Ağır çalışma koşullarına rağmen büyük bir mesleki mücadele veren
ve en zor koşullar altında dahi yılmadan "Adalet" savaşını
sürdüren meslektaşlarım NOTERLER ve Türk Hukukçuları ile “Hukukun üstünlüğü” ilkesine inanan tüm Hukuk severlere
adanmıştır.
|
Düzenleyen
|
:
|
Cemal AFACAN Adalar Noteri 0 505 6231440 adalar@tnb.org.tr
|
VEKALETNAME
(NH.C3.508)
Borçlar
Kanunumuzun 386 ile 398. maddeleri arasında düzenlenmiştir.
TANIMI
Gerçek
veya tüzel kişilerin Herhangi
bir veya daha fazla işlemin kendi adına
yapılıp sonuçlandırılması için bir başka
şahsa yetki veren tek taraflı yazılı irade beyanına denir.
Sözlük anlamına göre vekaletname
bir vekalet belgesidir.
Vekalet
akdi Türk Hukukundaki diğer tüm akitler gibi şekle tabi değildir.
ÇEŞİTLERİ
a.)
Yapılışına göre
1.Düzenleme şeklinde
vekaletname
NK84
- 89 Md uyarınca ilgilinin nüfus cüzdanı veya pasaport’u esas alınarak resen
yapılan ve içeriği tamamen noterlikçe tutanak şeklinde yazılan vekaletnamelere
denir.
Bizzat noter tarafından noterlik dairesinde veya mahallinde
tutanak şeklinde yapılır.
Düzenleme vekaletler 1 asıl olur, bu asıl
ilgilinin imzasını taşır ve dairede saklanır. İlgililere verilenler genel
olarak surettir. Surette ilgilinin imzası olmaz. İlgilinin kimliği vekalete eklenir. Nüfus
kaydı ile düzenleme vekaletname
düzenlenemez. ( TNB 1978/19. sy gen)
İlgili
isterse daha fazla asıl yapılabilir. Fakat bu durumda asıl için alınan harçlar
verilen asıl sayısı kadar çoğaltılır.
NK 80 Md ve NK. Yön.93 Md uyarınca tapuda
yapılacak işlemlerle ilgili verilecek vekaletnameler ile diğer yasalarca
fotoğraflı olması öngörülen vekaletnamelere fotoğraf yapıştırılır.
Düzenleme
olarak yapılacak vekaletnameler;
1.Tapuda yapılması gereken işlemler için
verilen vekaletler. (Mutlaka nüfus cüzdanı veya pasaporta göre yapılır.)
2. Düzenleme yapılacak işlemler için
verilen vekaletler.
3. Onaylama yapılması gereken vekaleti
ilgili düzenleme yapılmasını isterse.
4. Düzenleme vekaletten tevkil yoluyla yapılan
yeni vekalet de düzenleme olur.
2. Onaylama vekaletname
Vekaletname içeriği dışarıda yazılarak
veya noterlikte ilgilisince yazdırılan ve sadece vekaletname içeriği değil,
vekaletname altındaki ilgili yada ilgililere ait imzanın NK 90 – 93 Md ‘ler uyarıca onanması yoluyla
yapılan vekaletnamelerdir.
En
az 2 asıl olur, bunlar ilgili tarafından imzalanır. Aslılardan biri bizde
kalır, bir aslı ilgiliye verilir,diğer nüshalar ise suret olarak
yapılır.Suretlerde ilgilinin imzası
yerine aslında imzası vardır. İbaresi yer alır.
İlgililer isterse daha fazla asıl yapılabilir.
Bu halde verilen fazla her asıl için
asılın vergileri kadar
artırılarak vergi alınır.
ONAYLAMA ŞERHİNDE
b.)Verilen yetkilere ve içeriğine göre
1.Genel vekaletname (1.1)
İçeriğinde birden fazla yetki bulunan ve
birden fazla işin yapılması ve neticelendirilmesi için kullanılabilen vekaletnamelere denir
2. Özel vekaletname (1.2)
Belli bir işi sonuçlandırmak için verilen
vekalet özel vekalettir. B.K 386 ve sonrası ve HUMK'nun 62
ve 63 maddeleri uyarınca, münhasıran bir işin yapılması ve neticelendirilmesi
için yetki veren vekalet belgesine
denir. Emekli
maaşı,SSK para çekme, telefon bağlatma vesaire için ayrı ayrı verilen vekaletnameler özel vekalettir.
3.Taahhüt içeren
vekaletnameler (1.3)
Örneğin
“vekilin azli halinde durumu vergi
dairesine bildireceğimi, bildirmeme halinde bundan doğan zararı peşinen kabul
ettiğimi ve bu nedenle vergi dairesinden herhangi bir talepte bulunmayacağımı
kabul ve taahhüt ederim” şeklinde vekalet
içinde ilgili aynı zamanda taahhüt de
bulunan vekaletnamelere denir. Maktu damga
vergisi alınır. (TNB 1989/62 sayılı genelge)
Söz konusu vekâletname ve bu vekaletname
üzerinde yer alan ve diğer gösterilmesi zorunlu kağıtlar meyanın da bulunmayan
taahhüt metni, iki ayrı hukuki muameleyi ihtiva etmekle birlikte bu kağıtla,
ilgili işlemlerin, 492 sayılı Kanunun 46 ncı maddesindeki (birbirleriyle ilgili
işler bir arada bulunursa en yüksek harç alınmasını gerektiren iş üzerinden bir
harç alınır) hükmü çerçevesinde, harca tabi tutulması gerekir.
c.)Süreye göre
1.Süresiz vekaletname
Herhangi bir süre
sınırlaması olmayan ve azil olmadığı
sürece geçerli olan vekaletnamelerdir.
Vekaletname tek taraflı
irade beyanı olması nedeniyle
sözleşmelerle ilgili 10 yıllık zamanaşımı süresi burada uygulanmaz.
2. Süreli vekaletname
Belli bir süre geçerli olmak üzere verilen
ve süre sonunda geçerliliğini yitiren vekaletnamelerdir.
Başlık kısmında DİKKAT SÜRELİDİR
yazılması yararlı olur..Süreli vekaletlerde mutlaka süre hem rakamla hem de
yazıyla işlem metninin içerisine yazılır.Çelişkili
bir durum yaratmamak için son günün mesai günü olmasına dikkat edilip
vekaletnameye “son günün mesai saati bitimine kadar geçerlidir..” şeklinde şerh
yazılmalıdır.. Belirli tarihler arası süre de yazılabilir. Süre vekalet metni
içerisine yazılmalıdır.( TNB 1990/53 ,1991/65
sy gen)
DİGER ÇEŞİTLERİ
** A **
ARAÇLA İLGİLİ
VEKALETLER
ARAÇ SATIŞ
VEKALETİ
Fotoğraflı yapılır. 1993/81. (Fotoğrafsız yapılması disiplin suçudur.(19.4.2001 TNB. DKK)
İlgilinin kimliği eklenir. TNB1996/1 sayılı genelge,
Bandrol yapışır. TNB 1990/1 sayılı genelge.
Araç vekaletleri, Matbu olarak yapılamaz. Yazılar arasında, kağıt
içinde boşluk bırakılamaz. Alıcı isminde çıkıntı yapılamaz, TNB 1990/1,1991/56
sayılı genelge
Vekalet süreli olacaksa vekaletin üst kısmına dikkat çekecek şekilde DİKKAT SÜRELİDİR yazılır. Vekaletin
içine”.../.../...(rakamla)-ayrıca....yılı,....ayı....günü (yazıyla) mesai
bitimine kadar geçerlidir” diye yazılır. TNB 1990/53.sayılı genelge
-TESCİLE tabi bir motorlu aracı satmaya yetkili
bulunan vekilin,bu aracın bir bölümünün satması için açık yetki olmalıdır. “TNB
1992/14 sayılı genelge
-Faturalı satışta plaka çıkmadıysa
tescil vekaleti yazılır,plakasız olarak satmaya yetki veren vekaletname
yazılabilir.Trafik bu vekalete yeni plakayı yazar ve satışta buna göre yapılabilir.
MÜLKİYETİ
MUHAFAZALI SATIŞ VEKALETİ
-Asıl sözleşmenin düzenleme
şeklinde yapılması zorunlu olması nedeniyle vekaletnamenin de Düzenleme
şeklinde yapılması gerekir.
MOTORLU ARAÇ satış ticareti yapan
faaliyet belgesine sahip özel ve tüzel kişilerin fatura ile satışını yaptıkları
araçların mülkiyeti muhafaza kaydı ile satışının yapılması için verecekleri
vekalete motorlu araç satış faaliyet belgesinin bir örneğinin müstenidat olarak
eklenmesi gerekir.(1992/23 say. Gen)
MALÜL ARACI SATIŞ VEKALETİ ve SATIŞ
İŞLEMLERİ:
İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel
Müdürlüğü'nün 09.07.2001 tarih ve 168997 sayılı yazıda;
"Konu ile ilgili olarak kuruluşlarımıza gönderilen 15.06.2001
tarih ve 109 sayılı genelgemizde; malul ve sakatlar tarafından ithal edilerek
getirilen araçların malul ve sakat olmayanlara gümrük vergileri tahsil
edilmeden satışı, hibesi ve devrinin mümkün olmadığı, ayrıca bu araçların
intifaının mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair şekillerde akden devri ile
tasarruf hakkının vekaletnameye istinaden devredilmesi, satış hükmünde olup,
noter ve trafik kuruluşları bu konuda herhangi bir işlem yapmadan Maliye ve
Gümrük Bakanlığının iznini aramak zorunda oldukları hususu belirtilmiştir.
ARAÇ KULLANMAYA
YETKİ VEREN VEKALETNAME
Gümrük Müsteşarlığı,
Gümrükler Kontrol Genel Müdürlüğünün bu konudaki 8.12.1994 tarihli Trp. Tak.
Şb. Md. Ks. 2-8581 sayılı yazılarında;
Belirli bir süre için geçici olarak yurda
sokulan, müddeti dolduğunda yurtdışına çıkarılması gereken ve ithal işlemi
görmeden yurtiçinde satışı mümkün olmayan yabancılara ait mavi plakalı kara
nakil vasıtaları, esas itibariyle aile ünitesinin kullanmasına yöneliktir.
Ruhsat sahibine gördüğü hizmet gereği tahsil edilen böyle bir aracın, o kişinin
eşi veya beraber oturduğu çocukları haricinde başkaları tarafından
kullanılmasının mümkün olmadığı 15.3.1990 gün ve 68 sayılı genelge ile
açıklanmış ve aynı gerekçelerle vekaletname verilmek suretiyle taşıt
kullandırılmasının söz konusu olamaz.(Mavi plakalı aracı kullandırma vekaleti olmaz.)TNB 1995/5 sayılı genelge
Yabancılara verilen (MA – MZ) arasındaki
grup plakalı araçlar tescil belgesi
dışındaki şahıslarca kullanılamayacağından bu guruptaki araçların başka kişi
veya kuruluşlarca kullanılmasına yetki veren vekaletnamelerin Noterliklerde
düzenlenmemesi gerekir. TNB 2003/14 sayılı genelge
ARAÇI YURTDIŞINA
ÇIKARMA VEKALETİ
MÜLKİYETİ
MUHAFAZALI-REHİNLİ-ŞERHLİ ARACI YURT DIŞINA ÇIKARMA VEKALETİ
Mülkiyeti
muhafazalı ve rehinli araçların yurtdışına çıkarılmasına yetki veren vekaletnamelerin
noterliklerde yapılabilir,
Sadece aracın yurtdışına götürülüp
getirilmesine, gümrük idareleri nezdindesi işlemlerin takip ve
sonuçlandırılmasına ve taşıtla ilgili işlemlerin taşıt sahibi adına yapılmasına
yetki veren vekaletnameler yapılabilir. Ancak araç üzerinde herhangi bir
tasarruf hakkının devrine yetki veren vekaletnamelerin yapılması için ise
mutlak surette alacaklının izninin alınması gerekir. TNB 1995/6 sayılı genelge
HACİZLİ TAŞITIN
YURT DIŞINA ÇIKARILMASI VEKALETİ
Hacizli
araçların yurtdışına çıkarılmasına yetki veren vekaletnamelerin ise İcra ve
İflas Kanunun 86. maddesi uyarınca, alacaklının muvafakat ve icra müdürlüğünün
izniyle yapılabilir. TNB
1995/6 sayılı genelge.
ARAÇ ALIM
VEKALETİ
Taşıt Alımı konusunda verilen vekaletnamelere, vekalet verenin kimlik
fotokopilerinin eklenmesi gerekmektedir.
TNB1997/44 sy genelge
Bandrol yapışır.Bilhassa bandrollerin sıra numarasını takip eder şekilde kullanılmasına dikkat
edecektir TNB 1990/1 sy genelge
MÜLKİYETİ MUHAFAZALI TAŞIT ALIM VEKALETİ
Mülkiyeti muhafazalı satış işlemi düzenleme
şeklinde olması nedeniyle, İşlemin
yapılmasını sağlayacak vekaletnamelerinde Düzenleme şeklinde yapılması gerekir.
Resim yapıştırılır NK Yön 93 Md.
.ARAÇ TESCİL
VEKALETİ:
Onaylama şeklinde yapılır.
Sadece bandrol yapışır. Resim
yapıştırılmaz ve kimlik fotokopisi eklemeye gerek yoktur.
AVUKAT
VEKALETNAMESİ
Onaylama genel vekalettir.
Boşanma
davaları ile ilgili vekaletnamelere FOTOĞRAF yapıştırılması zorunlu olup
fotoğrafsız düzenlenmemelidir. NK 80 Md ile NK Yön. 93 Md. K fıkrası (TNB
1993/81 say.genelge )
Fakat asilin
resminin bulunduğu vekaletname örneği tevkil belgesine Kanun gereğince
eklendiğinden, tevkil yetkisine dayanarak vekilin başka bir avukatı tevkil etmesi
halinde vekilin resminin yapıştırılmasına gerek yoktur. (TNB.1998/13. sayılı gen.)
Aynı sıfatla hareket edenlerde imza
tektir.
Değişik sıfatlarla hareket edilirse her
sıfat için ayrı imza verilir. ( Örneğin Kendi adına asaleten,bir başkası için
vekaleten veya temsilen hareket ediliyorsa iki imza vardır.)
Bir avukatın değişik işler için aldığı
vekaletnameleri başka bir avukata devretmesi halinde, devredilen her bir
vekaletname ayrı işlem kabul edilerek ayrı ayrı harç alınması gerekmektedir TNB. 1993/39. sy.
genelge
197 sıra
nolu gelir vergisi tebliğine göre avukat vekaletnamelerinde 1989 yılından
itibaren
a. Vekaletname verilenin adı, soyadı, unvanı, adresi,
b. Vekaletname verilenin varsa geliri veya kurumlar
vergisi yönünden bağlı bulunduğu vergi dairesi, vergi dairesi sicil (hesap)
numarası,
c. Vekaletname verilenin adı, soyadı, unvanı, adresi,
d. Vekaletname verilenin varsa bağlı bulunduğu vergi
dairesi, vergi dairesi sicil (hesap) numarası,
e. Vekaletname verilen avukat ise, bağlı
bulunduğu baro, ile ilgili bilgilerin de,vekaletnamelerde bulunması mecburidir.TNB.1995/44 sayılı genelge.
Bir
avukata veya bir işverene bağlı olarak çalıştığı için Vergi Dairesi
mükellefiyet kaydı olmayan avukatlara (stajyer avukatlar dahil) vekâletname
verildiği takdirde, vekâlet alan avukatın (veya stajyer avukatın) adı ve soyadı
ile birlikte, bağlı olarak çalıştığı avukatın veya işverenin adı, soyadı
(unvanı), bağlı bulunduğu vergi dairesi ve sicil numarası da vekalet-nameye
yazılacaktır. TNB.1990/34 sayılı genelge
Ortak avukatlarda vergi
dairesine kayıtlı avukatın vergi dairesi ve vergi numarası,diğer avukatların
SSK numarası yazılır. TNB.
1991/86,1995/44,1996/28 sayılı genelgeler.
Boşanma ve nafaka davaları
vekaleti FOTOĞRAFLI olur. (TNB 1993/81 sayılı genelge) Ve vekaletname
metnine bu yetkiler özel olarak yazılır.,
Bu itibarla, ileride herhangi bir ihtilafa meydan verilmemesi bakımından
bu çeşit matbu vekaletnamelerde «başkalarını tevkil etme yetkisinin tüm
yetkilerin en sonuna yazılması veya daha önce yazılmış ise. bu cümleden sonra
verilecek diğer yetkileri de devredebileceği hususunun açık bir şekilde metinde
ifade 'edilmesi gerekir.
Borçlar
Kanununun 388/3 ncü maddesi hükmü karşısında avukat tutma yetkisinin dava açma
yetkisini kapsamadığı sonucuna varılmış olup bu hususada dikkat edilmesi
yerinde olur.
(TNB 1988/80
sayılı genelge)
HÜKÜMLÜLERİN
VERDİĞİ VEKALET
1 (Bir) yıldan az hüküm
giyenlerle ile hükümlü olmayan
tutukluların vekaletnameleri yapılabilir. 1 Yıldan fazla ceza alanlara vasi
tayini gerekir. Bu işlem savcılıkça resen yapılmaktadır. Yapılmamış ise vasi tayin ettirilip vekaletnameyi vasi
verir.
TMK Madde 407.- (Eski 357 Md ) Bir
yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkûm olan her ergin
kısıtlanır.
Cezayı
yerine getirmekle görevli makam, böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye
başladığını, kendisine vasi atanmak üzere hemen yetkili vesayet makamına
bildirmekle yükümlüdür.
TUTUKLULARIN
VERECEĞİ VEKALET
JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI ‘nın ISTH. : 06121-561-85/Em. ve Asyş. Sayılı 19 Aralık 1985 tarihli yazısına
göre
1 -
Karakollarda herhangi bir nedenle gözaltına alınan şahısların noter kanalı ile
avukatlarına veya diğer şahıslara vermek istedikleri vekaletnamenin, ilgililerce
ilk tahkikatın gizli olmasından bahisle izin verilmediği, Adalet Bakanlığından
bildirilmiştir.
2 - Ceza
Muhakemeleri Usulü Kanunun 136. maddesinde, maznun, tahkikatın herhal ve
derecesinde bir veya birden fazla müdafilin yardımına müracaat edebilir hükmü
mevcuttur. Kanunun bu maddesi ile tanınan hakkın kullanılması hazırlık
tahkikatının gizliliğini bozmamaktadır.
3 - Bu
itibarla, Jandarma Karakollarında herhangi bir sebeple gözaltına alınan ve
hazırlık soruşturması yürütülen şahısların istemleri halinde, Ceza Muhakemeleri
Usulü Kanununun 136. maddesi hükmü ışığında müdafii olarak bir avukatı
karakolda ve karakol komutanı veya yardımcısının huzurunda, noter kanalı ile
vekaletname verilmesinin sağlanmasını rica ederim. Denilmekte olup sanıklar göz
altında iken avukata vekalet verebilirler. TNB
1986/9 sy genelge
ÖZEL HALLER
Dava işlerini takip için
sadece avukat vekil olur. Dava işi dışındaki idari işleri avukat dışı kişiler
takip edebilir.
İş sahiplerinin yargı mercileri
ve adalet dairelerindeki işleri dışında, resmi dairelerdeki çekişmeli ve
çekişmesiz işlerini vekaletname vermek suretiyle üçüncü kişiler tarafından
takip ettirebilmeleri uygun görülmektedir.
TNB 1982/40 sayılı genelge ve Avukatlık Yasası
Vekâletnamelerde
bulunması istenilen bilgiler, mahkemelerin yazı işleri müdürlükleri ile icra ve
iflâs işleri müdürlükleri tarafından bilgi formu ile Bakanlığımıza bildirildiğinden,
ayrıca NOTERLER TARAFINDAN BİLGİ VERİLMESİ VEYA VEKÂLETNAME ÖRNEKLERİNİN
BAKANLIĞA GÖNDERİLMESİ GEREKMEMEKTEDİR. TNB 1990/3 sayılı genelge.
Kadastro
mahkemesinde eşlerin birbirine vekalet vermesi mümkündür .Menfaat çatışması
olmaması gerekir, eşlere bu konu
sorulmalıdır. (Ziya Gökçe NH C3 ..405, 509.sy)
-Özel yetki gereken konularda özel yetki
yoksa vekil işlem yapamaz. Özel yetkiler tek tek sayılmalıdır.NH C3.528-D3.
1.Dava açmak.Tevkille vekil
olan dava açamaz.
2.Bağışta bulunmak.
3.Tevkil yetkisi.
4.Hakimi red.
5.Ahzu kabz.
6.Mirası red.
7.Hakime tazminat.
8.Davayı Islah.
9.Yargılamanın iadesi.
10.Haczin fekki.
11.Sulh.
12.Tahkim.
13.İbra.
14.Davayı
kabul,feragat,vazgeçme.
15.Anayasa Mahkemesin.de
dava açmak.
16.Konkordato
talebi,muvafakat.
17.Yemin teklifi.,yemin kabulü.
18.Zina suçundan şikayet.
19.Kambiyo taahhüdü,senet
izin almak.
20.Taşınmaz
devri,irtifak..v.s.
21.Tapuya şerh olacak kira
sözleşmesi.
22.Duruşmadan
vareste tutulma talebi(ceza davasında).Ziya Gökçe NH C3.525.sf
-Sanığın gıyapta
cereyan edecek duruşmalara katılma yetkisi v.s.yazılır. yukarıda sayılan özel
durumlar için özel yetki gerekmekte olup bu yetkileri verip vermediği
ilgililere sorulmalıdır.
AVUKATIN VEKALET ÖRNEĞİNİ ONAYLAMASI
HALİNDE NOTERLİKTE BU VEKALETNAMELER MÜSTENİT OLARAK KULLANILABİLİR..
Bu vekaletnameler kullanılırken baro pulu
yapıştırtıp sonra noterde kullandırılır..Bu
belge Resmi evrak sayılır TNB 1976/8 sayılı genelge
1136
sayılı "Avukatlık Kanununun 56. maddesi «... Avukatın çıkardığı
vekaletname örnekleri bütün yargı mercileri, resmi daire ve kurumlar ile gerçek
ve tüzel kişiler için resmi örnek hükmündedir» hükmünü getirmiştir.
Bu hüküm
gereğince, avukat tarafından sureti çıkarılıp onanmış vekâletnameyi müstenidat
olarak kabul edip, işlem yapılması gereğinin bilinmesini rica ederim. TNB 1984/8 ve 1984/49.sy genelgeler
ALMANYADAN
İHTİYARLIK SİGORTA PRİMLERİNİ ALMAK İÇİN VEKALET:
Onaylama olarak yapılır.
İsteğe bağlı olarak vergi ve kesintilerin alınması yazılabilir.
** B **
BANKADAN PARA
ÇEKMEK
1- Gerek oto satışı,
gerekse oto satışına veya bankalardan para çekmeye yetki veren
vekaletnamelerin düzenlenmesi sırasında ve hatta gayrimenkul
satışına yetki veren vekaletnamelerin düzenlenmesi sırasında ibraz edilen
kimliklerin esaslı bir surette kontrol edilmesi, bu kimliklerin gerçek
olduğundan emin olunması halinde bu hususun işlem kağıdına yazılması ve ayrıca
gideri iş sahibinden alınmak üzere çıkartılacak fotokopisinin 1512 sayılı
Noterlik Kanununun 88/1 nci maddesi gereğince müstenidat olarak kabulü ile
HARÇSIZ VE VERGİSİZ olarak işlemin tüm nüsha ve örneklerine eklenmesi yerinde
olacaktır.
2- İşlem vekil tarafından yapılıyorsa, bu takdirde de
vekaletnamenin veya yetki belgesinin dikkatle incelenmesi, vekaletnamenin
kuşkuya yer vermeyecek şekilde işlem yaptırmak isteyen kişiye ait olduğunun
anlaşılması halinde, vekaletname veya yetki belgesinin ilgili kısımlarının
çıkartılacak örneklerinin 1512 sayılı Kanunun 88/1 nci maddesi gereğince
işlemin tüm nüsha ve örneklerine HARÇSIZ VE VERGİSİZ olarak eklenmesi
gerekmektedir.
3- Bakanlık yazılarında ayrıca, birinci bent de ibraz
edilen kimliklerin, ikinci bent de ise ibraz olunan vekaletnamenin müstenidat
olarak kabul edilmesi karşısında, 1512 sayılı Kanunun 79 ncu maddesinde
öngörülen koşulların da yerine getirilmesi gerekeceği tabiidir. Yani, belgenin
gösterildiğinin ve bu belgenin hangi makam ve merciden verildiği ile tarih ve
sayısının işlem kağıtlarına yazılması zorunlu bulunmaktadır.
TNB 1996/1
sayılı genelge
** C **
CEP TELEFONU
VEKALETİ
Onaylama olarak yapılır.
Fotoğraflı olur. İçinde taahhüt geçse de vekalet olarak kabul edilir.
Değer içermeyen taahhütler için maktu damga alınır. Ve veznede (1.3)
damgalı vekaletnameden makbuz kesilir.
** D **
** E **
EMEKLİ MAAŞI
İÇİN VEKALET
Onaylama olarak yapılır.
Maaş alınan kurum, ilgili bankalar ve Şubeler yazılır.
Banka ile ilgili olması nedeniyle
ilgilinin kimliği eklenir. (TNB.1996/1 sayılı genelge )
Şeref aylığı ,Vatani hizmet tertibinden
bağlanır.
EVLENME İÇİN
VEKALET
Onaylama olarak yapılır.
Evlenme kararı için vekaletname düzenlenemez. Evrak takibi için vekaletname yapılabilir.
EVLAT EDİNME
VEKALETİ
Bu konuda işlemin vekil tarafından yapılması mümkündür.(TNB 1987/25
Sayılı genelge ) Yargıtay 2.HD 46/45 Es, 46/451 Kar. Uyarınca bu yetkinin
sarih alarak yazılması gerekir.
İşlem aslı düzenleme olarak yapılması gerekeceği için vekaletname
DÜZENLEME şeklinde özel vekaletname olarak
düzenlenmesi ve evlatlık ile evlat edinenin açık kimliğinin vekaletnameye
yazılması gerekir Yetki ve taraf kimlik dökümleri açıkça yazılır. Mahkeme
kararından sonra düzenlenmesi yararlı olur.
Fotoğraf yapışır. (NK 80 Md, NK Yön. Md 93).
Kimlik eklenir.
ECZANE DEVRİ
VEKALETİ
Eczacıların, eczanenin mülkiyet,
işletme, kârına iştirak ve benzeri konularda eczacılık mesleğini icraya yetkili
olmayan kimselerle eczane açıp işletme yönünde bir sözleşme yapılamayacağına
ilişkin olarak Danıştay Genel Kurulunun 25.6.1958 tarih ve 58/1712/178 sayılı
kararı ile bu karara atıf yapan 5.12.1958 gün ve 19/17682 sayılı Bakanlığımız
genelgesinden de söz edilerek yukarıda izah edilen konuda sözleşme yapılmasa
bile bu sözleşmeyi yapmak üzere bir başkasına vekaletname verme isteği ile
noterliğe başvurulması halinde bu vekaletnamenin düzenlenmesinin aynı genelge
çerçevesinde mütalaa edilip edilemeyeceği, sonuç olarak böyle bir vekaletname
düzenlenmesinde bir sakınca bulunup bulunmadığı konusunda Diyarbakır 2.
Noterliğinin bir yazısına atfen ilgi yazınızda Bakanlığımız görüşü
sorulmaktadır.
Danıştay
Genel Kurulunun yukarıda sözü edilen 26.6.1958 tarihli kararı ile bu kararın
genelde dayandığı 25.1.1956 tarih ve 6643 sayılı Kanunun 20/a madde ve fıkrası
hükmü halen geçerli bulunmaktadır. Bu nedenle de konuyla ilgili 5.12.1358 günlü
genelgemiz doğrultusunda işlem yapılması gerekmektedir.
Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere esasına ilişkin
sözleşmenin yapılamayacağı bir konuda, bir kişiye yetkiler tanıyan vekaletname
düzenlenmesi de hukuki bir sonuç ve yarar sağlamayacaktır.
Bu itibarla, hukuki bir sonuca
götürmeyecek ve ilgililere yarar sağlamayacak olan vekaletname düzenleme
işleminin sırf iş yapmış olmak için ifasına gerek bulunmadığı düşünülmektedir.
TNB .1991/48
sayılı genelge
** F **
FERAĞ -TAAHHÜT
VEKALETİ
.Düzenleme olarak yapılır.
Resim yapıştırılır, (NK 80 Md, NK
Yön. Md 93).
** G **
GÜMRÜK İŞLERİ
VEKALETİ
4458 sayılı GÜMRÜK KANUNU ile Resmi
Gazete'nin 20 Ocak 2000 gün ve 23939 sayılı mükerrer nüshasında yayımlanan
GÜMRÜK YÖNETMELİĞİ'nin 5 nci maddesi "Bütün kişiler, gümrük mevzuatı
ile öngörülen tasarrufları ve işlemleri gerçekleştirmek üzere gümrük
idarelerindeki işleri için bir temsilci tayin edebilirler.
Transit
taşımacılık yapan veya arızi olarak beyanda bulunan kişiler hariç olmak üzere,
temsilci Türkiye Gümrük Bölgesinde yerleşik bulunan kişilerdir.
Temsil,
doğrudan veya dolaylı olabilir. Temsilci, doğrudan temsil durumunda başkasının
adına hareket eder. Dolaylı temsil durumunda ise kendi adına, ancak başkasının
hesabına hareket eder. Temsilci, temsil edilen kişi namına hareket ettiğini
beyan etmek, temsilin doğrudan veya dolaylı olduğunu belirtmek ve sahip olduğu
temsil yetki belgesini gümrük idarelerine ibraz etmek zorundadır.
Bir
başka kişi adına veya hesabına hareket ettiğini beyan etmeyen ya da bir temsil
yetkisine sahip olmadığı halde, başka bir kişi adına ya da hesabına hareket
eden kişi, kendi adına ve kendi hesabına hareket ediyor sayılır.
...
Gümrük Kanunu'nun 225 nci maddesinin 1 nci fıkrasında belirtilen kişiler gümrük
idarelerinde dolaylı temsilci olarak iş takip edebilirler."
TNB .2000/13
sayılı genelge
GÖZALTINDAKİLERİN
VERDİĞİ VEKALET
İlgili yerlerin amirinden
ilgilinin orda tutulduğuna dair beyan alınır.
Gıyapta cereyan edecek duruşmalara katılma yetkisi vesaire yazılır.
Emniyet Genel Müdürlüğü ifadeli 20 Kasım 1978 gün ve Asayiş A.
63211-1/293750 sayılı yazılarında «Herhangi bir olay nedeniyle karakollara
celbedilen şahısların, zabıtaca sürdürülen araştırma ve soruşturmanın seyri
icabı sanık sıfatı belirlenip, göz altına alınmış bulunanların Karakol Amirleri
nezaretinde noter vasıtasıyla avukatlarına vekâlet vermelerinin mümkün
görüldüğü yolunda bir örneği ilişik 5.5.1977 tarih ve 113593 sayılı yazımızla
Valiliklere gerekli talimat verilmiştir. Denilmektedir. TNB 1978/43
ve 1986/9 sayılı genelgeler.
JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI ‘nın ISTH. : 06121-561-85/Em. ve Asyş. Sayılı 19 Aralık
1985 tarihli yazısına göre
1 - Karakollarda
herhangi bir nedenle gözaltına alınan şahısların noter kanalı ile avukatlarına
veya diğer şahıslara vermek istedikleri vekaletnamenin, ilgililerce ilk
tahkikatın gizli olmasından bahisle izin verilmediği, Adalet Bakanlığından
bildirilmiştir.
2 - Ceza Muhakemeleri
Usulü Kanunun 136. maddesinde, maznun, tahkikatın herhal ve derecesinde bir
veya birden fazla müdafilin yardımına müracaat edebilir hükmü mevcuttur.
Kanunun bu maddesi ile tanınan hakkın kullanılması hazırlık tahkikatının
gizliliğini bozmamaktadır.
3 - Bu
itibarla, Jandarma Karakollarında herhangi bir sebeple gözaltına alınan ve
hazırlık soruşturması yürütülen şahısların istemleri halinde, Ceza Muhakemeleri
Usulü Kanununun 136. maddesi hükmü ışığında müdafii olarak bir avukatı
karakolda ve karakol komutanı veya yardımcısının huzurunda, noter kanalı ile
vekaletname verilmesinin sağlanmasını rica ederim. Denilmekte olup sanıklar göz
altında iken avukata vekalet verebilirler. TNB
1986/9 sy genelge
** H **
HÜKÜMLÜ
VEKALETİ:
1 (Bir) yıldan az hüküm giyenlerle ile hükümlü olmayan tutukluların vekaletnameleri
yapılabilir. 1 Yıldan fazla ceza alanlara vasi tayini gerekir. Bu işlem
savcılıkça resen yapılmaktadır. Yapılmamış
ise vasi tayin ettirilip vekaletnameyi vasi verir. Detay için Avukat
vekaleti ile ilgili bölüme bakınız.
** İ **
İŞYERİ
ÇALIŞTIRMA VEKALETİ
İşyeri adı ve adresi yazılır.
Araçsa plakası diğer özellikleri yazılır. Onaylama işlem olarak yapılır.
İHALEYE GİRMEK
İÇİN
İhaleyi yapan kurum adı yazılır
Ne için ihale açıldığı yazılır. Onaylama işlem olarak yapılır.
İNŞAATLA İLGİLİ
Mülkiyet hakkının devri
dışında sadece inşaat işleri için
verilir. Onaylama işlem olarak yapılır.
** K **
KİRA VEKALETİ:
Kiralanacak
şeyin özellikleri ve vasfı yazılır.
TAŞINMAZ KİRASINDA: Kiraya
verilecek yer yazılır. Kime kiraya verilecekse yazılabilir. Tapuya şerh
edilmesi için yetki yazılabilir, avukat tutma yetkisi verilebilir. Tapu ve
diğer bilgilerde yazılabilir. Fakat bu
zorunlu değildir.
KOOPERATİFE
ORTAK OLMA VEKALETİ
Yukarıda
belirtilen Kanun hükümleri ve Tebliğ esasları çerçevesinde, arsasını
kooperatife kat karşılığı veren arsa sahipleri ile yapı kooperatifleri arasında
düzenlenecek arsa karşılığı konut yapımına ilişkin sözleşmelerin ve arsa
sahiplerince yapı kooperatifleri lehine verilecek vekaletnamelerin inşa
edilecek konutların net alanlarının 150 m2'nin altında olması şartıyla damga
vergisi ve harçtan istisna edilmesi gerekir.”
2982
sayılı Kanuna göre istisna hükmünün uygulanabilmesi için, bu Kanunun
uygulanmasına ilişkin Genel Tebliğ hükümleri uyarınca ilgili vergi dairesinden
yazı istenmesi gerektiği hatırlanmalıdır.
TNB.1996/59 sayılı
genelge
KOOPERATİF ANA SÖZLEŞMESİNİN VEKİL TARAFINDAN
İMZALANMASI
Borçlar
Kanunun vekalete ilişkin genel hükümleri uyarınca vekalet sözleşmesine dayanan
vekilin, kooperatif ana sözleşmesine kurucu şahsı temsilen imza koyabilmesi
gerekir. Bu konuda herhangi bir mahkeme kararına rastlanılmamakla birlikte,
doktrinde de aynı görüş benimsenmektedir. Vekaleten imza konulması halinde vekaletnamenin
ibraz edilmesi ve noterin imzayı onaylarken vekaletnameden bahsederek imzayı
onaylaması gerekmektedir. TNB 1993/69 sayılı genelge
KAHVEHANE
İŞLETME VEKALETİ
-Mali işlerle ilgili yetki verilebilir. İşletilecek kahvehanenin adresi
ve ruhsat bilgileri yazılır.
KÜÇÜKLERİN
VEKALETİ
Haklarında
ceza mahkemelerinde sanık sıfatıyla dava açılan mümeyyiz küçüklerin, kanuni
mümessillerinin rızası olmadan da; kendilerini bir vekil marifetiyle savunmak
üzere bizzat vekaletname düzenletebilecekleri düşünülmektedir TNB 1992/45
sayılı genelge
Mümeyyiz
küçüklerin kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olan evlenmeye izin verilmesi
davasını yasal temsilcilerinin (velisinin veya vasisinin) rızasına bağlı
olmaksızın atayacakları vekil aracılığı ile takip ettirmelerini engelleyen bir
yasa kuralıda yoktur.
Ayrıca,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu kişiye sıkı sıkıya bağlı bir diğer hak olan ve 466
sayılı Yasa gereğince doğrudan doğruya şahsa karşı işlenmiş zarar verici
işlemden doğan her türlü tazminat isteme hakkını hak sahibine veren tazminat
davasında mümeyyiz küçüklerin kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları ile ilgili
davalarda bizzat veya atayacakları bir vekil aracılığı ile dava açmak, takip
etmek ve usul işlemleri yapmak ehliyetine sahip olduklarına karar vermiştir.
Bu nedenlerle, mümeyyiz
küçüklerin evlenmeye izin davası açabilecekleri ve bu hususta yasal temsilcinin
(velisinin veya vasisinin) muvafakati aranmaksızın vekalet verebileceklerini TNB
1993/49 sayılı genlge
Noterler, aşağıda yazılı münhasıran şahsa
bağlı hakların kullanılabilmesi için yetki verilmesini kapsayan vekâletnameler
düzenleyebilirler veya bu tür vekâletnamelerdeki imzayı onaylayabilirler:
Kazai
rüştü talep hakkı, M.K.m. 12,
Şahsiyet
haklarına tecavüzün menini talep hakkı M.K.m. 24,
İsmi
ihtilafa mahal veren kimseye tanınan «himayeyi talep hakkı M.K.m. 25,
Evlenmenin
iptalini talep hakkı M.K.m. 116 ve dev.
İsmin
değiştirilmesini isteme hakkı M.K.m. 26,
Boşanma
davası açma hakkı M.K.m. 129 ve dev.,
Nesebi
red hakkı M.K.m. 240, .
Nesebin
düzeltilmesini ve iptalini talep hakkı M.K.m. 249 ve 251,
Evlat
edinme hakkı M.K.m. 253 ve dev,
Evlatlık
bağının kaldırılmasını talep hakkı M.K.m. 258.,
Evlilik
dışı çocuğu tanıma hakkı M.K.m. 291.,
Tanımaya
itiraz hakkı M.K.m. 293 ve 299,
Babalık
davası açma hakkı M.K.m. 295 ve dev.,
Genellikle
kanuni temsilciye tanınan izin veya icazet verme hakları (Nişanlanma, evlenme, evlat edinme
v.s. hususlar). İhtiyari hacri talep hakkı M.K.m. 358,
Genellikle
manevi tazminat talep etme hakkı B.K.m. 49 M.K.m, 85 ve dev.,
Bağışı
iptal hakkı B.K.m. 244.
Buna
karşı aşağıdaki hakların kullanılabilmesi için temsil yetkisi verilmesine
cevaz tanımamak gerekir :
Nişanlanma
M.K.m. 82 (bu husus ihtilaflıdır) ve nişanı bozma hakkı M.K.m. 83 ve dev.
Evlenme
M.K.m. 88 ve dev.,
Zina
yapan, cana kast eden veya pek fena muamelede bulunan eşin affı M.K.m. 129 ve
130.,
Kocanın
müşterek evi seçebilmesi M.K.m. 152,
Kocaya
tanınan birliği temsil hakkı M.K.mi 154
Kocanın,
karısının bir meslek veya sanatla uğraşmaktan menedebilmesi M.K.m. 159.,
Velayet
hakkının kullanılması M.K.m. 262 ve dev., Vasiyet yapabilme hakkı M.K.m. 449.,
Münhasıran
şahsa bağlı haklar, genellikle «şahsa bağlı haklar» içinde fakat özel bir
kategori teşkil ederler. Şahsa bağlı haklar, hukuki istem yolu ile başkalarına
devredilmeyen ve miras yolu ile intikâl etmeyen haklardır. Bu özellikler
sadece münhasıran şahsa bağlı haklara münhasır değildir. Mal varlığı haklarının
önemli bazı tipleri de şahsa bağlı haklar arasında yer alırlar: İntifa hakkı
M.K.m. 717 ve dev. sükna hakkı M.K.m. 748. başkasına devredilemeyeceği ve
mirasçıya intikal etmeyeceği kararlaştırılan inşaat ve kaynak hakleri M.K.m.
751 ve 752, ölünceye kadar bakma alacaklısının hakkı M.K.m. 519 bunlardandır.
Bu
tür hakların kurulması için rızai temsil yolundan faydalanmaya herhangi bir
mani yoktur. Noterler bu hususta vekâletname düzenleyebilirler TNB 1984/38 sayılı genelge
Veli tarafından verilecek
vekaletnameye Vukuatlı Nüfus kaydı müstenit olarak eklenir.NH C3.525
Veli
ile çocuğun çıkar çatışması olması halinde bu hususta vekaletname düzenleyemez.
Medeni Kanunun 268. maddesi hükmü uyarınca, ana ve baba, velayeti icra
hakkını haiz oldukları nisbette çocuklarının kanuni mümessilidirler. Bu açıdan
velayet altındaki küçüğe ancak velisi tarafından vekil atanabilir. Ana-babanın
küçük adına veli sıfatı ile yaptığı vekalet akti, vekil ile çocuk arasında
hukuki ilişki meydana getirir. Bu nedenle, sözkonusu vekalet sözleşmesi küçüğün
reşit olması ile kendiliğinden ortadan kalkmaz. Yargıtay'ın yerleşmiş
içtihatları da bu yöndedir. Ayrıca, Noterler Birliği tarafından yayımlanan
1991/28 sayılı genelge ile de; küçüğe atanan vekilin yetkilerinin, küçüğün
reşit olması ile sona ermeyeceği bildirilmiştir.TNB 1996/51 sy genelge
** M **
MERKEZ BANKASI
VEKALETİ
TC Merkez Bankası Kredi mektupları ödeme
vekaletnamelerine
1.İlgilinin Pasaportu istenip pasaportun tarih
ve numarasının vekaletnameye yazılması gerekir.
2.Kredi mektuplarının tarih ve numarası
yazılmalı veya fotokopisi eklenmelidir.
3İlgilinin yurt dışı adresi yazılıp
fotoğrafının vekaletnameye yapıştırılması gerekir.
(TNB 1985/90 sayılı genelge)
“ Belge” sahibi kişilerin hesapları ile ilgili vekaletname
düzenleme isteklerinin, pasaporta göre düzenlenen vekaletnamelerde olduğu gibi
mutlaka vekalet verenin yakın tarihte
çekilmiş resminin yapıştırılması ve belge aslından belge numarası ile
belgede kayıtlı bulunan pasaport harf-numarasının yazılması suretiyle yerine
getirilmesinin;
Diğer taraftan, zaman, zaman Bankamıza ibraz edilen
vekaletnamelerin incelenmesi sonucunda; bazılarının nüfus hüviyet cüzdanına
göre düzenlendiği, bazılarında ise vekalet verenin fotoğrafının bulunmadığı ve
bunların muhtelif sorunlar çıkarması nedeniyle vekaletnamelere fotoğraf
yapıştırılıp,kimlik fotokopisi eklenmesi yerinde olur. TNB 1999/1 sayılı genelge,
MUHASEBECİ
VEKALETİ
Onaylama olarak yapılır. Genel
Vekaletnamedir. İçinde azilli bildirme taahhüdü varsa maktu damga vergisi
alınır. TNB 1989/62 sayılı genelge
MİRAS KALAN
EŞYA,VE SAİRE İLE İLGİLİ İŞLERDE VEKALET
Miras hisseleri,veraset, intikal
ve intikal vergisi işlerini yapmaya yetkileri yazılır. Gayrimenkul mallar için
düzenleme vekaletname olarak yapılır.
** N **
NOTERLİK
PERSONELİNE VERİLECEK VEKALETNAME
Üçüncü
bir kişinin noterliğe gelerek tek taraflı irade beyanı ıle noter personelini
vekil tayin etmek istemesi durumunda, işleme doğrudan katılan ve imza koyan
kişi vekalet veren kişi olduğundan işlem ilgilisi de o olmaktadır.
Bu itibarla, vekalet veren üçüncü kişinin
işlem ilgilisi olması nedeniyle noterlik personeline vekalet verdiğine dair
işlemin, o noterlikte yapılmasında kanuni bir engel yoktur. TNB 1993/61 sayılı genelge.
NİŞANLANMA İÇİN
VEKALETNAME
Vekaletname yapılamaz.
** O **
ORMAN EMVALİ
İHALESİ VE NAKLİYESİ
-İhaleyi açan kurum adı ,Nakliye alınan kurum adı ve nereye taşınacağı yazılır. Onaylama işlem
olarak yapılır.
** P **
PASAPORT İLE
İLGİLİ VEKALET
Bu itibarla yabancı bir ülkeye girebilmek için ilgili ülkenin resmi
makamlarından alınacak vize konusunda yapılan işlemlerden "Genel
Vekaletname başlıklı işlemin noterlikte tanzim ve tasdikinde hukuki bir sakınca
olmadığı, "Taahhütname" ve "Pasaport Teslim Tutanağı
(Taahhütname)" başlıklı işlemlerdir yer alan cezai sorumluluğu kaldıracak
mahiyetteki ifadelerin ise kanuna ve kanun düzenine aykırı olduğu bu nedenle
Noterlik Kanunun 53 ncü maddesi gereğince noterlikte tanzim ve tasdik
edilemeyeceği düşünülmektedir (TNB 1995/42 sayılı genelge.)
RESMİ DAİRELERCE
DÜZENLENECEK VEKALETNAMELER
Kendileri ile ilgili işler için
VEKALET tanzim edebilir. ZG NH C3.510.
** S **
SİLAHLA ve
MERMİ ALIM ve SATIMI İLE İLGİLİ VEKALETNAME
6136 sayılı kanun ile 2478 sy Kan. Değ. 7
Md.ve 9 Md ile 28.02.1982 tarih ve 8/4182 kara sayılı Yön. 22 Md. Göre silah
alaca kişiler için dikkat edilecek hususlar yazılıdır. Buna göre ilgili makam
gerekli tahkikatı yapmadan vekaletnameye istinaden mirascılardan birine silah
vesikası veremez.Fakat bu yönde vekaletname düzenlenebilir. TNB 1987/80.
sayılı genelge
Noterlerce düzenlenmiş vekalet akdi, başkası adına
düzenlenmiş silah satın alma yetki belgesiyle MKE Kurumundan veya kişilerden
ateşli silahı satın alma, hibe kabul etme veya başkasının ruhsatlı silahını
satma ve hibe etme iş ve işlemlerini (gerekli müracaatların yapılması,
belgelerin ibrazı ve imzalanması gibi) yapmasına yetki vermektedir. Ancak,
vekil tayin edilen kişilerin noterlerce düzenlenen vekalete istinaden ateşli
silahı satın ve teslim alma, taşıma, bulundurma veya yetkili makamlara tespit
amacıyla ibraz etme fiillerini yapmaları 6136 sayılı Kanun hükümlerine aykırı
olduğu gibi vekaletname ile bu gibi fiillerin geçici olarak dahi yapılmasına
yetki verilmesi mümkün değildir.
Silah alım ve satış sözleşmesi ve
diğer idari işlemler için vekaletname düzenlenebilir. Silahı teslim almak için
düzenlenemez. (TNB 1998/30 sayılı genelge)
Bu nedenle, silah taşıma ruhsatı olan veya
görevi itibariyle silah taşıma yetkisi bulunan kişilerin vekaletname ile
başkası adına M.K.E.Kurumu Genel Müdürlüğünden silah ve mermi teslim alması
6136 sayılı Kanun ve bu Kanunun uygulanmasına
dair 91/1779 Karar
Sayılı Yönetmelik hükümlerine aykırı olduğundan, bu kişilerin söz konusu
kurumdan veya kişi ve kurumlardan silah ve mermi teslim alabilmeleri için
vekalet düzenlenmesi de uygun görülmemektedir. Ancak, silahın satın alınması,
hibesi, devri gibi işlemlerde; gerekli müracaatların yapılması, belgelerin
ibrazı ve imzalanması için vekalet düzenlenmesinde sakınca bulunmamaktadır.”(TNB 1999/20 sayılı genelge)
02.12.1999 tarihli ve 99/13749 Karar
Sayılı Yönetmelik, 29.12.1999 tarihli ve 23921 Sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Söz konusu Yönetmelikle değiştirilen 22 nci
maddesinin birinci fıkrası "Ancak, Yönetmeliğin 8 inci maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendi ile (e) bendinin (1), (2) ve (5) numaralı alt bentlerinde
sayılan kişiler, noterce düzenlenen vekaletname ile aynı bent ve alt bentlerde
sayılan kamu görevlilerine silah ve mermilerini satın aldırabilirler."
hükmünü amirdir.
Bu durumda, Yönetmeliğin 8 inci maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendi ile (e) bendinin (1), (2) ve (5) numaralı alt
bentlerinde sayılan kişiler birbirlerine MKEK. Genel Müdürlüğünden adlarına
silah satın almaları için vekaletname düzenlenmesi ve bu vekaletname ile silah
satın aldırılması işlemlerinin yapılması gerekmektedir."
TNB 2000/18 sayılı genelge
91/1779 Karar
Sayılı Yönetmelikte değişiklik yapan 99/12448 Karar Sayılı Yönetmelik
16.02.1999 tarih ve 23634 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe
girmiştir. Bu değişiklikle ikamet bölgesi esas alınarak Jandarma ve Polis
teşkilatlarının ayrı ayrı silah ruhsatı işlemlerini yürütmeleri hükmü
getirilmiştir.
Bu nedenle, 01.03.2000 tarihinden
itibaren ikamet bölgeleri dikkate alınarak Jandarma ve Polis Teşkilatlarınca
düzenlenecek noter istek belgeleri göz önüne alınarak söz konusu devir
işlemleri yapılacaktır."
TNB 2000/38
sayılı genelge
Ateşli silahlar ve Bıçaklar hakkındaki
21.03.1991 tar ve 91/1779 sayılı yönetmeliği değiştiren yeni yönetmelik 3.2.2000
tarih ve 1440 hukuk sayılı yazısı (2000 yılı genelgeler kitabında yer
almaktadır.) Buna göre Silah ruhsat
işlemleri Valiliklerin yetkisindedir. Silahın devrini öngören sözleşme noterce
düzenlenir. Fakat silahı alması için alıcının herhangi bir engelinin tespit
edilmemesi gerekir.
Yön.21 md.
SANIKLARCA
VERİLEN VEKALET
Hüküm yememiş olanlar ile 1 yıldan az
hüküm yemiş olanlar vekalet verebilir.Bunun dışıda vasi tayini gerekir.Avukat
vekaleti ile ilgili bölüme bakınız!!!
ŞİRKET ve KOOPERATİF İŞLERİ İÇİN VEKALETNAME:
Vekaleten düzenlenen şirket hise
devirleri için; TNB 1992/51.sy genelge
Borçlar Kanunun vekalete ilişkin genel
hükümleri uyarınca vekalet sözleşmesine dayanan vekilin, kooperatif ana
sözleşmesine kurucu şahsı temsilen imza koyabılmesi gerekir. Bu konuda herhangi
bir mahkeme kararına rastlanılmamakla birlikte, doktrinde de aynı görüş
benimsenmektedir. Vekaleten imza konulması halinde vekaletnamenin ibraz
edilmesi ve noterin imzayı onaylarken vekaletnameden bahsederek imzayı
onaylaması gerekmektedir.
