Göçmen soydaşlarımız 16.6.989 tarih ve 3583 sayılı Kanunla getirilen hükme

istinaden haklarında 2510 sayılı İskan Kanunu Ahkamı uygulanacağından, 1512 sayılı Kanununun 89 ncu maddesinde sözü edilen (niteliği bakımından tapuda işlem yapılmasını gerektiren sözleşme ve vekaletnameler) için ibrazı zorunlu hüviyet cüzdanı konusu Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne yazılmış olup sonuç ayrıca Birliğinize iletilecektir.

            b - Diğer noterlik işlemleri açısından 1512 sayılı Kanunun 7213 maddesi ile Noterlik Kanunu Yönetmeliğinin 90 ıncı maddesi dikkate alınarak, pasaport, ehliyetname, fotoğraflı kimlik kartı vesair kimlik belirten belgelerden birinin ibrazı halinde noterlik işleminin yapılabileceği düşünülmüştür.>> denilmektedir.

            Yazıda sözü edilen tebliğlere. bakıldığında, :bu soydaşlarımızın bir adet nakil vasıtası ile beraber getirdikleri mesleki alet, makina vesair eşyanın ithaline müsaade edildiği, bunların gümrük vergisi, resim ve harçlardan muaf olarak ithal edileceğinin hükme bağlandığı tespit edilmiş bulunmaktadır.

 

1989/70 197 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Hk.

            İLGİ : 31.8.1989 gün ve 8718/63 sayılı genelge.

 

            Adalet Bakanlığı ile Maliye ve Gümrük Bakanlığının müştereken yayınladıkları 197 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin noterleri ilgilendiren hükümlerinin ilgide tarih ve sayısı gösterilen genelge ile sizlere duyurulduğu malumunuzdur.

 

            Söz konusu genel tebliğin uygulamada yarattığı zorluk ve tereddütler nedeniyle konuya ilişkin olarak, Birliğimizce anılan Bakanlıklar vezninde yapılan yoğun girişimler olumlu sonuç vermiş ve söz konusu tebliğin yalnızca AVUKATLAR İÇİN DÜZENLENEN VEKALETNAMELERE hasredilmesi sağlanmıştır. Ayrıca ve bu arada tereddüt edilen bazı hususları da açıklayan Maliye ve Gümrük Bakanlığının 8.9.1989 tarih ve VUK-4-2110007-4/ 67229 sayılı yazılarında aynen <<31.8.1989 gün ve 20268 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 197 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği hakkındaki ilgi yazınız incelenmiş ve bu konudaki Bakanlığımız görüşleri aşağıda açıklanmıştır.

 

            1 - 197 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile noterler tarafından düzenlenen vekaletnamelerde bulunması gereken bilgilerin yanı sıra, aşağıda yazılı bilgilere de yer verilmesi zorunluluğu getirilmiştir.

 

            a) Vekaletname verenin adı, soyadı, unvanı, adresi,

            b) Vekaletname verenin varsa gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı bulunduğu

            vergi dairesi, vergi dairesi sicil (hesap) numarası,

            c) Vekaletname verilenin adı, soyadı, unvanı, adresi,

            d) Vekaletname verilenin varsa bağlı bulunduğu vergi dairesi, vergi dairesi sicil    (hesap) numarası,

            e) Vekaletname verilenin avukat ise bağlı bulunduğu baro,

 

            Bakanlığımız bu bilgilerin YALNIZ AVUKATLARA VERİLEN VEKALETNAMELERDE BULUNMASINI YETERLİ GÖRMÜŞTÜR. DİĞER VEKALET NAMELERDE BU BİLGİLERİN BULUNMASI ZORUNLU DEĞİLDİR.

 

            2 - Avukatın notere gelmemesi halinde vekaletnamede, anılan tebliğe göre bulunması zorunlu bilgiler vekaleti verenin beyanına dayanılarak düzenlenecektir.

 

            3 - Bir avukata veya bir müesseseye bağlı olarak, (stajyer avukat dahil) ücretli çalıştığı için vergi dairesi mükellefiyet kaydı olmayan avukatlara vekaletname verildiği takdirde vekalet alan avukatın (stajyer avukatın) adı ve soyadı ile işverenin, adı, soyadı, adresi, bağlı bulunduğu vergi dairesi ve vergi dairesi sicil (hesap) numarası vekaletnameye yazılacaktır. Avukatın bağlı olduğu müessesenin vergi mükellefiyetinin almaması halinde, sadece kurumun adı ve adresi gibi bilgiler yazılacaktır.

 

            4 - Avukatın adı, soyadı adresi ve vergi durumu ile ilgili olarak vekaletname metninde yer verilecek müvekkil beyanının vekaletname muhtevası kapsamında düzenlenmesi halinde bu beyanla ilgili tasdik işleminden ayrıca harç aranılmayacaktır. Ancak, söz konusu beyanın vekaletname işleminden ayrı bir borç taahhüdünü tazammum edecek tarzda düzenlenmesi halinde,harç uygulamasında 492 sayılı Kanununun 46 ncı maddesi hükmü dikkate alınacak, ayrıca söz konusu taahhüt metni sebebiyle 488 sayılı Kanununun 2 nci maddesi ile kanuna ekli 1 sayılı tablonun I-1/6 pozisyonu gereğince maktu damga vergisi tahsil edilecektir.>> denilmektedir.

 

Bilinmesini ve: bundan böyle buna göre işlem ifasını rica ederim.

1989/99  Bazı tespit tutanakları Hk.

 

            Bir örneği yazımızın arkasındaki işlemin noterlere getirilerek onaylama suretiyle yaptırılmak istendiği, bu işlemin bir tespit işlemi niteliğinde olduğundan, (tespit) işleminin noterlerce bu şekilde yapılıp yapılmayacağına ilişkin olarak intikal eden soru Yönetim Kurulumuzda görüşülmüştür.

            Gerçekten sözkonusu işlem Noterlik Kanununda yer alan bir tespit işlemi olup, imza onaylaması şeklinde yapılması mümkün bulunmamaktadır. Bu işlemin 1512 sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan şekil ve şartlar dahilinde yapılması gerekmektedir. Ayrıca bu tespit işlemi bizzat noter tarafından yapılabileceği gibi, tespitin bir ihtisası gerektirmesi halinde bilirkişi de kullanılabileceği tabiidir.

 

1990/1 Oto satışlarında uyulacak esaslar Hk.

Açık oto satışı tâbir Edilen ve yasalara aykırı bulunan bazı işlemlerin noterliklerde yapıldığı yolundaki söylentilerin son zamanlarda daha yaygın bir seviyeye ulaştığı malûmunuzdur. Bu konu camiamızı çok tedirgin etmiş, noterlerimizin büyük çoğunluğunun yakınmalarına neden olmuş, noterlik müessesesini derinden yaralayan bu iddialara son verilmesini temin edecek önlemlerin alınması genel bir istek olarak gündeme gelmiştir.

 

Konuya büyük bir duyarlılıkla yaklaşan Yönetim Kurulumuz, bu konu-da alınmasını uygun bulduğu önlemi Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürcüğüne arz ederek, bu konuda görüş istemiştir.

 

Anılan Genel Müdürlüğün konuya ilişkin 1.12.1989 tarih ve 47685 sayılı yazısında aynen:

 

<<Açık oto satışı tâbir edilen işlemin yapılmasıyla bazı noterlere daha çok rağbet edildiği, ayrıca hazinenin vergi kaybına neden olduğu, noter-lere olan güvenin azaldığı 9.10.1985 gün ve 586/10028 sayılı yazınız ile ilgi (a) daki yazınız muhtevaların.dan anlaşılmaktadır.

 

Yasal olmayan bu davranış, noterlerin genel meşrû menfaatlerine aykırı olduğu gibi, noterlik mesleğinin ahlâk, düzen ve geleneklerini de zedeleyici niteliktedir.

 

Öte yandan bu tür işlemleri yapan noterlere yasal olmasa da iş sahiplerince daha çak rağbet edilmesi 1512 sayılı Noterlik Kanununun rekabet yasağını düzenleyen 50 nci maddesine aykırı bulunmaktadır,

 

Aynı kanunun 166 ncı maddesinin 13 ncü bendinde <<noterlerin genel menfalarını ve mesleğin ahlâk, düzen ve geleneklerini korumak» Birliğimizin görevleri mey anında sayılmış bulunmaktadır.

 

Bu itibarla; Noterlerin genel menfaatlerini korumak, birliği ve düzen sağlamak, rekabeti de önleyerek yapılacak işlemlerin yasalara uygunluğunu temin etmek maksadıyla Birliğimizce ,bastırılarak amblemli ve seri numaralı küçük etiketlerin oto satış işlemleri ile bu satışlarla ilgili vekaletnamelerde kullanılmak üzere tüm noterlere tevzi edilmesi ve bu yönde Birliğiniz Yönetim Kurulunda alınacak kararın noterliklerde uygulanması 1512 sayılı Kanunun 168/12-13 ncü maddesine uygun bulunmuştur» denilmektedir.

 

Bu görüş çerçevesinde Yönetim Kurulumuz aşağıda ayrıntılarını açıkladığımız önlemlerin 1.5.1990 tarihinden itibaren Türkiye’deki tüm noterliklerde uygulanmasına, 14 Aralık 1989 tarihli toplantısında, 1512 sayılı Noterlik Kanunun 166/13 ncü maddesinin kendisine verdiği yetkiye dayanarak karar vermiş bulunmaktadır :

 

1) Noterler, Birliğimizce özel olarak bastırılan yaklaşık 2,5x3 cm, ebadındaki numaralı küçük etiketleri, ya da başka bir deyişle- bandrol kağıtlarını, taşıt alım vergisine tâbi taşıt araçlarının kati veya mülkiyeti muhafaza kaydı ile yapılan satış sözleşmelerinin iş kâğıtlarında alıcının imzasının yanına yapıştırarak üzerini imzanın bir kısmı bandrolün dışına taşacak biçimde satıcıya veya satıcılara imzalatacaklardır. Böylece satıcının imzası hem işlem kâğıdında, hem de işlem kâğıdına taşacak biçimde bandrol üzerinde bulunacaktır.

 

2) Aynı şekilde taşıt alım vergisine tâbi olan araçların satışı için taşıt alım vergisi ödemeksizin yapılan vekâletnamelerde de (alıcının adı belirtilmek suretiyle veya genel olarak verilmiş vekâletnameler) aynı yöntem uygulanacak, yani normal imzanın dışında vekâlet verenin imzası, yapıştırılacak bandrole de aynı yöntemle alınacaktır.

 

3) Her blokta mevcut 54 adet bandrol işlemlere sıra takip olunarak yapıştırılacaktır. İmzaların alınmasından sonra her ne sebeple olursa ol-sun, işlemin tamamlanamaması halinde üzerinde bandrolün yapışık olduğu nüsha üzerine gerekli meşruhat verildikten sonra, özel bir dosyada saklanacaktır.

 

4) Taşıt araçlarının satışı için arabayı satın alacak kişinin adı yazılmak suretiyle yapılan vekâletnamelerde, bu kişinin :adının sonradan yazıldığı intibaını verecek durumlardan kaçınılacak, vekâletnamenin yazımında boş yerler doldurulmak suretiyle matbu evrak kullanılmayacak, tüm vekâlet işlemi baştan sona ve hiç ara verilmeden yazılacak ve özellikle taşıt aracını iktisap edecek kişinin ismi çıkıntı ile yazılmayacaktır.

 

5) Yönetim Kurulumuz Oda yönetimlerine, kendilerine bağlı noterliklerde, bu :konuda her türlü denetim yetkisini vermiştir. Oda Yönetim Kurulları Birliğinizden yeni bir yetki istemeye gerek olmadan, bu yöntemin işlemesini tüm noterlilikler de denetleyeceklerdir. Bu denetlenme sırasında bilhassa bandrollerin sıra numarasını takip eder şekilde kullanı!ıp kullanılmadığına, kullanılmamış bandroller arasında eksik olup olmadığına dikkat edeceklerdir. Ayrıca bu konuda Adalet Bakanlığı Müfettişlerinin de gerekli hassasiyeti gösterecekleri tabiidir.

 

6) Her notere yeteri kadar sayıda bandrol genelge ekinde gönderilmiştir. Bundan böyle bandrollerin bitmesine yaklaşık bir ay kala yeni bandrol isteklerinizi Birliğimize iletmenizi rica etmekteyiz. İstek halinde yeni bandroller noterlere gönderilecektir.

 

7) Hem noter, genelgeye ilişik olarak alacakları ,bandrol numaralarını ihtiva eden ilişik tutanağı da imzalayarak Birliğimize geri göndereceklerdir. Bilginizi ve bu konuda oto kontrol suretiyle Birliğimize ve Odalara yardımcı olunmasını tüm meslektaşlarımdan önemle rica ederim. Saygılarımla.

1990/3 Noterlerce düzenlenen vekaletnameler Hk.

197 sıra no'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği karşısında noterlerce düzenlenen vekâletname örneklerinin Maliye Bakanlığına veya defterdarlığa gönderilip gönderilmeyeceğine ilişkin yazımıza Maliye ve Gümrük Bakanlığından verilen 27.12:1989 gün ve VUK: IV. 211G007/23/97977 sayılı yazıda: <<Bilindiği gibi, 31 Ağustos 1989 gün ve 20268 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 197 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile mahkemelere (yüksek mahkemeler dahil) ve icra ve iflâs dairelerine 1.8.1989 tarihinden itibaren, vekil olarak dava veya icra ve iflâs işlerini yürüten avukatlar hakkında sürekli bilgi verme zorunluluğu getirilmiştir.

 

Yine söz konusu tebliğe göre 1.8.1989 tarihinden itibaren noterler tarafından düzenlenen vekâletnamelerde bulunması gereken bilgilerin yanı sıra; Vekâletname verenin adı, soyadı, unvanı, adresi, Vekâletname verenin varsa, gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı bulunduğu vergi dairesi ile vergi dairesi sicil (hesap) numarası,

.. Vekâletname verilenin adı, soyadı, unvanı, adresi, .. Vekâletname verilenin varsa bağlı bulunduğu vergi dairesi, vergi dairesi sicil (hesap) numarası, .. Vekâletname verilen avukat ise, bağlı bulunduğu baro, İle ilgili bilgilerin de vekâletnamelerde bulunması zorunluluğu getirilmiştir. Anılan tebliğe göre noterler bu bilgilerin vekâletnamelerde eksiksiz ve doğru olarak bulunmasından sorumludurlar. Ancak, söz konusu tebliğe göre noterlerce düzenlenen vekâletnamelerin bir örneğinin Bakanlığımıza gönderilmesi zorunluluğu bulunmamasına rağmen bazı noterlerin vekâletname örneklerini Bakanlığımıza gönderdikleri görülmektedir.

 

Vekâletnamelerde bulunması istenilen bilgiler, mahkemelerin yazı işleri müdürlükleri ile icra ve iflâs işleri müdürlükleri tarafından bilgi formu ile Bakanlığımıza bildirildiğinden, ayrıca NOTERLER TARAFINDAN BİLGİ VERİLMESİ VEYA VEKÂLETNAME ÖRNEKLERİNİN BAKANLIĞIMIZA GÖNDERİLMESİ GEREKMEMEKTEDİR.

 

Bilgi edinilmesini ve Birliğinize bağlı noterlere duyurulmasını rica ede-rim» denilmektedir.

Bilginizi rica ederim. Saygılarımla.

1990/26 Oto satışları ile ilgili 1 ve 24 sayılı genelgeler Hk.

Vergili araç satışları ile ilgili işlemlere bandrol yapıştırılması hususu 19.1.1990 tarih ve 478/1 sayılı genelgemizle öngörülmüş alup, 19.3.1990 tarih ve 3107/24 sayılı genelgemizle de 1.4.1990 tarihinden itibaren olmak üzere bu uygulamanın genişletildiği sizlere duyurulmuş idi.

 

Birliğimize yapılan sözlü ve yazılı başvurulardan, bazı konularda tereddüde düşüldüğü anlaşılmıştır. Bu nedenle aşağıdaki iki hususun açıklanmasına gerek duyulmuştur.

1 - İş makineleri hariç, trafikten plaka alan tüm kara taşıt araçları ile ilgili alan ve son genelgemizde sayılan işlem kâğıtlarında, bandrol uygulaması yapılacaktır.

 

2 - Vekâlet işlemlerinde müvekkilin (Vekaleti veren kişinin), Taşıt Alım Vergisi Beyannamelerinde ise beyannameyi veren alıcının imzalarının alınacağı tabiidir.

Bilginizi ve gereğinin buna göre ifasını rica ederim. Saygılarımla.

1990/34 Noterlerce düzenlenen vekaletnameler Hk.

197 sıra no'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği karşısında noterlerce düzenlenen vekâletname örneklerinin Maliye Bakanlığına veya defterdarlığa gönderilip gönderilmeyeceğine ilişkin yazımıza Maliye ve Gümrük Bakanlığından verilen 27.12:1989 gün ve VUK: IV. 211G007/23/97977 sayılı yazıda: <<Bilindiği gibi, 31 Ağustos 1989 gün ve 20268 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 197 sıra no. lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile mahkemelere (yüksek mahkemeler dahil) ve icra ve iflâs dairelerine 1.8.1989 tarihinden itibaren, vekil olarak dava veya icra ve iflâs işlerini yürüten avukatlar hakkında sürekli bilgi verme zorunluluğu getirilmiştir.

 

Yine söz konusu tebliğe göre 1.8.1989 tarihinden itibaren noterler tarafından düzenlenen vekâletnamelerde bulunması gereken bilgilerin yanı sıra; Vekâletname verenin adı, soyadı, unvanı, adresi, Vekâletname verenin varsa, gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı bulunduğu vergi dairesi ile vergi dairesi sicil (hesap) numarası,

.. Vekâletname verilenin adı, soyadı, unvanı, adresi, .. Vekâletname verilenin varsa bağlı bulunduğu vergi dairesi, vergi dairesi sicil (hesap) numarası, .. Vekâletname verilen avukat ise, bağlı bulunduğu baro, İle ilgili bilgilerin de vekâletnamelerde bulunması zorunluluğu getirilmiştir. Anılan tebliğe göre noterler bu bilgilerin vekâletnamelerde eksiksiz ve doğru olarak bulunmasından sorumludurlar. Ancak, söz konusu tebliğe göre noterlerce düzenlenen vekâletnamelerin bir örneğinin Bakanlığımıza gönderilmesi zorunluluğu bulunmaması-na rağmen bazı noterlerin vekâletname örneklerini Bakanlığımıza gönderdikleri görülmektedir.

 

Vekâletnamelerde bulunması istenilen bilgiler, mahkemelerin yazı işleri müdürlükleri ile icra ve iflâs işleri müdürlükleri tarafından bilgi formu ile Bakanlığımıza bildirildiğinden, ayrıca NOTERLER TARAFINDAN BİLGİ VERİLMESİ VEYA VEKÂLETNAME ÖRNEKLERİNİN BAKANLIĞIMIZA GÖNDERİLMESİ GEREKMEMEKTEDİR.

 

Bilgi edinilmesini ve Birliğinize bağlı noterlere duyurulmasını rica ede-rim» denilmektedir.

Bilginizi rica ederim. Saygılarımla.                                                              

1990/34 Ortak büro halinde çalışan avukat vekâletleri Hk.

Bir sorumuza cevaben Maliye ve Gümrük Bakanlığından gönderilen 4.4.1990 tarih ve VUK-IV-2110013-4/33700 sayılı yazılarında :

 

«İlgi yazınızla ortak büro halinde çalışan birden fazla avukata tek bir vergi hesap numarası verilip verilmeyeceği veya biri diğeri nezdinde çalışan avukatlar için vergi hesap numarası bakımından ne gibi bir uygulama yapılacağı konularında bilgi istenilmektedir. Konu hakkındaki görüşlerimiz aşağıda açıklanmıştır.

 

Ortak büro halinde çalışan birden fazla avukata tek bir sicil numarası verilmesi mümkün olmadığından, adi ortaklık şeklindeki bu tür faaliyetlerde her ortak için vergi dairesinde ayrı ayrı mükellefiyet tesisi ve hesap numarası alınması zorunludur.

 

Ancak, biri diğeri nezdinde ücretli olarak çalışanlardan ücretli ,konumundaki avukatlar, Gelir Vergisi Kanununun 94. maddesi hükmü uyarınca stopaj yoluyla vergilendirildiğinden, aynı kanunun 86. maddesindeki koşulların bulunması Şartıyla, bu durumdaki avukatların beyanname vermeleri ve mükellefiyet tesis ettirmeleri söz konusu değildir.

 

Noterlerce avukat vekâletnamelerinin düzenlenmesinde ise, 197 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ve 22.11.1989 gün ve 2110007-17/ 86358 sayılı yazımız ekinde gönderilen 1989/16 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu İç Genelgesinde belirtilen esaslara uyulacaktır. Buna göre, bir avukata veya bir işverene bağlı olarak çalıştığı için Vergi Dairesi mükellefiyet kaydı olmayan avukatlara (stajyer avukatlar dahil) vekâletname verildiği takdirde, vekâlet alan avukatın (veya stajyer avukatın) adı ve soyadı ile birlikte, bağlı olarak çalıştığı avukatın veya işverenin adı, soyadı (unvanı), bağlı bulunduğu vergi dairesi ve sicil numarası da vekalet-nameye yazılacaktır> denilmektedir.

Bilginizi ve buna göre işlem ifasını rica ederim, Saygılarımla.

1990/44 Telefon devrine ilişkin vekâletnameler Hk.

İlgi : 7.7.1980 gün ve 17 sayılı genelgemiz.

Telefon devrine ilişkin vekâletnamelere fotoğraf yapıştırılması hususuna dair ilgideki genelgenin yapıldığı malûmdur. Bu defa PTT İşletme Genel Müdürlüğünden gönderilen

18 Mayıs 1990 tarih ve 8452 sayılı yazıda :

 

<<Mevzuatımız gereğince abonman sözleşmesini abone adına yapacaklardan öze! vekâletname istenilmesi, ancak. abone adına genel vekâletname’ye haiz belge ibraz eden abone vekillerinin, Vekâletnamelerinin kabul edilmemesi nedeni ile meydana gelen sürtüşme ve işlemlerin aksaması sonucunda konu Borçlar Kanununun vekâlet akdi ile ilgili hukuki düzenlemeyi ihtiva eden maddeleri doğrultusunda yeniden ele alınmıştır.

 

Bu nedenle özel vekâletname yanında resmi veya hususi dairelerde her türlü işlemi ifaya veya resmi ve hususî dairelerdeki işleri takip ve intaca yetki veren ibarelerini ihtiva eden GENEL VEKALETNAMELERE müsteniden de vekâlet veren adına telefon abonman sözleşmeleri ile ilgili devir, tesis, nakil gibi işlemlerin de yapılabileceği hususu açıklık kazanmıştır.

 

Yukarıda açıklanan durum karşısında devir, tesis, nakil ve her türlü abonman işlemlerinin genel vekâletnamelerle de yapılabildiği ve bu tür vekâletnamelerde de resim şartı aranmadığı hususları beraberce değerlendirildiğinde, bu tür işlemlerde RESİM YAPIŞTIRMA ŞARTININ ARANMASINA GEREK BULUNMAMAKTADIR» denilmektedir.

 

Bilinmesini ve telefon devir ve abonman vekâletnamelerinde buna göre işlem  ifasını rica ederim.

Saygılarımla.

1990/53 Belirli süreli vekâletnameler Hk.

Bazı noterlerden aldığımız yazılarda, özellikle motorlu taşıt araçları için satış yetkisi veren belirli süreli vekâletnamelerin geçerlilik tarihleri-de tereddütler uyandığı ve bu arada bazı tarihler üzerinde oynamalara tesadüf edildiği bildirilmiştir.

 

Konu Yönetim Kurulumuzca görüşülmüş ve yukarıdaki tereddüt ve şüphelerin önlenmesi için ilgilinin iradesinin kesin olarak tespiti ile yazılan tarihin (mesai saati sonuna kadar) denmek suretiyle tarihteki tereddüdün önlenmesi vd keza tarihin hem rakamla ve hem de yazı ile yazılması suretiyle muhtemel sahteciliklerin önlenmesinin mümkün ve yerinde olacağı sonucuna varılmıştır.

Bilginizi ve buna göre işlem ifasını rica ederim. Saygılarımla.

1990/63 Bulgaristan'dan gelen soydaş­larımızın verdiği bazı taah­hütnameler Hk.

 

           Bir sorumuza karşılık olarak Maliye ve Gümrük 8akanlığından verilen 10.9.1990 tarih ve TAV: 2121348/.3.3569/077539 sayılı yazıda:

           «1318 sayılı Finansman Kanununun 2346 sayılı Kanunla değişik 1 ncı maddesinde;

Bu kanunun 4, 5 ve 6 ncı maddelerinde yazılı taşıtların,

           a) Her ne şekilde olursa olsun iktisap edilmesi,

           b) Yurtdışında iktisap edilerek Türkiye'ye ithal edilmesi,

           c) Vekaletname ile tasarruf hakkının devralınması, taşıt alım ver­gisine tabiidir, denilmiştir.

           Buna nöre, Bulgaristan'dan göçmen olarak gelen soydaşlarımıza ait yabancı menşeli olan ve Türkiye'ye ithalinin yapılabilmesi için ilgililerden istenen bir örneği yazınız ekinde gönderilen feragatname / taahhütnamenin taşıta ait ithal işlemleri gerçekleştirilip taşıtın Türkiye'ye ithal edilme­sinden sonra düzenlenmesi halinde taşıt alım vergisine tabi tutulması, aksi halde yani taşıta ait ithal işlemleri gerçekleşmeden önce düzenlen­mesi halinde ise taşıt alım vergisine tabi tutulmaması gerekir.» denilmek­tedir.( Taşıt alım vergisi kaldırılmıştır)

 

1990/78 Tapuda işlem yaptınlmasını gerektiren noterlik kağıtlarına yapıştınlacak fotoğraflar Hk.

 

Özellikle tapuda işlem yapılmasını gerektiren noterlik işlemlerine yapıştırılacak fotoğrafların tel zımba ile tutturulmadan önce yapıştırıcı bir madde ile yapıştırılmaları ve fotoğrafların üzerine Darphaneden sağlanmış noterlik mührünün okunaklı bir şekilde basılması hususu 16 Temmuz 1979 tarih ve 20094/6, ayrıca 23.8.1988 tarih ve 8229/51 sayılı genelgelerle sizlere duyurulmuş idi.

 

Bu defa Adalet Bakanlığı Hukuk işleri Genel Müdürlüğünden gönderilen 14.11.1990 tarih ve 47603 sayılı yazıda tapuda işlem yapılmasını gerektiren vekâletnamelerde rastlanan sahtecilik olaylarını önlemek maksadıyla yapılan toplantılarda alınan kararlar açıklandıktan sonra özetle :

 

«.... aynı toplantıda alınan karar gereği vekâletnamelere fotoğrafların telle raptedilme yerine mutlaka yapıştırılması hususunun tüm noterlere bir kez daha duyurulmasının» istendiği anlaşılmıştır.

 

Bilginizi ve bu konuda sözü edilen genelge hükümlerine mutlaka uyulmasını önemle rica ederim.

Saygılarımla.

1991/8 Yabancı uyruklularla ilgili gayrimenkul satış vaadi lemleri Hk.

 

           Yabancı uyruklu kişilerin Türkiye'de gayrimenkul alımları ile ilgili ve­kalet veya satış vaadi sözleşmesi düzenlenmesini istemeleri halinde ya­sal bir engel olup olmadığı yolundaki sorumuza Adalet Bakanlığı Hukuk işleri Genel Müdürlüğünden verilen 1.2.1991 tarih ve 05695 sayılı yazıda, yabancı uyruklu kişilerin Türkiye'deki gayrimenkul  alımları ile ilgili vekaletname düzenlenmesi veya satış vaadi sözleşmesi yapılmasının isten­mesi halinde noterin 1062 sayılı Kanun ile benzer mevzuat hükümleri ba­kımından ilgilinin uyruğunu ve sonuç olarak o gayrimenkulü temellük et­mesine engel yönü olup olmadığını araştırmak zorunda olup olmayacağı hususunda Bakanlığımız görüşü sorulmakla konu incelendi.

           1) Yabancı uyrukluların gayrimenkul alımı ile ilgili olarak düzenlen­mesini istedikleri vekaletnamelerin noterlikçe bir araştırma yapılmadan yerine getirilmesinde sakınca bulunmamaktadır.

           2) Tapulu gayrimenkullerin bir başkasına devrinin ancak tapu ida­resindeki resmi işlemle mümkün olacağı bilinmektedir. Bu nedenle ilk bakışta yabancı uyruklu kimselerin taraf olduğu satış vaadi senetlerinin esaslı bir işlem olmadığı düşünülebilir. Ne var ki, satış vaadi senetlerinin tapu kütüğüne tescili keyfiyeti söz­konusudur. Öte yandan tasarruf yasa ile kısıtlı bir yabancı uyruklunun bu tür bir satış senedinden dolayı açacağı davanın hazine huzuru olmak­sızın görülmesi halinde, verilecek kararın infazında sorunlar çıkmakta ve idarenin haklı tereddütlerine neden olunmaktadır.

           Ayrıca yasa gereği tapuda devri yapılamayacak bir satış vaadi söz­leşmesinin noterde düzenlenmesinin de bir anlamı kalmamaktadır, Bu itibarla:

           a) Yabancı uyruklu kişilerle ilgili olarak ,bir gayrimenkul satış vaadi senedi düzenlenmesinin istenmesi halinde noterin, birçok mevzuat hük­münü araştırması ve gayrimenkulün bulunduğu bölge ve niteliğini belirlemesi, sonucuna göre işlem yapması noterlik görev ve sınırını aşacağın­dan bu yola başvurulmasına gerek bulunmadığı,

           b) Ancak noterin ilgilinin uyruğu ile gayrimenkulün tapu tarih ve sayısını (veya ada, pafta, parsel numaralarını) belirterek bu konuda ta­sarrufun yasal olarak takyidinin bulunup bulunmadığını mahalli tapu si­cil müdürlüğünden bir yazı ile sorması, bir takyit yoksa satış vaadi işle­mini yapmasının yerinde olacağı düşünülmektedir.» denilmektedir.

 

 

1991/28 Küçüğe atanan vekilin yetkislerinin küçüğün reşit olmasıyla sona ermiyeceği Hk.

 

Bir sorumuz üzerine Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden gönderilen 12.3.1991 gün ve 12222 sayılı yazıda:

 

<<Velayet altında iken küçüğe atanan vekilin, küçüğün reşit olması halinde vekaletin devam edip etmeyeceği hususunda Bakanlığımız görüşü sorulmaktadır.

 

Bilindiği üzere küçüğe, velisi tarafından atanan vekil, veliyi değil küçüğü temsil etmektedir. Başka bir deyişle o, küçüğün vekilidir. Vekalet akdinin nasıl sona ereceği ise 818 sayılı Borçlar Kanununun 396 ve 397 nci maddelerinde gösterilmiş olup, bunlar arasında küçüğün reşit olması hali yer almamaktadır.

 

Diğer yandan kanuni temsilcinin ölümü dahi önceden küçüğe vs mahcura atanan vekilin vekalet akdini kendiliğinden sona erdirmez. Yargıtayın yerleşmiş içtihatları da bu yöndedir.

 

Bu itibarla, velisi tarafından küçüğe atanmış bulunan vekilin vekaleti, küçüğün reşit olmasıyla sona ermez. >>denilmektedir.

Bilginizi ve buna göre işlem ifasını rica ederim. Saygılarımla.

1991/48 Bazı vekaletnamelerin noterlerce düzenlenmesi Hk.

 

Birliğimize intikal eden bazı başvurular üzerine Adalet Bakanlığından gönderilen 11.6.1991 tarih ve 28624 sayılı yazıda:

 

«Eczacıların, eczanenin mülkiyet, işletme, kârına iştirak ve benzeri konularda eczacılık mesleğini icraya yetkili olmayan kimselerle eczane açıp işletme yönünde bir sözleşme yapılamayacağına ilişkin olarak Danıştay Genel Kurulunun 25.6.1958 tarih ve 58/1712/178 sayılı kararı ile bu karara atıf yapan 5.12.1958 gün ve 19/17682 sayılı Bakanlığımız genelgesinden de söz edilerek yukarıda izah edilen konuda sözleşme yapılmasa bile bu sözleşmeyi yapmak üzere bir başkasına vekaletname verme isteği ile noterliğe başvurulması halinde bu vekaletnamenin düzenlenmesinin aynı genelge çerçevesinde mütalaa edilip edilemeyeceği, sonuç olarak böyle bir vekaletname düzenlenmesinde bir sakınca bulunup bulunmadığı konusunda Diyarbakır 2. Noterliğinin bir yazısına atfen ilgi yazınızda Bakanlığımız görüşü sorulmaktadır.

 

Danıştay Genel Kurulunun yukarıda sözü edilen 26.6.1958 tarihli kararı ile bu kararın genelde dayandığı 25.1.1956 tarih ve 6643 sayılı Kanunun 20/a madde ve fıkrası hükmü halen geçerli bulunmaktadır. Bu nedenle de konuyla ilgili 5.12.1358 günlü genelgemiz doğrultusunda işlem yapılması gerekmektedir.

 

Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere esasına ilişkin sözleşmenin yapılamayacağı bir konuda, bir kişiye yetkiler tanıyan vekaletname düzenlenmesi de hukuki bir sonuç ve yarar sağlamayacaktır.

 

Bu itibarla, hukuki bir sonuca götürmeyecek ve ilgililere yarar sağlamayacak olan vekaletname düzenleme işleminin sırf iş yapmış olmak için ifasına gerek bulunmadığı düşünülmektedir.>> denilmektedir.

Bilginizi ve gereğini rica ederim. Saygılarımla.

1991/56 Oto satış vekaletnameleri Hk.

 

Bilindiği üzere 19.1.1990 tarih ve 1 sayılı genelgemizle, oto satışlarında uygulanacak yeni esaslar düzenlenerek tüm noterlere duyurulmuş bulunmaktadır. Bu genelgemizin (4) nolu bendinde aynen «taşıt araçlarının satışı için arabayı satın alacak kişinin adı yazılmak suretiyle yapılan vekaletnamelerde bu kişinin adının sonradan yazıldığı intibaını verecek durumlardan kaçınılarak, vekaletnamenin yazımında boş yerler doldurulmak suretiyle MATBU EVRAK KULLANILMAYACAK, tüm vekalet işlemi BAŞTAN SONA ve hiç ara verilmeden yazılacak ve özellikle taşıt aracını iktisap eden kişinin ismi çıkıntı ile yazılmayacaktır.>>  denilmektedir,

 

Son zamanlarda Birliğimize intikal eden şikayetlerden bazı noterlerimizin bu kurala uymadıkları anlaşılmaktadır.

 

Konu Yönetim Kurulumuzda görüşülmüş olup, söz konusu genelgenin tamamına ve özellikle bu maddesine uyulması konusunda daha dikkatli davranılması gerektiğinin bir kere daha noterlerimize duyurulmasına kârar verilmiştir.

Bilginizi rlca ederim. Saygılarımla..

1991/61 2510  sayılı Kanun Muafiyeti Hk

Bir sorumuz üzerine Maliye ve Gümrük Bakanlığından gönderilen 6.8.1991 tarih ve HARÇ: 2232311-135/054897 s~yılı yazıda:

«...... harçlar Kanununun 123 ncü maddesinde, harçtan muaf tutulan kişilerle, istisna edilen işlemlerden harç alınmayacağı hükme bağlanmış, 2510 sayılı İskân Kanununun 36 ncı maddesinin (B) fıkrasında da (muhacir ve mültecilerle bir yerde yurtlandırılan göçebeler ve bir mıntıkadan diğer bir mıntıkaya hükümetçe naklolunanların bu kanun hükmü dairesinde yapılacak iskan yardımı, gümrük ve vergi muafiyeti, tabiiyet, nüfusa ve tapuya tescil vs nakil muameleleri dolayısıyla gerek kendileri tarafından verilecek, gerek alakadar dairelerce tanzim olunacak her türlü evrak ve bu hususta verecekleri arzuhalleri damga resmi ile sair bilumum resim ve harçlardan muaftır.) hükmüne yer verilmiştir, Aynı kanunun 37 nci maddesinin 1/C fıkrasında da muhacir ve mültecilerle hükümetçe bu kanun hükümlerine göre yerleştirilenlerin, noterlerce yapılacak borçlanma senetlerinin pula, harca ve ücrete tabi olmadığını hükme bağlanmıştır.

 

Diğer taraftan 488 sayılı Damga Vergisine bağlı 2 sayılı tablonun III - İşçiler, çiftçiler ve göçmenlerle ilgili kağıtlar bölümünün 8 nci fıkrasında, göçmen ve mültecilerle bir yerde yurtlandırılan göçebeler ve bir bölgeden diğer bölgeye hükümetçe naklolunanlara yapılacak iskan yardımı ve gümrük ve tabiiyet, nüfus, tapu ve nakil işlemleri ile ilgili her türlü kağıtların damga vergisinden istisna edileceği hükme bağlanmıştır.

 

Yukarıda belirtilen hükümler gereğince, yazınız ekinde yer alan ve 2510 sayılı İskan Kanunu hükümleri gereğince düzenlendiği anlaşılan taahhütname ve vekaletname başlıklı kağıdın damga vergisinden ve bu kağıtlarla ilgili olarak noterde yapılacak işlemlerinde harçtan istisna edilmesi gerekir.» denilmektedir.

 

Söz konusu işlem örneği yazımız altına çıkarılmıştır. Bilginize rica ederim.

1991/65 Süreli vekaletnameler Hk.

İLGİ: 27.7.1990 Tarih ve 7582/53 sayılı genelgemiz,

 

Süreli vekaletnameler konusunda dikkat edilmesi gereken hususlar ilgide tarih ve sayısı gösterilen genelgemizle duyurulmuş bulunmaktadır.

 

Bu defa yapılan başvurular Yönetim Kurulumuzda görüşülmüş olup, herhangi bir yanlışlık veya hataya sebebiyet verilmemesi bakımından vekaletin süreli olduğunun işlemin en başına ve derhal dikkati çekebilecek bir şekilde yazılmasının yerinde olacağı düşünülmüştür.

 

Bilinmesini ve içine yazılsa dahi vekaletname başlığının hemen altına bu vekaletin süreli olduğunun işaret olunmasını rica ederim. Saygılarımla.

1991/70 Vekaleten şirket kuruluşları Hk.

Bir sorumuz üzerine Sanayi ve Ticaret 8akanlığı İç ticaret Genel Müdürlüğünden alınan 30.9.1991 tarih ve 10 (014.0) 31871 sayılı yazıda: «İlgide kayıtlı yazınızda, bir limitet şirket kurmak üzere iki kişi şirkete ortak olmayan bir kişiyi vekil olarak tayin etmeleri ve anonim şirket kurulması anında bir kişinin birkaç kişiyi veya tüm kurucuları vekaleten temsil etmesi anında hukuken bir engel bulunmamasına rağmen özellik arz eden şirket kuruluşlarında karşılıklı iradelerin aynı anda birleşmesi olasılığını ortadan kaldırması itibariyle bu durumlarda ne şekilde işlem yapılacağı hususunda Bakanlığımız mütâlaası sorulmaktadır.

 

Konuya ilişkin olarak yapılan değerlendirme sonucunda:

 

a - İbraz edilen vekaletnamelerde şirket kuruluş işlemleri için sarih olarak yetki verilmiş olması halinde müvekkilin, bu yoldaki iradesini vekili eliyle beyan ettiğini kabul zorunluluğu bulunduğu.

 

b - Kurucu ortakların aynı kişiyi değişik tarihlerde vekil tayin etmiş olmalarının ise (iradelerin aynı anda) birleşmesi açısından bir sakınca teşkil etmediği, vekilin beyanının bütün ortakların iradelerini temsil etmesi halinde bu durumun karşılıklı iradelerin aynı anda birleşmesi olarak kabul etmenin uygun olacağı,

 

c - Diğer taraftan, aynı kişiyi teşkil eden ortaklardan menfaatlerinin zıt olduğu gerekçesiyle hakkının ihlal edildiğini iddia edenlerce çıkarılabilecek sorunların ise vekil ile müvekkil arasında yargı yoluyla çözülebileceği cihetle, noterler açısından bu hususun değerlendirilmesine gerek bulunmadığı görüşlerine varılmıştır. >> denilmektedir.

Bilginizi ve benzer işlemlerde bu görüş çerçevesinde hareket olunmasını önemle rica ederim.

1991/72  Eski nüfus cüzdanları Hk.

 

           Bir sorumuza cevaben Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünden gön­derilen 24 Ekim 1991 tarih ve 1001-167/51-4217 sayılı yazıda:

           «Bilindiği üzere sahteciliğin önlenmesi ve Medeni Kanunun 917 nci maddesinde belirtilen hazinenin sorumluluğu açısından akit ve tescille ilgili tapu işlemlerinde âkit tarafların vekaletle temsil olundukları haller­de 1512 sayılı Noterlik Kanununun 89 ncu maddesi uyarınca Noterlerce düzenleme şeklinde tanzim olunan vekaletnamelerde yer alan kimlik tes­piti 1587 Sayılı Yasanın 7 rici maddesince venllen nüfus cüzdanlarına da­yanılarak yapılmaktadır.

           Bu nedenle yalnız askerlik için geçerlidir ibraesi konulmuş olan eski hüviyet ,cüzdanları, askerlik işlemleri için geçerli olup, tapuda işlem ya­pılmasını gerektiren noterlik işlemleri için nüfus cüzdanının aslı istenil­melidir.» denilmektedir.

1991/79  Değerli Kağıtlar, Noter Harçları ve Damga Vergisi Miktarlarında artış olduğu Hk.

 

           24 Aralık 1991 tarih ve, 2100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 8 seri nolu Değerli Kağıtlar Kanunu, 18 seri nolu Harçlar Kanunu ve 22 se­ri nolu Damga Vergisi Genel Tebliğleri ile değerli kağıt, nter harçları ve damga vergilerinde artış yapılmıştır.

           Bu artışlar 1.1.1992 tarihinden itibaren geçerli bulunmaktadır. Sözkonusu genel tebliğ metinleri aynen yazımız ekinde bilgilerlnize sunulmaktadır.

 

1991/86 Ortak Avukatlık Büroları Hk.

Bir yazımız üzerine Maliye ve Gümrük Bakanlığından gönderilen 5.12.1991 tarih ve VUK-IV-211007-4/038745 sayılı yazıda: <... Ortak olarak faaliyet gösteren avukatların, vekil tayin edildikleri dava vekaletnamelerinde şahsi sicil numarası yerine ortaklık sicil numarasını kullandıkları belirtilerek bu uygulamanın mümkün olup olmadığı hususunda bilgi istenilmektedir.

 

Konu hakkındaki görüşümüz aşağıda açıklanmıştır.

 

Ortak büro halinde çalışan birden fazla avukata tek bir sicil numarası verilmesi mümkün olmadığından, bu tür faaliyetlerde ortakların her birinin vergi dairesinde ayrı ayrı, mükellefiyet tesisi ve hesap numarası alması zorunludur.

 

Öte yandan 197 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin A bendinin d fıkrası uyarınca noterler tarafından düzenlenen avukat vekaletnamelerine vekaletname verilenin varsa bağlı olduğu vergi dairesi sicil (hesap) numarasının yazılması zorunluluğu getirilmiştir.

 

Bu nedenle, Noterler tarafından düzenlenecek avukat vekaletnamelerine vekaletname verilen avukatın vergi dairesi sicil (hesap) numarasının yazılması gerekmektedir. Ortağı bulunduğu avukat bürosunun sicil numarasının yazılmaması gerekmektedir.» denilmektedir.

 

Bilginizi ve buna göre işlem ifasını rica ederim. Saygılarımla.

 

 

1992/3 Noterlik işlem formülleri ile bazı noterlerin bu konudaki tutumlaRI  Hk.

Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden gönderilen 13.1.1992 gün ve 02124 sayılı yazıda:

 

"1512 sayılı Noterlik Kanununun 200. maddesinin ilk fıkrası, noterlik işlem formüllerinin Noter odaları ile Maliye ve Gümrük Bakanlığının mütalaası alınarak Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulunca hazırlanacağını ve Adalet Bakanlığınca onaylandıktan sonra bütün noterliklere dağıtılacağını, aynı maddenin ikinci fıkrası da, birinci fıkraya göre hazırlanan formüllerin tasdik tarihinden itibaren 4 yıl süre ile geçerli olup, bu sürenin sonunda aynı süre ile yürürlükte kalması veya değiştirilmesinin Birlik Kongresince kararlaştırılacağını öngörmektedir.

 

Noterlik Kanununun bu hükmü uyarınca, son olarak Birliğimizce hazırlanarak Genel Müdürlüğümüz temsilcileri üye yapılan görüşmeler sonunda son şeklini alan noterlik işlem formülleri, 5 Temmuz 1989 tarihinde bu tarihten itibaren 4 yıl süre ile geçerli olmak üzere Bakanlığımızca onaylanmış ve onaylanan işlem formülleri Birliğinizce kitap halinde bastırılarak tüm noterliklere ve yurtdışında noterlik görevini yapan konsolosluklara dağıtılmıştı. Halen bu Noterlik İşlem Formülleri) kitabı tüm noterlik işlemleri bakımından geçerli bulunmaktadır.

 

Ne var ki, bir süredir noterliklerde yapılan işlemlerin içerik bakımından çok yoğun olup, sayfaları buldukları ve bu içerikte yer alan pek çok kelimenin ise anlaşılmalarının mümkün olmadığı, böylece de içeriğin çok uzun olmasının iş sahipleri bakımından fazla ödemeyi mucip olduğu ve kullanılan bugün terk edilmiş kelimeler yüzünden vatandaşların mahiyetini anlayamadıkları bir metnin altına imza atmak durumunda kaldıkları yolunda şikayetler ve duyumlar alınmaktadır.

 

Yukarıda açıklanan durumdan, birçok noterlikte, halen yürürlükte bulunan Noterlik İşlem Formüllerinin kullanılmadığı, bunun yerine daha önceki ve eski işlem formüllerinin kullandıkları anlaşılmaktadır.

 

Bu nedenlerle, uygulamada mevcut yakınmaların ve buna dayalı sıkıntıların giderilebilmesi bakımından;

1-Noterlik işlemlerinde (Noterlik İşlem Formülleri) kitabında yer alan işlem formüllerinin uygulanmaları ile daha eski ve yürürlükte olmayan işlem formüllerinin uygulamadan kaldırılmasının bütün noterliklere duyurulmasını ve sonucundan bilgi verilmesini,

2-         a) İçerikleri itibariyle daha öz ve bu suretle daha kısa

b) Bu içeriklerde yer alan kelimeleri bakımından da daha sade ve güncel ve böylece anlaşılabilir yeni işlem formülleri hazırlanması konusunun Birliğinizce prensip olarak benimsenerek bu yolda gerekli çalışmaların yasal çerçevesi içerisinde yapılmasını önemle rica ederim." denilmektedir.

Sayıları az da olsa bazı noterliklerimizde özellikle vekalet işlemlerinde lüzumundan fazla yazılar yazıldığı görülmektedir. Mümkün olduğu nispette ilgililerin gerçek arzularını aşmayacak şekilde ve eski kelimelerden arınmış olarak işlemlerin yazılması konusunda itina gösterilmesini rica ederim. Saygılarımla,

1992/6 Tanık kimliklerinin tespiti Hk.

Tapuda işlem yaptırılacak bir noterlik işleminin yapılması sırasında ilgiliye ait kimliğin nüfus hüviyet cüzdanı ile tespiti zorunlu olmakla birlikte, bu işleme katılacak tanık kimliklerinin ne şekilde tespiti gerekeceği hususunda Adalet Bakânlığı ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ile yazışılmış olup, bu konuda ilgili Genel Müdürlüğün görüşü de alınmak suretiyle Adalet Bakanlığı. Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden Birliğimize gönderilen 17.12.1991 tarih ve 53309 sayılı yazıda:

 

"Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 2.8.1991 gün ve 2873 sayılı yazısında, tapuda işlemi gerektiren vekaletnamelerin düzenlenmesi sırasında ilgiliden başka tanıkların kimliklerinin de nüfus hüviyet cüzdanlarına dayanılarak tespit edilmesi lüzumundan söz edildiği belirtilerek bu hususta Bakanlığımız görüşü sorulmaktadır.

 

Konu tapu mevzuatının uygulayıcısı durumundaki Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne görüşümüzle birlikte intikal ettirilmiş olup, bu idareden alınan cevabi yazının da değerlendirilmesi sonucunda aşağıdaki kanaate varılmıştır.

 

1- Gerçekten mevzuatta, tanık hüviyetlerinin tespitinde nüfus cüzdanı aranması yönünde hüküm bulunmamaktadır.

 

2- Tapu İdaresinin talebi, sahtecilik olaylarının önlenmesine matuf tedbirler cümlesindendir.

 

3- Gerektiğinde adreslerinden araştırılan tanık(arın, bir kısmının bulunamadığı da tapu idaresinin şikayetleri arasında yer almaktadır..