TNB 1993/69 sayılı genelge
a - İbraz edilen vekaletnamelerde şirket kuruluş
işlemleri için sarih olarak yetki verilmiş olması halinde müvekkilin, bu
yoldaki iradesini vekili eliyle beyan ettiğini kabul zorunluluğu bulunduğu.
b - Kurucu ortakların aynı kişiyi değişik tarihlerde
vekil tayin etmiş olmalarının ise (iradelerin aynı anda) birleşmesi açısından
bir sakınca teşkil etmediği, vekilin beyanının bütün ortakların iradelerini
temsil etmesi halinde bu durumun karşılıklı iradelerin aynı anda birleşmesi
olarak kabul etmenin uygun olacağı,
c - Diğer taraftan, aynı
kişiyi teşkil eden ortaklardan menfaatlerinin zıt olduğu gerekçesiyle hakkının
ihlal edildiğini iddia edenlerce çıkarılabilecek sorunların ise vekil ile
müvekkil arasında yargı yoluyla çözülebileceği cihetle, noterler açısından bu
hususun değerlendirilmesine gerek bulunmadığı görüşlerine varılmıştır
TNB 1991/70 sayılı genelge
Aslında tapu sicil nizamnamesinin
17 nci maddesinde düzenlenen tüzel kişi temsilcisinin işlem yaptırmasına
paralel bir hüküm de Noterlik Kanunun 79 uncu maddesinde yer almaktadır. Bu
hüküm uyarınca tüzel kişi adına işlem yaptırmak isteyen kişinin, sıfat ve
yetkisini, işlemi yapmaya izinli olduğunu gösteren belgesini notere ibraz
etmesi gerekir. Ancak bu hüküm, esas itibariyle tüzel kişi temsilcisinin işlem
kağıdına fotoğrafının yapıştırılmaması gerektiği şeklinde yorumlanabilecek
hüküm olmayıp, temsilcinin işlem yaptırma yeteneğinin tespit edilmesine ilişkin
hükümlerdir.
Ayrıca noterlik işlemlerinde, Tapu Sicil
Nizamnamesinin uygulanması mümkün olmayıp, daha özel hükümler ihtiva eden
Noterlik Kanunun ve Yönetmeliğinin uygulanması gerekmektedir.
Bu itibarla Noterlik Kanunu ve Noterlik
Kanunu Yönetmeliği hükümlerine göre, noterlikte, ilgilinin fotoğrafı
yapıştırılması gereken bir işlem yapılmakta ise, TÜZEL KİŞİ TEMSİLCİSİNİN DE
FOTOĞRAFININ YAPIŞTIRILMASI HUKUMUZA UYGUN OLACAĞINDAN, 8 Şubat 1993 tarih ve
05712 sayılı mütalaamızda değişiklik yapılmamıştır
TNB 1993/88 sayılı genelge
1512 Sayılı
Noterlik Kanununun 89 uncu maddesi uyarınca noterler tarafından düzenlenecek
vekaletnamelerin dayanağı olarak, Ticaret Sicil Nizamnamesinin 104 ve 105 inci
maddeleri uyarınca ticaret sicil memurluklarınca verilmiş yetki belgelerinin
esas alınması ya da imza sirküleri yetki belgesine istinaden düzenlenmiş ise
vekaletnamede bu yetki belgesinden de bahsedilmesi gerekmektedir.
Aksi halde, 2644 sayılı Tapu Kanununun 2
nci maddesi uyarınca, tapu sicil müdürlüklerince imza sirkülerine istinaden
düzenlenmiş vekaletnamelerin yanında ticaret sicili memurluklarınca verilmiş
yetki belgelerinin de ibrazı istenecektir TNB 1995/51 sayılı genelge
Tüzel kişiler gerçek kişiler tarafından
temsil edileceği cihetle, yönetmelikte belirtilen işlemlerin ilgilisinin tüzel
kişi olması halinde, işleme imza koyan ve bunların akdî veya kanuni
temsilcilerinin fotoğraflarının da iş kâğıdına yapıştırılması, yönetmeliğin
tartışmaya yer vermeyecek açıklıktaki hükmünün gereği olup, aksine bir sonuca
varılması mümkün görülmemiştir. TNB 1985/7 sy
genelgesi
SİGORTA
ŞİRKETİNDEN HASAR BEDELİ ALMAK İÇİN VEKALET
Onaylama olarak yapılır. Hasar bedelinin alınacağı
sigarta şirketi bilgileri ile hasara uğrayan araç bilgileri yazılır.
KASKO SİGORTA
İÇİN
Hasara uğrayan Kasko lu araç
plakası,marka,model,varsa dosya numarası,sigorta şirketi adı vesaire yazılır.
TRAFİK
SİGORTASI İÇİN
-Sigorta şirketi karşı tarafın
zararını karşılar. Bu nedenle karşı tarafın sigorta şirketi adı, poliçe nosu,
dosya numarası, Zarar gören aracın plaka,model,marka vesaire yazılır.
** T **
TELEFON SATMA
VEKALETİ:
Satmaya veya kendi adına alma
yetkileri yazılır. Telefon numarası yazılır.
Telefonun kayıtlı olduğu yer
yazılır.
Bir
abonenin birden fazla telefona sahip olması veya bir
kimsenin birden fazla telefon
talebinin bulunması halinde, hangi telefonunu devretmek istediği yolundaki
iradesini vekâletnamede açıkça belirtmesi de idaremizle arasında herhangi bir
ihtilâf çıkmaması bakımından yararlı görülmektedir. Bu nedenle devri istenen
telefonun numarasının, henüz telefon numarası belli değilse telefon almak için
taşrada PTT Merkez Müdürlüklerine, Ankara, İstanbul ve İzmir'de ise Telefon
Başmüdürlüklerine vâki müracaatın-kayıt tarih ve numarasının vekâletnamede
belirtilmesi gerekmektedir.
TNB 1979/25
sayılı genelge
Ancak
idare ikinci defa gönderdiği yazıda, telefon tesis, nakil ve devir işlemlerinin
tamamen devlet tekelinde olduğunu ve bu konuda her türlü önlemlerin alınması
için idarelerinin yasalarla yetkili kılındığını, çeşitli yazılarında
belirttikleri nedenlerle telefon devrine ilişkin vekâletnamelerin fotoğraflı
olmasında zaruret duyduklarını, Noterlik Yasasında da buna engel bir hüküm
bulunmadığını ve fotoğrafsız vekâletnamelerin telefon idarelerince kabul
edilmeyeceğini tekraren bildirmiş bulunmaktadırlar.
Bu
itibarla, P. .T, T. idaresinin ısrarla bildirdiği ve gerçekliği bizlerce de
bilinen sahtecilikler karşısında, ayrıca, fotoğrafsız vekâletnamelerin kabul
edilmeyeceği yolundaki idarenin beyanı muvacehesinde iş sahiplerinin işlerinin
aksamaması, •. uzamaması ve yeniden masraf yapmak gibi bir külfete muhatap
edilmemeleri yönünden telefon devrine ilişkin vekâletnamelere en azından
vekâlet verenin fotoğrafının yapıştırılması hususunun ittihaz edilmesini rica
ederim.TNB 1980/17 sy genelge,
Bu
nedenle özel vekâletname yanında resmi veya hususi dairelerde her türlü işlemi
ifaya veya resmi ve hususî dairelerdeki işleri takip ve intaca yetki veren
ibarelerini ihtiva eden GENEL
VEKALETNAMELERE müsteniden de vekâlet veren adına telefon abonman sözleşmsleri
ile ilgili devir, tesis, nakil gibi işlemlerin de yapılabileceği hususu açıklık
kazanmıştır.
Telefon devir, tesis, nakil
ve her türlü abonman işlemlerinin genel vekâletnamelerle de yapılabildiği ve bu
tür vekâletnamelerde de resim şartı aranmadığı hususları beraberce
değerlendirildiğinde, bu tür işlemlerde RESİM
YAPIŞTIRMA ŞARTININ ARANMASINA GEREK BULUNMAMAKTADIR.
TNB 1990/44 sayılı genelge
TELEFON
ALMA-BAĞLATMA VEKALETİ
-Telefon almak için müracaat edilen Telefon müdürlüğünün adı yazılır. GSM
telefonlarla ilgli vekaletnamelere fotoğraf yapışır.
TARIM KREDİ
KOOPERATİFİ VEKALETİ
-Kooperatif adı yazılır. İPOTEK YAPILACAKSA DÜZENLEME yapılır. Kredi rehin
karşılığı verildiğinde rehin bordrosu imzalamaya yetki verilmelidir.
TÜTÜN BEYİYE
VEKALETİ
“l
- Askerlik Şubelerince harp malûlü, şehit, dul ve yetimlerine her yıl ödenmekte
olan tütün bey'iye ikramiyelerinin vekâletname ile ödenmesi gerekenlerden bir
defaya mahsus olmak üzere vekâletname istenmesini,
2 - Vekil eden vekilini azletmedikçe veya
vekil istifa etmedikçe vekâletin yenilenmesini gerektiren yasal bir neden
bulunmadığını; bu nedenle vekâletnamelerin her yıl yenilenmesine gerek
olmadığına,
-
Ancak; askerlik şubelerince vekâletname
ile yapılacak tütün bey'iye ikramiyeleri ödemelerinde vekâlet veren harp
malûlü, şehit, dul ve yetiminin halen sağ olduğuna ve evli olmadığına dair
nüfus idaresinden ve muhtarlıklardan tasdikli künye kayıtlarının istenmesini, Uygulamanın
buna göre yapılmasını önemle rica ederim” TNB
1979/27 by genelge.
TANIMA SENEDİ
VEKALETİ
Noter işlemden Tanıma senedi kısmına bakınız.Vekalet yolu ile tanıma
yapılamaz.
TAŞIMA (MOTORLU
ARAÇLA İLGİLİ) VEKALETİ
Araç vekaleti kısmına bakınız.
TAPUDA İŞLEM
GÖRECEK VEKALETNAMELER
-DÜZENLEME
OLARAK YAPILIR.
Noterlerce tapu sicil Müdürlüğünde işlem
yapılmasını gerektiren vekaletnamelerin tanzimi aşamasında ilgililerin kimlik
tespitinin nüfus cüzdanı veya pasaporta istinaden yapılması, Ayrıca, vekilin
tevkil yetkisine dayalı olarak bir başkasını vekil tayin etmesi halinde ise,
vekaletnameye müstenidat vekaletnamenin aslı veya onaylı bir suretinin
(fotokopi) bağlanması gerekmektedir.
TNB 1994/58 sayılı genelge
Sadece nüfus cüzdanı veya pasaport eklenir.
Nüfus kaydı olmaz.
Noterlik Kanununun 89. maddesi uyarınca düzenleme şeklinde yapılan
vekaletnamelerin düzenlenmesinde, ilgililerin kimlik ve adreslerinin
saptanmasında Nüfus Kanununun 7. maddesi gereğince Nüfus cüzdanlarına
dayanılarak yapılması gerektiğinden ve Medeni Kanunun 817 nci maddesinde
belirtilen hazinenin sorumluluğu açısından, nüfus kağıtlarındaki bilgileri ihtiva
eden belgelere dayanılarak taşınmaz mal alım ve satımında kullanılmak üzere
vekaletname tanzimi mümkün görülmemektedir. TNB 1978/19
sy genelge
Şu anda istemde bulunanın kimliğini belirtme
hususunda nüfus cüzdanı ve pasaport esas kabul edilmiş, bunların dışındakiler
kabul edilmemiştir. Bu itibarla, istemde bulunanın uyruğunda bulunduğu ülkenin
yetkili makamlarınca verilen nüfus cüzdanı veya pasaport esas alınarak
vekaletnamenin düzenlenmesi gerekmektedir
TNB 1989/10, 1994/58, 1998/43 sayılı genelgeler
Tanıklar için
başka kimlik olabilir
Bu konuda dinlenecek tanıkların nüfus
hüviyet cüzdanı ibraz edememeleri halinde, ehliyetname, pasaport ve resmi
mercilerden vermiş benzer nitelikte kimlik belgelerine istinaden kimliklerinin
tespit edilmesinin yerinde olacağı, düşünülmüştür.
TNB 1992/6 sayılı
genelge.
Fotoğraf yapıştırılması zorunludur.
NK 80
ve NK Yön 93 Md b fırası uyarıca resim
yapıştırılır.
TNB 1993/81 sayılı
genelge
Tüzel
kişilerde tüzel kişinin temsilcisinin resmi yapıştırılmalıdır. TNB 1977/34,
1993/88 sayılı genelge
Vekaletten örnek almada da
örnek işleme fotoğraf yapışması gerekir. Örnek bölümüne Bakınız.
Telle
raptedilmez,mutlaka yapıştırılır.
Tapuda
işlem yapılmasını gerektiren iş kağıtları ve gerekse diğer işlemlerin
fotoğraflarının tel zımba isle tutturulmadan önce yapıştırıcı bir madde ile
yapıştırılmaları, fotoğrafların üzerine darphaneden sağlanmış madeni noterlik
mührünün. okunaklı bir şekilde basılması hususuna dikkat edilmelidir.
TNB 1988/51 ve 1990/78 sayılı genelgeler.
-Tüzel kişilerde temsilci ile ilgili evraklar müstenit olarak yazılır ve
eklenir.
1512 Sayılı Noterlik Kanununun 89
uncu maddesi uyarınca noterler tarafından düzenlenecek vekaletnamelerin
dayanağı olarak, Ticaret Sicil Nizamnamesinin 104 ve 105 inci maddeleri
uyarınca ticaret sicil memurluklarınca verilmiş yetki belgelerinin esas
alınması ya da imza sirküleri yetki belgesine istinaden düzenlenmiş ise
vekaletnamede bu yetki belgesinden de bahsedilmesi gerekmektedir.
Aksi halde, 2644 sayılı Tapu Kanununun 2 nci maddesi uyarınca, tapu sicil
müdürlüklerince imza sirkülerine istinaden düzenlenmiş vekaletnamlerin yanında
ticaret sicili memurluklarınca verilmiş yetki belgelerinin de ibrazı
istenecektir." TNB 1995/51 sayılı genelge.
KONSOLOSLUKTA YAPILAN TAPU VESAİREVEKALETNAME ONAYI
. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü
2.5.1980 gün ve 4-1-11-31/ 1727 sayılı yazısında «Dış ülkelerde konsoloslarımız
tarafından düzenlenen vekâletnamelerdeki imzaların o konsolosa ait olup olmadığı
hususu merkezde Dışişleri Bakanlığı, taşrada ise İl Hukuk işleri
Müdürlüklerince onanması yolundaki uygulama,
Defteri Hakani Nezaretinin 3 Nisan 1328
(1912) tarihli tahriratından kaynaklanmaktadır.
Tatbikatta sık sık karşılaşılan sahteciliklerin önlenmesi bakımından, bu
uygulamaya devam edilmesinin yararlı olacağı düşünülmektedir» denilmiştir.
Dış ülkelerde konsoloslarımız tarafından düzenlenen vekâletnamelerin
altındaki imzanın ilgili konsolosa ait olduğunun merkezde Dışişleri Bakanlığı,
taşrada ise İl Hukuk İşleri Müdürlüğünce onanmasını öngören 3 Nisan 1328
(1912) tarihli tahriratın 1512 sayılı Yasa karşısında hükmünün bulunmayacağı,
çünkü tarif namenin kapsadığı işlerden bir kısmı olan, Türkiye'de usulüne uygun
olarak yapılan ve yabancı bir memlekette kullanılacak olan işlemin altındaki
noterin imza ve mührünün noterin bulunduğu yer valiliğince onaylanacağı (N.
K.'nun 199); yabancı memleketlerde usulü uyarınca yapılan noterlik işlemlerinin
altındaki o memleketin yetkili merciinin imza ve mührünün konsolos tarafından
onanacağı (N. K. 195) hükme bağlanmış ve konsolosun imzasının Dışişleri
Bakanlığınca onanacağı hakkında bir hüküm konulmamıştır.
TNB 1980/31sayılı
genelge
SATIŞ VAADİ
VEKALETİ:
SATIŞ
YETKİSİ OLAN vekalet ile SATIŞ VAADİ yapılabilir.
Ancak,
Yargılayın son senelerde istikrar kazanan kararlarına göre bir gayrimenkulu
satma yetkisini taşıyan vekaletnameye müsteniden gayrimenkul satış vaadi
sözleşmesi yapılması mümkün görülmektedir. Hal böyle ise de Birliğimize devamlı
surette intikâl eden olaylardan dolayı çıkacak veya çıkması muhtemel
anlaşmazlıkları önlemek için, bir vekâlete istinaden gayrimenkul satış vaadi
sözleşmesi yaptırmak isteyen ilgilinin kesin iradesinin öğrenilerek bu hususun
vekâletname içinde açık seçik belirtilmesinin yararlı olacağı düşünüldüğünden,
noterlerimizin gayri-menkul satışına yetki veren bir vekaletname düzenlenmesi
istendiğinde ilgiliden bu hususu açıkça sorarak müspet veya menfi bir şekilde
vekâletnamede belirtmelerinin uygun olacağı düşünülmektedir.
TNB1985/85 sayılı
genelge. Ziya Gökçe NH C3.509 sh..
FERAĞ-İMAR
İÇİN BELEDİYEYE TERK-(TAAHHÜT İLE BERABER) VEKALET
Bu durumda, arsa devrine ilişkin
taahhütnameden, 492 sayılı Kanunun yukarıda bahsedilen 42 nci maddesinde
belirtilen gayrimenkul bir malın aynına yönelik taahhüdü ihtiva etmesi
sebebiyle taahhüde konu arsanın rayiç değeri üzerinden (2) sayılı tarifenin I/1
pozisyonu gereğince binde 0,60
nispetinde hesaplanan harç ile arsanın devrine ilişkin olarak verilen vekaletnameden
492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (2) sayılı tarifenin II- Maktu harçlar
bölümünün 3 üncü bendinin (a) pozisyonunda belirtilen harç miktarından hangisi
fazla ise, sözü edilen taahhüt ve vekaletname başlıklı kağıt ile ilgili
noterlik işleminden bu surette bulunacak harcın tahsili gerekmektedir.
Dolayısıyla, bu değerlerden arsa devrine ilişkin taahhüt işleminin değeri daha
yüksek olduğundan sözü edilen işlem üzerinden harç tahsili gerekeceği tabiidir.
Ayrıca, vekaletnameler damga vergisinin
konusuna girmemektedir. Bu durumda arsa devrine ilişkin taahhütname 488 sayılı
Damga Vergisi Kanununa ekli (1) sayılı tablonun I-1/a fıkrasına göre binde 6
nispi damga vergisine tabi tutulması icabeder” TNB 1996/53 sayılı genelge
TÜRK VATANDAŞLIĞINDAN İZİNLE AYRILAN YABANCILARIN
VERDİĞİ VEKALET
“.....Türk vatandaşlığından
izinle ayrılanların, tapu işlemlerinde vekalet yoluyla işlem yapmaları halinde,
vekaletnamelerini çıkartırken (Yurtdışında bir noterden, Başkonsolosluk veya
Türkiye'de bir Noterden) yeni vatandaşlığını kazandıkları ülkenin resmi kimlik
kartını kullanacaklardır. Bu vekaletname ile birlikte vekalet verdikleri şahsa
4112 Sayılı Kanun uygulaması ile ilgili belgenin tasdikli bir suretini de
vermeleri gerekmektedir.
Bütün kamu kurum ve kuruluşlarının,
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından izinle ayrılan kişilerin 403 Sayılı
Kanunun 4112 Sayılı Kanunla değişik 29.maddesi kapsamındaki haklardan
faydalanmaları hususunda azami dikkat 98/49..tapuda işlem yaptırmak
için.azami yardımın yapılması gerekir..
TNB 1998/49
sayılı genelge.
İNTİKAL
-Kimden intikal edeceği, taşınmazların
yerleri ve özellikleri yazılır.
TAŞINMAZ SATIŞI-intikal varsa kimden intikal ettiği
veya edeceği yazılır. Satılacak taşınmaza ait bilgiler yazılır. Alıcı adı
yazılabilir.
-Satış vaadi yetkisi verilip verilmeyeceği sorularak istenirse yazılır.
TAŞINMAZ ALMAK
-Türkiye sınırları içinde dilediği taşınmazı dilediği koşullarda
satın almaya yazılır, İstenirse yer
olarak sınırlama yapılır.
DAVA YETKİSİ
-İntikal, satış veya satın alma ile ilgili işler için Avukat tutmaya,yazılır,
avukat vekaletindeki yetkiler yazılır.
TAPUDA İŞLEM
GÖREN DİĞER VEKALETNAME ÇEŞİTLERİ
1-İPOTEK
2-İZALE-İ ŞÜYU
3-KAT İRTİFAKI-KAT MÜLKİYETİ
4-PARSELASYON-TEVHİT-TAKSİM
5-CİNS TASHİHİ VE İŞ TAKİBİ
6-İSTİMLAK-ÇIPLAK MÜLKİYET -İNTİFA HAKKI SATIN ALMAK-
DEVRETMEK, SATMAK VB
7-İNŞAAT(KAT MÜLKİYETLİ,KAT İRTİFAKLI-KAT KARŞILIĞI)
Detay için ilgili bölümlere bakınız.
** V **
VERGİ İADESİ
İÇİN VEKALET
İçinde azilli bildirme taahhüdü varsa maktu damga vergisi alınır. TNB
1989/62 sayılı genelge
VASİYET İÇİN
VEKALET
Vekaletname yoluyla vasiyetname düzenlenemez.
VİZE İÇİN VEKALET
Onaylama
işlem olarak yapılır
Bu
itibarla yabancı bir ülkeye girebilmek için ilgili ülkenin resmi makamlarından
alınacak vize konusunda yapılan işlemlerden " Yurt dışına çıkma işleri ve vize işlemleri, para çekme,beyanname verme,ilgili
ve sair işlerle ilgili Genel Vekaletname başlıklı işlemin noterlikte
tanzim ve tasdikinde hukuki bir sakınca yoktur.
TNB 1995/42. sayılı genelge.
VASİNİN VERDİĞİ VEKALET
-Vasilik hakkı kullanma vekaleti olmaz. Vasi tayin kararının yanı sıra o
işlem için ayrıcı hakim izni istenir ve müstenit olarak vekaletnameye eklenir. Diğer
haller için vekalet genel kısım bakınız.
VELAYETEN
VERİLEN VEYA VELAYET HAKKI KULLANMA VEKALETİ
Velisi tarafından küçüğe atanmış bulunan
vekilin vekaleti, küçüğün reşit olmasıyla sona ermez.
Kanuni temsilcinin ölümü dahi önceden küçüğe
vs mahcura atanan vekilin vekalet akdini kendiliğinden sona erdirmez.
Yargıtayın yerleşmiş içtihatları da bu yöndedir. TNB 1991/28 sayılı genelge
Velayet hakkının devri için vekalet
olmaz. Diğer haller için vekalet genel kısma bakınız.
** Y **
YEMİN İÇİN
Yemin, vesaire için vekalet olmaz.
YABANCI ŞİRKET
VEKALETİ
Bakanlığımızca
hazırlanan beyanname ve ilan metinleri ile birlikte tescil ve ilan edilen
vekaletname bu çerçevede düzenlenmiş olup, söz konusu vekaletnamede; verilen
yetkilerin tamamı ya da bir kısmıyla başkalarını tevkil, teşrik ve azletmek
hususlarının yer alan vekaletnameye
dayanarak Lot Polonya Hava Yolları İstanbul Şubesi Vekilince, şube
işlerinin bir takım resmi daireler nezdin de takibi amacıyla başkaları adına
vekaletname düzenleme talebi; şube vekiline verilen vekaletnamede resmi olan ve
olmayan daireler ile başkalarını tevkil, teşrik ve azletmek ibareleri yer
alması koşuluyla, kurumların adları ayrı ayrı belirtilmese de vekaletname vermeleri mümkündür. TNB 2000/62.
sayılı genelge
TÜRK
VATANDAŞLIĞINDAN İZİNLE AYRILAN YABANCI STATÜSÜNDEKİ TÜRKLERİN VERDİĞİ VEKALET
“.....Türk vatandaşlığından
izinle ayrılanların, tapu işlemlerinde vekalet yoluyla işlem yapmaları halinde,
vekaletnamelerini çıkartırken (Yurtdışında bir noterden, Başkonsolosluk veya
Türkiye'de bir Noterden) yeni vatandaşlığını kazandıkları ülkenin resmi kimlik
kartını kullanacaklardır. Bu vekaletname ile birlikte vekalet verdikleri şahsa
4112 Sayılı Kanun uygulaması ile ilgili belgenin tasdikli bir suretini de
vermeleri gerekmektedir.
Bütün kamu kurum ve kuruluşlarının,
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından izinle ayrılan kişilerin 403 Sayılı
Kanunun 4112 Sayılı Kanunla değişik 29.maddesi kapsamındaki haklardan
faydalanmaları hususunda azami dikkat ,tapuda işlem yaptırmak için.azami
yardımın yapılması gerekir..
TNB 1998/49
sayılı genelge
** Z **
ZİRAAT BANKASI
KREDİ VEKALETİ:
“vekilin
azli halinde durumu vergi dairesine bildireceğimi, bildirmeme halinde bundan
doğan zararı peşinen kabul ettiğimi ve bu nedenle vergi dairesinden herhangi
bir talepte bulunmayacağımı kabul ve taahhüt ederim.şeklinde veya başkaca
taahhüt bulunan vekaletnamelerden maktu Damga vergisi alınır.
Vekaletnameler,
damga vergisine tabi kağıtlar arasında bulunmamakla birlikte, yazışma konusu
vekaletname üzerinde yer alan ve vekalet işleminden ayrı olarak bir taahhüdü
tazammum eden şerhin, 488 sayılı Kanuna ekli ve 30.12.1988 günlü Resmi Gazetede
yayınlanan 88/13599 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile değişik (1) sayılı
tablonun I/1-b fıkrası gereğince maktu damga vergisine tabi tutulması icap
eder. TNB 1989/62 sayılı
genelge
N.K ve N.K.YÖN, DÜZENLEME
Fotoğraf yapıştırma ilgili olarak NK.Md.80
NKYönetmeliği 93 Md,de ,
Düzenleme İşlem olarak yapılması zorunludur. NK.Md 89,
Genel olarak yapılan
işlemler NK.Md.60 ve NK.Yön. Md. 7 ‘de düzenlenmiştir.
Noterler, hukuki işlemleri
yasa ve yönetmeliklerde gösterilen şekilde yaparlar ve ilgililerle ilgili
kimlik, adres, gerçek isteği ile yeteneğini öğrenmek zorundadırlar. NK.Md.72
Noterler ilgililerin nüfus
cüzdanı veya buna dayalı olarak resmi mercilerce verilmiş fotoğraflı kimlik
kartı veya kimlik belirten belge aramak zorundadırlar. NK. Yön. Md.90
İLGİLİ YASAL DÜZENLEME
Borçlar Kanunumuzun 386 ile 398. maddeleri
arasında düzenlenmiştir
Vekalet
(A) TARİFİ
Madde 386 - Vekalet, bir akittir ki onunla vekil,
mukavele dairesinde kendisine tahmil olunan işin idaresini veya tekabül eylediği
hizmetin ifasını iltizam eyler.
Diğer akitler hakkındaki kanuni hükümlere tabi olmayan işlerde dahi,
vekalet hükümleri cari olur.
Mukavele veya teamül varsa vekil, ücrete müstahak olur.
(B) TEŞEKKÜLÜ
Madde 387 - Vekilin tevdi edilen işi idare
hususunda resmi bir sıfatı varsa veya işin icrası mesleğinin icabından ise
yahut bu gibi işleri kabul edeceğini ilan etmiş ise vekalet, vekil tarafından
derhal reddedilmedikçe kabul edilmiş sayılır.
(C) HÜKÜMLERİ
I- Vekaletin şümulü:
Madde 388 - Vekalet akdinin şumulü mukavele ile
sarahaten tesbit edilmemiş ise, taallük eylediği işin mahiyetine göre tayin
edilir.
Vekalet, vekilin takabbül eylediği işin yapılması için icabeden hukuki
tasarrufları ifa salahiyetini şamildir.
Hususi bir salahiyeti haiz olmadıkça vekil, dava ikame edemez, sulh
olamaz, tahkim edemez, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, hibe edemez, bir
gayrimenkulü temlik veya bir hak ile takyit edemez.
II - Vekilin borçları:
1 Talimat dairesinde vekaleti ifa
Madde 389 - Vekil, müvekkilinin sarih olan
talimatına muhalefet edemez. Ancak hal icabına göre müvekkilden mezuniyet
istihsaline imkan olmamakla beraber şayet imkan olup ta istizan olunsa idi
müvekkilin muvafakat edeceği derkar bulunan hususlarda, inhiraf edebilir.
Bundan maada hallerde vekil aldığı talimata müvekkilinin aleyhine olarak
muhalefet ederse, bundan mütevellit zararı deruhte etmedikçe,müvekkilünbih ifa
edilmiş olmaz.
2 - Hüsnü suretle ifa
mükellefiyeti
a) Umumiyet itibariyle
Madde 390 - Vekilin mesuliyeti, umumi surette
işçinin mesuliyetine ait hükümlere tabidir.
Vekil, müvekkile karşı vekaleti iyi bir
suretle ifa ile mükelleftir.
Vekil, başkasını tevkile mezun veya hal
icabına göre mecbur olmadıkça veya adet başkasını kendi yerine ikameye müsait
bulunmadıkça müvekkilünbihi kendisi yapmağa mecburdur.
b) İşi bir üçüncü şahsa yaptırmak halinde
Madde 391- Vekil, salahiyeti haricinde başkasını
tevkil ettikte onun fiilinden kendi yapmış gibi mesuldür.
Vekil, başkasını tevkile salahiyettar olduğu takdirde, yalnız salahiyetini
kullanırken ve talimat verirken tekayyüt
ve ihtimam göstermekle mükelleftir.
Her iki surette vekilin kendi yerine ikame ettiği şahsa karşı haiz
olduğu bütün hakları müvekkil, doğrudan
doğruya o şahsa karşı dermeyan edebilir.
3 - Hesap verme
Madde 392 - Vekil,müvekkilin talebi üzerine yapmış
olduğu işin hesabını vermeğe ve bu cihetten dolayı her ne nam ile olursa olsun
almış olduğu şeyi müvekkile tediyeye mecburdur.
Vekil zimmetinde kalan paranın faizini de vermeğe mecburdur.
4 - Vekilin iktisabettiği
hakların müvekkiline intikali
Madde 393 - Müvekkil vekiline karşı olan muhtelif
borçlarını ifa edince, vekilin kendi namına ve müvekkili hesabına üçüncü
şahıstaki alacağı, müvekkilin olur.
Vekilin iflası halinde müvekkil, bu
hakkını masaya karşıda iddia edebilir.
Vekilin iflası müvekkil, vekilin kendi namına ve müvekkili hesabına
iktisap eylemiş olduğu menkul eşya hakkında dahi istihkak iddiasında
bulunabilir.Vekilin haiz olduğu hapis hakkını, masa dahi haizdir.
III- Müvekkilin borçları:
Madde 394- Vekilin usulü dairesinde
müvekkilünbihi ifa için yaptığı masrafı ve verdiği avansları,
müvekkilin,faiziyle beraber vermesi ve vekilin deruhte eylediği borçlardan onu
kurtarması lazımdır.
Vekil, vekaleti ifa dolayısiyle uğramış olduğu zarar ve ziyanın
tazminini müvekkilinden isteyebilir. Meğerki müvekkil bu hususta kendisinin
su'nu taksiri olmadığını ispat eyleye.
IV - Birden ziyade müvekkillerin
mesuliyetleri:
Madde 395 - Bir kimseyi birlikte tevkil eden
müteaddit kimseler, vekile karşı müteselsilen mesul olurlar.
Müteaddit kimseler, vekaleti birlikte kabul etmişler ise müvekkilünbihi
yapmakla müteselsilen mesuldurlar ve kendi sıfatlarını başkasına devre
salahiyettar olmadıkça müvekkili yalnız birlikte yaptıkları tasarrufla ilzam edebilirler.
(D) VEKALETiN HİTAMI
I - Sebepleri :
1 - İstifa, azil
Madde 396 - Vekaletten azil ve ondan istifa her
zaman caizdir.
Şu kadarki münasip olmayan bir zamanda vekaletten azil veya ondan istifa
eden kimse diğerinin zararını zamin olur.
2 - Ölüm , ehliyetsizlik, iflas
Madde 397- Hilafı mukaveleden veya işin
mahiyetinden anlaşılmadıkça vekalet, gerek vekilin gerek müvekkilin ölümüyle ve
ehliyetinin zavali veya iflası ile nihayet bulur.
Şu kadarki vekaletin nihayet bulması müvekkilin menfaatlerini tehlikeye
koyuyorsa müvekkil veya mirasçısı veya mümessili bizzat işlerini görebilecek
hale gelinceye kadar vekil veya mirasçısı veya mümessili vekaleti ifaya devam
ile mükelleftirler.
II - Hitamın
hükümleri:
Madde 398 - Vekilin vekaletinin nihayet bulduğuna
ıttıla peyda eylemeden evvel yaptığı işlerden müvekkil veya mirasçıları,
vekalet baki imiş gibi mesuldür.
Vekaletnamenin şekli HUMK 65. Md de
düzenlenmiştir.
Madde 65 – Katibiadil(Noter), nahiye meclisi veya
ihtiyar heyeti veyahut sulh hakimi tarafından imzası musaddak bir vekaletname
ile vekaletini vekil ispat etmeğe ve vekaletnamenin aslını veyahut musaddak
suretini dava dosyasına konulmak üzere vermeğe mecburdur. Şu kadar ki nahiye
meclisi, ihtiyar heyeti veya sulh hakimi tarafından tasdik edilecek vekaletname
ancak sulh hakimleri huzurunda görülecek davalar hakkında muteberdir. Devairi
resmiye vekillerine mensup oldukları daire amiri tarafından usulüne muvafık
surette verilen vekaletnameler, muteber olup ayrıca tasdika tabi değildir.
GENELGELER
1976/46 Defter onaylanması, protesto ve Avukatlar
için yazılan vekaletnamelerden alınacak ücret Hk.
1512
Sayılı Noterlik Kanununun 112 inci maddesi uyarınca Yönetim Kurulumuzun
mütalâası alınarak Adalet Bakanlığı tarafından düzenlenen ücret tarifesi
noterliklere gönderilmiş ve ayrıca Resmî Gazete'nin 15 Aralık 1976 tarihli
nüshasında yayınlanmıştır.
10
Ocak 1977 tarihinde yürürlüğe girecek ücret tarifesine göre:
I
- Defter tasdiklerinden alınacak harç, ücret ve masrafları olarak;
A)
İşletme esasına tabi defterler :
Sayfa adedi Harç Noter Tasdik Toplam
Dahil Ücreti Ücreti
1- 100 20 6 10 36
101-149
30 9 10 49
150 20 9 15 54
151-200
20 12 15 67
201-249
20 15
15 80
249 20 15 20 85
251-300
20 18 20 98
301-349
20 21 20 111
-350 20 21 25 116
351-400
20 24 25 129
401-449
20 27 25 142
450 20 27
30 147
451-500
20 30 30 160
B) Bilanço esasına tabi defterler:
Sayfa adedi Harç Noter Tasdik Toplam
Dahil Ücreti Ücreti
1- 100 60 18 10 88
101-149
70 21 10 101
150 70 21 15 106
151-200
80 24 15 119
201-249
90 27 15 132
249 90 27 20 137
251-300
100 30 20 150
301-349
110 33 20 163
-350 110 33 25 168
351-400
120 36 25 181
401-449
130 39 25 194
450 130 39 30 199
451-500
140 42 30 212
alınması
gerektiği,
C)-
Bu listede bildirim ve posta ücretinin dahil olmadığı,
-
Noter onayladığı defterin nevini, onayladığı yılı, sayfa sayısına, kanunların
emrettiği şekilde mercilerine, tek tek veya liste halinde taahhütlü mektupla
bildirdiği takdirde, ücret tarifesinin 10. maddesi uyarınca bildirim yazı
ücreti ile posta ücreti alması gerektiği,
-
Bildirimin iki yere tek tek gönderilmesi halinde bildirim
yazı
ücreti ile posta masraflarının da buna göre alınması gerektiği,
-
Tacirlere ait defterlerden yevmiye, defteri kebir ve Envanter defterleri
bilanço esasına göre tutulan defterler olup, bunların tasdikinden 50.- lira
harç alınması gereklidir. Tacirlerin bu defterler dışında, gerek Türk Ticaret
Kanununa ve gerekse sair kanunlara göre tutacakları defterin tasdiklerinden
işletme defteri gibi harç alınmasının yeterli olduğu,
-
Ara ve kapanış onaylamalarından maktuen (5) lira ücret alınacağı,
1.muhataplı 2.muhataplı 3.muhataplı 4.muhataplı
10 20 30 40
3 6 9 12
6 8 10 12
48 64 80 96
67 98 129 160
1.50 3 4.50 6
68.50 101 133.50 166
TL.
alınması, (bu hesaplar senet örneğinin protesto kağıdının arkasına yazıldığına
göre hesaplanmıştır)
III
- işlemlerin formüllerindeki:
A)
Örnek 69 esas alındığında:
l
- Dairede yazılan genel vekâletten bir nüsha için,
Harç 10
Noter
ücreti 3
Değerlendirme 4
Yazı
ücreti 16
33
TL.
2
- Dışarıda yazılıp onaylanmak üzere getirilenlerden genel vekâletnamelerin bir
nüshası için
Harç 10
Noter
ücreti 3
Değerlendirme 4
Karşılaştırma
ücreti 3
20
TL.
B)
örnek 70 e göre :
l
- Dairede yazılan özel vekâletten
Harç 8
Noter
ücreti 2,40
Değerlendirme 4
Yazı
ücreti 16
30,40
TL.
2
- Dışarıda yazılıp onaylanmak için notere getirilmiş özel vekâletnamenin bir
nüshası için :
Harç 8
Noter
ücreti 2,40
Değerlendirme 4
Karşılaştırma 3
TL.
alınmasının bilinmesini rica ederim.
1978/19 Nüfus kağıtlarındaki bilgileri havi belgelere dayanılarak taşınmaz mal üzerinde
tasarrufa yetki veren vekaletname tanzim edilemeyeceği Hk.
Noterlik Kanununun 89. maddesi, niteliği bakımından tapuda işlem
yapılmasını gerektiren vekâletnamelerin düzenleme şeklinde yapılmasını ve 84.
maddesi de hukuki işlemlerin noterler tarafından düzenlenmesinde ilgililerin ve
varsa tercüman, tanık ve bilirkişinin kimlik ve adreslerinin saptanmasını
öngörmüştür.
Kimliğin, nüfus hüviyet cüzdanına' göre saptanmasının gerektiği
kuşkusuz olmakla beraber, resmi daire ve kuruluşlar tarafından nüfus hüviyet
cüzdanlarına uygun olarak verilen, örneğin pasaport, şoförlük ehliyeti, araba
ruhsatnamesi, ticaret odaları tarafından tüccarlara verilen belgelere dayanarak
gayrimenkul alım ve satımına yetki veren vekâletname düzenlenmesinin mümkün
olup olmadığı hususu Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünden sorulmuştu.
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü 22.6.1978 gün ve Tasarruf iş D.
Bşk. 4-1-11-31/4079 sayılı cevabi yazılarında «Noterlik Kanunun 89. maddesi uyarınca,
düzenleme şeklinde yapılan vekaletnamelerin düzenlenmesinde ilgililerin ve
varsa tercüman, tanık ve bilirkişinin kimlik ve adreslerinin saptanmasının,
nüfus cüzdanlarına dayanılarak yapıldığı bu kez, nüfus kağıtlarındaki
bilgileri ihtiva eden belgelere dayanılarak, taşınmaz mal alım ve satımında
kullanılmak üzere vekaletname düzenlenmesinin mümkün olup
olmadığı ilgi yazı ile sorulmaktadır. Noterlik Kanununun 89.
maddesi uyarınca düzenleme şeklinde yapılan vekaletnamelerin düzenlenmesinde, ilgililerin kimlik ve
adreslerinin saptanmasında Nüfus Kanununun 7. maddesi gereğince Nüfus
cüzdanlarına dayanılarak yapılması gerektiğinden ve Medeni Kanunun 817 nci
maddesinde belirtilen hazinenin sorumluluğu açısından, nüfus kağıtlarındaki
bilgileri ihtiva eden belgelere dayanılarak taşınmaz mal alım ve satımında
kullanılmak üzere vekaletname tanzimi mümkün görülmemektedir. denilmektedir.
1981/25 Taşıt Kira sözleşmesi Taşıt alım
vergisine tabi değildir.
Maliye Bakanlığının l Nisan 1981 gün ve GEL : TAV : 2121348-3-3569/23301
sayılı yazılarında aynen «1318 sayılı Kanunun Taşıt Alım Vergisi ile ilgili
maddelerini değiştiren 28.11.1980 gün ve 2346 sayılı Kanunun l inci maddesinin
c fıkrasında; taşıtların «vekaletname ile tasarruf hakkının devralınması Taşıt Alım Vergisine tabidir»
denilmiştir.
Kanun koyucu vekâletname ile tasarruf hakkının devir
alınmasını vergilendirmiş bulunduğu cihetle belirli süreler içerisinde, belirli
bir güzergahta yük veya yolcu nakliyatı yapılmak üzere tanzim edilmiş bulunan,
kiralayana taşıt üzerinde herhangi bir tasarruf yetkisi vermeyen ve hukuki bir
iktisap olmaması nedeniyle malik değişikliğine de sebebiyet vermeyen kira
sözleşmelerinin anılan kanun kapsamına alınarak Taşıt Alım Vergisine tabi
tutulması mümkün değildir» denilmiştir. Uygulamadan kalkmıştır
1981/26 Taşıtın
gümrük ve kapılarındaki işlerini yapmak üzere yetki
veren vekaletnameler Hk.
Turizm Seyahat Şirketlerinden birisinin Maliye
Bakanlığına vaki müracaatına karşın adı geçen Bakanlıkça verilen T.A.V. : 2121348-3
sayılı yanıtta aynen «1318 Sayılı Finansman Kanununun Taşıt Alım Vergisi ile
ilgili hükümlerini değiştirilen 28.11.1980 gün ve 2346 sayılı Kanunun l/c
maddesinde, «Taşıtların vekaletname ile tasarruf hakkının devralınması» taşıt
alım vergisinin mevzuuna alınmış bulunmaktadır.
Kanunun bu maddesinde süsü. edilen vekaletnameler ivazlı intikali
gizleyerek, taşıt alım vergisinden kaçınmak için yapılan, mu-vazaalı satışlar
karakterinde olan ve vekile taşıtın satılabilmesi hususunda tasarruf yetkisi
veren vekaletnamelerdir .
Bu nedenle, yazınızda bahsi geçen ve yurt dışına çıkan
vasıtalarınızın şoförlerine, çıkış ve dönüklerinde «gümrük kapılarındaki
işleri yapmaya adınıza tahakkuk eden paraları almaya, bu konu ile ilgili sadece
resmi makamlardaki işleri adınıza yapmaya yetki veren bir tür hususi vekaletnamelerin ivazlı intikali
gizlemek amacıyla yapılmaması ve taşıtın satışını kapsar nitelikte olmaması halinde
»anılan vekaletnamelerin 2346
saydı Kanunun l/c maddesi kapsamı içinde mütalaa edilerek taşıt alım vergisine
tabi tutulmam mümkün değildir» denilmiştir. Uygulamadan kalkmıştır
1981/43
Değerli Kâğıtlar Hk.
Ankara Üçüncü Noterinin sorusu üzerine Maliye
Bakanlığınca verilen 3 Haziran 1981 gün ve GEL: DMG: 2101126-38 sayılı yanıtta
«Bilindiği üzere, 2343 sayılı Rantınla değişik, 210 sayılı Değerli Kâğıtlar
Kanununa ekli «Değerli Kâğıtlar» tablosunun l/a ve l/c fıkralarında, noter
kâğıtlarının 25,- TL. protesto, vekaletname, resen senetlerin ise 50.- TL. bedelle değerlendirileceği açıklanmış
bulunmaktadır.
Bu nedenle
50.- TL.
değerindeki vekâletname, re'sen senet ve protesto kâğıtlarına yazılması
gereken işlemlerin 25.- TL. değerindeki iki adet noter kağıdına yazılması
halinde ,noter kâğıtlarının ayrıca değerlendirmeye tabi tutulmaması,
50.- TL. değerindeki,
protesto, vekâletname ve re'sen senet muamelelerinin bir adet noter
kâğıdına sığdırılması halinde bunlara
25.- TL. lık damga pulu yapıştırılmak suretiyle değerlerinin 50.-> TL. ya
iblağ edilmesi,
Protesto re'sen senet ve vekâletname muamelelerinin iki adet
noter kâğıdına sığmaması halinde devamının her 25.- TL. sı değerindeki noter
kâğıdına yazılması, 50.- TL. değerindeki protesto, re'sen senet .vekâletname
muamelelerinin adi
kâğıtlara yazılması (bir kâğıtta
tamamlanması halinde kâğıdın, 50.- TL lık damga pulu ile değerlendirilmesi,2490
sayılı Kanuna göre ihalelere bağlanan birim fiyatları ve şartname gibi kitap
halindeki eklerin beher yaprağının 25.-TL. lık damga pulu ile
değerlendirilmesi,gerekmektedir»
denilmiştir.
1981/80
Taşınır ve taşınmaz malların belli bir bedelle satılmasına veya alınmasına
yetki veren vekaletnamelerden maktu harç alınması, damga vergi-sına tabi
tutulmaması gerektiği Hk.
Taşınır ve taşınma,z malların belli bir bedel
karşılığında satın alınmasına ilişkin vekaletnameler maktu veya nispi harç ve damga vergisi alınıp alınamayacağı
hususunun açıklanması Adalet Bakanlığından istenmişti.
Bakanlık Hukuk işleri Genel Müdürlüğünden bu kez alman
17 Kasım 1981 gün ve 28504 sayılı yazılarında aynen «Gayrimenkul ve menkulün
belli bir bedel karşılığı satışına veya belli bir değerle satış', dalu1 öne:1
taahhüt edilen taşınmazın tapuda ferağ işlemini yapmaya yetki veren vekaletnamelerde yer alan
miktarlar, vekilin yapacağı işlerin sınırını belirtmek amacına yönelip olup, devir
ve temlik sonucunu doğuran ve ileride yapılacak satış veya ferağ işlemleri ile
bir ilgisi bulunmamaktadır.
Vekaletname ile tanınan yetkiye dayanılarak vekil tarafından yapılacak satış
veya ferağ işlemlerinin gerektirdiği nispi harç ve damga vergisinin de ayrıca,
alınacağı tabiidir.
Bu itibarla yapılan veya yapılacak işlemlere atfen vekaletnamede yer alan belli
değerlerin nispi harç ve damga vergisine matrah alınmasının mümkün olmadığı,
anılan nitelikteki vekaletnamelerin
de maktu harca tabi tutulması gerektiği düşünülmektedir.
Ayrıca ,konu daha önce 25 Şubat 1981 tarih ve 4509
sayılı yazımızla. Maliye Bakanlığına intikal ettirilmiş ise de bugüne kadar
bir cevap alınamamıştır.» denilmiştir.
1982/40
İş takipçiliği Hk.
1982/51 Taşıt Alım Vergisi Genel Tebliği
Hk.
Kamyonun
iktisap edildiği tarihteki istiap haddine göre vergilendirilmesinden sonra
trafik şube veya bürosuna kayıt ve tescil ettirilmeden dingil ilavesi yapılmak
suretiyle istiap haddi arttırılan kamyonların taşıt alım vergisinin ise,
kamyonun trafik şube veya bürosuna kayıt ve tescil edilen son durumundaki
istiap had dine göre ihmal tarhiyatı yapılarak alınması gerekmektedir.» denilmektedir.
1983/4
P.T.T. ile ilgili vekâletnameler Hk.
18 Şubat 1982 gün ve Ş. İ. TELF. Şb. Md. 24-2O110-17/a-2539 sayılı
genelgelerine dayanarak PTT. yetkililerince özellikle telefon devirleri
nedeniyle kendilerine ibraz edilen ilgilinin imzası olmayan noterce onaylı vekaletnamelerin
ve başkalarını tevkile yetki veren vekâletnameye istinaden yapılmış
vekâletnamelerin kabul edilmediğine ilişkin şikayetler üzerine uygulamanın
düzeltilmesi için yazdığımız yazıya cevaben PTT. Genel Müdürlüğünce verilen 3
Ocak 1983 gün ve 61 sayılı yazılarında;
«Vekilin vekili tarafından yapılacak, telefon tesis, nakil, devir
gibi abonman işlemlerine ait, taleplerin işleme konulması hususu 21.12.1982 gün
ve 20590 sayı ile teşkilatınıza duyurulmuştur.» denilmiştir.
1983/34
Taşıt Alım Vergisi Hk.
Adalet Bakanlığı aracılığı ile aldığımız, Maliye
Bakanlığının 28.2.1983 gün ve 2121348-3-135691/12062 sayılı yazısında «1318
sayılı Kanunun Taşıt Alım Vergisi ile ilgili maddelerini değiştiren 28.11.1960
gün ve 2346 sayılı Kanunun l nci maddesinin c fıkrasında; taşıtların
-vekâletname ile tasarruf hakkımın devralınması taşıt alım vergisine tabidir-
denilmiştir.
Kanun koyucu vekâletname ile tasarruf hakkının
devrolunmasını vergilendirmiş bulunduğu cihetle belirli süreler içerisinde,
belirli bir güzergâhta yük veya yolcu nakliyatı yapmak üzere tanzim edilmiş
bulunan ve kiralayana taşıt üzerinde tasarruf yetkisi veren vekâletnamelerin
anılan kanun kapsamına alınarak taşıt alım vergisine tabi tutulması gerekir»
denildiğinden, bu mütalâanın 1.4.1981 gün ve 1271/25 sayılı genelgemizde sözü
edilen 2121348r3-3569'/233Ol mütalâa ile uyum halinde olmadığı belirtilerek
değiştirilmesi istenmiştir.
Bu kez Maliye Bakanlığından alınan 24.6.1983 gün ve
GEL •. TAV : 2121348-3-3569/42801 sayılı yazılarında aynen «1318 sayılı Kanunun
Taşıt Alım Vergisi ile ilgili maddelerini değiştiren 2346 sayılı Kanunun l nci
maddesinin c fıkrasında;; taşıtların «vekâletname ile tasarruf hakkının
devralınması taşıt vergisine tabidir» denilmiş ve bu hüküm gereğince de
19.12.1980 gün ve 2121348-2/85881 sayılı 8 seri no.lu taşıt Alım Vergisi Genel
Tebliğinin A bölümü ile tasarruf hakkının devralınması suretiyle düzenlenen
vekâletnameler Taşıt Alım Vergisinin mevzuuna alınmış ve l Nisan 1981 tarih ve
2121348-3569/ 23301 sayılı yazımızla da «belirli bir güzergahta yük veya yolcu
nakliyatı yapılmak üzere tanzim edilmiş bulunan, kiralayana taşıt üzerinde
herhangi bir tasarruf yetkisi vermeyen ve hukuki bir iktisap olmaması nedeniyle
malik değişikliğine de sebebiyet vermeyen kira sözleşmelerinin taşıt alım
vergisine tabi tutulması mümkün değildir» denilmiştir.
Ancak, Bakanlığımıza ulaşan bilgilerden söz konusu
vekâletnamelerin esas gayelerinden saptırıldığı izlenmiş ve 28 Aralık 1982 gün
ve 2121348-3/116568 .sayılı 9 seri no.lu taşıt alım vergisi genel tebliğinin A
bölümü ile vekaletname vermek suretiyle yapılan sar tıslarda hangi tür vekâletnamelerin
vergiye tabi tutulacağı birer birer açıklanarak bunlar dışında tanzim edilecek
tüm vekâletnamelerin vergiye tabi tutulacağı belirtilmiştir.