 

4- Tapuda işlemi gerektiren vekaletnameler noterlikte düzenlenirken ilgilinin ve tanıkların kimlik ve adreslerinin tespitlerine özen gösterilmesinin sahtecilik olaylarını önemli ölçüde önleyeceği de bilinmektedir.

 

Bu itibarla;

a) Sözü edilen vekaletnameler düzen(enirken dinlenecek tanıkların kimlik tespitinde nüfus hüviyet cüzdanlarına dayanılmasının zorunlu olmayacağı,

 

b) Ancak, meselenin önemi ve yukarda açıklanan hususlar göz önüne alınarak bu konuda dinlenecek tanıkların nüfus hüviyet cüzdanı ibraz edememeleri halinde, ehliyetname, pasaport ve resmi mercilerden vermiş benzer nitelikte kimlik belgelerine istinaden kimliklerinin tespit edilmesinin yerinde olacağı, düşünülmüştür. " denilmektedir.

Bilginizi ve kimlik tespiti hususunda Bakanlık görüşleri dairesinde hareket olunmasını önemle rica ederim.

Saygılarımla,

1992/9 Vasiyeti tenfiz memurunun yetki sınırı Hk.

Birliğimize intikal eden bazı sorular üzerine vasiyeti tenfiz memurunun yetki sınırı ve özellikle bu gtirevi dolayısıyla vekil tayin edip edemeyeceği konusunda Adalet Bakanlığından görüş istenmiş idi.

 

Anılan Bakanlık Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden gönderilen 29.1.1992 tarih ve 04519 sayılı yazıda:

 

"Bilindiği üzere Medeni Kanunun 497 nci maddesi uyarınca, vasiyetçi, son arzularını (vasiyeti) tenfiz için, medeni haklarını kullanma yeteneğine sahip bir veya birkaç kişiyi vasiyet yolu ile vasiyeti tenfiz memuru olarak görevlendirebilir. Hak ve görevleri vasiyetçi tarafından belirlenmiş olan tenfiz memuru, belirlenen çerçeve içinde grev yapar. Medeni Kanunun 498/1 maddesine göre, vasiyetçi tarafından hak ve vazifeleri tayin edilmemiş olan tenfiz memuru ise, mirası resmen idareye memur kimsenin hak ve görevlerine sahiptir.

 

Kanunda tenfiz memurunun görevlerinin sınırı ve denetimi konularında açıklık bulunmadığı, hatta tenfiz memur'unun hukuki statüsü belirtilmediği için, Medeni Kanunun 533 ve 576 ncı maddelerinden yararlanılarak tenfiz memurlarının işlemlerinin sulh hakiminin denetimine tabi olduğu kabul edilmiştir. Bu konuda bilimsel ve yargısal içtihatlar görüş birliği içindedir.

 

(Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 28.1.1974 gün ve 144/469 sayılı kararı) Tenfiz memuru, kural olarak, ölenin arzularını yerine getirmek ve özellikle terekeyi idare etmek, borçları ödemek, belli mala ilişkin vasiyetin gereklerini yapmak, vasiyetçinin emirleri çerçevesinde ve kanuna göre terekeyi taksim etmekle yükümlüdür.

 

Vasiyetnamede açıklık varsa, tenfiz memuru tereke ile ilgili tasarrufu işlemlerde de bulunur. Tenfiz memuru tereke ile ilgili davalarda hem davacı, hem de davalı sıfatı ile yer alıp terekeyi temsi! eder. Bu husus Yargıtayın 7.2.1955 tarih, ve 16/25 sayılı içtihadı birleştirme kararında da belirtilmiştir. Yine Yargıtayın bir içtihadına göre tenfiz memurunun davaya müdahil olarak katılabilmesi mümkündür.

 

Böyle durumlarda, hukuki bilgisinin davayı takibe yeterli olmayacağını düşünen veya davasını vekille takipte fayda uman bir vasiyeti tenfiz memurunun vekil tutmasına engel bir durum olmaması gerekir. Nitekim bw görüş Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 28.1.1974 gün ve 1441469 sayılı kararı ile dolayı yoldan da olsa doğrulanmaktadır. Bu kararda (..... evvelce tenfiz memurluğu yapan kişinin bu görevinden ayrıldıktan sonra yeni tenfiz memurlarını avukat sıfatı ile temsil edip edemeyeceği konusuna ilişkin uyuşmazlığın tenfiz memurunun işlemine karşı yapılan şikayet sebebiyle sulh hakiminin yapacağı inceleme sonunda nihai olarak vereceği kararın temyiz edilmesi sırasında incelenebileceği) belirtilmektedir." denilmektedir.

Bilginizi ve buna göre işlem ifasını rica ederim.

Saygılarımla,

1992/14 Bir aracın devrine yetki veren vekaletname ile yapılabilecek işlemler Hk.

 

8irliğimize yapılan bazı başvuruların intikal ettirildiği Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 11.3.1992 tarih ve 12405 sayılı yazıda:

 

"Tescile tabi bir motorlu aracı satmağa yetkili bulunan vekilin bu aracın bir bölümünü (motor, şasi v.b.) satıp satamayacağı hususunda Bakanlığımız görüşü sorulmaktadır.

 

Kural olarak vekil, vekaletnamedeki yetkisi çerçevesinde araç hakkında her türlü tasarrufta bulunabilir. Mesela aracı satabilir, bağışlayabilir, rehnedebilir. Ne var ki, ister malik ister vekili olsun tescile tabi araç hakkında yapılacak tasarruf ve ameliyelerin trafik mevzuatına da uyması gerekecektir. Nitekim Emniyet Genel Müdürlüğünün konuyla ilgi yazısında da bu husus vurgulanmaktadır. Buna göre, kişi aracın maliki de olsa onun motor şasi ve benzer bir parçasını satması, alması veya değiştirmesi halinde, bazı mercilerin bilgi, onay ve tescili, başka bir deyişle yeni resmi işlemler yapılması gerekecektir.

 

Bir bütünü satmağa yetkili olan vekil, o bütünün bir bölümünü de satabilir. Ancak olayımızdaki durum yukarda da açıklandığı üzere farklılık arz etmektedir Zira aracın kısmen bölünerek satılması halinde başkaca halli gereken idari ve teknik problemler ortaya çıkacağı göz önüne alınarak, bir aracın sadece alıcıya devrine yetki veren vekaletname ile aracın motor, şasi veya benzer bir bölümünün satılamayacağı, böyle bir satış için vekaletnamede açık yetki bulunması gerekeceği düşünülmektedir." denilmektedir.

Bilginizi ve gereğini rica ederim

Saygılarımla,

1992/23 Motorlu araç ticareti faaliyetin de bulunan kişilerce verilecek vekaletnameler Hk.

Bazı Noterlerimizden Birliğimize yapılan başvurularda, motorlu araç ticaret faaliyet belgesine sahip kişilerin mülkiyeti muhafaza kaydı ile adlarına satış yapılması için yetki verdikleri vekilleri adına düzenlenen vekaletnameler~ de, faaliyet belgelerine ilişkin müstenidatların yazılmadığı ve bu konuda ne şekilde işlem yapılması gerektiği sorulmaktadır.

 

Motorlu araç satış faaliyeti belgesine sahip özel veya tüzel kişilerin, fatura ile satışını yaptıkları araçların mülkiyeti muhafaza kaydı ile satışının yapılması için verecekleri vekaletnamelere, söz konusu motorlu araç satış faaliyeti belgesinin örneğinin müstenidat olarak eklenmesi yararlı ve hatta gerektiği  görülmüştür.

 

Bu itibarla bu tip vekaletname düzenlenmesi sırasında müvekkil kişi veya şirketin söz konusu belgesinin bir örneğinin işleme eklenmesi suretiyle işlem yapılmasını önemle rica ederim.

Saygılarımla,

1992/45 Mümeyyiz küçüklerin bazı hallerde avukat tutabilecekleri Hk.

Bir sorumuz üzerine Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden alınan 22.9.1992 tarih ve 41146 sayılı yazıda;

 

"Haklarında ceza mahkemelerinde sanık sıfatıyla dava açılan mümeyyiz küçüklerin bizzat vekaletname düzenletip düzenletemeyecekleri konusunda görüş isteyen yazınız incelendi. Bilindiği üzere, mümeyyiz ve reşit olup kısıtlı olmayan her gerçek kişi tam dava ehliyetine sahip olup, kendisi bizzat dava açabileceği gibi, davasını bir vekil marifetiyle de takip ettirebilir. Mümeyyiz küçükler kural olarak dava ehliyetine sahip değildirler. Bunlar davada kanuni temsilcileri tarafından temsil ettiler. Ancak bazı istisnai hallerde dava ehliyetine sahiptirler. Bu haller şunlardır;

 

a) Mümeyyiz küçükler kişiye sıkı olarak bağlı (münhasıran şahsa merbut haklarını kullanmada yasal temsilcilerinin rızasına muhtaç değillerdir. (M.K.m.l6, II),

 

b) Kendisine sulh mahkemesi tarafından bir meslek veya sanatla uğraşma izni verilen vesayet altındaki kimse veya kendisine anne ve babası tarafından bir meslek veya sanatla uğraşma izni verilen mümeyyiz küçük, bu meslek veya sanatın gereği ile ilgili alacak ve borçları için açılan davalarda dava ehliyetine sahiptir. (M.K.m.284,396,4ö51'7)

 

c) Mümeyyiz küçük tasarruf hakkı kendisine bırakılmış olan mal ve alacaklar için açılan davalarda dava ehliyetine sahiptir. (M.K.m.283,398)

 

Yukarıda sayılan durumlarda tam dava ehliyetine sahip bulunan mümeyyiz küçükler; bunun doğal bir sonucu olarak dava için vekil (avukat) tayin edebilir ve avukat ile bir ücret sözleşmesi de yapabilir.

 

Diğer taraftan Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunun 136 ncı maddesine göre; sanık, soruşturmanın her safhasında bir veya birden fazla müdafün yardımını isteyebilir. Sanığın kanuni temsilcileri varsa onlarda sanığa bir müdafi seçebilirler. Kanunun 138 nci maddesi sanığın, 15 yaşını bitirmemiş yahut sağır ve dilsiz olup kendisini savunamayacak durumda bulunursa ve müdafi de yoksa kendisine mahkemece bir müdafi tayin edileceğini öngörmektedir.

 

Bu hükümlerin bir bütün olarak incelenmesinden, kanunun mümeyyiz küçüklere kendilerini ceza cıvasında savunmak üzere vekil atayabilme imkanı tanıdığı sonucuna varmak gerekir. Aksi olsaydı kanunda örneğin sadece mümeyyiz reşit sanıkların müdafi tayin edebilecekleri veya Itanuni temsilcileri bulunan sanığa münhasıran onların müdafi seçebilecekleri yolunda hükümler bulunurdu.

 

Mümeyyiz küçük bazı hallerde kanuni mümessili ile görüşemez veya temas kuramaz. Yahut vekil tutulması konusunda mümeyyiz küçük ile kanuni temsilcisi arasında görüş ayrılığı bulunabilir. Böyle durum(arda tutuklanma ve ceza alma tehdidi altında bulunan mümeyyiz küçüğün kendisine bizzat müdafii tayin hakkı verilmemesi, savunma hakkını yeterince kullanamaması anlamına gelir. Oysa; doğal, dokunulmaz ve hatta kutsal bir hak olarak nitelenen savunma hakkının mümeyyiz küçüklerden sakınılması sonucunu doğuracak bir düşünce tarzı günümüzde kabul edilemez.

açıklanan nedenlerle, haklarında ceza mahkemelerinde sanık sıfatıyla dava açılan mümeyyiz küçüklerin, kanuni mümessillerinin rızası olmadan da; kendilerini bir vekil marifetiyle savunmak üzere bizzat vekaletname düzenletebilecekleri düşünülmektedir." denilmektedir.

Bilginizi ve gereğini rica ederim

Saygılarımla,

 

 

1993/39 Harçlar Kanununun 44 ncü maddesi Hk.

Bir sorumuz üzerine Adalet Bakanlığı Hukuk Îşleri Genel Müdürlüğünden gönderilen 12.5.1993 tarih ve 20750 sayılı yazıda;

 

"İlgi yazınızda bir avukatın değişik şahıslardan ve değişik işler sebebiyle aldığı vekaletnameleri, düzenlenecek yeni bir vekaletname ile başka bir avukatı tevkil etmesi durumunda Harçlar Kanununun 44. maddesi uyarınca tek harç alınması gerektiği halde, Genel Müdürlüğümüzün 7 Temmuz 1976 tarih ve 19701 sayılı mütalaasında harcın temsil edilen kişi sayısınca çoğaltılması gerektiği yolunda görüş bildirildiği belirtilmiş, konunun yeniden incelenerek Bakanlık görüşü istenilmiş bulunmaktadır.

 

Bu konudaki mevcut yazışma dosyaları da birleştirilerek konu incelendi: 492 sayılı Harçlar Kanunun 44. maddesinde;

 

(Bir kişinin birden çok kişiyi temsil etmesi harcın artırılmasını gerektirmez. Şu kadar ki, bütün imzaların tasdiki kanunen şart olan muamelelerden, vekaleten imza edilmesi halinde, vekilin imzasından alınacak harç temsil ettiği kişilerin sayısınca çoğaltılır.

 

Bir işte müştereken hareket eden vekillerin bir borca kefalet eden müteselsil kefillerin bir kağıda koyacakları birden çok imzalar bir imza sayılır.

 

Ancak mümessil, haiz olduğu birden çok sıfatlara dayanarak imza ederse, sıfatları sayısınca harç çoğaltılır. Bir kişi hem kendisi için hem başkalarını temsil suretiyle imza ederse, kendisi için ayrı başkaları için de yukarıdaki fıkralara göre harç alınır.

 

Birden ziyade kimseler bir kağıda ayrı ayrı işler için imza atıyorlarsa her birinden imza ettikleri kısım için ayrı ayrı harç alınır.) denilmektedir.

 

Bu hükme göre, genel prensip olarak, bir kişinin birden çok kişiyi temsil etmesi durumunda, harcın artırılmaması gerektiği esası kabul edilmiş bulunmaktadır. Ancak, madde niyetinde, harcın artırılması gereken istisnai haller sayılmıştır. Birinci istisna, 2. fıkrada belirtilen, bütün imzaların kanunen tatbikinin şart olması halidir. Örnek olarak, Türk Ticaret Kanununun 136, 154, 158, 279, 505, 477. hükümleri uyarınca, bütün şirketlerin kuruluş sözleşmesinde imzaların, kanunen ayrı ayrı tasdiki şart bulunmaktadır. Bu hallerde harcın, ikinci fıkra hükmü uyarınca, temsil edilen kişi sayısına göre çoğaltılması gerekmektedir.

 

İkinci istisna, 4. fıkrada belirtilen, değişik sıfatlarla imza atılması halidir Örneğin, bir kişi aynı işlem kağıdına kendisine asaleten, küçük çocuğuna velayetten ve üçüncü bir şahsa da vekaleten hareket ederek değişik sıfatlarla imzalaması mümkündür. Bu gibi hallerde 4.fıkra uyarınca harcın, sıfat sayısına göre çoğaltılarak alınması gereklidir.

Üçüncü istisna, 5. fıkrada belirtilen, ayrı ayrı işlere imza atılması halidir. Gerçi fıkrada birden ziyade kimselerden bahsedilmektedir. Ama bir kişinin de aynı işlem kağıdına ayrı ayrı işlemler için imza atılması mümkündür. Bu durumda da harcın artırılması gerekir. Örneğin, bir kişi aynı işlem kağıdı içinde bir aracını kiraya verirken, diğer bir aracını satabilir ve daha fazla işlemde de bulunabilir. Bu durumda 5. fıkra hükmü gereğince her bir işlem için aynı harç alınması gerekmektedir.

 

Genel prensibin istisnaları 44. maddede bu şekilde düzenlenmiş bulunmaktadır. Buradan olayımıza dönersek, bir avukat de3işik kişilerden değişik işler sebebiyle aldığı vekaletnameleri başka bir avukata düzenlenecek yeni bir vekaletname ile devretmektedir. Kanunen imzaların ayrı ayrı tasdiki şart değildir ve imza bir sıfatla atılmıştır. Bu sebeple birinci ve ikinci istisnalara girmediği açıktır. Ancak, ilgili avukat her bir vekaletnameyi ayrı bir iş için alınmıştır. Her bir vekalet ayrı ayrı işler için verilmiştir. Bu itibarla devredilen her bir vekaletname ayrı bir iş kabul edilerek ayrı ayrı harç alınması gerekir. Bu nedenle üçüncü istisna söz konusu olmakta ve 44. maddenin 5. fıkrası uyarınca her bir işlemden ayrı harç alınması gerekmektedir.

 

Şimdi, 7 Temmuz 1976 tarih ve 19701 sayılı mütalaamıza dönersek, bu mütalaamızda harcın temsil edilen kişi sayısınca çoğaltılması gerektiği sonucuna varılmıştı. Yukarıda ise, 5. fıkra hükmü gereği her bir vekaletname ayrı iş kabul edilerek buna göre harç alınması gerektiği sonucuna varıldı. Uygulamada örneğin, mirasçılar toplanıp bir işlem kağıdı ile aynı avukata vekalet verebilmektedirler. Bu tür bir vekaletin devrinde kişi say!sına göre harcın çoğaltılmasına gidilemez. Çünkü devredilen vekaletname aynı iş için verilmiştir. Ayrı iş istisnası uygulanamaz. Diğer istisnalara da girmediğinden temsil edilen kişi sayısına göre harcın çoğaltılması kanuna uygun olmamaktadır.

 

Bu nedenlerle, bir avukatın değişik işler için aldığı vekaletnameleri başka bir avukata devretmesi halinde, devredilen her bir vekaletname ayrı işlem kabul edilerek ayrı ayrı harç alınmasının Harçlar Kanunumuza uygun olacağı düşünülmektedir " denilmektedir.

Bilginizi ve gereğinin buna göre ifasını rica ederim. Saygılarımla,

1993/49 Mümeyyiz küçüklerin bazı konularda dava açabilecekleri ve vekalet verebilecekleri Hk.

Bazı tereddüt ve başvurular üzerine görüş istediğimiz Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden gönderilen 14.6.1993 tarih ve 24641 sayılı yazıda:

 

"Mümeyyiz küçüğün velisinin muvafakati aranmaksızın evlenmeye izin kanunsunda dava açabileceği ve bu hususta vekalet verebileceği belirtilerek uygulamada Birliğin sağlanması için Bakanlığımızdan görüş istenilmiş olup, konu incelendi;

 

Mümeyyiz bulunan küçüklerin haklarını kullanmaları konusunu düzenleyen Medeni Yasanın 16 ncı maddesinin 1 inci tümcesinin (mümeyyiz bulunan küçükler ile mahcurlar, kanuni mümessillerinin rızaları olmadıkça bizzat kendi tasarruflarıyla iltizam edemezler.) Hükmü ile mümeyyiz küçüklerin haklarını kullanmalarına ilişkin ana kural belirlenmiş; ikinci tümce ile (...münhasıran şahsa merbut hakları kullanmakta bu rızaya muhtaç değillerdir.) denilmek suretiyle de ana kural olan mümeyyiz küçüklerin yasal temsilcisinin rızasına bağlı işlemlerine istisna getirilmiş olduğundan, mümeyyiz küçükler kişiye sıkı sıkıya bağlı olan haklarını kullanırken yasal temsilcisinin (velisinin veya vasisinin) iznini almaya muhtaç olmadan bu haklarını bizzat kullanabileceklerdir.

 

Diğer yandan, Medeni Yasanın 88/2 nci maddesinin {...hakim, fevkalade hallerde ve pek mühim bir sebebe yeni on beş yaşını ikmal etmiş olan bir erkeğin veya on dört yaşını bitirmiş olan bir kadının evlenmesine müsaade edebilir.l hükmü evlenmeye izin verilmesini amaçlayan davayı düzenlemiştir.

 

Evlenmeye izin verilmesine ilişkin davaların kişiye sıkı sıkıya bağlı Haklardan olup, dava hakkının hak sahibi küçüğe ait olduğu konusunda bilimsel görüşler ile yargı kararları arasında görüş birliği vardır.

 

Mümeyyiz küçüklerin kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olan evlenmeye izin verilmesi davasını yasal temsilcilerinin (velisinin veya vasisinin) rızasına bağlı olmaksızın atayacakları vekil aracılığı ile takip ettirmelerini engelleyen bir yasa kuralıda yoktur.

 

Ayrıca, Yargıtay Ceza Genel Kurulu kişiye sıkı sıkıya bağlı bir diğer hak olan ve 466 sayılı Yasa gereğince doğrudan doğruya şahsa karşı işlenmiş zarar verici işlemden doğan her türlü tazminat isteme hakkını hak sahibine veren tazminat davasında mümeyyiz küçüklerin kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları ile ilgili davalarda bizzat veya atayacakları bir vekil aracılığı ile dava açmak, takip etmek ve usul işlemleri yapmak ehliyetine sahip ovduklarına karar vermiştir.

 

Bu nedenlerle, mümeyyiz küçüklerin evlenmeye izin davası açabilecekleri ve bu hususta yasal temsilcinin (velisinin veya vasisinin) muvafakati aranmaksızın vekalet verebilecekleri düşünülmektedir." denilmektedir.

Bilginizi ve benzeri işlemlerde buna göre işlem yapılmasını rica ederim. Saygılarımla,

 

1993/59  Vekaletname onayında birde fazla kişileri temsil edenlerden alınacak harç Hk.

Bir sorumuz üzerine Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden gönderilen 22.7.1993 tarih ve 31573 sayılı yazıda:

 

"Noterlikte yapılan bir vekaletnamenin onayı işleminde, bir kişinin vekili bulunduğu A, B, C, şirketlerine izafeten, kendisine asaleten ve üçüncü bir şahıs adına da vekaleten hareket ederek imza etmesi durumunda 492 sayıtı Harçlar Kanununun 44 üncü maddesi uyarınca her sıfat için birerden üç imza üzerinden mi, yoksa temsil edilen A, B, C şirketleri ayrı ayrı sayılarak beş imza üzerinden mi harç alınması gerektiği konusunda, Bakanlığımızdan görüş istenmekle konu incelendi.

 

492 sayılı Harçlar Kanununun 44 üncü maddesinde;

(Bir kişinin birden çok kişiyi temsil etmesi harcın artırılmasını gerektirmez. Şu kadarki bütün imzalarırı tasdiki kanunen şart olan muamelelerde vekaleten imza edilmesi halinde, vekilin imzasının tasdikinden alınacak harç, temsil ettiği kişilerin sayısınca çoğaltılır.

 

Bir işte müştereken hareket eden vekillerin ve bir borca kefalet eden müteselsil kefillerin bir kağıda koyacakları birden çok imzalar bir imza sayılır. Ancak mümessil, haiz olduğu birden fazla sıfatlara dayanarak imza ederse sıfatları sayısınca harç çoğaltılır. Bir kişi hem kendisi için ve hem başkalarını temsıl suretiyle imza ederse kendisi için ayrı, başkaları için de yukarıdaki fıkralara göre ayrı harç alınır.

 

Birden ziyade kimseler, bir kağıda ayrı ayrı işler için imza atıyorlarsa, her birinden imza ettikleri kısım için ayrı ayrı harç alınır.) denilmektedir.

 

Söz konusu vekaletnamenin onayı işleminde bir kişi; vekili bulunduğu üç ayrı şirkete izafeten, kendisine asaleten ve üçüncü bir şahsa da vekalete4 olmak üzere üç ayrı sıfatla imza atmaktadır. Bu durumda 44 üncü maddenin 4 üncü fıkrası uyarınca öncelikle her sıfat için harcın çoğaltılması gerekmektedir. Temsi! ettiği üç ayrı şirket için ise, 44 üncü maddenin 1 ve 2 nci fıkraları uyarınca temsil ettiği şirketler için atılan imzaların ayrı ayrı tasdiki kanunen şart olmadığından harcın artırılmasına imkan bulunmamaktadır.

 

Bu itibarla, bir kişinin temsil ettiği A, B, C şirketlerine izafeten, kendisine asaleten, üçüncü bir şahsa da vekaleten hareket ederek yapılan vekaletnamenin noterlikte onaylanmasında, her sıfat için üç imza üzerinden harç alınması gerektiği düşünülmektedir. Ayrıca, Maliye ve Gümrük Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünden bu konuda alınan 24 Mayıs 1993 tarih ve 33105 sayılı mütalaada da Bakanlığımızın bu görüşüne iştirak edilmiş bulunulmaktadır." denilmektedir.

Bilginizi ve gereğini rica ederim. Saygılarımla,

1993/61 Noterin personeli için vekil tayin eden işlemi yapabileceği Hk.

 

           Bir sorumuz üzerine Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden gönderilen 26.7.1993 tarih ve 31976 sayılı yazıda:

           "Noterlik personelinin o yer noterliğinde düzenlenecek bir vekaletname ile vekil tayin edilip edilmeyeceği konusunda Bakanlığımızdan görüş isteyen ya­zınız incelendi. .

           Noterlik Kanununun 76 ncı maddesi uyarınca, noterlik personelinin ilgili ol­duğu işlemlere noterin katılması yasaklanmış bulunmaktadır.

           Noterlik Kanununun 72 nci maddesi gereğince de ilgilinin; belgelendirme isteminde bulunan, işleme doğrudan katılıp imza koyan kişi olduğu be­lirtilmektedir.

           Bu durum karşısında, üçüncü bir kişinin noterliğe gelerek tek taraflı irade beyanı ile noter personelini vekil tayin etmek istemesi durumunda, işleme doğ­rudan katılan ve imza koyan kişi vekalet veren kişi olduğundan işlem ilgilisi de o olmaktadır.

           Bu itibarla, vekalet veren üçüncü kişinin işlem ilgilisi olması nedeniyle no­terlik personeline vekalet verdiğine dair işlemin, o noterlikte yapılmasında ka­nuni bir engel olmadığı düşünülmektedir." denilmektedir.

 

1993/69  Kooperatif ana sözleşme­lerinin vekil tarafından imzalanabileceği Hk.

 

           Kooperatif ana sözleşmelerinin vekiller tarafından imzalanamayacağı, bu sözleşmelerin bizzat asil kurucular tarafından imzalanması gerektiğinden ba­hisle bazı işlemlerin geri çevrildiği yolunda alınan ihbar ve şikayetler üzerine konu Adalet Bakanlığına intikal ettirilmişti.

           Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden gönderilen 31.8.1993 tarih ve 37712 sayılı yazıda:

           "Kooperatifler Kanunun 2 nci maddesinde, kooperatifin yedi ortak ta­rafından hazırlanıp imzalanacak ana sözleşme ile kurulacağı, imzaların ayrıca noter tarafından onaylanmasının gerektiği belirtilmiştir.

           Vekalet akdini düzenleyen Borçlar Kanunun 386-398. maddeleri uyarınca, vekil, vekalet sözleşmesi sınırları içinde kalmak kaydıyla kendisine verilen işi yapmak yükümlülüğü altında bulunmaktadır. Verilen işle sınırlı olmak üzere mü­vekkilini temsil etme yetkisi kazanmaktadır. Müvekkilinin isteklerine aykırı ha­reket etmesi yasak olup, hukuki ve cezai sorumluluğu bulunmaktadır.

           Kooperatifler Kanununda, ana sözleşmenin bizzat kurucular tarafından im­zalanmasının gerektiği, vekaleten imzalanmasının mümkün olmadığı ko­nusunda bir hüküm bulunmamaktadır. Bu durumda, Borçlar Kanunun vekalete ilişkin genel hükümleri uyarınca vekalet sözleşmesine dayanan vekilin, ko­operatif ana sözleşmesine kurucu şahsı temsilen imza koyabilmesi gerekir. Bu konuda herhangi bir mahkeme kararına rastlanılmamakla birlikte, doktrinde de aynı görüş benimsenmektedir. Vekaleten imza konulması halinde ve­kaletnamenin ibraz edilmesi ve noterin imzayı onaylarken vekaletnameden bah­sederek imzayı onaylaması gerekmektedir.

           Bu itibarla, kooperatif ana sözleşmesinin kurucu vekili tarafından vekalet sözleşmesine dayanılarak .imzalanmasında hukuki bir sakınca olmadığı Ba­kanlığımızca düşünülmektedir. Konu bu şekilde Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Teşkilatlandırma Genel Müdürlüğüne intikal ettirilmiş, ilgili müdürlüğün 20.8.1993 tarih ve 15512 sayılı yazısı ile Bakanlığımızın bu görüşüne iştirak edilmiş bulunulmaktadır." denilmektedir.

           Ayrıca, söz konusu yazıya ekli Sanayi ve Ticaret Bakanlığının söz konusu yazısında, kooperatif ana sözleşmelerine vekaleten imza konulabileceği so­nucuna varılarak, buna göre işlemlerin yürütülmesi hususunun teşkilata du­yurulduğu bildirilmektedir.

 

1993/81 Taşıt satışına yetki veren vekaletnamelere fotoğraf yapıştırılması Hk.

Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Gene4 Müdürlüğünden gönderilen 4 Mart 1993 tarih ve 10002 sayılı yazıda, taşıt satışına yetki veren vekaletnamelere fotoğraf yapıştırılması istenilmiş olmakla konu Yönetim Kurulumuzda görüşülmüş ve 9 Nisan 1993 tarih ve 354-4496 sayılı yazımızla, bu işlemlere fotoğraf yapıştırılmasının olagelen sahtecilik onaylarını önleyemeyeceği gibi yasalarda bunu zorunlu kılan bir hükmünde bulunmadığı gerekçesi ile itiraz olunmuş idi.

 

Bunun üzerine konu Sayın Bakanlıkça yeniden incelenmiş ve 6 Eylül 1993 tarihli, 38477 sayılı yazılarında:

 

"Konuyla ilgili Noterlik Kanunun 80 nci maddesinde, ilgilinin fotoğrafının yapıştırılması zorunlu işlemler yönetmelikte gösterilir. Noter, birinci fıkranın kapsamı dışında kalan bir işlemin niteliği, ilgilinin durumu ve kimliği bakımından gerekli görür veya ilgili isterse, o işleme ait kağıtlara da ilgilinin fotoğrafı yapıştırılabilir denilmektedir.

 

Ayrıca Noterlik Kanunu Yönetmeliğinin 93 ncü maddesinde de; aşağıdaki noterlik işlemlerinde ilgilinin fotoğrafının yapıştırılması zorunludur.

 

a. Niteliği bakımından tapuda işlem yapılmasını gerektiren sözleşmeler,

b. Niteliği bakımından tapuda işlem yaptırılmasını gerektiren vekaletnameler,

c. Vasiyetname

d. Mülkiyet muhafaza kaydıyla satış,

e. Gayrimenkul satış vaadi,

f. Vakıf senedi,

g. Evlenme mukavelesi,

h. Evlat edinme,

ı. Tanıma,

i. Mirasın taksimi sözleşmesi,

k. Boşanma davaları için düzenlenecek vekaletnameler.

 

Yukarıda belirtilen işlemler dışında kalmakla beraber, diğer kanunların öngördüğü, noterin işlemin ve ilgilinin durumuna göre gerekli bulduğu veya bizzat ilgilinin istemde bulunduğu işlem kağıtlarına da fotoğraf yapıştırılabilir.

 

Asıllarına fotoğraf yapıştırılması zorunlu noterlik işlemlerinin çıkartılacak örneklerine de fotoğraf yapıştırılması zorunludur denilmektedir.

Kanun ve yönetmelik hükümleri kamu güvenliğini sağlayan noterlik işlem kağıtlarının, bazı kötü niyetli kişiler tarafından kullanılarak sahtecilik yapılmasını önlemek maksadıyla, önemli görülen işlemlere ait kağıtlara fotoğraf yapıştırılması esasını kabul etmiş bulunmaktadır. Yönetmelikte sayılan ve fotoğraf yapıştırılması gereken işlemler arasında vekaletname olarak, tapuda işlem yaptırmayı gerektiren vekaletname ve boşanma davası için yetki-veren vekaletnameler bulunmakla birlikte, taşıt satışına yetki veren vekaletnameler sayılmamıştır. Ancak bu konuda notere bir takdir hakkı bırakılmıştır. Noterin, işlemin ve ilgilinin durumuna göre gerekli gördüğü takdirde işlem kağıdına fotoğraf yapıştırılmasına karar vermesi mümkün olabilmektedir.

 

Günümüzde sahte vekaletle araç satış olaylarının artmasına benzer bir olay 1980 öncesinde de yaşanmıştı. O tarihte sahte vekaletname ile telefon tesis ve nakil olaylarında yoğun sahtecilikler yaşanmış ve PTT İdareleri, noterlikte düzenlenen vekaletnamelere güvenemez hale gelmişlerdi. Sonunda PTT İdaresinin ısrarlı istekleri üzerine Türkiye Noterler Birliği Başkanlığınca 7 Temmuz 1980 tarih ve 17 sayılı genelge çıkarılmış, bu konudaki vekaletnamelere fotoğraf yapıştırılması esası getirilerek bu şekilde bir uygulama başlatılmıştı. Sonuç olarak o tarihten sonra sahte vekaletle telefon tesis ve nakli konusunda ciddi bir yakınma Bakanlığımıza ulaşmamıştır.

 

Araç satışına yetki veren vekaletnameye fotoğraf yapıştırılması bile belki belirtildiği gibi sahtecilik olaylarını önlemeye yetmez. Sahtecilik olaylarının olmasında, nüfus kağıtlarının kolaylıkla elde edilebilmesi gibi sebepler yanında akla gelmeyen pek çok sebepler mutlaka vardır. Ama her sebebi öngörecek ve ortadan kaldıracak gücümüz ve yetkimiz yoktur. Mevcut şartlar içinde güvenilir ve sahte olmayan işlemler yapılmasını sağlamak zorundayız. Kanun, noterlerden güvenilir işlem yapmalarını istemektedir. Sahtecilik olaylarının bütün sebeplerini ortadan kaldıramasak bile bazı önlemlerin alınmasını sağlayabiliriz.

 

Araç satışına yetki veren vekaletnameye fotoğraf yapıştırılması kanun ve yönetmelik hükümlerine göre zorunlu olmayıp notere takdir hakkı bırakılmıştır. Noterler, bu takdir haklarını kanunun amacına uygun olarak kullanmak zorundadırlar. Sahtecilik olaylarının önlenmesi için tapuda işlem yapılmasına yetki veren vekaletnameye fotoğraf yapıştırılması zorunlu iken, günümüz ekonomik şartlarında en az bir arsa veya bazen bir daire kadar değer ifade edebilen araçların mülkiyeti üzerinde işlem yaptırmaya yetki veren vekaletnamelere fotoğrafın yapıştırılmaması kanunun amacına aykırı olmaktadır.

Bu itibarla 1980 öncesi yaşanan olayların da tecrübesi ile noterlerin sahte işlem yapmasını önlemek için, noterlikte yapılacak taşıt satışına yetki veren vekaletnamelere ilgilinin fotoğrafının yapıştırılması ve bu vekaletnamelerin düzenlenmesinde ilgiliye ait nüfus kağıdının titizlikle incelenip gerektiğinde başka kimlik belgeleri ile teyit edilmesi hukukumuza uygun olacaktır." denilmektedir.

 

Bilginizi ve Bakanlığın bu ısrarlı tutumu karşısında gereğinin buna göre ifasını rica ederim. Saygılarımla,

1993/88 Tapuda işlem yaptırmaya yönelik düzenlenecek vekaletnamelere tüzel kişi temsilcisinin fotoğrafının yapıştırılacağı Hk.

İLGİ : 24.1.1985 tarih ve 528/7 sayılı genelgemiz.

Yukarıda tarih ve sayısı gösterilen genelgemizde "tüzel kişiler gerçek kişiler tarafından temsil edileceği cihetle, yönetmelikte belirtilen işlerinin ilgilisinin tüzel kişi olması halinde, işleme imza koyan ve bunların akdi veya kanuni temsilcilerinin fotoğraflarının da iş kağıdına yapıştırılması, yönetmeliğin tartışmaya yer vermeyecek açıklıktaki hükmünün gereği olup, aksine bir sonuca varılması mümkün görülmemiştir." şeklindeki Adalet Bakanlığı görüşü sizlere duyurulmuş olup, bugüne kadar bu şekilde uygulama yapıldığı malumunuzdur.

 

Son günlerde Birliğimize intikal eden bazı başvurularda, Tapu ve Kadastrocu Genel Müdürlüğünce yayınlanan 14.4.1992 tarih ve 1513 sayılı genelgede, ilgilinin tüzel kişi olması hafinde vekaletnameye fotoğraf yapıştırılmasına gerek olmadığının bildirildiği cihetle yapılacak işlemlerde tereddüt edildiği ve kanunun açıklığa kavuşturulması istenilmiştir.

 

Bunun üzerine keyfiyet 28 Eylül 1992, 18 ekim 1993 tarih ve 1 1388, 12925 sayılı iki yazı ile konunun yeniden incelenerek uygulamada mevcut tereddüdün kaldırılması için Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden yeniden görüş istenmiş bulunmaktadır.

 

Bunun üzerine anılan Bakanlıktan gönderilen 3 Kasım 1993 tarih ve 46708 sayılı yazıda sonuç olarak:

 

"Görüldüğü gibi kanun ve yönetmelik hükümleri hangi noterlik işlemlerine ilgilinin fotoğrafının yapıştırılacağını saymış, bu işlemlerin yapılması halinde özel ve tüzel kişi ayrımı yapılmadan fotoğraf yapıştırılmasını emretmiş bulunmaktadır.

 

Aslında tapu sicil nizamnamesinin 17 nci maddesinde düzenlenen tüzel kişi temsilcisinin işlem yaptırmasına paralel bir hüküm de Noterlik Kanunun 79 uncu maddesinde yer almaktadır. Bu hüküm uyarınca tüzel kişi adına işlem yaptırmak isteyen kişinin, sıfat ve yetkisini, işlemi yapmaya izinli olduğunu gösteren belgesini notere ibraz etmesi gerekir. Ancak bu hüküm, esas itibariyle tüzel kişi temsilcisinin işlem kağıdına fotoğrafının yapıştırılmaması gerektiği şeklinde yorumlanabilecek hüküm olmayıp, temsilcinin işlem yaptırma yeteneğinin tespit edilmesine ilişkin hükümlerdir.

 

Ayrıca noterlik işlemlerinde, Tapu Sicil Nizamnamesinin uygulanması mümkün olmayıp, daha özel hükümler ihtiva eden Noterlik Kanunun ve Yönetmeliğinin uygulanması gerekmektedir.

 

Bu itibarla Noterlik Kanunu ve Noterlik Kanunu Yönetmeliği hükümlerine göre, noterlikte, ilgilinin fotoğrafı yapıştırılması gereken bir işlem yapılmakta ise, TÜZEL KİŞİ TEMSİLCİSİNİN DE FOTOĞRAFININ YAPIŞTIRILMASI HUKUMUZA UYGUN OLACAĞINDAN, 8 Şubat 1993 tarih ve 05712 sayılı mütalaamızda değişiklik yapılmamıştır." denilmektedir.

Bilinmesini ve bu konuda ilgide tarih ve sayısı gösterilen genelgemiz gereğince uygulamaya devam olunmasını rica ederim.

Saygılarımla,

1993/94 Noterin personeli için vekil tayin eden işlemi yapabileceği Hk.

Bir sorumuz üzerine Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden gönderilen 26.7.1993 tarih ve 31976 sayılı yazıda:

 

"Noterlik personelinin o yer noterliğinde düzenlenecek bir vekaletname ile vekil tayin edilip edilmeyeceği konusunda Bakanlığımızdan görüş isteyen yazınız incelendi. .

 

Noterlik Kanununun 76  tıncı maddesi uyarınca, noterlik personelinin ilgili olduğu işlemlere noterin katılması yasaklanmış bulunmaktadır.

 

Noterlik Kanununun 72 inci maddesi gereğince de ilgilinin; belgelendirme isteminde bulunan, işleme doğrudan katılıp imza koyan kişi olduğu belirtilmektedir.

 

Bu durum karşısında, üçüncü bir kişinin noterliğe gelerek tek taraflı irade beyanı ile noter personelini vekil tayin etmek istemesi durumunda, işleme doğrudan katılan ve imza koyan kişi vekalet veren kişi olduğundan işlem ilgilisi de o olmaktadır.

 

Bu itibarla, vekalet veren üçüncü kişinin işlem ilgilisi olması nedeniyle noterlik personeline vekalet verdiğine dair işlemin, o noterlikte yapılmasında kanuni bir engel olmadığı düşünülmektedir." denilmektedir.

Bilginizi ve buna göre işlem ifasını rica ederim. Saygılarımla,

1994/2 Noterlik Kanunun 79, mad­desinin uygulaması Hk.

 

           1512 Sayılı Noterlik Kanununun 79 ncu maddesinin uygulanması konusunda noterlerimiz arasında farklılıklar bulunduğu görülmüş ve bu konuda zaman za­man Birliğimize başvurular da yapılmıştır. Bu nedenle 1990 yılında Adalet Ba­kanlığı Hukuk Işleri Genel Müdürlüğüne bir yazı yazılarak; "79 ncu maddenin 2 nci fıkrasında, belgenin gösterildiği iş kağıdına yazılmakla beraber, işlemle ilgili kısımlarını ve nereden, hangi tarih ve numara ile verilmiş olduğunu gösteren birer örneği bağlanır denilmektedir.

           Bu maddenin lafzi şekilde yorumlanarak, mutlaka işlem kağıdının ilgili kı­sımlarının bir örneğinin ayrı bir kağıda çıkartılıp, yeni işleme eklenmesi mi ge­rekmektedir, yoksa aynı işlem kağıdının altına, yanına veya arkasına bu bilgilerin çıkarılmasının kanunun ruhu ile uygunluk sağlayıp sağlamayacağı konusunda tereddütler bulunmaktadır.

           Bu itibarla konunun incelenerek müstenidatların işlem kağıtlarına bağlanma veya geçirilmesi konusundaki" görüşleri rica edilmiştir.

           Bunun üzerine anılan Bakanlıktan gönderilen 9.5.1990 tarih ve 21641 sayılı yazıda:

           "79 ncu maddenin 1 nci fıkrası, vekil, veli, vasi, kayyım, mümessil ve mirasçı sıfatıyla veya şirket ve dernek gibi tüzel kişiler adlarına noterlik işlemi yaptırmak isteyenler, sıfat ve yetkilerini ve işlemi yapmaya izinli olduklarını bildirir belge göstermekle yükümlüdürler hükmünü taşımaktadır.

           Demekki belge, işlem kağıdından başka olup, bir vekaletname bir mahkeme kararı yahut da temsile yetki veren başka bir yazı olabilecektir.

           Maddenin 2 nci fıkrasında, belgenin gösterildiği iş kağıdına yazılmakla be­raber, işlemle ilgili kısımlarını ve nereden hangi tarih ve numara ıle verilmiş ol­duğunu gösteren birer örneği harçsız ve vergisiz olarak gerek ilgilisine verilecek ve gerekse dairede saklanacak asıl ve örneklerine bağlanır denilmektedir.

           Bu fıkra hükmüne göre:

           1- Noter işlem kağıdına, belge gösterildiğini yazacaktır. Ancak sadece belge gösterdi demeyip, belgeyi düzenleyen merci, belge tarih ve sayısını da işlem kağıdına işleyecektir.

           2- Ayrıca söz konusu belgeden harçsız örnekler çıkartıp işlem kağıtlarının her bir nüshasına birer adet ekleyecektir. Bu itibarla noterin ibraz edilen belgeyi sadece işlem kağıdına yazmakla ye­tinmeyip, bundan başka söz konusu belgeden çıkarılacak örneklerden birer ade­dini işlemin asıl ve örnek nüshalarına eklemesi gerekeceği ve bu iki hususun 1512 sayılı Kanunun 79 ncu maddesinin 2 nci fıkrasında ayrı ayrı düzenlenmiş bulunduğu anlaşılmaktadır." denilmektedir.

           Konu o tarihte Yönetim Kurulunda görüşülmüş ve bazı hususlarda araştırma yapılması ve Bakanlık ile görüşülmesi uygun görüldüğünden noterlere duyurulmamıştı. Ancak, son zamanlarda bu yazıdan bilgi edinen Adalet Müfettişlerinin bu yönde tenkitler yaptıkları öğrenilmekle, noterlere duyurulmasının yararlı ola­cağı sonucuna varılmıştır.

 

1994/45 Oto mülkiyetinin devrine ilişkin bazı taahhütnameler Hk.

 

           Maliye Bakanlığından Birliğimize gönderilen 17.6.1994 tarih ve 42233 sayılı yazıda:

"1318 sayılı Kanunun 2346 sayılı Kanunla değişiklik 1 nci maddesinde, bu kanunun 4, 5 ve 6 ncı maddelerinde yazılı taşıtların;

           a) Her ne şekilde olursa olsun iktisap edilmesi, (mülkiyeti muhafaza kaydı ile iktisaplar dahil)

           b) Yurtdışında iktisap edilerek Tûrkiye'ye ithal edilmesi,

           c) Vekaletname ile tasarruf hakkının devralınması, Taşıt Alım Vergisine tabidir.

           Taşıt Alım Vergisinin mükellefi, bu kanunun 4, 5 ve 6 ncı maddelerinde yazılı taşıtları, yukarıda belirtilen şekilde iktisap eden, yurtdışında iktisap ederek Türkiye'ye ithal eden veya bunların tasarruf hakkını devralan gerçek ve tüzel kişilerdir denilmiştir.

           Bu hükme göre, taşıt alım vergisinde vergiyi doğuran olay taşıtın iktisabı, ithali ve tasarruf hakkının devri ile meydana gelmektedir.

           Bu nedenle, söz konusu taahhütname ile devir işleminin, taşıtın ithal işleminin gerçekleşmesinden önce düzenlenmesi nedeniyle taşıt alım vergisine TABI TUTULMAMASI gerekmektedir. Ayrıca 492 sayılı Harçlar Kanununun 42 nci maddesinde, menkul ve gayrimenkul mallar hakkında alım, satım, taahhüt ve rehinle ilgili her nev'i mukavele senet ve kağıtlarda değer gösterilmesi mecburidir denilmektedir.

           Anılan maddede menkul ve gayrimenkul malların alım, satım ve taahhüt işlemlerini kapsayan her nevi kağıtlarda değer gösterilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir. Diğer taraftan 20.12.1990 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 3689 sayılı Kanunla 492 sayılı Harçlar Kanununun 43 ncü maddesine eklenen fıkra ve bu hükmün uygulanmasına ilişkin 17 seri nolu Harçlar Kanunu Genel Tebliğ ile motorlu kara taşıtlarının noterliklerde yapılacak alım, satım ve taahhüdü ile ilgili işlemlerde gösterilmesi gerekli değer uygulamasına ilişkin hususlar hakkında gerekli açıklamalar yapılmıştır.

           Buna göre, motorlu kara taşıtlarının noterliklerde gerçekleştirilen alım, satım ve taahhüdüne ilişkin işlemlerde nispi noter harcına esas olmak üzere yürürlükteki kasko değerinden az olmamak üzere bir değer gösterilmesi gerekmektedir.

          İIgi yazınız ekinde alınan taahhütnamenin incelenmesinden de anlaşılacağı üzere bir adet Toyota Corana marka otomobilin devri istenilmekte ve devir işlemlerinden doğabilecek her türlü yasal sorumluluk üstlenilmektedir.

           Bu nedenle sözü edilen taahhütnamenin noterde tasdiki sırasında devri istenilen marka otomobilin işlemin yapıldığı tarihte geçerli olan kasko değer listelerinde yer alan değerinden aşağı olmamak üzere beyan edilecek değer üzerinden nispi harç ve damga vergisine tabi tutulması icap eder."denilmektedir.

1994/46

 

           7 Haziran 1994 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan "Tapu Sicıl Tüzüğü" Yönetim Kurulunun 1.7.1994 günlü toplantısında incelenmiş ve ilgili maddelerinin noterliklere duyurulmasına karar verilmiştir.

           Noterlikleri ilgilendiren hükümleri ekte gönderilen Tüzüğün, 105 nci maddesi ıle 8.10.1930 tarih ve 10012 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan Tapu Sicili Nizamnamesi yürürlükten kaldırılmakta, 106 ncı maddesinde bu Tûzüğün Resmi Gazete'de yayımı tarihinde yürür­lüğe gireceği belirtilmektedir.

 

1994/ 49 Noterlik işlem asıllarının daire dışına çıkarılması Hk.

 

           Bugüne kadar yapılan müteaddit genelgelerimize rağmen mahkeme ve bazı Cumhuriyet Savcılıklarının talepleri karşısında konu yeniden Adalet Bakanlığına intikal ettirilmek zorunda kalınmış olup, 1512 sayılı Noterlik Kanununun 55 nci maddesinin uygulanması hakkında Adalet Bakanlığından bu defa gönderılen 15.7.1994 tarih ve 14148 sayılı yazıda:

           "Yazınız ve ekleri ile Zonguldak Ağır Ceza Mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile ilgili olarak Devrek Noteri..........'ın noterliğinde yapmış olduğu bir vekaletname işleminin aslı ile birlikte teşhis ve tanık olarak dinlenmek amacı ile celbine karar verildiği belirtilmiş, noterlik işlem asıllarının daire dışına çıka­rılmasını düzenleyen Noterlik Kanununun 55 nci maddesi karşısında konu ile ilgili Bakanlığımızın görüşleri sorulmuş olup, konu incelendi.

           Bilindiği gibi Noterlik Kanununun 55 nci maddesinin 4 ncü fıkrası uyarınca noterlik işlem asıllarının daire dışına çıkarılıp, başka bir yere gönderilebilmesi için noterin bulunduğu yer hukuk hakimliğinden izin alınması gerekmektedir. Hukuk Hakimliğinin işlem aslının suretini çıkartıp onaylaması ve aslına ait yerde sak­lamak üzere notere vermesi ve aslını da ilgili yere (mahkemeye) göndermesi şeklinde uygulama yapılması gerekmektedir. Başka yargı çevrelerindeki mah­kemelerin ihtiyaç duyduğu işlem asıllarının ise, ilgili yer (noterliğin bulunduğu yer) hukuk mahkemesine talimat yazılarak istinabe yoluyla istenilmesi ge­rekmektedir. Uygulamanın bu şekilde yapılması için keyfiyet, Bakanlığımızca 29 Aralık 1993 tarih ve 51803 sayılı genelge haline getirilmiş ve bütün mahkemelere du­rulmuştur."denilmektedir. Bilinmesini ve 1512 sayılı Noterlik Kanununun 55 nci maddesine aykırı is­tekler vuku bulduğunda Adalet Bakanlığının söz konusu genelgesinin ilgili mercie hatırlatılmasını rica ederim.

 

1994/56  Finansal Kiralama Sözleş­melerinin sona ermesi halinde yapılacak işlemler Hk.

 

           Finansal kiralama sözleşmesi yolu ile temin edilen motorlu araçlar veya sair malzeme ile ilgili olarak, finansal kiralama süresinin sonunda bu araç ve malze­meler üzerindeki tedbir ve tahditlerin kaldırılması hakkında izlenecek yolun ne olacağı Adalet Bakanlığı Hukuk Işleri Genel Müdürlüğünden sorulmuştu.

           Anılan Genel Müdürlükten gönderilen 6.9.1994 tarih ve 16661 sayılı yazıda sonuç olarak:

         1- Kanunen, kira süresinin sona ermesi halinde kiracının menkul malı derhal kiralayana devretmesi gerekmektedir. Ancak, bu devir işleminin resmi olarak ya­pılması konusunda yasal bir zorunluluk bulunmamaktadır. Bu nedenle devir iş­lemi noterlikte yapılabileceği gibi haricen de yapılabilir.

           2- Devir işleminin noterlikte yapılması durumunda ise, işlemde değer gös­terilmesine gerek bulunmamaktadır. Ancak, devir sözleşmesinde, aracın aynına ilişkin bir taahhüt işlemi de yapılmakta ise Harçlar Kanununun 43 ncü madde gereğince kasko değerinin gösterilmesi ve işlemden nisbi harç ve damga vergisi alınması gerekir.

           3- Finansal kiralama işleminin menkul mal üzerindeki en önemli kısıtlaması, kira süresi içersinde devir yetkisinin bulunmamasıdır. Kira süresi sona erdiğinde ise, devir yetkisi otomatik olarak kazanılır.

           Bu nedenle kanundan doğan tahditler kira süresinin sona ermesi ile birlikte otomatik olarak ortadan kalkacağından, ayrıca tahditlerin kaldırılması konusunda bir işleme gerek bulunmamaktadır denildikten sonra konu hakkında Maliye ve İçişleri Bakanlığı görüşlerinin de alındığı bildirilmiştir.

           Konuya daha açıklık getirilmek üzere Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün yazıları ile Maliye Bakanlığının 8.8.1994 tarih ve 53276 sayılı mütalaası,İçişleri Bakanlığının 29.8.1994 tarih ve 220259 sayılı yazılarının ör­nekleri aynen genelgemize eklenmiştir.

 

1994/58 Tapu dairelerinde işlem görecek vekaletnameler Hk.

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünden gönderilen 18 Ağustos 1994 tarih ve 3574 sayılı yazıda:

 

"...............7 Haziran 1994 gün ve 21953 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 18 Mayıs 1994 tarih ve 94/5623 Sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan Tapu Sicil Tüzüğü'nün 13 ncü maddesi ile, (.......... istemde bulunan hak sahibi gerçek kişi ise, nüfus cüzdanı veya pasaport istenilerek kütük, resmi senet ve taşınmaz mal dosyasında yer alan imza ve fotoğraflara göre aynı kişi olup olmadığı belirlenir.

 

Nüfus cüzdanı ve pasaport dışında kimlik tespitinde kabul edilebilecek diğer belgeleri belirlemeye Genel Müdürlük yetkilidir. İstem vekaleten yapılmışsa, vekilden Noterlik Kanununa göre düzenlenmiş ve istem konusu işleri yapmaya yetkili olduğunu içerir vekaletname istenir. Vekil, tevkil yetkisine dayalı olarak bir başkasını vekil tayin etmiş ise, ayrıca dayanağı olan vekaletname...) nin aranılacağı esası getirilmiştir. Bu nedenle noterlerce tapu sicil Müdürlüğünde işlem yapılmasını gerektiren vekaletnamelerin tanzimi aşamasında ilgililerin kimlik tespitinin nüfus cüzdanı veya pasaporta istinaden yapılması, Ayrıca, vekilin tevkil yetkisine dayalı olarak bir başkasını vekil tayin etmesi halinde ise, vekaletnameye müstenidat vekaletnamenin aslı veya onaylı bir suretinin (fotokopi) bağlanması gerekmektedir."denilmektedir. Bilginizi ve gereğini rica ederim. Saygılarımla,

1995/5  Yabancılara ait araçlar Hk.

 

           Türkiye'ye geçici olarak gelen bazı yabancılara ait araçların devir ve satışları konusunda ortaya çıkan tereddütler üzerine başvurduğumuz İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünden gönderilen 26.12.1994 tarih ve 336957 sayılı yazıda;

           "Asıl ikametgahları yabancı memlekette olan (Türk ve yabancı turistler hariç) Türkiye'ye geçici ve belirli bir süre için çalışma, tetkik ve tahsilde bulunmak veya başka nedenlerle gelen yabancı kişiler ile ülkemizde bulunan misyonlarda görevli yabancılardan diplomatik statüye haiz olmayan idari ve teknik personelin yurda geçici olarak getirdikleri, yurt içinde satışı yasak olan araçlarına her türlü kullanma yetkisi veren vekaletnamelerin düzenlenip düzenlenemiyeceği, ülkemizde edindikleri araçların ise, aynı statüde olan ve olmayan yabancı uyruklu bir şahsa veya Türk uyruklu bir kişiye satışının yapılıp yapılamayacağı ile ilgili yazınız konusunun açıklığa kavuşturulması amacı ile Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığına yazılmıştır.

           Gümrük Müsteşarlığı, Gümrükler Kontrol Genel Müdürlüğünün bu konudaki 8.12.1994 tarihli Trp. Tak. Şb. Md. Ks. 2-8581 sayılı yazılarında;

           1- Belirli bir süre için geçici olarak yurda sokulan, müddeti dolduğunda yurtdışına çıkarılması gereken ve ithal işlemi görmeden yurtiçinde satışı mümkün olmayan yabancılara ait mavi plakalı kara nakil vasıtaları, esas itibariyle aile ünitesinin kullanmasına yöneliktir. Ruhsat sahibine gördüğü hizmet gereği tahsil edilen böyle bir aracın, o kişinin eşi veya beraber oturduğu çocukları haricinde başkaları tarafından kullanılmasının mümkün olmadığı 15.3.1990 gün ve 68 sayılı genelge ile açıklanmış ve aynı gerekçelerle vekaletname verilmek suretiyle taşıt kullandırılmasının söz konusu olmayacağı,

           2- Türkiye'deki yabancıların, ülkemizden serbest rekabet şartları altında satın aldıkları milli veya millileşmiş taşıtları kendi statüsünde olan veya olmayan bir yabancıya veya Türk'e satabilecekleri, ancak, ilgilinin durumuna göre taşıdığı plakanın değişmesinin söz konusu olabileceği,

           3- Yabancıların ülkemizden ihraç kaydı ile İndirimli fiyatlarla) edindikleri taşıtların ise, belirli süreler sonunda yurtdışı ederek aynı statüdeki diğer yabancılara satılmasının veya devredilmesinin mümkün olduğu,

           Bu araçların Türkiye'de yerleşik Türk'lere satışı halinde ise, mezkür araçları satın alınırken kendilerine tanınmış yurt dışına çıkarma koşulu indiriminin ödenmesi şartının aranacağı bildirilmiştir."denilmektedir.

           Yukarıda öngörülen devir işlemlerinin yapılması sırasında Birliğimizin 19.3.1990 tarih ve 22 sayılı genelgesinde açıklandığı üzere bu araçların devrinde sakınca bulunmadığına ilişkin bir yazının ilgili makamlardan alınmasının ve işlemin bundan sonra yapılmasının yerinde olacağı düşünülmektedir.

 

1995/6   Mülkıyeti muhafazalı hacızli, ve rehınli taşıtlara ilışkin bazı işlemler Hk.

 

Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden gönderilen 2.12.1994 tarih ve 21707 sayılı yazıda :

 

"..... mülkiyeti muhafazalı, hacizli veya rehinli araçların yurtdışına çıkarılmalarına yetki veren vekaletnamelerin hukuka uygun olup olmayacakları konusunda Bakanlığımızın görüşleri istenilmekle keyfiyet incelendi.

 

1- Mülkiyeti muhafaza kaydı ile yapılan satış sözleşmeleri Medeni Kanunumuzun 688 ve 689 uncu maddelerinde düzenlenmektedir. Bu madde hükümlerinde belirtilen prosedüre uygun olarak yapılacak mülkiyeti muhafaza kayıtlı satış sözleşmeleri ile satıcı, satış bedelini tamamen almadığı halde menkul malın zilyetliğini alıcıya devretmekte, ancak, mülkiyet hakkını üzerinde saklı tutarak alacağını aynı bir teminata bağlamaktadır. Böylece mülkiyet hakkı, satıcının üzerinde kaldığından, alıcı zilyetliğini devraldığı mal üzerinde ayni bir tasarrufta bulunamamaktadır.

 

Alıcının menkul mal üzerinde ayni tasarruf hakkı bulunmamakla birlikte, sözleşmenin yapılmasından itibaren zilyetliği devralıp her türlü yararı ve hasarı kendisine ait olmak üzere dilediği gibi kullanma hakkı bulunmaktadır. Burada belirtilen kullanma hakkını sınırlayan bir hüküm ise mevzuatımızda bulunmamaktadır.

 

Kısaca tekrarlarsak: Alıcı menkul malın mülkiyetini kazanmadığından, aynı . bir tasarrufta bulunmamakta ve ancak her türlü yararı ve zararı kendisine ait olmak üzere malı kullanabilmektedir.

 

Medeni Kanunumuzda belirtilen mülkiyeti muhafaza kayıtlı satış sözleşmelerinin prosedürüne uygun olarak motorlu trafik araçları da satılabilmektedir. Bu durumda, aracın mülkiyeti satıcı üzerinde saklı tutulmakta, ancak alıcı, aracı kendi adına tescil ettirip kullanabilmektedir. Tabi ki mülkiyet hakkını kazanmadığından aracı başkasına satamamaktadır.

 

Mülkiyeti muhafaza kaydı ile alınan aracın, alıcısı tarafından dilediği gibi kullanılmasına hukuken bir engel bulunmamaktadır. Bu hakkın uzantısı olarak, alıcının kullanma hakkını vekili marifeti ile kullanması ve vekiline aracını yurtdışına çıkarması için yetki vermesi de mümkündür.

 

2- Haciz, malikinin menkul malı üzerindeki her türlü tasarruf yetkisini sınırlayan bir kamu hukuku müessesesidir.

 

Bu konuda (icra ve İflas Kanunumuzun 86 ncı maddesinde; "borçlu alacaklının muvafakati ve icra memurunun müsaadesi alınmaksızın mahcuz mallarda tasarruf edemez." denilmektedir. Ayrıca, borçlunun haczedilen taşınır malı üzerinde izinsiz tasarrufta bulunması eylemi Türk Ceza Kanununun 276 ncı maddesindeki suçu oluşturmaktadır.

 

Doktrinde ve uygulamada buradaki tasarruf sözünün ayni tasarruflar yanında fiili kullanımı da kapsayacak şekilde geniş kapsamlı olarak anlaşılması gerektiği ittifakla kabul edilmektedir.

Bu nedenle hacizli araçlar üzerinde borçlunun fili kullanım hakkı da dahil olmak üzere her türlü tasarruf yetkisi kanun hükmü ile sınırlandığından, alacaklının muvafakat  ve icra memurunun müsaadesi olmadan aracın yurtdışına çıkarılmasına yetki veren vekaletnamelerin noterliklerde yapılmaması gerekmektedir.

 

3- Menkul rehini ise, Medeni Kanunumuzun 853-886 ncı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu hükümler uyarınca menkul rehininin ayni bir hak olarak doğması için rehin konusu malın zilyetliğinin borçludan alacaklıya geçirilmesi şarttır. Ayni haklarda aleniyetin sağlanması prensibi olduğundan, zilyetliğin devri ile ayni bir hak olan menkul rehininde de aleniyetin sağlanması amaçlanmıştır.Böylece borçlu ile ilişki kurmak isteyen üçüncü kişilerin rehin konusu malın borçlunun elinden çıktığını görüp, onun ödeme gücü hakkında fikir sahibi olacaklardır. Diğer bir taraftan da borçlunun mala zarar vermesi önlenmiş olacaktır.

 

Bu kanuni şarta rağmen rehinli araç borçlunun zilyetliğinde bırakılmışsa, ya da alacaklı kendi rızası ile sonradan borçluya vermişse veya zilyetlik kesin olarak yitirilmişse; duruma göre ya rehin hakkı doğmamış, ya rehin hükümleri askıda bırakılmış, ya da rehin hakkı sona ermiş olmaktadır. Aracın borçlunun elinde bulunduğu bütün bu hallerde ise rehin hükümleri uygulanmamak lazım gelir.

 

Bu nedenle, rehin borçlusunun rehin hakkı tesis edip zilyetliğini üzerinde bıraktığı aracını dilediği gibi kullanmasına engel olacak bir yasal hüküm bulunmadığından, aracının yurt dışına çıkarılmasına yetki veren bir vekaletnameyi yapmasında da hukuki bir sakınca bulunmamaktadır.

 

Sonuç olarak;

a) Mülkiyeti muhafazalı ve rehinli araçların yurtdışına çıkarılmasına yetki veren vekaletnamelerin noterliklerde yapılabileceği,

 

b) Hacizli araçların yurtdışına çıkarılmasına yetki veren vekaletnamelerin ise İcra ve İflas Kanunun 86. maddesi uyarınca, alacaklının muvafakat ve icra müdürlüğünün izniyle yapılabileceği,

 

c) Burada bahsedilen vekaletnamelerin sadece aracın yurtdışına götürülüp getirilmesine, gümrük idareleri nezdindeki işlemlerin takip ve sonuçlandırılmasına ve taşıtla ilgili işlemlerin taşıt sahibi adına yapılmasına yetki veren vekaletnameler olduğu, araç üzerinde herhangi bir tasarruf hakkının devrine yetki veren vekaletnamelerin yapılması için ise mutlak surette alacaklının izninin alınması gerektiği düşünülmektedir." denilmektedir.

 

Bilginize ve buna göre işlem ifasını rica ederim. Saygılarımla.

1995/10 Noterlik işlem müstenidatları Hk.

 

        Zaman zaman Birliğimize intikal eden başvurularda, noterler taıefından işlem kağıtlarına eklenen vekaletname temsil belgesi veya imza sirküieri gibi müstenidatların ilgililer tarafından iş kağıtlarından ayrılarak müstakil olarak kul­lanıklıkları ve bu kanuna aykırı davranışın önlenmesi hususunda gerekli ted­birlerin alınmasının istendiği görülmektedir.

           Konu son Yönetim Kurulumuzda görüşülmüş ve yasal olmayan bu davranışın önüne geçilebilmesi için müstenidat olarak kullanılan belgeler;ıı ııygım bir yerine en az 2x5 cm. ebadında ve üç satır halinde yaptırılacak ve içinde (MÜS­TENIDATTIR-TEK BAŞINA KULLANILAMAZ yazılı bir damganın yaptınlarak basılmasının uygun olacağı sonucuna varılmıştır.

 

1995/17 Işlem ilgilisi olmayan ki­şilerin örnek istemeleri Hk.

 

           Istanbul Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odasının kendilerine ibraz edilen vekaletnameler hakkında bazı noterliklere yazılar göndererek, yazı ekindeki vekaletnamelerin aslına uygun olup olmadığı konusunda bilgi is­tenildiği ve bu arada ayrıca işlemin de bir örneginin (fotokopisinin) istenildigi hallerde noterlerce ne şekilde hareket olunacağı ve örnek verilip verilmeyeceği konusunda Adalet Bakanlığına yazdığımız yazıya anılan Bakanlıktan gönderilen 3.2.1995 tarlh ve 1935 sayılı cevabi yazıda:

           "Bilindiği gibi Noterlik Kanununu 94 ncü maddesi uyarınca kural olarak, noterler tarafından yapılan işlemlerin örnekleri ancak ilgililerine, kanuni tem­silcilerine, vekillerine veya mirasçılarına verilebilmektedir.

           Bu maddede sayılanlar dışındaki kişilere örnek verilebilmesi için ise Noterlik Kanununu 95 nci maddesi uyarınca, noterliğin bağlı bulunduğu asliye veya münferit sulh hakiminden izin alınması gerekmektedir.

           Bu nedenle, Noterlik Kanunun 94 ncü maddesinde belirtilen örnek ala­bilecek ilgililer dışındaki kişi yada kurumların noterlik işleminden suret is­teyebilmeleri için öncelikle ilgili hakimlikten izin almaları gerekmektedir. Ayrıca noterlerin yaptıkları işlemlerle ilgili ücret ve diğer giderleri yasal istisnalar dışında ilgililerden eksiksiz olarak almaları gerekmektedir. Aksine davranışlar, Noterlik Kanunun 50 nci maddesine aykırılık teşkil edecektir.

           Bu itibarla işlem ilgilileri dışındaki kişi ya da kurumlar tarafından noterlikten evrak suretinin istenilmesi halinde; Noterlik Kanunun 95 nci maddesinde belirtilen prosedürün uygulanmasının ve masrafların eksiksiz olarak alınmasının gerektiği düşünülmektedir" denilmektedir.

           Bu durumda Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odaları tarafından Noterlerden bilgi ve örnek isteyemeyecekleri anlaşılmıştır. Bu itibarla anılan kurumun noterlikten bilgi istemeden önce Asliye Hukuk Hakimliğine müracaat ederek karar alması ve ayrıca istediği örneğin yasal giderlerini noterliğe ödemesi gerekmektedir.

 

1995/28 Ölümden sonra geçerli olacağı kaydı ile düzenlenen vekaletnameler Hk.

Ölümden sonra geçerli olmak üzere düzenlenen vekaletnamelerin belli konulara münhasır vekaletnameler için mi, yoksa tüm vekaletnameler için mi düzenlenebileceği konusundaki sorumuza Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden verilen 29.3.1995 tarih ve 4834 sayılı yazıda:

 

"Borçlar Kanununun 397 nci maddesinin 1 nci fıkrasında, (hilafı mukaveleden veya işin mahiyetinden anlaşılmadıkça vekalet, gerek vekilin ve gerekse müvekkilin ölümü ile ve ehliyetin zevali veya iflası ile nihayet bulur.) denilmektedir. Madde hükmünde, vekilin veya müvekkilin ölümü halinde kural olarak vekalet sözleşmesinin sona ereceği, ancak ölümden sonra da vekaletin devam edeceğine dair sözleşme hüküm bulunuyorsa bu takdirde vekaletnamenin ölümden sonra da hüküm ifade edebileceği belirtilmektedir.

 

Ayrıca konu ile ilgili olarak, 7 Aralık 1940 tarih ve 1938/20 Esas, 1940/87 Karar numaralı İçtihatları Birleştirme Kararında şöyle denilmektedir. (Borçlar Kanununun 397 nci maddesinde gerek vekilin gerek müvekkilin ölümü ile ve ehliyetinin zevali veya iflasıyla vekaletin nihayet bulması hakkındaki hüküm, hilafının mukaveleden veya işin mahiyetinden anlaşılması kaydı ile takyit edilmiş olmasına göre tevhidi içtihadı mucip olan hadiselerde olduğu gibi müvekkilin ölümünden sonra dahi mutasarrıf olduğu gayrimenkul malını tapu dairesinde şahsı ahara bey ve ferağa dair vuku bulan vekaletin devam edeceği iki taraf arasında muteber surette mukavele edilmiş ise, müvekkil öldükten sonra da vekilin salahiyetleri devam edeceğine, fakat azil hakkı ölünün kanuni haleflerince intikal etmiş olacağından mirası ret etmemiş olan mirasçılar tarafından azil olunabileceğine birinci içtimada sülüs an ekseriyet hasıl olmadığından ikinci içtimada mutlak ekseriyetle karar verildi.)

 

İçtihatları birleştirme kararında sadece taşınmaz mal üzerinde tasarruf yetkisi veren vekaletnameler incelenmiş ve bu vekaletnamelere ölümden sonra da geçerli olacağına dair kayıt konulabileceği, bu kaydın geçerli olacağı kabul edilmiş, bütün vekaletnamelere dair bir hüküm sevk edilmemişse de kanun hükmü gene! ifadeli olup bütün vekaletnamelere, ölümden sonra geçerli olacağına dair hüküm konulmasına hukuki bir engel bulunmamaktadır.

 

Bu itibarla Borçlar kanununun 397 nci maddesinin genel ifadesi uyarınca, tüm vekaletnamelere ölümden sonra da geçerli olacağına dair hüküm konulabileceği düşünülmektedir" denilmektedir.

Bilginizi ve gereğini rica ederim

Saygılarımla,

1995/42 Bazı işlemlerin noterliklede yapılıp yapılamıyacağı Hk.

 

Örneği ekli "Genel Vekaletname" ve "Pasaport Teslim Tutanağı" "Taahhütname" başlıklı, noterliklerce düzenlenmesi istenilen işlemlerin noterliklerde tanzim veya tasdik edilmesinin mümkün olup olmadığı konusunda intikal eden tereddütler üzerine Adalet Bakanlığı Hukuk işleri, Genel Müdürlüğünden görüş istenmiş idi.  Alınan 22.05.1995 gün 7246 sayılı cevabi yazıda:

 

"Söz konusu işlemlerde genel olarak gidilmesi düşünülen yabancı bir ülkeden giriş vizesinin alınması ve yurt dışına çıkışın sağlanması amaçlanmaktadır. Söz konusu işlemlerde genel olarak, yurt dışına çıkmak isteyen işlem ilgisi; kendi adına yabancı ülkenin yetkili makamlarından vize alabilmesi için kendisine vekil tayin etmekte; vekiline pasaportunu teslim edip vize ve uçak biletinin alınması ile vekilinin işinin biteceği, kendisine ayrıca vekil i tarafından yurt dışında iş bulma vaadinde bulunulmadığı, vize garantisi verilmediği, vekiline vize işlemleri nedeniyle bir sorumluluk gelirse asgari 10.000.000.-TL. tazminat ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği belirtilmektedir. İşlem ilgilisinin gitmeyi istediği ülkeler ise genellikle Avrupa ülkeleridir.

 

Almanya, (kişilerin seyahatleri ile ilgili Avrupa Adlaşması’nın 7nci maddesindeki) kamu düzeni istisnasından yararlanarak; ülkesine çok sayıda kaçak Türk işçisinin gelmesi ve iltica taleplerinin olması nedenleriyle 4 Ekim 1980 tarihinde Türk vatandaşlarına karşı vize muafiyetini kaldırmıştır. Almanya'nın bu uygulamasından hemen sonra da Fransa, Benelux devletleri, İsviçre ve İsveç’te Türk vatandaşlarına karşı vize mecburiyeti koymuştur. Bu uygulamalardan sonra Türk vatandaşları söz konusu devletlerin topraklarına vize almadan girememektedirler.

Noterlik Kanunun 53 ncü maddesinde; "Noterler, kanunların emredici hükümlerine aykırı hususlarda işlem yapamazlar. Bu hüküm imza onaylaması yapılan işlemlerin münderecatı hakkında da uygulanır." denilmektedir. Noter4ikte tanzim ya da tasdik ettirilmek istenilen işlemleri bu açıdan incelemek gerekmektedir.

"Genel Vekaletname" başlıklı işlem hakkında herhangi bir hukuka aykırı husus görülmemiştir.

Ancak "Taahhütname" başlıklı işlemde yer alan; "........vekalet vermiş olduğum şahıslar beni herhangi bir vaat ile dolandırmak veya kandırmak amacıyla paramı almamışlardır. Söz konusu vize işlemlerini takip etmek üzere.........'a paramı kendi rızamla vermiş bulunmaktayım. 8u konuda bu kişilerden bana gelebilecek her türlü zararın bilincindeyim...........'a veya vekil tayin ettiği üçüncü şahıslara konsolosluklara verilmek üzere tüm evraklarımı şahsen kendim verdiğim için T.C.K.da düzenlenen 350-35111 hükümlerine muhalefet söz konusu olduğunda tüm sorumluluk şahsıma aittir." ifadeleri kanuna ve kamu düzenine aykırı bulunmaktadır. Bu ifadelerde taahhütte bulunan kişi, dolandırıcılık veya sahtekarlık işlemleri ile vizenin alınması halinde tüm sorumluluğun kendisinde olduğunu kabul etmekte ve vekilini aklamak istemektedir. Böylece vekilinin suç teşkil eden ey(emlerinden dolayı uğrayabileceği cezai sorumluluğun bertaraf edilebileceği düşünülmektedir. Bu şekilde bir taahhüt işlemi ile kişilerin cezai sorumluluktan kurtulmalarına ise hukuken imkan bulunmamaktadır. Eğer suçun tüm unsurları oluşmuşsa kişiler yaptıkları işlemlerinin cezai sorumluluğuna katlanacaklardır. Buna aykırı olarak yapılan işlemlerin herhangi bir hukuki geçerliliği bulunmamaktadır.

"Pasaport Teslim Tutanağı (Taahhütname)" başlıklı işlemde yer alan: ".....pasaportumda herhangi bir suç unsuru olursa şahsıma ilgilendirir. Vekillerimin herhangi bir sorumluluğu yoktur. Yurt dışına çalışmak amacıyla gitmiyorum. Vekillerimin bunu herhangi bir iş vaadinde ve taahhüdünde bulunmamışlardır. Bütün sorumluluklarımın bilincindeyim. Vize takibi için konsolosluklara verilen bütün belgeler, bütün bilgiler benim bilgim dahilindedir. Vekillerimin sorumluluğu yoktur." ifadeleri ile de vekillerinin suç sayılan işlemleri nedeniyle uğrayabilecekleri cezai sorumluluk kaldırılmak istenilmektedir. Cezai sorumluluğun bu kişinin üzerinden kaldırılarak kendi üzerine alınması konusundaki îşlemler, hukuken geçerli değildir.

Bu itibarla yabancı bir ülkeye girebilmek için ilgili ülkenin resmi makamlarından alınacak vize konusunda yapılan işlemlerden "Genel Vekaletname başlıklı işlemin noterlikte tanzim ve tasdikinde hukuki bir sakınca olmadığı, "Taahhütname" ve "Pasaport Teslim Tutanağı (Taahhütname)" başlıklı işlemlerdir yer alan cezai sorumluluğu kaldıracak mahiyetteki ifadelerin ise kanuna ve kanun düzenine aykırı olduğu bu nedenle Noterlik Kanunun 53 ncü maddesi ç3ereğince noterlikte tanzim ve tasdik edilemeyeceği düşünülmektedir." denilmektedir.

Bilgilerinizi ve gereğinin buna göre ifasını rica ederim.

Saygılarımla.

       BAŞKAN

             Hasip DİNÇER

(Ankara 24. Noteri)

 

GENEL VEKALETNAME

 

Bizleri temsilen hareket ederek her nevi şirket ve ortaklıklar kurmaya, şirket ana sözleşmelerini tanzim ve imzalamaya, tasdik ettirmeye, ilgili Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ve Bakanlığa bağlı temsilciliklere başvuruda bulunmaya, tescil ettirmeye, ilanlar yaptırmaya, Bakanlığın uygun göreceği sözleşmeleri tanzim ve imzalamaya, ilgili konuları bilcümle resmi kurum ve kuruluşlar ve temsilciliklerde, Maliye ve Defterdarlık Vergi Daireleri, Bağ kur, Sosyal Sigortalar Kurumuna bağlı Şube müdürlüklerinde, Ticaret Sicil Memurluklarında vesaire bilcümle kurum ve kuruluşlarda, iş takibine gerekli her türlü evrakları tanzim ve imzalamaya, ilgili bakanların ilgili kurum ve kuruluşlarına sunmaya, elden evrak alıp vermeye, ithalat ve ihracat belgelerini çıkarmaya, bununla ilgili belgeleri hazırlamaya, imzalar atmaya, bu hususlarla ilgili olarak Dış Ticaret Müsteşarlığı vesaire makamlarda benim adıma yapılacak işlemleri yapmaya, yatırılması gerekli harçları rüsumları yatırmaya, makbuzlarını almaya, fazla yatırılan vergileri ve harçları geri almaya, alabilmesi için gerekli her türlü evrakı tanzim ve imzaya, kurulmuş ve kurulacak olan şirketin tescil işlemlerini yaptırmaya, Ticaret Sicil Memurluklarında ve Ticaret Odalarında ilamlarını yaptırmaya, ayrıca benim adıma şirketlerden hisseler almaya, bedellerini ödemeye, devir temlik sözleşmelerini imzalamaya, ortak olmaya, kurucusu bulunduğum veya ortak olduğum şirketlere ait hisselerimi dilediği kimselere, dilediği miktarını üçüncü şahıslara devir etmeye veya adına satın almaya, devir bedellerini ahzu kabza devir sözleşmelerini imzalamaya, şirketlere ait defterlere imzalar atmaya, şirketime ait isim hakkını karar alarak ÜNVAN DEĞIŞIKLIĞI YAPMAYA, ADRES DEĞIŞIKLIĞI YAPMAYA, gelen vergi kontrol memurlarına imzalar atmaya, vergi daireleri ile ilgili yazışmalarda ve KURUMLAR VERGISI BEYANNAMESI VERMEYE, MUHTASAR BEYANNAMESI VERMEYE, KDV BEYANNAMESI VERMEYE, S.S.K. ILE ILGILI GIRIŞ BILDIRGELERININ BEYANNAMELERININ VERILMESI bununla ilgili evrakları hazırlamaya, evrakları imzalamaya, bankalarda adına veya şirketinin adına hesap açmaya açılan hesaplara para yatırmaya, YATIRILAN PARALARI ÇEKMEYE banka hesaplarımı kapatmaya Şirketim veya ortağı olduğum şirketin TASFIYE EDILMESI ESNASINDA YAPILACAK HER TÜRLÜ MUAMELELERI YAPMAYA IMZALAR ATMAYA, (ŞIRKETIN TASFIYESI HALINDE HER TÜRLÜ IMZA YETKISINE HAIZDIR) benim başkaları aleyhine açtığım ve açacağım bilumum adli ve idari dava ve takip ihtilaflardan dolayı T.C. Mahkemelerinde beni temsile ve adıma gerektiğinde AVUKAT TUTMAYA, Şirketimle ilgili MATBAALARDA ANTETLI KAĞIT BASTIRMAYA, BASTIRILAN ANTETLI KAĞITLARI BÜROSUNDA BULUNDURMAYA, ve KULLANMAYA şirketim adına KAŞE YAPTIRMAYA, YAPTIRILAN KAŞELERI KULLANMAYA ve MUHAFAZA ETMEYE veya şahsımdan almış olduğu şirketlerime ait KAŞELERI ve ANTETLI KAĞITLARI bulundurmaya, kullanmaya, yine şirketlerle ilgili her türlü resmi evrak ve matbu kağıtları bulundurmaya, kullanmaya, muhafaza etmeye (Örnek: Nüfus Cüzdanı sureti, ikametgah, sabıka kaydı, vesikalık fotoğraf, vize müracaat formlarım, imza sirkülerim, buna benzer evraklarımın muhafaza edilmesi için)

 

PASAPORT TESLİM TUTANAĞI

Taahhütname

............,........................,....,..............,..............,.... adresinde mukim bulunan ................................ vize işlemlerini takip etmek üzere Aksaray Valiliğinden almış olduğum............................Sayı....................,....Tarihinden..................,.....tarihine kadar geçerli olan.........................,........... seri no'lu pasaportumu noter huzurunda teslim ettim.

............................................................... ve işlemlerimi takip etmek üzere vekil tayin ettiğim diğer şahıslar konsolosluklardaki işlemlerimi yürütmek için tam yetkilidirler ve diğer vekillerim vize için ülke adı vermemişlerdir. Herhangi bir ülkenin vizesini aldıkları takdirde işlemlerimi bitişmiş sayılırlar.

Pasaportumda herhangi bir suç unsuru olursa şahsımı ilgilendirir. Vekillerimin herhangi bir sorumluluğu yoktur.

Yurtdışına çalışmak amacıyla gitmiyorum. Vekillerim bana herhangi bir iş vaadinde ve taahhüdünde bulunmamışlardır. Bütün Sorumluluklarımın bilincindeyim.Vize takibi için Konsolosluklara verilen bütün belgeler, bütün bilgiler benim bilgim dahilindedir. Vekillerimin sorumluluğu yoktur.

Adıma.....................................ülkelerine ait olmazsa..................................... ülkelerinin vizeleri tercihimdir.

Vekaletteki yetki1erim aynen geçerlidir. Ben bütün sorumluluklarımın bilincindeyim ...................................................,............ve diğer vekillerim bana vize için bir garanti vermemiştir. Soruşturmaya takıldığı takdirde bana vize için zaman verilmemiştir. istenilen bilet firma tarafından alınacaktır. Alınan bu biletle uçmak mecburiyetinde olduğumun bilincindeyim.

Pasaport Teslim Alan Pasaportu Teslim Eden (Pasaport Sahibi)

ADRES :.....................................,..... ...........................................

Telefon :.........,.................................

R1

TAAHHÜTNAME

ALMANYA, FRANSA, ISVIÇRE, BELÇIKA, HOLLANDA, LÜKSEMBURG NORVEÇ, İSVEÇ, DANIMARKA, AVUSTURYA, POLONYA, YUNANİSTAN, MACARİSTAN, v.b. Avrupa ülkelerine veya AMERİKA’YA gidebilmem için almak istediğim vize ile ilgili işlemleri takip etmek üzere yapılması gereken tüm işlemleri yapabilmek üzere aşağıda adı, soyadı ve ikamet adresi belirtilen ........................... ................... veya vekil tayin ettiği üçüncü şahısları vekil tayîn ettim. Bu vekaletname sadece vize işlemlerimi adıma takip etmek üzere verilmiş olup söz konusu ................................ veya vekil tayin ettiği üçü ıl~ü şahıslar tarafından yurtdışında herhangi bir iş vaadi veya bu konuda herhangi bir iş taahhüdü karışlığı değildir. (504/4 T.C.K.) yine vekalet vermiş olduğum bu şahıslar beni herhangi bir vaat ile dolandırmak veya kandırmak amacıyla paramı almamışlardır. Söz konusu vize işlemlerini takip etmek üzere söz konusu ................................... paramı kendi rızamla vermiş bulunmaktayım. Bu konuda bu kişilerden bana gelebilecek her türlü zararın bilincindeyim.

 

........................................veya vekil tayin ettiği üçüncü şahıslara konsolosluklara verilmek üzere tüm evraklarımı şahsen kendim verdiğim için T.C.K.'da isnat edilen 350-35111 muhalefet söz konusu olduğunda tüm sorumluluk şahsıma aittir.

 

T.C. Emniyet Müdürlüklerince veya T.C. Valiliklerince verilme şahsıma ait pasaport ile ilgili herhangi bir soruşturma vukuu bulduğunda tüm sorumluluk şahsıma aittir. Pasaportumu ...................................... veya vekil tayin ettiği üçüncü şahıslara vize işlemlerimi takip etmek amacıyla kendi rızamla vermiş bulunmaktayım.

 

.................................. veya vekil tayin ettiği üçüncü şahıslar Cumhuriyet Savcılığı, Emniyet Müdürlüğü veya Mali Şube Müdürlüğü İnterpol kanalı ile yapılacak soruşturmalarda açılabilecek K.H. ile ilgili olarak adıma ve vekillerime avukat tutmaya, avukat ücretlerini ödemekle sorumlu duruma düştüklerinde maddi ve manevi mağduriyetlerini tazmin etmek amacıyla asgari ve kayıtsız şartsız kendilerine ı 0.OOO.0o0.-TL (On milyon Türk Lirası) ödemeyi kabul ve taahhüt ederim.

 

...................................... veya vekil tayin ettiği üçüncü şahıslara vermiş olduğum tüm yetkilere rağmen yukarıda belirtilen ülkeler ile ilgili turistik veya ticari vize almaları konusunda kesin taahhütte bulunmadıklarının veya garanti veremediklerinin bilincindeyim.

 

Tüm yapılan işlemler ve müracaatların yukarıda belirttiğim nedenlerden dolayı gerçekleşememesi halinde veya kendi rızamla yapılan anlaşmayı tek taraflı bozmam halinde müracaat sırasında vermiş olduğum emanet paramı geri almayacağımı ve bu taahhütnameyi hiçbir zor altında olmadan kendi rızam ile okuyarak imzaladığımı kabul ve taahhüt ederim.

 

Adı Soyadı İmza

1995/44 avukat Vekaletnamelerinde bulunması gereken bilgiler Hk.

Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünden gönderilen 03.01.1995 gün 25 sayılı yazıda: .

 

"Bilindiği üzere, 31 Ağustos 1989 gün ve 20268 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 197 sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile, mahkemelere (yüksek mahkemeler dahil) ve icra ve iflas dairelerine (icra ve iflas işlerinin yazı işleri müdürleri tarafından yürütüldüğü yerler dahil), 01.08.1989 tarihinden itibaren, vekil olarak dava veya icra ve iflas işlerini yürüten avukatlar hakkında Bakanlığımıza sürekli bilgi verme zorunluluğu getirilmiştir.

 

Yine söz konusu Tebliğe göre, 01.08.1989 tarihinden itibaren noterler tarafından düzenlenen vekaletnamelerde bulunması gereken bilgilerin yanı sıra;

- Vekaletname verilenin adı, soyadı, unvanı, adresi,

- Vekaletname verilenin varsa geliri veya kurumlar vergisi yönünden bağlı bulunduğu vergi dairesi, vergi dairesi sicil (hesap) numarası,

- Vekaletname verilenin adı, soyadı, unvanı, adresi,

- Vekaletname verilenin varsa bağlı bulunduğu vergi dairesi, vergi dairesi sicil (hesap) numarası,

- Vekaletname verilen avukat ise, bağlı bulunduğu baro, ile ilgili bilgilerin de vekaletnamelerde bulunması mecburiyeti getirilmiştir.

 

Anılan Tebliğe göre, Noterler bu bilgilerin vekaletnamelerde eksiksiz ve doğru olarak bulunmasından sorumlu tutulmuşlardır.

 

Mahkemeler (yüksek mahkemeler dahil) ve icra ve iflas daireleri, vekil olarak dava takip eden avukatların vekaletnamelerinde ve dosyalarında yer alan bilgileri esas alarak bilgi formunu düzenleyerek Bakanlığımıza göndermektedirler.

 

Ancak, Bakanlığımıza gönderilen bilgi formlarının incelenmesinde, bazı formlarda bilgilerin eksik yazıldığı görülmüştür" denilerek, yukarıda belirtilen bilgilerin düzenlenecek vekaletnamelerde eksiksiz ve doğru olarak yer almasında gerekli özenin gösterilmesi istenmiş idi.

 

197 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin konu ile ilgili hükümlerinin 1989/63 sayılı genelgemizle, bu bilgilerin yalnız avukatlara verilen vekaletnamelerde bulunmasının yeterli olacağına ilişkin Bakanlık açıklamasının da 1989/70 sayılı genelgemizle noterliklere duyurulmuş bulunduğu, vekalet verenin beyanına dayanılarak yazılan bilgilerin eksikliğinden veya yanlışlığından noteri sorumlu tutmanın mümkün olmadığı belirtilerek Maliye Bakanlığından keyfiyetin yeniden incelenmesi istenilmiştir.

Bu yazımıza, Gelirler Genel Müdürlüğünden alınan 01.06.1995 gün 29523 sayılı cevabi yazıda:

 

"Bilindiği üzere, 31 Ağustos 1989 gün ve 20268 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 197 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile mahkemeler (yüksek mahkemeler dahil) ve icra ve iflas dairelerine (icra ve iflas işlerinin yazı işleri müdürleri tarafından yürütüldüğü yerler dahil 01.08.1989 tarihinden itibaren vekil olarak dava veya icra ve iflas işlerini yürüten avukatlar hakkında Bakanlığımıza sürekli bilgi verme zorunluluğu getirilmiştir.

Yine söz konusu Tebliğe göre 01.08.1989 tarihinden itibaren noterler tarafından düzenlenen vekaletnamelerde bulunması gereken bilgilerin yanı sıra; bulunması gerekli diğer bilgilere de yer verilmiştir.

 

Anılan Tebliğe göre, Noterler bu bilgilerin vekaletnamelerde eksiksiz ve doğru olarak bulunmasından sorumlu tutulmuşlardır.

 

Ancak, Bakanlığımızın Birliğinize gönderdiği 08.09.1989 gün ve VUK-42110007-4/67229 sayılı yazısı ile bu bilgilerin yalnız avukatlara verilen vekaletnamelerde bulunması yeterli görülmüş olup, diğer vekaletnamelerde bu bilgilerin bulunması mecburiyeti aranmamıştır.

 

Avukatların notere gelmemesi halinde ise vekaletnamelerde anılan Tebliğe göre bulunması zorunlu bilgiler vekaleti verenin beyanına dayanılarak düzenleneceği hususuna da ilgi (a) da kayıtlı yazı ile açıklık getirilmiştir." denilmektedir. (1989/70 s. genelge)

Bilgileriniz ve gereğinin buna göre ifasını rica ederim.

Saygılarımla.

1995/51 Tapuda işlem yapilmasını gerektiren vekaletnameler Hk.

Tapuda işlem yapılmasını gerektiren vekaletnamelerin noterliklerde düzenlenmesi sırasında, dayanak alınması gereken belgeler bakımından tapu sicil müdürlüklerinin uygulaması ile ilgili bazı tereddütlerin iletilmesi üzerine, konu Birliğimiz görüşü de belirtilerek Başbakanlık Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne intikal ettirilmiş ve incelenmesi istenilmiş idi.

 

Anılan Genel Müdürlük Tasarruf İşlemleri Dairesi Başkanlığının 16.06.1995 günlü 2506 sayılı yazısında:

 

- "734 Sayılı Türk Medeni Kanununun 45 nci maddesi "Başlı başına mevcudiyeti haiz olmak üzere teşekkül eden cemiyet ve şirketler ile kendilerine has bir mevcudiyeti ve muayyen bir gayesi bulunan müesseseler sicillerine kayıtlarını icra ettirmekle şahsiyet iktisap ederler......" hükmünü içermektedir.

 

6762 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 42 nci maddesinin ikinci fıkrasında; her tacirin kullanacağı ticaret unvanını ve bunun altına atacağı imzayı notere tasdik ettirdikten sonra sicil memuruna tevdi etmeye mecbur olduğu ve tacir, hükmi şahıs ise unvanla birlikte onun namına imzaya salahiyetli kimselerin imzalarının da notere tasdik ettirilerek sicil memuruna verileceği, 301 nci maddesinde, anonim şirketin ticaret siciline tescil ile hükmi şahsiyet kazanacağı, 300 üncü maddesinde, şirketin merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan olacağı, tescil ve ilan sırasında şirketin maksat ve mevzuu ve varsa müddeti ile şirketin ne suretle temsil olunacağının belirtileceği, 323 üncü maddesinde ise idare meclisinin şirketi temsile yetkili kimseleri, tescil edilmek üzere ticaret siciline bildireceği açıklanmıştır.

 

Diğer taraftan, Ticaret Sicili Nizamnamesinin 104 üncü maddesinde bir unvanın ve işletmenin tescili halinde ilgiliye bir sicil tasdiknamesi verileceği ve bu tasdiknamede (belge) işletmenin unvanı, uğraştığı işler ve işletmenin temsilcilerinin belirtileceği ve bu belgenin verildiği tarihten itibaren bir yıl için muteber olacağı ifade edilmiştir. Yine ticaret Sicili Nizamnamesinin 105 inci maddesinde;

 

"Ticaret Sicili memurları 2644 Sayılı Tapu Kanununun 2 nci maddesi hükmünce ticaret şirketlerinin gayrimenkula tasarruf edebileceklerini gösteren vesikayı vermek için şirketlerin esas mukavelelerinde bildirilen işletme konusuna ait hükümlerle beraber Türk Ticaret Kanununun 137 nci maddesi hükmünü göz önünde tutmakla mükelleftirler.

Sırf esas mukavelede şirketin gayrimenkula sahip olabileceğinin yazılmamış olmasına dayanılarak vesikanın verilmesi isteği reddedilemez." hükmü yer almaktadır.

 

Ayrıca, 2644 Sayılı Tapu Kanununun 2 nci maddesine "Hükmi şahısların tapu işlerinde merkez veya şubelerinin bulundukları yerin en büyük mülkiye amirinden nizamnamelerine göre gayrimenkul tasarrufuna izinli olduklarına ve tescil işini yapacak mümessilin salahiyetine dair alınacak belgenin verilmesi mecburidir. Ticaret şirketleri bu belgeyi ticaret sicil memurundan alırlar." hükmünü içermektedir.

 

Görüldüğü üzere, tüzel kişiler lehine tapu sicilinde gayrimenkul mülkiyeti veya diğer bir ayni hakkın tescil edilebilmesi için tüzel kişinin statüsünde (mukavelesinde) gayrimenkul mala tasarrufa izinli bulunduğu ve tescil işini yapacak kimsenin tüzel kişiyi temsile yetkili olduğuna dair hüküm bulunması gerekmektedir.

 

Tüzel kişinin gayrimenkul mal üzerinde mülkiyet veya diğer aynî haklara sahip olabilme (tasarruf) ehliyeti (yeteneği) ile temsil yetkisi belge ile tespit edilmektedir. Bu belgeyi ticaret şirketleri ticaret sicil memurluğundan almaktadır.

 

Gerek Türk Ticaret Kanununda ve gerekse Ticaret Sicili Nizamnamesinde imza sirkülerinin yetki belgesi niteliğinde olduğuna ilişkin herhangi bir husus bulunmamaktadır. Aksine imza sirküleri, şirketin tescili aşamasında ticaret sicil memurluklarına verilecek belge niteliğindedir.

 

Bu nedenle, 1512 Sayılı Noterlik Kanununun 89 uncu maddesi uyarınca noterler tarafından düzenlenecek vekaletnamelerin dayanağı olarak, Ticaret Sicil Nizamnamesinin 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca ticaret sicil memurluklarınca verilmiş yetki belgelerinin esas alınması ya da imza sirküleri yetki belgesine istinaden düzenlenmiş ise vekaletnamede bu yetki belgesinden de bahsedilmesi gerekmektedir.

 

Aksi halde, 2644 sayılı Tapu Kanununun 2 nci maddesi uyarınca, tapu sicil müdürlüklerince imza sirkülerine istinaden düzenlenmiş vekaletnamelerin yanında ticaret sicili memurluklarınca verilmiş yetki belgelerinin de ibrazı istenecektir." denilmektedir.

Bilginizi ve gereğinin buna göre ifasını rica ederim.

Saygılarımla.

 

1995/61 9 Seri no.lu TAV. Genel Teb­liği Hk.

 

           Örneği ekli vekaletnamenin taşıt alım vergisine tabi olup olmadığı ko­nusunda intikal ettirilen tereddütler üzerine, Maliye Bakanlığından görüş is­tenilmiş idi.