Bu nedenle, değiştirilmesi istenilen 28.2.1983 güm ve 2121348-a-3569/12062 sayılı mütalâamız söz
konusu 9 seri no.lu genel tebliğe göre
yazıldığından değiştirilmesi mümkün değildir.» denilmiştir. Uygulamadan kalkmıştır
1984/2
Taşıtın yurt dışına çıkarılması için sahiplerinin verecekleri
vekâletnameler Hk.
1984/8
Avukatların imzasını taşıyan
vekâletnameler Hk.
1984/10
Noterlik Kanununun 55.Maddesinin ilk
fıkrasında sayılanlar dışında kalan resmi dairelerin, ilgisi
bulunmadıkları bir noterlik işleminin örneğini edinmek istemeleri halinde 95
inci maddeye göre, noterliğin bağlı olduğu Hakimden alacakları izin kararı ve
işin gerektirdiği yazı ücreti ile birlikte başvurulması gerektiği Hk.
Resmi
dairelerden istenen örneklere ilişkin olarak Ankara 18 inci Noterinin sorusuna
Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünce verilen 29 Şubat 1984 gün ve
5348 sayılı yanıtlarında aynen «1512 sayılı Noterlik Kanununun 55 inci maddesi
noterlik evrak ve defterlerinin incelenebilme, daire dışına çıkartılma, başka
bir yere gönderilme ve örnek verme şartlarını ayrı ayrı belirlemiştir
Maddenin
birinci fıkrası, noterlik evrak ve defterinin noterlik dairesinde hangi
makamlar ve kimseler tarafından incelenebileceğini açıklamaktadır. .Bu fıkra
ile noterlik evrak ve defterlerinin ancak; mahkeme, sorgu hakimliği, Cumhuriyet
Savcılığı ve resmi daireler tarafından noterlikte soruşturma ve yetkili kılınan
kimselerce (inceleme konusu do belirtilmek suretiyle) incelenebileceği hükme
bağlanmıştır.
Maddenin
ikinci ve üçüncü fıkrasında, noterlik evrak ve defterlerinin noterlik dairesi
dışına çıkarılabilme ve bir süre dışarıda yani dava dosyasında kalabilmesi için
mahkeme veya sorgu hakiminden karar alınmasının, .evrakın dava sonuna kadar
dosyada kalmasına karar verilmesi halinde ise, evrakın bir örneğinin çıkartılıp
aslına uygunluğu onaylanarak, aslının yerinde saklanmak üzere notere
verilmesinin gerekli olduğu belirtilmektedir.
Maddenin
dördüncü fıkrasında, noterlik evrak ve defterlerinin başka bir yere
gönderilmesinin gerekli olduğu hallerde yapılacak işlem açıklanmakta ve bu
durumda noterin bulunduğu yer Hukuk Hakimliğinin onaylayacağı örneğin, başka
yere gönderilecek evrak yerine aynı şekilde saklanacağı belirtilmektedir.
Aynı
maddenin noterliğin sorduğu hususla ilgili olan son fıkrasında işe. İlk fıkraya
göre soruşturma yetkisi belirlenmiş bulunan kişilerin ve ayrıca Cumhuriyet
Savcılarının soruşturmaya konu teşkil eden işlemlerin örneklerini
isteyebilecekleri ve bu örneklerin ücrete tabi olmadığı belirtildikten sonra,
bu durumlar dışında diğer resmi dairelere verilecek örneklerden yalnızca yazı ücretinin
alınacağı hüküm altına alınmıştır.
Görüldüğü
üzere açıklanan hükümde, Cumhuriyet Savcıları ile Noterlikte soruşturma yetkisi
bulunanlar bakımından, noterlikten doğrudan örnek isteme yetkisinin varlığını
gösterecek şekilde «isteyecekleri örnek» ibaresi kullanıldığı halde diğer resmi
daireler bakımından «verilecek örnek» ten söz edilerek, belli görevliler için
getirilen istisna dışında resmi dairelere yasada öngörülen esas kural
çerçevesinde örnek verileceği ifade edilmek istenilmiştir. Diğer dairelere
verilecek örnekten bu maddede söz edilmesinin amacı da, soruşturma yetkisi
bulunanların istedikleri örneklere tanınan ücret muafiyetinin diğer daireler
bakımından kısmen mümkün kılınmasını sağlamaya ve bu hususa açıklık getirmeye
yönelik olup noterlik işlemlerinin gizliliğini diğer resmi daireler açısından
da kaldıracak şekilde, isteyen her daireye koşulsuz örnek verilmesinin sağlanması
söz konusu bulunmamaktadır. Böyle düşünülmüş olsa idi, maddenin ilk
fıkrasında, noterlik işlemlerinin incelenmesi bütün resmi dairelere açık
tutulması gerekirdi.
Nitekim,
Noterlik Kanununun «Kimlere örnek verilebileceği başlığını taşıyan 84 üncü
maddesinin ilk fıkrasında, noterlik işlemlerinin örneklerinin, ancak
ilgililerine, bunların kanuni mümessil veya vekillerinin yahut-da mirasçılarına
verileceği, aynı maddenin son fıkrasında da vasiyetnamelerin örneğinin, miras
açılmadıkça vasiyeti yapan veya özel yetkili vekili dışındakilere
verilemeyeceği hüküm altına alınarak aynı yasanın 95 inci maddesinde de,
sayılanlardan başkasına örnek verilmesi, noterliğin bağlı bulunduğu Asliye
Hukuk ve münferit sulh hakiminin iznine bağlıdır.» denilmek suretiyle noterlik
işleminden kimlere örnek verileceğinin ana kuralı gösterilmiştir.
Bu duruma
göre, anılan Kanunun 55 inci maddesinin ilk fıkrasında sayılanlar dışında kalan
resmi dairelerin, ilgilisi bulunmadıkları bir noterlik işleminin örneğini
edinmek istemeleri halinde 95 inci maddeye göre, noterliğin bağlı olduğu
hakimden alacakları izin karan ve işin gerektirdiği yazı ücreti ile birlikte
noterliğe başvurmaları gerekecektir.
Noterlik
yazısına ekli olan Bursa ili 3. Bölge Tapu Sicil Muhafızlığının yazısında,
soruşturma nedeniyle incelenmesine lüzum görüldüğü bildirilen bir vekaletnamenin gönderilmesi
istenilmiş ise de soruşturmanın konusu açıkça belirtilmediği gibi istek C.
Savcısı veya soruşturma yetkisi ve ismi gösterilen kişi tarafından
yapılmadığından, 55 inci maddenin son fıkrasına göre ücretsiz ve koşulsuz
olarak istenilen örneğin verilmesinin mümkün olamayacağı mahkemeden izin alınıp
yazı ücreti yatırıldığı takdirde noterce İşlem yapılabileceği
düşünülmektedir.» denilmektedir.
1984/49
İstanbul
Barosundan intikâl eden bazı olaylardan bazı noterlerimizin noterlikte işlem
yaptıracak avukatlardan vekâletnamenin asıllarını istedikleri ve kendileri
tarafından onaylanmış örnekleri kabul etmedikleri anlaşılmaktadır.
26.2.1976
gün ve 621/8 sayılı genelgemizde de açıklandığı gibi; 1136 sayılı Avukatlık
Kanununun 56. maddesinde, avukatın usule uygun olarak düzenlenen ve kendisine verilmiş
olan vekaletnamenin aslını
saklayıp örneğini çıkardıktan sonra aslına uygunluğunu imzası ile onaylayarak
kullanması mümkün kılınmış ve bu örneklerin, bütün yargı mercileri, resmi daire
ve kurumlar ile gerçek ve tüzel kişiler için resmi örnek hükmünde olacağı
belirtilmiştir.
1985/4
Taşıt alım vergisi uygulaması
Tavşanlı Noterliğinin taşıtlarla ilgili değişik
vekâletnamelerde taşıt alım vergisi uygulamacına ilişkin yazısını intikâl
ettirdiğimiz Adalet Bakanlığından aldığımız 12 Aralık 1984 gün ve 34226 sayılı
yazılarında Maliye ve Gümrük Bakanlığının 26.11.1984 gün ve GEL : TAV :
2121348-3-3569 sayılı yazının fotokopisinin ilişikte gönderildiği
bildirilmiştir.
Sözü edilen yazıda «1318 sayılı Finansman Kanununun
2346 sayılı Kanunla değişik l inci maddesinin C fıkrasında; taşıtların
vekâletname ile tasarruf hakkının devralınması Taşıt Alım Vergisine tabidir.»
denilmiş, 28.12.1982 gün ve 17912 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış bulunan 9
seri No.lu Genel Tebliğ ile de hangi tür vekâletnamelerin Taşıt Alım Vergisine
tabi tutulmayacağı açıklanmıştır.
Buna göre;
- Vekil tayin eden adına taşıt satın alma yetkisi
taşıyan (taşıt alımlarına mütedair)
vekâletnamelerin, sınırlı olması ve vekil tayin edilene taşıtın satışı
hususunda bir yetki vermemesi, koşuluyla Taşıt Alım Vergi sine tabi
tutulmaması,
- Taşıt sahibi tarafından, şoförüne veya üçüncü
şahıslara verilen
«taşıtın, yurtdışına götürülüp getirilmesi, gümrük
idareleri nezdindeki işlemlerin takıp ve sonuçlandırılması, taşıtla ilgili
İşlemlerin taşıt sahibi adına yapılmasına yetki tanıyan ve tasarruf hakkının
devrini gerektirmeyen vekâletnamelerden
dolayı vekil tayin edilenlerin Taşıt Alım Vergisine tabi tutulmamaları,
- Kanun koyucu vekâletname ile tasarruf hakkının
devralınmasmı vergilendirmiş bulunduğu cihetle yük veya yolcu nakliyatı
yapılmak üzere tanzim edilmiş bulunan ve kiralayana taşıt üzerinde tasarruf
yetkisi veren vekâletnamelerin Taşıt Alım Vergisine tabi tutulması, gerekir.
Diğer taraftan aynı kanunun 1 nci maddesinin son
fıkrasında, «Taşıt Alım Vergisinin mükellefi, bu kanunun 4,5 ve 6 ncı
maddelerinde yazılı taşıtları... iktisap eden, yurtdışında iktisap ederek
Türkiye'ye ithal eden veya bunların tasarruf hakkını devralan gerçek veya tüzel
kişilerdir.» 9 uncu maddecinde de, «...noterler... iktisap, ithal ve devir
işlemlerinin tamamlanmasından önce, ilgili vergi dairesince düzenlenmiş Taşıt
Alım Vergisinin ödendiğini gösterir belgeyi istemeye... mecburdurlar» hükümleri
mevcuttur.
Bu hükümlere göre, vekaletname ile tasarruf hakkının devirlerinde verginin mükellefi, taşıtın
tasarruf hakkını devir alan gerçek veya tüzel kişi yani vekil olduğundan,
muameleyi yapan noterlerin, mükellef (vekil) adına tanzim edilmiş bulunan Taşıt
Alini Vergisi Beyannamesini tasdik etmeleri ve tasarruf hakkının devrine
ilişkin vekaletnameyi
düzenlemeden önce ilgili vergi dairesince vekil adına düzenlenmiş Taşıt Alım
Vergisinin ödendiğini gösterir belgeyi istemeleri gerekir.» denilmiştir.
1985/85 Satış yetkisinin, satış vaadi yetkisini
kapsayıp kapsama
Kendisine bir gayrimenkulu satış yetkisi veren
vekâletname ile o ki sinin bu gayrimenkulu satış vaadinde bulunup bulunmayacağı
hususunun öteden beri ihtilaf ve münakaşa konusu olduğu malumlarıdır.
Ancak, Yargılayın son senelerde istikrar kazanan
kararlarına göre bir gayrimenkulu satma yetkisini taşıyan vekaletnameye müsteniden
gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapılması mümkün görülmektedir. Hal böyle
ise de Birliğimize devamlı surette intikâl eden olaylardan dolayı çıkacak veya
çıkması muhtemel anlaşmazlıkları önlemek için, bir vekâlete istinaden
gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yaptırmak isteyen ilgilinin kesin
iradesinin öğrenilerek bu hususun vekâletname içinde açık seçik
belirtilmesinin yararlı olacağı düşünüldüğünden, noterlerimizin gayri-menkul
satışına yetki veren bir vekaletname düzenlenmesi istendiğinde ilgiliden bu hususu açıkça sorarak
müspet veya menfi bir şekilde vekâletnamede belirtmelerinin uygun olacağı
düşünülmektedir.
1985/90 T.C.
Merkez Bankası kredi mektuplarının
ödenmesine ilişkin VEKALETNAMELER Hk.
T.C. Merkez Bankası Genel Müdürlüğünden aldığımız bir
yazıda Türkçe ve Almanca olarak düzenlenmiş kredi mektuplarının ödenmesi için
konsolosluk ve noterlerce düzenlenmiş vekâletnameler ibraz edildiğinin, bu
vekâletnamelerin son zamanlarda küçümsenmeyecek bir miktarının sahte çıktığının
ve bu nedenle Devlet zararının ve döviz kaybının önlenmesi için öngörülen bazı
tedbirlerin alınmasında Birliğimizin yardımcı olması istenilmiş ve yapılan
inceleme sonunda talep haklı görülerek;
- T.C. Merkez Bankası A.Ş. tarafından verilen kredi
mektuplarına ilişkin bir vekâletname düzenlenmesi istenildiğinde, noterlerin
ilgiliden pasaportunu istemeleri ve vekâletnameye de pasaportun tarih ve
numarası ile sair bilgilerin geçirilmesinin,
- Kredi mektuplarına ilişkin vekâletnamelere kredi
mektubu tarih ve numarasının mutlaka yazılması veya bir fotokopisinin
eklenmesinin,
- İlgilinin beyanına göre, yurtdışı adresinin
vekâletnameye yazılmasına ve ayrıca ilgilinin bir fotoğrafının da
vekâletnameye yapıştırılmasının,
–
Her halükarda bu çeşit bir vekâletname hakkında noterlikten; teyid
isteyen Merkez Bankası yetkililerine noterlerimizce kolaylık gösterilmesinin ve
istenilen cevabın en kısa süre içinde verilmesinin, uygun olacağı
düşünülmüştür.
1985/103 3239 Sayılı Vergi Kanunlarında
değişiklik yapan Kantin Hk.
11 Aralık 1985 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan ve
Vergi Kanunlarında bazı değişiklikler yapan 3239 sayılı Kanunun 18 nci maddesi
ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 223. maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir:
«Tasdik makamı, bu kanuna göre tasdike getirilen
defterleri sosyal güvenlik ile ilgili kuruluşların mevzuatı hükümlerine bağlı
kalmaksızın tasdik eder.»
Bu hüküm muvacehesinde kanunun yürürlüğünden itibaren
artık defter tasdiki isteyen esnaftan Bağ-Kur belgesi istenmemesi gerekeceği
düşünülmektedir,
Yine aynı kanunun 99 ncu maddesi ile 210 sayılı
Değerli Kâğıtlar Kanununun, bağlı tablosu değiştirilmiş olup, buna göre;
1- Noter kâğıtları :
Noter kâğıdı 100.-
TL
Beyanname 100.-
TL
Protesto, vekaletname,
resen senet 200.-
TL.
2- Kira Sözleşme Kâğıtları 200.- TL sına
yükseltilmiştir.
Ancak bu hüküm 1 Ocak 1986 tarihinden itibaren
yürürlüğe girecektir.
Noterlik harçları ile damga vergisinde şimdilik bir
artış olmayıp bu konuda Bakanlar Kuruluna yetki verilmiş bulunmaktadır. Hare ve
damga vergisinin arttırıldığı anda keyfiyetin ayrı bir genelge ile sizlere
duyurulacağı tabiidir.
1985/110
Damga Vergisi ve Harç artışları Hk.
- Bakanlar Kurulunun 85/10173 sayılı kararında 488
sayılı Damga Vergisi Kanununa bağlı (1) sayılı tablosunda yer alan maktu vergi
miktarları ile maktu ve nispi vergilerin asgari ve azami miktarları
ile 85/10177 sayılı Harplar Kanununa ekli (1-9) sayılı tarifelerde yer
alanmaktu harçlar miktarları ile maktu ve nispi harçların asgari ve azami miktarlarını
belirten ve 1.1.1886 tarihinden geçerli olmak üzere tesbit edilen Damga Vergisi
ve harçlara ait listeler aşağıda gösterilmiştir.
- Yine Bakanlar Kurulunun 85/10170 sayılı karan ile
Taşıt Alım Vergisinin 4,5 ve 6 ncı maddelerinde yer alan (l), (II), (III), (IV)
ve (V) sayılı tarifelerdeki vergi miktarlarının da bir kat artırılmasına
ilişkin 19.12.1985 tarihli kararının 26 Aralık 1985 tarih ve 18970 sayılı Resmi
Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdiğinin bilinmesini rica ederim.
1986/9
Gözaltında bulunan şahısların vekâletname verebilecekleri Hk.
Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 27.1.1986 gün ve
2916 sayılı yazısına bağlı olarak alınan, İçişleri Bakanlığı Jandarma Genel
Komutanlığının genelgesi aşağıya çıkartılmıştır.
1986/53 İstimlâk tebliğ işleminden alınacak değerli kâğıt
bedeli Hk.
1987/25
Evlat edinme işleminin vekâlet yolu ile yapılabileceği Hk.
Birliğimize yapılan bazı başvurular üzerine İçişleri Bakanlığına
yazdığımız yazıya cevaben anılan Bakanlık Nüfus ve Vatandaşlık işleri Genel
Müdürlüğünden aldığımız 9 Mart 1987 gün ve 621.121.195/11071 sayılı yazıda aynen
:
«Evlat edinme işleminin iki taraflı bir akit niteliğinde olması ve
mevzuatımızda vekil marifetiyle yapılmasını engelleyici açık bir hüküm
bulunmaması sebebi ile bu aktin noterden düzenlenmiş özel bir vekaletname ile yapılmasında hukuki bir engel
görülmemektedir.
Ancak,
vekâletnamenin evlatlık muamelesi yapılması konusunda vekilin yetkili olduğunu
ve evlat edinenle evlatlığın açık künyelerinin gösterilmiş olması gerekli
görülmektedir.>> denilmektedir.
1987/36 Avukatların müvekkilleri adına düzenleyecekleri
vekaletnameler Hk.
Birliğimize gelen bazı şikayetlerden, <<namlarına aharı
tevkile mezun olduğum müvekkillerimi temsile yetkili olmak üzere» veya
«müvekkillerimin bana vermiş oldukları vekaletname
ile birlikte kullanıldığı takdirde muteber olmak>> kaydı ile bazı
vekâletnameler düzenlendiği öğrenilmiştir.
1512 sayılı Noterlik Kanunun 79 ncu maddesinde açıkça hükme
bağlandığı üzere, başkası adına vekaleten hareket eden bir avukatın aharı
tevkile yetkili olduğunu belirten bir vekaletnameyi
notere ibraz etmedikçe, müvekkili adına vekâletname tanzimi ile vekâlet
yetkisini bir başkasına devri mümkün bulunmamaktadır.
1987/80 Silah devirleri için verilecek vekaletnameler Hk.
Bir noterimizin «ilgili mercilerde kendi adına kayıt ve tescil
yaptırması>> ibaresini havi vekaletname
ile silah satış ve devrinin mümkün olup olmayacağına dair sorusu üzerine
başvurduğumuz İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünden verilen 22.10.1987
gün ve 62159/68-296320 sayılı yazıda :
<<Gerek 6136 sayılı Kanununun 2478 sayılı Kanunla değişik 7.
maddesinin son fıkrası ile 9. maddesi ve gerekse bu kanuna dayalı olarak
çıkarılan 28.2.1982 tarihli ve 8/4182 karar sayılı yönetmeliğin 22 nci
maddesinde sıralanan hükümler, silah taşıma ve bulundurma vesikası verilecek
olan şahısların bu haklarını kullanırken ilgili makamca göz önünde tutulması
gereken hususları düzenlemektedir.
Bu
nedenle silah vesikasını verecek olan makamın vesika alacak olan şahıs hakkında
yukarıda belirtilen kanun ve yönetmelik hükümlerine göre gerekli tahkikat
yapılmadan noter kanalı ile verilen vekâletnameye istinaden varislerden birine
silah vesikası verilmesi mümkün değildir.>> denilmektedir.
1987/82 Bazı taşıt kirası vekaletnameleri Hk.
Maliye ve Gümrük Bakanlığından gönderilen 21.10.1987 gün ve TAV
2121348-3-3569/69145 sayılı yazıda :
«1318 sayılı Finansman Kanununun 2346 sayılı Kanunla değişik 1/c
maddesi ile (vekâletname ile tasarruf hakkının davranılması) Taşıt Alım
Vergisinin konusuna alınmış, 28.12.1982 gün ve 9 seri no.lu Taşıt Alım Vergisi
Genel Tebliği ile de hangi tür vekâletnamelerin taşıt alım vergisine tabi
tutulmayacağı açıklanmıştır.
Taşıtın
vekâletnamede belirtilen kimseye kiralanması şartıyla, vekiline kiralamaya
yetki veren vekâletnameler, söz konusu genel tebliğin A/3 üncü bölümü
kapsamında olduğundan, bu tür vekâletnamelerin tanzimi sırasında vekil tayin
edilenlerden taşıt alım vergisinin aranılmaması gerekmektedir.» denilmektedir.
1988/14 Yabancıların gönderdikleri
vekâletnameler Hk.
Nasıl
Türkiye'de yapılmış bir noterlik işlemi yurtdışında geçerli ise, yurtdışında
yabancı bir devletin noteri tarafından yapılan işlemin, Türkiye'de de geçerli
olduğu bilinmektedir. Nitekim 1512 sayılı Kanununun 195 nci maddesi, yabancı
bir memlekette usulü uyarınca yapılan bir noterlik işleminin ne şekilde ve hangi
şartlar altında Türkiye'de kullanılacağını hükme bağlamıştır. Ayrıca, tasdik
mükellefiyeti karşılıklı olarak kaldırılan ülkelerle yapılmış özel anlaşmalar
ile bu konuya ilişkin önceki genelge
hükümleri aynen geçerliliğini korumaktadır.
Son
zamanlarda bazı tapu idarelerinden Birliğimize yapılan başvurularda yabancı bir
ülke noterliğinin düzenlediği vekaletnameye göre yapılan noterlik işlemlerinde
yalnızca işlemin yapıldığı makam ile belgenin tarih ve sayısının belirtildiği,
işlemin bir örneğinin bulunmaması nedeniyle bazı yanlışlıklar ve hatta
sahteciliklerin bilahare ortaya çıktığı bildirilmektedir.
Bu nedenle
noterliklerde yabancı bir ülke noterliğinde yapılmış bir vekaletname veya sair
bir belgeye dayanılarak işlem yapılması halinde, ülke noterliğine ait belgenin
bir fotokopisinin veya aslına uygun olarak çıkarılmış bir örneğinin mutlaka
eklenmesinin bu gibi ihtimalleri ortadan kaldıracağı düşünülmektedir.
Gereğinin
bilinmesini ve buna göre işlem ifasını rica ederim.
1988/34 Bazı noterlik işlemlerinden
alınacak giderler Hk.
Noterlik
işlemlerinden alınacak giderlere ilişkin olarak yaptığımız 16 sayılı genelgede
bazı hata ve yanlışlıklar olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle aşağıdaki
hususların açıklanmasına gerek duyulmuştur.
1
- Noterlik Ücret Tarifesinin 1 nci maddesinin 2 nci fıkrasındaki «bu ücret bir
noterlik işleminde 300.- liradan az olamaz>> hükmünün farklı yorumlanması
nedeniyle bazı noterlerimizde bir tereddüt meydana gelmiştir
Anılan
hükmü Birliğe göre farklı yorumlayan bir noterimizin Adalet Bakanlığına
başvurması üzerine anılan Bakanlıktan Birliğimize gönderilen 11.4.1988 gün ve
13502 sayılı yazıda;
«Bakanlığımızca
hazırlanıp 30 Mart 1988 de yürürlüğe giren Noterlik Ücret Tarifesinin 1 nci
maddesi uyarınca noterler Harçlar Kanunu gereği tahsil
ettikleri harcın % 30'u oranında
ücret alırlar; ancak bu ücretin bir işlemde 300.- liradan az olamayacağı
öngörülmüştür.
Buna
göre iki örnekli genel vekaletname tanzimi nedeniyle noter, harç yekunü
olan (750+300) 1050.- liranın % 30'u olan 315 lira ücret alacaktır. Ekte
.gönderilen genelgenize bağlı tablonun 1 numaralı bölümüne göre, hesaplanacak
noter ücretinin ise 390.- lira tutacağı anlaşılmaktadır.
Bir
işlem sırasında asıl nüsha için ayrı, suretleri için ayrı olarak noterlik
ücretinin
hesap edilmesi tarifesine aykırı
düşmektedir.>> denilmektedir.
Bu
nedenle özellikle vekaletname işlemlerinde yapılacak ücret hesabında
bu açıklamaların nazara alınması
gerekmektedir.
2
- Yukarıda sözü geçen genelgenin 3 sayfasında yer alan <<ibraz edilen kağıdın
dışarıda yazılıp onaylanmak üzere Noterliğe getirilen>> örnek
işlemlerinde karşılaştırma>> ücretleri bir sehiv sonucu noksan
hesaplanmıştır.
Bu
sütunda yer alan bir yapraklı örnek işleminde karşılaştırma ücreti 400.- lira,
iki yapraklı işlemde 600.- lira, 3 yapraklı işlemde 800.- lira vb. olacaktır
3
- Yine genelgenin 3 sayfasının en altında yer alan cetvelin (bir yaprak) yazan
bölümü altında 128 lira olarak gösterilen KDV. nin 120.lira olması
gerekmektedir.
4
- Genelgenin son sayfasındaki sendika istifalarından 188.- lira noter ücreti
alınacağı yazılmış isede, bunun yanlış olduğu sonucuna varılmıştır.
Çünkü
işlemde hem tebliğ ve hemde imza tasdiki sözkonusudur. Tarifenin 8 nci
maddesinin 1 nci fıkrası gereğince
bir imza tasdiki için 75.lira, 3 ncü fıkra gereğincede (150X4) 600- lira
alınması gerekmekte olup, işlem sendika işlemi olduğu için bu ücretler
toplamının yarısı olan 338.liranın noter ücreti olarak tahakkuk ve tahsili
gerektiği düşünülmektedir.
1988/51 Tapuda işlem yaptırılmasını gerektiren
noterlik işlemleri Hk.
Adalet
Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden gönderilen 18.8. 1988 gün ve 30662
sayılı yazıda :
<<Tapuda
işlem yapılmasını gerektiren iş kağıtlar ile diğer işlemlerin fotoğraflarının
tel zımba ile tutturulmadan önce yapıştırıcı bir madde ile yapıştırılmaları,
fotoğrafların üzerine darphaneden sağlanmış madeni noterlik mührünün okunaklı
bir şekilde basılması hususu 16 Temmuz 1979 tarih ve 6-79/20094 sayılı genelge
ile tüm noterliklere duyurulmuş idi.
Bu
defa, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünden alınan 18 Temmuz 1988 tarih ve 3964
sayılı yazıda, Tapu ve Kadastro Bölge Müdürlüklerinden alınan yazılarda ve
yapılan denetimlerde noterler ve konsolosluklar tarafından düzenlenen
vekaletnamelerdeki fotoğrafların yapıştırılmayarak sadece tel zımba ile
tutturulmak suretiyle eski uygulamaya devam edildiğinden bahisle sahtecilik
alaylarına sebebiyet verilmemesi için vekaletnamelerdeki fotoğrafların tel
zımba ile tutturulmadan önce yapıştırılması gerektiği hususunun bir kez daha Birliğinize
duyurulmasının uygun olacağı belirtilmiştir.
Bu
itibarla, tapu dairelerinde yaptırıldığı bildirilen sahtecilikleri büyük ölçüde
önleyeceği ve fotoğraflı olan her türlü işlem için de aynı durumun söz konusu
olduğu cihetle gerek tapuda işlem yapılmasını gerektiren iş kağıtları ve
gerekse diğer işlemlerin fotoğraflarının tel zımba isle tutturulmadan önce
yapıştırıcı bir madde ile yapıştırılmaları, fotoğrafların üzerine darphaneden
sağlanmış madeni noterlik mührünün. okunaklı bir şekilde basılması
hususunun noterliklere duyurulmasını rica ederim.>> denilmektedir,
1988/58
Gümrük Yönetmeliğinde yapılan değişiklik Hk.
28 Temmuz 1988 tarih ve 19882 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan
1615 Sayılı Gümrük Kanununun Uygulanmasına Dair Gümrük Yönetmeliğinin Bazı
Maddelerinin Değiştirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 4 ncü maddesi aynen aşağıya
çıkarılmıştır.
«Madde 4 - 1615 sayılı Gümrük Kanununun uygulanmasına ilişkin Gümrük
Yönetmeliğinin değişik .12/XIV-a maddesinin 6/a fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
a - Bu fıkra gereğince ithal edilen kara nakil vasıtalarının malül
ve sakat olmayanlara gümrük vergileri tahsisi edilmeden satışı, hibesi ve devri
mümkün değildir. Araçların intifaının mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair
şekillerde akden devri ile tasarruf hakkının vekaletnameye
istinaden devredilmesi satış hükmündedir. Noterler ve trafik memurları bu
konuda herhangi bir işlem yapmadan önce Bakanlığın (Gümrük
Genel Müdürlüğü) iznini aramak zorundadırlar.>>denilmektedir
1988/62 Bazı noterlik işlemlerinden
alınacak vergiler Hk.
Birliğimize yapılan bir başvuru
üzerine Maliye ve Gümrük Bakanlığına yazılan yazımıza cevaben gönderilen
Gelirler Genel Müdürlüğü ifadeli 7.9.1988 gün ve HARÇ : 2232314-177/54897
sayılı yazıda :
<<İlgi yazınızda bir banka ile A,Ş. arasında noterce tasdiki
yapılıp ticaret siciline
işlenen
200.000.000 TL, lik ticari işletme rehninin kaldırılarak ticaret siciline
yapılan
tescilin
silinmesine bankanın muvafakat ettiğini bildiren (muvafakatname) başlıklı
yazının
noterdeki tasdik işlemi
sırasında, harç ve damga vergisi uygulaması bakımından düzenlemenin bir
ibraname mi yoksa vekaletname mi olarak
değerlendirileceği hususundaki Bakanlığımız görüşünün bildirilmesi
istenilmektedir. ,
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanununun 42 nci maddesinin 2
nci fıkrasında menkul ve gayrimenkul mallar hakkında alım, satım, taahhüt ve
rehinle ilgili her nevi mukavele, senet ve kağıtlarda değer gösterilmesinin
mecburi olduğu hükme bağlanmış, kanuna bağlı (2) sayılı tarifenin I - Diğer
veya ağırlık üzerinden alınan nispi harçlar bölümünün birinci fıkrasında da,
muayyen bir meblağı ihtiva eden her nevi senet, mukavelename ve kağıtlardan
beher imza için binde 0.50 nisbetinde harç alınacağı, bu suretle alınacak
harcın 3000 liradan az ve 1.500.000 liradan çok olamayacağı hükme bağlanmıştır.
Mezkür hüküm doğrultusunda inceleme konusu olan muvafakatname
başlıklı
kağıt rehin
alacaklısı olan bankayı bağlayıcı biçimde işletme rehninin kaldırılması
konusunda rıza beyanını, yani muvafakatını içermesi açısından bir tür ibraname
sayılabilirse de taraflar arasındaki hukuki işlemin tam niteliği bilinmeyeceği
için kağıdın muvafakatname olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
Ayrıca. yazılı metnin başlığı ve
kapsamı kişinin hukuki bir işleme muvafakatını
yani rıza beyanını
ifade ettiğine göre, ifade edilenin dışında saklı başkaca bir işlemin ve bu
meyanda ibranın varlığından söz edilemez.
Bu nedenle, sözkonusu kağıdın
noterdeki tasdiki işleminden, kağıdın ihtiva ettiği değer üzerinden (2) sayılı
tarifenin I/1 pozisyonu gereğince harç alınması gerekmektedir. Öte yandan,
muvafakatnameler 488 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yer alan damga
vergisine tabi kağıtlar arasında sayılmadığından damga vergisi aranılmaması
icab'eder.>> denilmektedir.
1988/80
Noterlerce bastırılan matbu vekâletnameler Hk.
Bazı
Noterlerimizce bastırılan matbu vekaletnamelerin içerdikleri yetkiler ile bu
yetkilerin başka birisine devri konusunda tereddütler hasıl olduğu Birliğimize
yapılan başvurulardan anlaşılmıştır. Bu nedenle matbu olarak bastırılan bazı
vekaletnamelerin kullanılması konusunda aşağıdaki hususların açıklanmasında
zorunluluk duyulmuştur.
1
) Bazı matbu avukat vekaletnamelerinin. «Leh ve aleyhime açılmış ve açılacak
bilumum dava ve takiplerden...>> şeklinde başladığı ve bundan sonra
avukata verilen yetkiler belirlenmektedir. Belirlenen bu yetkilerden sonra yine
matbu olarak «...başkalarını vekil edip azletmeye...>> cümlesinin
bulunduğu, bundan sonra ise nokta nokta konularak bir boşluk bırakıldığı ve bu
boşluğa da müvekkilin vekile vermek istediği özel yetkiler daktilo ile
yazılmaktadır.
Bu
durumda başkalarını vekil edip azletme yetkisinin sonradan verilen özel
yetkilerin belirlenmesinden önce yazılmış olduğu için ileride bazı
tereddütlerin çıkabileceği düşünülmüştür. Nitekim Birliğimize intikal eden bazı
sorulardan avukatın başkalarını vekil etme cümlesinden sonra gelen yetkileri,
yeni vekile devredemeyeceği gibi kanı sahibi olanların bulunduğu
anlaşılmaktadır.
Bu itibarla,
ileride herhangi bir ihtilafa meydan verilmemesi bakımından bu çeşit matbu
vekaletnamelerde «başkalarını vakit etme>i yetkisinin tüm yetkilerin en
sonuna yazılması veya daha önce yazılmış ise. bu cümleden sonra verilecek diğer
yetkileri de devredebileceği hususunun açık bir şekilde metinde ifade 'edilmesinin
uygun ve yerinde olacağı düşünülmektedir.
2)
Yine bazı noterlerce bastırılan matbu genel vekaletnamelerin içinde vekil tayin
edilen kişiye avukat tutma yetkisinin de verildiği görülmektedir. Verilen bu
avukat tutma yetkisinin sınırlarında tereddüt edildiği ve özellikle bu yetkinin
dava açma yetkisini kapsayıp kapsamadığı hususunda çeşitli görüşlere
rastlanıldığı anlaşılmıştır.
Yapılan
incelemeye göre Borçlar Kanununun 388/3 ncü maddesi hükmü karşısında avukat
tutma yetkisinin dava açma yetkisini kapsamadığı sonucuna varılmış
bulunulmaktadır,
1988/85 Değerli Kâğıt
bedellerinin arttığı Hk.
20 Aralık 1988 tarih ve
20025 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Değerli Kağıtlar Kanununun 5 numaralı
gene) tebliğinde;
<<210 Sayılı
Değerli Kağıtlar Kanununun 1 nci maddesinde, bu kanuna bağlı tabloda yazılı
kağıtlar ve belgeler değerli kağıt sayılır. Bu kanununun kapsamına
giren veya diğer kanunlarla kapsama alınacak
olan değerli kağıtların basımı, dağıtımı ve bedellerinin tahsili ile ilgili
usul ve esasları ve bu kağıtların bedellerini tespite Maliye Bakanlığı
yetkilidir.» denilmekte ve daha sonra bu yetkiye dayanılarak noterlikte
kullanılan değerli kağıtların yeniden tespit edilen bedelleri
liste halinde verilmiş bulunmaktadır.
1.1.989 tarihinden
itibaren uygulanması gereken ve Noterlikte kullanılan değerli kağıtlara ait
liste aynen aşağıya alınmıştır.
1989/10 Tapu İdarelerinde işlem yapılacak
Noterlik belgelerinin nüfus hüviyet cüzdanına göre düzenlenmeleri gerektiği Hk.
İLGİ : 11.7.1978 gün ve 2364/19 sayılı
genelgemiz.
Nüfus hüviyet cüzdanındaki bilgileri
kapsayan başka belgelerle taşınmaz mal üzerinde tasarrufa yetki veren
vekaletname tanzim edilip edilemeyeceği Başbakanlık Tapu ve Kadastro Genel
Müdürlüğünden sorulmuş idi.
Anılan Genel Müdürlükten gönderilen
2 Aralık 1988 gün ve 4-1-113113-6824 sayılı yazıda: «Noterlik Kanununun 88 ncu
maddesi gereğince düzenleme şeklinde tanzim edilen vekaletnamelerde,
ilgililerin kimlik tespitinin Nüfus Kanunu gereğince nüfus hüviyet cüzdanlarına
dayanılarak yapılması gerekmektedir.
Diğer taraftan, Medeni Kanunun 917 nci maddesi gereğince tapu
sicillerinin tutulmasından Hazine sorumlu olup, Hazinenin memurlara rücu hakkı
bulunmaktadır.
Bu nedenle, tapu idarelerinde işlem yapılmak üzere noterlerce düzenleme
şeklinde tanzim olunan vekaletnamelerde, kimlik tespitinin mutlaka ilgilinin
nüfus hüviyet cüzdanına dayanılarak yapılmasında zorunluluk
görülmektedir.>> denilmektedir.
İlgide tarih ve sayısı gösterilen genelgemizde tamamen bu görüşün aksi
yazılmış ise de, yapıdan incelemede anılan Genel Müdürlüğün yine aynı şekilde
görüş bildirdiği, ancak genelge yapılırken sehven görülmemektedir yerine
görülmektedir denildiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla,
yukarıda açıklandığı üzere tapuda işlem yapılmak üzere düzenlenecek
vekaletnamelerde, kimlik tespitinin mutlaka nüfus hüviyet cüzdanına dayanılarak
yapılmasını rica ederim.
1989/31 Taşıt Kira sözleşmeleri Hk.
Taşıt kira sözleşmeleri
ile taşıtın dilenen kişiye ve dilenen bedelle kiraya verilmesine ilişkin yetki
veren vekaletnamelerin taşıt alım
vergisine tabi tutulup tutulmayacağında noterlerimiz tarafından tereddüt
edildiği anlaşılmaktadır. Bu tereddüdün iki müessesenin birbirine
karıştırılma-sından ileri gelmiş olabileceği gibi 1983/34 sayılı genelgenin fihrist
bölümünde yanlış yazılmasından da ileri gelmiş olabileceği sonucuna varılmıştır. Bu nedenle aşağıdaki
hususların kısaca açıklanmasında yarar görülmüştür.
1983/34 sayılı genelgemizde
açıklandığı üzere, belli bir güzergahta yük veya yolcu nakliyatı yapılmak üzere
tanzim edilmiş bulunan, kirala-yana taşıt üzerinde herhangi bir tasarruf
yetkisi vermeyen ve hukuki bir iktisap olmaması nedeniyle malik değişikliğine
de sebebiyet vermeyen KİRA SÖZLEŞMELERİ TAŞIT ALlM VERGİSİNE TABİ BULUNMAMAKTADIR.
Buna karşılık, 1987/23
sayılı genelgemizde açıklandığı veçhile, kiraIayana tasarruf yetkisi veren ve
taşıtını dilediği kimseye dilediği bedelle kiralama yetkisini taşıyan, vekaletnamelerin taşıt alım vergisine tabi
tutulması gerekmektedir.
1989/33 Geçici ikamet tezkereli kişilerin bazı tasarrufları Hk.
Bir sorumuza cevap olarak gönderilen
Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 23.3.1989 gün ve 13354 sayılı
yazılarında :
<<T.C. nüfusuna kayıtlı olmayan ve iki yılda bir yenilenen
geçici ikamet tezkeresi ile Türkiye'de oturan kişilerin araç, taşınır ve
taşınmaz mallar ile diğer konulardaki alım, satım, bağış vekaletname düzenlemesini istemeleri, keza SSCD' den gelmiş alan
Türk vatandaşı kişilerin de gerek SSCB' de gerekse diğer ülkelerdeki taşınır veya
taşınmaz malları için yakınları lehine vekalet, bağış ve benzer konularda noterde işlem
yapılmasını istemeleri halinde, uyulması gereken hususlar konusunda
Bakanlığımızdan görüş sorulmaktadır.
A - Geçici ikamet tezkereli kişiler
Geçici ikamet
tezkereli kişilere verilen ikamet tezkeresinin ihtiva ettiği bilgileri gösteren
İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün Yb. Hd. ilt. D. Başkanlığının
7.2.1989 gün ve Va. 650518/051157 sayılı cevabi yazı örneği ektedir.
Bu itibarla, bu durumda bulunan kişiler noterde;
1 ) Menkul malların alım satımı,
2) Taşıt alım satımı (16.6.1985 gün ve 18786 mükerrer sayılı Resmi
Gazete' de yayınlanan
Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 55/e Maddesi dikkate alınarak);
3) Sınırlayıcı kanun hükmü olmayan diğer konularda genel olarak
irade beyanlarını gösteren vekalet, bağış ve benzeri
işlemleri yaptırabileceklerdir.
4) Yabancı uyruklular için gayrimenkul mülkü edinme konusunda,
kanunlardaki tahdit hükümleri saklı kalmak ve mütekabiliyet şartı aranmak
kaydı ile onların da dahili mevzuatımız ahkamı çerçevesinde taşınmaz malları temellük
edebilecekleri
düşünülmüştür.
B - SSGB' den yurdumuza gelerek vatandaşlığımıza
geçmiş kimselerin SSCB'de veya diğer yabancı
ülkelerdeki rnenkul ve gayrimenkulleri için yakınları lehine bağış ve vekalet
gibi irade beyanlarını tevsik mahiyetindeki işlemlerin yapılmasını istemeleri
halinde, noterin bu
işlemleri yapmasında yasal bir sakınca yoktur. Tabiatıyla bu işlemlerin ilgili
yabancı ülkelerde geçerli olup olmayacağı o ülkelerin dahili mevzuatına
bağlıdır.>> denilmektedir.
1989/47 Finansal kiralama yolu ile devredilen taşıtlar Hk,
Finansal kiralama yolu ile tasarruf
hakkı devredilen taşıtlardan, taşıt alım vergisi alınıp alınmayacağı
hususundaki bir tereddüt üzerine konu Maliye ve Gümrük Bakanlığına intikal
ettirilmiş idi.
Anılan Bakanlıktan Birliğimize gönderilen 12.5.1989 gün ve DMG: Y
: 2101102-133/38558 sayılı yazıda aynen;
<Bilindiği üzere, 28.6.1985 gün ve 18795 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanan 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunununun 30 uncu maddesinin 1.
fıkrasında, finansal kiralama sözleşmesinin her türlü vergi, resim ve harçtan
istisna olduğu hükme bağlanmıştır.
Bu hükme göre, finansal kiralama sözleşmeleri damga vergisinden
istisna edilmiştir.
Öte yandan, bu
sözleşmelerle ilgili işlemlere mezkur madde ile getirilen harç istisnasının
uygulamasında meydana gelebilecek yanlış anlamalara meydan verilmemesi
bakımından yayımlanan 13 seri nolu Harçlar Kanunu Genel Tebliğinde, sözü edilen
maddede yer alan hükmün, sözleşmenin hüküm ifade edebilmesi için noter, tapu ve
gemi sicilinde yapılması gerekli bulunan işlemlere de tatbik edilmesi gerektiği
açıklanmıştır,
Diğer taraftan, 1318 sayılı Finansman Kanununun 2346 sayılı
Kanunla değişen 1 nci maddesinde: bu kanunun 4, 5 ve 6 ncı maddelerinde yazılı
taşıtların;
a) Her ne şekilde olursa olsun iktisap edilmesi,
b) Yurt dışında iktisap edilerek Türkiye'ye ithal edilmesi,
c) Vekaletname ile tasarruf
hakkının devralınması, Taşıt Alım Vergisine tabidir denilmiştir,
Ayrıca, finansal kiralama sözleşmesi ile yapılan taşıt
iktisaplarının taşıt alım vergisinden istisna edileceğine dair herhangi bir
hüküm düzenlenmemiştir.
Bu nedenle, noterde düzenlenmesi mecburi bulunan finansal
kiralama
sözleşmelerinin damga vergisinden, sözleşme ile ilgili olarak noterde yapılacak
işlemlerin harçtan istisna edilmesi, finansal kiralama sözleşmesi gereğince
taşıtın tasarruf hakkını devralan kişilerin, TAŞIT ALIM VERGİSİNE TABİ
tutulması gerekir.
Bilgi edinilmesini ve gereğinin buna göre yapılmasını rica ederim.>>
denilmektedir.
1989/62 Vergi Dairelerine verilen bazı
vekaletnameler Hk.
Özellikle vergi iadeleri için istenilen
vekaletnamelere <vekilin azli halinde durumu vergi dairesine bildireceğimi,
bildirmeme halinde bundan doğan zararı peşinen kabul ettiğimi ve bu nedenle
vergi dairesinden herhangi bir talepte bulunmayacağımı kabul ve taahhüt
ederim.>> şeklinde bir ibarenin konulmasının istenildiği anlaşılmakla bu
şerhi muhtevi vekaletnamelerden harç ve damga vergisinin ne şekilde
alınacağında tereddüt edilerek konu
Adalet ve Maliye ve Gümrük Bakanlıklarına intikâl
ettirilmiş idi.
Konu
Adalet Bakanlığınca da ilgisi nedeniyle Maliye ve Gümrük Bakanlığına intikal
ettirilmiş olup, Maliye ve Gümrük Bakanlığından konuya ilişkin olarak
gönderilen 26.6.1989 gün ve HARÇ: 2232314-190/50582 sayılı yazıda:
<<Bilindiği
üzere 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı ve 30.12.1988 gün ve 20035 sayılı Resmi
Gazetede yayınlanan 88/13600 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile değişik (2)
sayılı tarifenin II/1 pozisyonunda (belli meblağı ihtiva etmeyen ve alınacak
harç miktarı kanun ve tarifede ayrıca gösterilmemiş olan senet, mukavele ve
kağıtlardaki imzaların beherinden 1000.-TL.) harç alınacağı hükme bağlanmış,
aynı bölümün 3-a ve b pozisyonlarında da, özel ve genel vekaletnamelerden hangi
miktarda harç alınacağı belirtilmiştir.
Söz
konusu vekâletname ve bu vekaletname üzerinde yer alan ve diğer gösterilmesi
zorunlu kağıtlar meyanın da bulunmayan taahhüt metni, iki ayrı hukuki muameleyi
ihtiva etmekle birlikte bu kağıtla, ilgili işlemlerin, 492 sayılı Kanunun 46
ncı maddesindeki (birbirleriyle ilgili işler bir arada bulunursa en yüksek harç
alınmasını gerektiren iş üzerinden bir harç alınır) hükmü çerçevesinde, harca
tabi tutulması gerekir.
Öte
yandan, 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 2 nci maddesinde (vergiye tabi
kağıtlar mahiyetinde bulunan ve onların yerini alan mektup ve şerhlerle, bu
kağıtların hükümlerinin yenilenmesine; uzatılmasına, değiştirilmesine, devrine
veya bozulmasına ilişkin mektup ve şerhler de damga vergisine tabidir)
hükmüne
yer verilmiştir.
Vekaletnameler,
damga vergisine tabi kağıtlar arasında bulunmamakla birlikte, yazışma konusu
vekaletname üzerinde yer alan ve vekalet işleminden ayrı olarak bir taahhüdü
tazammum eden şerhin, 488 sayılı Kanuna ekli ve 30.12.1988 günlü Resmi Gazetede
yayınlanan 88/13599 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile değişik (1) sayılı
tablonun I/1-b fıkrası gereğince maktu damga vergisine tabi tutulması icap
eder.>> denilmektedir.
Bilinmesini
ve söz konusu işlemlerde buna göre işlem ifasını rica ederim.
1989/63 Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Hk.
31.8.1989
gün ve 20268 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan, Adalet Bakanlığı ile Maliye ve
Gümrük Bakanlığının 197 sıra no lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde;
A - NOTERLER TARAFINDAN DÜZENLENEN
VEKALETNAMELERDE YER ALACAK ASGARİ BİLGİLER
1 - 213 sayılı Vergi Usul Kanununun
mükerrer 257 nci maddesinin Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye
dayanılarak, 1.8.1989 tarihinden itibaren noterler tarafından düzenlenen
vekaletnamelerde bulunulması gereken bilgilerin yanı sıra aşağıda yazılı
bilgilere de yer verilmesi zorunluluğu getirilmiştir.
a) Vekaletname
verenin adı, soyadı, unvanı, adresi,
b)
Vekaletname verenin varsa gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı bulunduğu
vergi dairesi, vergi sicil (hesap) numarası,
c)
Vekaletname verilenin adı, soyadı, unvanı, adresi,
d)
Vekaletname verilenin varsa bağlı bulunduğu vergi dairesi, vergi dairesi sicil (hesap) numarası,
e)
Vekaletname verilen avukat ise, bağlı bulunduğu baro,
Noterler bu bilgilerin
vekaletnamelerde EKSİKSİZ VE DOĞRU OLARAK BULUNMAMASINDAN SORUMLU OLACAKLARDIR.
2 - 1.8.1989 tarihinden önce
düzenlenen ve yukarıdaki bilgilerin tamamını kapsayan (tebliğde böyle yazmasına
rağmen kapsamayan denilmek istendiği sanılmaktadır.) vekaletnameler ile bu
tarihten sonra kamu kurum ve kuruluşlarında, mahkemelerde, icra ve iflas
dairelerinde dava ve iş takip edilmesine başlanması halinde eksik olan bilgiler
vekaletnamelerin arkasına vekil tarafından yazılmak ve imzalanmak suretiyle
tamamlanır.>> denilmektedir.
Tebliğde
uygulamanın her ne kadar 1.8.1989 tarihinden itibaren yapılacak belirtilmiş ise
de, yayımın gecikmesi nedeniyle uygulamanın 1.9.1989 tarihinde başlayacağı,
ilgili Bakanlıkça bildirilmiş bulunmaktadır.
1989/68 Göçmen soydaşIarımızın kimIik
belgeleri ve gümrük muafiyetleri Hk.
Bulgaristan'dan göçe zorlanarak
yurdumuza gelen soydaşlarımız tarafından getirilen bazı araç ve dayanıklı
tüketim maddelerinin satışı ile bunların noterlik işlemi yaptırdıkları sırada
kendilerinden nasıl bir kimlik belgesi isteneceği konusunda çıkan tereddütler
üzerine Adalet Bakanlığından görüş istenmiş idi.
Anılan Bakanlıktan 25.7.1989 tarih
ve 5-33-1989/30712 sayılı yazıların-da aynen :
«Anılan konuların
tetkiki sonunda.
1) 12 Temmuz.1989 gün ve 20223
sayılı ve 21 Temmuz 1989 gün ve 20228 sayılı Resmi Gazetelerde yayınlanan
Başbakanlık Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığının 89/28 ve 89 sayılı ithalat
tebliğlerinde göçmen soydaşlarımıza ait nakil vasıtası, mesleki alet, makina
vesair eşyalar hakkındaki gümrük uygulamaları düzenlenmiş bulunmaktadır.
2) Harç ve damga vergisi bakımından,
a - Soydaşlarımızla ilgili olarak
gümrüklerdeki vergi, harç ve. resim muafiyeti yukarda ifade edilen ithalat
tebliğlerinde yer almış bulunmaktadır.
b - 492 sayılı Harçlar Kanununun
88/e madde ve fıkrası gereğince sözü edilen göçmen soydaşlarımıza verilecek
ikamet tezkereleri dahi harçtan muaf tutulmuştur.
c - Ancak noterlikteki işlemler açısından gerek 488 ve gerekse 492
sayılı Kanunlarda aksine hüküm bulunmadığından göçmen soydaşlarımız için damga
vergisi ve harç muafiyeti şimdilik söz konusu bulunmamaktadır. .