           Anılan Bakanlık Gelirler Genel Müdürlüğünün 27.04.1995 günlü 23615 sayılı yazısında, 9 seri no.lu Taşıt Alım Vergisi Genel Tebliğinin "A- Vekaletname verilmek suretiyle yapılan satışlar" başlıklı bölümüne atıf yapılarak,

           Bu bölümde;

           1- Münhasıran taşıt satışlarını kapsıyacak şekilde düzenlememek şartıyla her türlü taşınır (taşıtlar dahil) ve taşınmaz mallar için vekiline yetki veren genel vekaletnamelerin,

           2- Vekil tayin edenin ağır hastalığı, yurtdışında veya askerlik hizmetinde bulunması, tutukluk hali gibi haklı bir engeli olanların (bu engellerini ilgili mer­cilerce belgelendirmeleri şartı ile) taşıtlarının satışlarına yetki veren ve­kaletnameleri,

           3- Taşıtın, vekaletnamede adı ve soyadı yazılı kimseye satılması şartıyla vekiline yetki veren ve iktisabı gizlemek amacı taşımayan vekaletnamelerin, Tanzimi sırasında vekil tayin edilen kimselerden Taşıt Alım Vergisinin ara­nılmaması, yukarıda sayılan sınırlı ve belli amaçlı vekaletnameler dışında dü­zenlenen vekaletnamelerin vergiye tabi tutulması gerekir” denilmektedir. Bu nedenle yukarıda verginin konusu dışında tutulan vekaletnameler dı­şında kalan ve taşıtını üçüncü kişilere dilediği bedel ve şartlarla kati veya mülkiyeti muhafaza kaydı ile satmaya yetki veren vekaletnamenin Taşıt Alım Ver­gisine tabi tutulması gerekmektedir." şeklinde cevap verilmiştir.

           Başka bir örnekte, genel vekaletnamenin, münhasıran taşıt şatışlarını kapsayacak şekilde düzenlenmemiş olması nedeniyle TAV. ne tabi tutulmaması gerekeceğinin bildirilmiş olduğu dikkate alınarak, ekli ömeğin de sadece araç satışına yönelik olmadığı, gayrimenkul satın alma ve bunlarla ilgili yetkileri de içerdiği belirtilerek konunun yeniden incelenmesi Maliye Bakanlığından is­tenilmiştir.

           Gelirler Genel Müdürlüğünün 12.07.1995 günlü 38553 sayılı yazısında: "'ilgi (b) sayılı yazımızla (yukarıda anılan 27.04.1995 günlü 23615 sayılı yazıları), Zafer GÜNGÖR tarafından Düldane TELLI adına düzenlenen ve­kaletname, 34 YD 797 plakalı taşıtın Düldane TELLI tarafından üçüncü kişilere dilediği bedel ve şartlarda kat'i ve mülkiyeti muhafaza kaydı ile satışına yetki verebilmek için düzenlendiğinden, taşıtalım vergisine tabi tutulmuştur.

           Kaldı ki, sözkonusu vekaletname, Dürdane TELLI tarafından Zafer ÜNGÖR adına sadece gayrimenkul alımlarını içermektedir. Bu vekaletname Zafer ÛNGÖR adına kayıtlı gayrimenkullerin satışına yetki vermemektedir.

           Bu nedenle, söz konusu vekaletname, genel amaçlı olmayıp sadece 34 DY 792 plakalı taşıtın satış amacını gerçekleştirebilmek ve taşıt alım vergisinde muvazaa yapılabilmek için düzenlenmiştir.

           Bilgi edinilmesi ve benzeri konularda ilgi (b) sayılı yazımıza göre işlem yapılmasını rica ederim." denilmektedir.

1995/71 Hangi vekaletnamelerin Taşıt Alım Vergisini gerektirdiği Hk.

 

           Taşıt satışına yetki veren vekaletnamelerin hangi hallerde Taşıt Alım Ver­gisine tabi ve hangi hallerde Taşıt Alım Vergisine tabi olmadığına ilişkin Birlik genelgelerinin fazla sayıda olması ve özellikle mesleğe yeni giren Noterler açı­sından bazı tereddütler doğurduğu yolunda alınan haberler üzerine konu Yö­netim Kurulunda görüşülmüş ve bu genelgelerin bir araya getirilerek mes­lektaşlarımıza yeniden bir duyuru yapılmasına karar verilmiştir. Bu karar üzerine konu ile ilgili genelgeler taranmış ve aşağıdaki şekilde özetlenmiş bu­lunmaktadır. Tereddüt halinde ilgili genelgelerin bir kere daha tamamen oku­narak hatırlanmasında yarar olduğu izahtan varestedir.

           Taşıt satışına yetki veren vekaletnamelerden hangilerinin Taşıt Alım Ver­gisine tabi ve hangilerinin Taşıt Alım Vergisine tabi olmadığı hususu ilk defa Resmi Gazete'nin 28 Aralık 1982 gün ve 17912 sayılı nüshasında yayımlanan 9 seri nolu Taşıt Alım Vergisi Genel Tebliği ile açıklanmış ve bu tebliğ 29.12.1982 tarih ve 51 sayılı genelgemizle sizlere duyurulmuştur.

           30.06.1983 tarih ve 34 sayılı genelgemizle de anılan genel tebliğ esasları tekrar teyid edilmiştir. Konuyla ilgili 26.01.1984 tarih ve 2 sayılı genelgemizde yer alan Maliye Bakanlığı açıklamasında: ".............taşıtın yurtdışına götürülüp ge­tirilmesi, gümrük idareleri nezdinde işlemlerin takip ve sonuçlandırılması veya taşıtın trafik, sigorta ve vergi gibi taşıtla ilgili işlemlerinin taşıt sahibi adına ya­pılmasına yetki tanıyan ve tasarruf hakkının devrini gerektirmeyen ve­kaletnamelerin 9 seri nolu TAV. Genel Tebliğinde belirtilen vekaletname tür­lerinden olduğundan, bu tür vekaletname tanzimlerinden dolayı vekil tayin edilenlerden Taşıt Alım Vergisinin aranılmaması gerekir. Ancak taşıtın yurt için­de sevk ve idare edilmesi, bununla ilgili olarak kira sözleşmelerinin düzenlenmesi ise sözkonusu vekaletname türlerinden olmadığından bu tür vekaletnamelerin tanzimlerinde ise Taşıt Alım Vergisinin aranacağı tabiidir." denilmiştir.

           26.01.1984 tarih ve 5 sayılı genelgemizde sizlere duyurduğumuz Maliye Bakanlığı yazısında ise."............gerek yurtdışına yük ve yolcu nakliyatında, ge­rekse hac seyahatında, taşıt sahibinin ortağına veya şöförüne verdiği ve yalnızca taşıtla ilgili işlemlerin taşıt sahibi adına yapılmasına yetki tanıyan ve tasarruf hakkının devrini vekaletnamelerin 9 seri nolu Genel Tebliğ de belirtilen ve­kaletname türlerinden olması nedeniyle Taşıt Alım Vergisine tabi tutulmaması gerektiği" şeklinde görüş bildirilmiştir. 16.01.1985 tarih ve 4 sayılı genelge ile de yine Maliye Bakanlığının sözkonusu tebliğin uygulamasına ilişkin olarak getirdiği bazı açıklamalar sizlere duyurulmuştur.

           25.11.1987 tarih ve 82 sayılı genelgemizle duyurulan görüşte ise,9 seri nolu tebliğe atıf yapılarak, taşıtın vekaletnamede belirtilen kimseye kiralanması şartı ile vekilen kiralamaya yetki veren vekaletnamelerin sözkonusu tebliğin A/3 ncü bölümü kapsamında olduğundan, bu tür vekaletnamelerin tanzimi sırasında vekil tayin edilenlerden Taşıt Alım Vergisinin aranılmaması gerektiği açık­lanmaktadır. 10.6.1993 tarih ve 44 sayılı genelge ile 22.08.1995 tarih ve 61 sayılı genelgelerimizde de gene 9 seri nolu Tebliğ ile ilgili açıklamalara yer verilmiş ve Taşıt Alım Vergisini ilgilendiren konularda uyulması gereken esaslar be­lirtilmiştir.

           Bir noterimizin, yurtdışına yolcu taşıyan otobüs şirketlerinin araç sahipleri ile taşıt kira sözleşmesi yaptıkları, bazı araç sahiplerinin üçüncü kişilere "aracını dilediği şirketlere kiraya vermeye yetkili" oldugunu belirten veya " aracını A şir­ketine veya B şirketine vermeye yetkilidir" şeklinde yetkiler içeren ve­kaletnamelerin Taşıt Alım Vergisine tabi olup olmayacağı konusundaki tereddüt intikal ettirilmekle bu konuda Maliye Bakanlığından görüş istenmiş idi.

           rüş isteyen yazımıza anılan Bakanlıkça verilen 20.06.1995 tarih ve 33633 sayılı cevapta yine 9 seri nolu Tebliğ hükümleri açıklanmış ve sonuç ola­rak:

"Bilindiği üzere 1318 sayılı Finansman Kanununun Taşıt Alım Vergisi ile maddelerini değiştiren 2346 sayılı Kanunun 1 nci maddesinin C fıkrasında (ve­kaletname ile tasarruf hakkının devralınması Taşıt Alım Vergisine tabidir.) de­nilmiştir.

Diğer taraftan 28.12.1982 gün ve 17912 sayılı Resmi Gazete'de ya­yımlanan 9 seri nolu Taşıt Alım Vergisi Gene) Tebliğinin A-Vekaletname verilmek suretiyle yapılan satışlar

başlıklı bölümde;

           1- Münhasıran taşıt satışlarını kapsayacak şekilde düzenlenmemek şar­tıyla her türlü taşınır (taşıtlar dahil) ve taşınmaz mallar için vekiline yetki veren genel vekaletnamelerin,

           2- Vekif tayin edenin ağır hastalığı, yurtdışında veya askerlik hizmetinde bulunması, tutukluluk hali gibi haklı bir engeli olanların (bu engellerini ilgili mer­cilerce belegelendirmeleri şartı ile) taşıtlarının satışına yetki veren ve­kaletnamelerin,

           3- Taşıtın, vekaletnamede adı ve soyadı yazılı kimseye satılması şartı ile vekiline yetki veren ve iktisabı gizlemek amacı taşımayan vekaletnamelerin,

           4- Trafik, vergi, sigorta gibi taşıtlarla ilgili işlemlerin taşıt sahibi adına ya­pılmasına yetki tanıyan ve tasarruf hakkının devrini gerektirmeyen ve­kaletnamelerin,

           Tanzimi sırasında vekil tayin edilen kimselerden Taşıt Alım Vergisinin ara­nılmaması, yukarıda sayılan sınırlı ve belli amaçlı vekaletnameler dışında dü­zenlenen vekaletnamelerin vergiye tabi tutulması gerekir.

           Bu nedenle, taşıt sahipleri tarafından şoförüne veya üçüncü şahıslara ta­şıtın, yurt dışına götürülüp getirilmesi, gümrük idareleri nezdindeki işlemlerin takip ve sonuçlandırılması veya taşıtın trafik, sigorta ve vergi gibi taşıtla ilgili işlemlerin taşıt sahibi adına yapılmasına yetki tanıyan ve tasarruf hakkının devrini gerektirmeyen vekaletnamelerin 9 seri nolu genel tebliğde belirtilen ve­kaletname türünden olmaları nedeniyle, bu tür vekaletname düzenlenmesinden dolayı Taşıt Alım Vergisi aranılmaması gerekir.

           Ancak, kira sözleşmeleri şeklinde düzenlenen ve taşıtın tasarruf hakkının üçüncü şahıslara devrini gerektiren vekaletnamelerin düzenlenmesinde ise Taşıt Alım Vergisinin aranılacağı tabiidir." denilmektedir.

1995/72 Vekaletname düzenlenmesi sırasınada dikkat edilecek hususlar hk.

            Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının vekaletname düzenlenmesi sırasında bazı hususlara dikkat edilmesine ilişkin mahalli noterlere yaptığı uyarı üzerine konunun intikal ettirildiği Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden gönderilen 07.09.1995 tarih ve 12514 sayılı yazıda, Borçlar Yasasının 386, 396 ncı maddeleri ile 15l2 sayılı Noterlik Yasasının 84 ncü maddesi hükümleri açıklandıktan sonra sonuç olarak aynen:

 

            “1- Borçlar Yasası ve 1512 sayılı Noterlik Yasası ile herhangi bir şekil şartına bağlı tutulmayan vekaletnamenin, noterliklerde düzenlenmesi halinde 1512 sayılı Noterlik Yasasının 84 ncü maddesinde belirtilen hususların işlem kağıdında (vekaletnamede) bulundurulması zorunlu olup, vekaletnamenin düzenlendiği sırada çoğu zaman vekil, noter huzurunda hazır bulunmadığından ayrıntılı kimliği ve adresi konusunda vekalet verenin verdiği bilgi ile yetinilmesi, vekalet verenden vekilinin ayrıntılı kimliğinin ve adresinin bildirilmesinin istenmesi vekalet verenin doğru olmayan bilgi vermesine yol açacağı gibi, doğru bilgi verilmiş olsa bile vekilin, işlem kağıdında (vekaletnamede) yazılı adresini herzaman değiştirebileceği veya terkedebileceği gözönüne alındığında vekilin adresinin işlem kağıdına yazılmasından beklenen olumlu sonucu vermeyeceğinden ve vekaletname düzenlettirmenin çabukluk ve kolaylık sağlama amacı ile de bağdaşmayacağından vekilin adresinin işlem kağıdına yazılmamasının,

 

            2- Karşı tarafa (vekile) ulaşması gerekli ve tek taraflı irade beyanı olan azlin hüküm ifade edebilmesi için vekilini azletmek isteyen vekalet verenin, azilname düzenlenirken vekilin adresini bildirmesi ve vekilin adresinin işlem kağıdına yazılmasının uygun olacağı düşünülmektedir.” denilmektedir.

            Bilginizi ve gereğinin buna göre ifasını rica ederim.

            Saygılarımla,

 

1996/1 Sahte Noterlik işlemlerinin önlenmesi konusunda yapılacak işlemler Hk.

 

            Oto satış işlemlerindeki sahteciliklerin artması üzerine ilgililer tarafından yapılan başvurular ile bankalardan para çekmeye yetki veren vekaletnamelerde de sahteciliğin önlenmesi için bazı banka genel müdürlüklerinden gelen yazılar üzerine konu Yönetim Kurulumuzda görüşülerek, bazı öneriler bildirilmekle beraber bu konularda izlenecek yol hakkında Adalet Bakanlığından görüş istenilmiş idi.

            Adalet Bakanlığından verilen ilk cevabın bazı noktalarının açıklanması için ikinci bir yazı yazılmış ve son olarak gelen cevap üzerine aşağıdaki hususların tüm meslektaşlarımıza duyurulmasına karar verilmiştir.

            1- Gerek oto satışı, gerekse oto satışına veya bankalardan para çekmeye yetki veren vekaletnamelerin düzenlenmesi sırasında ve hatta gayrimenkul satışına yetki veren vekaletnamelerin düzenlenmesi sırasında ibraz edilen kimliklerin esaslı bir surette kontrol edilmesi, bu kimliklerin gerçek olduğundan emin olunması halinde bu hususun işlem kağıdına yazılması ve ayrıca gideri iş sahibinden alınmak üzere çıkartılacak fotokopisinin 1512 sayılı Noterlik Kanununun 88/1 nci maddesi gereğince müstenidat olarak kabulü ile HARÇSIZ VE VERGİSİZ olarak işlemin tüm nüsha ve örneklerine eklenmesi yerinde olacaktır.

            2- İşlem vekil tarafından yapılıyorsa, bu takdirde de vekaletnamenin veya yetki belgesinin dikkatle incelenmesi, vekaletnamenin kuşkuya yer vermeyecek şekilde işlem yaptırmak isteyen kişiye ait olduğunun anlaşılması halinde, vekaletname veya yetki belgesinin ilgili kısımlarının çıkartılacak örneklerinin 1512 sayılı Kanunun 88/1 nci maddesi gereğince işlemin tüm nüsha ve örneklerine HARÇSIZ VE VERGİSİZ olarak eklenmesi gerekmektedir.

            3- Bakanlık yazılarında ayrıca, birinci bent de ibraz edilen kimliklerin, ikinci bent de ise ibraz olunan vekaletnamenin müstenidat olarak kabul edilmesi karşısında, 1512 sayılı Kanunun 79 ncu maddesinde öngörülen koşulların da yerine getirilmesi gerekeceği tabiidir. Yani, belgenin gösterildiğinin ve bu belgenin hangi makam ve merciden verildiği ile tarih ve sayısının işlem kağıtlarına yazılması zorunlu bulunmaktadır.

 

1996/5 Tevkil yetkisine dayanılarak düzenlenen bazı vekaletnameler Hk.

            Tevkil yetkisine dayanarak vekilin verdiği vekaletnamelerde; devredilen yetkilerin yeni yapılan vekaletname metninde aynen yazılmasının gerekli olup olmadığı, böyle bir vekaletnamenin geçerli olduğunun kabulü halinde, 1512 sayılı Kanunun, 79 ncu maddesi gereğince müstenidat şerhinin verilmesinin gerekli olup olmadığı ve örneği ekli vekaletnameye dayanarak işlem yapılıp yapılamayacağı konularında intikal ettirilen tereddütler üzerine, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden görüş istenmiş idi.

            Anılan Genel Müdürlüğün 05.01.1996 günlü 238 sayılı yazısında:

            “Ekte alınan vekaletname örneğinde şöyle denilmektedir.

            “Trabzon Üçüncü Noterliğinden tasdikli 2.5.1994 tarih ve 13516 sayılı vekaletname ile müvekkilim ................ adına bilvekale hareketle başkalarını’da tevkil, teşrik ve azle yetkisine istinaden ve fotokopisi mesnet olarak ekli bulunan iş bu vekaletnamedeki bilumum yetkilerin tamamını ...................a devrettim ve bu surette vekil tayin ettim.”

            Borçlar Kanununun 390/2 ve 391 nci maddesi hükümleri uyarınca, vekilin vekaletnamesindeki tevkil yetkisine dayanarak üçüncü bir kişiye vekalet vermesi mümkün bulunmaktadır. Madde hükümlerinde ayrıca, vekilin bu yetkisini kullanırken dikkat ve özen göstermesinin gerektiği belirtilmektedir.

            Noterlik Kanunu 79 ncu maddesinde ise vekil sıfatıyla başkaları adına işlem yaptıracak kişilerin sıfat ve yetkilerini, işlemi yapmaya izinli olduklarını bildiren belgelerini göstermelerinin gerektiği, noterlikçe belgenin gösterildiğinin işlem kağıdına yazılarak birer örneğinin harçsız ve vergisiz olarak dairede saklanacak aslına ve ilgiliye verilecek örneklere eklenmesi gerektiği belirtilmektedir.

            Bu itibarla vekilin tevkil yetkisine dayanarak üçüncü bir kişiye vekil tayin etmesi halinde,

            1- Dayanılan vekaletnamedeki yetkilerin yeni vekaletnamede aynen yazılması gerekli olmayıp, sadece devredilmek istenilen yetkilerin yazılmasının yeterli olduğu,

            2- Noterlik Kanununun 79 ncu maddesi hükmüne uygun olarak, iş kağıdına müstenidat şerhinin verilmesinin ve müstenidat olan vekaletnamenin dairede saklanacak aslı ile ilgiliye verilecek örneklere eklenmesinin gerektiği,

            3- Yazı ekinde alınıp incelenen vekaletnameye, müstenidatın da eklenmesi halinde bu vekaletnameye dayanılarak işlem yapılabileceği,

            Düşünülmektedir” denilmektedir.

            Bilginizi ve gereğinin buna göre yapılmasını rica ederim.

            Saygılarımla.

1996/28 Bir avukatın yanında ücretli olarak başka bir avukatın çalışması Hk.

            Serbest avukatlık faaliyetinden dolayı mükellefiyeti olan bir avukatın yanında diğer bir avukatın ücretli olarak çalışması halinde, ücretli olarak çalışan avukatlar bakımından vergilendirme konusunda açıklamalar ve bu avukatlara vekaletname verildiği takdirde vekaletnameye yazılması gereken hususları açıklayan 27 Mart 1996 günlü 22593 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 196 seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin tam metni ilişiktir.

            Bilgilerinizi ve buna göre işlem yapılmasını rica ederim.

            Saygılarımla.

1996/47 Bazı işlemlerde değerli kağıt bedelinin hesaplanması şekli Hk.

           

          Maliye Bakanlığına, bir işlemde müstenit olarak vekaletname eklenmesi, bir yapraktan oluşan vekaletnameye yine bir yapraktan oluşan vekaletname eklenmesi veya daha sonra bu işlemlerden suret istenmesi hallerinde değerli kağıt bedelinin ne şekilde alınacağı konusunda bir başvuru ile bir İlimiz Cumhuriyet Başsavcılığından intikal ettirilen tereddütler üzerine, Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünden gönderilen 04.08.1996 günlü 8575 sayılı yazıda:

            “1- Noterlikte gerçekleştirilen bir araba satışı işleminde, asıl işlem ile buna ekli vekaletname suretinin, 210 sayılı Değerli Kağıtlar Kanunu kapsamında, yaprak sayılarına göre değerli kağıt bedeline tabi tutulması gerekmektedir. Zira, böyle bir işlemde asıl işlem ile vekaletname suretinin ayrılmaz parça kabul edilerek aynı işlemin ayrı yapraklarıymış gibi değerlendirilmesi icabeder. Bu durumda asıl işlem kağıdının vasfı itibariyle 210 sayılı Kanuna ekli tabloda belirtilen miktarda değerli kağıt bedeline tabi tutulması, müstenit olan kağıtlardan ise vasfına bakılmaksızın sadece noter kağıdı olarak değerli kağıt bedeli alınması gerekir.

            Buna göre, bir yapraktan oluşan vekaletnameye yine bir yapraktan oluşan vekaletname sureti müstenit eklenirse, müstenit olan suret 210 sayılı Kanuna ekli tablonun l/a bendine göre, asıl işlemin ise l/c bendine göre değerli kağıt bedeline tabi tutulması gerekmektedir.

            Ancak, daha önce gerçekleştirilmiş bu tür bir işlemin sonradan örnek çıkarılmasının istenilmesi halinde ise örneği çıkarılan asıl evraka ekli vekaletnamenin de noter tarafından bir suret tasdiki işlemine tabi tutulması sebebiyle 210 sayılı Kanuna ekli tablonun l/c bendine göre değerli kağıt bedeline tabi tutulması gerekir.

            2- Bahse konu işlemde, Noterlik Kanununun 79 ncu maddesi hükmüne göre Kanununa uygun surette harca tabi tutulan iş kağıdına harçsız olarak eklenen belgelerden (müstenit), daha sonra örnek çıkarılmasının istenilmesi halinde de, örneği çıkarılan ve asıl evraka eklenen belgelerin müstenit olarak eklenip eklenmediğine bakılmaksızın tamamından 492 sayılı Kanuna bağlı (2) sayılı tarifenin ll-5-a bendi gereğince suret harcının alınması icabetmektedir.

            Bilgi edinilmesini, konunun yazımız çerçevesinde noterlere bir genelge ile duyurulmasını rica ederim”denilmektedir.

 

1996/51 Vekalet akdinin sonra ermesi Hk.

            Velayet altındaki küçüğe atanan vekilin vekaletinin, küçüğün reşit olması ile kendiliğinden sona erip ermeyeceği konusunda intikal ettirilen tereddütlerin giderilmesi bakımından Adalet Bakanlığından görüş istenilmiş idi.

 

            Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 22.10.1996 günlü 15426 sayılı cevabi yazısında:

 

            “Borçlar Kanununun 386/I. maddesi gereğince, vekalet; vekile, müvekkilinin çıkarına ve iradesine uygun bir sonuca yönelen bir iş görmeyi herhangi bir zaman kaydına bağlı olmaksızın nispeten bağımsız olarak yapma borcunu, sonucunun elde edilememe tehlikesi ona ait olmak üzere yükleyen bir sözleşme olarak tanımlanmaktadır.

 

            Vekalet akdinin sona erme sebepleri ve sonuçları Borçlar Kanunu 396-398. maddeleri ile düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre;

            a) İş görme borcunun ödenmesi,

            b) Vekaletten azil ya da istifa,

            c) Ölüm, yeteneksizlik ya da iflas nedeniyle vekalet akdi sona erer.

 

            Medeni Kanunun 268. maddesi hükmü uyarınca, ana ve baba, velayeti icra hakkını haiz oldukları nispette çocuklarının kanuni mümessilidirler. Bu açıdan velayet altındaki küçüğe ancak velisi tarafından vekil atanabilir. Ana-babanın küçük adına veli sıfatı ile yaptığı vekalet akdi, vekil ile çocuk arasında hukuki ilişki meydana getirir. Bu nedenle, söz konusu vekalet sözleşmesi küçüğün reşit olması ile kendiliğinden ortadan kalkmaz. Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları da bu yöndedir. Ayrıca, Noterler Birliği tarafından yayımlanan 1991/28 sayılı genelge ile de; küçüğe atanan vekilin yetkilerinin, küçüğün reşit olması ile sona ermeyeceği bildirilmiştir.

 

            Borçlar Kanununda vekalet akdinin sona erme sebepleri sayılırken reşit olma hali öngörülmemiştir. Ayrıca, vekilliğin sona erme nedenleri konusunda yapılan düzenlemede, kanun koyucu müvekkilin menfaatlerini ve iradesini ön planda tutmuştur. Müvekkilin reşit olmasıyla vekaletin kendiliğinden sona ermesinin kabulü, işin ortada kalmasına, dolayısıyla müvekkilin menfaatlerinin tehlikeye girmesine neden olacağından, kanunun amaç ve ruhuna da aykırı bir yorum olacaktır. Küçüğün reşit olması halinde vekalet akdini devam ettirmeme yönünde bir iradesi söz konusu ise, vekalet akdinin sona erme sebepleri arasında sayılan azil yetkisini de kullanabileceği nazara alındığında; küçüğün reşit olması ile vekalet aktinin sona ermeyeceğinin kabulü gerekmektedir. Bu düşünce, hiçbir şekilde müvekkilin zararına sonuç doğurmaz.

 

            Şu halde; velisi tarafından küçüğe atanmış bulunan vekilin, vekalet sözleşmesinde aksine bir hüküm bulunmadıkça, küçüğün reşit olmasıyla vekalet  görevinin sona ermeyeceği düşünülmektedir” denilmektedir.

            Bilginizi ve gereğinin buna göre yapılmasını rica ederim.

            Saygılarımla.

1996/53 Ferağ Vekaletini de içeren taşınmazlarla ilgili taahhütnameler Hk.

            Örneği ekli “Taahhüt ve vekaletname” başlıklı işlemde, değer gösterilmesinin zorunlu olup olmadığı, zorunlu ise hangi değerin gösterileceği, harç ve damga vergisinin ne şekilde alınacağı konusundaki tereddütler üzerine Maliye Bakanlığından görüş istenmiş idi.

            Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünün 31.10.1996 günlü 51297 sayılı cevabi yazısında :

            Bilindiği üzere, Harçlar Kanununun 42 nci maddesinde değer veya ağırlık ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (2) sayılı tarifede yazılı değer veya ağırlığın esas alınacağı menkul ve gayrimenkul mallar hakkında alım, satım, taahhüt ve rehinle ilgili her nevi senet ve kağıtlarda değer gösterilmesinin mecburi olduğu hükme bağlanmıştır. Kanununun 46 ncı maddesinde ise “Birbirleriyle ilgili işler bir arada bulunuyorsa en yüksek harç alınmasını gerektiren iş üzerinden bir harç alınır” hükmüne yer verilmiştir.

            İlgi yazınız ekinde yer alan taahhüt ve vekaletname başlıklı kağıdın incelenmesinden taahhütte bulunanın sahibi olduğu gayrimenkulun bedelsiz olarak devri taahhüdünün yanı sıra ferağ işlemi ile ilgili yetki devrini tazammum eden vekalet işlemini de düzenlediği, bu şekli itibariyle aynı kağıtta birbiriyle ilgili, bir asıldan doğma birden fazla işleme yer verildiği görülmektedir.

            Bu durumda, arsa devrine ilişkin taahhütnameden, 492 sayılı Kanunun yukarıda bahsedilen 42 nci maddesinde belirtilen gayrimenkul bir malın aynına yönelik taahhüdü ihtiva etmesi sebebiyle taahhüde konu arsanın rayiç değeri üzerinden (2) sayılı tarifenin I/1 pozisyonu gereğince  binde 0,60 nispetinde hesaplanan harç ile arsanın devrine ilişkin olarak verilen vekaletnameden 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (2) sayılı tarifenin II- Maktu harçlar bölümünün 3 üncü bendinin (a) pozisyonunda belirtilen harç miktarından hangisi fazla ise, sözü edilen taahhüt ve vekaletname başlıklı kağıt ile ilgili noterlik işleminden bu surette bulunacak harcın tahsili gerekmektedir. Dolayısıyla, bu değerlerden arsa devrine ilişkin taahhüt işleminin değeri daha yüksek olduğundan sözü edilen işlem üzerinden harç tahsili gerekeceği tabiidir.

            Ayrıca, vekaletnameler damga vergisinin konusuna girmemektedir. Bu durumda arsa devrine ilişkin taahhütname 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli (1) sayılı tablonun I-1/a fıkrasına göre binde 6 nispi damga vergisine tabi tutulması icap eder”

            Denilmektedir.

            Bilginizi ve gereğinin buna göre yapılmasını rica ederim.

            Saygılarımla.

1996/59 Arsa sahiplerince konut kooperatifleri lehine verilecek vekaletnameler Hk.

            Arsa sahiplerince, kooperatif lehine verilecek vekaletnamelerin, inşa edilecek konutların 150 m2 nin altında olması halinde harç ve damga vergisinden istisna edilip edilmeyeceği konusunda Birliğimize intikal ettirilen tereddütler üzerine, Maliye Bakanlığından görüş istenmişti.

            Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünden alınan 31.10.1996 günlü 51300 sayılı yazıda:

            Bilindiği üzere, 01.03.1984 gün ve 18328 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 2982 sayılı Konut İnşaatında ve Kalkınmada Öncelikli Yörelerde Yapılacak Yatırımlarda Vergi, Resim ve Harç İstisna ve Muaflıkları Tanınması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde, “Bu Kanun hükümlerine göre uygulanacak istisna ve muaflıklar; veraset ve intikal vergisi, damga vergisi, harçlar ve resimler ile Belediye Gelirleri Kanunu  gereğince alınan vergi, resim ve harçları kapsar.” denilmiş, 3393 sayılı Kanunla değiştirilen arsa ve arazi tedariki başlıklı 3 üncü maddesinde ise, konut inşaatı veya kalkınmada öncelikli yörelerde yapılacak yatırımlar için arazi veya arsa tedariki ile ilgili olarak ivazlı veya ivazsız devir, temlik, kamulaştırma, satış vaadi sözleşmesi, intifa hakkı, iştira hakkı, alım, satım, kira, geri alma, geri verme, ifraz, tevhit, tescil, cins değişikliği, rehin tesis ve terkini, ıslah, değişiklik işlemleri  ve bu  işlemler dolayısıyla düzenlenen kağıtların, 2 nci maddede yazılı vergi, resim ve harçlardan müstesna edileceği hükme bağlanmıştır.

            Öte yandan, aynı Kanunun 4 üncü maddesinin (a) fıkrasında, “Arsa ve arazi üzerine inşaa veya binaya ilave suretiyle konut olarak kullanılacak binalar, bağımsız bölümler veya katların (eklentiler veya ortak yer payları dahil) meydana getirilmesi ve bunlardan ticari maksatla inşaa  edilenlerin, devir ve iktisapları ile ilgili işlemler ve bu işlemler dolayısıyla düzenlenen kağıtların, bu Kanunun 2 inci maddesinde yazılı vergi, resim ve harçlardan müstesna tutulacağı hükme bağlanmış, ancak bu maddenin son fıkrasında 150 m2'yi geçen konutlara söz konusu muafiyet hükmünün uygulanmayacağı açıklanmıştır.

            Ayrıca, Kanunla ilgili 04.05.1984 gün ve 18391 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 seri No.lu Genel Tebliğde muafiyet kapsamına giren olaylar ve muafiyete konu vergi, resim ve harçlar belirlenmiş, aynı tebliğin V-1/b bölümünde de, “Arsalarını başkalarına vererek karşılığında kat ve daire edinenlerden, edindikleri bu kat ve daireler sebebiyle inşaatın başlamasından bitimine kadar doğan ve 2 nci maddede yazılı vergi, resim ve harçlar alınmayacaktır.” denilmiştir.

            Yukarıda belirtilen Kanun hükümleri ve Tebliğ esasları çerçevesinde, arsasını kooperatife kat karşılığı veren arsa sahipleri ile yapı kooperatifleri arasında düzenlenecek arsa karşılığı konut yapımına ilişkin sözleşmelerin ve arsa sahiplerince yapı kooperatifleri lehine verilecek vekaletnamelerin inşa edilecek konutların net alanlarının 150 m2'nin altında olması şartıyla damga vergisi ve harçtan istisna edilmesi gerekir.”

            Denilmektedir.

            2982 sayılı Kanuna göre istisna hükmünün uygulanabilmesi için, bu Kanunun uygulanmasına ilişkin Genel Tebliğ hükümleri uyarınca ilgili vergi dairesinden yazı istenmesi gerektiği hatırlanmalıdır.

            Bilginizi ve gereğinin buna göre yapılmasını rica ederim.

            Saygılarımla.

 

 

 

1991/6 Yabancı uyruklularla ilgili gayrimenkul satış vaadi lemleri Hk.

 

           Yabancı uyruklu kişilerin Türkiye'de gayrimenkul alımları ile ilgili ve­kalet veya satış vaadi sözleşmesi düzenlenmesini istemeleri halinde ya­sal bir engel olup olmadığı yolundaki sorumuza Adalet Bakanlığı Hukuk işleri Genel Müdürlüğünden verilen 1.2.1991 tarih ve 05695 sayılı yazıda, yabancı uyruklu kişilerin Türkiye'deki gayrimenkul  alımları ile ilgili vekaletname düzenlenmesi veya satış vaadi sözleşmesi yapılmasının isten­mesi halinde noterin 1062 sayılı Kanun ile benzer mevzuat hükümleri ba­kımından iigilinin uyruğunu ve sonuç olarak o gayrimenkulü temellük et­mesine engel yönü olup olmadığını araştırmak zorunda olup olmayacağı hususunda Bakanlığımız görüşü sorulmakla konu incelendi.

           1) Yabancı uyrukluların gayrimenkul alımı ile ilgili olarak düzenlen­mesini istedirileri vekaletnamelerin noterlikçe bir araştırma yapılmadan yerine getirilmesinde sakınca bulunmamaktadır.

           2) Tapulu gayrimenkullerin bir başkasına devrinin ancak tapu ida­resindeki resmi işlemle mümkün olacağı bilinmektedir. Bu nedenle ilk bakışta yabancı uyruklu kimselerin taraf olduğu satış vaadi senetlerinin esaslı bir işlem olmadığı düşünülebilir. Ne varki, satış vaadi senetlerinin tapu kütüğüne tescili keyfiyeti söz­konusudur. Öte yandan tasarruf yasa ile kısıtlı bir yabancı uyruklunun bu tür bir satış senedinden dolayı açacağı davanın hazine huzuru olmak­sızın görülmesi halinde, verilecek kararın infazında sorunlar çıkmakta ve idarenin haklı tereddütlerine neden olunmaktadır.

           Ayrıca yasa gereği tapuda devri yapılamıyacak bir satış vaadi söz­leşmesinin noterde düzenlenmsinin de bir anlamı kalmamaktadır, Bu itibarla:

           a) Yabancı uyruklu kişilerle ilgili olarak ,bir gayrimenkul satış vaadi senedi düzenlenmesinin istenmesi halinde noterin, birçok rrıevzuat hük­münü araştırması ve gayrimenkulün bulunduğu bölge ve niteliğini belirlemesi, sonucuna göre işlem yapması noterlik görev ve sınırını aşacağın­dan bu yola başvurulmasına gerek bulunmadığı,

           b) Ancak noterin ilgilinin uyruğu ile gayrimenkulün tapu tarih ve sayısını (veya ada, pafta, parsel numaralarını) belirterek bu konuda ta­sarrufun yasal olarak takyidinin bulunup bulunmadığını mahalli tapu si­cil müdürlüğünden bir yazı ile sorması, bir takyit yoksa satış vaadi işle­mini yapmasının yerinde olacağı düşünülmektedir.» denilmektedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

1997/12  Muristen kalan bir motorlu aracın miras taksim sözleşmesi ile mirasçılardan birine devri Hk.

 

            Muristen kalan bir motorlu aracın, mirasçılar tarafından kendi adlarına intikal, kayıt ve tescil işlemleri yapılmaksızın, miras taksim sözleşmesi yapmak suretiyle mirasçılardan birine devir edilip edilemiyeceği konusunda intikal eden tereddütler üzerine görüşü istenen,

            Emniyet Genel Müdürlüğünden gönderilen 11.11.1996 günlü 233 sayılı Genelgede:

            “Medeni Kanunun 611 ve 612 nci maddeleri mirasın mirasçılar arasında mukavele akdedilmek suretiyle taksimine izin verdiği, bu mukavelenin yazılı olması şartı da 611 nci maddenin ikinci fıkrasında belirtildiği, ölen şahsın adına Trafik Tescil Şubesinde tescil edilmiş bir motorlu aracın, mirasçılar arasında yapılacak bir mukavele ile mirasçılardan birine bırakılması mümkün olmaktadır. Ancak; motorlu aracın, ölen şahıs adına yapılmış olan tescilinin iptal edilerek mirasçı adına kayıt ve tescil edilebilmesi yapılan mukavelenin noterce tasdik edilmesine bağlıdır. Eğer miras taksim mukavelesinde ölen şahıs adına kayıtlı motorlu araç, diğer mirasçılarının rızasıyla mirasçılardan birine verilmesi hükmü yer almış ve bu mukavele noterce tasdik edilmiş ise; motorlu aracın ölen sahibine ait kaydı silinerek, mukavelede belirtilen mirasçı adına tescilinin mümkün olduğu düşünülmektedir.” denilmiştir.

            Konu, Yönetim Kurulunun 29.01.1997 günlü toplantısında görüşülmüş, bu Genelge doğrultusunda hisselerini diğer mirasçıya devreden mirasçılardan Taşıt Alım Vergisi alınması gerekip gerekmiyeceği ile aracın herhangi bir kişiye vasiyet edilmesi halinde, lehine vasiyet edilen kişi adına kaydı sırasında Taşıt Alım Vergisinin alınıp alınmıyacağı konularında Maliye Bakanlığından görüş istenmişti.

            Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünün 25.02.1997 günlü 7071 sayılı yazısında:

            Bilindiği üzere, 1318 sayılı Finansman Kanunun 2346 sayılı Kanunla değişik 1 nci maddesinde, “Bu Kanunun 4, 5 ve 6 ncı maddelerinde yazılı taşıtların;

            a) Her ne şekilde olursa olsun iktisap edilmesi, (Mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair akitlere göre iktisaplar dahil; anabayi, bayi, bölge bayii, yetkili satıcı ve acentelerle, Maliye Bakanlığınca bu nitelikte oldukları tespit edilenlerin, yalnızca satmak üzere iktisap ettikleri plakasız taşıtlarla, veraset yoluyla intikaller hariç),

            b) Yurt dışında iktisap edilerek Türkiye'ye ithal edilmesi,

            c) Vekaletname ile tasarruf hakkının devralınması,

            Taşıt Alım Vergisine tabiidir.

            Taşıt Alım Vergisinin mükellefi, bu kanunun 4, 5 ve 6 ncı maddelerinde yazılı taşıtları, yukarıda belirtilen şekilde iktisap eden, yurt dışında iktisap ederek Türkiye'ye ithal eden veya bunların tasarruf hakkını devralan gerçek veya tüzel kişilerdir.” denilmiştir.

            Bu hükme göre, vasiyetname ile bir motorlu aracın vesiyet edenin varisleri dışındaki herhangi bir kişiye vasiyet edilmesi ve vasiyet edenin de ölmesi halinde, bu aracın vasiyet edilen adına  kayıt ve tescil edilmesi sırasında Taşıt Alım Vergisinin aranılması gerekmektedir.

            Ancak, muristen kalan bir motorlu aracın, mirasçılar tarafından kendi adlarına tayıt ve tescil işlemleri yapılmaksızın miras taksim sözleşmesi yapmak suretiyle mirasçılardan birine devredilmesi durumunda, taşıtın tamamına sahip olmak isteyen varisin, diğer varislerin hissesini iktisap etmesi gerekeceğinden iktisap ettiği hisseler nispetinde Taşıt Alım Vergisine tabi tutulması gerekmektedir.”denilmektedir.

 

1997/44 Taşıt alımı ile ilgili  vekaletnameler Hk.

            İLGİ: 1- 28.07.1997 günlü Hukuk 11894 sayılı genel yazımız.

                     2- 01.08.1997 günlü 37 sayılı genelgemiz.

 

 

            Motorlu Taşıtlar Vergisi 13 Seri No.lu Genel Tebliği, ilgi yazılarımızla duyurulmuş ve işlemler sırasında gözetilecek esaslar açıklanmıştı.

            Tebliğ hükümleri karşısında Taşıt Alımı konusunda  noterliklerde düzenlenen vekaletnamelerle ilgili hususlar Yönetim Kurulunun 14.08.1997 günlü toplantısında görüşülmüştür.

            Bilindiği gibi, anılan Tebliğ'in, l- Noterler tarafından yapılacak işlemler bölümünün 3 ncü bendi son paragrafında ayrıca ilgili vergi dairesine gönderilecek olan noter satış senetlerine, alıcının kimlik bildirimi (nüfus cüzdanı veya ehliyeti) ve taşıtın trafik tescil belgesinin birer fotokopisinin ekleneceği belirtilmektedir.

            Bu hüküm doğrultusunda işlem yapabilmek için ise Taşıt Alımı konusunda verilen vekaletnamelere, vekalet verenin kimlik fotokopilerinin eklenmesi gerekmektedir.

            Bilginizi ve taşıt alımı konusunda vekaletname yapılması istendiğinde, vekaletnameye vekalet verenin (yani aracı alacak olanın) kimlik fotokopilerinin eklenmesini rica ederim.

            Saygılarımla.

 

1997/50  Yabancı plakalı Araç satışlarına ilişkin vekaletnameler Hk.

 

            Birliğimize intikal ettirilen tereddütler üzerine, yurtdışında sahibi olduğu yabancı plakalı aracını, Türkiye'ye getirmeye, ithal edilmeksizin geçici süre için Türkiye'ye soktuktan sonra, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine getirmeye ve orada dilediği kimseye veya belli bir kişiye satmaya yetki veren vekaletnamelerin Türkiye'de noterliklerde düzenlenmesi sırasında Taşıt Alım Vergisi aranıp aranmayacağı konusunda Maliye Bakanlığından görüş istenmişti.

            Yönetim Kurulunun 18.09.1997 günlü toplantısında görüşülen, Gelirler Genel Müdürlüğünün 08.09.1997 günlü 37932 sayılı cevabi yazısında:

            “Bilindiği üzere, 1318 sayılı Finansman Kanununun taşıt alım vergisi ile ilgili maddelerini değiştiren 2346 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin C fıkrasında “Vekaletname ile tasarruf hakkının devralınması Taşıt Alım Vergisine tabidir.” denilmiştir.

            Diğer taraftan, 28/12/1982 gün ve 17912 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 9 seri no.lu Taşıt Alım Vergisi Genel Tebliğinin “A- VEKALETNAME VERİLMEK SURETİYLE YAPILAN SATIŞLAR” başlıklı bölümde,

            1- Münhasıran taşıt satışlarını kapsıyacak şekilde düzenlememek şartıyla her türlü taşınır (taşıtlar dahil) ve taşınmaz mallar için vekiline yetki veren genel vekaletnamelerin,

            2- Vekil tayin edenin ağır hastalığı, yurtdışında veya askerlik hizmetinde bulunması, tutukluk hali gibi haklı bir engeli olanların (bu engellerini ilgili mercilerce belgelendirilmeleri şartı ile) taşıtlarının satışlarına yetki veren vekaletnamelerin,

            3- Taşıtın, vekaletnamede adı ve soyadı yazılı kimseye satılması şartıyla vekiline yetki veren ve iktisabı gizlemek amacı taşımayan vekaletnamelerin,

            4- Trafik, vergi, sigorta gibi taşıtlarla ilgili işlemlerin taşıt sahibi adına yapılmasına yetki tanıyan ve tasarruf hakkının devrini gerektirmeyen vekaletnamelerin,

            Tanzimi sırasında vekil tayin edilen kimselerden Taşıt Alım Vergisinin aranılmaması, yukarıda sayılan sınırlı ve belli amaçlı vekaletnameler dışında düzenlenen vekaletnamelerin vergiye tabi tutulması gerekir.” denilmektedir.

            Bu nedenle, yurt dışında kayıt ve tescilli bulunan yabancı plakalı aracın, Türkiye'ye ithal edilmeksizin geçici süre için Türkiye'ye sokulduktan sonra Kuzey Kıbrs Türk Cumhuriyetine götürülmesi ve orada herhangi bir kişiye veya belli bir kişiye satılmasına yetki veren vekaletnamelerin düzenlenmesi sırasında Taşıt Alım Vergisinin aranılmaması gerekmektedir.”denilmektedir.

 

1997/52 Finansal kiralama sözleşmelerinde uygulanacak esaslar Hk.

 

            Bilindiği üzere Finansal Kiralama Sözleşmelerinin “Düzenleme” şeklinde yapılması Yasa gereğidir. Bu niteliği itibariyle işlemlerin bizzat noter tarafından ilgililerin beyanlarının alınması suretiyle Yasa'daki şekil ve şartlar doğrultusunda yapılması gerekirken, bazı noterliklerce, imzaların farklı zamanlarda ve farklı mekanlarda alınması suretiyle yapıldığı Birliğimize intikal ettirilerek bandrol uygulamasının bu işlemler bakımından da tatbiki talep edilmekle, konu Yönetim Kurulunun 01.10.1997 günlü toplantısında görüşülmüştür.

            Açık oto satışı tabir edilen işlemlere benzer böylesine bir uygulamanın yasal olmadığı, ilgilileri hakkında sorumluluklar doğuracağı, “noterlerin genel meşru menfaatlerine aykırı olduğu gibi, noterlik mesleğinin ahlak, düzen ve geleneklerini zedeleyici nitelikte” bulunduğu, iş sahiplerince bu şekilde işlem yapan noterlere daha çok itibar edilmesinin rekabet yasağını düzenleyen Noterlik Kanununun 50 nci maddesine aykırılık teşkil edeceği sonucuna varılmış, aynı Kanunun 166 ncı maddesi doğrultusunda “noterlerin genel menfaatlerini korumak, birliği ve düzeni sağlamak, rekabeti de önleyerek yapılacak işlemlerin yasalara uygunluğunu temin etmek maksadıyla” işlemlerde Birliğimizce bastırılan amblemli ve seri numaralı küçük etiketlerin  (bandrol) kullanılmasına karar verilmiştir..

            1- Noterler, finansal kiralama sözleşmelerine ait iş kağıtlarına Birliğimizce özel olarak bastırılan ve halen oto satış işlemleri için kullanılan bandrolü yapıştıracaklar, ayrıca işlemin yapılış biçimi gereği ilgililerin imzalaması gereken normal yerler dışında bu bandrolün  üzerini de işlemin taraflarına (kiraya veren ve kiracı) imzalatacaklardır.

            Daha sonra bu işlemler için Birliğimizce daha büyük ebatta özel bandrollar bastırılarak gönderilecektir.

            2- Bu bandrollar finansal kiralama sözleşmelerine şimdilik oto satış işlemleri ile aynı sıra takip olunarak yapıştırılacak, 1990/1 ve 1990/24 sayılı Genelgelerimizle duyurulan oto satışlarında bandrol uygulamasına ilişkin esaslar (Finansal kiralama sözleşmelerine dayanak teşkil edecek vekaletnamelerin düzenlenmesi hariç) bu işlemler bakımından da gözönünde bulundurulacaktır.

            3- Bu konudaki uygulamaya 01 Kasım 1997 tarihinden itibaren başlanacaktır.

            4- Yönetim Kurulumuz, Oda yönetimlerine, kendilerine bağlı noterliklerde, bu konuda her türlü denetim yetkisini vermiştir. Oda Yönetim Kurulları Birliğimizden yeni bir yetki istemeye gerek olmadan, bu uygulamayı  tüm noterliklerde denetleyeceklerdir. Bu denetim sırasında bandrolların sıra numarası takip eder şekilde kullanılıp kullanılmadığı ve kullanılmamış bandrollar arasında eksik olup olmadığı üzerinde önemle durulacaktır.

1998/13 Tevkil yetkisine dayanılarak verilen vekaletnameler Hk.

 

            Tevkil yetkisine dayanarak vekilin başka bir avukatı tevkil etmesi halinde, vekilin resminin vekaletnameye yapıştırılmasına gerek bulunup bulunmadığı hususunda bazı noterliklerde tereddütler doğduğu bir Baromuzca intikal ettirilmekle Adalet Bakanlığından görüş istenmişti.

 

            Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden alınan 16.03.1998 günlü 4140 sayılı yazıda:

 

            “Bilindiği gibi, 1512 sayılı Noterlik Kanununun 80. maddesinde, ilgilinin fotoğrafının yapıştırılması zorunlu olan işlemlerin yönetmelikte gösterileceği belirtilmektedir. Buna göre, Noterlik Kanunu Yönetmeliğinin 93. maddesi uyarınca fotoğraf yapıştırılması zorunlu olan işlemler konusunda düzenleme getirilmiştir.

            Noterlik Kanununun 79. maddesi hükmü uyarınca, vekil sıfatıyla işlem yaptırmak isteyen ilgililerden sıfat ve yetkilerini, işlemi yapmaya izinli olduklarını bildirir belge gösterme yükümlülüğü getirilmiştir. Belgenin gösterildiği iş kağıdına yazılmakla birlikte işlemle ilgili kısımlarını ve nereden hangi tarih ve numara ile verilmiş olduğunu gösteren birer örneği ilgilisine verilecek ve dairede saklanacak asıl ve örneklerine bağlanır.

            Bu durumda, asilin resminin bulunduğu vekaletname örneği tevkil belgesine Kanun gereğince eklendiğinden, tevkil yetkisine dayanarak vekilin başka bir avukatı tevkil etmesi halinde vekilin resminin yapıştırılmasına gerek olmadığı düşünülmektedir.”

            denilmektedir.

 

            Bilginizi ve gereğinin buna göre yapılmasını rica ederim.

            Saygılarımla.

1998/21 Fotoğrafların renkli fotokopileri Hk.

 

            Yönetim Kurulu'nun 02.06.1998 günlü toplantısında görüşülen İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından Adalet Bakanlığına gönderilen 15 Mayıs 1998 tarih ve 109071 sayılı yazıda;

            (Bilindiği üzere; bugün fotokopi makinaları ile bir yazı, kitap, biçim veya renkli fotoğrafın, fotoğraflama yoluyla kopyalanması sonucu aslının aynısı çıkartılıp, çoğaltılmaktadır.

            Diğer taraftan; yürürlükte bulunan mevzuatımızda fotoğrafların, renkli fotokopilerinin, resmi evraklarda kullanılıp kullanılamayacağına dair bir düzenleme bulunmamaktadır.

            Ancak;

            13 Ağustos 1976 tarihinde yürürlüğe giren Noterlik Kanunu Yönetmeliğinin 93 ncü maddesinde hangi işlemlerde ilgilinin fotoğraflarının yapıştırılmasının zorunlu olduğu tek tek sayılmış ve belge asıllarına, fotoğraf yapıştırılması zorunlu noterlik işlemlerinin, çıkartılacak örneklerine de fotoğraf yapıştırılmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir.

            Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünce yayımlanan 31 Temmuz 1975 tarih 12/78-21381 sayılı genelgede, "Kamu hizmeti gören noterliklerde yapılan işlemlerin, herhangi bir anlaşmazlığa meydan vermeyecek şekilde ve güven verici olması ve bunun içinde özellikle önemli işlerde gerekli tedbirin alınması ve azami dikkat ve itinanın gösterilmesinin zorunlu bulunduğu", bu nedenle yolsuzlukların önlenmesi amacıyla "vekaletnamelere ve istek üzerine çıkartılıp onaylanan örneklerine, müvekkillerinin yeni çekilmiş, rütuşsuz ve açıkca teşhis edilebilecek nitelikte fotoğraflarının yapıştırılması istenilmiştir.

            Aynı Genel Müdürlükçe yayımlanan 21.10.1977 tarih ve 8/99-27442 sayılı genelgede ise;

            "Noterlik Kanunu Yönetmeliğinin yürürlüğe girmesinden önce yapılmış olupta üzerinde ilgililerin fotoğrafını taşıyan belgelerden çıkartılacak örneklere de, behemahal ilgililerin fotoğraflarının yapıştırılması, fotokopi suretiyle örneği çıkartılan belgelerdeki fotoğraflar teşhisi mümkün kılacak nitelikte değil ise bunlara da yeniden fotoğraf yapıştırılıp, bu hususun onama şerhinde açıkca belirtilmesi",

            "Fotoğraflı asıl belgelerden, fotokopi suretiyle çıkartılan ve fotoğrafları teşhisi mümkün kılacak nitelikte olan örnekler için yeni fotoğraf aranmaması" gerektiği bildirilmiştir.

            Yapılan bu düzenlemeler; uygulamada görülen yolsuzluk ve sahteciliklerin önlenmesi ve her türlü şüphe ve uyuşmazlığın en geniş ölçüde kaldırılması maksadına yönelik bulunmaktadır.

            Bu itibarla;

            Yukarıdaki düzenlemeler dikkate alınarak, bütün işlerde azami dikkat ve itinanın gösterilmesi suretiyle, ilgililer tarafından ibraz edilen fotoğrafların renkli fotokopilerinin; ilgilinin o günkü fiziki görüntüsüne uygun ve teşhisinde hiçbir tereddüte yer bırakmayacak şekilde bulunması halinde, yapılacak işlemlerde kolaylık sağlaması ve ekonomik olması nedeniyle resmi evrakta kullanılması hususunda gereğini rica ederim.) denilmekte,

            Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'nün 27.05.1998 günlü 007957 sayılı yazısında da (anılan yazı gereğinin yapılması) istenilmektedir.

 

1998/30 Silah alımı için verilen vekaletnameler Hk.

 

            Silah almak için müracaat eden şahıslara verilen yetki belgesine istinaden noterlerce tanzim edilen MKE Kurumu Genel Müdürlüğünden silah ve mermi almaya, ruhsat çıkarmaya, tabancayı dilediği şahıslara hibe etmeye, devretmeye yetkili olduğuna dair vekaletnamelerle işlem yapılıp yapılamayacağının Emniyet Genel Müdürlüğünden sorulduğu,

 

            Ateşli silah bulundurma veya taşıma hak ve yetkisinin yasa ve yönetmelik hükümleri doğrultusunda ancak yetkili mercilerden verilen ruhsat ile mümkün olduğunun, bunun dışında noterlerce düzenlenen vekaletname ile geçici de olsa başkası adına silah taşıma veya bulundurmanın mümkün olmadığının bildirildiğini belirten Antalya Emniyet Müdürlüğünün 20.08.1997 gün ve 36015 sayılı yazısı nedeniyle intikal ettirilen tereddütler üzerine,

 

            Silah almak için müracaat eden şahıslara verilen yetki belgesine dayanılarak,MKE. Kurumu Genel Müdürlüğünden silah ve mermi almaya, ruhsat çıkarmaya, tabancayı dilediği şartlarda hibe etmeye, devretmeye yönelik yetkileri içerecek şekilde vekaletname düzenlenmesine engel bulunup bulunmadığı konusunda görüş bildirilmesi istenen Emniyet Genel Müdürlüğünün 20.01.1998 gün ve 019234 sayılı yazısında;

 

            Bilindiği üzere, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun Kapsamındaki yivli ateşli silahlar ve bunlara ait mermileri taşıyabilmek veya meskende veya işyerinde bulundurabilmek için Kanunun belirlediği yetkili idari merciden ruhsat (izin) alınması gerekmektedir.

 

            Ateşli silah ve mermilerini taşıma veya bulundurma müsaadesine haiz olanlar, bu silahları resmi ruhsatı haiz bulunanlardan başkasına satış yapamayacakları gibi geçici de olsa başkalarına veremezler. (6136 S.K.Md.9.f.1)

 

            6136 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olarak ateşli silahlar bunlara ait mermileri satın alan veya taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve ....... kadar ağır para cezasına hükmolunur. (6136 S.K.Md.13.f.1)

 

            Silah ruhsatı almasına engel hali bulunmayan (Not: Engel haller 91/1779 Karar Sayılı Uygulama Yönetmeliğinin 16.maddesinde belirtilmiştir) 21 yaşını bitirmiş her Türk vatandaşı bulundurmak maksadı ile silah satın alabilir. (6136 S.K.Md. Ek.Md.7.f.1)

            Ayrıca, kimlerin silah taşıma veya bulundurma izni alabileceği aynı Kanunun 7.maddesinde belirtilmiştir.

            6136 Sayılı Kanun hükümleri gereğince yivli av tüfeği ve tabancaların satın alınması, taşıma veya bulundurma ruhsatı düzenlenmesi, ruhsatların yenilenmesi veya gerektiğinde geri alınması, ruhsatlı silahların bağış veya satış yoluyla devri, ruhsata bağlanan silahların kayıt ve tesciline ilişkin esas ve usuller Bakanlar Kurulunca çıkarılan 21.03.1991 tarihli ve 91/1779 Karar Sayılı Yönetmelik'te belirtilmiştir.

 

            Yivsiz av tüfeklerine ilişkin benzer düzenlemeler ise, 2521 Sayılı Avda ve Sporda Kullanılan Tüfekler, Nişan Tabancaları ve Av Bıçaklarının Yapımı, Alımı, Satımı ve Bulundurulmasına Dair Kanun ve bu Kanunun uygulanmasını gösteren Yönetmelik'le yapılmıştır.

 

            Yine, malumları olduğu üzere Noterlerin genel olarak yapabilecekleri işler 1512 sayılı Noterlik Kanununun 60.maddesinde sayılmış olup, Noterlerin bu maddede belirtilen düzenleme, onama, tespit veya tescil vs. şeklinde yaptığı iş ve işlemlerin hiçbirisi Kanunen yetkili merciin yerine geçen ateşli silah taşıma veya bulundurma izin belgesi (ruhsatname) mahiyetini taşıyamaz. Aynı şekilde Kanunun belirlediği İdari Merci tarafından verilen “Ateşli silah satın alma izin belgesi” yerine geçen bir belge düzenleyemez.

 

            İlgi (b) yazımız, noterlere veya noterlerin yapacakları yasal iş ve işlemlerine yönelik olmayıp, Antalya Emniyet Müdürlüğünün bu hizmetlerin yürütümündeki tereddütlerinin giderilmesi yönünde yapılmış açıklamalardan ibarettir. Nitekim kimi kişiler başkası adına yetkili idari mercilerce düzenlenmiş “Ateşli silah satın alma belgesi ile” noterden düzenlenmiş vekalet akdine dayanarak MKE'den veya bayilerden ya da ruhsat sahibi diğer kişilerden silah satın aldıkları veya hibe olarak kabul ettikleri silahları teslim alıp, geçici de olsa taşımak ya da bulundurmak suretiyle suç işlemektedirler. Bu şekilde yakalanan kişiler 6136 sayılı Kanun hükümlerine göre mahkemelerce cezalandırılabilmektedirler.

 

            İlgi (b) yazımız ile bu hususa dikkat çekilerek noterce düzenlenmiş vekalet akdi bulunsa dahi, başkası adına düzenlenmiş silah satın alma yetki belgesiyle MKE Kurumundan veya kişilerden ateşli silahı satın alma, hibe etme amaçları ile geçici de olsa ateşli silahı hiç bir şekilde taşıyamaz ve bulunduramaz.

 

            Ancak, vekalet akdine dayanarak yukarıda belirtilen hukuki işlemleri, işlem bazında yapmaya engel bir husus bulunmamaktadır.

            Denilmiştir.

 

            Konu, Yönetim Kurulunun 19.02.1998 günlü toplantısında görüşülmüş, bu gibi hususlarda verilen yetkileri içeren bir vekaletname ile noterlikte hibe işlemi yapılıp yapılamayacağı, böyle bir vekaletnameyi haiz kişiye silah tesliminin hiç bir suretle mi mümkün bulunmadığı, yoksa vekile silah teslimine olanak sağlayan  geçici bir belgenin verilip verilmediği veya vekaletname ile MKE Kurumundan müvekkile ait silahı teslim alma imkanı veren bir izin uygulaması bulunup bulunmadığı, silahın mutlaka ruhsat sahibi kişi tarafından mı teslim alınması gerekeceği,

 

 

            Noterlikte düzenlenen vekaletnamenin, silahın ruhsat sahibi tarafından teslim alınmasına kadar geçen safha içindeki işlemleri mi kapsadığı, yazıda geçen hukuki işlemleri işlem bazında yapmaktan ne kastedildiği hususlarına açıklık getirilmesi istenmiştir.

 

            Yönetim Kurulu'nun 24.07.1998 günlü toplantısında görüşülen Emniyet Genel Müdürlüğünün 09.06.1998 tarih ve 130034 sayılı yazısında;

 

            Noterlerce düzenlenmiş vekalet akdi, başkası adına düzenlenmiş silah satın alma yetki belgesiyle MKE Kurumundan veya kişilerden ateşli silahı satın alma, hibe kabul etme veya başkasının ruhsatlı silahını satma ve hibe etme iş ve işlemlerini (gerekli müracaatların yapılması, belgelerin ibrazı ve imzalanması gibi) yapmasına yetki vermektedir. Ancak, vekil tayin edilen kişilerin noterlerce düzenlenen vekalete istinaden ateşli silahı satın ve teslim alma, taşıma, bulundurma veya yetkili makamlara tespit amacıyla ibraz etme fiillerini yapmaları 6136 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olduğu gibi vekaletname ile bu gibi fiillerin geçici olarak dahi yapılmasına yetki verilmesi mümkün değildir.

            Denilmektedir.

 

            Bilginizi ve gereğinin buna göre yapılmasını rica ederim.

            Saygılarımla.

1998/43 Tapuda işlem yapılmasını gerektiren vekaletnameler Hk.           

İLGİ: 21.09.1994 günlü 58 sayılı Genelgemiz.

            Noterlerce Tapu Sicil Müdürlüğünde işlem yapılmasını gerektiren vekaletnamelerin tanzimi aşamasında ilgililerin kimlik tespitinin nüfus cüzdanı veya pasaporta istinaden yapılması ilgi genelgemizle duyurulmuştu.

            4112 Sayılı Kanunla Saklı Tutulan Hakların Kullanılmasına İlişkin Belge”  ile tapuda işlem yapılmasına yönelik vekaletname düzenlenip düzenlenemeyeceği konusunda intikal eden tereddütler üzerine, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünden görüş istenmiş, Yabancı İşler Dairesi Başkanlığının 12.08.1998 tarih ve 1257 sayılı yazısı Yönetim Kurulu'nun 27.08.1998 günlü toplantısında görüşülmüştür.

            Bu yazıda;

            “Doğumla Türk Vatandaşlığını kazanmış olup da sonradan Bakanlar Kurulundan izin almak suretiyle yabancı bir devlet vatandaşlığına geçenlere Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüklerince veya yurtdışında Konsolosluklarımızca verilen “4112 sayılı Kanunla Saklı Tutulan Hakların Kullanılmasına İlişkin Belge” ile vekaletname tanzim edilip edilemeyeceği soru konusu edilmiştir.

            Tapu Sicil Tüzüğünün 13.maddesinin 3.fıkrası, nüfus cüzdanı ve pasaport dışında kimlik tespitinde kabul edilebilecek diğer belgeleri belirtmeye Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü yetkilidir. Kuralı konmuştur.

            Şu anda istemde bulunanın kimliğini belirtme hususunda nüfus cüzdanı ve pasaport esas kabul edilmiş, bunların dışındakiler kabul edilmemiştir. Bu itibarla, istemde bulunanın uyruğunda bulunduğu ülkenin yetkili makamlarınca verilen nüfus cüzdanı veya pasaport esas alınarak vekaletnamenin düzenlenmesi gerekmektedir.

            Sonuç olarak, 4112 Sayılı Kanunla Saklı Tutulan Hakların Kullanılmasına İlişkin Belge'ye dayanılarak vekaletname düzenlenmesinin mümkün olamayacağı düşünülmektedir.”

            Denilmektedir.

            Bilginizi ve gereğinin buna göre yapılmasını rica ederim.

            Saygılarımla.

1998/48  Araç satış  işlemlerinin kaç nüsha  düzenleneceği ve eklenecek belgeler Hk.

 

            Noterliklerde düzenlenen araç satış işlemlerine farklı belgeler eklenmesi nedeniyle değişik giderler alındığı hususunda Birliğimize intikal eden başvuru ve yakınmalar üzerine;

            Uygulamada birlikteliğin temini ve farklı gider alınmasının önlenmesi için bu konuda izlenecek yol Yönetim Kurulu'nun 24.09.1998 günlü toplantısında görüşülmüş;

            “1- Araç satış işlemlerine;

               a) Tescil belgesi,

               b) Alıcı ve satıcının kimliği, vekaleten veya başkasını temsilen hareket halinde vekaletname veya sirküler,

               c) Motorlu Taşıtlar vergisi ilişik kesme belgesi,

               d) Taşıt Alım vergisi ödeme belgesi,

               e) Ticari araçlarda tahsis belgesi,

                    Örneklerinin mutlaka işlem asıl ve örneklerine eklenmesine,

                    Araç satış işlemlerinin;

            2- Aracın aynı tescil bürosuna kaydının yapılması halinde bir adet alıcıya, bir adet satıcıya verilmek, bir adet Vergi Dairesine, bir adet Trafik Tescil Bürosuna gönderilmek ve bir adet de noterlikte saklanmak üzere asgari (5 nüsha) düzenlenmesine,

            3- Aracın başka bir tescil kuruluşuna tescil edileceği bildirilmiş ise, yeni tescil kuruluşuna ve yeni tescil kuruluşu bölgesindeki Vergi Dairesine de bildirilmesi gerektiğinden (7 nüsha) yapılması gerektiğine,

            4- Alıcı veya satıcının talepleri halinde daha fazla nüsha tanzim edilmesinde yasal engel bulunmadığına”

            Karar verilmiştir.

 

1998/49 Türk  vatandaşlığından izinle ayrılanlar hakkında uygulanacak  işlem ve usuller Hk.

            Yönetim Kurulu'nun 22.10.1998 günlü toplantısında görüşülen ve Başbakanlık Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü’nden faks ile alınan 20.10.1998 günlü 18974 sayılı ve 1998/26 sayılı genelgede özetle;

 

            “İLGİ: 16.02.1998 gün ve B.02.0.PPG.0.12.320.02607 (1998/12) sayılı genelge.

            İlgi genelge ile, yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın bulundukları ülkelerde karşılaştıkları siyasi, sosyal ve ekonomik sorunların çözümüne ilişkin politikaları belirlemek, Türk Hükümetince karşılanması gereken ihtiyaçları doğrultusunda kararları oluşturmak ve gerektiğinde bu konularda yapılması gerekli yasal düzenlemeler için Bakanlar Kuruluna sunulmak maksadıyla tavsiye kararları almak üzere; Başbakanın Başkanlığında kurulan ve Yurtdışında Yaşayan Vatandaşlarla İlgili Konulardan Sorumlu Devlet Bakanı ile Dışişleri Bakanından oluşan “Yurtdışında Yaşayan Vatandaşlar Üst Kurulu”nun; 15-18 Temmuz 1998 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilen toplantısında alınan tavsiye kararları doğrultusunda, 403 Sayılı Kanunun 4112 Sayılı Kanunla değişik 29.maddesi kapsamındaki haklar konusunda aşağıdaki açıklamanın yapılması gereği duyulmuştur.

 

            Bilindiği üzere, 11.02.1964 tarihli ve 403 Sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 29 uncu maddesi, 09.06.1995 tarihli ve 4112 Sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle değiştirilerek; Türk vatandaşlığını doğumla kazanmış olup da, bulundukları ülkenin vatandaşlığına geçebilmek için zorunlu olarak “Türk vatandaşlığından çıkma izni” alan kişiler ile bunların kanuni mirasçılarının Türkiye Cumhuriyetinin milli güvenliği ve kamu düzenine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla; Türkiye'de ikamet, seyahat, çalışma, miras, taşınır ve taşınmaz mal iktisabı ile ferağı gibi konularda Türk vatandaşlarına tanınan haklardan aynen yararlanma imkanı sağlanmıştır.

 

            Bu kanunun amacı, yurtdışında yaşayan ve bulundukları ülkelerde daha iyi yaşam şartlarına kavuşmak, sosyal ve siyasal haklardan faydalanmak için Türk vatandaşlığından çıkma izni alan kişilere, Türkiye'de ikamet, seyahat, çalışma, miras, taşınır ve taşınmaz mal iktisabı ile ferağı konularında Türk vatandaşlarına tanınan haklardan aynen yararlanmalarını sağlamaktır.

 

            Bu nedenle, her kurum kendi görev alanına giren konularda, 4112 Sayılı Kanunu uygularken; özel kanunlarında mevcut yabancı uyruklular için getirilmiş kısıtlayıcı hükümleri bu amaca uygun olarak değerlendireceklerdir.

 

 “......Türk vatandaşlığından izinle ayrılanların, tapu işlemlerinde vekalet yoluyla işlem yapmaları halinde, vekaletnamelerini çıkartırken (Yurtdışında bir noterden, Başkonsolosluk veya Türkiye'de bir Noterden) yeni vatandaşlığını kazandıkları ülkenin resmi kimlik kartını kullanacaklardır. Bu vekaletname ile birlikte vekalet verdikleri şahsa 4112 Sayılı Kanun uygulaması ile ilgili belgenin tasdikli bir suretini de vermeleri gerekmektedir.

 

            Bütün kamu kurum ve kuruluşlarının, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından izinle ayrılan kişilerin 403 Sayılı Kanunun 4112 Sayılı Kanunla değişik 29.maddesi kapsamındaki haklardan faydalanmaları hususunda azami dikkat, hassasiyet ve kolaylığı göstermelerini önemle rica ederim”

            Denilmektedir.

 

            Bilginizi ve gereğinin buna göre yapılmasını rica ederim.

            Saygılarımla.

 

 

1999/1 T.C.Merkez Bankası kredi mektuplarının ödenmesine ilişkin vekaletnameler Hk.

            İLGİ:     19.11.1985 günlü 90 sayılı Genelgemiz.

                        24.02.1998 günlü 19 sayılı Genel Yazımız.

                        03.09.1998 günlü 73 sayılı Genel Yazımız.

 

            T.C.Merkez Bankası nezdinde açılan Kredi Mektuplu Döviz Tevdiat ve Süper Döviz Hesaplarından yapılacak ödemeler ile ilgili olarak vekalet düzenlenmesi sırasında, ilgiliden pasaport ibrazının istenmesi ve vekaletnamelere pasaportun tarih, numarası ve fotoğrafının yapıştırılması ile diğer bilgilerin geçirilmesi gerektiği ilgi Genelge ve Genel Yazılar ile sizlere duyurulmuştu.

            Yönetim Kurulu'nun 08.01.1999  günlü toplantısında görüşülen Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası İdare Merkezi'nin 22 Aralık 1998 tarih ve 137183 sayılı yazısında;

            “Bilindiği üzere, Bankamız nezdinde açılan Kredi Mektuplu Döviz Tevdiat ve Süper Döviz Hesaplarından yapılacak ödemeler ile ilgili olarak vekaletname düzenlenmesi istenildiğinde ilgilinin pasaportunun istenmesi ve vekaletnamelere pasaportun tarih, numarası ve fotoğrafının yapıştırılması ile sair bilgilerin geçirilmesi gerektiği 19.11.1985 tarih 90 sayılı Genelgenizde belirtilmiştir.

            Bu defa, Türk vatandaşlığından izinle çıkan yurt dışındaki vatandaşlarımıza verilen “4112 Sayılı Yasa ile Saklı Tutulan Hakların Kullanılmasına İlişkin Belge”ye istinaden de Kredi Mektuplu Döviz Tevdiat ve Süper Döviz Hesapları açılmaktadır.

            Buna göre; “Belge” sahibi kişilerin hesapları ile ilgili vekaletname düzenleme isteklerinin, pasaporta göre düzenlenen vekaletnamelerde olduğu gibi mutlaka vekalet verenin yakın tarihte çekilmiş resminin yapıştırılması ve belge aslından belge numarası ile belgede kayıtlı bulunan pasaport harf-numarasının yazılması suretiyle yerine getirilmesinin;

            Diğer taraftan, zaman zaman Bankamıza ibraz edilen vekaletnamelerin incelenmesi sonucunda; bazılarının nüfus hüviyet cüzdanına göre düzenlendiği, bazılarında ise vekalet verenin fotoğrafının bulunmadığı ve bunların muhtelif sorunlar çıkarması nedeniyle, bu durumun da bir kez daha Noterlere duyurulmasını rica ederiz.”

            Denilmektedir.

            Bilginizi ve gereğinin buna göre yapılmasını rica ederim.

            Saygılarımla.

1999/9 Vekaletnamelerde Taşıt Alım Vergisi Uygulaması Hk.

 

            Bilindiği gibi, Taºıt Alım Vergisi uygulamasına dair 9 Seri No.lu Tebliğ esasları çerçevesinde “Vekil tayin edenin ağır hastalığı, yurt dıºında veya askerlik hizmetinde bulunması,  tutukluluk hali gibi haklı bir engeli olanların (bu engellerini ilgili mercilerce belgelendirmeleri ºartı ile) taºıtlarının satıºına yetki veren vekaletnamelerin, taºıt alım vergisine tabi tutulmayacağı”, 1982/51 ve 1986/44 sayılı Genelgelerimizle duyurulmuºtu.

            Bu konu ile ilgili olarak bir noterliğimizden alınan yazıda, sözü edilen vekaletnameler ile ilgili belgelendirme prensipleri yönünden noterlikler arasında farklı görüº ve uygulamalar olduğu belirtilerek bu farklılıkların ortadan kaldırılması hususunda gereğinin yapılması talep edilmiºtir.

            Sözü edilen talep 18.12.1998 günlü ve Hukuk 2575/20726 sayılı yazımızla Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğüne intikal ettirilmiºtir. Anılan Bakanlıktan cevaben alınan ve Yönetim Kurulumuzun 03.03.1999 günlü toplantısında görüºülen 25.01.1999 günlü ve 2072 sayılı yazıda ise;

            “İlgi yazınızda, 9 seri No.lu Taºıt Alım Vergisi Genel Tebliğinin A/2 maddesindeki “Vekil tayin edenin ağır hastalığı, yurt dıºında veya askerlik hizmetinde bulunması, tutukluluk hali gibi” haklı bir engeli bulunanların taºıt satıºına iliºkin olarak verdikleri vekaletnameler taºıt alım vergisine tabi tutulmamaktadır. ªu kadar ki vekalet verenlerin söz konusu durumlarının ilgili merciler tarafından belgelendirilmesi gerekmektedir.” Denildiğinden bahisle bu engellerin ne ºekilde belgelendirileceği hususunda tereddütler bulunduğu belirtilerek konu hakkında bilgi talep edilmektedir.

            Bilindiği üzere, 1512 Sayılı Noterlik Kanununun Görevin daire dıºında yapılması baºlıklı 83  üncü maddesinde, “Noterler, noterlik iºlemlerini dairelerinde yaparlar. ªu kadar ki, iºlemin dairede yapılması gecikmeye sebep olur veya baºka bir zorluluk arzederse, sebebi iº kağıtlarında gösterilmek suretiyle daire dıºında da iºlem yapılabilir.” denilmektedir.

            Bu nedenle, vekil tayin edenin notere gelemeyecek ºekilde, ağır hastalık, yurt dıºında veya askerlik hizmetinde bulunması, tutukluluk hali gibi haklı bir engelinin bulunması durumunda, Noterlerin, bu zorunluluklar nedeniyle vekil tayin edenin bulunduğu mahalde vekaletname düzenlemeleri halinde gidilen mahaldeki ilgili merciden de engelli durumu belgelendirmeleri, bunun mümkün olmaması halinde ise düzenledikleri vekaletnamede de (iº kağıdı) düzenleme yerini ve engelleri açıkça belirtmeleri gerekmektedir.” denilmektedir.

            Öte yandan, yurt dıºında bulunma halinin belgelendirilmesinden Maliye Bakanlığınca vekalet verenin vekaletnameyi münhasıran bulunduğu Yabancı Ülkedeki Konsolosluklarımızda yaptırmasının kastedildiğinin bilinmesi gerekmektedir.

 

1999/17    Taşıt Kira Mukavelelerinde TAV Hk.

 

            İLGİ:    a) 01.04.1981 günlü ve Hukuk 271 (1981/25) sayılı

                        b) 03.04.1989 günlü ve Hukuk 4022 (1989/31) sayılı Genelgelerimiz.

            İlgi Genelgelerimizle belli süreler içerisinde ve belirli güzergahlarda  yük ve yolcu taşımaya ilişkin olarak düzenlenen taşıt kira sözleşmelerinin Taşıt Alım Vergisine tabi olmadığı bildirilmiştir.

            Ancak, uygulamada ortaya çıkan bazı sorunlar çerçevesinde noterliklerimizden Birliğimize intikal eden sorular üzerine otobüs sahipleri ile turizm ve seyahat firmaları arasında düzenlenen kira mukavelenamelerinin taşıt alım vergisine tabi tutulup tutulmayacağı 18.12.1998 günlü ve Hukuk 2573/20735 sayılı yazımızla Maliye Bakanlığından sorulmuştu.

            Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünden cevaben alınan ve Yönetim Kurulu'nun 08.02.1999 günlü toplantısında görüşülen 07.01.1999 günlü ve 410 sayılı yazıda ise,

            “1318 sayılı Finansman Kanununun Taşıt Alım Vergisi ile ilgili maddelerini değiştiren 28.11.1980 gün ve 2346 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin (c ) fıkrasında, taşıtların “Vekaletname ile tasarruf hakkının devralınması Taşıt Alım Vergisine tabiidir” denilmiştir.

            Bu nedenle, Kanun koyucu vekaletname ile tasarruf hakkının devralınmasını vergilendirmiş bulunduğu cihetle otobüs sahipleri ile turizm ve seyahat firmaları arasında düzenlenen ve otobüsün belirli güzergahlarda veya belirli güzergahlar dışında yolcu taşımaya yönelik olarak kullanılmasını öngören ve kiralayana taşıt üzerinde hukuki tasarrufta bulunabilme (başkasına satış, devir veya kiralama, adına mülkiyet kaydı, bağışlama veya rehin koyabilme, kayıt altına aldırabilme gibi) olanağı sağlayan kira sözleşmelerinin taşıt alım vergisine tabi tutulması gerekmektedir” denilmek suretiyle, bir otobüsün belirli güzergahlarda veya kiracının dilediği yer ve güzergahlarda çalıştırılmasına yetki veren tüm kiralama sözleşmelerinin Taşıt Alım Vergisini gerektirdiği şeklinde görüş bildirilmiştir.

            Bakanlığın yukarıda belirtilen görüşünün bugüne kadar uygulanmakta olan ilgi Genelgelerimizdeki belli bir güzergahta yük veya yolcu nakliyat yapılmak üzere tanzim edilmiş bulunan ve kiralayana taşıt üzerinde herhangi bir tasarruf yetkisi vermeyen ve hukuki bir iktisaba da konu olmadığından malik değişikliğine sebebiyet vermeyen kira sözleşmelerinin taşıt alım vergisine tabi bulunmadığı düşüncesine aykırı bulunması sonucunda konunun bir kere daha incelenmesi amacıyla 25.02.1999 günlü ve Hukuk 310-2315 sayılı yazımızla yeniden Maliye Bakanlığına müracaat edilmiştir.

            Bakanlıktan cevaben alınan ve Yönetim Kurulumuzun 28.04.1999 günlü toplantısında görüşülen 05.04.1999 günlü ve 12838 sayılı yazıda ise;

            “İlgi (b) (07.01.1999 günlü ve 410) sayılı yazımızda ise, “belirli güzergahlarda veya belirli güzergahlar dışında yolcu taşımaya yönelik olarak kullanılmasını öngören ve kiralayana taşıt üzerinde hukuki tasarrufta bulunabilme (başkasına satış, devir veya kiralama, adına mülkiyet kaydı, bağışlama veya rehin koyabilme, kayıt altına aldırabilme gibi) olanağı sağlayan kira sözleşmelerinin taşıt alım vergisine tabi tutulmasının gerektiği” belirtilmek suretiyle, 1981/25 sayılı Genelgenize konu 01.04.1981 günlü ve 2301 sayılı yazımızda belirtilen “belirli süreler içerisinde belirli bir güzergahta yük veya yolcu taşımak amacıyla tanzim edilen kira sözleşmeleri” dışında kalan kira sözleşmeleri açıkça vurgulanmıştır.

            Kaldı ki, ilgi (a) yazınızda da, “kiralayana dilediği güzergahlarda çalıştırılması ve başkalarına dilediği bedel ve şartlarla kiraya verilmesini temin etmek üzere düzenlenen ve bu vasfıyla taşıtın tasarruf hakkının devrini sağlayan kira mukavelelerinin, vergiden kaçınmanın bir aracı haline gelmemesi için Bakanlığınızca uygulamaya konulan prensiplerin uygulamada dikkate alınmasının uygun olacağı düşünülmektedir”

            denilmek suretiyle belirli bir güzergahta belirli süreler dahilinde taşımacılık yapmak üzere araç sahipleri ile firmalar arasında düzenlenen kira mukavelelerinin Taşıt Alım Vergisine tabi tutulmayacağı belirtilmiştir. Bunlar dışında kalan ve kiralayana taşıt üzerinde tasarruf hakkı tanıyan kira mukavelelerinin tanzim veya tasdikinde ise Taşıt Alım Vergisinin ödettirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

 

1999/20 Silah alımı için verilen vekaletnameler Hk.

            İLGİ: 04.08.1998 günlü 30 sayılı Genelgemiz.

 

            Vekil tayin edilen kişilerin noterlerce düzenlenen vekalete istinaden ateşli silahı satın ve teslim alma, taşıma, bulundurma veya yetkili makamlara tespit amacıyla ibraz etme fiillerini yapmalarının, 6136 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olduğu gibi, vekaletname ile bu gibi fiillerin geçici olarak dahi yapılmasına yetki verilmesinin mümkün olmadığına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü yazıları ilgi Genelge ile sizlere duyurulmuştu.

            Makine Kimya Endüstrisi Kurumu Genel Müdürlüğü'nün 26 Ağustos 1998 tarih ve 2019 sayılı yazısında;

            “İçişleri Bakanlığından aldığımız 24.08.1998 tarih, 195847 sayılı yazıda; Başkasına ait yetki belgesi ile silah veya mermi satın almak üzere Kurumumuzca müracaat eden şahıslardan silah taşıma ruhsatı veya özel Kanunlarına göre silah taşıma yetkisi bulunmayanlara silah veya mermi satışı yapılmaması gereği belirtilmektedir.

            Silah satış sürecinde olumsuz olaylar yaşanmaması ve müşterilerimizin mağdur edilmemeleri amacı ile bundan böyle silah taşıma ruhsatı olmayan personele vekalet tanzim edilmemesi” belirtildiğinden, silah taşıma ruhsatı olan veya görevi itibariyle silah taşıma yetkisi bulunan kişilere Makine Kimya Endüstrisi Kurumu’nca silah ve mermi teslimi yapılıp yapılamayacağı, noterlerin de bu kişiler adına vekaletname düzenleyip, düzenleyemeyeceği hususunda görüş bildirilmesi istenilen ve Yönetim Kurulu'nun 27.05.1999 günlü toplantısında görüşülen İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 29.04.1999 tarih ve 102151 sayılı yazısında;

            “Noterlerce düzenlenmiş vekalet akdi, başkası adına düzenlenmiş silah satın alma yetki belgesiyle M.K.E.Kurumu Genel Müdürlüğünden veya kişilerden ateşli silahı satın alma, hibe kabul etme veya başkasının ruhsatlı silahını satma ve hibe etme iş ve işlemlerini (gerekli müracaatların yapılması, belgelerin ibrazı ve imzalanması gibi) yapmasına yetki verdiği, vekil tayin edilen kişilerin noterlerce düzenlenen vekalete istinaden ateşli silahı satın ve teslim alma, taşıma, bulundurma veya yetkili makamlara tespit amacıyla ibraz etme fiillerini yapmalarının 6136 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olduğu, vekaletname ile bu gibi fiillerin geçici olarak dahi yapılmasına yetki verilmesinin mümkün olmadığı ilgi (e) (29.09.1998 gün ve 228325 sayılıdır) yazımızla bildirilmişti.

            Bu nedenle, silah taşıma ruhsatı olan veya görevi itibariyle silah taşıma yetkisi bulunan kişilerin vekaletname ile başkası adına M.K.E.Kurumu Genel Müdürlüğünden silah ve mermi teslim alması 6136 sayılı Kanun ve bu Kanunun uygulanmasına   dair   91/1779   Karar  Sayılı  Yönetmelik   hükümlerine    aykırı olduğundan, bu kişilerin söz konusu kurumdan veya kişi ve kurumlardan silah ve mermi teslim alabilmeleri için vekalet düzenlenmesi de uygun görülmemektedir. Ancak, silahın satın alınması, hibesi, devri gibi işlemlerde; gerekli müracaatların yapılması, belgelerin ibrazı ve imzalanması için vekalet düzenlenmesinde sakınca bulunmamaktadır.”

            Denilmektedir.

            Bilginizi ve gereğinin buna göre yapılmasını rica ederim.

 

           

1999/46 Taşıt Alım Vergisi 9 Seri No.lu Genel Tebliği ile ilgili açıklamalar Hk.

 

            Maliye Bakanlığınca yayımlanan ve tüm noterlere duyurulan 9 Seri numaralı Taşıt Alım Vergisi Genel Tebliğinin uygulanmasına ilişkin olarak değişik tarihlerde Maliye Bakanlığından alınan ve genelgelerle duyurulan görüşler arasındaki farklılıklar dikkate alınarak, konunun açıklanması için Maliye Bakanlığına yazılan yazımıza karşılık, gönderilen 24.04.1996 günlü 17478 sayılı cevabi yazı, 15.07.1996 gün Gen.Sek. 9755 sayılı Genel Yazımızla noterliklere duyurulmuş idi.

            Değişik genelgelerimizde duyurulan görüşler arasında yorum farklılıklarını gideren bu cevabi yazının genel yazı olarak duyurulması nedeniyle, uygulama önceliği itibariyle tereddütler doğduğu intikal etmekle, konu Yönetim Kurulu'nun 19.11.1999 günlü toplantısında görüşülmüş, bu genel yazımızın bazı genelgeleri kaldırma niteliğinde açıklamaları içerdiği de dikkate alınarak genelge haline dönüştürülmesine karar verilmiştir.

            Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü'nün 24.04.1996 günlü 17478 sayılı bu yazısında:

            “İlgi (a) ve (b) sayılı yazınız ve ekleri incelendi.

            İlgi (c) sayılı yazınızla, “taşınmaz malları ihtiva etmeyen ve münhasıran taşıt satışlarını kapsayacak şekilde düzenlenmeyen ancak, bankalara para yatırmaya, çekmeye, kredi almaya, borçlanmaya, ithalat, ihracat yapmaya, taahhütlerde bulunmaya, sözleşmeler yapmaya, menkul mallar, demirbaş eşyalar satmaya ve sair birçok konuda TAŞIT SATIŞI'na dair yetkileri içeren geniş kapsamlı vekaletnamelerin taşıt alım vergisine tabi tutulup tutulmayacağı” hususunda vekaletname örneği gönderilmeden genel mahiyette görüş talep edilmiştir.

            İlgi (e) sayılı (1993/44 sayılı genelgemizle duyurulmuştur) yazımızda, “taşınmaz malları ihtiva etmeyen ve münhasıran taşıt satışlarını kapsamayacak şekilde düzenlenen ancak, bankalara para yatırmaya, çekmeye, kredi almaya, borçlanmaya, ithalat, ihracat yapmaya, taahhütlerde bulunmaya, sözleşmeler yapmaya, menkul mallar demirbaş eşyalar satmaya ve sair bir çok konuda taşıt satışına dair yetkilerin tamamını kapsayan vekaletnameler genel vekaletname kapsamında olması nedeniyle taşıt alım vergisine tabi tutulmaması gerekmektedir.” denilmiştir.

            Ayrıca, ilgi (d) sayılı yazınızla vekaletname örneği gönderilmek suretiyle olayına münhasır olmak üzere yeniden “gayrimenkul satınalma ve bunlarla ilgili yetkiler yanında taşıtla ilgili yetkilere de yer verilmesi durumunda düzenlenen vekaletnamelerin taşıt alım vergisine tabi tutulup tutulmayacağı” hususunda görüş istenilmiştir.

            İlgi (f) sayılı (1995/61 sayılı genelgemizle duyurulmuştur) yazımızda da, söz konusu vekaletnamenin taşıt alım vergisine tabi tutulacağı ayrıca ilgi (g) yazımız (1995/61 sayılı genelgemizle duyurulmuştur) ile de, yazınız ekinde gönderilen ve Zafer Üngör tarafından Düldane Telli adına düzenlenen vekaletnamenin 34 YD 797 plakalı taşıtın Düldane Telli tarafından dilediğine dilediği bedel ve şartlarla kat'i veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışına yetki verebilmek için düzenlendiğinden taşıt alım vergisine tabi tutulacağı kaldı ki, söz konusu vekaletnamenin, Düldane Telli tarafından Zafer Üngör adına sadece gayrimenkul alımlarını içerdiği, Zafer Üngör adına kayıtlı gayrimenkullerin satışına yetki vermemesi nedeniyle söz konusu vekaletnamenin genel amaçlı olmayıp sadece 34 DY 792 plakalı taşıtın satış amacını gerçekleştirebilmek ve taşıt alım vergisinde muvazaa yapılabilmek için düzenlendiği belirtilmiştir.

            Söz konusu yazılarımızda, taşınmaz malları ihtiva etmemekle birlikte münhasıran taşıt satışlarını kapsayacak şekilde düzenlenen vekaletnamelerin taşıt alım vergisine tabi tutulmasının ancak, münhasıran taşıt satışlarını kapsamayacak şekilde düzenlenen ve taşınmaz malları ihtiva etmemekle birlikte ilgi yazılarımızda belirtildiği gibi umumi vekaletnamenin düzenlenmesi şartlarına uygun olarak bir çok konuda yetki tanıyan vekaletnamelerin ise taşıt alım vergisine tabi tutulmamasının gerektiği bildirilmiştir.

            Bilindiği üzere, 1318 sayılı Finansman Kanununun 2346 sayılı Kanunla değişik 1 inci maddesinin (c) fıkrasında, taşıtların “Vekaletname ile tasarruf hakkının devralınması taşıt alım vergisine tabidir.” denilmiştir.

            Bu hükme göre, Kanun kapsamına giren taşıtların, sahipleri tarafından vekaletname verilmek suretiyle vekil tayin ettiği kişi tarafından dilediği kimseye dilediği bedelle satışına yetki veren vekaletnameler verginin konusuna alınmıştır.

            Yayımlanmış bulunan 9 Seri No.lu Taşıt Alım Vergisi Genel Tebliğinin A bölümünün 1 inci fıkrasında, “münhasıran taşıt satışlarını kapsayacak şekilde düzenlenmemek şartı ile her türlü taşınır (taşıtlar dahil) ve taşınmaz mallar için vekiline yetki veren genel vekaletnamelerin, “2 nci fıkrasında ise, “vekil tayin edenin ağır hastalığı, yurtdışında veya askerlik hizmetinde bulunması, tutukluluk hali gibi haklı bir engeli olanların (bu engellerini ilgili mercilerce belgelendirmeleri şartı ile) taşıtlarının satışlarına yetki veren vekaletnamelerin tanzimi sırasında vekil tayin edilen kimselerden taşıt alım vergisinin aranılmayacağı” açıklanmıştır.

            Söz konusu Kanun hükmü ve genel tebliğ gereğince, noterliklerde düzenlenen ve taşınmaz malları ihtiva eden genel vekaletnamelerin, amaca uygun olarak, vekil tayin edilene herhangi bir yetki sınırlaması getirilmeden vekil tayin eden adına menkul ve gayrimenkul alımının yanısıra, menkul (taşıtlar dahil) ve gayrimenkullerinin satışına da yetki verilmesi suretiyle vekil tayin edenin mal varlığı üzerinde her türlü tasarruf yetkisinin kullanılmasını temin için düzenlenmesi, sadece taşıtının satışını gerçekleştirmek ve taşıt alım vergisinde muvazaa yapmak amacıyla düzenlenmemesi gerekmektedir.

            Kaldı ki, ilgi (b) ve (d) sayılı yazılarınız ekinde gönderilen ve Zafer Üngör tarafından Düldane Telli adına düzenlenen vekaletnamede de, Düldane Telli'nin yetkisi, tek bir işlemi ihtiva edecek şekilde, sadece İstanbul İli Büyükçekmece ilçesi ve mülhakatı hududları dahilinde bulunan bilumum gayrimunkulleri satın almak ve bununla ilgili işlemleri yapmak ile sınırlandırılmış ancak, aynı vekaletname ile de 34 YD 797 plakalı taşıtın Düldane Telli tarafından dilediği kişiye dilediği bedel ve şartlarla kat'i veya mülkiyeti muhafaza kaydı ile satışına yetki verilmek suretiyle taşıt alım vergisinde muvazaa amaçlanmıştır.

            Bu nedenle, ilgi (e), (f) ve (g) sayılı yazılarımız arasında farklılık bulunmamaktadır. Ayrıca yazınız ekinde gönderilen ve yukarıda yapılan açıklamalar muvacehesinde söz konusu Kanun ve genel tebliğ içeriğine uygun olmayan “Düzenleme Şeklinde Vekaletname”nin taşıt alım vergisine tabi tutulması gerekmektedir.

            Diğer taraftan, söz konusu genel tebliğde, vekaletname veren kişinin yurtdışında bulunması nedeniyle noter huzuruna gelemeyecek olması ve bu durumunu da tevsik etmesi şartıyla, taşıtlarının vekil aracılı ile satışı mümkün kılınmış ve bu tür vekaletnamelerin düzenlenmesi sırasında da taşıt alım vergisinin aranılmayacağı açıklanmıştır.

            Bilgi edinilmesini ve bu konudaki uygulamaya bu çerçevede devam edilmesi için gereğini rica ederim.”        denilmektedir.

2000/13 Gümrük İdarelerindeki İşler için Temsilci tayini Hk.

 

            Dolaylı temsilci sıfatıyla vekil tayinine ilişkin vekaletnamelerin düzenlenip, düzenlenemeyeceği hususunda intikal eden tereddütler, Yönetim Kurulu'nun 17.02.2000 günlü toplantısında ele alınıp, görüşülmüştür.

            Yapılan hukuki işlemin hüküm ve sonuçlarının, doğrudan doğruya temsil yetkisi verenin hukuk alanında doğup doğmamasına göre temsil, doğrudan doğruya ve dolaylı olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.

            Temsil yetkisi vermek suretiyle yaptırılan hukuki işlemin hüküm ve sonuçları, ikinci bir işlemin yapılmasına gerek olmaksızın temsil olunanın hukuk alanında doğuyorsa yani, kendisine temsil yetkisi verilen başkası ad ve hesabına hukuki işlemi gerçekleştiriyorsa, doğrudan doğruya temsil sözkonusu olur.

            Temsil yetkisi verilmek suretiyle gerçekleştirilen hukuki işlemin hüküm ve sonuçları doğrudan doğruya temsil olunanın hukuk alanında doğmuyor, ikinci bir işlemin yapılmasını gerektiriyorsa, yani kendisine temsil yetkisi verilen kimse, hukuki işlemi yaparken kendisi adına ve fakat bir başkası hesabına hareket ediyorsa, dolaylı temsil sözkonusu olmaktadır.

            Verilen temsil yetkisinin dolaylı mı dolaysız mı olacağı, temsil yetkisi verenin iradesine göre belirlenir. Karine olarak dolaysız temsil verildiği kabul edildiğinden işlem yaptırmak isteyen ilgilinin dolaylı temsil yetkisi verdiğini ifade etmesi üzerine dolaylı temsili içeren bir vekaletname düzenlenmesinde yasal bir sakınca bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

            Nitekim Resmi Gazete'nin 04 Kasım 1999 günlü 23866 sayılı nüshasında yayımlanan 4458 sayılı GÜMRÜK KANUNU ile Resmi Gazete'nin 20 Ocak 2000 gün ve 23939 sayılı mükerrer nüshasında yayımlanan GÜMRÜK YÖNETMELİĞİ'nin 5 nci maddesi "Bütün kişiler, gümrük mevzuatı ile öngörülen tasarrufları ve işlemleri gerçekleştirmek üzere gümrük idarelerindeki işleri için bir temsilci tayin edebilirler.

            Transit taşımacılık yapan veya arızi olarak beyanda bulunan kişiler hariç olmak üzere, temsilci Türkiye Gümrük Bölgesinde yerleşik bulunan kişilerdir.

            Temsil, doğrudan veya dolaylı olabilir. Temsilci, doğrudan temsil durumunda başkasının adına hareket eder. Dolaylı temsil durumunda ise kendi adına, ancak başkasının hesabına hareket eder. Temsilci, temsil edilen kişi namına hareket ettiğini beyan etmek, temsilin doğrudan veya dolaylı olduğunu belirtmek ve sahip olduğu temsil yetki belgesini gümrük idarelerine ibraz etmek zorundadır.

            Bir başka kişi adına veya hesabına hareket ettiğini beyan etmeyen ya da bir temsil yetkisine sahip olmadığı halde, başka bir kişi adına ya da hesabına hareket eden kişi, kendi adına ve kendi hesabına hareket ediyor sayılır.

            ... Gümrük Kanunu'nun 225 nci maddesinin 1 nci fıkrasında belirtilen kişiler gümrük idarelerinde dolaylı temsilci olarak iş takip edebilirler."