3) Noterlikteki işlemler açısından
göçmen soydaşılarımızın kimliklerinin tespiti konusunda :
a - Göçmen soydaşlarımız 16.6.989
tarih ve 3583 sayılı Kanunla getirilen hükme
istinaden
haklarında 2510 sayılı İskan Kanunu Ahkamı uygulanacağından, 1512 sayılı
Kanununun 89 ncu maddesinde sözü edilen (niteliği bakımından tapuda işlem
yapılmasını gerektiren sözleşme ve vekaletnameler)
için ibrazı zorunlu hüviyet cüzdanı konusu Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne
yazılmış olup sonuç ayrıca Birliğinize iletilecektir.
b - Diğer noterlik işlemleri
açısından 1512 sayılı Kanunun 7213 maddesi ile Noterlik Kanunu Yönetmeliğinin
90 ıncı maddesi dikkate alınarak, pasaport, ehliyetname, fotoğraflı kimlik
kartı vesair kimlik belirten belgelerden birinin ibrazı halinde noterlik
işleminin yapılabileceği düşünülmüştür.>> denilmektedir.
Yazıda sözü edilen tebliğlere.
bakıldığında, :bu soydaşlarımızın bir adet nakil vasıtası ile beraber
getirdikleri mesleki alet, makina vesair eşyanın ithaline müsaade edildiği,
bunların gümrük vergisi, resim ve harçlardan muaf olarak ithal edileceğinin
hükme bağlandığı tespit edilmiş bulunmaktadır.
1989/70 197 sıra nolu Vergi Usul Kanunu
Genel Tebliği Hk.
İLGİ
: 31.8.1989 gün ve 8718/63 sayılı genelge.
Adalet
Bakanlığı ile Maliye ve Gümrük Bakanlığının müştereken yayınladıkları 197 sıra
nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin noterleri ilgilendiren hükümlerinin
ilgide tarih ve sayısı gösterilen genelge ile sizlere duyurulduğu malumunuzdur.
Söz
konusu genel tebliğin uygulamada yarattığı zorluk ve tereddütler nedeniyle
konuya ilişkin olarak, Birliğimizce anılan Bakanlıklar vezninde yapılan yoğun
girişimler olumlu sonuç vermiş ve söz konusu tebliğin yalnızca AVUKATLAR İÇİN
DÜZENLENEN VEKALETNAMELERE hasredilmesi sağlanmıştır. Ayrıca ve bu arada
tereddüt edilen bazı hususları da açıklayan Maliye ve Gümrük Bakanlığının
8.9.1989 tarih ve VUK-4-2110007-4/ 67229 sayılı yazılarında aynen
<<31.8.1989 gün ve 20268 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 197 sıra
numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği hakkındaki ilgi yazınız incelenmiş ve
bu konudaki Bakanlığımız görüşleri aşağıda açıklanmıştır.
1
- 197 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile noterler tarafından
düzenlenen vekaletnamelerde bulunması gereken bilgilerin yanı sıra, aşağıda
yazılı bilgilere de yer verilmesi zorunluluğu getirilmiştir.
a)
Vekaletname verenin adı, soyadı, unvanı, adresi,
b)
Vekaletname verenin varsa gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı bulunduğu
vergi
dairesi, vergi dairesi sicil (hesap) numarası,
c)
Vekaletname verilenin adı, soyadı, unvanı, adresi,
d)
Vekaletname verilenin varsa bağlı bulunduğu vergi dairesi, vergi dairesi sicil (hesap) numarası,
e)
Vekaletname verilenin avukat ise bağlı bulunduğu baro,
Bakanlığımız
bu bilgilerin YALNIZ AVUKATLARA VERİLEN VEKALETNAMELERDE BULUNMASINI YETERLİ
GÖRMÜŞTÜR. DİĞER VEKALET NAMELERDE BU BİLGİLERİN BULUNMASI ZORUNLU DEĞİLDİR.
2
- Avukatın notere gelmemesi halinde vekaletnamede, anılan tebliğe göre
bulunması zorunlu bilgiler vekaleti verenin beyanına dayanılarak
düzenlenecektir.
3
- Bir avukata veya bir müesseseye bağlı olarak, (stajyer avukat dahil) ücretli
çalıştığı için vergi dairesi mükellefiyet kaydı olmayan avukatlara vekaletname
verildiği takdirde vekalet alan avukatın (stajyer avukatın) adı ve soyadı ile
işverenin, adı, soyadı, adresi, bağlı bulunduğu vergi dairesi ve vergi dairesi
sicil (hesap) numarası vekaletnameye yazılacaktır. Avukatın bağlı olduğu müessesenin
vergi mükellefiyetinin almaması halinde, sadece kurumun adı ve adresi gibi
bilgiler yazılacaktır.
4
- Avukatın adı, soyadı adresi ve vergi durumu ile ilgili olarak vekaletname
metninde yer verilecek müvekkil beyanının vekaletname muhtevası kapsamında
düzenlenmesi halinde bu beyanla ilgili tasdik işleminden ayrıca harç
aranılmayacaktır. Ancak, söz konusu beyanın vekaletname işleminden ayrı bir
borç taahhüdünü tazammum edecek tarzda düzenlenmesi halinde,harç uygulamasında
492 sayılı Kanununun 46 ncı maddesi hükmü dikkate alınacak, ayrıca söz konusu
taahhüt metni sebebiyle 488 sayılı Kanununun 2 nci maddesi ile kanuna ekli 1
sayılı tablonun I-1/6 pozisyonu gereğince maktu damga vergisi tahsil
edilecektir.>> denilmektedir.
Bilinmesini ve: bundan böyle buna
göre işlem ifasını rica ederim.
1989/99
Bazı tespit tutanakları Hk.
Bir örneği yazımızın
arkasındaki işlemin noterlere getirilerek onaylama suretiyle yaptırılmak
istendiği, bu işlemin bir tespit işlemi niteliğinde olduğundan, (tespit)
işleminin noterlerce bu şekilde yapılıp yapılmayacağına ilişkin olarak
intikal eden soru Yönetim Kurulumuzda görüşülmüştür.
Gerçekten sözkonusu
işlem Noterlik Kanununda yer alan bir tespit işlemi olup, imza onaylaması
şeklinde yapılması mümkün bulunmamaktadır. Bu işlemin 1512 sayılı Kanunun 101
nci maddesinde yer alan şekil ve şartlar dahilinde yapılması gerekmektedir. Ayrıca
bu tespit işlemi bizzat noter tarafından yapılabileceği gibi, tespitin bir
ihtisası gerektirmesi halinde bilirkişi de kullanılabileceği tabiidir.
1990/1 Oto satışlarında uyulacak esaslar
Hk.
Açık oto satışı tâbir Edilen ve
yasalara aykırı bulunan bazı işlemlerin noterliklerde yapıldığı yolundaki
söylentilerin son zamanlarda daha yaygın bir seviyeye ulaştığı malûmunuzdur. Bu
konu camiamızı çok tedirgin etmiş, noterlerimizin büyük çoğunluğunun
yakınmalarına neden olmuş, noterlik müessesesini derinden yaralayan bu
iddialara son verilmesini temin edecek önlemlerin alınması genel bir istek
olarak gündeme gelmiştir.
Konuya büyük bir duyarlılıkla
yaklaşan Yönetim Kurulumuz, bu konu-da alınmasını uygun bulduğu önlemi Adalet
Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürcüğüne arz ederek, bu konuda görüş
istemiştir.
Anılan Genel Müdürlüğün konuya
ilişkin 1.12.1989 tarih ve 47685 sayılı yazısında aynen:
<<Açık oto satışı tâbir edilen
işlemin yapılmasıyla bazı noterlere daha çok rağbet edildiği, ayrıca hazinenin
vergi kaybına neden olduğu, noter-lere olan güvenin azaldığı 9.10.1985 gün ve
586/10028 sayılı yazınız ile ilgi (a) daki yazınız muhtevaların.dan
anlaşılmaktadır.
Yasal olmayan bu davranış,
noterlerin genel meşrû menfaatlerine aykırı olduğu gibi, noterlik mesleğinin
ahlâk, düzen ve geleneklerini de zedeleyici niteliktedir.
Öte yandan bu tür işlemleri yapan
noterlere yasal olmasa da iş sahiplerince daha çak rağbet edilmesi 1512 sayılı
Noterlik Kanununun rekabet yasağını düzenleyen 50 nci maddesine aykırı
bulunmaktadır,
Aynı kanunun 166 ncı maddesinin 13
ncü bendinde <<noterlerin genel menfalarını ve mesleğin ahlâk, düzen ve
geleneklerini korumak» Birliğimizin görevleri mey anında sayılmış
bulunmaktadır.
Bu itibarla; Noterlerin genel menfaatlerini korumak,
birliği ve düzen sağlamak, rekabeti de önleyerek yapılacak işlemlerin yasalara
uygunluğunu temin etmek maksadıyla Birliğimizce ,bastırılarak amblemli ve seri
numaralı küçük etiketlerin oto satış işlemleri ile bu satışlarla ilgili
vekaletnamelerde kullanılmak üzere tüm noterlere tevzi edilmesi ve bu yönde
Birliğiniz Yönetim Kurulunda alınacak kararın noterliklerde uygulanması 1512
sayılı Kanunun 168/12-13 ncü maddesine uygun bulunmuştur» denilmektedir.
Bu görüş çerçevesinde Yönetim
Kurulumuz aşağıda ayrıntılarını açıkladığımız önlemlerin 1.5.1990 tarihinden
itibaren Türkiye’deki tüm noterliklerde uygulanmasına, 14 Aralık 1989 tarihli
toplantısında, 1512 sayılı Noterlik Kanunun 166/13 ncü maddesinin kendisine
verdiği yetkiye dayanarak karar vermiş bulunmaktadır :
1) Noterler, Birliğimizce özel
olarak bastırılan yaklaşık 2,5x3 cm, ebadındaki numaralı küçük etiketleri, ya
da başka bir deyişle- bandrol kağıtlarını, taşıt alım vergisine tâbi taşıt
araçlarının kati veya mülkiyeti muhafaza kaydı ile yapılan satış
sözleşmelerinin iş kâğıtlarında alıcının imzasının yanına yapıştırarak üzerini
imzanın bir kısmı bandrolün dışına taşacak biçimde satıcıya veya satıcılara
imzalatacaklardır. Böylece satıcının imzası hem işlem kâğıdında, hem de işlem
kâğıdına taşacak biçimde bandrol üzerinde bulunacaktır.
2) Aynı şekilde taşıt alım vergisine
tâbi olan araçların satışı için taşıt alım vergisi ödemeksizin yapılan
vekâletnamelerde de (alıcının adı belirtilmek suretiyle veya genel olarak
verilmiş vekâletnameler) aynı yöntem uygulanacak, yani normal imzanın dışında
vekâlet verenin imzası, yapıştırılacak bandrole de aynı yöntemle alınacaktır.
3) Her blokta mevcut 54 adet bandrol
işlemlere sıra takip olunarak yapıştırılacaktır. İmzaların alınmasından sonra
her ne sebeple olursa ol-sun, işlemin tamamlanamaması halinde üzerinde
bandrolün yapışık olduğu nüsha üzerine gerekli meşruhat verildikten sonra, özel
bir dosyada saklanacaktır.
4) Taşıt araçlarının satışı için
arabayı satın alacak kişinin adı yazılmak suretiyle yapılan vekâletnamelerde,
bu kişinin :adının sonradan yazıldığı intibaını verecek durumlardan
kaçınılacak, vekâletnamenin yazımında boş yerler doldurulmak suretiyle matbu
evrak kullanılmayacak, tüm vekâlet işlemi baştan sona ve hiç ara verilmeden
yazılacak ve özellikle taşıt aracını iktisap edecek kişinin ismi çıkıntı ile
yazılmayacaktır.
5) Yönetim Kurulumuz Oda
yönetimlerine, kendilerine bağlı noterliklerde, bu :konuda her türlü denetim
yetkisini vermiştir. Oda Yönetim Kurulları Birliğinizden yeni bir yetki
istemeye gerek olmadan, bu yöntemin işlemesini tüm noterlilikler de
denetleyeceklerdir. Bu denetlenme sırasında bilhassa bandrollerin sıra
numarasını takip eder şekilde kullanı!ıp kullanılmadığına, kullanılmamış
bandroller arasında eksik olup olmadığına dikkat edeceklerdir. Ayrıca bu konuda
Adalet Bakanlığı Müfettişlerinin de gerekli hassasiyeti gösterecekleri
tabiidir.
6) Her notere yeteri kadar sayıda
bandrol genelge ekinde gönderilmiştir. Bundan böyle bandrollerin bitmesine
yaklaşık bir ay kala yeni bandrol isteklerinizi Birliğimize iletmenizi rica
etmekteyiz. İstek halinde yeni bandroller noterlere gönderilecektir.
7) Hem noter, genelgeye ilişik
olarak alacakları ,bandrol numaralarını ihtiva eden ilişik tutanağı da
imzalayarak Birliğimize geri göndereceklerdir. Bilginizi ve bu konuda oto
kontrol suretiyle Birliğimize ve Odalara yardımcı olunmasını tüm
meslektaşlarımdan önemle rica ederim. Saygılarımla.
1990/3 Noterlerce düzenlenen
vekaletnameler Hk.
197 sıra no'lu Vergi Usul Kanunu
Genel Tebliği karşısında noterlerce düzenlenen vekâletname örneklerinin Maliye
Bakanlığına veya defterdarlığa gönderilip gönderilmeyeceğine ilişkin yazımıza
Maliye ve Gümrük Bakanlığından verilen 27.12:1989 gün ve VUK: IV.
211G007/23/97977 sayılı yazıda: <<Bilindiği gibi, 31 Ağustos 1989 gün ve
20268 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 197 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel
Tebliği ile mahkemelere (yüksek mahkemeler dahil) ve icra ve iflâs dairelerine
1.8.1989 tarihinden itibaren, vekil olarak dava veya icra ve iflâs işlerini
yürüten avukatlar hakkında sürekli bilgi verme zorunluluğu getirilmiştir.
Yine söz konusu tebliğe göre
1.8.1989 tarihinden itibaren noterler tarafından düzenlenen vekâletnamelerde
bulunması gereken bilgilerin yanı sıra; Vekâletname verenin adı, soyadı,
unvanı, adresi, Vekâletname verenin varsa, gelir veya kurumlar vergisi yönünden
bağlı bulunduğu vergi dairesi ile vergi dairesi sicil (hesap) numarası,
.. Vekâletname verilenin adı,
soyadı, unvanı, adresi, .. Vekâletname verilenin varsa bağlı bulunduğu vergi
dairesi, vergi dairesi sicil (hesap) numarası, .. Vekâletname verilen avukat
ise, bağlı bulunduğu baro, İle ilgili bilgilerin de vekâletnamelerde bulunması
zorunluluğu getirilmiştir. Anılan tebliğe göre noterler bu bilgilerin
vekâletnamelerde eksiksiz ve doğru olarak bulunmasından sorumludurlar. Ancak,
söz konusu tebliğe göre noterlerce düzenlenen vekâletnamelerin bir örneğinin
Bakanlığımıza gönderilmesi zorunluluğu bulunmamasına rağmen bazı noterlerin
vekâletname örneklerini Bakanlığımıza gönderdikleri görülmektedir.
Vekâletnamelerde bulunması istenilen bilgiler,
mahkemelerin yazı işleri müdürlükleri ile icra ve iflâs işleri müdürlükleri
tarafından bilgi formu ile Bakanlığımıza bildirildiğinden, ayrıca NOTERLER
TARAFINDAN BİLGİ VERİLMESİ VEYA VEKÂLETNAME ÖRNEKLERİNİN BAKANLIĞIMIZA
GÖNDERİLMESİ GEREKMEMEKTEDİR.
Bilgi edinilmesini ve Birliğinize
bağlı noterlere duyurulmasını rica ede-rim» denilmektedir.
Bilginizi rica ederim. Saygılarımla.
1990/26 Oto satışları ile ilgili 1 ve 24
sayılı genelgeler Hk.
Vergili araç satışları ile ilgili
işlemlere bandrol yapıştırılması hususu 19.1.1990 tarih ve 478/1 sayılı
genelgemizle öngörülmüş alup, 19.3.1990 tarih ve 3107/24 sayılı genelgemizle de
1.4.1990 tarihinden itibaren olmak üzere bu uygulamanın genişletildiği sizlere
duyurulmuş idi.
Birliğimize yapılan sözlü ve yazılı
başvurulardan, bazı konularda tereddüde düşüldüğü anlaşılmıştır. Bu nedenle
aşağıdaki iki hususun açıklanmasına gerek duyulmuştur.
1 - İş makineleri hariç, trafikten plaka alan tüm kara
taşıt araçları ile ilgili alan ve son genelgemizde sayılan işlem kâğıtlarında,
bandrol uygulaması yapılacaktır.
2 - Vekâlet işlemlerinde müvekkilin (Vekaleti veren
kişinin), Taşıt Alım Vergisi Beyannamelerinde ise beyannameyi veren alıcının
imzalarının alınacağı tabiidir.
Bilginizi ve gereğinin buna göre ifasını rica ederim.
Saygılarımla.
1990/34 Noterlerce düzenlenen
vekaletnameler Hk.
197 sıra no'lu Vergi Usul Kanunu
Genel Tebliği karşısında noterlerce düzenlenen vekâletname örneklerinin Maliye
Bakanlığına veya defterdarlığa gönderilip gönderilmeyeceğine ilişkin yazımıza
Maliye ve Gümrük Bakanlığından verilen 27.12:1989 gün ve VUK: IV.
211G007/23/97977 sayılı yazıda: <<Bilindiği gibi, 31 Ağustos 1989 gün ve
20268 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 197 sıra no. lu Vergi Usul Kanunu Genel
Tebliği ile mahkemelere (yüksek mahkemeler dahil) ve icra ve iflâs dairelerine
1.8.1989 tarihinden itibaren, vekil olarak dava veya icra ve iflâs işlerini yürüten
avukatlar hakkında sürekli bilgi verme zorunluluğu getirilmiştir.
Yine söz konusu tebliğe göre
1.8.1989 tarihinden itibaren noterler tarafından düzenlenen vekâletnamelerde
bulunması gereken bilgilerin yanı sıra; Vekâletname verenin adı, soyadı, unvanı,
adresi, Vekâletname verenin varsa, gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı
bulunduğu vergi dairesi ile vergi dairesi sicil (hesap) numarası,
.. Vekâletname verilenin adı,
soyadı, unvanı, adresi, .. Vekâletname verilenin varsa bağlı bulunduğu vergi
dairesi, vergi dairesi sicil (hesap) numarası, .. Vekâletname verilen avukat
ise, bağlı bulunduğu baro, İle ilgili bilgilerin de vekâletnamelerde bulunması
zorunluluğu getirilmiştir. Anılan tebliğe göre noterler bu bilgilerin
vekâletnamelerde eksiksiz ve doğru olarak bulunmasından sorumludurlar. Ancak,
söz konusu tebliğe göre noterlerce düzenlenen vekâletnamelerin bir örneğinin
Bakanlığımıza gönderilmesi zorunluluğu bulunmaması-na rağmen bazı noterlerin
vekâletname örneklerini Bakanlığımıza gönderdikleri görülmektedir.
Vekâletnamelerde bulunması istenilen bilgiler,
mahkemelerin yazı işleri müdürlükleri ile icra ve iflâs işleri müdürlükleri
tarafından bilgi formu ile Bakanlığımıza bildirildiğinden, ayrıca NOTERLER
TARAFINDAN BİLGİ VERİLMESİ VEYA VEKÂLETNAME ÖRNEKLERİNİN BAKANLIĞIMIZA
GÖNDERİLMESİ GEREKMEMEKTEDİR.
Bilgi edinilmesini ve Birliğinize
bağlı noterlere duyurulmasını rica ede-rim» denilmektedir.
Bilginizi rica ederim. Saygılarımla.
1990/34 Ortak büro halinde çalışan avukat
vekâletleri Hk.
Bir sorumuza cevaben Maliye ve
Gümrük Bakanlığından gönderilen 4.4.1990 tarih ve VUK-IV-2110013-4/33700 sayılı
yazılarında :
«İlgi yazınızla ortak büro halinde
çalışan birden fazla avukata tek bir vergi hesap numarası verilip verilmeyeceği
veya biri diğeri nezdinde çalışan avukatlar için vergi hesap numarası
bakımından ne gibi bir uygulama yapılacağı konularında bilgi istenilmektedir.
Konu hakkındaki görüşlerimiz aşağıda açıklanmıştır.
Ortak büro halinde çalışan birden
fazla avukata tek bir sicil numarası verilmesi mümkün olmadığından, adi
ortaklık şeklindeki bu tür faaliyetlerde her ortak için vergi dairesinde ayrı
ayrı mükellefiyet tesisi ve hesap numarası alınması zorunludur.
Ancak, biri diğeri nezdinde ücretli
olarak çalışanlardan ücretli ,konumundaki avukatlar, Gelir Vergisi Kanununun
94. maddesi hükmü uyarınca stopaj yoluyla vergilendirildiğinden, aynı kanunun
86. maddesindeki koşulların bulunması Şartıyla, bu durumdaki avukatların
beyanname vermeleri ve mükellefiyet tesis ettirmeleri söz konusu değildir.
Noterlerce avukat vekâletnamelerinin düzenlenmesinde ise,
197 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ve 22.11.1989 gün ve 2110007-17/
86358 sayılı yazımız ekinde gönderilen 1989/16 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu
İç Genelgesinde belirtilen esaslara uyulacaktır. Buna göre, bir avukata veya
bir işverene bağlı olarak çalıştığı için Vergi Dairesi mükellefiyet kaydı
olmayan avukatlara (stajyer avukatlar dahil) vekâletname verildiği takdirde,
vekâlet alan avukatın (veya stajyer avukatın) adı ve soyadı ile birlikte, bağlı
olarak çalıştığı avukatın veya işverenin adı, soyadı (unvanı), bağlı bulunduğu
vergi dairesi ve sicil numarası da vekalet-nameye yazılacaktır>
denilmektedir.
Bilginizi ve buna göre işlem ifasını
rica ederim, Saygılarımla.
1990/44 Telefon devrine ilişkin
vekâletnameler Hk.
İlgi : 7.7.1980 gün ve 17 sayılı
genelgemiz.
Telefon devrine ilişkin
vekâletnamelere fotoğraf yapıştırılması hususuna dair ilgideki genelgenin
yapıldığı malûmdur. Bu defa PTT İşletme Genel Müdürlüğünden gönderilen
18 Mayıs 1990 tarih ve 8452 sayılı
yazıda :
<<Mevzuatımız gereğince
abonman sözleşmesini abone adına yapacaklardan öze! vekâletname istenilmesi,
ancak. abone adına genel vekâletname’ye haiz belge ibraz eden abone
vekillerinin, Vekâletnamelerinin kabul edilmemesi nedeni ile meydana gelen
sürtüşme ve işlemlerin aksaması sonucunda konu Borçlar Kanununun vekâlet akdi
ile ilgili hukuki düzenlemeyi ihtiva eden maddeleri doğrultusunda yeniden ele
alınmıştır.
Bu nedenle özel vekâletname yanında resmi veya hususi
dairelerde her türlü işlemi ifaya veya resmi ve hususî dairelerdeki işleri
takip ve intaca yetki veren ibarelerini ihtiva eden GENEL VEKALETNAMELERE
müsteniden de vekâlet veren adına telefon abonman sözleşmeleri ile ilgili
devir, tesis, nakil gibi işlemlerin de yapılabileceği hususu açıklık
kazanmıştır.
Yukarıda açıklanan durum karşısında devir, tesis, nakil ve
her türlü abonman işlemlerinin genel vekâletnamelerle de yapılabildiği ve bu
tür vekâletnamelerde de resim şartı aranmadığı hususları beraberce
değerlendirildiğinde, bu tür işlemlerde RESİM YAPIŞTIRMA ŞARTININ ARANMASINA
GEREK BULUNMAMAKTADIR» denilmektedir.
Bilinmesini ve telefon devir ve
abonman vekâletnamelerinde buna göre işlem
ifasını rica ederim.
Saygılarımla.
1990/53 Belirli süreli vekâletnameler Hk.
Bazı noterlerden aldığımız
yazılarda, özellikle motorlu taşıt araçları için satış yetkisi veren belirli
süreli vekâletnamelerin geçerlilik tarihleri-de tereddütler uyandığı ve bu
arada bazı tarihler üzerinde oynamalara tesadüf edildiği bildirilmiştir.
Konu Yönetim Kurulumuzca görüşülmüş
ve yukarıdaki tereddüt ve şüphelerin önlenmesi için ilgilinin iradesinin kesin olarak tespiti
ile yazılan tarihin (mesai saati sonuna kadar) denmek suretiyle tarihteki
tereddüdün önlenmesi vd keza tarihin hem rakamla ve hem de yazı ile yazılması
suretiyle muhtemel sahteciliklerin önlenmesinin mümkün ve yerinde olacağı
sonucuna varılmıştır.
Bilginizi ve buna göre işlem ifasını
rica ederim. Saygılarımla.
1990/63 Bulgaristan'dan gelen soydaşlarımızın
verdiği bazı taahhütnameler Hk.
Bir sorumuza karşılık olarak Maliye
ve Gümrük 8akanlığından verilen 10.9.1990 tarih ve TAV: 2121348/.3.3569/077539
sayılı yazıda:
«1318 sayılı Finansman Kanununun
2346 sayılı Kanunla değişik 1 ncı maddesinde;
Bu
kanunun 4, 5 ve 6 ncı maddelerinde yazılı taşıtların,
a) Her ne şekilde olursa olsun
iktisap edilmesi,
b) Yurtdışında iktisap edilerek
Türkiye'ye ithal edilmesi,
c) Vekaletname
ile tasarruf hakkının devralınması, taşıt alım vergisine tabiidir,
denilmiştir.
Buna nöre, Bulgaristan'dan göçmen
olarak gelen soydaşlarımıza ait yabancı menşeli olan ve Türkiye'ye ithalinin
yapılabilmesi için ilgililerden istenen bir örneği yazınız ekinde gönderilen
feragatname / taahhütnamenin taşıta ait ithal işlemleri gerçekleştirilip
taşıtın Türkiye'ye ithal edilmesinden sonra düzenlenmesi halinde taşıt alım
vergisine tabi tutulması, aksi halde yani taşıta ait ithal işlemleri
gerçekleşmeden önce düzenlenmesi halinde ise taşıt alım vergisine tabi tutulmaması
gerekir.» denilmektedir.( Taşıt alım vergisi kaldırılmıştır)
1990/78 Tapuda işlem yaptınlmasını
gerektiren noterlik kağıtlarına yapıştınlacak fotoğraflar Hk.
Özellikle tapuda işlem yapılmasını
gerektiren noterlik işlemlerine yapıştırılacak fotoğrafların tel zımba ile
tutturulmadan önce yapıştırıcı bir madde ile yapıştırılmaları ve fotoğrafların
üzerine Darphaneden sağlanmış noterlik mührünün okunaklı bir şekilde basılması
hususu 16 Temmuz 1979 tarih ve 20094/6, ayrıca 23.8.1988 tarih ve 8229/51
sayılı genelgelerle sizlere duyurulmuş idi.
Bu defa Adalet Bakanlığı Hukuk
işleri Genel Müdürlüğünden gönderilen 14.11.1990 tarih ve 47603 sayılı yazıda
tapuda işlem yapılmasını gerektiren vekâletnamelerde rastlanan sahtecilik
olaylarını önlemek maksadıyla yapılan toplantılarda alınan kararlar
açıklandıktan sonra özetle :
«.... aynı toplantıda alınan karar gereği vekâletnamelere
fotoğrafların telle raptedilme yerine mutlaka yapıştırılması hususunun tüm
noterlere bir kez daha duyurulmasının» istendiği anlaşılmıştır.
Bilginizi ve bu konuda sözü edilen
genelge hükümlerine mutlaka uyulmasını önemle rica ederim.
Saygılarımla.
1991/8 Yabancı uyruklularla ilgili gayrimenkul satış vaadi işlemleri Hk.
Yabancı uyruklu
kişilerin Türkiye'de gayrimenkul alımları ile ilgili vekalet
veya satış vaadi sözleşmesi düzenlenmesini istemeleri halinde
yasal bir engel olup olmadığı yolundaki sorumuza Adalet Bakanlığı
Hukuk işleri Genel Müdürlüğünden
verilen 1.2.1991 tarih ve 05695 sayılı yazıda, yabancı uyruklu kişilerin Türkiye'deki
gayrimenkul alımları
ile ilgili vekaletname
düzenlenmesi veya satış vaadi sözleşmesi yapılmasının istenmesi halinde
noterin 1062 sayılı Kanun ile benzer mevzuat
hükümleri bakımından ilgilinin uyruğunu ve sonuç olarak o
gayrimenkulü temellük etmesine engel yönü olup olmadığını
araştırmak zorunda olup olmayacağı hususunda Bakanlığımız görüşü sorulmakla
konu incelendi.
1) Yabancı uyrukluların gayrimenkul
alımı ile ilgili olarak düzenlenmesini istedikleri vekaletnamelerin
noterlikçe bir araştırma yapılmadan yerine getirilmesinde sakınca bulunmamaktadır.
2) Tapulu gayrimenkullerin bir
başkasına devrinin ancak tapu idaresindeki
resmi işlemle mümkün olacağı bilinmektedir. Bu nedenle ilk
bakışta yabancı uyruklu kimselerin taraf olduğu satış vaadi senetlerinin esaslı
bir işlem olmadığı düşünülebilir. Ne var ki, satış vaadi
senetlerinin tapu kütüğüne tescili keyfiyeti sözkonusudur. Öte yandan tasarruf
yasa ile kısıtlı bir yabancı uyruklunun
bu tür bir satış senedinden dolayı açacağı davanın
hazine huzuru olmaksızın görülmesi halinde, verilecek kararın infazında
sorunlar çıkmakta ve idarenin haklı tereddütlerine neden olunmaktadır.
Ayrıca yasa gereği tapuda devri
yapılamayacak bir satış vaadi sözleşmesinin noterde düzenlenmesinin
de bir anlamı kalmamaktadır, Bu itibarla:
a) Yabancı uyruklu kişilerle
ilgili olarak ,bir gayrimenkul satış vaadi senedi
düzenlenmesinin istenmesi halinde noterin, birçok
mevzuat hükmünü araştırması ve gayrimenkulün
bulunduğu bölge ve niteliğini belirlemesi, sonucuna
göre işlem yapması noterlik görev ve sınırını
aşacağından bu yola başvurulmasına gerek bulunmadığı,
b) Ancak noterin ilgilinin uyruğu
ile gayrimenkulün tapu tarih ve sayısını (veya ada, pafta, parsel numaralarını)
belirterek bu konuda tasarrufun yasal olarak takyidinin bulunup
bulunmadığını mahalli tapu sicil müdürlüğünden bir yazı ile sorması, bir
takyit yoksa satış vaadi işlemini yapmasının yerinde olacağı düşünülmektedir.»
denilmektedir.
1991/28 Küçüğe atanan vekilin yetkislerinin
küçüğün reşit olmasıyla sona ermiyeceği Hk.
Bir sorumuz üzerine Adalet Bakanlığı
Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden gönderilen 12.3.1991 gün ve 12222 sayılı
yazıda:
<<Velayet altında iken küçüğe
atanan vekilin, küçüğün reşit olması halinde vekaletin devam edip etmeyeceği
hususunda Bakanlığımız görüşü sorulmaktadır.
Bilindiği üzere küçüğe, velisi
tarafından atanan vekil, veliyi değil küçüğü temsil etmektedir. Başka bir
deyişle o, küçüğün vekilidir. Vekalet akdinin nasıl sona ereceği ise 818 sayılı
Borçlar Kanununun 396 ve 397 nci maddelerinde gösterilmiş olup, bunlar arasında
küçüğün reşit olması hali yer almamaktadır.
Diğer yandan kanuni temsilcinin
ölümü dahi önceden küçüğe vs mahcura atanan vekilin vekalet akdini kendiliğinden
sona erdirmez. Yargıtayın yerleşmiş içtihatları da bu yöndedir.
Bu itibarla, velisi tarafından küçüğe atanmış bulunan
vekilin vekaleti, küçüğün reşit olmasıyla sona ermez. >>denilmektedir.
Bilginizi ve buna göre işlem ifasını
rica ederim. Saygılarımla.
1991/48 Bazı vekaletnamelerin noterlerce
düzenlenmesi Hk.
Birliğimize intikal eden bazı
başvurular üzerine Adalet Bakanlığından gönderilen 11.6.1991 tarih ve 28624
sayılı yazıda:
«Eczacıların, eczanenin mülkiyet,
işletme, kârına iştirak ve benzeri konularda eczacılık mesleğini icraya yetkili
olmayan kimselerle eczane açıp işletme yönünde bir sözleşme yapılamayacağına
ilişkin olarak Danıştay Genel Kurulunun 25.6.1958 tarih ve 58/1712/178 sayılı
kararı ile bu karara atıf yapan 5.12.1958 gün ve 19/17682 sayılı Bakanlığımız
genelgesinden de söz edilerek yukarıda izah edilen konuda sözleşme yapılmasa
bile bu sözleşmeyi yapmak üzere bir başkasına vekaletname verme isteği ile
noterliğe başvurulması halinde bu vekaletnamenin düzenlenmesinin aynı genelge
çerçevesinde mütalaa edilip edilemeyeceği, sonuç olarak böyle bir vekaletname
düzenlenmesinde bir sakınca bulunup bulunmadığı konusunda Diyarbakır 2.
Noterliğinin bir yazısına atfen ilgi yazınızda Bakanlığımız görüşü
sorulmaktadır.
Danıştay Genel Kurulunun yukarıda
sözü edilen 26.6.1958 tarihli kararı ile bu kararın genelde dayandığı 25.1.1956
tarih ve 6643 sayılı Kanunun 20/a madde ve fıkrası hükmü halen geçerli
bulunmaktadır. Bu nedenle de konuyla ilgili 5.12.1358 günlü genelgemiz
doğrultusunda işlem yapılması gerekmektedir.
Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere
esasına ilişkin sözleşmenin yapılamayacağı bir konuda, bir kişiye yetkiler
tanıyan vekaletname düzenlenmesi de hukuki bir sonuç ve yarar sağlamayacaktır.
Bu itibarla, hukuki bir sonuca götürmeyecek ve ilgililere
yarar sağlamayacak olan vekaletname düzenleme işleminin sırf iş yapmış olmak
için ifasına gerek bulunmadığı düşünülmektedir.>> denilmektedir.
Bilginizi ve gereğini rica ederim.
Saygılarımla.
1991/56 Oto satış vekaletnameleri Hk.
Bilindiği üzere 19.1.1990 tarih ve 1
sayılı genelgemizle, oto satışlarında uygulanacak yeni esaslar düzenlenerek tüm
noterlere duyurulmuş bulunmaktadır. Bu genelgemizin (4) nolu bendinde aynen
«taşıt araçlarının satışı için arabayı satın alacak kişinin adı yazılmak
suretiyle yapılan vekaletnamelerde bu kişinin adının sonradan yazıldığı
intibaını verecek durumlardan kaçınılarak, vekaletnamenin yazımında boş yerler
doldurulmak suretiyle MATBU EVRAK KULLANILMAYACAK, tüm vekalet işlemi BAŞTAN
SONA ve hiç ara verilmeden yazılacak ve özellikle taşıt aracını iktisap eden
kişinin ismi çıkıntı ile yazılmayacaktır.>> denilmektedir,
Son zamanlarda Birliğimize intikal
eden şikayetlerden bazı noterlerimizin bu kurala uymadıkları anlaşılmaktadır.
Konu Yönetim Kurulumuzda görüşülmüş olup, söz konusu
genelgenin tamamına ve özellikle bu maddesine uyulması konusunda daha dikkatli
davranılması gerektiğinin bir kere daha noterlerimize duyurulmasına kârar
verilmiştir.
Bilginizi rlca ederim. Saygılarımla..
1991/61 2510 sayılı Kanun Muafiyeti Hk
Bir sorumuz üzerine Maliye ve Gümrük
Bakanlığından gönderilen 6.8.1991 tarih ve HARÇ: 2232311-135/054897 s~yılı
yazıda:
«...... harçlar Kanununun 123 ncü
maddesinde, harçtan muaf tutulan kişilerle, istisna edilen işlemlerden harç
alınmayacağı hükme bağlanmış, 2510 sayılı İskân Kanununun 36 ncı maddesinin (B)
fıkrasında da (muhacir ve mültecilerle bir yerde yurtlandırılan göçebeler ve
bir mıntıkadan diğer bir mıntıkaya hükümetçe naklolunanların bu kanun hükmü
dairesinde yapılacak iskan yardımı, gümrük ve vergi muafiyeti, tabiiyet, nüfusa
ve tapuya tescil vs nakil muameleleri dolayısıyla gerek kendileri tarafından
verilecek, gerek alakadar dairelerce tanzim olunacak her türlü evrak ve bu
hususta verecekleri arzuhalleri damga resmi ile sair bilumum resim ve
harçlardan muaftır.) hükmüne yer verilmiştir, Aynı kanunun 37 nci maddesinin
1/C fıkrasında da muhacir ve mültecilerle hükümetçe bu kanun hükümlerine göre
yerleştirilenlerin, noterlerce yapılacak borçlanma senetlerinin pula, harca ve
ücrete tabi olmadığını hükme bağlanmıştır.
Diğer taraftan 488 sayılı Damga
Vergisine bağlı 2 sayılı tablonun III - İşçiler, çiftçiler ve göçmenlerle
ilgili kağıtlar bölümünün 8 nci fıkrasında, göçmen ve mültecilerle bir yerde
yurtlandırılan göçebeler ve bir bölgeden diğer bölgeye hükümetçe naklolunanlara
yapılacak iskan yardımı ve gümrük ve tabiiyet, nüfus, tapu ve nakil işlemleri
ile ilgili her türlü kağıtların damga vergisinden istisna edileceği hükme
bağlanmıştır.
Yukarıda belirtilen hükümler gereğince, yazınız ekinde yer
alan ve 2510 sayılı İskan Kanunu hükümleri gereğince düzenlendiği anlaşılan
taahhütname ve vekaletname başlıklı kağıdın damga vergisinden ve bu kağıtlarla
ilgili olarak noterde yapılacak işlemlerinde harçtan istisna edilmesi gerekir.» denilmektedir.
Söz konusu işlem örneği yazımız
altına çıkarılmıştır. Bilginize rica ederim.
1991/65 Süreli vekaletnameler Hk.
İLGİ: 27.7.1990 Tarih ve 7582/53
sayılı genelgemiz,
Süreli vekaletnameler konusunda
dikkat edilmesi gereken hususlar ilgide tarih ve sayısı gösterilen genelgemizle
duyurulmuş bulunmaktadır.
Bu defa yapılan başvurular Yönetim Kurulumuzda görüşülmüş
olup, herhangi bir yanlışlık veya hataya sebebiyet verilmemesi bakımından
vekaletin süreli olduğunun işlemin en başına ve derhal dikkati çekebilecek bir
şekilde yazılmasının yerinde olacağı düşünülmüştür.
Bilinmesini ve içine yazılsa dahi vekaletname başlığının
hemen altına bu vekaletin süreli olduğunun işaret olunmasını rica ederim. Saygılarımla.
1991/70 Vekaleten şirket kuruluşları Hk.
Bir sorumuz üzerine Sanayi ve
Ticaret 8akanlığı İç ticaret Genel Müdürlüğünden alınan 30.9.1991 tarih ve 10
(014.0) 31871 sayılı yazıda: «İlgide kayıtlı yazınızda, bir limitet şirket
kurmak üzere iki kişi şirkete ortak olmayan bir kişiyi vekil olarak tayin
etmeleri ve anonim şirket kurulması anında bir kişinin birkaç kişiyi veya tüm
kurucuları vekaleten temsil etmesi anında hukuken bir engel bulunmamasına
rağmen özellik arz eden şirket kuruluşlarında karşılıklı iradelerin aynı anda
birleşmesi olasılığını ortadan kaldırması itibariyle bu durumlarda ne şekilde
işlem yapılacağı hususunda Bakanlığımız mütâlaası sorulmaktadır.
Konuya ilişkin olarak yapılan
değerlendirme sonucunda:
a - İbraz edilen vekaletnamelerde şirket kuruluş işlemleri
için sarih olarak yetki verilmiş olması halinde müvekkilin, bu yoldaki
iradesini vekili eliyle beyan ettiğini kabul zorunluluğu bulunduğu.
b - Kurucu ortakların aynı kişiyi değişik tarihlerde vekil
tayin etmiş olmalarının ise (iradelerin aynı anda) birleşmesi açısından bir
sakınca teşkil etmediği, vekilin beyanının bütün ortakların iradelerini temsil
etmesi halinde bu durumun karşılıklı iradelerin aynı anda birleşmesi olarak
kabul etmenin uygun olacağı,
c - Diğer taraftan, aynı kişiyi teşkil eden ortaklardan
menfaatlerinin zıt olduğu gerekçesiyle hakkının ihlal edildiğini iddia
edenlerce çıkarılabilecek sorunların ise vekil ile müvekkil arasında yargı
yoluyla çözülebileceği cihetle, noterler açısından bu hususun
değerlendirilmesine gerek bulunmadığı görüşlerine varılmıştır. >> denilmektedir.
Bilginizi ve benzer işlemlerde bu
görüş çerçevesinde hareket olunmasını önemle rica ederim.
1991/72 Eski nüfus cüzdanları Hk.
Bir sorumuza cevaben
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünden gönderilen 24 Ekim 1991 tarih ve
1001-167/51-4217 sayılı yazıda:
«Bilindiği üzere sahteciliğin önlenmesi ve
Medeni Kanunun 917 nci maddesinde belirtilen hazinenin sorumluluğu
açısından akit ve tescille ilgili tapu işlemlerinde âkit tarafların vekaletle
temsil olundukları hallerde 1512 sayılı Noterlik
Kanununun 89 ncu maddesi uyarınca Noterlerce düzenleme
şeklinde tanzim olunan vekaletnamelerde yer alan kimlik tespiti 1587
Sayılı Yasanın 7 rici maddesince venllen nüfus cüzdanlarına dayanılarak
yapılmaktadır.
Bu
nedenle yalnız askerlik için geçerlidir ibraesi konulmuş
olan eski hüviyet ,cüzdanları, askerlik işlemleri için geçerli olup,
tapuda işlem yapılmasını gerektiren noterlik işlemleri
için nüfus cüzdanının
aslı istenilmelidir.» denilmektedir.
1991/79
Değerli Kağıtlar, Noter Harçları ve Damga Vergisi Miktarlarında artış
olduğu Hk.
24 Aralık 1991 tarih ve, 2100 sayılı
Resmi Gazete'de yayımlanan 8 seri nolu Değerli Kağıtlar Kanunu, 18 seri nolu
Harçlar Kanunu ve 22 seri nolu Damga Vergisi Genel Tebliğleri ile değerli kağıt,
nter harçları ve damga vergilerinde artış yapılmıştır.
Bu artışlar 1.1.1992 tarihinden
itibaren geçerli bulunmaktadır. Sözkonusu genel tebliğ metinleri aynen yazımız
ekinde bilgilerlnize sunulmaktadır.
1991/86 Ortak Avukatlık Büroları Hk.
Bir yazımız üzerine Maliye ve Gümrük
Bakanlığından gönderilen 5.12.1991 tarih ve VUK-IV-211007-4/038745 sayılı
yazıda: <... Ortak olarak faaliyet gösteren avukatların, vekil tayin
edildikleri dava vekaletnamelerinde şahsi sicil numarası yerine ortaklık sicil
numarasını kullandıkları belirtilerek bu uygulamanın mümkün olup olmadığı
hususunda bilgi istenilmektedir.
Konu hakkındaki görüşümüz aşağıda
açıklanmıştır.
Ortak büro halinde çalışan birden
fazla avukata tek bir sicil numarası verilmesi mümkün olmadığından, bu tür
faaliyetlerde ortakların her birinin vergi dairesinde ayrı ayrı, mükellefiyet
tesisi ve hesap numarası alması zorunludur.
Öte yandan 197 sıra nolu Vergi Usul
Kanunu Genel Tebliğinin A bendinin d fıkrası uyarınca noterler tarafından
düzenlenen avukat vekaletnamelerine vekaletname verilenin varsa bağlı olduğu
vergi dairesi sicil (hesap) numarasının yazılması zorunluluğu getirilmiştir.
Bu nedenle, Noterler tarafından düzenlenecek avukat
vekaletnamelerine vekaletname verilen avukatın vergi dairesi sicil (hesap)
numarasının yazılması gerekmektedir. Ortağı bulunduğu avukat bürosunun sicil
numarasının yazılmaması gerekmektedir.» denilmektedir.
Bilginizi ve buna göre işlem ifasını
rica ederim. Saygılarımla.
1992/3 Noterlik işlem formülleri ile bazı
noterlerin bu konudaki tutumlaRI Hk.
Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel
Müdürlüğünden gönderilen 13.1.1992 gün ve 02124 sayılı yazıda:
"1512 sayılı Noterlik Kanununun
200. maddesinin ilk fıkrası, noterlik işlem formüllerinin Noter odaları ile
Maliye ve Gümrük Bakanlığının mütalaası alınarak Türkiye Noterler Birliği
Yönetim Kurulunca hazırlanacağını ve Adalet Bakanlığınca onaylandıktan sonra
bütün noterliklere dağıtılacağını, aynı maddenin ikinci fıkrası da, birinci
fıkraya göre hazırlanan formüllerin tasdik tarihinden itibaren 4 yıl süre ile
geçerli olup, bu sürenin sonunda aynı süre ile yürürlükte kalması veya
değiştirilmesinin Birlik Kongresince kararlaştırılacağını öngörmektedir.
Noterlik Kanununun bu hükmü
uyarınca, son olarak Birliğimizce hazırlanarak Genel Müdürlüğümüz temsilcileri
üye yapılan görüşmeler sonunda son şeklini alan noterlik işlem formülleri, 5
Temmuz 1989 tarihinde bu tarihten itibaren 4 yıl süre ile geçerli olmak üzere
Bakanlığımızca onaylanmış ve onaylanan işlem formülleri Birliğinizce kitap
halinde bastırılarak tüm noterliklere ve yurtdışında noterlik görevini yapan
konsolosluklara dağıtılmıştı. Halen bu Noterlik İşlem Formülleri) kitabı tüm
noterlik işlemleri bakımından geçerli bulunmaktadır.
Ne var ki, bir süredir noterliklerde
yapılan işlemlerin içerik bakımından çok yoğun olup, sayfaları buldukları ve bu
içerikte yer alan pek çok kelimenin ise anlaşılmalarının mümkün olmadığı,
böylece de içeriğin çok uzun olmasının iş sahipleri bakımından fazla ödemeyi
mucip olduğu ve kullanılan bugün terk edilmiş kelimeler yüzünden vatandaşların
mahiyetini anlayamadıkları bir metnin altına imza atmak durumunda kaldıkları
yolunda şikayetler ve duyumlar alınmaktadır.
Yukarıda açıklanan durumdan, birçok
noterlikte, halen yürürlükte bulunan Noterlik İşlem Formüllerinin
kullanılmadığı, bunun yerine daha önceki ve eski işlem formüllerinin
kullandıkları anlaşılmaktadır.
Bu nedenlerle, uygulamada mevcut yakınmaların ve buna
dayalı sıkıntıların giderilebilmesi bakımından;
1-Noterlik işlemlerinde (Noterlik İşlem Formülleri)
kitabında yer alan işlem formüllerinin uygulanmaları ile daha eski ve
yürürlükte olmayan işlem formüllerinin uygulamadan kaldırılmasının bütün
noterliklere duyurulmasını ve sonucundan bilgi verilmesini,
2- a)
İçerikleri itibariyle daha öz ve bu suretle daha kısa
b) Bu içeriklerde yer
alan kelimeleri bakımından da daha sade ve güncel ve böylece anlaşılabilir yeni
işlem formülleri hazırlanması konusunun Birliğinizce prensip olarak
benimsenerek bu yolda gerekli çalışmaların yasal çerçevesi içerisinde
yapılmasını önemle rica ederim." denilmektedir.
Sayıları az da olsa bazı noterliklerimizde özellikle
vekalet işlemlerinde lüzumundan fazla yazılar yazıldığı görülmektedir. Mümkün
olduğu nispette ilgililerin gerçek arzularını aşmayacak şekilde ve eski
kelimelerden arınmış olarak işlemlerin yazılması konusunda itina gösterilmesini
rica ederim.
Saygılarımla,
1992/6 Tanık kimliklerinin tespiti Hk.
Tapuda işlem yaptırılacak bir
noterlik işleminin yapılması sırasında ilgiliye ait kimliğin nüfus hüviyet
cüzdanı ile tespiti zorunlu olmakla birlikte, bu işleme katılacak tanık
kimliklerinin ne şekilde tespiti gerekeceği hususunda Adalet Bakânlığı ile Tapu
ve Kadastro Genel Müdürlüğü ile yazışılmış olup, bu konuda ilgili Genel
Müdürlüğün görüşü de alınmak suretiyle Adalet Bakanlığı. Hukuk İşleri Genel
Müdürlüğünden Birliğimize gönderilen 17.12.1991 tarih ve 53309 sayılı yazıda:
"Tapu ve Kadastro Genel
Müdürlüğünün 2.8.1991 gün ve 2873 sayılı yazısında, tapuda işlemi gerektiren
vekaletnamelerin düzenlenmesi sırasında ilgiliden başka tanıkların
kimliklerinin de nüfus hüviyet cüzdanlarına dayanılarak tespit edilmesi
lüzumundan söz edildiği belirtilerek bu hususta Bakanlığımız görüşü
sorulmaktadır.
Konu tapu mevzuatının uygulayıcısı
durumundaki Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne görüşümüzle birlikte intikal
ettirilmiş olup, bu idareden alınan cevabi yazının da değerlendirilmesi
sonucunda aşağıdaki kanaate varılmıştır.
1- Gerçekten mevzuatta, tanık
hüviyetlerinin tespitinde nüfus cüzdanı aranması yönünde hüküm bulunmamaktadır.
2- Tapu İdaresinin talebi,
sahtecilik olaylarının önlenmesine matuf tedbirler cümlesindendir.
3- Gerektiğinde adreslerinden
araştırılan tanık(arın, bir kısmının bulunamadığı da tapu idaresinin
şikayetleri arasında yer almaktadır..
4- Tapuda işlemi gerektiren
vekaletnameler noterlikte düzenlenirken ilgilinin ve tanıkların kimlik ve
adreslerinin tespitlerine özen gösterilmesinin sahtecilik olaylarını önemli
ölçüde önleyeceği de bilinmektedir.
Bu itibarla;
a) Sözü edilen vekaletnameler düzen(enirken dinlenecek
tanıkların kimlik tespitinde nüfus hüviyet cüzdanlarına dayanılmasının zorunlu
olmayacağı,
b) Ancak, meselenin önemi ve yukarda açıklanan hususlar
göz önüne alınarak bu konuda dinlenecek tanıkların nüfus hüviyet cüzdanı ibraz
edememeleri halinde, ehliyetname, pasaport ve resmi mercilerden vermiş benzer
nitelikte kimlik belgelerine istinaden kimliklerinin tespit edilmesinin yerinde
olacağı, düşünülmüştür. " denilmektedir.
Bilginizi ve kimlik tespiti hususunda Bakanlık görüşleri
dairesinde hareket olunmasını önemle rica ederim.
Saygılarımla,
1992/9 Vasiyeti tenfiz memurunun yetki
sınırı Hk.