            Hükmünü içermektedir.

            Gümrük Kanunu'nun 225 nci maddesinde ise;

            "1- Eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına ilişkin faaliyetler, 5 nci madde hükümleri çerçevesinde, sahipleri ile bunların adına hareket edenler tarafından doğrudan temsil yoluyla veya gümrük müşavirleri tarafından dolaylı temsil yoluyla takip edilir ve sonuçlandırılır.

            2- Devlet, belediye, il özel idareleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin amir ve memurları, özel hukuk tüzel kişilerinin kendilerini temsile yetkili personeli, tüm gümrük işlemlerini doğrudan temsil yoluyla takip edebilirler.

            Kara, deniz ve havayolu işletmeleri ile nakliyeci kuruluş temsilcileri, taşıdıkları eşyanın sadece transit işlemlerini doğrudan temsil yoluyla takip edebilirler."

            Hükmüne yer verilmiştir.

            4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun tam metni 09 Kasım 1999 günlü 94 sayılı Yargı Mevzuatı Bülteni'nin 9-69 ncu sahifelerinde yer almaktadır.

            Bu konudaki VEKALETNAME örneği eklidir.

 

2000/18 Silah alımı için verilen vekaletnameler Hk.

            İLGİ:     1- 04.08.1998 günlü 30 sayılı,

                        2- 02.06.1999 günlü 20 sayılı,

                            Genelgelerimiz.

                        3- 03.02.2000 günlü, Hukuk-1440-13 sayılı,

                            Genel yazımız.

 

            Vekil tayin edilen kişilerin noterlerce düzenlenen vekalete istinaden ateşli silahı satın alma, taşıma, bulundurma veya yetkili makamlara tespit amacıyla ibraz etme fiillerini yapmalarının, 6136 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olduğu gibi, vekaletname ile bu gibi fiillerin geçici olarak dahi yapılmasına yetki verilmesinin mümkün olmadığı,

 

            Silah taşıma ruhsatı olan veya görevi itibariyle silah taşıma yetkisi bulunan kişilerin vekaletname ile başkası adına M.K.E. Kurumu Genel Müdürlüğünden veya kişi ve kurumlardan silah ve mermi teslim alabilmeleri için vekalet düzenlenmesinin uygun bulunmadığı, ancak, silahın satın alınması, hibesi, devri gibi işlemlerde; gerekli müracaatların yapılması, belgelerin ibrazı ve imzalanması için vekalet düzenlenmesinde sakınca bulunmadığı ilgili genelgelerimizle, Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin noterlikleri ilgilendiren maddeleri de ilgideki genel yazımız ile sizlere duyurulmuştu.

 

            İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünden alınan ve Yönetim Kurulu'nun 21.04.2000 günlü toplantısında görüşülen 07.04.2000 tarih ve 85648 sayılı yazıda;

 

            "Bilindiği gibi, 21.03.1991 tarihli ve 91/1779 Karar Sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelikte Değişiklik yapan 02.12.1999 tarihli ve 99/13749 Karar Sayılı Yönetmelik, 29.12.1999 tarihli ve 23921 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

 

            Söz konusu Yönetmelikle değiştirilen 22 nci maddesinin birinci fıkrası "Ancak, Yönetmeliğin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile (e) bendinin (1), (2) ve (5) numaralı alt bentlerinde sayılan kişiler, noterce düzenlenen vekaletname ile aynı bent ve alt bentlerde sayılan kamu görevlilerine silah ve mermilerini satın aldırabilirler." hükmünü amirdir.

 

            Bu durumda, Yönetmeliğin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile (e) bendinin (1), (2) ve (5) numaralı alt bentlerinde sayılan kişiler birbirlerine MKEK. Genel Müdürlüğünden adlarına silah satın almaları için vekaletname düzenlenmesi ve bu vekaletname ile silah satın aldırılması işlemlerinin yapılması gerekmektedir."

            Denilmektedir.

 

            Yazı ekinde gönderilen ve Yönetmeliğin 22 nci maddesi kapsamına giren Kamu Görevlileri listesi aşağıya aynen alınmıştır.

2000/23 Türk Hava Kurumunun noter işlemleri Hk.

 

            Türk Hava Kurumu Kurul Başkanlığından alınan ve Yönetim Kurulumuzun 11.05.2000 günlü toplantısında görüşülen yazıda, 3685 sayılı Kanunla değişik 1606 sayılı Kanunda yer alan muafiyet hükümlerine rağmen kurum yetkilisi tarafından kurumda görevli kişiler ile kurum dışındaki şahıslara verilecek vekaletnamelerde veya üçüncü şahıslara çekilecek ihtarnamelerde bazı noterlerce harç ve damga vergisi talep edildiğinden bahisle bu gibi işlemlerde kurumlarının ilgili kanundaki muafiyetten faydalandırılması ve bugüne kadar noterlerce alınan harç ve damga vergisinin ise geri alınıp alınamayacağının bildirilmesi istenilmektedir.

            Bilindiği üzere, 1606 sayılı Kanunun 3685 sayılı Kanunla değişik 1 inci maddesinde "......Türk Hava Kurumunun...... kendisine terettüp eden vergi, harç ve resim mükellefiyetinin kurumlara ait olduğu hallerde bütün vergilerden, harçlardan resimlerden, hisse ve fonlardan muaftır." hükmü bulunmaktadır.

            Sözü edilen Kanun hükmü çerçevesinde Türk Hava Kurumunun noterliklerde yaptıracağı işlemler ve bu işlemlere konu kağıtlar sebebiyle harç ve damga vergisi muafiyeti bulunmaktadır. Dolayısıyla kurumun imzasından harç aranılmayacak, damga vergisinin tamamı ise işlemin karşı tarafını teşkil eden ve damga vergisinden muafiyeti bulunmayan kişi veya kurumlar tarafından ödenecektir.

            Buna göre, kurum yetkilisi tarafından kurum adına kurumda görevli kişiler ile kurum dışındaki şahıslara verilecek vekaletnamelerin yanısıra üçüncü şahıslara çekilecek ihtarnameler sebebiyle de harç tahsil edilmesine imkan yoktur. Öte yandan bu işlemlerde Türk Hava Kurumunun yazısında belirtildiği gibi damga vergisi uygulanması söz konusu değildir.

           Ayrıca, kurum tarafından bugüne kadar yukarıdaki işlemler sebebiyle ödenmiş olduğu belirtilen harçların ilgili noterler tarafından iadesine imkan yoktur. İadenin gerektiğinde noter tarafından verilecek bir yazıya istinaden vergi dairesince yapılacağı tabiidir.

 

2000/38 Silah devirleri Hk.

            İLGİ:     1- 02.09.1980 günlü 22,

                        2- 04.01.1989 günlü   3,

                            sayılı Genelgeler.

                        3- 15.01.1999 günlü Hukuk 669-6,

                             sayılı Genel yazımız.

 

            Hibe ya da satış yolu ile yapılacak olan devir işlemlerine başlamadan önce ilgili Valiliğin Emniyet Müdürlüğü, ruhsat işlemleri ile ilgili Şube Müdürlüğü tarafından devredilecek olan silahın devri mümkün silahlardan olup olmadığı ve silahı devralacak olan şahsın sakıncalı durumunun bulunup bulunmadığı hususlarında tahkikat yapılacağı, sonucun olumlu çıkması halinde Şube'ce noter istek belgesi düzenlenip, noter tarafından da bu belgeye dayanılarak işlemin tamamlanacağı,

            Ayrıca, silahın miras yolu ile intikalinde, mirasçılardan herhangi birine hibe ya da satışı halinde de ilgili Valiliğin izninin gerektiği,

            İlgi genelge ve genel yazı ile sizlere duyurulmuştu.

            Ancak, Resmi Gazete'nin 16.02.1999 günlü 23634 sayılı nüshasında yayımlanan Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikte Jandarma ve Polis teşkilatlarının ayrı ayrı silah ruhsatı işlemlerini yürütecekleri ve devir işlemlerinin bir yıl içinde tamamlanacağı öngörülmüş olup, bu hususta bir protokol düzenlendiği öğrenildiğinden görüşleri sorulan İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü'nden alınan 21.06.2000 günlü 145157 sayılı yazıda;

            "91/1779 Karar Sayılı Yönetmelikte değişiklik yapan 99/12448 Karar Sayılı Yönetmelik 16.02.1999 tarih ve 23634 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu değişiklikle ikamet bölgesi esas alınarak Jandarma ve Polis teşkilatlarının ayrı ayrı silah ruhsatı işlemlerini yürütmeleri hükmü getirilmiştir.

            Bu nedenle, 01.03.2000 tarihinden itibaren ikamet bölgeleri dikkate alınarak Jandarma ve Polis Teşkilatlarınca düzenlenecek noter istek belgeleri göz önüne alınarak söz konusu devir işlemleri yapılacaktır."

            Denilmektedir.

 

 

 

2000/43 Taşıma işinde kullanılan araçla ilgili olarak düzenlenen vekaletname Hk.

 

            Bir Noterliğimizden alınan vekaletname örneğinde yer alan "Posta Dağıtım ve taşımacılığı için: adıma maliki bulunduğum tarafıma ait.............plaka sayılı 1998 model kartal marka         motor seri sayılı............şase seri sayılı kartal marka arabam ile Posta İşletmesi Genel Müdürlüğü nezdindeki tüm Posta İşletme Merkezleri ve müdürlükleri ve birimleri nezdinde beni temsilen taahhüdünde bulunan ve posta tekeli dışında kalan ulaştırmam gereken her türlü gönderileri ilgili merkez ve gönderilecek şube veya birimlerinden beni temsilen almaya ulaştırılması gereken ilgili birimlere ulaştırmaya, teslim etmeye, teslim ve tesellüme gerekli evrakı imzalamaya, bu iş ve işlemler için yapılması gereken her türlü muameleleri beni temsilen yapmaya, gerekli bilgi belge ve evrakları temin, tanzim ve teslime, sözlü ve yazılı beyanlarda bulunmaya, elden ve postadan evrak alıp vermeye, gereken vergi, resim, harç ve diğer giderleri yatırmaya, fazla yatırılanları geri almaya, ahzu kabza, yukarıda bahsi geçen araç ve işimden dolayı ilgili PTT birimlerinden adıma verilmesi gereken paraları, hakedişlerimi beni temsilen ilgili kurum ve gösterilecek yer veya banka şubesinden almaya ahzu kabza yetkili ve mezun yetkili olmak üzere...........şirketi eleman ve yetkililerini vekil tayin ederim." şeklindeki düzenlemenin taşıt alım vergisini gerektirip gerektirmeyeceği 13.06.2000 günlü ve Hukuk 1311/8943 sayılı yazımızla Maliye Bakanlığından sorulmuştur.

            Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünden cevaben alınan ve Yönetim Kurulumuzun 20.07.2000 günlü toplantısında görüşülen 28.06.2000 günlü ve 31297 sayılı yazıda ise, "Bilindiği üzere, yayımlanmış bulunan 9 Seri No.lu Taşıt Alım Vergisi Genel Tebliğinin A bölümünün 4 üncü fıkrasında trafik, vergi, sigorta gibi taşıtlarla ilgili işlemlerin taşıt sahibi adına yapılmasına yetki tanıyan ve tasarruf hakkının devrini gerektirmeyen vekaletnamelerin tanzimi sırasında vekil tayin edilen kimselerden Taşıt Alım Vergisinin aranılmamasının gerektiği açıklanmıştır.

            Bu nedenle ilgi yazınız ekinde bulunan vekaletnamenin, taşıt satışına yetki vermeyen veya tasarruf hakkını gerektirmeyen vekaletname olması nedeniyle bu vekaletnamenin düzenlenmesi sırasında taşıt alım vergisinin aranılmaması gerekmektedir." denilmektedir.

 

2000/59 Taşımacılık işinde kullanılan araçlarla ilgili bazı vekaletnameler Hk.

 

            Bir noterliğimizden alınan ve Milli Eğitim Müdürlüğünce köylerden ilçeye öğrenci taşımacılığı işi için açılan ihaleyi kazanan şahısların, plakası belirli aracında şoför olarak görev yapacak kişiye belli bir güzergahta öğrenci taşımacılığı konusunda yetki verdiği vekaletname ile,

            Bir şahsın sahibi bulunduğu marka, model ve plakası belirli aracıyla ilgili olarak, bir şirket ile karayolunda şehirlerarası yolcu taşıması hususunda 3 üncü bir şahsa dilediği bedel ve şartlarla sözleşme yapmaya ve sözleşme şartlarını kabule yetki veren vekaletnamenin,

            Taşıt Alım Vergisini gerektirip gerektirmediği hususu 29.09.2000 günlü ve Hukuk 2098-19195 sayılı yazımız ile Maliye Bakanlığından sorulmuştu.

            Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünden cevaben alınan ve Yönetim Kurulumuzun 23.11.2000 günlü toplantısında görüşülen 16.10.2000 günlü ve 46837 sayılı yazıda;

            "Bilindiği üzere, 1318 sayılı Finansman Kanununun taşıt alım vergisi ile ilgili maddelerini değiştiren 2346 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin C fıkrasında "Vekaletname ile tasarruf hakkının devralınması Taşıt Alım Vergisine tabidir" denilmiştir.

            Diğer taraftan, 28.12.1982 gün ve 17912 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 9 seri No.lu Taşıt Alım Vergisi Genel Tebliğinin "A- VEKALETNAME VERİLMEK SURETİYLE YAPILAN SATIŞLAR" başlıklı bölümünde,

           1- Münhasıran taşıt satışlarını kapsayacak şekilde düzenlememek şartıyla her türlü taşınır (taşıtlar dahil) ve taşınmaz mallar için vekiline yetki veren genel vekaletnamelerin,

            2- Vekil tayin edenin ağır hastalığı, yurtdışında veya askerlik hizmetinde bulunması, tutukluluk hali gibi haklı bir engeli olanların (bu engellerini  ilgili mercilerce belgelendirmeleri şartı ile) taşıtlarının satışlarına yetki veren vekaletnamelerin,

            3- Taşıtın, vekaletnamede adı ve soyadı yazılı kimseye satılması şartıyla vekiline yetki veren ve iktisabı gizlemek amacı taşımayan vekaletnamelerin,

            4- Trafik, vergi, sigorta gibi taşıtlarla ilgili işlemlerin taşıt sahibi adına, yapılmasına yetki tanıyan ve tasarruf hakkının devrini gerektirmeyen vekaletnamelerin,

            Tanzimi sırasında vekil tayin edilen kimselerden Taşıt Alım Vergisinin aranılmaması, yukarıda sayılan sınırlı ve belli amaçlı vekaletnameler dışında düzenlenen vekaletnamelerin vergiye tabi tutulması gerekir." denilmektedir.

            Bu nedenle, ilgi yazınız ekindeki --------- Noterliğinin yazısında, taşıtın plakası belirtilmek suretiyle düzenlenen vekaletnameler, taşıtın satışına yetki vermemek şartı ile ve taşıtın şehirlerarası yolcu taşımacılığı konusunda sözleşmeyi, dilediği bedel ve şartlarla taşıt sahibi adına yapılmasına yetki veren ve tasarruf hakkının devrini gerektirmeyecek şekilde düzenlenmiş olması nedeniyle bu tür vekaletnamenin tanziminden dolayı vekil tayin edilenlerden Taşıt Alım Vergisinin aranılmaması gerekir." denilmektedir.

2000/62 Ecnebi Anonim ve Sermayesi Eshama Münkasem Şirketler Hakkında Kanun'a göre düzenlenen vekaletnameler hk

     Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, İç Ticaret Genel Müdürlüğü'nden alınan 27.10.2000 günlü 7462 sayılı yazıda;

“Bilindiği üzere, 30 Teşrinisani 1330 (30 Kasım 1914) tarihli Ecnebi Anonim ve Sermayesi Eshama Münkasem Şirketler Hakkında Kanun hükümlerine istinaden, yurt dışında yerleşik şirketlerin Türkiye'de şube açmaları ve bu şubelere vekil atamaları Bakanlığımızın iznine tabidir. Söz konusu şirketlerin açacakları şubeler için yabancı sermaye mevzuatına göre alınan izin belgesindeki şartlara ilave olarak Bakanlığımızca istenen diğer belgelerle birlikte başvuruda bulunmaları gerekmektedir. Başvurularda ibraz edilen belgeler arasında Türkiye şubelerinin temsil ve idaresi için vekil sıfatıyla atanan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları veya yabancı uyruklu kişiler için şirket yönetimince hazırlanan ve ilgili ülkenin noteri tarafından tasdik edilmiş vekaletnameler de yer almaktadır.

Bu vekaletnamelerde asgari olarak, “Şirket ana sözleşmesinde gösterilmiş olan işlemleri yerine getirme, şirket temsil ve ilzam etme, şirket adına yapılacak işlerden doğacak davalarda şirketi davacı, davalı ve üçüncü şahıs sıfatıyla tüm mahkemelerde temsil etme, geçici olarak Türkiye'den ayrıldığında sahip olduğu yetkilerle vekil tayin etme, merkez şubeye bağlı olarak açılacak tali şubelere vekil tayin etme” konularında yetkili olduğuna dair bilgilerin yer alması gerekmektedir.

Bahse konu Lot Polonya Hava Yolları İstanbul Şubesi vekili adına düzenlenen, ekte bir örneği gönderilen ve Bakanlığımızca hazırlanan beyanname ve ilan metinleri ile birlikte tescil ve ilan edilen vekaletname bu çerçevede düzenlenmiş olup, söz konusu vekaletnamede; verilen yetkilerin tamamı ya da bir kısmıyla başkalarını tevkil, teşrik ve azletmek hususlarının yer aldığı görülmektedir.

Ancak, Bakanlığımıza hitaben yazılan ve birer suretleri yazımız ekinde gönderilen dilekçelerde; Lot Polonya Hava Yolları İstanbul Şubesi Vekilince, şube işlerinin bir takım resmi daireler nezdinde takibi amacıyla başkaları adına vekaletname düzenleme talebi; şube vekiline verilen vekaletnamede resmi olan ve olmayan daireler ile başkalarını tevkil, teşrik ve azletmek ibareleri yer aldığı halde, kurumların adlarının ayrı ayrı belirtilmediği gerekçesiyle noterler tarafından yerine getirilmediği ifade edilmektedir.”

Denilmektedir.

Konu hukuk servisimizce incelenmiş ve  Yönetim Kurulu'nun 24.11.2000 günlü toplantısında görüşülmüş olup, ekte gönderilen vekaletname içeriğine ve anılan kanun hükümlerine göre, söz konusu şubelerin Türkiye'deki vekillerinin belli bir yerdeki belirli işlerin görülmesi için başka kişilere vermek istedikleri özel vekaletnamelerin noterliklerde yapılabileceği sonucuna varılmıştır.

Bilginizi ve gereğinin buna göre yapılmasını rica ederim.

Saygılarımla.

 

2001/15 7269 sayılı Kanun kapsamındaki kredi teminatı işlemleri hk.

 

            Bazı, noterliklerimizden intikal eden, "Üyesi bulunduğum sınırlı sorumlu Birlik Sitesi Konut Yapı Kooperatifince adıma isabet eden 27 M iV Pafta- Ada 11304 Parseldeki B5 Blok 4.kat 9 No. lu bağımsız bölümün (8 No. lu dairenin) kat irtifakılkat mülkiyeti tapusunun, tapu sicil müdürlüğü tarafından adıma tescil edildiğinde, 7269 sayılı Kanuna göre imzaladığım müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlandırma senedine bağlı olarak orta hasar onarım kredisi için Türkiye Emlak Bankası A.Ş.' nin lehine kredi tutarının °%30 fazlası üzerinden re' sen kanuni ipotek tesis edilmesine muvafakat ettiğimi, ayrıca ipotek işlemlerinin tamamlanmasına değin üyelik hakkımı devretmeyeceğimi, bu konuda kooperatif Yönetim Kurulu'nun yetkili olduğunu kabul ve taahhüt ederim.” şeklinde düzenlenen taahhütnamenin ne surette harç ve damga vergisine tabi tutulacağı hususunda tayin olunan Birliğimiz görüşünün genelge muhtevasında duyurulmasına ilişkin talep Yönetim Kurulumuzun 10.05.2001 günlü toplantısında görüşülerek aşağıdaki açıklamaların yapılmasına karar verilmiştir.

            İnceleme konusu işlem örneği, tapuda işlem yapılmasını gerektiren bir ön işlem olması nedeniyle 1512 sayılı Yasanın 89 uncu maddesi gereğince düzenleme şeklinde yapılması gerekli bulunmaktadır. Ayrıca, bu işlem kooperatif üyesinin taahhüdünün yanı sıra kooperatife verdiği yetki muhtevası, itibariyle özel vekaletname vasfına da sahip bulunmaktadır. Bu suretle işlem metninde iki ayrı hukuki muamele (taahhütname ve vekaletname) yer almaktadır.

Bilindiği üzere, tabi afetlerle ilgili olarak meri mevzuatta bazı muafiyet ve istisnalar bulunmaktadır. Söz konusu mevzuat hükümleri aşağıda belirtilmiştir.

            1- 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'na ekli 2 sayılı tablonun I/13 üncü fıkrasında "Umumi hayata müessir afetler dolayısıyla alınacak tedbirlerle yapılacak yardımlara dair kanundan faydalanacak kişiler tarafından verilecek taahhütname, beyanname ve akdedilecek mukaveleler" damga vergisinden istisna edilmiştir.

            2- 1999/32 sayılı genelgemizde de belirtildiği üzere, 7269 sayılı Kanunun 42 nci maddesinde "bu Kanunun uygulanması dolayısıyla taşınmaz malların alım, satım, ipotek, tapu kadastro işlemleri, yeniden inşa edilecek veya onarılacaklarla ilgili ihale, sözleşme, ruhsatname ve sair işlemler ve bu kanundan faydalanacakların verecekleri beyanname, taahhütname ve yapacakları sözleşmeler” her türlü vergi, resim ve harçtan muaf tutulmuştur.

            3- 4481 sayılı Kanunun 1999/92 sayılı genel yazımızla duyurulan 14 üncü maddesi ile yine 1999/95 sayılı genel yazımızla duyurulan 36 Seri No. lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde depremde binalarının veya ticari, zirai, sınai ya da mesleki faaliyete mahsus varlıklarının zarar gördüğü, hasar tespit komisyonlarınca belirlenen kişi ve kuruluşlara Bakanlar Kurulu Kararları kapsamında bankalarca açılan kredilerle ilgili işlemlerin damga vergisi ve harçtan istisna edildiği, istisna uygulanması sırasında hasar tespit komisyonu raporu dışında başka bir belge aranmayacağı, istisnayı uygulayan kurumların işlem tarihini izleyen 30 gün içerisinde ilgililerin bağlı bulunduğu vergi dairesine gerekli bildirimde bulunmak zorunda aldukları belirtilmiştir.

            Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri çerçevesinde depremden etkilenen ve bu sebeple de yeniden inşa edilen veya onarılan binalarla ilgili olarak kullanılan krediler sebebiyle düzenlenen kağıtlar ve bu konudaki işlemler damga vergisi ve harç istisnası kapsamında bulunmaktadır. Dolayısıyla da bu kredilerle ilgili olarak verilen veya verilmesi taahhüt edilen teminatlarla ilgili işlemlere de bu istisnaların tatbiki gerekmektedir.

            Bu esaslar çerçevesinde inceleme konusu olan işlem metnindeki 7269 sayılı Kanun uygulamaları kapsamında kullanılan bir kredi sebebiyle, kredinin %30 fazlasıyla ipotek verilmesi hususunda üyesi bulunulan kooperatife muvafakatte bulunulması ayrıca, ipotek işlemleri tamamlanıncaya kadar üyelik hakkının devredilmeyeceği ve bu hususlarda kooperatif Yönetim Kurulunun yetkili olduğunun kabul ve taahhüt edilmesine dair işlemin taahhütname özelliği itibariyle harç ve damga vergisi muafiyetlerinden faydalanması gerektiği düşünülmektedir. Şu kadar ki Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında bir kredi alınması söz konusu olması halinde işlem sırasında hasar tespit komisyonu raporunun aranılması gerekmektedir.Öte yandan, yukarıda belirtilen mevzuatta vekaletnameler yönünden istisnayı öngören açık bir kanun hükmü yer almamaktadır. Bu nedenle kooperatif Yönetim Kurulunun yetkili olduğuna ilişkin düzenleme yönünden işlemin özel vekaletname harcına tabi tutulması gerekmektedir.

2001/24 Tarım satış Kooperatifleri tarafından kurulan anonim şirketlerin kuruluş işlemleri Hk.

                       İLGİ: 28.07.2000 günlü Hukuk 12477 (77) sayılı Genel Yazımız.

            16 Haziran 2000 günlü ve 24081 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve ilgi genel yazımızla noterliklere duyurulan 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri hakkındaki Kanunun;

             1- 4 üncü maddesindeki “......Kooperatif ve birliklerin ilk işleme hüviyetindeki işletme ve tesisleri dışında kalan sonraki üretim aşamaları için kuracakları iktisadi işletmeler, Anonim Şirket statüsünde ayrı bir tüzel kişilik olarak kurulup faaliyet gösterirler.”

             2- 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının c bendindeki “Birbirlerinden ve ortaklarından aldıkları faiz ve komisyonlar birbirleri ya da üçüncü şahıslarla yaptıkları her türlü gayrimenkul alım satımı (üçüncü şahıslara terettüp eden vergi, resim ve harçlar hariç), ayrıca üretim tesislerinin ve bu tesislere ilişkin gayrimenkullerin satışı, bağış ve diğer ivazsız iktisapları ile bütün işleri için düzenlenecek senet, beyanname, taahhütname, sözleşme, vekaletname ve lehlerine yapılacak ipotek ve rehinler kurumlar vergisi ve damga vergisi dahil olmak üzere her türlü vergi resim ve harçtan müstesnadır

             3- 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının h bendindeki “Kooperatif ve Birliklerin defter ve belgelerinin notere tasdik ettirilmesi işlemleri yalnızca noterlik ücretine tabi olup vergi, resim ve harçtan müstesnadır”

şeklinde düzenlenen hükümler çerçevesinde Tarım Satış Kooperatifleri ve Birliklerinin kuracakları Anonim Şirketle ilgili kuruluş mukavelenamesinin damga vergisinden, bu konudaki noter işlemlerinin de harçtan istisna edilip edilmeyeceği hususunda 18.01.2001 günlü ve Hukuk 100/1365 sayılı yazımızla Maliye Bakanlığına müracaat edilmiştir.

            Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünden alınan ve Yönetim Kurulumuzun 21.06.2001 günlü toplantısında görüşülen 29.05.2001 günlü ve 29239 sayılı yazıda ise;

           “İlgide kayıtlı yazınızın incelenmesinden, Tarım Satış Kooperatifleri ve Birliklerinin kuracakları anonim şirketle ilgili kuruluş mukavelenamesinin damga vergisi ve harçtan istisna edilip edilmeyeceği hususunda tereddüte düşüldüğü anlaşılmıştır.

          Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanununun 123 üncü maddesinde, özel kanunlarla harçtan muaf tutulan kişilerle istisna edilen işlemlerden harç alınmayacağı hükme bağlanmıştır.

          Öte yandan, Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri Hakkındaki 4572 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin 2 nci paragrafında, “Kooperatif ve birliklerin, ilk işleme hüviyetindeki işletme ve tesisleri dışında kalan sonraki üretim aşamaları için kuracakları iktisadi işletmeler, anonim şirket statüsünde ayrı bir tüzel kişilik olarak kurulup faaliyet gösterirler...” hükmüne yer verilmiş, aynı Kanunun Muafiyet ve istisnalar başlıklı 6 ncı maddesinde ise, bu Kanuna göre kurulmuş bulunan kooperatifler ve birliklerin hangi faaliyetlerine muafiyet ve istisna uygulanacağı açıklanmıştır.

          İncelenmesinden de görüleceği gibi, 4572 sayılı Kanunla getirilen muafiyet ve istisnalar tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin faaliyetlerini kapsamakta, kuracakları anonim şirketlerin işlemlerini kapsamasına ise imkan bulunmamaktadır.

          Zira, kurulacak anonim şirket kooperatif ve birlikten ayrı bir tüzel kişilik olarak faaliyet gösterecektir.

          Bu nedenle, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin kuracakları anonim şirketlerin kuruluşu ile ilgili noter işlemlerinin 492 sayılı Harçlar Kanununa göre harca, düzenlenecek kağıtların da 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa göre damga vergisine tabi tutulması gerekir.” denilmektedir.

 

2001/28  İntifa hakkı devrine ilişkin vekaletnameler Hk.

 

            Birliğimize intikal ettirilen Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Tapu ve Kadastro 1. Bölge Müdürlüğü Tapu Şube Müdürlüğü'nün 20.04.2001 tarihli 1712/505 sayılı yazısı, Yönetim Kurulu'nun 05.07.2001 günlü toplantısında görüşülmüştür.

            Belirtilen yazıdan edinilen bilgi nedeniyle intifa hakkı devri için düzenlenecek vekaletnamelerde, anılan Genel Müdürlüğün istemi doğrultusunda (intifa hakkı sahibinin, intifa hakkından çıplak mülkiyet sahibi veya mirasçısı lehinde bedelli veya bedelsiz olarak feragat etmeye) şeklinde açık bir beyanının yazılması gerekmektedir.

2001/37  Finansal Kiralama Sözleşmelerinde TAV. hk.

        Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü'nün, teşkilatına gönderdiği, 23.07.2001 gün 40084 sayılı 2001/1 Sıra No.lu “TAŞIT ALIM VERGİSİ İÇ GENELGESİ”nde:

         “3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu gereğince düzenlenen Finansal Kiralama Sözleşmeleri ile belirli bir süre için kiracısı tarafından tasarruf hakkı devralınan taşıtlar için, söz konusu sözleşmelerin incelenerek;

         - Sözleşmedeki sürenin sonunda kiracının, malın mülkiyetini satın alma hakkını haiz olacağının tespit edilmesi halinde bu taşıtların taşıt alım vergisine tabi tutulmasının,

         - Sözleşmedeki sürenin sonunda kiracının, malın mülkiyetini satın alma hakkını haiz olamayacağının tespit edilmesi halinde ise taşıt alım vergisine tabi tutulmamasının”  gerekeceği şeklinde uygulamaya yön verilmiştir.

        Ancak, bu uygulama ile ilgili olarak mükelleflerce idari yargı mercilerinde yaratılan ihtilaflar, “finansal kiralama sözleşmesine istinaden sözleşme konusu taşıtın kullanım hakkının devralınmasında, 1318 sayılı Kanunun öngördüğü anlamda bir iktisaptan veya vekaletname ile tasarruf hakkının devir alınmasından söz edilemeyeceğinden” bahisle, Bakanlığımız aleyhine sonuçlanmaktadır.

        Bu nedenle, bundan böyle kiracının, kira süresinin sonunda taşıtı satın alma hakkını haiz olduğuna dair hüküm bulunan finansal kiralama sözleşmesi ile iktisap edilen taşıtlara ilişkin taşıt alım vergisinin, finansal kiralama sözleşmesinin sonunda ve sözleşme süresinin sonundaki yaşına uygun tarife üzerinden alınması gerekmektedir.”  denilmektedir.

2001/38  Malül ve sakat kişilere ait araç devirleri hk.

 

        İLGİ: 19.11.1998 günlü Hukuk 19424-94 sayılı genel yazımız.

        Malül ve sakat kişilere ait araç devirlerine ilişkin genel yazı ve genelgelerimiz birleştirilerek ilgi genel yazımız ile sözlere duyurulmuştu.

        Birliğimize intikal ettirilen Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 15.06.1998 tarih ve109 sayılı genelgesi nedeniyle, gerek yurtdışından ithal edilerek getirilecek olan ve gerekse ülkemizde imal ve montajı yapılarak satın alınan ve bazı yasaklıkları olan malül ve sakatlara ait araçlar hakkında ne şekilde işlem yapılması gerektiği ve bu iki tip araçların hangi şartlarla bir başka kişiye satışının mümkün olduğu konularında görüşleri sorulan İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü'nden alınan ve Yönetim Kurulu'nun 27.8.2001 günlü toplantısında görüşülen 09.07.2001 tarih ve 168997 sayılı yazıda;

         "Konu ile ilgili olarak kuruluşlarımıza gönderilen 15.06.2001 tarih ve 109 sayılı genelgemizde; malul ve sakatlar tarafından ithal edilerek getirilen araçların malul ve sakat olmayanlara gümrük vergileri tahsil edilmeden satışı, hibesi ve devrinin mümkün olmadığı, ayrıca bu araçların intifaının mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair şekillerde akden devri ile tasarruf hakkının vekaletnameye istinaden devredilmesi, satış hükmünde olup, noter ve trafik kuruluşları bu konuda herhangi bir işlem yapmadan Maliye ve Gümrük Bakanlığının iznini aramak zorunda oldukları hususu belirtilmiştir.   Ayrıca, Ülkemizde imal ve montajı yapılarak satın alınan taşıtlar için tescil belgelerine sadece araç sahibinden başkası kullanamaz şerhi verilen araçların satışı sırasında Maliye ve Gümrük Bakanlığının iznine gerek bulunmamaktadır." denilmektedir.

2001/50 Avukatlık Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair 4667 sayılı Kanun Uygulaması Hk

 

      İLGİ: 05.06.2001 günlü 18 sayılı genelgemiz.

              Avukatlık Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair 4667 sayılı Kanun'un Noterlikleri ilgilendiren maddeleri ilgi genelgemiz ekinde gönderilmiş ve bazı konularda Adalet Bakanlığı'ndan görüş istendiği, alınacak yanıtın ayrıca duyurulacağı belirtilmişti.

            Anılan Kanun hükümlerinin uygulanması konusunda oluşan tereddütler hakkında görüşleri sorulan Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'nden alınan ve Yönetim Kurulu'nun 26.10.2001 günlü toplantısında görüşülen 25.09.2001 tarih ve 017309 sayılı yazıda;

            “Avukatlık Kanunu'nda sayılan değişiklikler çerçevesinde Noterlik Kanunu'nun 55. Ve 94. Madde hükümleri yeniden değerlendirildiğinde;

            1- a) Avukatlık Kanunu'nun 4667 sayılı Kanun ile değişik 2. maddesinin 3. fıkrası hükmü doğrultusunda, avukatların da Noterlik Kanunu'nun 55. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen ve noterlik evrak ve defterlerini incelemeye yetkili kimselerden sayılacağı,

                b) Aynı maddenin son fıkrası uyarınca verilen örneklerin noterlik ücretine tabi olacağı,

                c) Noterlik Kanunu'nun 94. maddesi gereğince, avukatın noterlikte bulunan evraktan örnek istemesi halinde işlem ilgililerinden birisinin vermiş olduğu genel dava vekaletnamesinin ibrazının yeterli sayılacağı,

                d) Avukatlık Kanunu'nun değişik 2. maddesi, avukatın gerek duyduğu bilgi ve belgeleri incelemesi ve örnek alması hususunda, istisnai kanun hükümlerini saklı tuttuğundan (Örneğin; Noterlik Kanunu'nun 94. maddesinin son fıkrası) kanuni engel yoksa, vekaletname ibraz etmek şartıyla her türlü evrakı inceleyebileceği,

               e) Vekaletname ibraz etmeyen ve ileride işlem ilgilisinden vekalet alacağı belirsiz olan avukatın noterlik işlemini inceleyemeyeceği; aksi davranışın, noterlik işlemlerinin hukuki güvenliğini zedeleyebileceği,

            sonucuna varılmaktadır.

            2- Avukatlık Kanunu'nun değişik 46. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen “Avukat, işlerini kendi sorumluluğu altındaki stajyeri veya yanında çalışan sekreteri eliyle de takip ettirebilir, fotokopi veya benzeri yollarla örnek aldırabilir. “ hükmü gereğince, yukarıda (d) bendinde belirtilen hususlar çerçevesinde, stajyeri olduğu ya da sekreterliğini yaptığı avukatın vekaletnamesini ibraz etmesi şartıyla işlem örneğinin verilmesini talep edebilecekleri; ancak noterlik defter ve işlemlerini inceleyemeyecekleri,

            3- Aynı Kanun'un 56. maddesine eklenen beşinci fıkrasındaki “Avukatlar veya avukatlık ortaklığı, başkasını tevkil etme yetkisini haiz oldukları bütün vekaletnameleri kapsayacak şekilde bir başka avukata veya avukatlık ortaklığına vekaletname yerine geçen yetki belgesi verebilir. Bu yetki belgesi vekaletname hükmündedir.” hükmü karşısında,

            a)Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı'nın 26.06.2001 tarih ve 8 sayılı genelgesine ekli yetki belgesi örneğinden de anlaşılacağı üzere, bu belgenin vekaletname hükmünde olması sebebiyle, Avukatlık Kanunu'nun 27. maddesi gereğince vekalet pulu yapıştırılarak, yetki belgesinin kaleme alındığı tarihe kadar mevcut olan ve tevkil etme yetkisini haiz bütün vekaletnameleri kapsayacak şekilde düzenlenebileceği, bu tarihten sonra verilecek vekaletnameleri kapsayamayacağı, bunlar için yeniden yetki belgesinin tanziminin gerekeceği,

            b) Yetki belgesi ile tevkil edilen avukatın, yetki belgesini düzenleyen (kendisini tevkil eden) avukatın yetki belgesine başkasını tevkil edebileceğine dair özel bir yetki şerhi koyması halinde başka bir avukata yetki belgesi ile vekalet verebileceği; bu halde dahi, kanunun açık hükmü gereği vekaletname tanzimine gerek olmadığı,

            4- Avukatlık Kanunu'nun 141. maddesinin üçüncü fıkrasına eklenen “Yönetim Kurulu, soruşturma maksadıyla her türlü adli ve idari mercilerden bilgi ve belge isteyebilir, ilgili dosyaları veya örneklerini isteyip, inceleyebilir.” cümlesinin,

            a) Disiplin kovuşturması, ilgili Baro Yönetim Kurulunun kararı ile açıldığından, noterliklerin de bu konudaki talepleri yerine getirmesinin gerekeceği,

            b) Noterlik Kanunu'nun 55. maddesinin 1. fıkrası hükmü uyarınca ihbar ya da şikayet konusu yapılan işlem ya da evrakın, konusu da belirtilmek suretiyle Baro Yönetim Kurulunca yetkili kılınan kimse tarafından dairede incelenebileceği, söz konusu belgenin gönderilmesi talep edilirse, noterlik evrak ve defterlerinin daire dışına çıkarılabilmesi ancak mahkeme kararıyla mümkün olabileceğinden Noterlik Kanunu'nun 55. maddesi hükmü çerçevesinde işlem yapılması gerekeceği düşünülmektedir.”

            Denilmektedir.

            5- Yönetim Kurulu'nun 14.11.2001 günlü toplantısında görüşülen Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'nün 12.10.2001 tarih ve 018715 sayılı yazısında ise;

            “1136 sayılı Kanunun 56. maddesine 4667 sayılı Kanun ile eklenen beşinci fıkrasında, yetki belgesinin vekaletname hükmünde olduğu tasrih edilmesine rağmen, tevkil vekaletnamesinin noter tarafından düzenlenmesi tercih edilirse, dayanak vekaletname suretlerinin ibrazının gerekeceği, dolayısıyla Noterlik Kanunu'nun 79. maddesi hükmü uyarınca müvekkillerin isimleri zikredilmeden tevkil etme yetkisini içeren bütün vekaletnameleri kapsayacak şekilde yeni bir vekaletname tanzim edilemeyeceği” belirtilmiştir.

 

2002/25  Avukatlık ortaklığı Hk.

 

            İLGİ: 1- 05.06.2001 günlü 18 sayılı,

                     2- 22.11.2001 günlü 50 sayılı,

                        Genelgelerimiz.

            Avukatlık Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair 4667 sayılı Kanun'un Noterlikleri ilgilendiren bazı maddeleri ilgi (1)'deki genelgemiz ekinde gönderilmiş, anılan Kanun hükümlerinin uygulanması konusunda oluşan tereddütler hakkındaki Adalet Bakanlığı görüşü ilgi (2)'deki genelge ile sizlere duyurulmuştu.

            Avukatlık ortaklığı adına vekaletname düzenlenmesi konusunda intikal eden başvuru ve duraksamalar Yönetim Kurulu'nun 17.06.2002 günlü toplantısında ele alınıp görüşülmüştür.

            Avukatlık Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair 4667 sayılı Kanunun 30 ncu maddesiyle değiştirilen 44 ncü maddesinin 1.fıkrasına göre Avukatlar, mesleki çalışmalarını aynı büroda birlikte veya avukatlık ortaklığı şeklinde de yürütebilirler.

            Aynı  maddenin (A) bendine göre birlikte çalışma aynı baroya kayıtlı birden çok avukatın mesleki çalışmalarını bir büroda yürütmeleridir. Bu birlikteliğin tüzel kişiliği yoktur, yapılan iş ticari sayılmaz.

            Birlikte çalışan avukatlardan biri ya da birkaçının ad ve/veya soyadının yanında (Avukatlık Bürosu) ibaresinin kullanılması zorunludur.

            44 ncü maddenin (B) bendi gereğince Avukatlık ortaklığı, aynı baroya kayıtlı birden çok avukatın bu Kanuna göre mesleklerini yürütmek için oluşturdukları tüzel kişiliktir. Avukatlık ortaklığının çalışması meslek çalışması olup, ticari sayılmaz ve vergilendirme bakımından şahıs şirketlerine ilişkin hükümler uygulanır.

            Avukatlık ortaklığının adı, bir ya da birkaç ortağın ad ve/veya soyadlarına (avukat ortaklığı) ibaresi eklenerek belirlenir.

            Ana sözleşmesi tip ana sözleşmeye uygun olarak düzenlenen avukatlık ortaklığı, kurucularının kayıtlı bulunduğu baro yönetim kurulu tarafından Baro Avukatlık Ortaklığı Siciline yazılmasıyla tüzel kişilik kazanır.

            Aynı maddenin a-2 alt bendinde “vekaletnameler ortaklık adına düzenlenir. Ortaklık iş veya davayı takip edecek avukatlara yetki belgesi verir” hükmü yer almaktadır.

            161 sayılı Yargı Mevzuatı Bülteni'nin 17-30 ncu sayfalarında yayımlanan Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Ortaklığı Yönetmeliği'nde avukatlık hizmeti vermek üzere faaliyette bulunacak tüzel kişiliği haiz avukatlık ortaklıklarının; kuruluş, işleyiş ve sona ermesine ilişkin kurallar belirlenmiş, 38 nci maddede “ortaklığın takip edeceği işlere ait vekaletnameler ortaklık adına düzenlenir. Ortaklık, iş ve davayı takip edecek ortak veya çalışan avukatlarına usulüne uygun olarak düzenlenmiş yetki belgesi verir. Vekaletnamede tevkil yetkisi olması halinde ortaklık, ortakları ve çalışan avukatları dışında üçüncü bir avukata da yetki belgesi verebilir.........” hükmü yer almaktadır.

            Bu itibarla;

            Avukatlık ortaklığına ait vekaletnamelerin Avukatlık Ortaklığı adına düzenlenmesi ve vekaletnamede Avukatlık ortaklığına ait vergi numarasının yazılması gerektiği,

            Aynı büroda birlikte çalışan avukatlar için düzenlenecek vekaletnamelerde ise ilgili avukata ait vergi numarasının yazılması icap ettiği,düşünülmektedir.

2002/26 Fotoğrafların renkli fotokopileri Hk.

 

            İLGİ:    10.06.1999 günlü 21 sayılı genelgemiz.

                         05.11.2001 günlü Hukuk 17371-71 sayılı genel yazımız.

            İlgililer tarafından ibraz edilen fotoğrafların renkli fotokopilerinin; ilgilinin o günkü fiziki görüntüsüne uygun ve teşhisinde hiçbir tereddüte yer bırakmayacak şekilde bulunması halinde yapılacak işlemlerde kolaylık sağlaması ve ekonomik olması nedeniyle resmi evrakta kullanılabileceği ilgi genelgemizde açıklanmış, bu genelgeye uygun biçimde düzenlenen tapuda işlem yapılmasına dair vekaletnamelerin kabul edilmesi gerektiğine dair Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü cevap yazısı da ilgi genel yazımız ile sizlere duyurulmuştu.

            Yönetim Kurulu'nun 17.06.2002 günlü toplantısında görüşülen İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından Adalet Bakanlığı'na gönderilen 16.05.2002 tarih ve 107305 sayılı yazıda;

            “Fotoğrafların renkli fotokopilerinin resmi evrakta kullanılmasına ilişkin tereddütlerin giderilmesi amacıyla genelge yayımlanarak; Bakanlığım merkez teşkilatına ve valiliklere, yapılacak işlemlerde kolaylık sağlaması ve ekonomik olması sebebiyle ilgilinin o günkü fiziki görüntüsüne uygun ve teşhisinde hiçbir tereddüt bırakmayan renkli fotokopi suretiyle çoğaltılmış fotoğrafların resmi evrakta kullanılması talimatı verilmiş, sözkonusu genelge Başbakanlık Makamına ve Bakanlıklara da bilgi için gönderilmiştir.

            Yapılan teknik incelemeler neticesinde; scanner veya renkli fotokopi suretiyle orijinalden elde edilen kopyaların sağladığı piksel çözünürlüğün, orijinal fotoğrafların piksel çözünürlük düzeyine göre oldukça düşük seviyede kalması sebebiyle kopyalarda, orijinal fotoğraflara göre yeterli düzeyde netlik sağlanamadığı anlaşıldığından, genelge ile fotoğrafların belge sahibine ait olup olmadığının tespiti için yapılacak karşılaştırmaların sağlıklı olabilmesi bakımından, kişinin kendisini tanıtmak maksadıyla ibraz edebileceği nüfus cüzdanı, kurum kimliği, pasaport, sürücü belgesi vb. belgelerde orijinal fotoğraf kullanılması, ancak sicil raporları, personel bilgi formları vb. kurum içi belgelerde renkli fotokopi suretiyle çoğaltılan fotoğrafların kabul edilmesi  sağlanmıştır.

            Adalet Bakanlığı yazısı ile Ankara Ticaret Odasının Bakanlığıma yapmış olduğu başvurudan, özellikle ticaret odaları ve noter işlemlerinde renkli fotokopi suretiyle çoğaltılan fotoğrafların kullanımından kaynaklanan sıkıntıların olduğu anlaşılmaktadır.

            Söz konusu başvurular üzerine Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuarları Dairesi Başkanlığınca yapılan teknik analizler sonucunda;

            1- Scanner veya renkli fotokopi suretiyle orijinalden elde edilen kopyaların sağladığı piksel çözünürlüğün, orijinal fotoğrafların piksel çözünürlük düzeyine göre oldukça düşük seviyede kalması sebebiyle kopyalarda, orijinal fotoğraflara göre yeterli düzeyde netlik sağlanamaması nedeniyle kriminal karşılaştırmalar açısından olumsuzluk yarattığı,

            2- Scanner ve dijital fotoğraf makinesi vasıtasıyla bilgisayar ortamına aktarılan fotoğrafların üzerinde rahatlıkla montaj yapılabildiği ve bunun sahteciliği kolaylaştırıcı bir unsur olduğu,

            3- Düşük kalitede baskı yapan fotokopilerden elde edilen fotoğrafların suya maruz kaldıklarında kağıtlarında buruşmalar ve tonerlerinde dağılmalar meydana geldiği, anlaşılmıştır.

            Bu bağlamda; scanner veya renkli fotokopi yoluyla elde çoğaltılan fotoğraflarda kullanılan kağıdın kalitesi ve baskı kalitesinin bunların dayanıklılık ve netliklerini etkilemesi, uygulamada da kalite ayrımının yapılmasının kolay olmaması nedeniyle ilgi genelgelerin iptal edilerek, resmi belgelerde orijinal fotoğrafların kullanılması uygun görülmüştür.” denilmekte,

            Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'nün 29.05.2002 günlü 012281 sayılı yazısında da (anılan yazı gereğinin yerine getirilmesi) istenilmektedir.

 

2002/42 Noterlik görevinin Fahri Konsoloslar tarafından yerine getirilemeyeceği Hk.

 

            Fahri Konsolosların noterlik işlemi yapma yetkilerinin bulunup bulunmadığı hususunda intikal eden başvuru ve tereddütler nedeniyle konu hakkında görüşleri sorulan Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü' nden alınan ve Yönetim Kurulu' nun 03.10.2002 günlü toplantısında görüşülen 13.09.2002 tarih ve 018975 sayılı yazıda;

            “Bilindiği üzere; 1512 sayılı Noterlik Kanununun 191. maddesi “Yabancı memleketlerde noterlik işleri, konsoloslar tarafından görülür.” hükmünü düzenlemiştir.

            Bu bağlamda, yabancı ülkede bulunan ve vekâletname tanzim ettirmek isteyen Türk vatandaşı, bulunduğu yabancı ülkedeki Türk Konsolosluğu'na başvuracaktır. İlgilinin başvurusu üzerine ve onun arzusuna göre, Türk Konsolosu, Türkiye' de bulunan noterlerin vekâletname tanzimi evresinde uymak zorunda olduğu kurallar çerçevesinde, düzenleme veya onaylama biçiminde vekaletnameyi gerçekleştirecektir.