Birliğimize intikal eden bazı
sorular üzerine vasiyeti tenfiz memurunun yetki sınırı ve özellikle bu gtirevi
dolayısıyla vekil tayin edip edemeyeceği konusunda Adalet Bakanlığından görüş
istenmiş idi.
Anılan Bakanlık Hukuk İşleri Genel
Müdürlüğünden gönderilen 29.1.1992 tarih ve 04519 sayılı yazıda:
"Bilindiği üzere Medeni Kanunun
497 nci maddesi uyarınca, vasiyetçi, son arzularını (vasiyeti) tenfiz için,
medeni haklarını kullanma yeteneğine sahip bir veya birkaç kişiyi vasiyet yolu
ile vasiyeti tenfiz memuru olarak görevlendirebilir. Hak ve görevleri vasiyetçi
tarafından belirlenmiş olan tenfiz memuru, belirlenen çerçeve içinde grev
yapar. Medeni Kanunun 498/1 maddesine göre, vasiyetçi tarafından hak ve
vazifeleri tayin edilmemiş olan tenfiz memuru ise, mirası resmen idareye memur
kimsenin hak ve görevlerine sahiptir.
Kanunda tenfiz memurunun
görevlerinin sınırı ve denetimi konularında açıklık bulunmadığı, hatta tenfiz
memur'unun hukuki statüsü belirtilmediği için, Medeni Kanunun 533 ve 576 ncı
maddelerinden yararlanılarak tenfiz memurlarının işlemlerinin sulh hakiminin
denetimine tabi olduğu kabul edilmiştir. Bu konuda bilimsel ve yargısal içtihatlar
görüş birliği içindedir.
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin
28.1.1974 gün ve 144/469 sayılı kararı) Tenfiz memuru, kural olarak, ölenin
arzularını yerine getirmek ve özellikle terekeyi idare etmek, borçları ödemek,
belli mala ilişkin vasiyetin gereklerini yapmak, vasiyetçinin emirleri
çerçevesinde ve kanuna göre terekeyi taksim etmekle yükümlüdür.
Vasiyetnamede açıklık varsa, tenfiz memuru tereke ile
ilgili tasarrufu işlemlerde de bulunur. Tenfiz memuru tereke ile ilgili
davalarda hem davacı, hem de davalı sıfatı ile yer alıp terekeyi temsi! eder.
Bu husus Yargıtayın 7.2.1955 tarih, ve 16/25 sayılı içtihadı birleştirme
kararında da belirtilmiştir. Yine Yargıtayın bir içtihadına göre tenfiz
memurunun davaya müdahil olarak katılabilmesi mümkündür.
Böyle durumlarda, hukuki bilgisinin davayı takibe yeterli
olmayacağını düşünen veya davasını vekille takipte fayda uman bir vasiyeti
tenfiz memurunun vekil tutmasına engel bir durum olmaması gerekir. Nitekim bw
görüş Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 28.1.1974 gün ve 1441469 sayılı kararı ile
dolayı yoldan da olsa doğrulanmaktadır. Bu kararda (..... evvelce tenfiz
memurluğu yapan kişinin bu görevinden ayrıldıktan sonra yeni tenfiz memurlarını
avukat sıfatı ile temsil edip edemeyeceği konusuna ilişkin uyuşmazlığın tenfiz
memurunun işlemine karşı yapılan şikayet sebebiyle sulh hakiminin yapacağı
inceleme sonunda nihai olarak vereceği kararın temyiz edilmesi sırasında
incelenebileceği) belirtilmektedir." denilmektedir.
Bilginizi ve buna göre işlem ifasını
rica ederim.
Saygılarımla,
1992/14 Bir aracın devrine yetki veren
vekaletname ile yapılabilecek işlemler Hk.
8irliğimize yapılan bazı
başvuruların intikal ettirildiği Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü
tarafından gönderilen 11.3.1992 tarih ve 12405 sayılı yazıda:
"Tescile tabi bir motorlu aracı
satmağa yetkili bulunan vekilin bu aracın bir bölümünü (motor, şasi v.b.) satıp
satamayacağı hususunda Bakanlığımız görüşü sorulmaktadır.
Kural olarak vekil, vekaletnamedeki
yetkisi çerçevesinde araç hakkında her türlü tasarrufta bulunabilir. Mesela
aracı satabilir, bağışlayabilir, rehnedebilir. Ne var ki, ister malik ister
vekili olsun tescile tabi araç hakkında yapılacak tasarruf ve ameliyelerin
trafik mevzuatına da uyması gerekecektir. Nitekim Emniyet Genel Müdürlüğünün konuyla
ilgi yazısında da bu husus vurgulanmaktadır. Buna göre, kişi aracın maliki de
olsa onun motor şasi ve benzer bir parçasını satması, alması veya değiştirmesi
halinde, bazı mercilerin bilgi, onay ve tescili, başka bir deyişle yeni resmi
işlemler yapılması gerekecektir.
Bir bütünü satmağa yetkili olan vekil, o bütünün bir
bölümünü de satabilir. Ancak olayımızdaki durum yukarda da açıklandığı üzere
farklılık arz etmektedir Zira aracın kısmen bölünerek satılması halinde başkaca
halli gereken idari ve teknik problemler ortaya çıkacağı göz önüne alınarak,
bir aracın sadece alıcıya devrine yetki veren vekaletname ile aracın motor,
şasi veya benzer bir bölümünün satılamayacağı, böyle bir satış için
vekaletnamede açık yetki bulunması gerekeceği düşünülmektedir."
denilmektedir.
Bilginizi ve gereğini rica ederim
Saygılarımla,
1992/23 Motorlu araç ticareti faaliyetin de
bulunan kişilerce verilecek vekaletnameler Hk.
Bazı Noterlerimizden Birliğimize
yapılan başvurularda, motorlu araç ticaret faaliyet belgesine sahip kişilerin
mülkiyeti muhafaza kaydı ile adlarına satış yapılması için yetki verdikleri
vekilleri adına düzenlenen vekaletnameler~ de, faaliyet belgelerine ilişkin
müstenidatların yazılmadığı ve bu konuda ne şekilde işlem yapılması gerektiği
sorulmaktadır.
Motorlu araç satış faaliyeti
belgesine sahip özel veya tüzel kişilerin, fatura ile satışını yaptıkları
araçların mülkiyeti muhafaza kaydı ile satışının yapılması için verecekleri
vekaletnamelere, söz konusu motorlu araç satış faaliyeti belgesinin örneğinin
müstenidat olarak eklenmesi yararlı ve hatta gerektiği görülmüştür.
Bu itibarla bu tip vekaletname
düzenlenmesi sırasında müvekkil kişi veya şirketin söz konusu belgesinin bir
örneğinin işleme eklenmesi suretiyle işlem yapılmasını önemle rica ederim.
Saygılarımla,
1992/45 Mümeyyiz küçüklerin bazı hallerde
avukat tutabilecekleri Hk.
Bir sorumuz üzerine Adalet Bakanlığı
Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden alınan 22.9.1992 tarih ve 41146 sayılı yazıda;
"Haklarında ceza mahkemelerinde
sanık sıfatıyla dava açılan mümeyyiz küçüklerin bizzat vekaletname düzenletip
düzenletemeyecekleri konusunda görüş isteyen yazınız incelendi. Bilindiği
üzere, mümeyyiz ve reşit olup kısıtlı olmayan her gerçek kişi tam dava
ehliyetine sahip olup, kendisi bizzat dava açabileceği gibi, davasını bir vekil
marifetiyle de takip ettirebilir. Mümeyyiz küçükler kural olarak dava
ehliyetine sahip değildirler. Bunlar davada kanuni temsilcileri tarafından
temsil ettiler. Ancak bazı istisnai hallerde dava ehliyetine sahiptirler. Bu
haller şunlardır;
a) Mümeyyiz küçükler kişiye sıkı
olarak bağlı (münhasıran şahsa merbut haklarını kullanmada yasal
temsilcilerinin rızasına muhtaç değillerdir. (M.K.m.l6, II),
b) Kendisine sulh mahkemesi
tarafından bir meslek veya sanatla uğraşma izni verilen vesayet altındaki kimse
veya kendisine anne ve babası tarafından bir meslek veya sanatla uğraşma izni
verilen mümeyyiz küçük, bu meslek veya sanatın gereği ile ilgili alacak ve
borçları için açılan davalarda dava ehliyetine sahiptir. (M.K.m.284,396,4ö51'7)
c) Mümeyyiz küçük tasarruf hakkı
kendisine bırakılmış olan mal ve alacaklar için açılan davalarda dava
ehliyetine sahiptir. (M.K.m.283,398)
Yukarıda sayılan durumlarda tam dava
ehliyetine sahip bulunan mümeyyiz küçükler; bunun doğal bir sonucu olarak dava
için vekil (avukat) tayin edebilir ve avukat ile bir ücret sözleşmesi de
yapabilir.
Diğer taraftan Ceza Muhakemeleri
Usulü Kanunun 136 ncı maddesine göre; sanık, soruşturmanın her safhasında bir
veya birden fazla müdafün yardımını isteyebilir. Sanığın kanuni temsilcileri
varsa onlarda sanığa bir müdafi seçebilirler. Kanunun 138 nci maddesi sanığın,
15 yaşını bitirmemiş yahut sağır ve dilsiz olup kendisini savunamayacak durumda
bulunursa ve müdafi de yoksa kendisine mahkemece bir müdafi tayin edileceğini
öngörmektedir.
Bu hükümlerin bir bütün olarak
incelenmesinden, kanunun mümeyyiz küçüklere kendilerini ceza cıvasında savunmak
üzere vekil atayabilme imkanı tanıdığı sonucuna varmak gerekir. Aksi olsaydı
kanunda örneğin sadece mümeyyiz reşit sanıkların müdafi tayin edebilecekleri
veya Itanuni temsilcileri bulunan sanığa münhasıran onların müdafi
seçebilecekleri yolunda hükümler bulunurdu.
Mümeyyiz küçük bazı hallerde kanuni mümessili ile
görüşemez veya temas kuramaz. Yahut vekil tutulması konusunda mümeyyiz küçük
ile kanuni temsilcisi arasında görüş ayrılığı bulunabilir. Böyle durum(arda
tutuklanma ve ceza alma tehdidi altında bulunan mümeyyiz küçüğün kendisine
bizzat müdafii tayin hakkı verilmemesi, savunma hakkını yeterince kullanamaması
anlamına gelir. Oysa; doğal, dokunulmaz ve hatta kutsal bir hak olarak
nitelenen savunma hakkının mümeyyiz küçüklerden sakınılması sonucunu doğuracak
bir düşünce tarzı günümüzde kabul edilemez.
açıklanan nedenlerle, haklarında ceza mahkemelerinde sanık
sıfatıyla dava açılan mümeyyiz küçüklerin, kanuni mümessillerinin rızası
olmadan da; kendilerini bir vekil marifetiyle savunmak üzere bizzat vekaletname
düzenletebilecekleri düşünülmektedir." denilmektedir.
Bilginizi ve gereğini rica ederim
Saygılarımla,
1993/39 Harçlar Kanununun 44 ncü maddesi
Hk.
Bir sorumuz üzerine Adalet Bakanlığı
Hukuk Îşleri Genel Müdürlüğünden gönderilen 12.5.1993 tarih ve 20750 sayılı
yazıda;
"İlgi yazınızda bir avukatın
değişik şahıslardan ve değişik işler sebebiyle aldığı vekaletnameleri, düzenlenecek
yeni bir vekaletname ile başka bir avukatı tevkil etmesi durumunda Harçlar
Kanununun 44. maddesi uyarınca tek harç alınması gerektiği halde, Genel
Müdürlüğümüzün 7 Temmuz 1976 tarih ve 19701 sayılı mütalaasında harcın temsil
edilen kişi sayısınca çoğaltılması gerektiği yolunda görüş bildirildiği
belirtilmiş, konunun yeniden incelenerek Bakanlık görüşü istenilmiş
bulunmaktadır.
Bu konudaki mevcut yazışma dosyaları
da birleştirilerek konu incelendi: 492 sayılı Harçlar Kanunun 44. maddesinde;
(Bir kişinin birden çok kişiyi
temsil etmesi harcın artırılmasını gerektirmez. Şu kadar ki, bütün imzaların
tasdiki kanunen şart olan muamelelerden, vekaleten imza edilmesi halinde,
vekilin imzasından alınacak harç temsil ettiği kişilerin sayısınca çoğaltılır.
Bir işte müştereken hareket eden
vekillerin bir borca kefalet eden müteselsil kefillerin bir kağıda koyacakları
birden çok imzalar bir imza sayılır.
Ancak mümessil, haiz olduğu birden
çok sıfatlara dayanarak imza ederse, sıfatları sayısınca harç çoğaltılır. Bir
kişi hem kendisi için hem başkalarını temsil suretiyle imza ederse, kendisi
için ayrı başkaları için de yukarıdaki fıkralara göre harç alınır.
Birden ziyade kimseler bir kağıda
ayrı ayrı işler için imza atıyorlarsa her birinden imza ettikleri kısım için
ayrı ayrı harç alınır.) denilmektedir.
Bu hükme göre, genel prensip olarak,
bir kişinin birden çok kişiyi temsil etmesi durumunda, harcın artırılmaması
gerektiği esası kabul edilmiş bulunmaktadır. Ancak, madde niyetinde, harcın
artırılması gereken istisnai haller sayılmıştır. Birinci istisna, 2. fıkrada
belirtilen, bütün imzaların kanunen tatbikinin şart olması halidir. Örnek
olarak, Türk Ticaret Kanununun 136, 154, 158, 279, 505, 477. hükümleri
uyarınca, bütün şirketlerin kuruluş sözleşmesinde imzaların, kanunen ayrı ayrı
tasdiki şart bulunmaktadır. Bu hallerde harcın, ikinci fıkra hükmü uyarınca,
temsil edilen kişi sayısına göre çoğaltılması gerekmektedir.
İkinci istisna, 4. fıkrada
belirtilen, değişik sıfatlarla imza atılması halidir Örneğin, bir kişi aynı
işlem kağıdına kendisine asaleten, küçük çocuğuna velayetten ve üçüncü bir
şahsa da vekaleten hareket ederek değişik sıfatlarla imzalaması mümkündür. Bu
gibi hallerde 4.fıkra uyarınca harcın, sıfat sayısına göre çoğaltılarak
alınması gereklidir.
Üçüncü istisna, 5. fıkrada
belirtilen, ayrı ayrı işlere imza atılması halidir. Gerçi fıkrada birden ziyade
kimselerden bahsedilmektedir. Ama bir kişinin de aynı işlem kağıdına ayrı ayrı
işlemler için imza atılması mümkündür. Bu durumda da harcın artırılması gerekir.
Örneğin, bir kişi aynı işlem kağıdı içinde bir aracını kiraya verirken, diğer
bir aracını satabilir ve daha fazla işlemde de bulunabilir. Bu durumda 5. fıkra
hükmü gereğince her bir işlem için aynı harç alınması gerekmektedir.
Genel prensibin istisnaları 44.
maddede bu şekilde düzenlenmiş bulunmaktadır. Buradan olayımıza dönersek, bir
avukat de3işik kişilerden değişik işler sebebiyle aldığı vekaletnameleri başka
bir avukata düzenlenecek yeni bir vekaletname ile devretmektedir. Kanunen
imzaların ayrı ayrı tasdiki şart değildir ve imza bir sıfatla atılmıştır. Bu
sebeple birinci ve ikinci istisnalara girmediği açıktır. Ancak, ilgili avukat
her bir vekaletnameyi ayrı bir iş için alınmıştır. Her bir vekalet ayrı ayrı
işler için verilmiştir. Bu itibarla devredilen her bir vekaletname ayrı bir iş
kabul edilerek ayrı ayrı harç alınması gerekir. Bu nedenle üçüncü istisna söz
konusu olmakta ve 44. maddenin 5. fıkrası uyarınca her bir işlemden ayrı harç
alınması gerekmektedir.
Şimdi, 7 Temmuz 1976 tarih ve 19701
sayılı mütalaamıza dönersek, bu mütalaamızda harcın temsil edilen kişi
sayısınca çoğaltılması gerektiği sonucuna varılmıştı. Yukarıda ise, 5. fıkra
hükmü gereği her bir vekaletname ayrı iş kabul edilerek buna göre harç alınması
gerektiği sonucuna varıldı. Uygulamada örneğin, mirasçılar toplanıp bir işlem
kağıdı ile aynı avukata vekalet verebilmektedirler. Bu tür bir vekaletin
devrinde kişi say!sına göre harcın çoğaltılmasına gidilemez. Çünkü devredilen
vekaletname aynı iş için verilmiştir. Ayrı iş istisnası uygulanamaz. Diğer
istisnalara da girmediğinden temsil edilen kişi sayısına göre harcın
çoğaltılması kanuna uygun olmamaktadır.
Bu nedenlerle, bir avukatın değişik işler için aldığı
vekaletnameleri başka bir avukata devretmesi halinde, devredilen her bir
vekaletname ayrı işlem kabul edilerek ayrı ayrı harç alınmasının Harçlar
Kanunumuza uygun olacağı düşünülmektedir " denilmektedir.
Bilginizi ve gereğinin buna göre
ifasını rica ederim. Saygılarımla,
1993/49 Mümeyyiz küçüklerin bazı konularda
dava açabilecekleri ve vekalet verebilecekleri Hk.
Bazı tereddüt ve başvurular üzerine
görüş istediğimiz Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden gönderilen
14.6.1993 tarih ve 24641 sayılı yazıda:
"Mümeyyiz küçüğün velisinin
muvafakati aranmaksızın evlenmeye izin kanunsunda dava açabileceği ve bu
hususta vekalet verebileceği belirtilerek uygulamada Birliğin sağlanması için
Bakanlığımızdan görüş istenilmiş olup, konu incelendi;
Mümeyyiz bulunan küçüklerin
haklarını kullanmaları konusunu düzenleyen Medeni Yasanın 16 ncı maddesinin 1
inci tümcesinin (mümeyyiz bulunan küçükler ile mahcurlar, kanuni
mümessillerinin rızaları olmadıkça bizzat kendi tasarruflarıyla iltizam
edemezler.) Hükmü ile mümeyyiz küçüklerin haklarını kullanmalarına ilişkin ana
kural belirlenmiş; ikinci tümce ile (...münhasıran şahsa merbut hakları
kullanmakta bu rızaya muhtaç değillerdir.) denilmek suretiyle de ana kural olan
mümeyyiz küçüklerin yasal temsilcisinin rızasına bağlı işlemlerine istisna
getirilmiş olduğundan, mümeyyiz küçükler kişiye sıkı sıkıya bağlı olan
haklarını kullanırken yasal temsilcisinin (velisinin veya vasisinin) iznini
almaya muhtaç olmadan bu haklarını bizzat kullanabileceklerdir.
Diğer yandan, Medeni Yasanın 88/2
nci maddesinin {...hakim, fevkalade hallerde ve pek mühim bir sebebe yeni on
beş yaşını ikmal etmiş olan bir erkeğin veya on dört yaşını bitirmiş olan bir
kadının evlenmesine müsaade edebilir.l hükmü evlenmeye izin verilmesini
amaçlayan davayı düzenlemiştir.
Evlenmeye izin verilmesine ilişkin
davaların kişiye sıkı sıkıya bağlı Haklardan olup, dava hakkının hak sahibi
küçüğe ait olduğu konusunda bilimsel görüşler ile yargı kararları arasında
görüş birliği vardır.
Mümeyyiz küçüklerin kişiye sıkı
sıkıya bağlı haklardan olan evlenmeye izin verilmesi davasını yasal
temsilcilerinin (velisinin veya vasisinin) rızasına bağlı olmaksızın
atayacakları vekil aracılığı ile takip ettirmelerini engelleyen bir yasa
kuralıda yoktur.
Ayrıca, Yargıtay Ceza Genel Kurulu
kişiye sıkı sıkıya bağlı bir diğer hak olan ve 466 sayılı Yasa gereğince
doğrudan doğruya şahsa karşı işlenmiş zarar verici işlemden doğan her türlü
tazminat isteme hakkını hak sahibine veren tazminat davasında mümeyyiz
küçüklerin kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları ile ilgili davalarda bizzat veya
atayacakları bir vekil aracılığı ile dava açmak, takip etmek ve usul işlemleri
yapmak ehliyetine sahip ovduklarına karar vermiştir.
Bu nedenlerle, mümeyyiz küçüklerin evlenmeye izin davası
açabilecekleri ve bu hususta yasal temsilcinin (velisinin veya vasisinin)
muvafakati aranmaksızın vekalet verebilecekleri düşünülmektedir."
denilmektedir.
Bilginizi ve benzeri işlemlerde buna
göre işlem yapılmasını rica ederim. Saygılarımla,
1993/59
Vekaletname
onayında birde fazla kişileri temsil edenlerden alınacak harç Hk.
Bir sorumuz üzerine Adalet Bakanlığı
Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden gönderilen 22.7.1993 tarih ve 31573 sayılı
yazıda:
"Noterlikte yapılan bir
vekaletnamenin onayı işleminde, bir kişinin vekili bulunduğu A, B, C,
şirketlerine izafeten, kendisine asaleten ve üçüncü bir şahıs adına da
vekaleten hareket ederek imza etmesi durumunda 492 sayıtı Harçlar Kanununun 44
üncü maddesi uyarınca her sıfat için birerden üç imza üzerinden mi, yoksa
temsil edilen A, B, C şirketleri ayrı ayrı sayılarak beş imza üzerinden mi harç
alınması gerektiği konusunda, Bakanlığımızdan görüş istenmekle konu incelendi.
492 sayılı Harçlar Kanununun 44 üncü
maddesinde;
(Bir kişinin birden çok kişiyi
temsil etmesi harcın artırılmasını gerektirmez. Şu kadarki bütün imzalarırı
tasdiki kanunen şart olan muamelelerde vekaleten imza edilmesi halinde, vekilin
imzasının tasdikinden alınacak harç, temsil ettiği kişilerin sayısınca
çoğaltılır.
Bir işte müştereken hareket eden
vekillerin ve bir borca kefalet eden müteselsil kefillerin bir kağıda koyacakları
birden çok imzalar bir imza sayılır. Ancak mümessil, haiz olduğu birden fazla
sıfatlara dayanarak imza ederse sıfatları sayısınca harç çoğaltılır. Bir kişi
hem kendisi için ve hem başkalarını temsıl suretiyle imza ederse kendisi için
ayrı, başkaları için de yukarıdaki fıkralara göre ayrı harç alınır.
Birden ziyade kimseler, bir kağıda
ayrı ayrı işler için imza atıyorlarsa, her birinden imza ettikleri kısım için
ayrı ayrı harç alınır.) denilmektedir.
Söz konusu vekaletnamenin onayı
işleminde bir kişi; vekili bulunduğu üç ayrı şirkete izafeten, kendisine
asaleten ve üçüncü bir şahsa da vekalete4 olmak üzere üç ayrı sıfatla imza
atmaktadır. Bu durumda 44 üncü maddenin 4 üncü fıkrası uyarınca öncelikle her
sıfat için harcın çoğaltılması gerekmektedir. Temsi! ettiği üç ayrı şirket için
ise, 44 üncü maddenin 1 ve 2 nci fıkraları uyarınca temsil ettiği şirketler
için atılan imzaların ayrı ayrı tasdiki kanunen şart olmadığından harcın
artırılmasına imkan bulunmamaktadır.
Bu itibarla, bir kişinin temsil ettiği A, B, C
şirketlerine izafeten, kendisine asaleten, üçüncü bir şahsa da vekaleten
hareket ederek yapılan vekaletnamenin noterlikte onaylanmasında, her sıfat için
üç imza üzerinden harç alınması gerektiği düşünülmektedir. Ayrıca, Maliye ve
Gümrük Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünden bu konuda alınan 24 Mayıs 1993
tarih ve 33105 sayılı mütalaada da Bakanlığımızın bu görüşüne iştirak edilmiş
bulunulmaktadır." denilmektedir.
Bilginizi ve gereğini rica ederim. Saygılarımla,
1993/61 Noterin personeli için
vekil tayin eden işlemi yapabileceği Hk.
Bir sorumuz üzerine Adalet Bakanlığı
Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden gönderilen 26.7.1993 tarih ve 31976 sayılı
yazıda:
"Noterlik personelinin o yer
noterliğinde düzenlenecek bir vekaletname
ile vekil tayin edilip edilmeyeceği konusunda Bakanlığımızdan görüş isteyen yazınız
incelendi. .
Noterlik Kanununun 76 ncı maddesi uyarınca,
noterlik personelinin ilgili olduğu işlemlere noterin katılması yasaklanmış
bulunmaktadır.
Noterlik Kanununun 72 nci maddesi
gereğince de ilgilinin; belgelendirme isteminde bulunan, işleme doğrudan
katılıp imza koyan kişi olduğu belirtilmektedir.
Bu durum karşısında, üçüncü bir
kişinin noterliğe gelerek tek taraflı irade beyanı ile noter personelini vekil
tayin etmek istemesi durumunda, işleme doğrudan katılan ve imza koyan kişi
vekalet veren kişi olduğundan işlem ilgilisi de o olmaktadır.
Bu itibarla, vekalet veren üçüncü
kişinin işlem ilgilisi olması nedeniyle noterlik personeline vekalet verdiğine
dair işlemin, o noterlikte yapılmasında kanuni bir engel olmadığı
düşünülmektedir." denilmektedir.
1993/69
Kooperatif ana sözleşmelerinin vekil tarafından imzalanabileceği Hk.
Kooperatif ana sözleşmelerinin
vekiller tarafından imzalanamayacağı, bu sözleşmelerin bizzat asil kurucular
tarafından imzalanması gerektiğinden bahisle bazı işlemlerin geri çevrildiği
yolunda alınan ihbar ve şikayetler üzerine konu Adalet Bakanlığına intikal
ettirilmişti.
Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel
Müdürlüğünden gönderilen 31.8.1993 tarih ve 37712 sayılı yazıda:
"Kooperatifler Kanunun 2 nci
maddesinde, kooperatifin yedi ortak tarafından hazırlanıp imzalanacak ana
sözleşme ile kurulacağı, imzaların ayrıca noter tarafından onaylanmasının
gerektiği belirtilmiştir.
Vekalet akdini düzenleyen Borçlar Kanunun
386-398.
maddeleri uyarınca, vekil, vekalet sözleşmesi sınırları içinde kalmak kaydıyla
kendisine verilen işi yapmak yükümlülüğü altında bulunmaktadır. Verilen işle
sınırlı olmak üzere müvekkilini temsil etme yetkisi kazanmaktadır.
Müvekkilinin isteklerine aykırı hareket etmesi yasak olup, hukuki ve cezai
sorumluluğu bulunmaktadır.
Kooperatifler Kanununda, ana
sözleşmenin bizzat kurucular tarafından imzalanmasının gerektiği, vekaleten
imzalanmasının mümkün olmadığı konusunda bir hüküm bulunmamaktadır. Bu
durumda, Borçlar Kanunun vekalete ilişkin genel hükümleri uyarınca vekalet
sözleşmesine dayanan vekilin, kooperatif ana sözleşmesine kurucu şahsı
temsilen imza koyabilmesi gerekir. Bu konuda herhangi bir mahkeme kararına
rastlanılmamakla birlikte, doktrinde de aynı görüş benimsenmektedir. Vekaleten
imza konulması halinde vekaletnamenin ibraz edilmesi ve noterin imzayı
onaylarken vekaletnameden bahsederek
imzayı onaylaması gerekmektedir.
Bu itibarla, kooperatif ana
sözleşmesinin kurucu vekili tarafından vekalet sözleşmesine dayanılarak
.imzalanmasında hukuki bir sakınca olmadığı Bakanlığımızca düşünülmektedir.
Konu bu şekilde Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Teşkilatlandırma Genel Müdürlüğüne
intikal ettirilmiş, ilgili müdürlüğün 20.8.1993 tarih ve 15512 sayılı yazısı ile
Bakanlığımızın bu görüşüne iştirak edilmiş bulunulmaktadır."
denilmektedir.
Ayrıca, söz konusu yazıya ekli
Sanayi ve Ticaret Bakanlığının söz konusu yazısında, kooperatif ana
sözleşmelerine vekaleten imza konulabileceği sonucuna varılarak, buna göre
işlemlerin yürütülmesi hususunun teşkilata duyurulduğu bildirilmektedir.
1993/81 Taşıt satışına yetki veren vekaletnamelere
fotoğraf yapıştırılması Hk.
Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Gene4
Müdürlüğünden gönderilen 4 Mart 1993 tarih ve 10002 sayılı yazıda, taşıt
satışına yetki veren vekaletnamelere fotoğraf yapıştırılması istenilmiş olmakla
konu Yönetim Kurulumuzda görüşülmüş ve 9 Nisan 1993 tarih ve 354-4496 sayılı
yazımızla, bu işlemlere fotoğraf yapıştırılmasının olagelen sahtecilik
onaylarını önleyemeyeceği gibi yasalarda bunu zorunlu kılan bir hükmünde
bulunmadığı gerekçesi ile itiraz olunmuş idi.
Bunun üzerine konu Sayın Bakanlıkça
yeniden incelenmiş ve 6 Eylül 1993 tarihli, 38477 sayılı yazılarında:
"Konuyla ilgili Noterlik
Kanunun 80 nci maddesinde, ilgilinin fotoğrafının yapıştırılması zorunlu
işlemler yönetmelikte gösterilir. Noter, birinci fıkranın kapsamı dışında kalan
bir işlemin niteliği, ilgilinin durumu ve kimliği bakımından gerekli görür veya
ilgili isterse, o işleme ait kağıtlara da ilgilinin fotoğrafı yapıştırılabilir
denilmektedir.
Ayrıca Noterlik Kanunu
Yönetmeliğinin 93 ncü maddesinde de; aşağıdaki noterlik işlemlerinde ilgilinin fotoğrafının
yapıştırılması zorunludur.
a. Niteliği bakımından tapuda işlem yapılmasını gerektiren
sözleşmeler,
b. Niteliği bakımından tapuda işlem yaptırılmasını
gerektiren vekaletnameler,
c. Vasiyetname
d. Mülkiyet muhafaza kaydıyla satış,
e. Gayrimenkul satış vaadi,
f. Vakıf senedi,
g. Evlenme mukavelesi,
h. Evlat edinme,
ı. Tanıma,
i. Mirasın taksimi sözleşmesi,
k. Boşanma davaları için düzenlenecek vekaletnameler.
Yukarıda belirtilen işlemler dışında
kalmakla beraber, diğer kanunların öngördüğü, noterin işlemin ve ilgilinin
durumuna göre gerekli bulduğu veya bizzat ilgilinin istemde bulunduğu işlem
kağıtlarına da fotoğraf yapıştırılabilir.
Asıllarına fotoğraf yapıştırılması
zorunlu noterlik işlemlerinin çıkartılacak örneklerine de fotoğraf
yapıştırılması zorunludur denilmektedir.
Kanun ve yönetmelik hükümleri kamu
güvenliğini sağlayan noterlik işlem kağıtlarının, bazı kötü niyetli kişiler
tarafından kullanılarak sahtecilik yapılmasını önlemek maksadıyla, önemli görülen
işlemlere ait kağıtlara fotoğraf yapıştırılması esasını kabul etmiş
bulunmaktadır. Yönetmelikte sayılan ve fotoğraf yapıştırılması gereken işlemler
arasında vekaletname olarak, tapuda işlem yaptırmayı gerektiren vekaletname ve
boşanma davası için yetki-veren vekaletnameler bulunmakla birlikte, taşıt
satışına yetki veren vekaletnameler sayılmamıştır. Ancak bu konuda notere bir
takdir hakkı bırakılmıştır. Noterin, işlemin ve ilgilinin durumuna göre gerekli
gördüğü takdirde işlem kağıdına fotoğraf yapıştırılmasına karar vermesi mümkün
olabilmektedir.
Günümüzde sahte vekaletle araç satış
olaylarının artmasına benzer bir olay 1980 öncesinde de yaşanmıştı. O tarihte
sahte vekaletname ile telefon tesis ve nakil olaylarında yoğun sahtecilikler
yaşanmış ve PTT İdareleri, noterlikte düzenlenen vekaletnamelere güvenemez hale
gelmişlerdi. Sonunda PTT İdaresinin ısrarlı istekleri üzerine Türkiye Noterler
Birliği Başkanlığınca 7 Temmuz 1980 tarih ve 17 sayılı genelge çıkarılmış, bu
konudaki vekaletnamelere fotoğraf yapıştırılması esası getirilerek bu şekilde
bir uygulama başlatılmıştı. Sonuç olarak o tarihten sonra sahte vekaletle
telefon tesis ve nakli konusunda ciddi bir yakınma Bakanlığımıza ulaşmamıştır.
Araç satışına yetki veren
vekaletnameye fotoğraf yapıştırılması bile belki belirtildiği gibi sahtecilik
olaylarını önlemeye yetmez. Sahtecilik olaylarının olmasında, nüfus
kağıtlarının kolaylıkla elde edilebilmesi gibi sebepler yanında akla gelmeyen
pek çok sebepler mutlaka vardır. Ama her sebebi öngörecek ve ortadan kaldıracak
gücümüz ve yetkimiz yoktur. Mevcut şartlar içinde güvenilir ve sahte olmayan
işlemler yapılmasını sağlamak zorundayız. Kanun, noterlerden güvenilir işlem
yapmalarını istemektedir. Sahtecilik olaylarının bütün sebeplerini ortadan
kaldıramasak bile bazı önlemlerin alınmasını sağlayabiliriz.
Araç satışına yetki veren
vekaletnameye fotoğraf yapıştırılması kanun ve yönetmelik hükümlerine göre
zorunlu olmayıp notere takdir hakkı bırakılmıştır. Noterler, bu takdir
haklarını kanunun amacına uygun olarak kullanmak zorundadırlar. Sahtecilik
olaylarının önlenmesi için tapuda işlem yapılmasına yetki veren vekaletnameye
fotoğraf yapıştırılması zorunlu iken, günümüz ekonomik şartlarında en az bir
arsa veya bazen bir daire kadar değer ifade edebilen araçların mülkiyeti
üzerinde işlem yaptırmaya yetki veren vekaletnamelere fotoğrafın
yapıştırılmaması kanunun amacına aykırı olmaktadır.
Bu itibarla 1980 öncesi yaşanan olayların da tecrübesi ile
noterlerin sahte işlem yapmasını önlemek için, noterlikte yapılacak taşıt
satışına yetki veren vekaletnamelere ilgilinin fotoğrafının yapıştırılması ve
bu vekaletnamelerin düzenlenmesinde ilgiliye ait nüfus kağıdının titizlikle
incelenip gerektiğinde başka kimlik belgeleri ile teyit edilmesi hukukumuza
uygun olacaktır." denilmektedir.
Bilginizi ve Bakanlığın bu ısrarlı
tutumu karşısında gereğinin buna göre ifasını rica ederim. Saygılarımla,
1993/88 Tapuda işlem yaptırmaya yönelik
düzenlenecek vekaletnamelere tüzel kişi temsilcisinin fotoğrafının
yapıştırılacağı Hk.
İLGİ : 24.1.1985 tarih ve 528/7
sayılı genelgemiz.
Yukarıda tarih ve sayısı gösterilen
genelgemizde "tüzel kişiler gerçek kişiler tarafından temsil edileceği
cihetle, yönetmelikte belirtilen işlerinin ilgilisinin tüzel kişi olması
halinde, işleme imza koyan ve bunların akdi veya kanuni temsilcilerinin
fotoğraflarının da iş kağıdına yapıştırılması, yönetmeliğin tartışmaya yer
vermeyecek açıklıktaki hükmünün gereği olup, aksine bir sonuca varılması mümkün
görülmemiştir." şeklindeki Adalet Bakanlığı görüşü sizlere duyurulmuş
olup, bugüne kadar bu şekilde uygulama yapıldığı malumunuzdur.
Son günlerde Birliğimize intikal
eden bazı başvurularda, Tapu ve Kadastrocu Genel Müdürlüğünce yayınlanan
14.4.1992 tarih ve 1513 sayılı genelgede, ilgilinin tüzel kişi olması hafinde
vekaletnameye fotoğraf yapıştırılmasına gerek olmadığının bildirildiği cihetle
yapılacak işlemlerde tereddüt edildiği ve kanunun açıklığa kavuşturulması
istenilmiştir.
Bunun üzerine keyfiyet 28 Eylül
1992, 18 ekim 1993 tarih ve 1 1388, 12925 sayılı iki yazı ile konunun yeniden
incelenerek uygulamada mevcut tereddüdün kaldırılması için Adalet Bakanlığı
Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden yeniden görüş istenmiş bulunmaktadır.
Bunun üzerine anılan Bakanlıktan
gönderilen 3 Kasım 1993 tarih ve 46708 sayılı yazıda sonuç olarak:
"Görüldüğü gibi kanun ve
yönetmelik hükümleri hangi noterlik işlemlerine ilgilinin fotoğrafının
yapıştırılacağını saymış, bu işlemlerin yapılması halinde özel ve tüzel kişi
ayrımı yapılmadan fotoğraf yapıştırılmasını emretmiş bulunmaktadır.
Aslında tapu sicil nizamnamesinin 17
nci maddesinde düzenlenen tüzel kişi temsilcisinin işlem yaptırmasına paralel
bir hüküm de Noterlik Kanunun 79 uncu maddesinde yer almaktadır. Bu hüküm
uyarınca tüzel kişi adına işlem yaptırmak isteyen kişinin, sıfat ve yetkisini,
işlemi yapmaya izinli olduğunu gösteren belgesini notere ibraz etmesi gerekir.
Ancak bu hüküm, esas itibariyle tüzel kişi temsilcisinin işlem kağıdına
fotoğrafının yapıştırılmaması gerektiği şeklinde yorumlanabilecek hüküm
olmayıp, temsilcinin işlem yaptırma yeteneğinin tespit edilmesine ilişkin
hükümlerdir.
Ayrıca noterlik işlemlerinde, Tapu
Sicil Nizamnamesinin uygulanması mümkün olmayıp, daha özel hükümler ihtiva eden
Noterlik Kanunun ve Yönetmeliğinin uygulanması gerekmektedir.
Bu itibarla Noterlik Kanunu ve Noterlik Kanunu Yönetmeliği
hükümlerine göre, noterlikte, ilgilinin fotoğrafı yapıştırılması gereken bir
işlem yapılmakta ise, TÜZEL KİŞİ TEMSİLCİSİNİN DE FOTOĞRAFININ YAPIŞTIRILMASI
HUKUMUZA UYGUN OLACAĞINDAN, 8 Şubat 1993 tarih ve 05712 sayılı mütalaamızda
değişiklik yapılmamıştır." denilmektedir.
Bilinmesini ve bu konuda ilgide
tarih ve sayısı gösterilen genelgemiz gereğince uygulamaya devam olunmasını
rica ederim.
Saygılarımla,
1993/94 Noterin personeli için vekil tayin
eden işlemi yapabileceği Hk.
Bir sorumuz üzerine Adalet Bakanlığı
Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden gönderilen 26.7.1993 tarih ve 31976 sayılı
yazıda:
"Noterlik personelinin o yer
noterliğinde düzenlenecek bir vekaletname ile vekil tayin edilip edilmeyeceği
konusunda Bakanlığımızdan görüş isteyen yazınız incelendi. .
Noterlik Kanununun 76 tıncı maddesi uyarınca, noterlik personelinin
ilgili olduğu işlemlere noterin katılması yasaklanmış bulunmaktadır.
Noterlik Kanununun 72 inci maddesi
gereğince de ilgilinin; belgelendirme isteminde bulunan, işleme doğrudan
katılıp imza koyan kişi olduğu belirtilmektedir.
Bu durum karşısında, üçüncü bir
kişinin noterliğe gelerek tek taraflı irade beyanı ile noter personelini vekil
tayin etmek istemesi durumunda, işleme doğrudan katılan ve imza koyan kişi
vekalet veren kişi olduğundan işlem ilgilisi de o olmaktadır.
Bu itibarla, vekalet veren üçüncü kişinin işlem ilgilisi
olması nedeniyle noterlik personeline vekalet verdiğine dair işlemin, o
noterlikte yapılmasında kanuni bir engel olmadığı düşünülmektedir."
denilmektedir.
Bilginizi ve buna göre işlem ifasını
rica ederim. Saygılarımla,
1994/2 Noterlik Kanunun 79, maddesinin
uygulaması Hk.
1512 Sayılı Noterlik Kanununun 79
ncu maddesinin uygulanması konusunda noterlerimiz arasında farklılıklar
bulunduğu görülmüş ve bu konuda zaman zaman Birliğimize başvurular da
yapılmıştır. Bu nedenle 1990 yılında Adalet Bakanlığı Hukuk Işleri Genel
Müdürlüğüne bir yazı yazılarak; "79 ncu maddenin 2 nci fıkrasında,
belgenin gösterildiği iş kağıdına yazılmakla beraber, işlemle ilgili
kısımlarını ve nereden, hangi tarih ve numara ile verilmiş olduğunu gösteren
birer örneği bağlanır denilmektedir.
Bu maddenin lafzi şekilde
yorumlanarak, mutlaka işlem kağıdının ilgili kısımlarının bir örneğinin ayrı
bir kağıda çıkartılıp, yeni işleme eklenmesi mi gerekmektedir, yoksa aynı
işlem kağıdının altına, yanına veya arkasına bu bilgilerin çıkarılmasının
kanunun ruhu ile uygunluk sağlayıp sağlamayacağı konusunda tereddütler bulunmaktadır.
Bu itibarla konunun incelenerek müstenidatların işlem
kağıtlarına bağlanma veya geçirilmesi konusundaki" görüşleri rica edilmiştir.
Bunun üzerine anılan Bakanlıktan
gönderilen 9.5.1990 tarih ve 21641 sayılı yazıda:
"79 ncu maddenin 1 nci fıkrası,
vekil, veli, vasi, kayyım, mümessil ve mirasçı sıfatıyla veya şirket ve dernek
gibi tüzel kişiler adlarına noterlik işlemi yaptırmak isteyenler, sıfat ve
yetkilerini ve işlemi yapmaya izinli olduklarını bildirir belge göstermekle
yükümlüdürler hükmünü taşımaktadır.
Demekki belge, işlem kağıdından
başka olup, bir vekaletname bir mahkeme
kararı yahut da temsile yetki veren başka bir yazı olabilecektir.
Maddenin 2 nci fıkrasında, belgenin
gösterildiği iş kağıdına yazılmakla beraber, işlemle ilgili kısımlarını ve
nereden hangi tarih ve numara ıle verilmiş olduğunu gösteren birer örneği
harçsız ve vergisiz olarak gerek ilgilisine verilecek ve gerekse dairede
saklanacak asıl ve örneklerine bağlanır denilmektedir.
Bu fıkra hükmüne göre:
1- Noter işlem kağıdına, belge
gösterildiğini yazacaktır. Ancak sadece belge gösterdi demeyip, belgeyi
düzenleyen merci, belge tarih ve sayısını da işlem kağıdına işleyecektir.
2- Ayrıca söz konusu belgeden
harçsız örnekler çıkartıp işlem kağıtlarının her bir nüshasına birer adet
ekleyecektir. Bu itibarla noterin ibraz edilen belgeyi sadece işlem kağıdına
yazmakla yetinmeyip, bundan başka söz konusu belgeden çıkarılacak örneklerden
birer adedini işlemin asıl ve örnek nüshalarına eklemesi gerekeceği ve bu iki
hususun 1512 sayılı Kanunun 79 ncu maddesinin 2 nci fıkrasında ayrı ayrı
düzenlenmiş bulunduğu anlaşılmaktadır." denilmektedir.
Konu o tarihte Yönetim Kurulunda
görüşülmüş ve bazı hususlarda araştırma yapılması ve Bakanlık ile görüşülmesi
uygun görüldüğünden noterlere duyurulmamıştı. Ancak, son zamanlarda bu yazıdan
bilgi edinen Adalet Müfettişlerinin bu yönde tenkitler yaptıkları öğrenilmekle,
noterlere duyurulmasının yararlı olacağı sonucuna varılmıştır.
1994/45 Oto mülkiyetinin devrine ilişkin bazı taahhütnameler Hk.
Maliye Bakanlığından Birliğimize
gönderilen 17.6.1994 tarih ve 42233 sayılı yazıda:
"1318 sayılı
Kanunun 2346 sayılı Kanunla değişiklik 1 nci maddesinde, bu kanunun 4, 5 ve 6
ncı maddelerinde yazılı taşıtların;
a) Her ne şekilde olursa olsun
iktisap edilmesi, (mülkiyeti muhafaza kaydı ile iktisaplar dahil)
b) Yurtdışında iktisap edilerek
Tûrkiye'ye ithal edilmesi,
c) Vekaletname
ile tasarruf hakkının devralınması, Taşıt Alım Vergisine tabidir.
Taşıt Alım Vergisinin
mükellefi, bu kanunun 4, 5 ve 6 ncı maddelerinde yazılı taşıtları, yukarıda
belirtilen şekilde iktisap eden, yurtdışında iktisap ederek Türkiye'ye ithal
eden veya bunların tasarruf hakkını devralan gerçek ve tüzel kişilerdir
denilmiştir.
Bu hükme göre, taşıt alım vergisinde
vergiyi doğuran olay taşıtın iktisabı, ithali ve tasarruf hakkının devri ile
meydana gelmektedir.
Bu nedenle, söz konusu taahhütname
ile devir işleminin, taşıtın ithal işleminin gerçekleşmesinden önce düzenlenmesi
nedeniyle taşıt alım vergisine TABI TUTULMAMASI gerekmektedir. Ayrıca 492 sayılı
Harçlar Kanununun 42 nci maddesinde, menkul ve gayrimenkul mallar hakkında
alım, satım, taahhüt ve rehinle ilgili her nev'i mukavele senet ve kağıtlarda
değer gösterilmesi mecburidir denilmektedir.
Anılan maddede menkul ve gayrimenkul
malların alım, satım ve taahhüt işlemlerini kapsayan her nevi kağıtlarda değer
gösterilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir. Diğer taraftan 20.12.1990 günlü Resmi
Gazete'de yayımlanan 3689 sayılı Kanunla 492 sayılı Harçlar Kanununun 43 ncü
maddesine eklenen fıkra ve bu hükmün uygulanmasına ilişkin 17 seri nolu Harçlar
Kanunu Genel Tebliğ ile motorlu kara taşıtlarının noterliklerde yapılacak alım,
satım ve taahhüdü ile ilgili işlemlerde gösterilmesi gerekli değer uygulamasına
ilişkin hususlar hakkında gerekli açıklamalar yapılmıştır.
Buna göre, motorlu kara taşıtlarının
noterliklerde gerçekleştirilen alım, satım ve taahhüdüne ilişkin işlemlerde nispi
noter harcına esas olmak üzere yürürlükteki kasko değerinden az olmamak üzere
bir değer gösterilmesi gerekmektedir.
İIgi yazınız ekinde alınan
taahhütnamenin incelenmesinden de anlaşılacağı üzere bir adet Toyota Corana
marka otomobilin devri istenilmekte ve devir işlemlerinden doğabilecek her türlü
yasal sorumluluk üstlenilmektedir.
Bu nedenle sözü edilen
taahhütnamenin noterde tasdiki sırasında devri istenilen marka otomobilin
işlemin yapıldığı tarihte geçerli olan kasko değer listelerinde yer alan
değerinden aşağı olmamak üzere beyan edilecek değer üzerinden nispi harç ve
damga vergisine tabi tutulması icap eder."denilmektedir.
1994/46
7 Haziran 1994 günlü Resmi Gazete'de
yayımlanan "Tapu Sicıl Tüzüğü" Yönetim Kurulunun 1.7.1994 günlü
toplantısında incelenmiş ve ilgili maddelerinin noterliklere duyurulmasına
karar verilmiştir.
Noterlikleri ilgilendiren hükümleri ekte
gönderilen Tüzüğün, 105 nci maddesi ıle 8.10.1930 tarih ve 10012 sayılı
Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan Tapu Sicili Nizamnamesi
yürürlükten kaldırılmakta, 106 ncı maddesinde bu Tûzüğün Resmi Gazete'de yayımı
tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmektedir.
1994/ 49 Noterlik
işlem asıllarının daire dışına çıkarılması Hk.
Bugüne kadar yapılan müteaddit
genelgelerimize rağmen mahkeme ve bazı Cumhuriyet Savcılıklarının talepleri
karşısında konu yeniden Adalet Bakanlığına intikal ettirilmek zorunda kalınmış
olup, 1512 sayılı Noterlik Kanununun 55 nci maddesinin uygulanması hakkında
Adalet Bakanlığından bu defa gönderılen 15.7.1994 tarih ve 14148 sayılı yazıda:
"Yazınız ve ekleri ile
Zonguldak Ağır Ceza Mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile ilgili olarak
Devrek Noteri..........'ın noterliğinde yapmış olduğu bir vekaletname işleminin aslı ile birlikte teşhis ve
tanık olarak dinlenmek amacı ile celbine karar verildiği belirtilmiş, noterlik
işlem asıllarının daire dışına çıkarılmasını düzenleyen Noterlik Kanununun 55
nci maddesi karşısında konu ile ilgili Bakanlığımızın görüşleri sorulmuş olup,
konu incelendi.
Bilindiği
gibi Noterlik Kanununun 55 nci maddesinin 4 ncü fıkrası uyarınca noterlik işlem
asıllarının daire dışına çıkarılıp, başka bir yere gönderilebilmesi için
noterin bulunduğu yer hukuk hakimliğinden izin alınması gerekmektedir. Hukuk
Hakimliğinin işlem aslının suretini çıkartıp onaylaması ve aslına ait yerde saklamak
üzere notere vermesi ve aslını da ilgili yere (mahkemeye) göndermesi şeklinde
uygulama yapılması gerekmektedir. Başka yargı çevrelerindeki mahkemelerin
ihtiyaç duyduğu işlem asıllarının ise, ilgili yer (noterliğin bulunduğu yer)
hukuk mahkemesine talimat yazılarak istinabe yoluyla istenilmesi gerekmektedir. Uygulamanın
bu şekilde yapılması için keyfiyet, Bakanlığımızca 29 Aralık 1993 tarih ve
51803 sayılı genelge haline getirilmiş ve bütün mahkemelere durulmuştur."denilmektedir. Bilinmesini
ve 1512 sayılı Noterlik Kanununun 55 nci maddesine aykırı istekler vuku
bulduğunda Adalet Bakanlığının söz konusu genelgesinin ilgili mercie
hatırlatılmasını rica ederim.
1994/56
Finansal Kiralama Sözleşmelerinin sona ermesi halinde yapılacak
işlemler Hk.
Finansal kiralama sözleşmesi yolu ile
temin edilen motorlu araçlar veya sair malzeme ile ilgili olarak, finansal
kiralama süresinin sonunda bu araç ve malzemeler üzerindeki tedbir ve
tahditlerin kaldırılması hakkında izlenecek yolun ne olacağı Adalet Bakanlığı
Hukuk Işleri Genel Müdürlüğünden sorulmuştu.
Anılan Genel Müdürlükten gönderilen
6.9.1994 tarih ve 16661 sayılı yazıda sonuç olarak:
1- Kanunen, kira süresinin sona ermesi
halinde kiracının menkul malı derhal kiralayana devretmesi gerekmektedir.
Ancak, bu devir işleminin resmi olarak yapılması konusunda yasal bir
zorunluluk bulunmamaktadır. Bu nedenle devir işlemi noterlikte yapılabileceği
gibi haricen de yapılabilir.
2- Devir işleminin noterlikte
yapılması durumunda ise, işlemde değer gösterilmesine gerek bulunmamaktadır.
Ancak, devir sözleşmesinde, aracın aynına ilişkin bir taahhüt işlemi de
yapılmakta ise Harçlar Kanununun 43 ncü madde gereğince kasko değerinin
gösterilmesi ve işlemden nisbi harç ve damga vergisi alınması gerekir.
3- Finansal kiralama işleminin
menkul mal üzerindeki en önemli kısıtlaması, kira süresi içersinde devir
yetkisinin bulunmamasıdır. Kira süresi sona erdiğinde ise, devir yetkisi
otomatik olarak kazanılır.
Bu nedenle kanundan doğan tahditler
kira süresinin sona ermesi ile birlikte otomatik olarak ortadan kalkacağından,
ayrıca tahditlerin kaldırılması konusunda bir işleme gerek bulunmamaktadır
denildikten sonra konu hakkında Maliye ve İçişleri Bakanlığı görüşlerinin de
alındığı bildirilmiştir.
Konuya daha açıklık getirilmek üzere
Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün yazıları ile Maliye
Bakanlığının 8.8.1994 tarih ve 53276 sayılı mütalaası,İçişleri Bakanlığının
29.8.1994 tarih ve 220259 sayılı yazılarının örnekleri aynen genelgemize
eklenmiştir.
1994/58 Tapu dairelerinde işlem görecek
vekaletnameler Hk.
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünden
gönderilen 18 Ağustos 1994 tarih ve 3574 sayılı yazıda:
"...............7 Haziran 1994
gün ve 21953 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 18 Mayıs 1994 tarih ve 94/5623
Sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan Tapu Sicil Tüzüğü'nün 13
ncü maddesi ile, (.......... istemde bulunan hak sahibi gerçek kişi ise, nüfus
cüzdanı veya pasaport istenilerek kütük, resmi senet ve taşınmaz mal dosyasında
yer alan imza ve fotoğraflara göre aynı kişi olup olmadığı belirlenir.
Nüfus cüzdanı ve pasaport dışında kimlik tespitinde kabul
edilebilecek diğer belgeleri belirlemeye Genel Müdürlük yetkilidir. İstem
vekaleten yapılmışsa, vekilden Noterlik Kanununa göre düzenlenmiş ve istem
konusu işleri yapmaya yetkili olduğunu içerir vekaletname istenir. Vekil,
tevkil yetkisine dayalı olarak bir başkasını vekil tayin etmiş ise, ayrıca
dayanağı olan vekaletname...) nin aranılacağı esası getirilmiştir. Bu nedenle
noterlerce tapu sicil Müdürlüğünde işlem yapılmasını gerektiren
vekaletnamelerin tanzimi aşamasında ilgililerin kimlik tespitinin nüfus cüzdanı
veya pasaporta istinaden yapılması, Ayrıca, vekilin tevkil yetkisine dayalı
olarak bir başkasını vekil tayin etmesi halinde ise, vekaletnameye müstenidat
vekaletnamenin aslı veya onaylı bir suretinin (fotokopi) bağlanması
gerekmektedir."denilmektedir. Bilginizi ve gereğini rica ederim. Saygılarımla,
1995/5 Yabancılara ait araçlar Hk.
Türkiye'ye geçici olarak gelen bazı
yabancılara ait araçların devir ve satışları konusunda ortaya çıkan tereddütler
üzerine başvurduğumuz İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünden gönderilen
26.12.1994 tarih ve 336957 sayılı yazıda;
"Asıl ikametgahları yabancı
memlekette olan (Türk ve yabancı turistler hariç) Türkiye'ye geçici ve belirli
bir süre için çalışma, tetkik ve tahsilde bulunmak veya başka nedenlerle gelen
yabancı kişiler ile ülkemizde bulunan misyonlarda görevli yabancılardan
diplomatik statüye haiz olmayan idari ve teknik personelin yurda geçici olarak
getirdikleri, yurt içinde satışı yasak olan araçlarına her türlü kullanma
yetkisi veren vekaletnamelerin düzenlenip
düzenlenemiyeceği, ülkemizde edindikleri araçların ise, aynı statüde olan ve
olmayan yabancı uyruklu bir şahsa veya Türk uyruklu bir kişiye satışının
yapılıp yapılamayacağı ile ilgili yazınız konusunun açıklığa kavuşturulması
amacı ile Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığına yazılmıştır.
Gümrük Müsteşarlığı, Gümrükler
Kontrol Genel Müdürlüğünün bu konudaki 8.12.1994 tarihli Trp. Tak. Şb. Md. Ks.
2-8581 sayılı yazılarında;
1- Belirli
bir süre için geçici olarak yurda sokulan, müddeti dolduğunda yurtdışına
çıkarılması gereken ve ithal işlemi görmeden yurtiçinde satışı mümkün olmayan
yabancılara ait mavi plakalı kara nakil vasıtaları, esas itibariyle aile
ünitesinin kullanmasına yöneliktir. Ruhsat sahibine gördüğü hizmet gereği
tahsil edilen böyle bir aracın, o kişinin eşi veya beraber oturduğu çocukları
haricinde başkaları tarafından kullanılmasının mümkün olmadığı 15.3.1990 gün
ve 68 sayılı genelge ile açıklanmış ve aynı gerekçelerle vekaletname verilmek suretiyle taşıt
kullandırılmasının söz konusu olmayacağı,
2- Türkiye'deki yabancıların,
ülkemizden serbest rekabet şartları altında satın aldıkları milli veya
millileşmiş taşıtları kendi statüsünde olan veya olmayan bir yabancıya veya
Türk'e satabilecekleri, ancak, ilgilinin durumuna göre taşıdığı plakanın
değişmesinin söz konusu olabileceği,
3- Yabancıların ülkemizden ihraç
kaydı ile İndirimli fiyatlarla) edindikleri taşıtların ise, belirli süreler
sonunda yurtdışı ederek aynı statüdeki diğer yabancılara satılmasının veya
devredilmesinin mümkün olduğu,
Bu araçların Türkiye'de yerleşik
Türk'lere satışı halinde ise, mezkür araçları satın alınırken kendilerine
tanınmış yurt dışına çıkarma koşulu indiriminin ödenmesi şartının aranacağı
bildirilmiştir."denilmektedir.
Yukarıda öngörülen devir
işlemlerinin yapılması sırasında Birliğimizin 19.3.1990 tarih ve 22 sayılı
genelgesinde açıklandığı üzere bu araçların devrinde sakınca bulunmadığına
ilişkin bir yazının ilgili makamlardan alınmasının ve işlemin bundan sonra
yapılmasının yerinde olacağı düşünülmektedir.
1995/6 Mülkıyeti muhafazalı hacızli, ve rehınli
taşıtlara ilışkin bazı işlemler Hk.
Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel
Müdürlüğünden gönderilen 2.12.1994 tarih ve 21707 sayılı yazıda :
"..... mülkiyeti muhafazalı,
hacizli veya rehinli araçların yurtdışına çıkarılmalarına yetki veren
vekaletnamelerin hukuka uygun olup olmayacakları konusunda Bakanlığımızın
görüşleri istenilmekle keyfiyet incelendi.
1- Mülkiyeti muhafaza kaydı ile
yapılan satış sözleşmeleri Medeni Kanunumuzun 688 ve 689 uncu maddelerinde
düzenlenmektedir. Bu madde hükümlerinde belirtilen prosedüre uygun olarak
yapılacak mülkiyeti muhafaza kayıtlı satış sözleşmeleri ile satıcı, satış
bedelini tamamen almadığı halde menkul malın zilyetliğini alıcıya devretmekte,
ancak, mülkiyet hakkını üzerinde saklı tutarak alacağını aynı bir teminata
bağlamaktadır. Böylece mülkiyet hakkı, satıcının üzerinde kaldığından, alıcı
zilyetliğini devraldığı mal üzerinde ayni bir tasarrufta bulunamamaktadır.
Alıcının menkul mal üzerinde ayni
tasarruf hakkı bulunmamakla birlikte, sözleşmenin yapılmasından itibaren zilyetliği
devralıp her türlü yararı ve hasarı kendisine ait olmak üzere dilediği gibi
kullanma hakkı bulunmaktadır. Burada belirtilen kullanma hakkını sınırlayan bir
hüküm ise mevzuatımızda bulunmamaktadır.
Kısaca tekrarlarsak: Alıcı menkul
malın mülkiyetini kazanmadığından, aynı . bir tasarrufta bulunmamakta ve ancak
her türlü yararı ve zararı kendisine ait olmak üzere malı kullanabilmektedir.
Medeni Kanunumuzda belirtilen
mülkiyeti muhafaza kayıtlı satış sözleşmelerinin prosedürüne uygun olarak
motorlu trafik araçları da satılabilmektedir. Bu durumda, aracın mülkiyeti
satıcı üzerinde saklı tutulmakta, ancak alıcı, aracı kendi adına tescil ettirip
kullanabilmektedir. Tabi ki mülkiyet hakkını kazanmadığından aracı başkasına
satamamaktadır.
Mülkiyeti muhafaza kaydı ile alınan
aracın, alıcısı tarafından dilediği gibi kullanılmasına hukuken bir engel
bulunmamaktadır. Bu hakkın uzantısı olarak, alıcının kullanma hakkını vekili
marifeti ile kullanması ve vekiline aracını yurtdışına çıkarması için yetki
vermesi de mümkündür.
2- Haciz, malikinin menkul malı
üzerindeki her türlü tasarruf yetkisini sınırlayan bir kamu hukuku
müessesesidir.
Bu konuda (icra ve İflas Kanunumuzun
86 ncı maddesinde; "borçlu alacaklının muvafakati ve icra memurunun
müsaadesi alınmaksızın mahcuz mallarda tasarruf edemez." denilmektedir.
Ayrıca, borçlunun haczedilen taşınır malı üzerinde izinsiz tasarrufta bulunması
eylemi Türk Ceza Kanununun 276 ncı maddesindeki suçu oluşturmaktadır.
Doktrinde ve uygulamada buradaki
tasarruf sözünün ayni tasarruflar yanında fiili kullanımı da kapsayacak şekilde
geniş kapsamlı olarak anlaşılması gerektiği ittifakla kabul edilmektedir.
Bu nedenle hacizli araçlar üzerinde
borçlunun fili kullanım hakkı da dahil olmak üzere her türlü tasarruf yetkisi
kanun hükmü ile sınırlandığından, alacaklının muvafakat ve icra memurunun müsaadesi olmadan aracın
yurtdışına çıkarılmasına yetki veren vekaletnamelerin noterliklerde yapılmaması
gerekmektedir.
3- Menkul rehini ise, Medeni
Kanunumuzun 853-886 ncı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu hükümler uyarınca
menkul rehininin ayni bir hak olarak doğması için rehin konusu malın
zilyetliğinin borçludan alacaklıya geçirilmesi şarttır. Ayni haklarda
aleniyetin sağlanması prensibi olduğundan, zilyetliğin devri ile ayni bir hak
olan menkul rehininde de aleniyetin sağlanması amaçlanmıştır.Böylece borçlu ile
ilişki kurmak isteyen üçüncü kişilerin rehin konusu malın borçlunun elinden
çıktığını görüp, onun ödeme gücü hakkında fikir sahibi olacaklardır. Diğer bir
taraftan da borçlunun mala zarar vermesi önlenmiş olacaktır.
Bu kanuni şarta rağmen rehinli araç
borçlunun zilyetliğinde bırakılmışsa, ya da alacaklı kendi rızası ile sonradan
borçluya vermişse veya zilyetlik kesin olarak yitirilmişse; duruma göre ya
rehin hakkı doğmamış, ya rehin hükümleri askıda bırakılmış, ya da rehin hakkı
sona ermiş olmaktadır. Aracın borçlunun elinde bulunduğu bütün bu hallerde ise
rehin hükümleri uygulanmamak lazım gelir.
Bu nedenle, rehin borçlusunun rehin
hakkı tesis edip zilyetliğini üzerinde bıraktığı aracını dilediği gibi
kullanmasına engel olacak bir yasal hüküm bulunmadığından, aracının yurt dışına
çıkarılmasına yetki veren bir vekaletnameyi yapmasında da hukuki bir sakınca
bulunmamaktadır.
Sonuç olarak;
a) Mülkiyeti muhafazalı ve rehinli araçların yurtdışına
çıkarılmasına yetki veren vekaletnamelerin noterliklerde yapılabileceği,
b) Hacizli araçların yurtdışına çıkarılmasına yetki veren
vekaletnamelerin ise İcra ve İflas Kanunun 86. maddesi uyarınca, alacaklının
muvafakat ve icra müdürlüğünün izniyle yapılabileceği,
c) Burada bahsedilen vekaletnamelerin sadece aracın
yurtdışına götürülüp getirilmesine, gümrük idareleri nezdindeki işlemlerin
takip ve sonuçlandırılmasına ve taşıtla ilgili işlemlerin taşıt sahibi adına
yapılmasına yetki veren vekaletnameler olduğu, araç üzerinde herhangi bir
tasarruf hakkının devrine yetki veren vekaletnamelerin yapılması için ise
mutlak surette alacaklının izninin alınması gerektiği düşünülmektedir."
denilmektedir.
Bilginize ve buna göre işlem ifasını
rica ederim. Saygılarımla.
1995/10
Noterlik işlem müstenidatları Hk.
Zaman zaman Birliğimize intikal eden
başvurularda, noterler taıefından işlem kağıtlarına eklenen vekaletname temsil belgesi veya imza sirküieri
gibi müstenidatların ilgililer tarafından iş kağıtlarından ayrılarak müstakil
olarak kullanıklıkları ve bu kanuna aykırı davranışın önlenmesi hususunda
gerekli tedbirlerin alınmasının istendiği görülmektedir.
Konu son Yönetim Kurulumuzda
görüşülmüş ve yasal olmayan bu davranışın önüne geçilebilmesi için müstenidat
olarak kullanılan belgeler;ıı ııygım bir yerine en az 2x5 cm. ebadında ve üç
satır halinde yaptırılacak ve içinde
(MÜSTENIDATTIR-TEK BAŞINA KULLANILAMAZ yazılı bir damganın yaptınlarak
basılmasının uygun olacağı sonucuna varılmıştır.
1995/17 Işlem ilgilisi olmayan kişilerin
örnek istemeleri Hk.
Istanbul Serbest Muhasebeciler ve
Mali Müşavirler Odasının kendilerine ibraz edilen vekaletnameler
hakkında bazı noterliklere yazılar göndererek, yazı ekindeki vekaletnamelerin aslına uygun olup olmadığı
konusunda bilgi istenildiği ve bu arada ayrıca işlemin de bir örneginin
(fotokopisinin) istenildigi hallerde noterlerce ne şekilde hareket olunacağı ve
örnek verilip verilmeyeceği konusunda Adalet Bakanlığına yazdığımız yazıya
anılan Bakanlıktan gönderilen 3.2.1995 tarlh ve 1935 sayılı cevabi yazıda:
"Bilindiği gibi Noterlik
Kanununu 94 ncü maddesi uyarınca kural olarak, noterler tarafından yapılan
işlemlerin örnekleri ancak ilgililerine, kanuni temsilcilerine, vekillerine
veya mirasçılarına verilebilmektedir.
Bu maddede sayılanlar dışındaki
kişilere örnek verilebilmesi için ise Noterlik Kanununu 95 nci maddesi
uyarınca, noterliğin bağlı bulunduğu asliye veya münferit sulh hakiminden izin
alınması gerekmektedir.
Bu nedenle, Noterlik Kanunun 94 ncü
maddesinde belirtilen örnek alabilecek ilgililer dışındaki kişi yada
kurumların noterlik işleminden suret isteyebilmeleri için öncelikle ilgili
hakimlikten izin almaları gerekmektedir. Ayrıca noterlerin yaptıkları
işlemlerle ilgili ücret ve diğer giderleri yasal istisnalar dışında
ilgililerden eksiksiz olarak almaları gerekmektedir. Aksine davranışlar,
Noterlik Kanunun 50 nci maddesine aykırılık teşkil edecektir.
Bu itibarla işlem ilgilileri dışındaki
kişi ya da kurumlar tarafından noterlikten evrak suretinin istenilmesi halinde;
Noterlik Kanunun 95 nci maddesinde belirtilen prosedürün uygulanmasının ve
masrafların eksiksiz olarak alınmasının gerektiği düşünülmektedir"
denilmektedir.
Bu durumda Serbest Muhasebeciler ve
Mali Müşavirler Odaları tarafından Noterlerden bilgi ve örnek isteyemeyecekleri
anlaşılmıştır. Bu itibarla anılan kurumun noterlikten bilgi istemeden önce
Asliye Hukuk Hakimliğine müracaat ederek karar alması ve ayrıca istediği
örneğin yasal giderlerini noterliğe ödemesi gerekmektedir.
1995/28 Ölümden sonra geçerli olacağı kaydı
ile düzenlenen vekaletnameler Hk.
Ölümden sonra geçerli olmak üzere
düzenlenen vekaletnamelerin belli konulara münhasır vekaletnameler için mi, yoksa
tüm vekaletnameler için mi düzenlenebileceği konusundaki sorumuza Adalet
Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden verilen 29.3.1995 tarih ve 4834
sayılı yazıda:
"Borçlar Kanununun 397 nci
maddesinin 1 nci fıkrasında, (hilafı mukaveleden veya işin mahiyetinden
anlaşılmadıkça vekalet, gerek vekilin ve gerekse müvekkilin ölümü ile ve
ehliyetin zevali veya iflası ile nihayet bulur.) denilmektedir. Madde hükmünde,
vekilin veya müvekkilin ölümü halinde kural olarak vekalet sözleşmesinin sona
ereceği, ancak ölümden sonra da vekaletin devam edeceğine dair sözleşme hüküm
bulunuyorsa bu takdirde vekaletnamenin ölümden sonra da hüküm ifade edebileceği
belirtilmektedir.
Ayrıca konu ile ilgili olarak, 7
Aralık 1940 tarih ve 1938/20 Esas, 1940/87 Karar numaralı İçtihatları
Birleştirme Kararında şöyle denilmektedir. (Borçlar Kanununun 397 nci
maddesinde gerek vekilin gerek müvekkilin ölümü ile ve ehliyetinin zevali veya
iflasıyla vekaletin nihayet bulması hakkındaki hüküm, hilafının mukaveleden
veya işin mahiyetinden anlaşılması kaydı ile takyit edilmiş olmasına göre
tevhidi içtihadı mucip olan hadiselerde olduğu gibi müvekkilin ölümünden sonra
dahi mutasarrıf olduğu gayrimenkul malını tapu dairesinde şahsı ahara bey ve
ferağa dair vuku bulan vekaletin devam edeceği iki taraf arasında muteber
surette mukavele edilmiş ise, müvekkil öldükten sonra da vekilin salahiyetleri
devam edeceğine, fakat azil hakkı ölünün kanuni haleflerince intikal etmiş
olacağından mirası ret etmemiş olan mirasçılar tarafından azil olunabileceğine
birinci içtimada sülüs an ekseriyet hasıl olmadığından ikinci içtimada mutlak
ekseriyetle karar verildi.)
İçtihatları birleştirme kararında
sadece taşınmaz mal üzerinde tasarruf yetkisi veren vekaletnameler incelenmiş
ve bu vekaletnamelere ölümden sonra da geçerli olacağına dair kayıt
konulabileceği, bu kaydın geçerli olacağı kabul edilmiş, bütün vekaletnamelere
dair bir hüküm sevk edilmemişse de kanun hükmü gene! ifadeli olup bütün
vekaletnamelere, ölümden sonra geçerli olacağına dair hüküm konulmasına hukuki
bir engel bulunmamaktadır.
Bu itibarla Borçlar kanununun 397 nci maddesinin genel
ifadesi uyarınca, tüm vekaletnamelere ölümden sonra da geçerli olacağına dair
hüküm konulabileceği düşünülmektedir" denilmektedir.
Bilginizi ve gereğini rica ederim
Saygılarımla,
1995/42 Bazı işlemlerin noterliklede
yapılıp yapılamıyacağı Hk.
Örneği ekli "Genel
Vekaletname" ve "Pasaport Teslim Tutanağı"
"Taahhütname" başlıklı, noterliklerce düzenlenmesi istenilen
işlemlerin noterliklerde tanzim veya tasdik edilmesinin mümkün olup olmadığı
konusunda intikal eden tereddütler üzerine Adalet Bakanlığı Hukuk işleri, Genel
Müdürlüğünden görüş istenmiş idi. Alınan
22.05.1995 gün 7246 sayılı cevabi yazıda:
"Söz konusu işlemlerde genel
olarak gidilmesi düşünülen yabancı bir ülkeden giriş vizesinin alınması ve yurt
dışına çıkışın sağlanması amaçlanmaktadır. Söz konusu işlemlerde genel olarak,
yurt dışına çıkmak isteyen işlem ilgisi; kendi adına yabancı ülkenin yetkili
makamlarından vize alabilmesi için kendisine vekil tayin etmekte; vekiline
pasaportunu teslim edip vize ve uçak biletinin alınması ile vekilinin işinin
biteceği, kendisine ayrıca vekil i tarafından yurt dışında iş bulma vaadinde
bulunulmadığı, vize garantisi verilmediği, vekiline vize işlemleri nedeniyle
bir sorumluluk gelirse asgari 10.000.000.-TL. tazminat ödemeyi kabul ve taahhüt
ettiği belirtilmektedir. İşlem ilgilisinin gitmeyi istediği ülkeler ise
genellikle Avrupa ülkeleridir.
Almanya, (kişilerin seyahatleri ile
ilgili Avrupa Adlaşması’nın 7nci maddesindeki) kamu düzeni istisnasından
yararlanarak; ülkesine çok sayıda kaçak Türk işçisinin gelmesi ve iltica
taleplerinin olması nedenleriyle 4 Ekim 1980 tarihinde Türk vatandaşlarına
karşı vize muafiyetini kaldırmıştır. Almanya'nın bu uygulamasından hemen sonra
da Fransa, Benelux devletleri, İsviçre ve İsveç’te Türk vatandaşlarına karşı
vize mecburiyeti koymuştur. Bu uygulamalardan sonra Türk vatandaşları söz
konusu devletlerin topraklarına vize almadan girememektedirler.
Noterlik Kanunun 53 ncü maddesinde;
"Noterler, kanunların emredici hükümlerine aykırı hususlarda işlem
yapamazlar. Bu hüküm imza onaylaması yapılan işlemlerin münderecatı hakkında da
uygulanır." denilmektedir. Noter4ikte tanzim ya da tasdik ettirilmek
istenilen işlemleri bu açıdan incelemek gerekmektedir.
"Genel Vekaletname"
başlıklı işlem hakkında herhangi bir hukuka aykırı husus görülmemiştir.
Ancak "Taahhütname"
başlıklı işlemde yer alan; "........vekalet vermiş olduğum şahıslar beni
herhangi bir vaat ile dolandırmak veya kandırmak amacıyla paramı almamışlardır.
Söz konusu vize işlemlerini takip etmek üzere.........'a paramı kendi rızamla
vermiş bulunmaktayım. 8u konuda bu kişilerden bana gelebilecek her türlü
zararın bilincindeyim...........'a veya vekil tayin ettiği üçüncü şahıslara
konsolosluklara verilmek üzere tüm evraklarımı şahsen kendim verdiğim için
T.C.K.da düzenlenen 350-35111 hükümlerine muhalefet söz konusu olduğunda tüm
sorumluluk şahsıma aittir." ifadeleri kanuna ve kamu düzenine aykırı
bulunmaktadır. Bu ifadelerde taahhütte bulunan kişi, dolandırıcılık veya
sahtekarlık işlemleri ile vizenin alınması halinde tüm sorumluluğun kendisinde
olduğunu kabul etmekte ve vekilini aklamak istemektedir. Böylece vekilinin suç
teşkil eden ey(emlerinden dolayı uğrayabileceği cezai sorumluluğun bertaraf
edilebileceği düşünülmektedir. Bu şekilde bir taahhüt işlemi ile kişilerin
cezai sorumluluktan kurtulmalarına ise hukuken imkan bulunmamaktadır. Eğer
suçun tüm unsurları oluşmuşsa kişiler yaptıkları işlemlerinin cezai
sorumluluğuna katlanacaklardır. Buna aykırı olarak yapılan işlemlerin herhangi
bir hukuki geçerliliği bulunmamaktadır.
"Pasaport Teslim Tutanağı
(Taahhütname)" başlıklı işlemde yer alan: ".....pasaportumda herhangi
bir suç unsuru olursa şahsıma ilgilendirir. Vekillerimin herhangi bir sorumluluğu
yoktur. Yurt dışına çalışmak amacıyla gitmiyorum. Vekillerimin bunu herhangi
bir iş vaadinde ve taahhüdünde bulunmamışlardır. Bütün sorumluluklarımın
bilincindeyim. Vize takibi için konsolosluklara verilen bütün belgeler, bütün
bilgiler benim bilgim dahilindedir. Vekillerimin sorumluluğu yoktur."
ifadeleri ile de vekillerinin suç sayılan işlemleri nedeniyle uğrayabilecekleri
cezai sorumluluk kaldırılmak istenilmektedir. Cezai sorumluluğun bu kişinin
üzerinden kaldırılarak kendi üzerine alınması konusundaki îşlemler, hukuken
geçerli değildir.
Bu itibarla yabancı bir ülkeye
girebilmek için ilgili ülkenin resmi makamlarından alınacak vize konusunda
yapılan işlemlerden "Genel Vekaletname başlıklı işlemin noterlikte tanzim
ve tasdikinde hukuki bir sakınca olmadığı, "Taahhütname" ve
"Pasaport Teslim Tutanağı (Taahhütname)" başlıklı işlemlerdir yer
alan cezai sorumluluğu kaldıracak mahiyetteki ifadelerin ise kanuna ve kanun
düzenine aykırı olduğu bu nedenle Noterlik Kanunun 53 ncü maddesi ç3ereğince
noterlikte tanzim ve tasdik edilemeyeceği düşünülmektedir." denilmektedir.
Bilgilerinizi ve gereğinin buna göre
ifasını rica ederim.
Saygılarımla.
BAŞKAN
Hasip DİNÇER
(Ankara
24. Noteri)
GENEL
VEKALETNAME
Bizleri temsilen hareket ederek her
nevi şirket ve ortaklıklar kurmaya, şirket ana sözleşmelerini tanzim ve
imzalamaya, tasdik ettirmeye, ilgili Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ve Bakanlığa
bağlı temsilciliklere başvuruda bulunmaya, tescil ettirmeye, ilanlar
yaptırmaya, Bakanlığın uygun göreceği sözleşmeleri tanzim ve imzalamaya, ilgili
konuları bilcümle resmi kurum ve kuruluşlar ve temsilciliklerde, Maliye ve
Defterdarlık Vergi Daireleri, Bağ kur, Sosyal Sigortalar Kurumuna bağlı Şube
müdürlüklerinde, Ticaret Sicil Memurluklarında vesaire bilcümle kurum ve
kuruluşlarda, iş takibine gerekli her türlü evrakları tanzim ve imzalamaya,
ilgili bakanların ilgili kurum ve kuruluşlarına sunmaya, elden evrak alıp
vermeye, ithalat ve ihracat belgelerini çıkarmaya, bununla ilgili belgeleri
hazırlamaya, imzalar atmaya, bu hususlarla ilgili olarak Dış Ticaret
Müsteşarlığı vesaire makamlarda benim adıma yapılacak işlemleri yapmaya,
yatırılması gerekli harçları rüsumları yatırmaya, makbuzlarını almaya, fazla
yatırılan vergileri ve harçları geri almaya, alabilmesi için gerekli her türlü
evrakı tanzim ve imzaya, kurulmuş ve kurulacak olan şirketin tescil işlemlerini
yaptırmaya, Ticaret Sicil Memurluklarında ve Ticaret Odalarında ilamlarını
yaptırmaya, ayrıca benim adıma şirketlerden hisseler almaya, bedellerini
ödemeye, devir temlik sözleşmelerini imzalamaya, ortak olmaya, kurucusu
bulunduğum veya ortak olduğum şirketlere ait hisselerimi dilediği kimselere,
dilediği miktarını üçüncü şahıslara devir etmeye veya adına satın almaya, devir
bedellerini ahzu kabza devir sözleşmelerini imzalamaya, şirketlere ait
defterlere imzalar atmaya, şirketime ait isim hakkını karar alarak ÜNVAN
DEĞIŞIKLIĞI YAPMAYA, ADRES DEĞIŞIKLIĞI YAPMAYA, gelen vergi kontrol memurlarına
imzalar atmaya, vergi daireleri ile ilgili yazışmalarda ve KURUMLAR VERGISI
BEYANNAMESI VERMEYE, MUHTASAR BEYANNAMESI VERMEYE, KDV BEYANNAMESI VERMEYE,
S.S.K. ILE ILGILI GIRIŞ BILDIRGELERININ BEYANNAMELERININ VERILMESI bununla
ilgili evrakları hazırlamaya, evrakları imzalamaya, bankalarda adına veya
şirketinin adına hesap açmaya açılan hesaplara para yatırmaya, YATIRILAN
PARALARI ÇEKMEYE banka hesaplarımı kapatmaya Şirketim veya ortağı olduğum
şirketin TASFIYE EDILMESI ESNASINDA YAPILACAK HER TÜRLÜ MUAMELELERI YAPMAYA
IMZALAR ATMAYA, (ŞIRKETIN TASFIYESI HALINDE HER TÜRLÜ IMZA YETKISINE HAIZDIR)
benim başkaları aleyhine açtığım ve açacağım bilumum adli ve idari dava ve
takip ihtilaflardan dolayı T.C. Mahkemelerinde beni temsile ve adıma
gerektiğinde AVUKAT TUTMAYA, Şirketimle ilgili MATBAALARDA ANTETLI KAĞIT
BASTIRMAYA, BASTIRILAN ANTETLI KAĞITLARI BÜROSUNDA BULUNDURMAYA, ve KULLANMAYA
şirketim adına KAŞE YAPTIRMAYA, YAPTIRILAN KAŞELERI KULLANMAYA ve MUHAFAZA
ETMEYE veya şahsımdan almış olduğu şirketlerime ait KAŞELERI ve ANTETLI
KAĞITLARI bulundurmaya, kullanmaya, yine şirketlerle ilgili her türlü resmi
evrak ve matbu kağıtları bulundurmaya, kullanmaya, muhafaza etmeye (Örnek:
Nüfus Cüzdanı sureti, ikametgah, sabıka kaydı, vesikalık fotoğraf, vize
müracaat formlarım, imza sirkülerim, buna benzer evraklarımın muhafaza edilmesi
için)
PASAPORT TESLİM TUTANAĞI
Taahhütname
............,........................,....,..............,..............,....
adresinde mukim bulunan ................................ vize işlemlerini takip
etmek üzere Aksaray Valiliğinden almış olduğum............................Sayı....................,....Tarihinden..................,.....tarihine
kadar geçerli olan.........................,........... seri no'lu pasaportumu
noter huzurunda teslim ettim.
...............................................................
ve işlemlerimi takip etmek üzere vekil tayin ettiğim diğer şahıslar
konsolosluklardaki işlemlerimi yürütmek için tam yetkilidirler ve diğer
vekillerim vize için ülke adı vermemişlerdir. Herhangi bir ülkenin vizesini
aldıkları takdirde işlemlerimi bitişmiş sayılırlar.
Pasaportumda herhangi bir suç unsuru
olursa şahsımı ilgilendirir. Vekillerimin herhangi bir sorumluluğu yoktur.
Yurtdışına çalışmak amacıyla
gitmiyorum. Vekillerim bana herhangi bir iş vaadinde ve taahhüdünde
bulunmamışlardır. Bütün Sorumluluklarımın bilincindeyim.Vize takibi için
Konsolosluklara verilen bütün belgeler, bütün bilgiler benim bilgim
dahilindedir. Vekillerimin sorumluluğu yoktur.
Adıma.....................................ülkelerine
ait olmazsa..................................... ülkelerinin vizeleri
tercihimdir.
Vekaletteki yetki1erim aynen
geçerlidir. Ben bütün sorumluluklarımın bilincindeyim
...................................................,............ve diğer
vekillerim bana vize için bir garanti vermemiştir. Soruşturmaya takıldığı
takdirde bana vize için zaman verilmemiştir. istenilen bilet firma tarafından
alınacaktır. Alınan bu biletle uçmak mecburiyetinde olduğumun bilincindeyim.
Pasaport Teslim Alan Pasaportu
Teslim Eden (Pasaport Sahibi)
ADRES :.....................................,.....
...........................................
Telefon
:.........,.................................
R1
TAAHHÜTNAME
ALMANYA, FRANSA, ISVIÇRE, BELÇIKA,
HOLLANDA, LÜKSEMBURG NORVEÇ, İSVEÇ, DANIMARKA, AVUSTURYA, POLONYA, YUNANİSTAN,
MACARİSTAN, v.b. Avrupa ülkelerine veya AMERİKA’YA gidebilmem için almak
istediğim vize ile ilgili işlemleri takip etmek üzere yapılması gereken tüm
işlemleri yapabilmek üzere aşağıda adı, soyadı ve ikamet adresi belirtilen
........................... ................... veya vekil tayin ettiği üçüncü
şahısları vekil tayîn ettim. Bu vekaletname sadece vize işlemlerimi adıma takip
etmek üzere verilmiş olup söz konusu ................................ veya
vekil tayin ettiği üçü ıl~ü şahıslar tarafından yurtdışında herhangi bir iş
vaadi veya bu konuda herhangi bir iş taahhüdü karışlığı değildir. (504/4
T.C.K.) yine vekalet vermiş olduğum bu şahıslar beni herhangi bir vaat ile
dolandırmak veya kandırmak amacıyla paramı almamışlardır. Söz konusu vize
işlemlerini takip etmek üzere söz konusu ...................................
paramı kendi rızamla vermiş bulunmaktayım. Bu konuda bu kişilerden bana
gelebilecek her türlü zararın bilincindeyim.
........................................veya
vekil tayin ettiği üçüncü şahıslara konsolosluklara verilmek üzere tüm
evraklarımı şahsen kendim verdiğim için T.C.K.'da isnat edilen 350-35111
muhalefet söz konusu olduğunda tüm sorumluluk şahsıma aittir.
T.C. Emniyet Müdürlüklerince veya
T.C. Valiliklerince verilme şahsıma ait pasaport ile ilgili herhangi bir
soruşturma vukuu bulduğunda tüm sorumluluk şahsıma aittir. Pasaportumu
...................................... veya vekil tayin ettiği üçüncü şahıslara
vize işlemlerimi takip etmek amacıyla kendi rızamla vermiş bulunmaktayım.
..................................
veya vekil tayin ettiği üçüncü şahıslar Cumhuriyet Savcılığı, Emniyet Müdürlüğü
veya Mali Şube Müdürlüğü İnterpol kanalı ile yapılacak soruşturmalarda
açılabilecek K.H. ile ilgili olarak adıma ve vekillerime avukat tutmaya, avukat
ücretlerini ödemekle sorumlu duruma düştüklerinde maddi ve manevi
mağduriyetlerini tazmin etmek amacıyla asgari ve kayıtsız şartsız kendilerine ı
0.OOO.0o0.-TL (On milyon Türk Lirası) ödemeyi kabul ve taahhüt ederim.
......................................
veya vekil tayin ettiği üçüncü şahıslara vermiş olduğum tüm yetkilere rağmen
yukarıda belirtilen ülkeler ile ilgili turistik veya ticari vize almaları
konusunda kesin taahhütte bulunmadıklarının veya garanti veremediklerinin
bilincindeyim.
Tüm yapılan işlemler ve
müracaatların yukarıda belirttiğim nedenlerden dolayı gerçekleşememesi halinde
veya kendi rızamla yapılan anlaşmayı tek taraflı bozmam halinde müracaat
sırasında vermiş olduğum emanet paramı geri almayacağımı ve bu taahhütnameyi
hiçbir zor altında olmadan kendi rızam ile okuyarak imzaladığımı kabul ve
taahhüt ederim.
Adı Soyadı İmza
1995/44 avukat Vekaletnamelerinde bulunması
gereken bilgiler Hk.
Maliye Bakanlığı Gelirler Genel
Müdürlüğünden gönderilen 03.01.1995 gün 25 sayılı yazıda: .
"Bilindiği üzere, 31 Ağustos
1989 gün ve 20268 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 197 sıra No.lu Vergi Usul
Kanunu Genel Tebliği ile, mahkemelere (yüksek mahkemeler dahil) ve icra ve
iflas dairelerine (icra ve iflas işlerinin yazı işleri müdürleri tarafından yürütüldüğü
yerler dahil), 01.08.1989 tarihinden itibaren, vekil olarak dava veya icra ve
iflas işlerini yürüten avukatlar hakkında Bakanlığımıza sürekli bilgi verme
zorunluluğu getirilmiştir.
Yine söz konusu Tebliğe göre,
01.08.1989 tarihinden itibaren noterler tarafından düzenlenen vekaletnamelerde
bulunması gereken bilgilerin yanı sıra;
- Vekaletname verilenin adı, soyadı,
unvanı, adresi,
- Vekaletname verilenin varsa geliri
veya kurumlar vergisi yönünden bağlı bulunduğu vergi dairesi, vergi dairesi
sicil (hesap) numarası,
- Vekaletname verilenin adı, soyadı,
unvanı, adresi,
- Vekaletname verilenin varsa bağlı
bulunduğu vergi dairesi, vergi dairesi sicil (hesap) numarası,
- Vekaletname verilen avukat ise,
bağlı bulunduğu baro, ile ilgili bilgilerin de vekaletnamelerde bulunması
mecburiyeti getirilmiştir.
Anılan Tebliğe göre, Noterler bu
bilgilerin vekaletnamelerde eksiksiz ve doğru olarak bulunmasından sorumlu
tutulmuşlardır.
Mahkemeler (yüksek mahkemeler dahil)
ve icra ve iflas daireleri, vekil olarak dava takip eden avukatların
vekaletnamelerinde ve dosyalarında yer alan bilgileri esas alarak bilgi formunu
düzenleyerek Bakanlığımıza göndermektedirler.
Ancak, Bakanlığımıza gönderilen
bilgi formlarının incelenmesinde, bazı formlarda bilgilerin eksik yazıldığı
görülmüştür" denilerek, yukarıda belirtilen bilgilerin düzenlenecek
vekaletnamelerde eksiksiz ve doğru olarak yer almasında gerekli özenin
gösterilmesi istenmiş idi.
197 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu
Genel Tebliği'nin konu ile ilgili hükümlerinin 1989/63 sayılı genelgemizle, bu
bilgilerin yalnız avukatlara verilen vekaletnamelerde bulunmasının yeterli
olacağına ilişkin Bakanlık açıklamasının da 1989/70 sayılı genelgemizle
noterliklere duyurulmuş bulunduğu, vekalet verenin beyanına dayanılarak yazılan
bilgilerin eksikliğinden veya yanlışlığından noteri sorumlu tutmanın mümkün
olmadığı belirtilerek Maliye Bakanlığından keyfiyetin yeniden incelenmesi
istenilmiştir.
Bu yazımıza, Gelirler Genel
Müdürlüğünden alınan 01.06.1995 gün 29523 sayılı cevabi yazıda:
"Bilindiği üzere, 31 Ağustos
1989 gün ve 20268 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 197 sıra no.lu Vergi Usul
Kanunu Genel Tebliği ile mahkemeler (yüksek mahkemeler dahil) ve icra ve iflas
dairelerine (icra ve iflas işlerinin yazı işleri müdürleri tarafından
yürütüldüğü yerler dahil 01.08.1989 tarihinden itibaren vekil olarak dava veya
icra ve iflas işlerini yürüten avukatlar hakkında Bakanlığımıza sürekli bilgi
verme zorunluluğu getirilmiştir.
Yine söz konusu Tebliğe göre
01.08.1989 tarihinden itibaren noterler tarafından düzenlenen vekaletnamelerde
bulunması gereken bilgilerin yanı sıra; bulunması gerekli diğer bilgilere de
yer verilmiştir.
Anılan Tebliğe göre, Noterler bu
bilgilerin vekaletnamelerde eksiksiz ve doğru olarak bulunmasından sorumlu
tutulmuşlardır.
Ancak, Bakanlığımızın Birliğinize
gönderdiği 08.09.1989 gün ve VUK-42110007-4/67229 sayılı yazısı ile bu
bilgilerin yalnız avukatlara verilen vekaletnamelerde bulunması yeterli
görülmüş olup, diğer vekaletnamelerde bu bilgilerin bulunması mecburiyeti
aranmamıştır.
Avukatların notere gelmemesi halinde
ise vekaletnamelerde anılan Tebliğe göre bulunması zorunlu bilgiler vekaleti
verenin beyanına dayanılarak düzenleneceği hususuna da ilgi (a) da kayıtlı yazı
ile açıklık getirilmiştir." denilmektedir. (1989/70 s. genelge)
Bilgileriniz ve gereğinin buna göre
ifasını rica ederim.
Saygılarımla.
1995/51 Tapuda işlem yapilmasını gerektiren
vekaletnameler Hk.
Tapuda işlem yapılmasını gerektiren
vekaletnamelerin noterliklerde düzenlenmesi sırasında, dayanak alınması gereken
belgeler bakımından tapu sicil müdürlüklerinin uygulaması ile ilgili bazı
tereddütlerin iletilmesi üzerine, konu Birliğimiz görüşü de belirtilerek
Başbakanlık Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne intikal ettirilmiş ve
incelenmesi istenilmiş idi.
Anılan Genel Müdürlük Tasarruf
İşlemleri Dairesi Başkanlığının 16.06.1995 günlü 2506 sayılı yazısında:
- "734 Sayılı Türk Medeni
Kanununun 45 nci maddesi "Başlı başına mevcudiyeti haiz olmak üzere
teşekkül eden cemiyet ve şirketler ile kendilerine has bir mevcudiyeti ve
muayyen bir gayesi bulunan müesseseler sicillerine kayıtlarını icra ettirmekle
şahsiyet iktisap ederler......" hükmünü içermektedir.
6762 Sayılı Türk Ticaret Kanununun
42 nci maddesinin ikinci fıkrasında; her tacirin kullanacağı ticaret unvanını
ve bunun altına atacağı imzayı notere tasdik ettirdikten sonra sicil memuruna
tevdi etmeye mecbur olduğu ve tacir, hükmi şahıs ise unvanla birlikte onun
namına imzaya salahiyetli kimselerin imzalarının da notere tasdik ettirilerek
sicil memuruna verileceği, 301 nci maddesinde, anonim şirketin ticaret siciline
tescil ile hükmi şahsiyet kazanacağı, 300 üncü maddesinde, şirketin merkezinin
bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan olacağı, tescil ve ilan sırasında
şirketin maksat ve mevzuu ve varsa müddeti ile şirketin ne suretle temsil
olunacağının belirtileceği, 323 üncü maddesinde ise idare meclisinin şirketi
temsile yetkili kimseleri, tescil edilmek üzere ticaret siciline bildireceği
açıklanmıştır.
Diğer taraftan, Ticaret Sicili
Nizamnamesinin 104 üncü maddesinde bir unvanın ve işletmenin tescili halinde
ilgiliye bir sicil tasdiknamesi verileceği ve bu tasdiknamede (belge)
işletmenin unvanı, uğraştığı işler ve işletmenin temsilcilerinin belirtileceği
ve bu belgenin verildiği tarihten itibaren bir yıl için muteber olacağı ifade
edilmiştir. Yine ticaret Sicili Nizamnamesinin 105 inci maddesinde;
"Ticaret Sicili memurları 2644
Sayılı Tapu Kanununun 2 nci maddesi hükmünce ticaret şirketlerinin gayrimenkula
tasarruf edebileceklerini gösteren vesikayı vermek için şirketlerin esas
mukavelelerinde bildirilen işletme konusuna ait hükümlerle beraber Türk Ticaret
Kanununun 137 nci maddesi hükmünü göz önünde tutmakla mükelleftirler.
Sırf esas mukavelede şirketin
gayrimenkula sahip olabileceğinin yazılmamış olmasına dayanılarak vesikanın
verilmesi isteği reddedilemez." hükmü yer almaktadır.
Ayrıca, 2644 Sayılı Tapu Kanununun 2
nci maddesine "Hükmi şahısların tapu işlerinde merkez veya şubelerinin
bulundukları yerin en büyük mülkiye amirinden nizamnamelerine göre gayrimenkul
tasarrufuna izinli olduklarına ve tescil işini yapacak mümessilin salahiyetine
dair alınacak belgenin verilmesi mecburidir. Ticaret şirketleri bu belgeyi
ticaret sicil memurundan alırlar." hükmünü içermektedir.
Görüldüğü üzere, tüzel kişiler
lehine tapu sicilinde gayrimenkul mülkiyeti veya diğer bir ayni hakkın tescil
edilebilmesi için tüzel kişinin statüsünde (mukavelesinde) gayrimenkul mala
tasarrufa izinli bulunduğu ve tescil işini yapacak kimsenin tüzel kişiyi
temsile yetkili olduğuna dair hüküm bulunması gerekmektedir.
Tüzel kişinin gayrimenkul mal
üzerinde mülkiyet veya diğer aynî haklara sahip olabilme (tasarruf) ehliyeti
(yeteneği) ile temsil yetkisi belge ile tespit edilmektedir. Bu belgeyi ticaret
şirketleri ticaret sicil memurluğundan almaktadır.
Gerek Türk Ticaret Kanununda ve
gerekse Ticaret Sicili Nizamnamesinde imza sirkülerinin yetki belgesi
niteliğinde olduğuna ilişkin herhangi bir husus bulunmamaktadır. Aksine imza
sirküleri, şirketin tescili aşamasında ticaret sicil memurluklarına verilecek
belge niteliğindedir.
Bu nedenle, 1512 Sayılı Noterlik Kanununun 89 uncu maddesi
uyarınca noterler tarafından düzenlenecek vekaletnamelerin dayanağı olarak,
Ticaret Sicil Nizamnamesinin 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca ticaret sicil
memurluklarınca verilmiş yetki belgelerinin esas alınması ya da imza sirküleri
yetki belgesine istinaden düzenlenmiş ise vekaletnamede bu yetki belgesinden de
bahsedilmesi gerekmektedir.
Aksi halde, 2644 sayılı Tapu Kanununun 2 nci maddesi
uyarınca, tapu sicil müdürlüklerince imza sirkülerine istinaden düzenlenmiş
vekaletnamelerin yanında ticaret sicili memurluklarınca verilmiş yetki
belgelerinin de ibrazı istenecektir." denilmektedir.
Bilginizi ve gereğinin buna göre ifasını rica ederim.
Saygılarımla.
1995/61 9 Seri no.lu
TAV. Genel Tebliği Hk.
Örneği ekli vekaletnamenin taşıt alım vergisine tabi olup
olmadığı konusunda intikal ettirilen tereddütler üzerine, Maliye Bakanlığından
görüş istenilmiş idi.
Anılan Bakanlık Gelirler Genel
Müdürlüğünün 27.04.1995 günlü 23615 sayılı yazısında, 9 seri no.lu Taşıt Alım
Vergisi Genel Tebliğinin "A- Vekaletname
verilmek suretiyle yapılan satışlar" başlıklı bölümüne atıf yapılarak,
Bu bölümde;
1- Münhasıran taşıt satışlarını
kapsıyacak şekilde düzenlememek şartıyla her türlü taşınır (taşıtlar dahil) ve
taşınmaz mallar için vekiline yetki veren genel vekaletnamelerin,
2- Vekil tayin edenin ağır
hastalığı, yurtdışında veya askerlik hizmetinde bulunması, tutukluk hali gibi
haklı bir engeli olanların (bu engellerini ilgili mercilerce belgelendirmeleri
şartı ile) taşıtlarının satışlarına yetki veren vekaletnameleri,
3- Taşıtın, vekaletnamede adı ve soyadı yazılı kimseye
satılması şartıyla vekiline yetki veren ve iktisabı gizlemek amacı taşımayan vekaletnamelerin, Tanzimi sırasında vekil tayin
edilen kimselerden Taşıt Alım Vergisinin aranılmaması, yukarıda sayılan
sınırlı ve belli amaçlı vekaletnameler
dışında düzenlenen vekaletnamelerin
vergiye tabi tutulması gerekir” denilmektedir. Bu nedenle yukarıda verginin
konusu dışında tutulan vekaletnameler dışında
kalan ve taşıtını üçüncü kişilere dilediği bedel ve şartlarla kati veya
mülkiyeti muhafaza kaydı ile satmaya yetki veren vekaletnamenin
Taşıt Alım Vergisine tabi tutulması gerekmektedir." şeklinde cevap
verilmiştir.
Başka bir örnekte, genel vekaletnamenin, münhasıran taşıt şatışlarını
kapsayacak şekilde düzenlenmemiş olması nedeniyle TAV. ne tabi tutulmaması
gerekeceğinin bildirilmiş olduğu dikkate alınarak, ekli ömeğin de sadece araç
satışına yönelik olmadığı, gayrimenkul satın alma ve bunlarla ilgili yetkileri
de içerdiği belirtilerek konunun yeniden incelenmesi Maliye Bakanlığından istenilmiştir.
Gelirler Genel Müdürlüğünün 12.07.1995
günlü 38553 sayılı yazısında: "'ilgi (b) sayılı yazımızla (yukarıda anılan
27.04.1995 günlü 23615 sayılı yazıları), Zafer GÜNGÖR tarafından Düldane TELLI
adına düzenlenen vekaletname, 34
YD 797 plakalı taşıtın Düldane TELLI
tarafından üçüncü kişilere dilediği bedel ve şartlarda kat'i ve mülkiyeti
muhafaza kaydı ile satışına yetki verebilmek için düzenlendiğinden, taşıtalım
vergisine tabi tutulmuştur.
Kaldı ki, sözkonusu vekaletname, Dürdane TELLI tarafından Zafer ÜNGÖR
adına sadece gayrimenkul alımlarını içermektedir. Bu vekaletname Zafer ÛNGÖR adına kayıtlı gayrimenkullerin satışına
yetki vermemektedir.
Bu nedenle, söz konusu vekaletname, genel amaçlı olmayıp sadece 34 DY 792
plakalı taşıtın satış amacını gerçekleştirebilmek ve taşıt alım vergisinde
muvazaa yapılabilmek için düzenlenmiştir.
Bilgi edinilmesi
ve benzeri konularda ilgi (b) sayılı yazımıza göre işlem yapılmasını rica
ederim." denilmektedir.
1995/71 Hangi vekaletnamelerin Taşıt Alım
Vergisini gerektirdiği Hk.
Taşıt satışına yetki veren vekaletnamelerin hangi hallerde Taşıt Alım Vergisine
tabi ve hangi hallerde Taşıt Alım Vergisine tabi olmadığına ilişkin Birlik
genelgelerinin fazla sayıda olması ve özellikle mesleğe yeni giren Noterler açısından
bazı tereddütler doğurduğu yolunda alınan haberler üzerine konu Yönetim
Kurulunda görüşülmüş ve bu genelgelerin bir araya getirilerek meslektaşlarımıza
yeniden bir duyuru yapılmasına karar verilmiştir. Bu karar üzerine konu ile
ilgili genelgeler taranmış ve aşağıdaki şekilde özetlenmiş bulunmaktadır.
Tereddüt halinde ilgili genelgelerin bir kere daha tamamen okunarak
hatırlanmasında yarar olduğu izahtan varestedir.
Taşıt satışına yetki veren vekaletnamelerden hangilerinin Taşıt Alım Vergisine
tabi ve hangilerinin Taşıt Alım Vergisine tabi olmadığı hususu ilk defa Resmi
Gazete'nin 28 Aralık 1982 gün ve 17912 sayılı nüshasında yayımlanan 9 seri nolu
Taşıt Alım Vergisi Genel Tebliği ile açıklanmış ve bu tebliğ 29.12.1982 tarih
ve 51 sayılı genelgemizle sizlere duyurulmuştur.