            Diğer taraftan; yabancı ülke noterince yapılmış olan vekâletnamelerin, Türkiye' de de resmî bir kimlik kazanabilmesi ve bir hukukî işlemin icrasında kullanılabilmesi için, vekâletnameyi düzenleyen noterin bulunduğu devletin, Türkiye' nin de onaylayıp iç hukukunun bir parçası haline getirdiği “Yabancı Resmî Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması Hakkındaki Milletlerarası Sözleşme' nin tarafı olup olmadığına bakmak gerekir. Vekâletnamenin düzenlendiği yabancı ülke, bu Milletlerarası Sözleşme' ye taraf ise, vekâletnamenin, Türk noterince yapılmış olan vekâletnameler gibi, Türkiye' de gerçekleştirilecek olan işlemlere temel oluşturabilmesi ve resmî bir kimlik kazanabilmesi için, üzerine sözü edilen belgenin düzenlendiği ülkenin yetkili makamının Milletlerarası Sözleşme' nin öngördüğü hususları konu alan bir onay şerhini vermiş olması yeterlidir.

            Bu itibarla;

            Yukarıda belirtilen kanun ve sözleşme hükümleri incelendiğinde, yabancı memleketlerde yerine getirilecek noterlik görevinin, fahri konsoloslar tarafından yönetilen konsolosluklarca yerine getirilemeyeceği düşünülmektedir.”denilmektedir.

      

2002/50  Araç satış işlemleri Hk.

 

            Noterliklerde düzenlenen araç satış işlemlerinde farklı uygulamalar yapıldığı, değişik giderler alındığı, Yasa, Yönetmelik ve genelge hükümlerine aykırı hareket edilerek rekabet ortamı yaratıldığı ve Noterlik mesleği ile noterlerin büyük oranda prestij kaybına uğradığı hususunda Birliğimize intikal eden başvuru ve yakınmalar nedeniyle;

            Uygulamada birlikteliğin temini, rekabetin ve farklı gider alınmasının önlenmesi bakımından bu konuda izlenecek yol Yönetim Kurulu' nun 13.12.2002 günlü toplantısında ele alınıp görüşülmüş;

            A- Birlik bilgisayar yazılım programında mevcut araç satış sözleşmesi metni genelgeye eklenmiş olup, farklı program uygulansa dahi bu belgedeki hususlara yer verilmesi ve asıllar için iki yaprak üzerinden değerli kağıt bedeli, üç sayfa itibariyle yazı ücreti alınmasına,

            Suretlerde onama şerhi de yazı ücreti ve suret harcı bakımından hesaplamaya dahil olacağından, harf sayısı itibariyle toplam sayfa sayısına eklenip eklenmeyeceğinin dikkate alınmasına,

            B- Araç satış sözleşmelerine;

            a) Tescil belgesi,

            b) Alıcı ve satıcının kimliği

            c) Vekaleten yapılıyorsa vekaletname,

            d) Temsilen hareket ediliyorsa imza sirküleri veya temsil belgesi,

            e) Motorlu Taşıtlar Vergisi ilişik kesme belgesi,

            Örneklerinin mutlaka işlem asıl ve örneklerine eklenmesine,

            C- Araç satış sözleşmelerinin;

            Aracın aynı trafik tescil kuruluşuna kaydının yapılması halinde en az (5 nüsha) olarak ve bir nüshasının alıcıya, bir nüshasının satıcıya, bir nüshasının Vergi Dairesine, bir nüshasının Trafik Tescil Kuruluşuna gönderilmek ve bir nüshasının da noterlikte kalacak şekilde düzenlenmesinin işlemin mahiyeti itibariyle gerekli olduğuna, talep halinde dahi bundan daha az nüsha tanzim edilemeyeceğine,

Aracın başka bir tescil kuruluşuna tescil edileceği bildirilmiş ise, beş nüshaya ilave olarak bir nüsha yeni vergi dairesine ve bir nüsha da yeni tescil kuruluşuna bildirilmek üzere en az (7 nüsha) düzenlenmesinin gerekli olduğuna,

            D- Taşıt Alım Vergisine ilişkin hükümler yürürlükten kalktığından 1998/48 sayılı genelgelerimizde işlem asıl ve örneklerine ekleneceği belirtilen Taşıt Alım Vergisi ödeme belgesinin eklenmesine gerek olmadığına,

            Vergi kimlik numarasının araç satış sözleşmesine yazılması yeterli olup, ayrıca belge eklenmesinin gerekmediğine,

            E- 1.a) 1512 sayılı Noterlik Kanununun 79 ve Noterlik Kanunu Yönetmeliğinin 92 nci maddesi ile 1996/1 sayılı genelge nedeni ile müstenidat olarak kabul edilen belgeler (alıcı ve satıcının kimlikleri, vekaleten yapılıyorsa vekaletname, temsilen yapılıyor ise imza sirküleri veya temsil belgesi) harçsız ve vergisiz olarak işlemin tüm nüsha ve örneklerine yazılıp eklenmesi gerektiğine, diğer bir anlatımla bunlardan suret harcı alınmayacağına,

                    b) Tescil belgesi ile Motorlu Taşıtlar Vergisi ilişik kesme belgesinin de bütün nüshalara eklenmesine normal işlemde tescil kuruluşu ile vergi dairesine gönderilen nüshalardan suret harcı alınmayacağından ilgililere verilecek bir nüshadan tescil belgesi için (arkalı önlü iki sayfa ve Motorlu Taşıtlar Vergisi ilişik kesme belgesi için bir sayfa) olmak üzere toplam üç sayfa suret harcı alınmasına,

     2) Ancak, yazılan kısımlar ile dairede fotokopi yoluyla çıkarılıp eklenen kısımlardan yazı ücreti, dışarıda fotokopi çekilerek eklenen kısımlardan da karşılaştırma ücreti alınmasına,

                 3) Eklenen kısımlarla ilgili ilave edilecek kağıtların değerlendirmeye tabi tutularak beher kağıt için değerli kağıt bedeli tahsil edilmesine,

                 4) Araç satış işlemlerine 1998/48 sayılı genelge gereği eklenecek olan müstenit belgelerin ayrı ayrı kağıtlara fotokopi suretiyle eklenmesi halinde her kağıt mutlaka bir sahife, şayet 20 satırdan fazla ise harf ve satır hesabına göre yazı veya karşılaştırma ücreti alınmasına,

            Müstenit olarak eklenecek belgelerin başka bir kağıda küçültülerek ancak okunacak şekilde çıkarılmasının mümkün bulunduğuna, bu durumda bir sahifede 50 harf bir satır, 20 satır bir sayfa esasına göre yazı veya karşılaştırma ücreti alınması gerektiğine,

                 5) Satış senedinin her nüshasına eklenmesi gereken belgelerden “tarafların kimlikleri, tescil belgesi ve Motorlu Taşıtlar Vergisi ilişik kesme belgesi” asgari üç sayfa yazı veya karşılaştırma ücreti alınması icabettiğine,

                 6) Bilgi için trafik tescil kuruluşuna ve Vergi Dairelerine gönderilen nüshalardan suret harcı alınmamasına,

                7) Müstenidat sayılan belgelerin hiçbir şekilde satış senedinin arkasına fotokopi suretiyle çıkarılmasının mümkün olmadığına, mutlaka ayrı bir kağıda fotokopi edilerek değerlendirmeye tabi tutulmasına,

            F- Araç satış işlemlerinin işlemin tamamlanmasını takip eden 15 iş günü içinde ilgili vergi dairesi ile trafik tescil kuruluşuna adli tebligat şeklinde PTT vasıtasıyla bildirilmesine,

            Aynı tescil kuruluşunda yapılacak tescil için 2 PTT ücreti, başka tescil kuruluşunda yapılacak tesciller için 4 PTT ücreti alınmasına,

            G- Mülkiyetin saklı tutulması kaydı ve Ticari Taşıt Tahsis Belgesi bulunan araç satışlarında ibraname ve varsa takyidatların kaldırıldığına dair yazıların eklenmesi gereken işlemlerde, bunların ayrıca değerli kağıt bedeli ve harç esasına göre yazı ücretine tabi olacağının gözönünde bulundurulmasına,

            8- Araç satış sözleşmelerine satış saatinin de yazılmasının sağlanmasına,

            9- Bu genelge doğrultusunda bilgisayar programlarında değişiklik çalışmaları yapılması gerekebileceği de dikkate alınarak genelgenin 01.01.2003 tarihinden itibaren geçerli olmasına, Karar verilmiştir.

 

2002/51 Vasinin kısıtlı adına avukata genel vekâletname verip veremeyeceği Hk.

 

            Vasinin, vesayeti altındaki kısıtlı adına avukata genel vekâletname verebilmesi için mahkemeden izin alınmasının gerekli olup olmadığı hususunda Birliğimize intikal eden duraksamalar üzerine görüşleri sorulan Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden alınan ve Yönetim Kurulunun 11.12.2002 tarihli toplantısında görüşülen 02.12.2002 tarih ve 024722 sayılı yazıda;

            “Bilindiği üzere; 01 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 462. maddesinde vesayet makamından (Sulh Hukuk Hakimi) izin alınması gereken haller, 463. maddesinde ise vesayet makamının izninden sonra denetim makamı (Asliye Hukuk Hakimi)' nın da izni gereken haller belirlenmiş ve vesayet altındaki kimsenin şahsiyet hakları, ekonomik ve sosyal yönden korunması için onun durumunu ağırlaştırıcı konularda ikili bir denetim imkanı sağlanmıştır.

            4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 465. maddesinde “Kanunen gerektiği halde vasinin yetkili vesayet dairelerinin iznini almadan yapmış olduğu işlemler, vesayet altındaki kişinin vasinin izni olmaksızın yaptığı işlem hükmündedir.” hükmü getirilirken, 466. maddesinde, “Vesayet organları ve vesayet işleriyle görevlendirilmiş olan diğer kişiler, bu görevlerini yerine getirirlerken iyi bir yönetimin gerektirdiği özeni göstermekle yükümlüdürler.”, 467/1. maddesinde “Vasi görevini yerine getirirken kusurlu davranışıyla vesayet altındaki kişiye verdiği zarardan sorumludur.” hükmü düzenlenmiştir.

            Öte yandan;

            1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 59.maddesinde “Dava ikamesine ehil olan her şahıs davasını bizzat ve yahut intihap edeceği vekil vasıtasıyla ikame ve takip edebilir. Kanuni mümessiller dahi bu hakkı haizdir.” Hükmü getirilmiştir.

            Bu itibarla;

            Yukarıda belirtilen kanun hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, vasinin, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 462. ve 463. maddelerinde tahdidi olarak sayılan işlemleri yapabilmesi için mahkemeden izin alması zorunlu olmakla birlikte, alınan izni takiben ya da kanunda sayılan hallerden hariç yapılması lüzumlu işlemlerin takibi için avukata vekaletname verilmesi durumunda ise mahkemeden izin alınmasına gerek olmadığı düşünülmektedir.denilmektedir.

 

2003/8  Muvazzaf veya yedek er ve erbaşlara ait vekaletnamelerde harç Hk.

 

            Adalet Müfettişlerinin yapmış olduğu teftişlerde muvazzaf veya yedek erbaş ve erlerin noterliklerde yaptırdıkları vekaletnamelerden fuzulen harç tahsil olunduğunun belirtilmesi üzerine,

            Konu hakkında görüşlerinin alınmasını teminen Maliye Bakanlığına müracaat edilmiştir.

Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünden cevaben alınan ve Yönetim Kurulumuzun 19.02.2003 günlü toplantısında görüşülen 31.12.2002 günlü ve 58151 sayılı yazıda, “Bilindiği üzere, 1111 sayılı Askerlik Kanununun 61 inci maddesinin 1 inci fıkrasında, hazarda veya seferde silah altına çağrılan muvazzaf veya yedek erbaş ve er resmi veya hususi her türlü işlerinde kendilerini temsil etmek üzere diledikleri bir şahsı ikinci fıkrada yazılı hükümler dairesinde tanzim edilecek bir vekaletname ile de tevkil edebilecekleri hükmü yer almış, aynı maddenin 2 nci fıkrasında ise bu vekaletnamelerin, askerliğe daveti müteakip ve kıtaya iltihaktan önce noterler, noterlik bulunmayan yerlerde Sulh Hakimleri veya vilayet veya kaza jandarma komutanları ile askerlik şubeleri reisleri ve kıtaya iltihaktan sonra da Askeri Adli Hakimler, bölük komutanları veya bulundukları müessese amirleri tarafından tanzim ve tasdik edilebileceği gibi bu vekaletnamelerin hiçbir harca ve resme tabi olmayacağı belirtilmiştir.

            Buna göre, söz konusu vekaletname ile ilgili harç istisnasının askerliğe davet tarihinden terhis tarihine kadar geçecek süre için uygulanması gerekmektedir.” denilmektedir.

            Maliye Bakanlığı görüşüne göre ilgili kişilerin askerliğe davet tarihinden terhis tarihine kadar geçecek süre içerisinde düzenletecekleri vekaletnameler bakımından harç istisnası uygulanması gerekmektedir.

 

2003/11 Tevkil yetkisine dayanılarak verilen vekaletnameler Hk.

 

            İLGİ: 29.04.1998 günlü 13 sayılı genelgemiz.

            Asilin resminin bulunduğu vekaletname örneği tevkil belgesine Kanun gereğince eklendiğinden, tevkil yetkisine dayanarak vekilin başka bir avukatı tevkil etmesi halinde vekilin resminin yapıştırılmasına gerek olmadığına ilişkin Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'nün 16.03.1998 tarih ve 4140 sayılı yazısı ilgi genelgemiz ile sizlere duyurulmuştu.

            Araç satışlarına ilişkin tevkil yoluyla yapılan vekaletnamelere fotoğraf yapıştırılmasına gerek olup olmadığı hususunda intikal eden başvuru ve tereddütler nedeniyle konu yönetim Kurulu'nun 19.03.2003 günlü toplantısında görüşülmüş;

            Araç satışlarıyla ilgili olarak düzenlenen fotoğraflı vekaletnameye dayanarak vekilin tevkil yetkisine istinaden başka bir kişiyi vekil tayin etmesi halinde, vekaletnameye ilk işlemin yapıldığı noterliğin adı, yevmiye numarası, tarihi belirtilmek ve fotoğraflı vekaletname eklenmek kaydıyla tevkil yoluyla yapılan vekaletnamelere fotoğraf yapıştırılmasının gerekmediğine karar verilmiştir.

 

2003/14 Yabancı uyruklulara ait MA-MZ grubu plakalar Hk.

 

            İLGİ: 04.07.1997günlü 31 sayılı genelgemiz.

            Gümrük vergi ve resimleri ödenmeyen ve Ülkemize ithali yapılmayan (MA-MZ) plaka grubu araçların satışının yapılamayacağı ilgi genelgemizle sizlere duyurulmuştu.

            İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü'nden alınan ve Yönetim Kurulu'nun 19.03.2003 günlü toplantısında görüşülen 04.02.2003 tarihli 1416-31922 sayılı yazıda;

            “Yabancılara verilen (MA-MZ) grubu plakalı araçların tescil belgelerinde adı yazılı kişi/kişiler haricindekilerin kullanmaması gerektiğinden, bu tür araçları başka kişi ve kuruluşların kullanması için vekaletname tanzim edilmemesi” belirtilmiştir.

 

2004/19 ANTBİRLİK' in noter işlemlerinde damga vergisi ve harç muafiyeti hk.

 

            ANTBİRLİK Antalya Pamuk ve Narenciye Tarım Satış Kooperatif Birliği tarafından Birliğimize gönderilen yazıda, adı geçen birlik işlemlerine ilişkin muafiyete dair görüşün tüm noterliklere duyurulması talep edilmesi üzerine,

            ANTBİRLİK' e gönderilen yazımız ile Birliğimizce işlem sahiplerine genel mahiyetli görüş tayininin mümkün bulunmadığı, 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri Hakkındaki Kanunun 6. maddesinde düzenlenen muafiyet hükmü yönünden genel mahiyetli bir görüşe ihtiyaç duyulduğu takdirde Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğüne müracaat edilmesinin gerektiği bildirilmiştir.

Bu yazımız üzerine ANTBİRLİK' in Antalya Defterdarlığına müracaatla almış olduğu 09.07.2003 günlü ve 5509 sayılı yazıda “Bilindiği üzere, 492 Sayılı Harçlar Kanununun 38 inci maddesi birinci paragrafında; Noter işlemlerinden bu kanuna bağlı (2) sayılı tarifede yazılı olanların noter harçlarına tabi oldukları, 123 üncü maddesinde de özel kanunlarla harçtan muaf tutulan kişilerle, istisna edilen işlerden harç alınmayacağı hüküm altına alınmıştır.

Diğer taraftan, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu' nun 1 inci maddesinde bu kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olacağı, bu Kanundaki kağıtlar teriminin ise, yazılıp imzalanmak ve imza yerine geçen bir işaret koymak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeleri ifade edeceği, 3 üncü maddesinde de damga vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu belirtilmiştir.

Damga Vergisi Kanununa ekli (2) sayılı tablonun V-15 inci bendi ile Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri ve Tarım Kredi kooperatiflerinin her türlü muamelelerinde düzenlenen ve Damga Vergisi bunlar tarafından ödenmesi gereken kağıtların damga vergisinden istisna edileceği hüküm altına alınmıştır.

Ayrıca 4572 Sayılı Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri Hakkında Kanunun 6/h fıkrasında; Kooperatif ve birliklerin defter ve belgelerinin notere tasdik ettirilmesi işlemleri yalnızca noterlik ücretine tabi olup, vergi, resim ve harçtan müstesna olduğu hüküm altına alınmıştır.

Bu açıklamalara göre; Kooperatifinizin noterde yaptıracağı kasa, yevmiye, defteri kebir, karar ve diğer yasal defterlerinizin, genel kurul tutanaklarınızın, imza sirkülerinizin, Ortaklarınızın vermek zorunda oldukları rekolte beyannamelerinin, her türlü ihracat ve ithalat belgelerinizin, taahhütnamelerinizin, sözleşmelerinizin, vekaletname tasdik işlemlerinden noterlik masrafı tahsil edilmesi, damga vergisi, resim ve harçtan istisna tutulması gerekmektedir.” şeklinde görüş bildirilmiştir.

ANTBİRLİK tarafından defterdarlık görüşünün noterliklere duyurulması talebi üzerine, defterdarlık görüşü Birliğimizce Maliye Bakanlığına intikal ettirilerek Bakanlıkları görüşünün bildirilmesi talep edilmiştir.

Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünden cevaben alınan ve Yönetim Kurulumuzun 12.04.2004 günlü toplantısında görüşülen 14.01.2004 günlü ve 1728 sayılı yazıda

            “İlgide kayıtlı yazınız ekinde yer alan, Antalya Defterdarlığının 09.07.2003 gün ve Harç-2003-35-3135-5509 sayılı özelgesi incelenmiş, 492 sayılı Harçlar Kanunu ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu yönünden belirtilen görüşler Bakanlığımızca da mevzuat hükümlerine uygun bulunmuştur.”denilmektedir.

            Buna göre ANTBİRLİK tarafından noterliklerde yaptırılan ve defterdarlık görüşünde belirtilen işlemler sebebiyle bu Birlikten harç tahsil edilmesi mümkün bulunmamaktadır.

            Ayrıca adı geçen Birlik ile üyelerinin karşılıklı olarak düzenleyecekleri kağıtlar ve yapacakları işlemler sebebiyle de damga vergisi ve harç tahsil edilemeyecektir.

            Ancak, bu Birliğin ortaklar dışında kalan diğer kişi ve kuruluşlarla karşılıklı olarak düzenleyeceği kağıtlara ait damga vergisinin 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 24 üncü maddesi hükmü gereğince işlemin karşı tarafını teşkil eden ve damga vergisinden muafiyeti bulunmayan kişi veya kuruluş tarafından ödeneceği tabiidir. Bununla birlikte işlem tarafı olan kişi veya kuruluşun kendi imzasına tekabül eden harcı da ödemesi gerekmektedir.

VEKALETNAME

1. Aşağıda imzası bulunan, Polonya Yasaları uyarınca kurulmuş ve faaliyetini sürdürmekte bulunan, tescilli merkezi 17 Stycznia No 39, Varşova, Polonya adresinde yerleşik LOT Polonya Havayolları SA Yönetim Kurulu Başkanı Jan LITWINSKI, LOT Polonya Havayolları tüzüğü, Ana Sözleşmesi uyarınca tarafıma verilen yetkiye dayanarak, AA 6689662 sayılı pasaport hamili, halen İstanbul'da oturan Polonya vatandaşı Sn. Tomasz Regulski'yi, Lot Polonya Havayollarının Türkiye Bölge Müdürü olarak atadığımı beyan ediyor ve adı geçen Sn.Tomasz Regulski'yi işbu belge ile, LOT Polonya Havayollarının Türkiye'de, aşağıdaki yetkilere sahip yasal Vekili kılıyorum, şöyle ki:

1/ LOT Polonya Havayollarını Türkiye'de tüm resmi ve özel daire, özel ve tüzel kişiler, kurumlar, şirketler ve T.C. Merkez Bankası dahil olmak üzere bankalar nezdinde temsil etmek,

2/ LOT Polonya Havayolları adına Türkiye'de tüm hükümet makamları, Belediye Başkanlıkları ve Belediye Meclisleri, Gümrük Daireleri ve diğer makamların huzuruna çıkarak, LOT Polonya Havayollarının Türkiye'ye, Türkiye'den ve Türkiye üzerinden gerçekleşecek uçuşlarıyla ilgili olarak iniş ve uçuş hakları, ticari serbestlikler ve diğer hakları görüşmek, bu haklar için başvuruda bulunmak ve bu hakları almak ve bu kapsamda gerekli olabilecek her türlü başvuru, beyan, talepname ve ifadeleri LOT Polonya Havayolları adına hazırlamak ve imzalamak.

3/ LOT   Polonya Havayollarının Türkiye'deki ticari faaliyetleri kapsamı içinde yer alan tüm hususlara nezaret etmek ve bu kapsam içinde her türlü anlaşma, sözleşme ve diğer belgeleri görüşmek ve imzalamak ve bu çerçevede hak ve yükümlülükler üstlenmek.

4/ LOT Polonya Havayolları adına tüm gerekli banka hesaplarını açmak, kapatmak ve işletmek ve bu kapsam içinde bu hesaplara para yatırmak ve çekmek, her türlü çek, senet ve bonoları vermek, imzalamak ve ciro etmek, bedellerini tahsil ve tesellüm etmek ve banka hesaplarından her türlü ödemeler yapmak ve LOT Polonya Havayollarına yapılan her türlü ödemeyi kabul ve teyit etmek; ancak şu koşulla ki bir hesabın açılması ve kapatılması ve para çekilmesi için Şirketin Mali İşletme Müdürünün rızasının alınması şarttır.

5/ Personel istihdam etmek ve çalışanlar, hizmetliler ve işçilerle iş akitleri yapmak ve bu personele ücret vermek, bu personeli görevden almak, işten çıkarmak veya görev yerini değiştirmek.

6/ Türkiye'de Acenteler, Alt Acenteler tayin etmek ve bunlarla her türlü anlaşma ve sözleşme yapmak ve imzalamak ve elleçleme acentelerine ve diğer hizmet şirketleri, oteller, lokantalar ve ikram şirketlerine talimatlar vermek.

7/ Her türlü mahkeme, Hakimlik, Yargıtay, Danıştay, Komisyonlar, İcra Daireleri ve her dereceden yargı yetkisine sahip diğer makamlar nezdinde LOT Polonya Havayollarını temsil etmek ve onun adına davacı, davalı, müdahil taraf veya başka her türlü sıfatla bu makamların huzuruna çıkmak, muhtıra ve başvuruları imzalamak ve sunmak, duruşmalarda hazır bulunmak, her türlü savunmayı yapmak ve genel olarak, her türlü adli ve idari işlemi yürütmek, adli yollara başvurmak, Yargıtay'a ve Danıştay'a başvurmak, talep ve talepten feragatleri kabul etmek, yüksek mahkemeler ya da Danıştay nezdindeki temyizler dahil olmak üzere talepten veya davadan, adli takibattan feragat etmek, Mahkemede ya da Mahkeme dışında sulh etmek, hakimleri reddetmek, yemin vermek, yemini kabul veya reddetmek, tahkim yoluyla uzlaşmak, tahkim anlaşmalarını imzalamak ve icra etmek, hakem atamak veya hakemlere itiraz etmek, belge ya da teminat karşılığında her türlü tutarı tahsil ve tesellüm etmek, icra takibi açtırmak, borçluların iflasını talep etmek, her türlü icra anlaşmasını kabul veya reddetmek ve tüm alacaklı toplantılarında oy kullanmak, her türlü karar, hüküm, hakem kararı çıkartmak ve bu kararların icra edilmesini talep etmek ve her türlü yükümlülüğü ibra etmek.

8/ İşbu vekaletnamede yer alan yetkilerin tamamı ya da bir kısmıyla aharı tevkil, teşrik ve azletmek.

Vekilin yasalara uygun olarak ve işbu vekaletname uyarınca yapacağı ya da yaptığını ileri süreceği tüm iş ve işlemleri onaylamayı ve doğrulamayı taahhüt ediyorum.

İşbu vekaletname ile, 22 Mayıs 1995 tarihinde verilen vekaletname geçerliğini kaybedecektir.

 

YETKİ               

Tüm noterliklerde yapılabilir.

BİLDİRİM           

Vekaletnamelerle ilgili herhangi bir bildirim kuralı yoktur.

TAVSİYELER    

Kadastro Mahkemesinde İş Takibi-Karı Kocalık İlişkisi

 

1- Tapulama Mahkemesindeki davanın takibi için verilen vekaletnamede; asil ile vekil arasında karı-kocalık ilişkisinin bulunup bulunmadığının, menfaat zıtlığı olup olmadığının araştırılmadığı anlaşılmıştır.

 

Önceki Tapulama Kanununun yerine geçen 3402 sayılı Kadastro Kanununun 31. maddesiyle, engelin evvelce geniş tutulan sınırı daraltılmış ve yalnızca karı-koca münasebetine indirgenmiş olmakla birlikte yine de halen eş olanlar arasında menfaat zıtlığı yok ise birbirlerinin kadastro mahkemesindeki davalarını takip edebileceklerinden, bu hususların araştırılıp belgelenmesi,

 

 

 

Tapuda İşlem Yapılacak-Onaylama Şeklinde Tanzim Etme

 

…yevmiye sayılı ve tapuda işlem yapılmasına yetki veren vekaletnamelerin "onama"şeklinde yapılmasının kabul olunduğu tespit edilmiştir.

 

Noterlik Kanununun 89’uncu maddesinin; tadadi olarak sayılan diğer bazı işlerde olduğu gibi, niteliği bakımından tapuda muamele yapılmasını gerektiren…vekaletnamelerin düzenleme şeklinde tanzimini mecburi kıldığının hatırda tutulması,

 

Tapuda İşlem Yapılacak-Fotoğraf Yapıştırmama

 

 

3- Niteliği bakımından tapuda işlem yapılmasını gerektiren, 1988/...yevmiye sayılı gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri ile devredilecek taşınmazların mülkiyetini aktarmaya yönelik vekaletnamelerde, ilgililerin fotoğraflarının olmadığı görülmüştür.

 

Noterlik Kanunu Yönetmeliği’nin 93. maddesi uyarınca:Niteliği bakımından tapuda işlem yapılmasını gerektiren işlemlere fotoğraf yapıştırılması icabettiğinin bundan böyle dikkatle nazara alınması,

 

Vekaletname: -Özel Vekalet-Harç

 

4-Mahiyeti itibariyle özel vekaletname olmalarına karşın, bunlardan bir kısmının genel vekaletnameler gibi harca tabi tutulduğu belirlenmiştir.

 

Borçlar Kanununun 386 ve sonrası maddeleri ile HUMK’nun 62 ve 63. maddeleri uyarınca:Münhasıran bir işin yapılması ve sonuçlandırılması için düzenlenen yetki belgesinin, özel vekalete taalluk edeceği dikkate alınarak, buna göre harç tahsil edilmesi,

 

 

Vekaletname: -Yetki Süresi -Muhteva Dışına Yazma

 

5- Vekalet verenlerin, vekilin yetkisinin belirli gün ve saate kadar geçerli olduğu konusundaki isteklerinin, irade beyanı muhtevasına değil, iş kâğıdının başlık kısmına yazıldığı, çıkıntı niteliği kazandırılan bu kısımların ilgililere imzalatılmadığı, noterce de tasdik olunmadığı görülmüştür.

 

1512 sayılı Noterlik Kanununun 81/1’inci maddesi gereğince:Bu kabil ilavelerin noterin onayı ile birlikte, ilgilisinin de imzasını taşıması halinde muteber olabileceğinin, söz konusu uygulamanın taraflar arasında ihtilaf yaratabileceğinin, aynı zamanda noterin sorumluluğunu mucip olabileceğinin unutulmaması,

 

 

Vekaletname: -Verilen Yetkiyi Geri Almama Taahhüdü -Caymama Taahhüdü-Cezaî Şart Ödeme Taahhüdü-Harç Ve Damga Vergisi

 

 

6- ...sayılı taşınmaz malını sattırmak için verilen vekaletnamede, ilgilinin verdiği yetkiyi geri almayacağına ve caymayacağına, aksi halde cezaî şart ödeyeceğine dair kayıt konulduğu anlaşılmıştır.

 

Borçlar Kanununun 396/1maddesine göre, vekaleten azil her zaman caiz olduğundan, kanunun açık hükmüne aykırılık teşkil eden bu kabil taahhütlere 1512 sayılı Noterlik Kanununun 53/ilk maddesi de nazara alınarak iş kâğıtlarında yer verilmemesi,

Diğer taraftan vekaletnamenin bağlayıcı da olmasa bu gibi bir taahhüdü içermesi halinde, yüklenimin değerli veya değersiz oluşuna göre Harçlar Kanununun 38/2 maddesi gözetilerek (asıl vekalet işleminin) harcı ile birbiri ile ilgili işlemin damga vergisinin de tahsil edilmesi icabettiğinin unutulmaması,

 

 

Vekaletname: -Vekilin Yetkisini Miktarla Sınırlama-Harç

 

 

7- ...yevmiye sayılı iş kâğıdının tetkikinde; verilen yetkinin belirli miktarla sınırlandırılması sebebiyle 4 imzalı vekaletnamede harcın imza adedi üzerinden maktu olarak değil, belirli miktara göre nispî olarak hesaplandığı tespit olunup, değerin küçüklüğü nedeniyle ortaya çıkmış bulunan eksiklik tamamlattırılmıştır.

 

Vekaletnameyle verilen yetkinin, belirli bir meblağla sınırlandırılmış olmasının, işlemin hukukî niteliğini değiştirmeyeceği nazara alınarak harcın hesabında bu miktarın esas alınmaması ve vekaletnamelerle ilgili Harçlar Kanununa bağlı (2)sayılı Tarifenin II/3-a, b maddelerindeki esasların dışına çıkılmaması,

 

 

Vekaletname: -Avans Makbuzu İle Beraber Yapılan-Harç Ve Damga Vergisi

 

 

8- 1988/...yevmiye sayılı vekaletname ile Bodrum’daki kooperatifteki hak ve matlupları ile çıkan konutunu başka şahsa satma yetkisi veren Adnan Karabaş, (Devir bedelinden 50.000.000.-lirayı vekillerden nakden aldığını)bildirdiği ve bu hali ile (vekaletname) ile (avans makbuzu) birlikte oluşturulduğu halde; 25.000.-TL yerine 500.-TL harç alındığı, 250.000.-TL yerine hiç damga vergisi karşılığı tahsil olunmadığı belirlenmiş , birlikte hesaplanan eksiklik ikmal ettirilmiştir.

 

Maliye ve Gümrük Bakanlığı GGM’nün 17.6.1938 tarih ve 24302-368/19321 sayılı Genel Tebliğinde de açıklandığı üzere; Henüz yapılmamış bir iş veya teslim edilmemiş bir mal karşılığı olarak ve henüz hak sahibi olmadan peşinen alınan para mukabilinde düzenlenen makbuz veyahut ta bu mahiyetteki kabzı mutazammın belgelerin "avans makbuzu ya da senedi" olduğunun, bunların da birbiri ile ilgili iş olarak gerçekleştirilmesi halinde:Harçlar Kanununun 46 ve Damga Vergisi Yasası’nın 6’ıncı maddeleri uyarınca en yüksek olanından harç ve damga vergisi bedeli tahsil edilmesi icabettiğinin bilinmesi,

 

 

Vekaletname:-Birden Çok Kimsenin Vekilinin Yeni Bir Vekil Tayin Etmesi-Ayrı İşler-İmza Sayısı:Harç

 

9- Avukatlığı bırakan A.V’nin, değişik davalar sebebiyle aldığı davayı takip ve savunma yetkisini, ilçedeki diğer bir avukata devretmek amacıyla tanzim ettirdiği vekaletnamede imza sayısının, ilk vekilin aldığı vekalet sayısınca kabul edilmediği, tek addedildiği:dolayısıyla da eksik harç tahakkuk olunduğu belirlenmiş; noksanlık için gereği yaptırılmıştır.

 

H.K’44/1. maddesi uyarınca; bir kişinin, birden çok kimseyi temsil etmesi imzaların çoğaltılmasını ve harcın artırılmasını gerektirmez ise de, aynı maddenin son fıkrası ile (ayrı ayrı işler için imza atmanın)46. madde anlamında birbiri ile ilgili olma koşulu yoksa, aynı imza için bile olsa ayrı ayrı işler sebebiyle, ayrı ayrı harç alınması hükme bağlandığından, Ad.B.HİGM’nün 12.5.1993 g.20750 sayılı mütalâasında da belirtildiği üzere vekilin imzasının (ayrı işler nedeniyle) ayrı ayrı sayılıp, ayrı ayrı harç alınması gerektiğinin bilinmesi,

Harçlar Kanununun 44/son maddesi gereğince; (Birden ziyade kimsenin)bir kâğıda ayrı ayrı işler için imza atması, imza ettikleri her kısım için ayrı ayrı harç alınmasını gerektirdiği gibi; Tek bir şahsın da bir kâğıdı birden çok iş için imzalaması ayrı ayrı harç ödenmesini amir bulunduğundan,

Asillerin yeniden ayrı ayrı işler için vekalet vermeleri halinde nasıl harç alınacak ise, onların avukatlarının, evvelce ayrı ayrı açılmış dava ve takipler için verilmiş; boşanma, tazminat, sebepsiz iktisap, muvazaa için devredilmiş yetkinin, ikinci elden devri halinde de bunları ayrı işler saymanın kanuna karşı hileyi engelleyeceği,

Yasanın 44/3 ve son fıkraları ile (bir işten)ve(ayrı ayrı işler için imza atılmasından)söz edilmek suretiyle, birinci fıkra ile de (aynı işin)esas alındığının düşünülmesi gerektiği, uygulamada da aynı akde taraf olan birden çok şahsın müşterek vekilinin imzasının (tek)sayıldığının; Eğer bir iş kâğıdında satış ve kira gibi birden çok iş varsa bunları aynı tarafın vekili olarak imzalayan, vekilin imzasının her (iş)için ayrı kabul olunduğu göz önünde tutularak,

Başka başka şahısların vekili olan avukatın onlardan aldığı yetkileri devretmenin bir biri ile ilgisiz ve bağımsız işler için imzalanmış ayrı ve birden çok muamele olduğunun;

Vekilin imzasının, ismi verilen asiller adedince çoğaltılması gerektiğinin,

Eğer, evvelce birden çok asilin , tek bir iş (örneğin meni müdahale davası) için vekalet verdiği belgelenirse, (işte birlik)sebebiyle, yalnızca o işteki asillerin tek imza ile temsil edildiğinin kabulü,

Vekilin, bir davada birden çok şahsı onlardan ayrı ayrı aldığı vekaletnamelerle temsil etmesi söz konusu ise, (devredilen vekaletname sayısına) bakılmaması, (işe) bakılması

Avukat müvekkillerinden biri ile ilgili olarak birden çok dava açtıktan sonra, bunlardaki yetkisini yeni avukata devrediyorsa, (her işteki temsil ayrıca harca tabi)tutulacağından, bu işlerdeki imzaların ayrı ayrı sayılması; vekaletname tanzim edilirken vekilin, asili hangi işlerde temsil edeceği tek tek bilinmediğinden birden çok yetki ve genel vekalet için tek bir harç alınmasının; somut olarak işler belli olunca bunlardaki yetkinin devredilmesinin (ayrı işler)sayılması sebebiyle, varılan sonuçta bir tezat oluşturmadığının unutulmaması,

Avukatın henüz katılmadığı dava veya takip ile ilgili yetkisini devretmesi halinde de, bu imzanın ayrıca sayılması,

 

 

Vekaletname: -Ek Yetkiler Verme-Düzeltme İşlemi Sayma-Harç

 

 

10- Evvelce tanzim olunan vekaletnamedeki yetkilerin genişletilmesi ihtiyacı doğunca, yeni hukukî salahiyetlerin de kullanılabilmesi amacıyla yazılıp imzalanan kâğıtların önceki vekaletnamenin düzeltilmesi niteliğinde olduğunun kabulü ile buna göre harç alındığı görülmüş, eksiklik tamamlattırılmıştır.

 

Düzeltme, evvelce yapılmış bir hatanın ortadan kaldırılmasına yönelik olarak yapılabileceği gibi, her yetkinin ayrıca verilmesi, bağımsız bir vekalet verme işlemini oluşturduğundan, aynı şahsın sahip olduğu yetkilere yenilerinin de ilave edilmesinin bu hali ile düzeltme sayılamayacağının, bu nedenle ikinci işlemin de vekaletname gibi harca tabi tutulması gerektiğinin hatırdan çıkarılmaması,

 

 

Vekaletname: -Taahhütname İçeren Vekalet-Harç Ve Damga Vergisi

 

 

11- 1993/...yevmiye sayılı "vekaletname"başlıklı iş kâğıdının incelenmesinde:İlgili mümessili saydığı kişiye vekalet verirken aynı zamanda onu azlettiğinde durumu Vergi Dairesine de bildirmeyi, aksi halde bundan doğacak tüm zararlara katlanmayı da taahhüt ettiği halde, işlemin yalnızca "vekaletname" gibi harç mevzuu yapıldığı belirlenmiş, noksanlık ikmal ettirilmiştir.

 

Maliye ve Gümrük Bakanlığı GGM’nün 26.6.1989 tarih ve 50582 sayılı mütalâalarında da açıklandığı üzere:aynı zamanda başka bir taahhüdü içeren vekaletnamelerden hem "vekaletname" ve hem de "değersiz taahhüt"sebebiyle harç ve ikinci hukukî muamele nedeniyle ayrıca damga vergisi tahsil edilmesi icabettiğinin hatırdan çıkarılmaması,

Verilen (vekaletname)işlemi ile (taahhütname) işleminin, bir birinin yerine geçme özelliği olmadığı ve ayrı ayrı olayları konu edindiği nazara alınarak, bunların bir biri ile ilgili iş sayılmaması, harç tahakkuku sırasında bu özelliğe de dikkat edilmesi,

 

 

Vekaletname: -Değerli Kâğıt Bedeli-İkiden Çok Yapraklı Vekaletnameler

 

 

12- Vekaletnamelerin değerlendirilmesinin tetkikinde:

1994/...yevmiye sayılı olup 4 yaprak kâğıda yazılan vekaletname nedeniyle; kaç yaprak olursa olsun 7.000.-TL değerli kâğıt bedeli (Değ.Kağ.Ka.Tablosunun 1/c mad.)alınacağı düşüncesiyle I asıl, 2 örnek yazılan işlemden (7.000 x 3 =21.000 liralık)değerli kâğıt bedeli tahsil edildiği anlaşılmış eksiklik tamamlattırılmıştır.

 

1994/...yevmiye sayılı, 3 yapraktan oluşan genel vekaletnameden de her bir yaprağın (noter kâğıdından) daha az değerli olmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle (4.000 x 3 yaprak =12.000.-TL x 1 asıl ve 2 örnekten =36.000.-TL)değerli kâğıt karşılığı alındığı gözlemlenmiştir.

 

Bakanlık HİGM’nün 20.3.1965 tarih ve 182/5441 sayılı mütalâalarında da açıklandığı veçhile:Evvelce Maliye Bakanlığınca bastırılan vekaletnameler 2 yapraktan oluştuğu için, bunlar sebebiyle alınacak değerli kâğıt bedelleri adî kâğıtlardan daha yüksek tutulmak ihtiyacında kalındığından:Eğer bir vekaletname 2 yaprak adî kâğıda, yani noter kağıdına yazılırsa bundan 210 sayılı Yasaya bağlı tablonun 1/c bendi gereğince ki, halen geçerli olan Tabloya göre 100.000.-TL değerli kâğıt bedeli alınması; Vekaletname 2’den fazla yapraktan meydana gelmiş ise, o takdirde 2’den sonraki kâğıtlar için de aynı Tablonun 1/a maddesi mucibince, ki halen 50.000.-er TL değerli kâğıt karşılığı hesaplanması; Yapılan açıklamalara göre de 4 yapraklı bir vekaletnameden, bu gün itibariyle (100.000)+(2 x 50.000 =100.000)in toplamı olan 200.000 ve 3 nüsha yazıldığı için 200.000 x 3 nüsha =600.000.-TL değerli kâğıt bedeli)alınması,

Değerli Kağıtlar Kanununa bağlı Tabloda yaprak sayısına değinilmemekle birlikte vekaletnamelerden 2’den fazla yapraktan oluşsa bile yine de işlem başına maktu Tablodaki 1/c maddesindeki tutarın alınması ile yetinilemeyeceğinin bilinmesi,

 

 

Vekaletname: -Değerli Kâğıt Bedeli-Birden Çok Yaprağa Yazılan

 

13- Vekaletnamelerin birden fazla kâğıda yazılması halinde birinci yaprağın 200 ve sonraki kâğıtların da keza 200 TL olarak değerlendirildiği ve bu suretle değerli kâğıt bedeli alındığı anlaşılmıştır.

 

Bakanlığın 20.3.1965 tarih ve 18-2/5441 sayılı tamimi ile Maliye ve Güm.Bak.GGM’nün 28.2.1964 gün ve 21011126/38-7037 sayılı mütalâaları gereğince; vekaletname re'sen senet ve protestoların uygulamada maliyece bu cins değerli kâğıt satılmadığı göz önünde tutularak,

Tek bir adî kâğıda sığması halinde Değ.Kağ.Kanununa ekli Tablonun 1-c bendi uyarınca (...) TL

İki yaprak kâğıda yazılmışsa; her iki yaprak için toplam Değ.Kağ.Ka.bağlı Tablonun 1-c maddesi uyarınca...(halen 7.000)TL

İkiden çok adî kâğıda yazılması durumunda da bunun içindeki ilk ikiden sonraki her yaprağın, ayrı ayrı, Yasanın 1-a bendi gereğince (...)’er TL hesabıyla

Değerlendirilmesi icabettiğinin unutulmaması,

 

 

Yetkinin Belli Para İle Sınırlandırılması-Değerli İşlem Sayma-Harç Ve Damga Vergisi

 

 

14- ...yevmiye numaralı özel vekaletnamede; yetkinin 2.000.000.-TL ile sınırlandırılması üzerine, bu miktarın damga vergisine esas alındığı ve dolayısıyla işlemden 10.000.-TL damga vergisi bedeli tahsil olunduğu görülmüştür.

 

Maliye ve Güm.Bak.GGM’nün 15.1.1979 tarih ve 2101107 805/2765 sayılı mütalâalarında da açıklandığı veçhile; vekaletnameler, 488 sayılı Yasanın dışında kaldığından bunların damga vergisine tabi tutulması gerektiğinin unutulmaması,

Vekaletname, bir şahsın kendi yapacağı hukukî muamelenin yapılmasını bir başkasına bırakmasına dair yetkilendirme olup, vekil ile asil arasında sırf bu sebeple para ile belirlenebilecek borç ilişkisi doğmadığının; aynı zamanda ücreti ve tarafların yetki ve yükümlülüklerini gösteren belgenin yetkilendirme dışında vekalet sözleşmesi oluşturacağının ve ayrı nevi bir işlem sayıldığının;

Vekilin yetkisini icra ederken gözetmesi gereken kuralların bu arada üçüncü şahısla yapılacak akdin, belirli miktarla sınırlandırılmış olmasının, yetki düzenlemesi ile ilgili olup, vekilin bizzat bu değeri borçlanması ve akdin onunla kurulması anlamına gelmeyeceğinin bilinmesi,

Vekalet veren, önceden üçüncü şahısla bir akit yapıp, belirli taahhüt altına girdiğini beyan ederek bunun icrası için yetki verdiğini de vurgulamakta ise, o takdirde (vekaletname) işlemi yanında bununla ilgili olarak tanzim edilmiş bir (taahhütname) de belgelenmiş olacağından, bunun gerektirdiği harç ve damga vergisinin de tahakkuk ettirilip, harçlardan hangisi fazla ise onunla, icabeden damga vergisinin tahsilinin imkan dahilinde olabileceğinin akılda tutulması,

 

 

Değerli Kâğıt-İki Veya Daha Fazla Yapraklı

 

 

15- 1991/...yevmiye sayılı olup, tek yapraktan fazla kâğıda yazılan vekaletnamelerden, her bir yaprağın ayrı ayrı Değerli Kağıtlar Kanununun ekli Tablosunun 1/c bendi uyarınca değerli kâğıt bedeli alınması suretiyle değerlendirildiği gözlemlenmiştir.

 

Bakanlık HİGM’nün 20.3.1965 tarih ve 18-2/5441; Maliye ve Gümrük Bakanlığı GGM’nün 28.2.1964 gün ve 2101126/38-7037 sayılı mütalâalarında da açıklandığı gibi:Değerli Kağıtlar Kanununun ekli Tablosunun 1/c bendinde gösterilen tutarın 2 yapraktan ibaret vekaletnamelere ait toplam tutar olduğu; buna göre vekaletnamenin tek bir kâğıda yazılması halinde alınacak değerli kâğıt bedeli ile 2 yaprağa yazılması hali arasında eşitlik bulunduğu; Eleştiri konusu yapılan olaylarda olduğu gibi vekaletnamelerin 2 veya daha çok yaprağa yazılması durumunda ilk iki yaprak karşılığı Yasaya ekli Tablonun 1/c maddesi gereğince...(halen 100.000)TL; Sonraki her bir yaprak nedeniyle tablonun 1/a bendindeki tutara yani normal noterlik kâğıtlarında olduğu gibi değerli kâğıt bedeli alınması icabettiğinin göz önünde tutulması,

 

Avans makbuzu ile beraber yapılan - Harç ve damga vergisi

   Maliye ve Gümrük Bakanlığı GGM'nün 17.6.1938 tarih ve 24302-368/19321 '..iyili Genel Tebliğinde de açıklandığı üzere; Henüz yapılmamış bir iş veya teslim edilmemiş bir mal karşılığı olarak ve henüz hak sahibi olmadan peşinen alınan para mukabilinde düzenlenen makbuz veyahutta bu mahiyetteki kabzı mutazammın belgelerin "avans makbuzu ya da senedi" olduğunun, bunların da birbiri ile ilgili iş olarak gerçekleştirilmesi halinde: Harçlar Kanunu'nun 46 ve Damga Vergisi Yasası'nın 6'mcı maddeleri uyarınca en yüksek olanından harç ve damga vergisi bedeli tahsil edilmesi icabettiğinin bilinmesi,

Avukata verilen vekalet  -  Sarih adresi yazmama

    Bakanlık HİGM'nün 9.10.1964 gün ve 8/63-16740 sayılı tamimleri gereğince mahkemeler tarafından yapılacak tebliğ işlemlerinde doğacak müşküllerin Önlenmesi ve gecikmeye sebebiyet verilmemesi için vekaletnamelerde, vekilin sarih iş adresinin yazılmasına özen gösterilmesi,

 

Birden çok kimsenin vekilinin yeni bir vekil tayin etmesi- Ayrı işler - İmza sayısı, Harç

     Avukatlığı bırakan A.V'nin, değişik davalar sebebiyle aldığı davayı takip ve savunma yetkisini, ilçedeki diğer bir avukata devretmek amacıyla tanzim ettirdi­ği vekaletnamede imza sayısının, ilk vekilin aldığı vekalet sayısınca kabul edil­mediği, tek addedildiği; dolayısıyla da eksik harç tahakkuk olunduğu belirlenmiş; noksanlık için gereği yaptırılmıştır.