30.06.1983 tarih ve 34 sayılı
genelgemizle de anılan genel tebliğ esasları tekrar teyid edilmiştir. Konuyla
ilgili 26.01.1984 tarih ve 2 sayılı genelgemizde yer alan Maliye Bakanlığı
açıklamasında: ".............taşıtın yurtdışına götürülüp getirilmesi,
gümrük idareleri nezdinde işlemlerin takip ve sonuçlandırılması veya taşıtın
trafik, sigorta ve vergi gibi taşıtla ilgili işlemlerinin taşıt sahibi adına yapılmasına
yetki tanıyan ve tasarruf hakkının devrini gerektirmeyen vekaletnamelerin 9
seri nolu TAV. Genel Tebliğinde belirtilen vekaletname
türlerinden olduğundan, bu tür vekaletname
tanzimlerinden dolayı vekil tayin edilenlerden Taşıt Alım Vergisinin
aranılmaması gerekir. Ancak taşıtın yurt içinde sevk ve idare edilmesi,
bununla ilgili olarak kira sözleşmelerinin düzenlenmesi ise sözkonusu vekaletname türlerinden olmadığından bu tür vekaletnamelerin tanzimlerinde ise Taşıt Alım
Vergisinin aranacağı tabiidir." denilmiştir.
26.01.1984 tarih ve 5 sayılı
genelgemizde sizlere duyurduğumuz Maliye Bakanlığı yazısında
ise."............gerek yurtdışına yük ve yolcu nakliyatında, gerekse hac
seyahatında, taşıt sahibinin ortağına veya şöförüne verdiği ve yalnızca taşıtla
ilgili işlemlerin taşıt sahibi adına yapılmasına yetki tanıyan ve tasarruf
hakkının devrini vekaletnamelerin 9 seri
nolu Genel Tebliğ de belirtilen vekaletname türlerinden olması nedeniyle Taşıt
Alım Vergisine tabi tutulmaması gerektiği" şeklinde görüş bildirilmiştir.
16.01.1985 tarih ve 4 sayılı genelge ile de yine Maliye Bakanlığının sözkonusu
tebliğin uygulamasına ilişkin olarak getirdiği bazı açıklamalar sizlere
duyurulmuştur.
25.11.1987 tarih ve 82 sayılı
genelgemizle duyurulan görüşte ise,9 seri nolu tebliğe atıf yapılarak, taşıtın vekaletnamede belirtilen kimseye kiralanması şartı
ile vekilen kiralamaya yetki veren vekaletnamelerin
sözkonusu tebliğin A/3 ncü bölümü kapsamında olduğundan, bu tür vekaletnamelerin tanzimi sırasında vekil tayin
edilenlerden Taşıt Alım Vergisinin aranılmaması gerektiği açıklanmaktadır.
10.6.1993 tarih ve 44 sayılı genelge ile 22.08.1995 tarih ve 61 sayılı
genelgelerimizde de gene 9 seri nolu Tebliğ ile ilgili açıklamalara yer
verilmiş ve Taşıt Alım Vergisini ilgilendiren konularda uyulması gereken
esaslar belirtilmiştir.
Bir noterimizin, yurtdışına yolcu
taşıyan otobüs şirketlerinin araç sahipleri ile taşıt kira sözleşmesi
yaptıkları, bazı araç sahiplerinin üçüncü kişilere "aracını dilediği
şirketlere kiraya vermeye yetkili" oldugunu belirten veya " aracını A
şirketine veya B şirketine vermeye yetkilidir" şeklinde yetkiler içeren
vekaletnamelerin Taşıt Alım Vergisine tabi olup olmayacağı konusundaki
tereddüt intikal ettirilmekle bu konuda Maliye Bakanlığından görüş istenmiş
idi.
Görüş
isteyen yazımıza anılan Bakanlıkça verilen 20.06.1995 tarih ve 33633 sayılı
cevapta yine 9 seri nolu Tebliğ hükümleri açıklanmış ve sonuç olarak:
"Bilindiği
üzere 1318 sayılı Finansman Kanununun Taşıt Alım Vergisi ile maddelerini
değiştiren 2346 sayılı Kanunun 1 nci maddesinin C fıkrasında (vekaletname ile
tasarruf hakkının devralınması Taşıt Alım Vergisine tabidir.) denilmiştir.
Diğer
taraftan 28.12.1982 gün ve 17912 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 9 seri nolu
Taşıt Alım Vergisi Gene) Tebliğinin A-Vekaletname
verilmek suretiyle yapılan satışlar
başlıklı
bölümde;
1- Münhasıran taşıt satışlarını
kapsayacak şekilde düzenlenmemek şartıyla her türlü taşınır (taşıtlar dahil)
ve taşınmaz mallar için vekiline yetki veren genel vekaletnamelerin,
2- Vekif tayin edenin ağır
hastalığı, yurtdışında veya askerlik hizmetinde bulunması, tutukluluk hali gibi
haklı bir engeli olanların (bu engellerini ilgili mercilerce
belegelendirmeleri şartı ile) taşıtlarının satışına yetki veren vekaletnamelerin,
3- Taşıtın,
vekaletnamede adı ve soyadı yazılı
kimseye satılması şartı ile vekiline yetki veren ve iktisabı gizlemek amacı
taşımayan vekaletnamelerin,
4- Trafik, vergi, sigorta gibi
taşıtlarla ilgili işlemlerin taşıt sahibi adına yapılmasına yetki tanıyan ve
tasarruf hakkının devrini gerektirmeyen vekaletnamelerin,
Tanzimi sırasında vekil tayin edilen
kimselerden Taşıt Alım Vergisinin aranılmaması, yukarıda sayılan sınırlı ve
belli amaçlı vekaletnameler dışında düzenlenen
vekaletnamelerin vergiye tabi tutulması
gerekir.
Bu nedenle, taşıt sahipleri
tarafından şoförüne veya üçüncü şahıslara taşıtın, yurt dışına götürülüp
getirilmesi, gümrük idareleri nezdindeki işlemlerin takip ve sonuçlandırılması
veya taşıtın trafik, sigorta ve vergi gibi taşıtla ilgili işlemlerin taşıt
sahibi adına yapılmasına yetki tanıyan ve tasarruf hakkının devrini
gerektirmeyen vekaletnamelerin 9 seri
nolu genel tebliğde belirtilen vekaletname türünden olmaları nedeniyle, bu tür
vekaletname düzenlenmesinden dolayı Taşıt
Alım Vergisi aranılmaması gerekir.
Ancak, kira sözleşmeleri şeklinde
düzenlenen ve taşıtın tasarruf hakkının üçüncü şahıslara devrini gerektiren vekaletnamelerin düzenlenmesinde ise Taşıt Alım
Vergisinin aranılacağı tabiidir." denilmektedir.
1995/72 Vekaletname düzenlenmesi sırasınada
dikkat edilecek hususlar hk.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının vekaletname
düzenlenmesi sırasında bazı hususlara dikkat edilmesine ilişkin mahalli
noterlere yaptığı uyarı üzerine konunun intikal ettirildiği Adalet Bakanlığı
Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden gönderilen 07.09.1995 tarih ve 12514 sayılı
yazıda, Borçlar Yasasının 386, 396 ncı maddeleri ile 15l2 sayılı Noterlik
Yasasının 84 ncü maddesi hükümleri açıklandıktan sonra sonuç olarak aynen:
“1- Borçlar Yasası ve 1512 sayılı Noterlik Yasası ile
herhangi bir şekil şartına bağlı tutulmayan vekaletnamenin, noterliklerde
düzenlenmesi halinde 1512 sayılı Noterlik Yasasının 84 ncü maddesinde
belirtilen hususların işlem kağıdında (vekaletnamede) bulundurulması zorunlu
olup, vekaletnamenin düzenlendiği sırada çoğu zaman vekil, noter huzurunda
hazır bulunmadığından ayrıntılı kimliği ve adresi konusunda vekalet verenin
verdiği bilgi ile yetinilmesi, vekalet verenden vekilinin ayrıntılı kimliğinin
ve adresinin bildirilmesinin istenmesi vekalet verenin doğru olmayan bilgi
vermesine yol açacağı gibi, doğru bilgi verilmiş olsa bile vekilin, işlem
kağıdında (vekaletnamede) yazılı adresini herzaman değiştirebileceği veya terkedebileceği
gözönüne alındığında vekilin adresinin işlem kağıdına yazılmasından beklenen
olumlu sonucu vermeyeceğinden ve vekaletname düzenlettirmenin çabukluk ve
kolaylık sağlama amacı ile de bağdaşmayacağından vekilin adresinin işlem
kağıdına yazılmamasının,
2-
Karşı tarafa (vekile) ulaşması gerekli ve tek taraflı irade beyanı olan azlin
hüküm ifade edebilmesi için vekilini azletmek isteyen vekalet verenin, azilname
düzenlenirken vekilin adresini bildirmesi ve vekilin adresinin işlem kağıdına
yazılmasının uygun olacağı düşünülmektedir.” denilmektedir.
Bilginizi ve gereğinin
buna göre ifasını rica ederim.
Saygılarımla,
1996/1 Sahte Noterlik
işlemlerinin önlenmesi konusunda yapılacak işlemler Hk.
Oto satış işlemlerindeki sahteciliklerin
artması üzerine ilgililer tarafından yapılan başvurular ile bankalardan para
çekmeye yetki veren vekaletnamelerde de sahteciliğin önlenmesi için bazı banka
genel müdürlüklerinden gelen yazılar üzerine konu Yönetim Kurulumuzda
görüşülerek, bazı öneriler bildirilmekle beraber bu konularda izlenecek yol
hakkında Adalet Bakanlığından görüş istenilmiş idi.
Adalet Bakanlığından verilen ilk
cevabın bazı noktalarının açıklanması için ikinci bir yazı yazılmış ve son
olarak gelen cevap üzerine aşağıdaki hususların tüm meslektaşlarımıza
duyurulmasına karar verilmiştir.
1- Gerek oto satışı,
gerekse oto satışına veya bankalardan para çekmeye yetki veren vekaletnamelerin
düzenlenmesi sırasında ve hatta gayrimenkul satışına yetki veren
vekaletnamelerin düzenlenmesi sırasında ibraz edilen kimliklerin esaslı bir
surette kontrol edilmesi, bu kimliklerin gerçek olduğundan emin olunması
halinde bu hususun işlem kağıdına yazılması ve ayrıca gideri iş sahibinden
alınmak üzere çıkartılacak fotokopisinin 1512 sayılı Noterlik Kanununun 88/1
nci maddesi gereğince müstenidat olarak kabulü ile HARÇSIZ VE VERGİSİZ olarak
işlemin tüm nüsha ve örneklerine eklenmesi yerinde olacaktır.
2-
İşlem vekil tarafından yapılıyorsa, bu takdirde de vekaletnamenin veya yetki
belgesinin dikkatle incelenmesi, vekaletnamenin kuşkuya yer vermeyecek şekilde
işlem yaptırmak isteyen kişiye ait olduğunun anlaşılması halinde, vekaletname
veya yetki belgesinin ilgili kısımlarının çıkartılacak örneklerinin 1512 sayılı
Kanunun 88/1 nci maddesi gereğince işlemin tüm nüsha ve örneklerine HARÇSIZ VE
VERGİSİZ olarak eklenmesi gerekmektedir.
3-
Bakanlık yazılarında ayrıca, birinci bent de ibraz edilen kimliklerin, ikinci
bent de ise ibraz olunan vekaletnamenin müstenidat olarak kabul edilmesi
karşısında, 1512 sayılı Kanunun 79 ncu maddesinde öngörülen koşulların da
yerine getirilmesi gerekeceği tabiidir. Yani, belgenin gösterildiğinin ve bu
belgenin hangi makam ve merciden verildiği ile tarih ve sayısının işlem
kağıtlarına yazılması zorunlu bulunmaktadır.
1996/5 Tevkil yetkisine dayanılarak
düzenlenen bazı vekaletnameler Hk.
Tevkil yetkisine dayanarak vekilin verdiği
vekaletnamelerde; devredilen yetkilerin yeni yapılan vekaletname metninde aynen
yazılmasının gerekli olup olmadığı, böyle bir vekaletnamenin geçerli olduğunun
kabulü halinde, 1512 sayılı Kanunun, 79 ncu maddesi gereğince müstenidat
şerhinin verilmesinin gerekli olup olmadığı ve örneği ekli vekaletnameye
dayanarak işlem yapılıp yapılamayacağı konularında intikal ettirilen
tereddütler üzerine, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden görüş
istenmiş idi.
Anılan
Genel Müdürlüğün 05.01.1996 günlü 238 sayılı yazısında:
“Ekte
alınan vekaletname örneğinde şöyle denilmektedir.
“Trabzon
Üçüncü Noterliğinden tasdikli 2.5.1994 tarih ve 13516 sayılı vekaletname ile müvekkilim
................ adına bilvekale hareketle başkalarını’da tevkil, teşrik ve
azle yetkisine istinaden ve fotokopisi mesnet olarak ekli bulunan iş bu
vekaletnamedeki bilumum yetkilerin tamamını ...................a devrettim ve
bu surette vekil tayin ettim.”
Borçlar
Kanununun 390/2 ve 391 nci maddesi hükümleri uyarınca, vekilin
vekaletnamesindeki tevkil yetkisine dayanarak üçüncü bir kişiye vekalet vermesi
mümkün bulunmaktadır. Madde hükümlerinde ayrıca, vekilin bu yetkisini
kullanırken dikkat ve özen göstermesinin gerektiği belirtilmektedir.
Noterlik
Kanunu 79 ncu maddesinde ise vekil sıfatıyla başkaları adına işlem yaptıracak
kişilerin sıfat ve yetkilerini, işlemi yapmaya izinli olduklarını bildiren
belgelerini göstermelerinin gerektiği, noterlikçe belgenin gösterildiğinin
işlem kağıdına yazılarak birer örneğinin harçsız ve vergisiz olarak dairede
saklanacak aslına ve ilgiliye verilecek örneklere eklenmesi gerektiği
belirtilmektedir.
Bu itibarla
vekilin tevkil yetkisine dayanarak üçüncü bir kişiye vekil tayin etmesi
halinde,
1- Dayanılan vekaletnamedeki
yetkilerin yeni vekaletnamede aynen yazılması gerekli olmayıp, sadece
devredilmek istenilen yetkilerin yazılmasının yeterli olduğu,
2- Noterlik Kanununun 79 ncu maddesi
hükmüne uygun olarak, iş kağıdına müstenidat şerhinin verilmesinin ve
müstenidat olan vekaletnamenin dairede saklanacak aslı ile ilgiliye verilecek
örneklere eklenmesinin gerektiği,
3- Yazı ekinde alınıp incelenen
vekaletnameye, müstenidatın da eklenmesi halinde bu vekaletnameye dayanılarak
işlem yapılabileceği,
Düşünülmektedir” denilmektedir.
Bilginizi
ve gereğinin buna göre yapılmasını rica ederim.
Saygılarımla.
1996/28 Bir avukatın yanında ücretli olarak
başka bir avukatın çalışması Hk.
Serbest
avukatlık faaliyetinden dolayı mükellefiyeti olan bir avukatın yanında diğer
bir avukatın ücretli olarak çalışması halinde, ücretli olarak çalışan avukatlar
bakımından vergilendirme konusunda açıklamalar ve bu avukatlara vekaletname
verildiği takdirde vekaletnameye yazılması gereken hususları açıklayan 27 Mart
1996 günlü 22593 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 196 seri No.lu Gelir Vergisi
Genel Tebliğinin tam metni ilişiktir.
Bilgilerinizi
ve buna göre işlem yapılmasını rica ederim.
Saygılarımla.
1996/47 Bazı işlemlerde değerli kağıt
bedelinin hesaplanması şekli Hk.
Maliye Bakanlığına, bir
işlemde müstenit olarak vekaletname
eklenmesi, bir yapraktan oluşan vekaletnameye
yine bir yapraktan oluşan vekaletname
eklenmesi veya daha sonra bu işlemlerden suret istenmesi hallerinde değerli
kağıt bedelinin ne şekilde alınacağı konusunda bir başvuru ile bir İlimiz
Cumhuriyet Başsavcılığından intikal ettirilen tereddütler üzerine, Maliye
Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünden gönderilen 04.08.1996 günlü 8575 sayılı
yazıda:
“1- Noterlikte gerçekleştirilen bir
araba satışı işleminde, asıl işlem ile buna ekli vekaletname
suretinin, 210 sayılı Değerli Kağıtlar Kanunu kapsamında, yaprak sayılarına
göre değerli kağıt bedeline tabi tutulması gerekmektedir. Zira, böyle bir
işlemde asıl işlem ile vekaletname
suretinin ayrılmaz parça kabul edilerek aynı işlemin ayrı yapraklarıymış gibi
değerlendirilmesi icabeder. Bu durumda asıl işlem kağıdının vasfı itibariyle
210 sayılı Kanuna ekli tabloda belirtilen miktarda değerli kağıt bedeline tabi
tutulması, müstenit olan kağıtlardan ise vasfına bakılmaksızın sadece noter
kağıdı olarak değerli kağıt bedeli alınması gerekir.
Buna göre, bir yapraktan oluşan vekaletnameye yine bir yapraktan oluşan vekaletname sureti müstenit eklenirse, müstenit
olan suret 210 sayılı Kanuna ekli tablonun l/a bendine göre, asıl işlemin ise
l/c bendine göre değerli kağıt bedeline tabi tutulması gerekmektedir.
Ancak, daha önce gerçekleştirilmiş
bu tür bir işlemin sonradan örnek çıkarılmasının istenilmesi halinde ise örneği
çıkarılan asıl evraka ekli vekaletnamenin
de noter tarafından bir suret tasdiki işlemine tabi tutulması sebebiyle 210
sayılı Kanuna ekli tablonun l/c bendine göre değerli kağıt bedeline tabi
tutulması gerekir.
2- Bahse konu işlemde, Noterlik
Kanununun 79 ncu maddesi hükmüne göre Kanununa uygun surette harca tabi tutulan
iş kağıdına harçsız olarak eklenen belgelerden (müstenit), daha sonra örnek
çıkarılmasının istenilmesi halinde de, örneği çıkarılan ve asıl evraka eklenen
belgelerin müstenit olarak eklenip eklenmediğine bakılmaksızın tamamından 492
sayılı Kanuna bağlı (2) sayılı tarifenin ll-5-a bendi gereğince suret harcının
alınması icabetmektedir.
Bilgi edinilmesini, konunun yazımız
çerçevesinde noterlere bir genelge ile duyurulmasını rica ederim”denilmektedir.
1996/51 Vekalet akdinin sonra ermesi Hk.
Velayet
altındaki küçüğe atanan vekilin vekaletinin, küçüğün reşit olması ile
kendiliğinden sona erip ermeyeceği konusunda intikal ettirilen tereddütlerin
giderilmesi bakımından Adalet Bakanlığından görüş istenilmiş idi.
Adalet
Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 22.10.1996 günlü 15426 sayılı cevabi
yazısında:
“Borçlar
Kanununun 386/I. maddesi gereğince, vekalet; vekile, müvekkilinin çıkarına ve
iradesine uygun bir sonuca yönelen bir iş görmeyi herhangi bir zaman kaydına
bağlı olmaksızın nispeten bağımsız olarak yapma borcunu, sonucunun elde
edilememe tehlikesi ona ait olmak üzere yükleyen bir sözleşme olarak
tanımlanmaktadır.
Vekalet akdinin
sona erme sebepleri ve sonuçları Borçlar Kanunu 396-398. maddeleri ile
düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre;
a) İş
görme borcunun ödenmesi,
b)
Vekaletten azil ya da istifa,
c) Ölüm,
yeteneksizlik ya da iflas nedeniyle vekalet akdi sona erer.
Medeni
Kanunun 268. maddesi hükmü uyarınca, ana ve baba, velayeti icra hakkını haiz
oldukları nispette çocuklarının kanuni mümessilidirler. Bu açıdan velayet
altındaki küçüğe ancak velisi tarafından vekil atanabilir. Ana-babanın küçük
adına veli sıfatı ile yaptığı vekalet akdi, vekil ile çocuk arasında hukuki
ilişki meydana getirir. Bu nedenle, söz konusu vekalet sözleşmesi küçüğün reşit
olması ile kendiliğinden ortadan kalkmaz. Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları da
bu yöndedir. Ayrıca, Noterler Birliği tarafından yayımlanan 1991/28 sayılı
genelge ile de; küçüğe atanan vekilin yetkilerinin, küçüğün reşit olması ile
sona ermeyeceği bildirilmiştir.
Borçlar
Kanununda vekalet akdinin sona erme sebepleri sayılırken reşit olma hali
öngörülmemiştir. Ayrıca, vekilliğin sona erme nedenleri konusunda yapılan
düzenlemede, kanun koyucu müvekkilin menfaatlerini ve iradesini ön planda
tutmuştur. Müvekkilin reşit olmasıyla vekaletin kendiliğinden sona ermesinin
kabulü, işin ortada kalmasına, dolayısıyla müvekkilin menfaatlerinin tehlikeye
girmesine neden olacağından, kanunun amaç ve ruhuna da aykırı bir yorum
olacaktır. Küçüğün reşit olması halinde vekalet akdini devam ettirmeme yönünde
bir iradesi söz konusu ise, vekalet akdinin sona erme sebepleri arasında
sayılan azil yetkisini de kullanabileceği nazara alındığında; küçüğün reşit olması
ile vekalet aktinin sona ermeyeceğinin kabulü gerekmektedir. Bu düşünce, hiçbir
şekilde müvekkilin zararına sonuç doğurmaz.
Şu halde;
velisi tarafından küçüğe atanmış bulunan vekilin, vekalet sözleşmesinde aksine
bir hüküm bulunmadıkça, küçüğün reşit olmasıyla vekalet görevinin sona ermeyeceği düşünülmektedir”
denilmektedir.
Bilginizi
ve gereğinin buna göre yapılmasını rica ederim.
Saygılarımla.
1996/53 Ferağ Vekaletini de içeren
taşınmazlarla ilgili taahhütnameler Hk.
Örneği
ekli “Taahhüt ve vekaletname” başlıklı işlemde, değer gösterilmesinin zorunlu
olup olmadığı, zorunlu ise hangi değerin gösterileceği, harç ve damga
vergisinin ne şekilde alınacağı konusundaki tereddütler üzerine Maliye
Bakanlığından görüş istenmiş idi.
Maliye
Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünün 31.10.1996 günlü 51297 sayılı cevabi
yazısında :
Bilindiği üzere, Harçlar Kanununun
42 nci maddesinde değer veya ağırlık ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (2)
sayılı tarifede yazılı değer veya ağırlığın esas alınacağı menkul ve gayrimenkul
mallar hakkında alım, satım, taahhüt ve rehinle ilgili her nevi senet ve
kağıtlarda değer gösterilmesinin mecburi olduğu hükme bağlanmıştır. Kanununun
46 ncı maddesinde ise “Birbirleriyle ilgili işler bir arada bulunuyorsa en
yüksek harç alınmasını gerektiren iş üzerinden bir harç alınır” hükmüne yer
verilmiştir.
İlgi
yazınız ekinde yer alan taahhüt ve vekaletname başlıklı kağıdın incelenmesinden
taahhütte bulunanın sahibi olduğu gayrimenkulun bedelsiz olarak devri
taahhüdünün yanı sıra ferağ işlemi ile ilgili yetki devrini tazammum eden
vekalet işlemini de düzenlediği, bu şekli itibariyle aynı kağıtta birbiriyle
ilgili, bir asıldan doğma birden fazla işleme yer verildiği görülmektedir.
Bu durumda,
arsa devrine ilişkin taahhütnameden, 492 sayılı Kanunun yukarıda bahsedilen 42
nci maddesinde belirtilen gayrimenkul bir malın aynına yönelik taahhüdü ihtiva
etmesi sebebiyle taahhüde konu arsanın rayiç değeri üzerinden (2) sayılı
tarifenin I/1 pozisyonu gereğince binde
0,60 nispetinde hesaplanan harç ile arsanın devrine ilişkin olarak verilen
vekaletnameden 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (2) sayılı tarifenin II- Maktu
harçlar bölümünün 3 üncü bendinin (a) pozisyonunda belirtilen harç miktarından
hangisi fazla ise, sözü edilen taahhüt ve vekaletname başlıklı kağıt ile ilgili
noterlik işleminden bu surette bulunacak harcın tahsili gerekmektedir.
Dolayısıyla, bu değerlerden arsa devrine ilişkin taahhüt işleminin değeri daha
yüksek olduğundan sözü edilen işlem üzerinden harç tahsili gerekeceği tabiidir.
Ayrıca,
vekaletnameler damga vergisinin konusuna girmemektedir. Bu durumda arsa devrine
ilişkin taahhütname 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli (1) sayılı tablonun
I-1/a fıkrasına göre binde 6 nispi damga vergisine tabi tutulması icap eder”
Denilmektedir.
Bilginizi
ve gereğinin buna göre yapılmasını rica ederim.
Saygılarımla.
1996/59 Arsa sahiplerince konut
kooperatifleri lehine verilecek vekaletnameler Hk.
Arsa
sahiplerince, kooperatif lehine verilecek vekaletnamelerin, inşa edilecek
konutların 150 m2 nin altında olması halinde harç ve
damga vergisinden istisna edilip edilmeyeceği konusunda Birliğimize intikal
ettirilen tereddütler üzerine, Maliye Bakanlığından görüş istenmişti.
Maliye
Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünden alınan 31.10.1996 günlü 51300 sayılı
yazıda:
“Bilindiği üzere, 01.03.1984
gün ve 18328 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe
giren 2982 sayılı Konut İnşaatında ve Kalkınmada Öncelikli Yörelerde Yapılacak
Yatırımlarda Vergi, Resim ve Harç İstisna ve Muaflıkları Tanınması Hakkında
Kanunun 2 nci maddesinde, “Bu Kanun hükümlerine göre uygulanacak istisna ve
muaflıklar; veraset ve intikal vergisi, damga vergisi, harçlar ve resimler ile
Belediye Gelirleri Kanunu gereğince alınan
vergi, resim ve harçları kapsar.” denilmiş, 3393 sayılı Kanunla değiştirilen
arsa ve arazi tedariki başlıklı 3 üncü maddesinde ise, konut inşaatı veya
kalkınmada öncelikli yörelerde yapılacak yatırımlar için arazi veya arsa
tedariki ile ilgili olarak ivazlı veya ivazsız devir, temlik, kamulaştırma,
satış vaadi sözleşmesi, intifa hakkı, iştira hakkı, alım, satım, kira, geri
alma, geri verme, ifraz, tevhit, tescil, cins değişikliği, rehin tesis ve
terkini, ıslah, değişiklik işlemleri ve
bu işlemler dolayısıyla düzenlenen
kağıtların, 2 nci maddede yazılı vergi, resim ve harçlardan müstesna edileceği
hükme bağlanmıştır.
Öte
yandan, aynı Kanunun 4 üncü maddesinin (a) fıkrasında, “Arsa ve arazi üzerine
inşaa veya binaya ilave suretiyle konut olarak kullanılacak binalar, bağımsız
bölümler veya katların (eklentiler veya ortak yer payları dahil) meydana
getirilmesi ve bunlardan ticari maksatla inşaa
edilenlerin, devir ve iktisapları ile ilgili işlemler ve bu işlemler
dolayısıyla düzenlenen kağıtların, bu Kanunun 2 inci maddesinde yazılı vergi, resim
ve harçlardan müstesna tutulacağı hükme bağlanmış, ancak bu maddenin son
fıkrasında 150 m2'yi geçen konutlara söz konusu
muafiyet hükmünün uygulanmayacağı açıklanmıştır.
Ayrıca,
Kanunla ilgili 04.05.1984 gün ve 18391 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 seri
No.lu Genel Tebliğde muafiyet kapsamına giren olaylar ve muafiyete konu vergi,
resim ve harçlar belirlenmiş, aynı tebliğin V-1/b bölümünde de, “Arsalarını
başkalarına vererek karşılığında kat ve daire edinenlerden, edindikleri bu kat
ve daireler sebebiyle inşaatın başlamasından bitimine kadar doğan ve 2 nci
maddede yazılı vergi, resim ve harçlar alınmayacaktır.” denilmiştir.
Yukarıda
belirtilen Kanun hükümleri ve Tebliğ esasları çerçevesinde, arsasını
kooperatife kat karşılığı veren arsa sahipleri ile yapı kooperatifleri arasında
düzenlenecek arsa karşılığı konut yapımına ilişkin sözleşmelerin ve arsa
sahiplerince yapı kooperatifleri lehine verilecek vekaletnamelerin inşa
edilecek konutların net alanlarının 150 m2'nin altında olması şartıyla damga vergisi ve harçtan
istisna edilmesi gerekir.”
Denilmektedir.
2982
sayılı Kanuna göre istisna hükmünün uygulanabilmesi için, bu Kanunun
uygulanmasına ilişkin Genel Tebliğ hükümleri uyarınca ilgili vergi dairesinden
yazı istenmesi gerektiği hatırlanmalıdır.
Bilginizi
ve gereğinin buna göre yapılmasını rica ederim.
Saygılarımla.
1991/6
Yabancı uyruklularla
ilgili gayrimenkul satış vaadi işlemleri
Hk.
Yabancı uyruklu kişilerin
Türkiye'de gayrimenkul alımları ile ilgili vekalet
veya satış vaadi sözleşmesi düzenlenmesini istemeleri halinde
yasal bir engel olup olmadığı yolundaki sorumuza Adalet Bakanlığı
Hukuk işleri Genel Müdürlüğünden
verilen 1.2.1991 tarih ve 05695 sayılı yazıda, yabancı uyruklu kişilerin Türkiye'deki
gayrimenkul alımları
ile ilgili vekaletname
düzenlenmesi veya satış vaadi sözleşmesi yapılmasının istenmesi halinde
noterin 1062 sayılı Kanun ile benzer mevzuat
hükümleri bakımından iigilinin uyruğunu ve sonuç olarak o
gayrimenkulü temellük etmesine engel yönü olup olmadığını
araştırmak zorunda olup olmayacağı hususunda Bakanlığımız görüşü sorulmakla
konu incelendi.
1) Yabancı uyrukluların gayrimenkul
alımı ile ilgili olarak düzenlenmesini istedirileri vekaletnamelerin noterlikçe bir araştırma yapılmadan yerine getirilmesinde
sakınca bulunmamaktadır.
2) Tapulu gayrimenkullerin bir
başkasına devrinin ancak tapu idaresindeki
resmi işlemle mümkün olacağı bilinmektedir. Bu nedenle ilk
bakışta yabancı uyruklu kimselerin taraf olduğu satış vaadi senetlerinin esaslı
bir işlem olmadığı düşünülebilir. Ne varki, satış vaadi
senetlerinin tapu kütüğüne tescili keyfiyeti sözkonusudur. Öte yandan tasarruf
yasa ile kısıtlı bir yabancı uyruklunun
bu tür bir satış senedinden dolayı açacağı davanın
hazine huzuru olmaksızın görülmesi halinde, verilecek kararın infazında
sorunlar çıkmakta ve idarenin haklı tereddütlerine neden olunmaktadır.
Ayrıca yasa gereği tapuda devri
yapılamıyacak bir satış vaadi sözleşmesinin noterde düzenlenmsinin
de bir anlamı kalmamaktadır, Bu itibarla:
a) Yabancı uyruklu kişilerle
ilgili olarak ,bir gayrimenkul satış vaadi senedi
düzenlenmesinin istenmesi halinde noterin, birçok
rrıevzuat hükmünü araştırması ve gayrimenkulün
bulunduğu bölge ve niteliğini belirlemesi, sonucuna
göre işlem yapması noterlik görev ve sınırını
aşacağından bu yola başvurulmasına gerek bulunmadığı,
b) Ancak noterin ilgilinin uyruğu
ile gayrimenkulün tapu tarih ve sayısını (veya ada, pafta, parsel numaralarını)
belirterek bu konuda tasarrufun yasal olarak takyidinin bulunup
bulunmadığını mahalli tapu sicil müdürlüğünden bir yazı ile sorması, bir
takyit yoksa satış vaadi işlemini yapmasının yerinde olacağı düşünülmektedir.»
denilmektedir.
1997/12 Muristen kalan bir
motorlu aracın miras taksim sözleşmesi ile mirasçılardan birine devri Hk.
Muristen kalan bir motorlu aracın,
mirasçılar tarafından kendi adlarına intikal, kayıt ve tescil işlemleri
yapılmaksızın, miras taksim sözleşmesi yapmak suretiyle mirasçılardan birine
devir edilip edilemiyeceği konusunda intikal eden tereddütler üzerine görüşü
istenen,
Emniyet Genel
Müdürlüğünden gönderilen 11.11.1996 günlü 233 sayılı Genelgede:
“Medeni Kanunun 611 ve 612 nci
maddeleri mirasın mirasçılar arasında mukavele akdedilmek suretiyle taksimine
izin verdiği, bu mukavelenin yazılı olması şartı da 611 nci maddenin ikinci
fıkrasında belirtildiği, ölen şahsın adına Trafik Tescil Şubesinde tescil
edilmiş bir motorlu aracın, mirasçılar arasında yapılacak bir mukavele ile
mirasçılardan birine bırakılması mümkün olmaktadır. Ancak; motorlu aracın, ölen
şahıs adına yapılmış olan tescilinin iptal edilerek mirasçı adına kayıt ve
tescil edilebilmesi yapılan mukavelenin noterce tasdik edilmesine bağlıdır.
Eğer miras taksim mukavelesinde ölen şahıs adına kayıtlı motorlu araç, diğer
mirasçılarının rızasıyla mirasçılardan birine verilmesi hükmü yer almış ve bu
mukavele noterce tasdik edilmiş ise; motorlu aracın ölen sahibine ait kaydı
silinerek, mukavelede belirtilen mirasçı adına tescilinin mümkün olduğu
düşünülmektedir.” denilmiştir.
Konu, Yönetim Kurulunun
29.01.1997 günlü toplantısında görüşülmüş, bu Genelge doğrultusunda hisselerini
diğer mirasçıya devreden mirasçılardan Taşıt Alım Vergisi alınması gerekip
gerekmiyeceği ile aracın herhangi bir kişiye vasiyet edilmesi halinde, lehine
vasiyet edilen kişi adına kaydı sırasında Taşıt Alım Vergisinin alınıp
alınmıyacağı konularında Maliye Bakanlığından görüş istenmişti.
Maliye Bakanlığı
Gelirler Genel Müdürlüğünün 25.02.1997 günlü 7071 sayılı yazısında:
Bilindiği üzere, 1318 sayılı
Finansman Kanunun 2346 sayılı Kanunla değişik 1 nci maddesinde, “Bu Kanunun 4,
5 ve 6 ncı maddelerinde yazılı taşıtların;
a) Her ne şekilde olursa olsun
iktisap edilmesi, (Mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair akitlere göre iktisaplar
dahil; anabayi, bayi, bölge bayii, yetkili satıcı ve acentelerle, Maliye
Bakanlığınca bu nitelikte oldukları tespit edilenlerin, yalnızca satmak üzere
iktisap ettikleri plakasız taşıtlarla, veraset yoluyla intikaller hariç),
b) Yurt dışında iktisap edilerek
Türkiye'ye ithal edilmesi,
c) Vekaletname
ile tasarruf hakkının devralınması,
Taşıt Alım Vergisine tabiidir.
Taşıt Alım Vergisinin mükellefi, bu
kanunun 4, 5 ve 6 ncı maddelerinde yazılı taşıtları, yukarıda belirtilen
şekilde iktisap eden, yurt dışında iktisap ederek Türkiye'ye ithal eden veya
bunların tasarruf hakkını devralan gerçek veya tüzel kişilerdir.” denilmiştir.
Bu hükme göre, vasiyetname ile bir
motorlu aracın vesiyet edenin varisleri dışındaki herhangi bir kişiye vasiyet
edilmesi ve vasiyet edenin de ölmesi halinde, bu aracın vasiyet edilen
adına kayıt ve tescil edilmesi sırasında
Taşıt Alım Vergisinin aranılması gerekmektedir.
Ancak, muristen kalan bir motorlu
aracın, mirasçılar tarafından kendi adlarına tayıt ve tescil işlemleri
yapılmaksızın miras taksim sözleşmesi yapmak suretiyle mirasçılardan birine
devredilmesi durumunda, taşıtın tamamına sahip olmak isteyen varisin, diğer
varislerin hissesini iktisap etmesi gerekeceğinden iktisap ettiği hisseler
nispetinde Taşıt Alım Vergisine tabi tutulması gerekmektedir.”denilmektedir.
1997/44 Taşıt alımı ile ilgili vekaletnameler Hk.
İLGİ:
1- 28.07.1997 günlü Hukuk 11894 sayılı genel yazımız.
2- 01.08.1997 günlü 37 sayılı
genelgemiz.
Motorlu
Taşıtlar Vergisi 13 Seri No.lu Genel Tebliği, ilgi yazılarımızla duyurulmuş ve
işlemler sırasında gözetilecek esaslar açıklanmıştı.
Tebliğ
hükümleri karşısında Taşıt Alımı konusunda
noterliklerde düzenlenen vekaletnamelerle ilgili hususlar Yönetim
Kurulunun 14.08.1997 günlü toplantısında görüşülmüştür.
Bilindiği gibi,
anılan Tebliğ'in, l- Noterler tarafından yapılacak işlemler bölümünün 3 ncü
bendi son paragrafında ayrıca ilgili vergi dairesine gönderilecek olan noter
satış senetlerine, alıcının kimlik bildirimi (nüfus cüzdanı veya ehliyeti) ve
taşıtın trafik tescil belgesinin birer fotokopisinin ekleneceği
belirtilmektedir.
Bu hüküm
doğrultusunda işlem yapabilmek için ise Taşıt Alımı konusunda verilen
vekaletnamelere, vekalet verenin kimlik fotokopilerinin eklenmesi
gerekmektedir.
Bilginizi ve taşıt alımı konusunda vekaletname yapılması istendiğinde,
vekaletnameye vekalet verenin (yani aracı alacak olanın) kimlik fotokopilerinin
eklenmesini rica ederim.
Saygılarımla.
1997/50 Yabancı plakalı Araç
satışlarına ilişkin vekaletnameler Hk.
Birliğimize intikal ettirilen
tereddütler üzerine, yurtdışında sahibi olduğu yabancı plakalı aracını,
Türkiye'ye getirmeye, ithal edilmeksizin geçici süre için Türkiye'ye soktuktan
sonra, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine getirmeye ve orada dilediği kimseye veya
belli bir kişiye satmaya yetki veren vekaletnamelerin
Türkiye'de noterliklerde düzenlenmesi sırasında Taşıt Alım Vergisi aranıp
aranmayacağı konusunda Maliye Bakanlığından görüş istenmişti.
Yönetim Kurulunun 18.09.1997 günlü
toplantısında görüşülen, Gelirler Genel Müdürlüğünün 08.09.1997 günlü 37932
sayılı cevabi yazısında:
“Bilindiği üzere,
1318 sayılı Finansman Kanununun taşıt alım vergisi ile ilgili maddelerini
değiştiren 2346 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin C fıkrasında “Vekaletname ile tasarruf hakkının devralınması Taşıt
Alım Vergisine tabidir.” denilmiştir.
Diğer taraftan, 28/12/1982 gün ve
17912 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 9 seri no.lu Taşıt Alım Vergisi Genel
Tebliğinin “A- VEKALETNAME VERİLMEK SURETİYLE
YAPILAN SATIŞLAR” başlıklı bölümde,
1- Münhasıran taşıt satışlarını
kapsıyacak şekilde düzenlememek şartıyla her türlü taşınır (taşıtlar dahil) ve
taşınmaz mallar için vekiline yetki veren genel vekaletnamelerin,
2- Vekil tayin edenin ağır
hastalığı, yurtdışında veya askerlik hizmetinde bulunması, tutukluk hali gibi
haklı bir engeli olanların (bu engellerini ilgili mercilerce
belgelendirilmeleri şartı ile) taşıtlarının satışlarına yetki veren vekaletnamelerin,
3- Taşıtın, vekaletnamede
adı ve soyadı yazılı kimseye satılması şartıyla vekiline yetki veren ve
iktisabı gizlemek amacı taşımayan vekaletnamelerin,
4- Trafik, vergi, sigorta gibi
taşıtlarla ilgili işlemlerin taşıt sahibi adına yapılmasına yetki tanıyan ve
tasarruf hakkının devrini gerektirmeyen vekaletnamelerin,
Tanzimi sırasında vekil tayin edilen
kimselerden Taşıt Alım Vergisinin aranılmaması, yukarıda sayılan sınırlı ve
belli amaçlı vekaletnameler dışında düzenlenen vekaletnamelerin vergiye tabi tutulması gerekir.”
denilmektedir.
Bu nedenle,
yurt dışında kayıt ve tescilli bulunan yabancı plakalı aracın, Türkiye'ye ithal
edilmeksizin geçici süre için Türkiye'ye sokulduktan sonra Kuzey Kıbrs Türk
Cumhuriyetine götürülmesi ve orada herhangi bir kişiye veya belli bir kişiye
satılmasına yetki veren vekaletnamelerin düzenlenmesi
sırasında Taşıt Alım Vergisinin aranılmaması gerekmektedir.”denilmektedir.
1997/52 Finansal
kiralama sözleşmelerinde uygulanacak esaslar Hk.
Bilindiği üzere Finansal Kiralama
Sözleşmelerinin “Düzenleme” şeklinde yapılması Yasa gereğidir. Bu niteliği
itibariyle işlemlerin bizzat noter tarafından ilgililerin beyanlarının alınması
suretiyle Yasa'daki şekil ve şartlar doğrultusunda yapılması gerekirken, bazı
noterliklerce, imzaların farklı zamanlarda ve farklı mekanlarda alınması
suretiyle yapıldığı Birliğimize intikal ettirilerek bandrol uygulamasının bu
işlemler bakımından da tatbiki talep edilmekle, konu Yönetim Kurulunun
01.10.1997 günlü toplantısında görüşülmüştür.
Açık oto satışı tabir edilen
işlemlere benzer böylesine bir uygulamanın yasal olmadığı, ilgilileri hakkında
sorumluluklar doğuracağı, “noterlerin genel meşru menfaatlerine aykırı olduğu
gibi, noterlik mesleğinin ahlak, düzen ve geleneklerini zedeleyici nitelikte”
bulunduğu, iş sahiplerince bu şekilde işlem yapan noterlere daha çok itibar
edilmesinin rekabet yasağını düzenleyen Noterlik Kanununun 50 nci maddesine
aykırılık teşkil edeceği sonucuna varılmış, aynı Kanunun 166 ncı maddesi
doğrultusunda “noterlerin genel menfaatlerini korumak, birliği ve düzeni
sağlamak, rekabeti de önleyerek yapılacak işlemlerin yasalara uygunluğunu temin
etmek maksadıyla” işlemlerde Birliğimizce bastırılan amblemli ve seri numaralı
küçük etiketlerin (bandrol)
kullanılmasına karar verilmiştir..
1- Noterler, finansal kiralama
sözleşmelerine ait iş kağıtlarına Birliğimizce özel olarak bastırılan ve halen
oto satış işlemleri için kullanılan bandrolü yapıştıracaklar, ayrıca işlemin
yapılış biçimi gereği ilgililerin imzalaması gereken normal yerler dışında bu
bandrolün üzerini de işlemin taraflarına
(kiraya veren ve kiracı) imzalatacaklardır.
Daha sonra bu işlemler için
Birliğimizce daha büyük ebatta özel bandrollar bastırılarak gönderilecektir.
2- Bu bandrollar finansal kiralama sözleşmelerine
şimdilik oto satış işlemleri ile aynı sıra takip olunarak yapıştırılacak,
1990/1 ve 1990/24 sayılı Genelgelerimizle duyurulan oto satışlarında bandrol
uygulamasına ilişkin esaslar (Finansal kiralama sözleşmelerine dayanak teşkil
edecek vekaletnamelerin düzenlenmesi
hariç) bu işlemler bakımından da gözönünde bulundurulacaktır.
3- Bu konudaki uygulamaya 01 Kasım
1997 tarihinden itibaren başlanacaktır.
4- Yönetim Kurulumuz, Oda
yönetimlerine, kendilerine bağlı noterliklerde, bu konuda her türlü denetim
yetkisini vermiştir. Oda Yönetim Kurulları Birliğimizden yeni bir yetki
istemeye gerek olmadan, bu uygulamayı
tüm noterliklerde denetleyeceklerdir. Bu denetim sırasında bandrolların
sıra numarası takip eder şekilde kullanılıp kullanılmadığı ve kullanılmamış
bandrollar arasında eksik olup olmadığı üzerinde önemle durulacaktır.
1998/13 Tevkil yetkisine dayanılarak
verilen vekaletnameler Hk.
Tevkil
yetkisine dayanarak vekilin başka bir avukatı tevkil etmesi halinde, vekilin
resminin vekaletnameye yapıştırılmasına gerek bulunup bulunmadığı hususunda
bazı noterliklerde tereddütler doğduğu bir Baromuzca intikal ettirilmekle
Adalet Bakanlığından görüş istenmişti.
Hukuk
İşleri Genel Müdürlüğünden alınan 16.03.1998 günlü 4140 sayılı yazıda:
“Bilindiği
gibi, 1512 sayılı Noterlik Kanununun 80. maddesinde, ilgilinin fotoğrafının yapıştırılması
zorunlu olan işlemlerin yönetmelikte gösterileceği belirtilmektedir. Buna göre,
Noterlik Kanunu Yönetmeliğinin 93. maddesi uyarınca fotoğraf yapıştırılması
zorunlu olan işlemler konusunda düzenleme getirilmiştir.
Noterlik
Kanununun 79. maddesi hükmü uyarınca, vekil sıfatıyla işlem yaptırmak isteyen
ilgililerden sıfat ve yetkilerini, işlemi yapmaya izinli olduklarını bildirir
belge gösterme yükümlülüğü getirilmiştir. Belgenin gösterildiği iş kağıdına
yazılmakla birlikte işlemle ilgili kısımlarını ve nereden hangi tarih ve numara
ile verilmiş olduğunu gösteren birer örneği ilgilisine verilecek ve dairede
saklanacak asıl ve örneklerine bağlanır.
Bu
durumda, asilin resminin bulunduğu vekaletname örneği tevkil belgesine Kanun
gereğince eklendiğinden, tevkil yetkisine dayanarak vekilin başka bir avukatı
tevkil etmesi halinde vekilin resminin yapıştırılmasına gerek olmadığı
düşünülmektedir.”
denilmektedir.
Bilginizi
ve gereğinin buna göre yapılmasını rica ederim.
Saygılarımla.
1998/21 Fotoğrafların renkli fotokopileri Hk.
Yönetim Kurulu'nun 02.06.1998 günlü
toplantısında görüşülen İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından
Adalet Bakanlığına gönderilen 15 Mayıs 1998 tarih ve 109071 sayılı yazıda;
(Bilindiği üzere; bugün fotokopi makinaları ile bir yazı, kitap, biçim
veya renkli fotoğrafın, fotoğraflama yoluyla kopyalanması sonucu aslının
aynısı çıkartılıp, çoğaltılmaktadır.
Diğer taraftan; yürürlükte bulunan
mevzuatımızda fotoğrafların, renkli fotokopilerinin, resmi evraklarda kullanılıp
kullanılamayacağına dair bir düzenleme bulunmamaktadır.
Ancak;
13 Ağustos 1976 tarihinde yürürlüğe
giren Noterlik Kanunu Yönetmeliğinin 93 ncü maddesinde hangi işlemlerde
ilgilinin fotoğraflarının
yapıştırılmasının zorunlu olduğu tek tek sayılmış ve belge asıllarına, fotoğraf yapıştırılması zorunlu noterlik
işlemlerinin, çıkartılacak örneklerine de fotoğraf
yapıştırılmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir.
Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel
Müdürlüğünce yayımlanan 31 Temmuz 1975 tarih 12/78-21381 sayılı genelgede,
"Kamu hizmeti gören noterliklerde yapılan işlemlerin, herhangi bir
anlaşmazlığa meydan vermeyecek şekilde ve güven verici olması ve bunun içinde
özellikle önemli işlerde gerekli tedbirin alınması ve azami dikkat ve itinanın
gösterilmesinin zorunlu bulunduğu", bu nedenle yolsuzlukların önlenmesi
amacıyla "vekaletnamelere ve istek
üzerine çıkartılıp onaylanan örneklerine, müvekkillerinin yeni çekilmiş,
rütuşsuz ve açıkca teşhis edilebilecek nitelikte fotoğraflarının
yapıştırılması istenilmiştir.
Aynı Genel Müdürlükçe yayımlanan
21.10.1977 tarih ve 8/99-27442 sayılı genelgede ise;
"Noterlik Kanunu
Yönetmeliğinin yürürlüğe girmesinden önce yapılmış olupta üzerinde ilgililerin fotoğrafını taşıyan belgelerden çıkartılacak
örneklere de, behemahal ilgililerin fotoğraflarının
yapıştırılması, fotokopi suretiyle örneği
çıkartılan belgelerdeki fotoğraflar
teşhisi mümkün kılacak nitelikte değil ise bunlara da yeniden fotoğraf yapıştırılıp, bu hususun onama şerhinde
açıkca belirtilmesi",
"Fotoğraflı
asıl belgelerden, fotokopi suretiyle
çıkartılan ve fotoğrafları teşhisi mümkün
kılacak nitelikte olan örnekler için yeni fotoğraf
aranmaması" gerektiği bildirilmiştir.
Yapılan bu düzenlemeler; uygulamada
görülen yolsuzluk ve sahteciliklerin önlenmesi ve her türlü şüphe ve
uyuşmazlığın en geniş ölçüde kaldırılması maksadına yönelik bulunmaktadır.
Bu itibarla;
Yukarıdaki düzenlemeler dikkate
alınarak, bütün işlerde azami dikkat ve itinanın gösterilmesi suretiyle,
ilgililer tarafından ibraz edilen fotoğrafların
renkli fotokopilerinin; ilgilinin o günkü
fiziki görüntüsüne uygun ve teşhisinde hiçbir tereddüte yer bırakmayacak
şekilde bulunması halinde, yapılacak işlemlerde kolaylık sağlaması ve ekonomik
olması nedeniyle resmi evrakta kullanılması hususunda gereğini rica ederim.)
denilmekte,
Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel
Müdürlüğü'nün 27.05.1998 günlü 007957 sayılı yazısında da (anılan yazı
gereğinin yapılması) istenilmektedir.
1998/30 Silah alımı için verilen
vekaletnameler Hk.
Silah almak için müracaat eden şahıslara
verilen yetki belgesine istinaden noterlerce tanzim edilen MKE Kurumu Genel
Müdürlüğünden silah ve mermi almaya, ruhsat çıkarmaya, tabancayı dilediği
şahıslara hibe etmeye, devretmeye yetkili olduğuna dair vekaletnamelerle işlem
yapılıp yapılamayacağının Emniyet Genel Müdürlüğünden sorulduğu,
Ateşli silah bulundurma veya taşıma
hak ve yetkisinin yasa ve yönetmelik hükümleri doğrultusunda ancak yetkili
mercilerden verilen ruhsat ile mümkün olduğunun, bunun dışında noterlerce
düzenlenen vekaletname ile geçici de olsa başkası adına silah taşıma veya
bulundurmanın mümkün olmadığının bildirildiğini belirten Antalya Emniyet
Müdürlüğünün 20.08.1997 gün ve 36015 sayılı yazısı nedeniyle intikal ettirilen
tereddütler üzerine,
Silah almak için müracaat eden
şahıslara verilen yetki belgesine dayanılarak,MKE. Kurumu Genel
Müdürlüğünden silah ve mermi almaya, ruhsat çıkarmaya, tabancayı dilediği
şartlarda hibe etmeye, devretmeye yönelik yetkileri içerecek şekilde
vekaletname düzenlenmesine engel bulunup bulunmadığı konusunda görüş
bildirilmesi istenen Emniyet Genel Müdürlüğünün 20.01.1998 gün ve 019234
sayılı yazısında;
Bilindiği üzere, 6136 sayılı Ateşli
Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun Kapsamındaki yivli ateşli
silahlar ve bunlara ait mermileri taşıyabilmek veya meskende veya işyerinde
bulundurabilmek için Kanunun belirlediği yetkili idari merciden ruhsat (izin)
alınması gerekmektedir.