     H.K'nun 44/1. maddesi uyarınca; bir kişinin, birden çok kimseyi temsil etmesi imzaların çoğaltılmasını ve harcın arttırılmasını gerektirmez ise de, aynı maddenin son fıkrası ile (ayrı ayrı işler için imza atmanın) 46. madde anlamında birbiri ile ilgili olma koşulu yoksa, aynı imza için bile olsa ayrı ayrı işler sebebiyle, ayrı ayrı harç alınması hükme bağlandığından, Ad.B.HİGM'nün 12.5.1993 g. 20750 sayılı mütalaasında da belirtildiği üzere vekilin imzasının (ayrı işler nedeniyle) ayrı ayrı sayılıp, ayrı ayrı harç alınması gerektiğinin bilinmesi,

     HK'nun 44/son maddesi gereğince; (Birden ziyade kimsenin) bir kağıda ayrı ayrı işler için imza atması, imza ettikleri her kısım için ayrı ayrı harç alınmasını gerektirdiği gibi; Tek bir şahsın da bir kağıdı birden çok iş için imzalaması ayrı ayrı harç ödenmesini amir bulunduğundan,

     Asillerin yeniden ayrı ayrı işler için vekalet vermeleri halinde nasıl harç alına­cak ise, onların avukatlarının, evvelce ayrı ayrı açılmış dava ve takipler için verilmiş; boşanma, tazminat, sebepsiz iktisap, muvazaa için devredilmiş yetkinin, ikinci elden devri halinde de bunları ayrı işler saymanın kanuna karşı hileyi

    Yasanın 44/3 ve son fıkraları ile (bir İsten) ve (ayrı ayrı ıslar için iın/n smdan) söz edilmek suretiyle, birinci fıkra ile de (aynı işin) altı nlmHıQmm dıı?n nülmesi gerektiği, uygulamada da aynı akte taraf olan birden çok şuhum mdştt-rek vekilinin imzasmm(tek) sayıldığının; Eğer bir iş kağıdında hm 11 ş vu kin gibi birden çok iş varsa bunları aynı tarafın vekili olarak imzalayan, voklllıı lm< Minin her (iş) için ayrı kabul olunduğu göz önünde tutularak,

- Başka başka şahısların vekili olan avukatın onlardan aldığı yetkileri davaları menin bir biri ile ilgisiz ve bağımsız işler için imzalanmış ayrı ve birden çok muamele olduğunun;

  Vekilin imzasının, ismi verilen asiller adedince çoğaltılması gemkii«'|iııjn,,ıMg|

- Eğer, evvelce birden çok asilin, tek bir iş (örneğin meni müd;ıh.-ıi<» <ıhvhıı) için vekalet verdiği belgelenirse, (işte birlik) sebebiyle, yalnızca o i^lokı imlilerin tek imza ile temsil edildiğinin kabulü,

- Vekilin, bir davada birden çok şahsı onlardan ayrı ayrı aldığı vekaletname lerle temsil etmesi söz konusu ise, (devredilen vekaletname sayısına) bakılmaması, (işe) bakılması,

- Avukat müvekkillerinden biri ile ilgili olarak birden çok dava açtıktan •onfi, bunlardaki yetkisini yeni avukata devrediyorsa, (her işteki temsil ayanca htroi tabi) tutulacağından, bu işlerdeki imzaların ayrı ayrı sayılması; vekaletname tan­zim edilirken vekilin, asili hangi işlerde temsil edeceği tek tek bilinmediğindin birden çok yetki ve genel vekalet için tek bir harç alınmasının; somut olarak İş* ler belli olunca bunlardaki yetkinin devredilmesinin (ayrı işler) sayılması 8ibtb|y= le, varılan sonuçta bir tezat oluşturmadığının unutulmaması,

- Avukatın henüz katılmadığı dava veya takip ile ilgili yetkisini devretmtll hi-lindede, bu imzanın ayrıca sayılması

Ek yetkiler verme - Düzeltme işlemi sayma - Harç

    Düzeltme, evvelce yapılmış bir hatanın ortadan kaldırılmasına yönelik olarak yapılabileceği gibi, her yetkinin ayrıca verilmesi, bağımsız bir vekaletname işlemini oluşturduğundan, aynı şahsın sahip olduğu yetkilere yenilerinin edilmesinin bu hali ile düzeltme sayılamayacağının, bu nedenle ikinci vekaletname gibi harca tabi tutulması gerektiğinin hatırdan çıkarılmaması

Ehliyetin tespiti – Doktor raporu 

    Gayrimenkul satışını düzenleyen vekaletname veren 1340 doğumlu okuma yazma bilmeyen ilgilinin bu işleminden önce, hukuki ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda raporunun aldırılmadığı görülmüştür.

 

    Noterlik Kanununun 72/son, Yönetmeliğinin 91. maddesine göre; görevlilerin işlem yaptıracak şahısların hukuki ehliyetlerini kendiliklerinden araştırmakla yükümlü bulunduklarının bilinip, muhtemel yakınmaların önlenmesi açısından yaşlı kişilerden “Resmi Hekim Raporu” istenmesi gerektiği. 1992 Aliağa Noterliği

 

Değerli kağıt bedeli

1994/... yevmiye sayılı, 3 yapraktan oluşan genel vekaletnameden de her bir ,    yaprağın (noter kağıdından) daha az değerli olmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle (4.000 x 3 yaprak = 12.000.- lira x 1 asıl ve 2 örnekten = 36.000.-lira) değerli kağıt karşılığı alındığı gözlemlenmiştir.

Bakanlık HİGM'nün 20.3.1965 tarih ve 182/5441 sayılı mütalaalarında da açıklandığı veçhile: Evvelce Maliye Bakanlığınca bastırılan vekaletnameler 2 yapraktan oluştuğu için, bunlar sebebiyle alınacak değerli kağıt bedelleri adi kağıtlardan daha yüksek tutulmak ihtiyacında kalındığından: Eğer bir vekaletname  yaprak adi kağıda, yani noter kağıdına yazılırsa bundan 210 sayılı Yasaya 1Tablonun 1/c bendi gereğince ki, halen geçerli olan Tabloya göre 7.000.-tl değerli kağıt bedeli alınması ; Vekaletname 2'den fazla yapraktan meydana gelmiş ise, o takdirde diğer kağıtlar işin devamı i mucibince, ki halen 4.000.-'er lir» U«Q«rll kuğıt kurşılığı heıaplahinAii} Ytpılin açıklamalara göre de 4 yapraklı bir vtkftl*tn»m«d»n, bu gün itlimiiyli (7 000) ^ (2 x 4.000 = 8.000) in toplamı olan 15.000 ve 3 nu»ha yıııldıflı iğin 1S.OOÜ * İ nüsha = 45.000.- lira değerli kağıt bedeli) alınması,

Değerli Kağıtlar Kanununa bağlı Tabloda yaprak sayısına dtOlnlImtmtklt birlikte vekaletnamelerden 2'den fazla yapraktan oluşsa bile yine de işlem bftf l* na maktu Tablodaki 1/c maddesindeki tutarın alınması ile yetlnllamey«Gt|lrlİn bilinmesi,

Değerli kağıt bedeli

- Birden çok yaprağa yazılan

Vekaletnamelerin birden fazla kağıda yazılması halinde birinci yaprağın 300 ve sonraki kağıtların da keza 200 lira olarak değerlendirildiği ve bu suretle değerli kağıt bedeli alındığı anlaşılmıştır.

Bakanlığın 20.3.1965 tarih ve 18-2/5441 sayılı tamimi ile Maliye ve Gümrük Bak. GGM'nün 28.2.1964 gün ve 2101126/38 - 7037 sayılı mütalaaları gereğince; vekaletname, resen senet ve protestonamelerin uygulamada mahiyeti, cins değerli kağıt satılmadığı göz önünde tutularak,

- Tek bir adi kağıda sığması halinde Değ.Kağ.Kanununa ekli Tablonun 1=0 bendi uyarınca (...) lira

- İki yaprak kağıda yazılmışsa; her iki yaprak için toplam Değ.Kağ.Ku.bağlı Tablonun 1-c maddesi uyarınca ...(halen 7.000) lira

- İkiden çok adi kağıda yazılması durumunda da bunun içindeki ilk ikincisinden sonraki her yaprağın, ayrı ayrı, aynı Yasanın 1-a bendi gereğince (...) 'er lira hesabıyla  Değerlendirilmesi icabettiğinin unutulmaması

Harç ve damga vergisi

Borçlar Kanunu'nun 396/1 maddesine göre, vekaletten azil her zaman mümkün olduğundan, kanunun açık hükmüne aykırılık teşkil eden bu kabil taahhütlere 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 53/ilk maddesi de nazara alınarak iş kağıtlarında yer verilmemesi,

Diğer taraftan vekaletnamenin bağlayıcı da olmasa bu gibi bir taahhüdü içir­mesi halinde, yüklenimin değerli veya değersiz oluşuna göre Harçlar Kanunu'nun 38/2 maddesi gözetilerek (asıl vekalet işleminin) harcı ile birbiri  ilgili işlemin damga vergisinin de tahsil edilmesi icap ettiğinin unutulmaması,

Kadastro mahkemesinde iş takibi - Karı kocalık ilişkisi

    Önceki Tapulama Kanunu'nun yerine geçen 3402 sayılı Kadastro Kanu­nu'nun 31. maddesiyle, engelin evvelce geniş tutulan sınırı daraltılmış ve yalnızca karı-koca münasebetine indirgenmiş olmakla birlikte yine de halen eş olanlar arasında menfaat zıtlığı yok ise birbirlerinin kadastro mahkemesindeki davalarını takip edebileceklerinden, bu hususların araştırılıp belgelenmesi,

Tapuda İşlem yapılacak vekaletnamelerin Onaylama şeklinde tanzimi

Noterlik Kanunu'nun 89'uncu maddesinin; sınırlı olarak sayılan diğer bazı işlerde olduğu gibi, niteliği bakımından tapuda muamele yapılmasını gerektiren . vekaletnamelerin düzenleme şeklinde tanzimini mecburi kıldığının hatırda tutulması,

Tapuda işlem yapılacak vekaletlere Fotoğraf yapıştırmama

Noterlik Kanunu Yönetmeliğinin 93. maddesi uyarınca: Niteliği bakımından tapuda işlem yapılmasını gerektiren işlemlere fotoğraf yapıştırılması zorunlu olduğunun, bundan böyle dikkatle nazara alınması,

Özel vekalet- Harç

Borçlar Kanunu'nun 386 ve sonrası maddeleri ile HUMK'nun 62 ve 63. maddeleri uyarınca: Münhasıran bir işin yapılması ve sonuçlandırılması için düzenlenen yetki belgesinin, özel vekalete taalluk edeceği dikkate alınarak.buna göre harç tahsil edilmesi,

Yetki süresi  Muhteva dışına yazma

1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 6I/1'İnoİ meddiil girilin-     Mu Nahİl hiv<-ıln H..iıiıinüiıayı ile birlikte, ilgilisinin di Imiaiinı tüiinMi İiHliHiJü mutıüe! Mlibi lmı;< mimim, no/ konutu uygul«mMiım taraflar armmdu Hinini yMiMtnüİI«BflğlMiM, «y nı /tununda noterin aorumluluQunu muolp ulnbilootıuıniiı unntulmimfttı,

Taahhütname içeren vekalet - Harç ve damga vergisi

Maliye ve Gümrük Bakanlığı GGM'nün 26.6.1989 tarih ve 50582 sayılı mütalaalarında da açıklandığı üzere: Aynı zamanda başka bir taahhüdü içeren vekaletnamelerden hem "vekaletname" ve hem de "değersiz taahhüt" sebebiyle harç ve ikinci hukuki muamele nedeniyle ayrıca damga vergisi tahsil edilmesi gerektiğinin hatırdan çıkarılmaması,

Verilen (vekaletname) işlemi ile (taahhütname) işleminin, bir birinin yerine görme özelliği olmadığı ve ayrı ayrı olayları konu edindiği nazara alınarak, bunlunu bir biri ile ilgili iş sayılmaması, harç tahakkuku sırasında bu özelliğe de dikkat edilmesi'

Vekilin Birden çok şahsı temsil etmesi durumunda- İmza sayısı

Tek bir tüzel kişinin birden çok şahıs tarafından temsili

   Bakanlık Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'nün 4.3.1967 gün ve 4578 sayılı mütalalarında izah olunduğu veçhile; Harçlar Kanunu'nun 44/1 maddesi gereğince birden çok kişiyi temsil eden vekilin imzasının müvekkilleri adedince çoğaltılamayacağının ve aynı kişiyi temsil eden ve müştereken hareket eden vekillerin imzalarının tek sayılması gerektiğinin unutulmaması

Vekil

Bakanlığın 8.12.1964 gün ve 20128 s. tamimi ile 21.4.1970 gün ve 10711 sa. mütalaasında izah edildiği üzere: 492 S.K'nun 44/2. md'sinde "bütün imzaların kanunen tasdiki şart olan muameleler" den TTK'nun 279 ve şirket ana sözleşmeleri ile ilgili diğer maddelerde yazılı ahvalin kastedildiği, şirket ana sözleşmelerinde olduğu gibi, her ortağın imzasının ayrı ayrı tasdikinin kanunin şart olduğu hallerde harcın vekilin temsil ettiği kişiler adedi kadar çoğaltılması geciktiği, kanunen böyle bir şartın açıkça hükme bağlanmadığı diğer işlemlerde, bir kişinin birden çok kişiyi temsil etmesi harcın arıtılmasını gerektirmediği cihetli, söz konusu hallerde, temsil sıfatının taaddüt etmediği göz önünde tutularak Vekaleten temsil edilen kişiler için, vekilin imzasının tek sayılması suretiyle harç hesaplanması

Verilen yetkiyi geri almama taahhüdü- Caymama taahhüdü- Cezai şart ödeme taahhüdü
Vekilin yetkisini miktarla sınırlama -Harç

... Vekaletnameyle verilen yetkinin, belirli bir meblağla sınırlandırılmış olmaması, işlemin hukuki niteliğini değiştirmiyeceği nazara alınarak harcın hesaplamasında bu miktarın esas alınmaması ve vekaletnamelerle ilgili Harçlar Kanununu bağ! (2) sayılı Tarifenin ll/3-a, b maddelerindeki esasların dışına çıkılmaması,

Yetkinin belli para ile sınırlandırılması - Değerli işlem sayma  - Harç ve damga vergisi

     Maliye ve Güm.Bak.GGM'nün 15.1.1979 tarih ve 2101107 805/2765 Hyiİl mütalaalarında da açıklandığı veçhile; vekaletnameler, 488 sayılı Yasinin Saptanmıştır

     Noterlik Yasası'nın 83. maddesi uyarınca, daire dışında işlem yapılması halinde sebebinin iş kağıdında belirtilmesinin zorunlu olduğunun unutulmaması,

Sorumluluk tevlit edebilecek bu gibi işlemlere badema tevessül edilmemesi,

 

İSTİSNALAR      

      Arsasını kooperatife kat karşılığı veren arsa sahipleri ile yapı kooperatifleri arasında düzenlenecek arsa karşılığı konut yapımına ilişkin sözleşmelerin ve arsa sahiplerince yapı kooperatifleri lehine verilecek vekaletnamelerin inşa edilecek konutların net alanlarının 150 m2'nin altında olması şartıyla damga vergisi ve harçtan istisna edilmesi gerekir, TNB 1996/59 sayılı genelge

1111 sayılı Askerlik Kanununun 61 inci maddesinin 1 inci fıkrasında, hazarda veya seferde silah altına çağrılan muvazzaf veya yedek erbaş ve er resmi veya hususi her türlü işlerinde kendilerini temsil etmek üzere diledikleri bir şahsı ikinci fıkrada yazılı hükümler dairesinde tanzim edilecek bir vekaletname ile de tevkil edebilecekleri hükmü yer almış, aynı maddenin 2 nci fıkrasında ise bu vekaletnamelerin, askerliğe daveti müteakip ve kıtaya iltihaktan önce noterler, noterlik bulunmayan yerlerde Sulh Hakimleri veya vilayet veya kaza jandarma komutanları ile askerlik şubeleri reisleri ve kıtaya iltihaktan sonra da Askeri Adli Hakimler, bölük komutanları veya bulundukları müessese amirleri tarafından tanzim ve tasdik edilebileceği gibi bu vekaletnamelerin hiçbir harca ve resme tabi olmayacağı belirtilmiştir.

            Buna göre, söz konusu vekaletname ile ilgili harç istisnasının askerliğe davet tarihinden terhis tarihine kadar geçecek süre için uygulanması gerekmektedir TNB 2003/8 sayılı genelge

UYARILAR         

    Vekaleten yapılan işlemlerde imza temsil edilen kişi sayısı kadar alınır. TNB 1993/59 sy gen.)

     Kural olarak vekilin adresi vekaletnameye yazılmaz.(TNB.1995/72 sy.gen.) Fakat Mümkün olması halinde vekilin adresinin vekaletnameye yazılması yerinde olur. TNB  genel yazı

     Vekaletname içine yazılacaklar.(89/70.89/63.sy gen.)

     Plastik mühürle vekaletname onaylanamaz. Bu kural diğer işlemler içinde geçerlidir. Yani  noterlik işlemlerinde plastik mühür kullanılamaz.(NH.C.3. 528

    Vekaletnameler düzenlenirken mümkün olduğunca İŞLEM FORMÜLLERİNE  uyulmalıdır.  Vekaletname düzenlenirken gereksiz yazı ve tekrarlardan kaçınılıp, Eş anlamlı kelimelerin kullanılmamasına özen gösterilmelidir. ( TNB1979/28. sy genelge.)

    B.K 388. maddesine göre "Vekaletin kapsamı sözleşmede açıkça saptanmamış ise ilişkin olduğu işin niteliğine göre tayin edilir".

VEKALETNAMELERİN YAPILDIĞI ÜLKE DIŞINDA KULLANILMASI

     Nasıl Türkiye'de yapılmış bir noterlik işlemi yurtdışında geçerli ise, yurtdışında yabancı bir devletin noteri tarafından yapılan işlemin, Türkiye'de de geçerli olduğu bilinmektedir. Nitekim 1512 sayılı Kanununun 195 nci maddesi, yabancı bir memlekette usulü uyarınca yapılan bir noterlik işleminin ne şekilde ve hangi şartlar altında Türkiye'de kullanılacağını hükme bağlamıştır.

     Yabancı bir ülke noterliğinde yapılmış bir vekaletname veya sair bir belgeye dayanılarak işlem yapılması halinde, ülke noterliğine ait belgenin bir fotokopisinin veya aslına uygun olarak çıkarılmış bir örneğinin mutlaka eklenmesi yerinde olacaktır. TNB.1988/14sayılı

    Türkiye'de yapılan vekaletnamelerin yabancı bir memlekette kullanılabilmesi için noterin imza ve noterliğin mührü noterliğin bulunduğu yer valiliğince onaylanır. Böyle bir onayın olmaması işlemin geçerliliğine engel olmaz La haye'ye göre tastik yetkisi aynı makamındır. (NK. 199 m.)

     Noterlik Kanununun 195 nci mad.'nde yabancı ülkelerde usulü uyarınca yapılan noterlik işlemlerin-altındaki o memleketin yetkili makamlarının imza ve mührü konsolos tarafından onanır.

     Velisi tarafından küçüğe atanmış bulunan vekilin vekaleti, küçüğün reşit olmasıyla sona ermez.  TNB 1991/28 sayılı genelgegenelge,  1980/31 sy gen)

     Vekaleti bizim noterliğimizce yapılmış ise azil var mı  bakarız.

Başka noterde yapıldıysa Azil var mı? araştırmak gerekmez.-Vekilden azil olmadı beyanı alınabilir.

ÖN HAZIRLIK

GENEL OLARAK

1.İlgilinin kimliği istenir.ve gelen kişinin kimlikteki kişi olup olmadığı kontrol edilir. Ayrıca ilgililerin adres ve gerçek isteği öğrenilir. NK.Md.72

2.İlgilinin isteminin Kanunların emredici hükümlerine aykırı işlem olup olmadığına bakılıp  istem yasaya aykırı  ise işlemler yapılmamalıdır. NK. Md. 53

3.İlgilinin işlemi yapma yeteneği öğrenilir. NK.Md.72 Yeteneğin tespiti NK.Yön Md 91’e göre yapılır.

4.İlgili Türkçe bilmiyor ise antlı tercüman bulundurulur. NK.Md 74

5.İlgilinin Kör, sağır veya dilsiz olması halinde işlem iki tanık huzurunda yapılır. İlgili ile yazılı olarak anlaşmak mümkün değilse antlı tercüman bulundurulur. NK.Md.73

Tanık ve tercümanların NK.Md.76, 77, 78 kapsamında yasaklı olup olmadıklarına bakılır.

6.Başkaları adına işlem yapacaklardan  bu işlemi yapmaya yetkili olduğuna dair belgeler istenir. ve Dayanak olarak işeme eklenir. NK.Md 79,NK.Yön. Md 92

7.İşlemler NK.Md.83 çerçevesinde daire dışında da yapılabilir.

İlgilinin istemine uygun kalıba girilerek işleme başlanır.

ÖZEL OLARAK

.1.Tapuda işlem görecek işlemler ,Boşanma Davaları İçin Verilen.Vekaletnamelere, ilgili kanunlarca zorunlu olan işlemlere Fotoğraf yapıştırılacağı için istedikleri nüsha sayısından bir fazla fotoğraf istenir. NK.Md.80 ve NK.Yön.Md 93

2.Tapuda işlem yapılmasını gerektiren işlemler ile diğer kanunlarda öngörülen işlemlerle ilgili vekaletnamelerde ilgilinin nüfus cüzdanına göre  işlem yapılacağından ilgilinin nüfus cüzdanı veya pasaportu istenir.

İŞLEMİN YAPILIŞI

1.Noterler, hukuki işlemleri yasa ve yönetmeliklerde gösterilen şekilde yaparlar.  NK.Md. 72

2.Tapuda işlem yapılmasını gerektiren işlemler ile diğer kanunlarda öngörülen işlemlerle ilgili vekaletnameler düzenleme olarak yapılır.NK.Md.89

3.Tapuda işlem görecek işlemler ,Boşanma Davaları İçin Verilen.Vekaletnamelere, ilgili kanunlarca zorunlu olan işlemlere Fotoğraf yapıştırılır NK.Md.80 ve NK.Yön.Md 93

4.Noterlik mührü işlemlerde en son yazının sonuna ve sağ köşeye  veya noterin isminin altına okunaklı bir şekilde basılır. Noterce üzeri imzalanır.NK.Yön.Md 63

İŞLEM SONRASI

1.İşlemin aslı dairedeki ( A ) ciltbent’ine yapıştırılır.

2. İşlemlerde işlemin sonuçlanmasından sonra kazıntı,silinti ve Çıkıntı yapılamaz. Ancak işlem sırasında yapılan yanlışlarda yapılacak kazıntı silinti ve çıkıntılara mutlaka ilgilinin imzası ile noterin imzası ve noterliğin mührü basılır. Aksi halde çıkıntı geçerli olmaz ve bu evrakla işlem yapılamaz. NK.Md.81

 

DİĞER UYARILAR

FOTOĞRAF

     NK.Md.80 NKYönetmeliği 93 Md,de yazılı haller dışında

     Noterlikte, ilgilinin fotoğrafı yapıştırılması gereken bir işlem yapılmakta ise, TÜZEL KİŞİ TEMSİLCİSİNİN DE FOTOĞRAFININ YAPIŞTIRILMASI HUKUMUZA UYGUN OLACAĞINDAN Şirket vekaletlerinde Şirket yetkilisinin fotoğrafı yapıştırılır. TNB1993/88 sayılı genelge

    Taşıt satışına yetki veren vekaletnameler; (TNB 1994/81 sayılı genelge)

    Niteliği bakımından tapuda işlem yapılmasını gerektiren vekaletnameler; (NK Yön. 93 Md)

Cep telefonlarına ait vekaletler.

Evlat edinmeye ilişkin vekaletnameler (Y 2. HD. 24.3.93t E. 2377 K. 3617)

    Merkez Bankasınca verilen kredi mektuplarının ödenmesi için düzenlenen veya onaylanan vekaletnameler (TNB.1985/90  sayılı genelge)

    Boşanma davası için verilen vekaletnameler (Vekalet veren ister kendi adına ister vekaleten vekalet versin)

Bu bağlamda; scanner veya renkli fotokopi yoluyla elde çoğaltılan fotoğraflarda kullanılan kağıdın kalitesi ve baskı kalitesinin bunların dayanıklılık ve netliklerini etkilemesi, uygulamada da kalite ayrımının yapılmasının kolay olmaması nedeniyle ilgi genelgelerin iptal edilerek, resmi belgelerde orijinal fotoğrafların kullanılması uygun görülmüştür.” TNB 2002/26 Sayılı genelge

TEVKİL

    Bu itibarla, ileride herhangi bir ihtilafa meydan verilmemesi bakımından bu çeşit matbu vekaletnamelerde «başkalarını tevkil etme yetkisinin tüm yetkilerin en sonuna yazılması veya daha önce yazılmış ise. bu cümleden sonra verilecek diğer yetkileri de devredebileceği hususunun açık bir şekilde metinde ifade 'edilmesi gerekir.

     Borçlar Kanununun 388/3 ncü maddesi hükmü karşısında avukat tutma yetkisinin dava açma yetkisini kapsamadığı sonucuna varılmış olup bu hususada dikkat edilmesi yerinde olur.   (TNB 1988/80 sayılı genelge)

     Vekilin tevkil yetkisine dayanarak üçüncü bir kişiye vekil tayin etmesi halinde,

            1- Dayanılan vekaletnamedeki yetkilerin yeni vekaletnamede aynen yazılması gerekli olmayıp, sadece devredilmek istenilen yetkilerin yazılmasının yeterli olduğu,

            2- Noterlik Kanununun 79 ncu maddesi hükmüne uygun olarak, iş kağıdına müstenidat şerhinin verilmesinin ve müstenidat olan vekaletnamenin dairede saklanacak aslı ile ilgiliye verilecek örneklere eklenmesinin gerektiği,

            3- Yazı ekinde alınıp incelenen vekaletnameye, müstenidatın da eklenmesi halinde bu vekaletnameye dayanılarak işlem yapılabileceği, düşünülmüştür. TNB 1996/5 sayılı genelge

     Asilin resminin bulunduğu vekaletname örneği tevkil belgesine Kanun gereğince eklendiğinden, tevkil yetkisine dayanarak vekilin başka bir avukatı tevkil etmesi halinde vekilin resminin yapıştırılmasına gerek yoktur.(TNB 1998/13 sayılı genelge)

    Vekilin tevkil yetkisine dayalı olarak bir başkasını vekil tayin etmesi halinde ise, vekaletnameye müstenidat vekaletnamenin aslı veya onaylı bir suretinin (fotokopi) bağlanması gerekmektedir  TNB 1994/58 sayılı genelge

    Bir avukatın değişik işler için aldığı vekaletnameleri başka bir avukata devretmesi halinde, devredilen her bir vekaletname ayrı işlem kabul edilerek ayrı ayrı harç alınmasının Harçlar Kanunumuza uygun olacağı düşünülmektedir. TNB 1993/39 sayılı genlge

    Uygulamada, özel vekaletname ile vekil kendi kendisi ile sözleşme yapamaz. Ancak bu hususu kanunlarımızda yasaklayan bir hüküm ve mevzuat bulunmamaktadır. Kanaatimizce iki ayrı sıfatın tek kişide toplanması akdin niteliği bakımından mümkün olamamalıdır.

    Vekaleti veren ilgili vekiline başkalarını da vekil tayin etme yetkisi verirse vekil verilen vekaletnamedeki yetki sınırlarını aşmamak kaydı ile başkalarını da vekil tayin edebilir. Vekil vekalet verenin müdahale ve rızası olmaksızın ve vekil etme yetkisine de sahip değil iken başkasını vekil etmekle o fiilinden kendi yapmış olduğu gibi sorumlu sayılır. Vekil, vekil etmeye yetkili olduğu halde dahi vekil ederken ihtiyat ve ihtimam göstermek zorundadır

Açıkça tevkil yazmasa da vekaletname tanzimi ve imzaya yazarsa tevkil yetkisi verilmiş sayılır.İlk vekalet  istenir, ve eklenir.

Avukatın tevkilen onayladığı vekalet.  TNB1984/49.sayılı genelge.

ÖLÜMDEN SONRA GEÇERLİ VEKALET

-Yapılır.Vekalet içine 'Ölümden sonra geçerli olmak üzere diye yazılır. Ölüm halinde mirasçılar mirası reddetmezse  mirasçıları da bağlar.Fakat azil yetkileri vardır..

 Borçlar kanununun 397 nci maddesinin genel ifadesi uyarınca, tüm vekaletnamelere ölümden sonra da geçerli olacağına dair hüküm konulabilir.TNB 1995/28 sayılı genelge NH C3.517

YAPILMASI YASAK OLAN VEKALETLER

 

1.Ana-baba ile çocuğun çıkarları çatışıyorsa,bir vasinin iştiraki ile hakimin onayı alınarak vekalet yapılır.Bu durumda veli hakkında vesayet hükümleri uygulanır.

VASİ -VELİ(Küçük ile çıkarları çatışırsa) -bağış,yapamaz,vakıf kuramaz.Kefalet edemez. ve bu konularda vekalet düzenleyemez.(MK.269, 271, 392 md.)

2.VASİ_KAYYUM,MK.405-406.mad.göre,hakimden izin almadıkça küçük ve mahcur adına vekalet yapamaz.  

3.Şahsa sıkı sıkıya bağlı işlerde vekaletname tanzim edilemez. .(MK.16/2 md.)

4.Evlilik akdi,nişan için vekalet yapılmaz.(MK 97-109 md).

5.Evlilik dışı çocuğun tanınması beyanı için vekalet olmaz.Velayet hakkının kullanılması için vekalet olmaz.   

6.Vasiyetname  için vekaletname düzenlenemez.(MK.680 md. vd.)

7.Yemin,yüzleştirme,sulh teşebbüsü,vesaire kanunun şahsen yapmasını istediği işler.

8.Meslek sırrının korunması için şahsen yapılması gereken işlerde vekalet olmaz.

9.Şirket ve derneklerin temsil hususu saptandıktan sonra vekalet yapılır.

10.KANUNA AYKIRI,AHLAKA,KAMU DÜZENİNE AYKIRI işler için vekaletname olmaz.(BK.19 md)

11.Maddi fiil icrası için vekaletname olmaz.

12.Ölüme bağlı tasarruf için vekaletname olmaz.

13.Haksız fiil icrası için vekaletname olmaz.

14.Mahkemeler de normal iş dışı, avukatların yetkileri için vekalet yapılamaz.

15.Cayma şartlı vekalet yasak.NH.C.3.509.

16.Üçüncü şahsın noter personelini vekil etmesi halinde vekalet yapılır.( 93/61 sy gen)

ÖZEL YETKİ GEREKTİREN DURUMLAR

 (NH.C3 528-D-3, TNB 1984/38sy gen.)

1.Dava açmak.

2.Bağışlamak.

3.Tevkil yetkisi

4.Hakimin reddi.

5.Ahzu kabza.

6.Mirasın reddi.

7.Hakime tazminat.

8.Islah.

9.Yargılamanın iadesi.

10.Haciz ve Haczin fekki.

11.Sulh olmak

12.Tahkim.

13.İbra.

14.Davayı kabul,feragat,vazgeçme.

15.Anayasa mahkemesinde dava açmak.

16.Konkordato talebi,muvafakat.

17.Yemin kabul veya reddi

18.Zina suçundan şikayet.C.3.526.

19.Kambiyo taahhüdü,senet izini almak.

20.Taşınmaz devri, irtifak, vesaire

21.Tapuya şerh olacak kira sözleşmesi.

Özel yetki gerektiren durumlardır.. Matbu vekaletnamelerde yer almaz.

VEKALETLE İLGİLİ SUÇLAR:

-Yetkisiz işlem yapmak.

-Vekil bilgilerini yanlış yazmak.( Disiplin Kurulu Ör.Karar )

VEKALET GÖREVİNİ SUİSTİMAL
TÜRK KANUNLARI TARAFINDAN KENDİSİNE YETKİ VERİLEN RESMİ MAKAMLAR

1- 1111 sayılı Askerlik Kanununun 61. maddesine göre askeri Hakimler, bölük komutanları, erlerin bulunduğu müessese amirleri, Askerlik. şube başkanları, Askerlerin vekaletnamelerini düzenleyebilirler veya onaylayabilirler.

2-4353 sayılı yasanın 19 ncu maddesi muhakemat umum müdürlüğüne muhakemat müdürlüğü olmayan yerlerde defterdar ve mal müdürlerine hazine ile ilgili davalarda vekil olduklarının yazı ile bildirilmesi yeterlidir.

3- HUMK. madde 65 son Resmi Dairelerin vekillerine, bağlı oldukları daire amirinin vereceği vekaleti yeterli ve geçerli kabul etmiştir.

4-, Yabancı memleket, Noter ve konsolosluklarında yapılan vekaletnamelerde karşılıklı olmak koşuluyla geçerlidir. Yabancı ülkelerde Türk Vatandaşları ile ilgili noterlik işleri Konsoloslar tarafından yapılmakta olup bu ülkelerde vekaletnameler de konsolosluklarda düzenlenmektedir. N.K 191 Md ve HUMK. nün 296 Md.

5- 1136 Avukatlık Kanunu 56. maddesi, kendisine verilen vekaletnamenin tastikli örneği ile tüm resmi dairelerde olduğu gibi noterliklerde de işlem yapmasına izin verilmiştir. (TNB. 26.2.1976 gün ve 621/8 sayılı genelge)

6- Vekaletname Düzenleme Yetkisi; Sulh mahkemeleri için Noterlerden başka bucak kurulu, köy ihtiyar kurulu ve sulh hakimine de verilmiştir. (YHGK.’nun 9.6.1937 gün ve 1-138-35 sayılı kararı bu şekildedir.)

TÜRK HUKUKUNDA VEKALET AKTİ YAPILAMAYACAK VE VEKALETNAME VERİLEMEYECEK İŞLEMLER

1- Nişanlanma TMK. Md 82-Bu husus tartışmalıdır ve nişanı bozma hakkı MK. 83 Md vd.

2- Evlenme (TMK. m 88 vd.)

3- Zina yapan, cana kast eden veya pek fena muamelede bulunan eşin affı (MK. 129-130 Md’ler)

4- Kocanın müşterek evi seçebilmesi (MK. m. 152)

5- Kocaya tanınan aile birliğini temsil hakkı (MK. m. 154)

6- Velayet hakkının kullanılması hakkı (MK. m. 262 vd.)

7- Vasiyet yapabilme hakkı (MK. m. 449)

8- Evlenmeye muvafakat hakkı,

9- Yemin, Yüzleştirme, sulh teşebbüsü gibi kanunun şahsen bulunmayı emrettiği hakları kullanma hakkı,

10- Meslek sırrını gerektiren konularda vekil ile temsil olmaz.

11- Bir hukuki işlemin yapılması engellenmiş ise bu konuda vekaletname de yapılamaz (1991/48 nolu genelge)

12- MK. 271 ve 269'a göre veli hakkında da vesayet hükümleri uygulanacağından MK. 392 uyarınca vasi veya veli çocuğun mallarını bağışlayamayacağı, kefalet edemeyeceği ve vakıf kuramayacağı için bu konuda vekalette veremez.

13-Ana baba ile çocuğun çıkarları çatışıyor ise bir vasi tayini ve gerekiyorsa vesayet makamının izni gerekir.

14- MK. 298 maddeye göre evlilik dışında doğan çocuklara da kayyım tayin edilir. Babalık davası sonunda vasi tayin olunur. Bu sebeplerle bu durumdaki ana ve baba çocuk adına vekalet veremez.

 

BANDROL YAPIŞTIRILMASI ZORUNLU VEKALETNAMELER

1-Her türlü oto satışına veya alımına yetki veren vekaletnameler,

2-Trafik işlerini takip için yapılan vekaletnameler (1990/24 sayılı genelge)

VEKALETNAMELERDE DiL

     Türk Hukukuna göre Noterliklerde kullanılmakta olan resmi dil Türkçe'dir. Noterlik Kanununun 74. maddesinde ilgili Türkçe bilmiyor ise yeminli bir tercüman bulundurulur denilmektedir. Türk noterliklerinde işlemler Türkçe olarak düzenlenir, ilgililer veya ilgililerden biri Türkçe bilmiyor ise işlemin yapılması sırasında yeminli tercüman bulundurulur. Yapılan vekaletname düzenleme veya onaylama olsun metin yabancı dille hazırlanmış ise bu metnin yanısıra Türkçe tercümesi de yazılı olması gereklidir. Noter metnin yabancı dilini biliyorsa kendisi, bilmiyor ise bulunduracağı yeminli tercümanın her iki metnin birbirinin aynı olduğunu teyit etmesi ve Türkçe bilmeyen ilgililere bunun açıkça beyan edilmesi ve bu beyanın vekaletnameye yazılarak tercümanın vekaletnameye imzası alınarak işlem yapılır. Daha sonra noter ilgililerin kabulü üzerine işi onaylar.

    Noterler Türkçe bilmeyen yabancıların vekaletlerini yaparken yeminli tercüman bulundurma mecburiyetindedirler.

VEKALET VERECEKLER

    Vekaletnameyi verenin ilgilinin Medeni haklarını (MK 10 Md uyarınca )kullanma ehliyetine sahip olması gereklidir.

    Türkiye'de Rüşt yaşı 18'dir.

    Evlilik kişiyi reşit kılar.

    15 yaşını ikmal eden küçük kendi rızası ile ana babanın muvafakati ile asliye mahkemesinden hakim hükmü ile reşit kılınabilir (Kazai Rüşt)

   Bizzat kendileri vekalet verebilecek gerçek kişiler tam ehliyetli kişilerdir.

   Temsilci aracılığı ile vekalet verecek gerçek kişiler

   Velayetten verilen vekaletnameler, vesayet altına alınmış kişilerin adına vekaletname verme hakkı vasilerine aittir.

 

A) EHLİYETLİLER:

a) TAM EHLİYETLİ GERÇEK KİŞİLER: Yasa tarafından vekaleten görülmesi gereken işler dışında her konuda dile­diği şekil ve kapsamda gerek vekil olabilirler ve gerekse vekalet verebilirler.

b) SINIRLI EHLİYETLİ GERÇEK KİŞİLER: Bu kişiler gerçek anlamda ehliyetli olmalarına karşı ehliyetleri bazı konularda sınırlandırılmıştır. MK'nun 379. m. göre kendilerine kanuni müşavir tayin edilenler bazı işlemleri yapabilmeleri için müşavirin oyunu almaları lazımdır. Ve bu işler için verecekleri vekaletnamelerde dahi müşavirin oyu gereklidir.

B) EHLİYETSİZLER;

a) TAM EHLİYETSİZLER; Bu kişiler mümeyyiz olmayan kişilerdir, hiç bir suretle biz­zat vekalet veremezler. (Yasal temsilcileri aracılığıyla yasal sınırlamaları içinde vekalet­name verme halleri ayrıktır.)

b) SINIRLI EHLİYETSİZLER; Bunlar kural olarak ehliyetsiz olmalarına karşın bazı hukuki iş ve işlemleri yapmalarına olanak tanınmıştır. Bu kişiler mümeyyiz küçükler ve mahcurlardır. Mümeyyiz bulunan küçükler ve mahcurlar kanuni mümessillerinin rızası olmadıkça bizzat kendi tasarrufları ile vekaletname veremezler, ivazsız, karşılıksız alımda ve münhasıran şahsa bağlı hakları kullanmakta bu rızaya muhtaç değildirler. Bu nedenle şahsa bağlı hakların kullanılabilmesi için yetki verilmesini kapsayan vekaletnameler düzenleyebilirler veya bu tür vekaletnamelerdeki imzayı onaylatabilirler.

KİŞİYE SIKI SIKIYA BAĞLI HAKLAR

   Kazai rüştü talep hakkı M.K. m. 12.

   Şahsiyet hk’larına tecavüzün men'ini talep hak. MK. m. 24

   İsmi ihtilafa mahal veren kimseye tanınan "Himaye'yi talep hakkı MK. m. 25.

   Evlenmenin iptalini talep hakkı MK. m. 116 vd.

   İsmin değiştirilmesini isteme hakkı MK. m. 26.

   Boşanma davası açma hakkı MK. m. 129 vd.

   Nesebi red hakkı MK. m. 240.

   Nesebin düzeltilmesini ve iptalini talep hakkı MK. m. 249 ve 251.

   Evlat edinme hakkı M.K. m. 253 vd.

   Evlatlık bağının kaldırılmasını talep hakkı MK. m. 258.

   Evlilik dışı çocuğu tanıma hakkı MK. m. 291.

   Tanımaya itiraz hakkı MK. m. 293 ve 299. Babalık davası açma hakkı MK. m. 295 vd.

   Genellikle kanuni temsilciye tanınan izin veya icazet verme hakları (Nişanlanma, evlenme, evlat edinme vs.)

   İhtiyari hacri talep hakkı MK. m. 358.

   Genellikle manevi tazminat talep etme hakkı BK. m. 49, MK. m. 85 vd.

   Bağışı iptal hakkı BK. m. 244

   Buna karşı aşağıdaki hakların kullanılabilmesi için temsil yetkisi verilmesine cevaz tanımak gerekir;

   Nişanlanma MK. m. 82 (Bu hs. ihtilaflıdır) ve nişanı bozma hakkı MK. m. 83 vd.

   Evlenme MK. m. 88 vd.

   Zina yapan, cana kast eden veya pek fena muamelede bulunan eşin affı MK. m. 129 ve 130.

   Kocanın müşterek evi seçebilmesi MK. m. 152.

   Kocaya tanınan birliği temsil hakkı MK. m.154

   Velayet hakkının kullanılması MK. m. 262 vd.

   Vasiyet yapabilme hakkı MK. m. 449

TÜZEL KİŞİLERDE Vekaletname verenin tüzel kişi olduğu hallerde bu kişiler adlarından anlaşılacağı üzere yasa ile oluşturulan ve çeşitli alanlarda faaliyet gösteren kuruluşlardır (örn. Şirketler, dernekler, sendikalar, vakıflarıdır.) Bunların tüzük statü ve sözleşmelerinde temsil hususu saptandıktan sonra temsilcileri vasıtası ile eğer medeni hakları kullanma hakkına sahip iseler kanun ve nizamnamelere göre temsilcileri vasıtası ile vekalet akdini yapabilir ve vekaletname verebilirler

VEKİL OLACAKLAR DA

    Gerçek kişi olarak vekil tayin edilecek kişinin medeni hakları kullanma ehliyetine haiz olması gerekmektedir.

    Tüzel kişinin vekil olmasını engelleyen herhangi bir yasal düzenleme yoktur. Fakat bu durumda Vekil bölümüne “tüzel kişiyi temsil ve ilzama yetkili olan kişileri vekil tayin ettim.” şeklinde vekaletnameye yazılmalıdır.

   Vekaleten verilen vekaletnameler tam ehliyetli gerçek kişilerin işlerini gördürebilmeleri için vekillerine verdikleri vekaletnameler ile vekillerin müvekkil adına verdikleri vekaletnamelerdir. (Vekile verilen vekaletnamelerde tevkil yetkisinin bulunması lazımdır ve verilen yetkilerinin sınırının aşılmaması gerekmektedir.)

 

LA HAYE KONVANSİYONU

Türkiye 5.10.1961 tarihli Lahaye sözleşmesini   16.9.1984  tarih  ve   18517  sayılı   Resmi Gazetede yayınlayarak bu sözleşmenin hükümlerini kabul etmiştir. Bu anlaşma uyarınca noter" senetleri resmi belge sayılmıştır.

Noterlerce düzenlenen resmi belgelerde bu La Haye konvansiyonun şartlarına uyulmaktadır. Şöyle ki; Akit devletlerden her biri gibi Türkiye de bu sözleşmenin uygulama alanına giren ve kendi ülkesinde kullanılacak olan belgeleri tasdik işlemlerinden bağışık tutmaktadır. Sözleşmenin 4 ncü

maddesine uygun olarak tasdik şerhi konulmak­tadır. Tasdik şerhi Türkçe olarak ta yazılmıştır, ve apostille Convention de La haye Du 5 Octobre 1961 başlığı Fransızca olarak belirtilmektedir.

Tasdik şerhi apostil öngörülmüştür, ancak Serbest dolaşım sözleşmeleri imzalayan devletler için geçerlidir.

Öze kanun hükümleri ve La haye anlaşması ve diğer" uluslararası anlaşmaların hükümleri saklıdır

VEKALETİN SONA ERMESİ

     Vekalet aktinin sona erme sebepleri ve sonuçları Borçlar Kanunu 396-398. maddeleri ile düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre;

a) İş görme borcunun ödenmesi,

b) Vekaletten azil ya da istifa,

c) Ölüm, yeteneksizlik ya da iflas nedeniyle vekalet akti sona erer.

 

 Vekaletname belli bir süre için verilmiş ise sürenin hitamında geçerliliği biter.

     İstifa ve Azil; BK.nun 396. m. göre vekaletten azil ve ondan istifa her zaman mümkündür.  Ancak uygun olmayan bir zamanda vekaletten azil veya ondan istifa eden kimse diğerinin zararını ödemek zorundadır.

   Ölüm, Ehliyetsizlik, iflas; Aksi sözleşmeden veya işin niteliğinden anlaşılmadıkça vekalet gerek müvekkilin ve gerek vekilin ölümü, ehliyetsizliği ve iflası ile son bulur. Ancak vekaletnamenin son bulması müvekkilin menfaatlerini tehlikeye koymakta ise müvekkil veya mirasçısı veya mümessili bizzat işlerini görebilecek hale gelinceye kadar vekil veya mirasçısı veya mümessili vekaletnameyi yürütmeye yükümlüdür.

   Müvekkil veya mirasçıları vekilin vekaletnamem sona erdiğini öğrenmeden yaptığı muamelelerden vekalet halen mevcut imiş gibi sorumludur. (BK 398. m.)

   Avukatın baro kaydı silinince

   Konusuz kalınca.

   Tüzel kişilik sona erince.

   Gaiplik

   Vekil,müvekkil iflası,haczi

 Vekalet sona erer

    Bu itibarla, velisi tarafından küçüğe atanmış bulunan vekilin vekaleti, küçüğün reşit olmasıyla sona ermez. TNB 1991/28 sayılı genelge

   Vekaletin devamlılığı için, Yasa koyucu bu kuralın yanında birde istisna belirlemiş bulunmaktadır, vekaletin ölümden ehliyetin ortadan kalkmasından veya iflastan sonra da devam edeceği anlaşma ile ve işin mahiyeti gereği mümkün olacaktır. (BK. 397 md

   Borçlar kanununun 397 nci maddesinin genel ifadesi uyarınca, tüm vekaletnamelere ölümden sonra da geçerli olacağına dair hüküm konulabileceği düşünülmektedir.TNB 1995/28 sayılı genelge

 

 

VEZNE                

DeğERLİ  Kağıt          

     İlk sayfa için iki değerli kağıt  alınır.Tek sayfa olsa da iki sayfa değerli kağıt bedeli alınır. Bir sayfa  vekalet yazılsa da iki sayfa değerli kağıt alınır. İkinci kağıttan bedel alınmaz. Üç ve daha fazla kağıt için ise kağıt sayısı kadar  ve her ilave kağıt için 1 değerli kağıt alınır. Müstenitler için eklene kağıtlardan vekaletname tek kağıtta bitse de ayrıca 1996747 sayılı genelge uyarınca değerli kağıt bedeli alınır.

 

Harç Vergisi              

 Genel veya özel vekalet harcı alınır. Değer olsa da yani belli bir miktar için yetki verilse de maktu harç alınır harçlar alınır.(NH.C.3.508.509 sayfa, 84/57sy gen)Sıfatlara göre harç alınır. 1993/59..

 

Damga Vergisi          

     Genel olarak DAMGA VERGİSİ yoktur. Değer olsa da yani belli bir miktar için yetki verilse de damga vergisi alınmaz. Taahhüt içeren vekaletnamelerden maktu damgaya tabi olanlardan maktu damga vergisi, nisbi damgaya tabi olanlardan da nisbi damga vergisi alınır. TNB 1996/53 sayılı genelge ve TNB 1989/62 sayılı genelgeler

Yazı  ücreti   

    Harçlar Kanununun 135 maddesine göre 50 harf bir satır,1000 harf veya 20 satır 1 sahife üzerinden yazı ücreti alınır. Örneğin,1001 harf olması halinde 2 sahife yazı alınır.

      

Karşılaştırma ücreti 

  Harçlar Kanununun 135 maddesine göre 50 harf bir satır,1000 harf veya 20 satır 1 sahife üzerinden karşılaştırma ücreti alınır. Örneğin,1001 harf olması halinde 2 sahife karşılaştırma ücreti alınır.

 

Kimlik veya belge eklenmesi halinde de evraklar biri diğerinin tamamlayıcısı ise toplam harf sayısına göre aksi halde her belge veya kimliği ayrı ayrı hesaplayarak  karşılaştırma veya yazı almak gerektiği kanısındayım.

KONUYLA İLGİLİ YARGI KARARLARI

 

Bu konuda işlemin vekil tarafından yapılması mümkündür. Yargıtay 2.HD 46/45 Es, 46/451 Kar. Uyarınca bu yetkinin sarih alarak yazılması gerekir.