Ateşli silah ve mermilerini taşıma
veya bulundurma müsaadesine haiz olanlar, bu silahları resmi ruhsatı haiz
bulunanlardan başkasına satış yapamayacakları gibi geçici de olsa başkalarına
veremezler. (6136 S.K.Md.9.f.1)
6136 sayılı Kanun hükümlerine aykırı
olarak ateşli silahlar bunlara ait mermileri satın alan veya taşıyanlar veya
bulunduranlar hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve ....... kadar ağır para
cezasına hükmolunur. (6136 S.K.Md.13.f.1)
Silah ruhsatı almasına engel hali
bulunmayan (Not: Engel haller 91/1779 Karar Sayılı Uygulama Yönetmeliğinin
16.maddesinde belirtilmiştir) 21 yaşını bitirmiş her Türk vatandaşı bulundurmak
maksadı ile silah satın alabilir. (6136 S.K.Md. Ek.Md.7.f.1)
Ayrıca, kimlerin silah taşıma veya
bulundurma izni alabileceği aynı Kanunun 7.maddesinde belirtilmiştir.
6136 Sayılı Kanun hükümleri
gereğince yivli av tüfeği ve tabancaların satın alınması, taşıma veya
bulundurma ruhsatı düzenlenmesi, ruhsatların yenilenmesi veya gerektiğinde geri
alınması, ruhsatlı silahların bağış veya satış yoluyla devri, ruhsata bağlanan
silahların kayıt ve tesciline ilişkin esas ve usuller Bakanlar Kurulunca
çıkarılan 21.03.1991 tarihli ve 91/1779 Karar Sayılı Yönetmelik'te
belirtilmiştir.
Yivsiz av tüfeklerine ilişkin benzer
düzenlemeler ise, 2521 Sayılı Avda ve Sporda Kullanılan Tüfekler, Nişan
Tabancaları ve Av Bıçaklarının Yapımı, Alımı, Satımı ve Bulundurulmasına Dair
Kanun ve bu Kanunun uygulanmasını gösteren Yönetmelik'le yapılmıştır.
Yine, malumları olduğu üzere
Noterlerin genel olarak yapabilecekleri işler 1512 sayılı Noterlik Kanununun
60.maddesinde sayılmış olup, Noterlerin bu maddede belirtilen düzenleme, onama,
tespit veya tescil vs. şeklinde yaptığı iş ve işlemlerin hiçbirisi Kanunen
yetkili merciin yerine geçen ateşli silah taşıma veya bulundurma izin belgesi
(ruhsatname) mahiyetini taşıyamaz. Aynı şekilde Kanunun belirlediği İdari Merci
tarafından verilen “Ateşli silah satın alma izin belgesi” yerine geçen bir
belge düzenleyemez.
İlgi (b) yazımız, noterlere veya
noterlerin yapacakları yasal iş ve işlemlerine yönelik olmayıp, Antalya Emniyet
Müdürlüğünün bu hizmetlerin yürütümündeki tereddütlerinin giderilmesi yönünde
yapılmış açıklamalardan ibarettir. Nitekim kimi kişiler başkası adına yetkili
idari mercilerce düzenlenmiş “Ateşli silah satın alma belgesi ile” noterden
düzenlenmiş vekalet akdine dayanarak MKE'den veya bayilerden ya da ruhsat
sahibi diğer kişilerden silah satın aldıkları veya hibe olarak kabul ettikleri
silahları teslim alıp, geçici de olsa taşımak ya da bulundurmak suretiyle suç
işlemektedirler. Bu şekilde yakalanan kişiler 6136 sayılı Kanun hükümlerine göre
mahkemelerce cezalandırılabilmektedirler.
İlgi (b) yazımız ile bu hususa
dikkat çekilerek noterce düzenlenmiş vekalet akdi bulunsa dahi, başkası adına
düzenlenmiş silah satın alma yetki belgesiyle MKE Kurumundan veya kişilerden
ateşli silahı satın alma, hibe etme amaçları ile geçici de olsa ateşli silahı
hiç bir şekilde taşıyamaz ve bulunduramaz.
Ancak, vekalet akdine dayanarak
yukarıda belirtilen hukuki işlemleri, işlem bazında yapmaya engel bir husus
bulunmamaktadır.
Denilmiştir.
Konu, Yönetim Kurulunun 19.02.1998
günlü toplantısında görüşülmüş, bu gibi hususlarda verilen yetkileri içeren bir
vekaletname ile noterlikte hibe işlemi yapılıp yapılamayacağı, böyle bir
vekaletnameyi haiz kişiye silah tesliminin hiç bir suretle mi mümkün bulunmadığı,
yoksa vekile silah teslimine olanak sağlayan
geçici bir belgenin verilip verilmediği veya vekaletname ile MKE
Kurumundan müvekkile ait silahı teslim alma imkanı veren bir izin uygulaması
bulunup bulunmadığı, silahın mutlaka ruhsat sahibi kişi tarafından mı teslim
alınması gerekeceği,
Noterlikte düzenlenen
vekaletnamenin, silahın ruhsat sahibi tarafından teslim alınmasına kadar geçen
safha içindeki işlemleri mi kapsadığı, yazıda geçen hukuki işlemleri işlem
bazında yapmaktan ne kastedildiği hususlarına açıklık getirilmesi istenmiştir.
Yönetim Kurulu'nun 24.07.1998 günlü
toplantısında görüşülen Emniyet Genel Müdürlüğünün 09.06.1998 tarih ve 130034
sayılı yazısında;
Noterlerce düzenlenmiş vekalet akdi, başkası adına
düzenlenmiş silah satın alma yetki belgesiyle MKE Kurumundan veya kişilerden
ateşli silahı satın alma, hibe kabul etme veya başkasının ruhsatlı silahını
satma ve hibe etme iş ve işlemlerini (gerekli müracaatların yapılması,
belgelerin ibrazı ve imzalanması gibi) yapmasına yetki vermektedir. Ancak,
vekil tayin edilen kişilerin noterlerce düzenlenen vekalete istinaden ateşli
silahı satın ve teslim alma, taşıma, bulundurma veya yetkili makamlara tespit
amacıyla ibraz etme fiillerini yapmaları 6136 sayılı Kanun hükümlerine aykırı
olduğu gibi vekaletname ile bu gibi fiillerin geçici olarak dahi yapılmasına
yetki verilmesi mümkün değildir.
Denilmektedir.
Bilginizi ve gereğinin buna göre
yapılmasını rica ederim.
Saygılarımla.
1998/43 Tapuda işlem yapılmasını gerektiren
vekaletnameler Hk.
İLGİ: 21.09.1994 günlü 58 sayılı Genelgemiz.
Noterlerce
Tapu Sicil Müdürlüğünde işlem yapılmasını gerektiren vekaletnamelerin tanzimi
aşamasında ilgililerin kimlik tespitinin nüfus cüzdanı veya pasaporta istinaden
yapılması ilgi genelgemizle duyurulmuştu.
“4112
Sayılı Kanunla Saklı Tutulan Hakların Kullanılmasına İlişkin Belge” ile tapuda işlem yapılmasına yönelik
vekaletname düzenlenip düzenlenemeyeceği konusunda intikal eden tereddütler
üzerine, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünden görüş istenmiş, Yabancı İşler
Dairesi Başkanlığının 12.08.1998 tarih ve 1257 sayılı yazısı Yönetim Kurulu'nun
27.08.1998 günlü toplantısında görüşülmüştür.
Bu
yazıda;
“Doğumla
Türk Vatandaşlığını kazanmış olup da sonradan Bakanlar Kurulundan izin almak
suretiyle yabancı bir devlet vatandaşlığına geçenlere Nüfus ve Vatandaşlık
İşleri Müdürlüklerince veya yurtdışında Konsolosluklarımızca verilen “4112
sayılı Kanunla Saklı Tutulan Hakların Kullanılmasına İlişkin Belge” ile
vekaletname tanzim edilip edilemeyeceği soru konusu edilmiştir.
Tapu
Sicil Tüzüğünün 13.maddesinin 3.fıkrası, nüfus cüzdanı ve pasaport dışında
kimlik tespitinde kabul edilebilecek diğer belgeleri belirtmeye Tapu ve
Kadastro Genel Müdürlüğü yetkilidir. Kuralı konmuştur.
Şu
anda istemde bulunanın kimliğini belirtme hususunda nüfus cüzdanı ve pasaport
esas kabul edilmiş, bunların dışındakiler kabul edilmemiştir. Bu itibarla,
istemde bulunanın uyruğunda bulunduğu ülkenin yetkili makamlarınca verilen
nüfus cüzdanı veya pasaport esas alınarak vekaletnamenin düzenlenmesi
gerekmektedir.
Sonuç olarak,
4112 Sayılı Kanunla Saklı Tutulan Hakların Kullanılmasına İlişkin Belge'ye
dayanılarak vekaletname düzenlenmesinin mümkün olamayacağı düşünülmektedir.”
Denilmektedir.
Bilginizi
ve gereğinin buna göre yapılmasını rica ederim.
Saygılarımla.
1998/48 Araç satış
işlemlerinin kaç nüsha
düzenleneceği ve
eklenecek belgeler Hk.
Noterliklerde düzenlenen araç satış
işlemlerine farklı belgeler eklenmesi nedeniyle değişik giderler alındığı
hususunda Birliğimize intikal eden başvuru ve yakınmalar üzerine;
Uygulamada birlikteliğin temini ve
farklı gider alınmasının önlenmesi için bu konuda izlenecek yol Yönetim
Kurulu'nun 24.09.1998 günlü toplantısında görüşülmüş;
“1-
Araç satış işlemlerine;
a) Tescil belgesi,
b) Alıcı ve satıcının kimliği, vekaleten veya başkasını temsilen
hareket halinde vekaletname veya
sirküler,
c) Motorlu Taşıtlar vergisi ilişik kesme
belgesi,
d) Taşıt Alım vergisi ödeme belgesi,
e) Ticari araçlarda tahsis belgesi,
Örneklerinin mutlaka işlem asıl ve
örneklerine eklenmesine,
Araç satış işlemlerinin;
2-
Aracın aynı tescil bürosuna kaydının yapılması halinde bir adet alıcıya, bir
adet satıcıya verilmek, bir adet Vergi Dairesine, bir adet Trafik Tescil Bürosuna
gönderilmek ve bir adet de noterlikte saklanmak üzere asgari (5 nüsha)
düzenlenmesine,
3-
Aracın başka bir tescil kuruluşuna tescil edileceği bildirilmiş ise, yeni
tescil kuruluşuna ve yeni tescil kuruluşu bölgesindeki Vergi Dairesine de
bildirilmesi gerektiğinden (7 nüsha) yapılması gerektiğine,
4-
Alıcı veya satıcının talepleri halinde daha fazla nüsha tanzim edilmesinde
yasal engel bulunmadığına”
Karar verilmiştir.
1998/49 Türk vatandaşlığından izinle ayrılanlar hakkında
uygulanacak işlem ve usuller Hk.
Yönetim Kurulu'nun 22.10.1998 günlü
toplantısında görüşülen ve Başbakanlık Personel ve Prensipler Genel
Müdürlüğü’nden faks ile alınan 20.10.1998 günlü 18974 sayılı ve 1998/26 sayılı
genelgede özetle;
“İLGİ: 16.02.1998 gün ve
B.02.0.PPG.0.12.320.02607 (1998/12) sayılı genelge.
İlgi genelge ile, yurtdışında
yaşayan vatandaşlarımızın bulundukları ülkelerde karşılaştıkları siyasi, sosyal
ve ekonomik sorunların çözümüne ilişkin politikaları belirlemek, Türk
Hükümetince karşılanması gereken ihtiyaçları doğrultusunda kararları oluşturmak
ve gerektiğinde bu konularda yapılması gerekli yasal düzenlemeler için Bakanlar
Kuruluna sunulmak maksadıyla tavsiye kararları almak üzere; Başbakanın
Başkanlığında kurulan ve Yurtdışında Yaşayan Vatandaşlarla İlgili Konulardan
Sorumlu Devlet Bakanı ile Dışişleri Bakanından oluşan “Yurtdışında Yaşayan
Vatandaşlar Üst Kurulu”nun; 15-18 Temmuz 1998 tarihlerinde Ankara'da
gerçekleştirilen toplantısında alınan tavsiye kararları doğrultusunda, 403
Sayılı Kanunun 4112 Sayılı Kanunla değişik 29.maddesi kapsamındaki haklar
konusunda aşağıdaki açıklamanın yapılması gereği duyulmuştur.
Bilindiği üzere, 11.02.1964 tarihli
ve 403 Sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 29 uncu maddesi, 09.06.1995 tarihli
ve 4112 Sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle değiştirilerek; Türk vatandaşlığını
doğumla kazanmış olup da, bulundukları ülkenin vatandaşlığına geçebilmek için
zorunlu olarak “Türk vatandaşlığından çıkma izni” alan kişiler ile bunların
kanuni mirasçılarının Türkiye Cumhuriyetinin milli güvenliği ve kamu düzenine
ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla; Türkiye'de ikamet, seyahat, çalışma,
miras, taşınır ve taşınmaz mal iktisabı ile ferağı gibi konularda Türk
vatandaşlarına tanınan haklardan aynen yararlanma imkanı sağlanmıştır.
Bu kanunun amacı, yurtdışında yaşayan
ve bulundukları ülkelerde daha iyi yaşam şartlarına kavuşmak, sosyal ve siyasal
haklardan faydalanmak için Türk vatandaşlığından çıkma izni alan kişilere,
Türkiye'de ikamet, seyahat, çalışma, miras, taşınır ve taşınmaz mal iktisabı
ile ferağı konularında Türk vatandaşlarına tanınan haklardan aynen
yararlanmalarını sağlamaktır.
Bu nedenle, her kurum kendi görev
alanına giren konularda, 4112 Sayılı Kanunu uygularken; özel kanunlarında
mevcut yabancı uyruklular için getirilmiş kısıtlayıcı hükümleri bu amaca uygun
olarak değerlendireceklerdir.
“......Türk vatandaşlığından izinle
ayrılanların, tapu işlemlerinde vekalet yoluyla işlem yapmaları halinde,
vekaletnamelerini çıkartırken (Yurtdışında bir noterden, Başkonsolosluk veya
Türkiye'de bir Noterden) yeni vatandaşlığını kazandıkları ülkenin resmi kimlik
kartını kullanacaklardır. Bu vekaletname ile birlikte vekalet verdikleri şahsa
4112 Sayılı Kanun uygulaması ile ilgili belgenin tasdikli bir suretini de
vermeleri gerekmektedir.
Bütün kamu kurum ve kuruluşlarının,
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından izinle ayrılan kişilerin 403 Sayılı
Kanunun 4112 Sayılı Kanunla değişik 29.maddesi kapsamındaki haklardan
faydalanmaları hususunda azami dikkat, hassasiyet ve kolaylığı göstermelerini
önemle rica ederim”
Denilmektedir.
Bilginizi ve gereğinin buna göre
yapılmasını rica ederim.
Saygılarımla.
1999/1 T.C.Merkez Bankası kredi
mektuplarının ödenmesine ilişkin vekaletnameler Hk.
İLGİ: 19.11.1985 günlü 90 sayılı Genelgemiz.
24.02.1998
günlü 19 sayılı Genel Yazımız.
03.09.1998
günlü 73 sayılı Genel Yazımız.
T.C.Merkez
Bankası nezdinde açılan Kredi Mektuplu Döviz Tevdiat ve Süper Döviz
Hesaplarından yapılacak ödemeler ile ilgili olarak vekalet düzenlenmesi
sırasında, ilgiliden pasaport ibrazının istenmesi ve vekaletnamelere pasaportun
tarih, numarası ve fotoğrafının yapıştırılması ile diğer bilgilerin geçirilmesi
gerektiği ilgi Genelge ve Genel Yazılar ile sizlere duyurulmuştu.
Yönetim
Kurulu'nun 08.01.1999 günlü
toplantısında görüşülen Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası İdare Merkezi'nin 22
Aralık 1998 tarih ve 137183 sayılı yazısında;
“Bilindiği
üzere, Bankamız nezdinde açılan Kredi Mektuplu Döviz Tevdiat ve Süper Döviz
Hesaplarından yapılacak ödemeler ile ilgili olarak vekaletname düzenlenmesi
istenildiğinde ilgilinin pasaportunun istenmesi ve vekaletnamelere pasaportun
tarih, numarası ve fotoğrafının yapıştırılması ile sair bilgilerin geçirilmesi
gerektiği 19.11.1985 tarih 90 sayılı Genelgenizde belirtilmiştir.
Bu
defa, Türk vatandaşlığından izinle çıkan yurt dışındaki vatandaşlarımıza
verilen “4112 Sayılı Yasa ile Saklı Tutulan Hakların Kullanılmasına İlişkin
Belge”ye istinaden de Kredi Mektuplu Döviz Tevdiat ve Süper Döviz Hesapları
açılmaktadır.
Buna göre; “Belge” sahibi kişilerin hesapları ile
ilgili vekaletname düzenleme isteklerinin, pasaporta göre düzenlenen
vekaletnamelerde olduğu gibi mutlaka vekalet
verenin yakın tarihte çekilmiş resminin yapıştırılması ve belge aslından
belge numarası ile belgede kayıtlı bulunan pasaport harf-numarasının yazılması
suretiyle yerine getirilmesinin;
Diğer
taraftan, zaman zaman Bankamıza ibraz edilen vekaletnamelerin incelenmesi
sonucunda; bazılarının nüfus hüviyet cüzdanına göre düzenlendiği, bazılarında
ise vekalet verenin fotoğrafının bulunmadığı ve bunların muhtelif sorunlar
çıkarması nedeniyle, bu durumun da bir kez daha Noterlere duyurulmasını rica
ederiz.”
Denilmektedir.
Bilginizi
ve gereğinin buna göre yapılmasını rica ederim.
Saygılarımla.
1999/9 Vekaletnamelerde Taşıt Alım Vergisi Uygulaması Hk.
Bilindiği gibi, Taºıt Alım Vergisi
uygulamasına dair 9 Seri No.lu Tebliğ esasları çerçevesinde “Vekil
tayin edenin ağır hastalığı, yurt dıºında veya askerlik hizmetinde
bulunması, tutukluluk hali gibi haklı
bir engeli olanların (bu engellerini ilgili mercilerce belgelendirmeleri ºartı
ile) taºıtlarının satıºına yetki veren vekaletnamelerin,
taºıt alım vergisine tabi tutulmayacağı”, 1982/51 ve 1986/44
sayılı Genelgelerimizle duyurulmuºtu.
Bu konu ile ilgili olarak bir
noterliğimizden alınan yazıda, sözü edilen vekaletnameler
ile ilgili belgelendirme prensipleri yönünden noterlikler arasında farklı görüº
ve uygulamalar olduğu belirtilerek bu farklılıkların ortadan kaldırılması
hususunda gereğinin yapılması talep edilmiºtir.
Sözü edilen talep 18.12.1998 günlü
ve Hukuk 2575/20726 sayılı yazımızla Maliye Bakanlığı Gelirler Genel
Müdürlüğüne intikal ettirilmiºtir. Anılan Bakanlıktan cevaben alınan ve Yönetim
Kurulumuzun 03.03.1999 günlü toplantısında görüºülen 25.01.1999 günlü ve 2072
sayılı yazıda ise;
“İlgi yazınızda, 9 seri No.lu Taºıt
Alım Vergisi Genel Tebliğinin A/2 maddesindeki “Vekil tayin edenin ağır
hastalığı, yurt dıºında veya askerlik hizmetinde bulunması, tutukluluk hali
gibi” haklı bir engeli bulunanların taºıt satıºına iliºkin olarak verdikleri vekaletnameler taºıt alım vergisine tabi
tutulmamaktadır. ªu kadar ki vekalet verenlerin söz konusu durumlarının ilgili
merciler tarafından belgelendirilmesi gerekmektedir.” Denildiğinden bahisle bu engellerin
ne ºekilde belgelendirileceği hususunda tereddütler bulunduğu belirtilerek konu
hakkında bilgi talep edilmektedir.
Bilindiği üzere, 1512 Sayılı
Noterlik Kanununun Görevin daire dıºında yapılması baºlıklı 83 üncü maddesinde, “Noterler, noterlik
iºlemlerini dairelerinde yaparlar. ªu kadar ki, iºlemin dairede yapılması
gecikmeye sebep olur veya baºka bir zorluluk arzederse, sebebi iº
kağıtlarında gösterilmek suretiyle
daire dıºında da iºlem yapılabilir.” denilmektedir.
Bu nedenle, vekil tayin edenin
notere gelemeyecek ºekilde, ağır hastalık, yurt dıºında veya askerlik
hizmetinde bulunması, tutukluluk hali gibi haklı bir engelinin bulunması
durumunda, Noterlerin, bu zorunluluklar nedeniyle vekil tayin edenin bulunduğu
mahalde vekaletname düzenlemeleri halinde
gidilen mahaldeki ilgili merciden de engelli durumu belgelendirmeleri, bunun
mümkün olmaması halinde ise düzenledikleri vekaletnamede
de (iº kağıdı) düzenleme yerini ve engelleri açıkça belirtmeleri
gerekmektedir.” denilmektedir.
Öte yandan, yurt dıºında bulunma
halinin belgelendirilmesinden Maliye Bakanlığınca vekalet verenin vekaletnameyi münhasıran bulunduğu Yabancı
Ülkedeki Konsolosluklarımızda yaptırmasının kastedildiğinin bilinmesi
gerekmektedir.
1999/17
Taşıt Kira Mukavelelerinde TAV Hk.
İLGİ: a) 01.04.1981 günlü ve Hukuk 271 (1981/25)
sayılı
b) 03.04.1989
günlü ve Hukuk 4022 (1989/31) sayılı Genelgelerimiz.
İlgi Genelgelerimizle belli süreler
içerisinde ve belirli güzergahlarda yük
ve yolcu taşımaya ilişkin olarak düzenlenen taşıt kira sözleşmelerinin Taşıt
Alım Vergisine tabi olmadığı bildirilmiştir.
Ancak, uygulamada ortaya çıkan
bazı sorunlar çerçevesinde noterliklerimizden Birliğimize intikal eden sorular
üzerine otobüs sahipleri ile turizm ve seyahat firmaları arasında düzenlenen
kira mukavelenamelerinin taşıt alım vergisine tabi tutulup tutulmayacağı
18.12.1998 günlü ve Hukuk 2573/20735 sayılı yazımızla Maliye Bakanlığından
sorulmuştu.
Maliye Bakanlığı Gelirler Genel
Müdürlüğünden cevaben alınan ve Yönetim Kurulu'nun 08.02.1999 günlü
toplantısında görüşülen 07.01.1999 günlü ve 410 sayılı yazıda ise,
“1318 sayılı
Finansman Kanununun Taşıt Alım Vergisi ile ilgili maddelerini değiştiren
28.11.1980 gün ve 2346 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin (c ) fıkrasında,
taşıtların “Vekaletname ile tasarruf hakkının
devralınması Taşıt Alım Vergisine tabiidir” denilmiştir.
Bu nedenle, Kanun
koyucu vekaletname ile tasarruf hakkının
devralınmasını vergilendirmiş bulunduğu cihetle otobüs sahipleri ile turizm ve
seyahat firmaları arasında düzenlenen ve otobüsün belirli güzergahlarda veya
belirli güzergahlar dışında yolcu taşımaya yönelik olarak kullanılmasını
öngören ve kiralayana taşıt üzerinde hukuki tasarrufta bulunabilme (başkasına
satış, devir veya kiralama, adına mülkiyet kaydı, bağışlama veya rehin
koyabilme, kayıt altına aldırabilme gibi) olanağı sağlayan kira sözleşmelerinin
taşıt alım vergisine tabi tutulması gerekmektedir” denilmek
suretiyle, bir otobüsün belirli güzergahlarda veya kiracının dilediği yer ve
güzergahlarda çalıştırılmasına yetki veren tüm kiralama sözleşmelerinin Taşıt
Alım Vergisini gerektirdiği şeklinde görüş bildirilmiştir.
Bakanlığın yukarıda belirtilen
görüşünün bugüne kadar uygulanmakta olan ilgi Genelgelerimizdeki belli bir
güzergahta yük veya yolcu nakliyat yapılmak üzere tanzim edilmiş bulunan ve
kiralayana taşıt üzerinde herhangi bir tasarruf yetkisi vermeyen ve hukuki bir
iktisaba da konu olmadığından malik değişikliğine sebebiyet vermeyen kira
sözleşmelerinin taşıt alım vergisine tabi bulunmadığı düşüncesine aykırı
bulunması sonucunda konunun bir kere daha incelenmesi amacıyla 25.02.1999 günlü
ve Hukuk 310-2315 sayılı yazımızla yeniden Maliye Bakanlığına müracaat
edilmiştir.
Bakanlıktan cevaben alınan ve
Yönetim Kurulumuzun 28.04.1999 günlü toplantısında görüşülen 05.04.1999 günlü
ve 12838 sayılı yazıda ise;
“İlgi (b)
(07.01.1999 günlü ve 410) sayılı yazımızda ise, “belirli güzergahlarda veya
belirli güzergahlar dışında yolcu taşımaya yönelik olarak kullanılmasını
öngören ve kiralayana taşıt üzerinde hukuki tasarrufta bulunabilme (başkasına
satış, devir veya kiralama, adına mülkiyet kaydı, bağışlama veya rehin
koyabilme, kayıt altına aldırabilme gibi) olanağı sağlayan kira sözleşmelerinin
taşıt alım vergisine tabi tutulmasının gerektiği” belirtilmek suretiyle,
1981/25 sayılı Genelgenize konu 01.04.1981 günlü ve 2301 sayılı yazımızda
belirtilen “belirli süreler içerisinde belirli bir güzergahta yük veya yolcu
taşımak amacıyla tanzim edilen kira sözleşmeleri” dışında kalan kira
sözleşmeleri açıkça vurgulanmıştır.
Kaldı ki, ilgi (a) yazınızda da,
“kiralayana dilediği güzergahlarda çalıştırılması ve başkalarına dilediği bedel
ve şartlarla kiraya verilmesini temin etmek üzere düzenlenen ve bu vasfıyla
taşıtın tasarruf hakkının devrini sağlayan kira mukavelelerinin, vergiden
kaçınmanın bir aracı haline gelmemesi için Bakanlığınızca uygulamaya konulan
prensiplerin uygulamada dikkate alınmasının uygun olacağı düşünülmektedir”
denilmek suretiyle belirli bir
güzergahta belirli süreler dahilinde taşımacılık yapmak üzere araç sahipleri
ile firmalar arasında düzenlenen kira mukavelelerinin Taşıt Alım Vergisine tabi
tutulmayacağı belirtilmiştir. Bunlar dışında kalan ve kiralayana taşıt üzerinde
tasarruf hakkı tanıyan kira mukavelelerinin tanzim veya tasdikinde ise Taşıt
Alım Vergisinin ödettirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
1999/20 Silah alımı için verilen vekaletnameler Hk.
İLGİ:
04.08.1998 günlü 30 sayılı Genelgemiz.
Vekil
tayin edilen kişilerin noterlerce düzenlenen vekalete istinaden ateşli silahı
satın ve teslim alma, taşıma, bulundurma veya yetkili makamlara tespit amacıyla
ibraz etme fiillerini yapmalarının, 6136 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olduğu
gibi, vekaletname ile bu gibi fiillerin geçici olarak dahi yapılmasına yetki
verilmesinin mümkün olmadığına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü yazıları ilgi
Genelge ile sizlere duyurulmuştu.
Makine
Kimya Endüstrisi Kurumu Genel Müdürlüğü'nün 26 Ağustos 1998 tarih ve 2019
sayılı yazısında;
“İçişleri
Bakanlığından aldığımız 24.08.1998 tarih, 195847 sayılı yazıda; Başkasına ait
yetki belgesi ile silah veya mermi satın almak üzere Kurumumuzca müracaat eden
şahıslardan silah taşıma ruhsatı veya özel Kanunlarına göre silah taşıma
yetkisi bulunmayanlara silah veya mermi satışı yapılmaması gereği
belirtilmektedir.
Silah
satış sürecinde olumsuz olaylar yaşanmaması ve müşterilerimizin mağdur
edilmemeleri amacı ile bundan böyle silah taşıma ruhsatı olmayan personele
vekalet tanzim edilmemesi” belirtildiğinden, silah taşıma ruhsatı olan veya
görevi itibariyle silah taşıma yetkisi bulunan kişilere Makine Kimya Endüstrisi
Kurumu’nca silah ve mermi teslimi yapılıp yapılamayacağı, noterlerin de bu
kişiler adına vekaletname düzenleyip, düzenleyemeyeceği hususunda görüş
bildirilmesi istenilen ve Yönetim Kurulu'nun 27.05.1999 günlü toplantısında
görüşülen İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 29.04.1999 tarih ve
102151 sayılı yazısında;
“Noterlerce
düzenlenmiş vekalet akdi, başkası adına düzenlenmiş silah satın alma yetki
belgesiyle M.K.E.Kurumu Genel Müdürlüğünden veya kişilerden ateşli silahı satın
alma, hibe kabul etme veya başkasının ruhsatlı silahını satma ve hibe etme iş
ve işlemlerini (gerekli müracaatların yapılması, belgelerin ibrazı ve
imzalanması gibi) yapmasına yetki verdiği, vekil tayin edilen kişilerin
noterlerce düzenlenen vekalete istinaden ateşli silahı satın ve teslim alma,
taşıma, bulundurma veya yetkili makamlara tespit amacıyla ibraz etme fiillerini
yapmalarının 6136 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olduğu, vekaletname ile bu
gibi fiillerin geçici olarak dahi yapılmasına yetki verilmesinin mümkün
olmadığı ilgi (e) (29.09.1998 gün ve 228325 sayılıdır) yazımızla bildirilmişti.
Bu nedenle, silah taşıma ruhsatı olan
veya görevi itibariyle silah taşıma yetkisi bulunan kişilerin vekaletname ile
başkası adına M.K.E.Kurumu Genel Müdürlüğünden silah ve mermi teslim alması
6136 sayılı Kanun ve bu Kanunun uygulanmasına
dair 91/1779 Karar
Sayılı Yönetmelik hükümlerine aykırı olduğundan, bu kişilerin söz konusu
kurumdan veya kişi ve kurumlardan silah ve mermi teslim alabilmeleri için
vekalet düzenlenmesi de uygun görülmemektedir. Ancak, silahın satın alınması,
hibesi, devri gibi işlemlerde; gerekli müracaatların yapılması, belgelerin
ibrazı ve imzalanması için vekalet düzenlenmesinde sakınca bulunmamaktadır.”
Denilmektedir.
Bilginizi
ve gereğinin buna göre yapılmasını rica ederim.
1999/46 Taşıt Alım Vergisi 9 Seri No.lu
Genel Tebliği ile ilgili açıklamalar Hk.
Maliye Bakanlığınca
yayımlanan ve tüm noterlere duyurulan 9 Seri numaralı Taşıt Alım Vergisi Genel
Tebliğinin uygulanmasına ilişkin olarak değişik tarihlerde Maliye Bakanlığından
alınan ve genelgelerle duyurulan görüşler arasındaki farklılıklar dikkate
alınarak, konunun açıklanması için Maliye Bakanlığına yazılan yazımıza
karşılık, gönderilen 24.04.1996 günlü 17478 sayılı cevabi yazı, 15.07.1996 gün
Gen.Sek. 9755 sayılı Genel Yazımızla noterliklere duyurulmuş idi.
Değişik genelgelerimizde duyurulan
görüşler arasında yorum farklılıklarını gideren bu cevabi yazının genel yazı
olarak duyurulması nedeniyle, uygulama önceliği itibariyle tereddütler doğduğu
intikal etmekle, konu Yönetim Kurulu'nun 19.11.1999 günlü toplantısında
görüşülmüş, bu genel yazımızın bazı genelgeleri kaldırma niteliğinde
açıklamaları içerdiği de dikkate alınarak genelge haline dönüştürülmesine karar
verilmiştir.
Maliye Bakanlığı Gelirler Genel
Müdürlüğü'nün 24.04.1996 günlü 17478 sayılı bu yazısında:
“İlgi (a) ve (b)
sayılı yazınız ve ekleri incelendi.
İlgi (c) sayılı yazınızla, “taşınmaz
malları ihtiva etmeyen ve münhasıran taşıt satışlarını kapsayacak şekilde
düzenlenmeyen ancak, bankalara para yatırmaya, çekmeye, kredi almaya,
borçlanmaya, ithalat, ihracat yapmaya, taahhütlerde bulunmaya, sözleşmeler
yapmaya, menkul mallar, demirbaş eşyalar satmaya ve sair birçok konuda TAŞIT
SATIŞI'na dair yetkileri içeren geniş kapsamlı vekaletnamelerin
taşıt alım vergisine tabi tutulup tutulmayacağı” hususunda vekaletname örneği gönderilmeden genel mahiyette görüş
talep edilmiştir.
İlgi (e) sayılı (1993/44
sayılı genelgemizle duyurulmuştur) yazımızda, “taşınmaz malları ihtiva
etmeyen ve münhasıran taşıt satışlarını kapsamayacak şekilde düzenlenen ancak,
bankalara para yatırmaya, çekmeye, kredi almaya, borçlanmaya, ithalat, ihracat
yapmaya, taahhütlerde bulunmaya, sözleşmeler yapmaya, menkul mallar demirbaş
eşyalar satmaya ve sair bir çok konuda taşıt satışına dair yetkilerin tamamını
kapsayan vekaletnameler genel vekaletname kapsamında olması nedeniyle taşıt alım
vergisine tabi tutulmaması gerekmektedir.” denilmiştir.
Ayrıca, ilgi (d) sayılı yazınızla vekaletname örneği gönderilmek suretiyle olayına münhasır
olmak üzere yeniden “gayrimenkul satınalma ve bunlarla ilgili yetkiler yanında
taşıtla ilgili yetkilere de yer verilmesi durumunda düzenlenen vekaletnamelerin taşıt alım vergisine tabi tutulup
tutulmayacağı” hususunda görüş istenilmiştir.
İlgi (f) sayılı (1995/61
sayılı genelgemizle duyurulmuştur) yazımızda da, söz konusu vekaletnamenin taşıt alım vergisine tabi tutulacağı
ayrıca ilgi (g) yazımız (1995/61 sayılı genelgemizle duyurulmuştur) ile
de, yazınız ekinde gönderilen ve Zafer Üngör tarafından Düldane Telli adına
düzenlenen vekaletnamenin 34 YD
797 plakalı taşıtın Düldane Telli tarafından dilediğine dilediği bedel ve
şartlarla kat'i veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışına yetki verebilmek için
düzenlendiğinden taşıt alım vergisine tabi tutulacağı kaldı ki, söz konusu vekaletnamenin, Düldane Telli tarafından Zafer Üngör
adına sadece gayrimenkul alımlarını içerdiği, Zafer Üngör adına kayıtlı
gayrimenkullerin satışına yetki vermemesi nedeniyle söz konusu vekaletnamenin genel amaçlı olmayıp sadece 34 DY 792
plakalı taşıtın satış amacını gerçekleştirebilmek ve taşıt alım vergisinde
muvazaa yapılabilmek için düzenlendiği belirtilmiştir.
Söz konusu yazılarımızda, taşınmaz
malları ihtiva etmemekle birlikte münhasıran taşıt satışlarını kapsayacak
şekilde düzenlenen vekaletnamelerin taşıt alım
vergisine tabi tutulmasının ancak, münhasıran taşıt satışlarını kapsamayacak
şekilde düzenlenen ve taşınmaz malları ihtiva etmemekle birlikte ilgi
yazılarımızda belirtildiği gibi umumi vekaletnamenin
düzenlenmesi şartlarına uygun olarak bir çok konuda yetki tanıyan vekaletnamelerin ise taşıt alım vergisine tabi
tutulmamasının gerektiği bildirilmiştir.
Bilindiği üzere, 1318 sayılı
Finansman Kanununun 2346 sayılı Kanunla değişik 1 inci maddesinin (c)
fıkrasında, taşıtların “Vekaletname ile tasarruf
hakkının devralınması taşıt alım vergisine tabidir.” denilmiştir.
Bu hükme göre, Kanun kapsamına giren
taşıtların, sahipleri tarafından vekaletname
verilmek suretiyle vekil tayin ettiği kişi tarafından dilediği kimseye dilediği
bedelle satışına yetki veren vekaletnameler
verginin konusuna alınmıştır.
Yayımlanmış bulunan 9 Seri No.lu
Taşıt Alım Vergisi Genel Tebliğinin A bölümünün 1 inci fıkrasında, “münhasıran
taşıt satışlarını kapsayacak şekilde düzenlenmemek şartı ile her türlü taşınır
(taşıtlar dahil) ve taşınmaz mallar için vekiline yetki veren genel vekaletnamelerin, “2 nci fıkrasında ise, “vekil tayin
edenin ağır hastalığı, yurtdışında veya askerlik hizmetinde bulunması,
tutukluluk hali gibi haklı bir engeli olanların (bu engellerini ilgili
mercilerce belgelendirmeleri şartı ile) taşıtlarının satışlarına yetki veren vekaletnamelerin tanzimi sırasında vekil tayin edilen
kimselerden taşıt alım vergisinin aranılmayacağı” açıklanmıştır.
Söz konusu Kanun hükmü ve genel
tebliğ gereğince, noterliklerde düzenlenen ve taşınmaz malları ihtiva eden
genel vekaletnamelerin, amaca uygun olarak,
vekil tayin edilene herhangi bir yetki sınırlaması getirilmeden vekil tayin
eden adına menkul ve gayrimenkul alımının yanısıra, menkul (taşıtlar dahil) ve
gayrimenkullerinin satışına da yetki verilmesi suretiyle vekil tayin edenin mal
varlığı üzerinde her türlü tasarruf yetkisinin kullanılmasını temin için
düzenlenmesi, sadece taşıtının satışını gerçekleştirmek ve taşıt alım
vergisinde muvazaa yapmak amacıyla düzenlenmemesi gerekmektedir.
Kaldı ki, ilgi (b) ve (d) sayılı
yazılarınız ekinde gönderilen ve Zafer Üngör tarafından Düldane Telli adına
düzenlenen vekaletnamede de, Düldane Telli'nin
yetkisi, tek bir işlemi ihtiva edecek şekilde, sadece İstanbul İli Büyükçekmece
ilçesi ve mülhakatı hududları dahilinde bulunan bilumum gayrimunkulleri satın
almak ve bununla ilgili işlemleri yapmak ile sınırlandırılmış ancak, aynı vekaletname ile de 34 YD
797 plakalı taşıtın Düldane Telli tarafından dilediği kişiye dilediği bedel ve
şartlarla kat'i veya mülkiyeti muhafaza kaydı ile satışına yetki verilmek
suretiyle taşıt alım vergisinde muvazaa amaçlanmıştır.
Bu nedenle, ilgi (e), (f) ve (g)
sayılı yazılarımız arasında farklılık bulunmamaktadır. Ayrıca yazınız ekinde
gönderilen ve yukarıda yapılan açıklamalar muvacehesinde söz konusu Kanun ve
genel tebliğ içeriğine uygun olmayan “Düzenleme Şeklinde Vekaletname”nin taşıt alım vergisine tabi tutulması
gerekmektedir.
Diğer taraftan, söz konusu genel
tebliğde, vekaletname veren kişinin yurtdışında
bulunması nedeniyle noter huzuruna gelemeyecek olması ve bu durumunu da tevsik
etmesi şartıyla, taşıtlarının vekil aracılı ile satışı mümkün kılınmış ve bu
tür vekaletnamelerin düzenlenmesi sırasında da
taşıt alım vergisinin aranılmayacağı açıklanmıştır.
Bilgi edinilmesini ve bu konudaki
uygulamaya bu çerçevede devam edilmesi için
gereğini rica ederim.” denilmektedir.
2000/13
Gümrük İdarelerindeki İşler için Temsilci tayini Hk.
Dolaylı temsilci sıfatıyla vekil
tayinine ilişkin vekaletnamelerin
düzenlenip, düzenlenemeyeceği hususunda intikal eden tereddütler, Yönetim
Kurulu'nun 17.02.2000 günlü toplantısında ele alınıp, görüşülmüştür.
Yapılan hukuki işlemin hüküm ve
sonuçlarının, doğrudan doğruya temsil yetkisi verenin hukuk alanında doğup
doğmamasına göre temsil, doğrudan doğruya ve dolaylı olmak üzere ikiye
ayrılmaktadır.
Temsil yetkisi vermek
suretiyle yaptırılan hukuki işlemin hüküm ve sonuçları, ikinci bir işlemin
yapılmasına gerek olmaksızın temsil olunanın hukuk alanında doğuyorsa yani,
kendisine temsil yetkisi verilen başkası ad ve hesabına hukuki işlemi
gerçekleştiriyorsa, doğrudan doğruya temsil sözkonusu olur.
Temsil yetkisi verilmek suretiyle
gerçekleştirilen hukuki işlemin hüküm ve sonuçları doğrudan doğruya temsil
olunanın hukuk alanında doğmuyor, ikinci bir işlemin yapılmasını
gerektiriyorsa, yani kendisine temsil yetkisi verilen kimse, hukuki işlemi
yaparken kendisi adına ve fakat bir başkası hesabına hareket ediyorsa, dolaylı
temsil sözkonusu olmaktadır.
Verilen temsil yetkisinin dolaylı mı
dolaysız mı olacağı, temsil yetkisi verenin iradesine göre belirlenir. Karine
olarak dolaysız temsil verildiği kabul edildiğinden işlem yaptırmak isteyen
ilgilinin dolaylı temsil yetkisi verdiğini ifade etmesi üzerine dolaylı temsili
içeren bir vekaletname düzenlenmesinde
yasal bir sakınca bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Nitekim Resmi Gazete'nin
04 Kasım 1999 günlü 23866 sayılı nüshasında yayımlanan 4458 sayılı GÜMRÜK
KANUNU ile Resmi Gazete'nin 20 Ocak 2000 gün ve 23939 sayılı mükerrer
nüshasında yayımlanan GÜMRÜK YÖNETMELİĞİ'nin 5 nci maddesi "Bütün
kişiler, gümrük mevzuatı ile öngörülen tasarrufları ve işlemleri
gerçekleştirmek üzere gümrük idarelerindeki işleri için bir temsilci tayin
edebilirler.
Transit taşımacılık yapan veya arızi
olarak beyanda bulunan kişiler hariç olmak üzere, temsilci Türkiye Gümrük
Bölgesinde yerleşik bulunan kişilerdir.
Temsil, doğrudan veya dolaylı
olabilir. Temsilci, doğrudan temsil durumunda başkasının adına hareket eder.
Dolaylı temsil durumunda ise kendi adına, ancak başkasının hesabına hareket
eder. Temsilci, temsil edilen kişi namına hareket ettiğini beyan etmek,
temsilin doğrudan veya dolaylı olduğunu belirtmek ve sahip olduğu temsil yetki
belgesini gümrük idarelerine ibraz etmek zorundadır.
Bir başka kişi adına veya hesabına
hareket ettiğini beyan etmeyen ya da bir temsil yetkisine sahip olmadığı halde,
başka bir kişi adına ya da hesabına hareket eden kişi, kendi adına ve kendi
hesabına hareket ediyor sayılır.
... Gümrük Kanunu'nun 225 nci
maddesinin 1 nci fıkrasında belirtilen kişiler gümrük idarelerinde dolaylı
temsilci olarak iş takip edebilirler."
Hükmünü
içermektedir.
Gümrük Kanunu'nun 225
nci maddesinde ise;
"1- Eşyanın
gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına ilişkin
faaliyetler, 5 nci madde hükümleri çerçevesinde, sahipleri ile bunların adına
hareket edenler tarafından doğrudan temsil yoluyla veya gümrük müşavirleri
tarafından dolaylı temsil yoluyla takip edilir ve sonuçlandırılır.
2- Devlet, belediye, il özel
idareleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin amir ve memurları, özel hukuk tüzel
kişilerinin kendilerini temsile yetkili personeli, tüm gümrük işlemlerini
doğrudan temsil yoluyla takip edebilirler.
Kara, deniz ve havayolu işletmeleri
ile nakliyeci kuruluş temsilcileri, taşıdıkları eşyanın sadece transit
işlemlerini doğrudan temsil yoluyla takip edebilirler."
Hükmüne yer
verilmiştir.
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun tam
metni 09 Kasım 1999 günlü 94 sayılı Yargı Mevzuatı Bülteni'nin 9-69 ncu sahifelerinde
yer almaktadır.
Bu konudaki VEKALETNAME örneği eklidir.
2000/18 Silah alımı için verilen vekaletnameler Hk.
İLGİ: 1- 04.08.1998 günlü 30 sayılı,
2-
02.06.1999 günlü 20 sayılı,
Genelgelerimiz.
3-
03.02.2000 günlü, Hukuk-1440-13 sayılı,
Genel yazımız.
Vekil
tayin edilen kişilerin noterlerce düzenlenen vekalete istinaden ateşli silahı
satın alma, taşıma, bulundurma veya yetkili makamlara tespit amacıyla ibraz
etme fiillerini yapmalarının, 6136 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olduğu gibi,
vekaletname ile bu gibi fiillerin geçici olarak dahi yapılmasına yetki
verilmesinin mümkün olmadığı,
Silah
taşıma ruhsatı olan veya görevi itibariyle silah taşıma yetkisi bulunan
kişilerin vekaletname ile başkası adına M.K.E. Kurumu Genel Müdürlüğünden veya
kişi ve kurumlardan silah ve mermi teslim alabilmeleri için vekalet
düzenlenmesinin uygun bulunmadığı, ancak, silahın satın alınması, hibesi, devri
gibi işlemlerde; gerekli müracaatların yapılması, belgelerin ibrazı ve
imzalanması için vekalet düzenlenmesinde sakınca bulunmadığı ilgili
genelgelerimizle, Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında
Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin noterlikleri ilgilendiren
maddeleri de ilgideki genel yazımız ile sizlere duyurulmuştu.
İçişleri
Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünden alınan ve Yönetim Kurulu'nun 21.04.2000
günlü toplantısında görüşülen 07.04.2000 tarih ve 85648 sayılı yazıda;
"Bilindiği
gibi, 21.03.1991 tarihli ve 91/1779 Karar Sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar
ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelikte Değişiklik yapan 02.12.1999 tarihli ve
99/13749 Karar Sayılı Yönetmelik, 29.12.1999 tarihli ve 23921 Sayılı Resmi
Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Söz konusu Yönetmelikle değiştirilen 22
nci maddesinin birinci fıkrası "Ancak, Yönetmeliğin 8 inci maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendi ile (e) bendinin (1), (2) ve (5) numaralı alt
bentlerinde sayılan kişiler, noterce düzenlenen vekaletname ile aynı bent ve
alt bentlerde sayılan kamu görevlilerine silah ve mermilerini satın
aldırabilirler." hükmünü amirdir.
Bu
durumda, Yönetmeliğin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile (e)
bendinin (1), (2) ve (5) numaralı alt bentlerinde sayılan kişiler birbirlerine
MKEK. Genel Müdürlüğünden adlarına silah satın almaları için vekaletname
düzenlenmesi ve bu vekaletname ile silah satın aldırılması işlemlerinin
yapılması gerekmektedir."
Denilmektedir.
Yazı
ekinde gönderilen ve Yönetmeliğin 22 nci maddesi kapsamına giren Kamu
Görevlileri listesi aşağıya aynen alınmıştır.
2000/23 Türk
Hava Kurumunun noter işlemleri Hk.
Türk Hava Kurumu Kurul
Başkanlığından alınan ve Yönetim Kurulumuzun 11.05.2000 günlü toplantısında
görüşülen yazıda, 3685 sayılı Kanunla değişik 1606 sayılı Kanunda yer alan
muafiyet hükümlerine rağmen kurum yetkilisi tarafından kurumda görevli kişiler
ile kurum dışındaki şahıslara verilecek vekaletnamelerde
veya üçüncü şahıslara çekilecek ihtarnamelerde bazı noterlerce harç ve damga
vergisi talep edildiğinden bahisle bu gibi işlemlerde kurumlarının ilgili
kanundaki muafiyetten faydalandırılması ve bugüne kadar noterlerce alınan harç
ve damga vergisinin ise geri alınıp alınamayacağının bildirilmesi
istenilmektedir.
Bilindiği üzere, 1606 sayılı Kanunun
3685 sayılı Kanunla değişik 1 inci maddesinde "......Türk
Hava Kurumunun...... kendisine terettüp eden vergi, harç ve resim
mükellefiyetinin kurumlara ait olduğu hallerde bütün vergilerden, harçlardan
resimlerden, hisse ve fonlardan muaftır."
hükmü bulunmaktadır.
Sözü edilen Kanun hükmü çerçevesinde
Türk Hava Kurumunun noterliklerde yaptıracağı işlemler ve bu işlemlere konu
kağıtlar sebebiyle harç ve damga vergisi muafiyeti bulunmaktadır. Dolayısıyla
kurumun imzasından harç aranılmayacak, damga vergisinin tamamı ise işlemin
karşı tarafını teşkil eden ve damga vergisinden muafiyeti bulunmayan kişi veya
kurumlar tarafından ödenecektir.
Buna göre, kurum
yetkilisi tarafından kurum adına kurumda görevli kişiler ile kurum dışındaki
şahıslara verilecek vekaletnamelerin
yanısıra üçüncü şahıslara çekilecek ihtarnameler sebebiyle de harç tahsil
edilmesine imkan yoktur. Öte yandan bu işlemlerde Türk Hava Kurumunun yazısında
belirtildiği gibi damga vergisi uygulanması söz konusu değildir.
Ayrıca, kurum tarafından bugüne
kadar yukarıdaki işlemler sebebiyle ödenmiş olduğu belirtilen harçların ilgili
noterler tarafından iadesine imkan yoktur. İadenin gerektiğinde noter
tarafından verilecek bir yazıya istinaden vergi dairesince yapılacağı tabiidir.
2000/38 Silah devirleri Hk.
İLGİ: 1- 02.09.1980 günlü 22,
2-
04.01.1989 günlü 3,
sayılı Genelgeler.
3-
15.01.1999 günlü Hukuk 669-6,
sayılı Genel yazımız.
Hibe
ya da satış yolu ile yapılacak olan devir işlemlerine başlamadan önce ilgili
Valiliğin Emniyet Müdürlüğü, ruhsat işlemleri ile ilgili Şube Müdürlüğü
tarafından devredilecek olan silahın devri mümkün silahlardan olup olmadığı ve
silahı devralacak olan şahsın sakıncalı durumunun bulunup bulunmadığı
hususlarında tahkikat yapılacağı, sonucun olumlu çıkması halinde Şube'ce noter
istek belgesi düzenlenip, noter tarafından da bu belgeye dayanılarak işlemin
tamamlanacağı,
Ayrıca,
silahın miras yolu ile intikalinde, mirasçılardan herhangi birine hibe ya da
satışı halinde de ilgili Valiliğin izninin gerektiği,
İlgi
genelge ve genel yazı ile sizlere duyurulmuştu.
Ancak,
Resmi Gazete'nin 16.02.1999 günlü 23634 sayılı nüshasında yayımlanan Ateşli
Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelikte Değişiklik
Yapılmasına Dair Yönetmelikte Jandarma ve Polis teşkilatlarının ayrı ayrı silah
ruhsatı işlemlerini yürütecekleri ve devir işlemlerinin bir yıl içinde
tamamlanacağı öngörülmüş olup, bu hususta bir protokol düzenlendiği
öğrenildiğinden görüşleri sorulan İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel
Müdürlüğü'nden alınan 21.06.2000 günlü 145157 sayılı yazıda;
"91/1779
Karar Sayılı Yönetmelikte değişiklik yapan 99/12448 Karar Sayılı Yönetmelik
16.02.1999 tarih ve 23634 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe
girmiştir. Bu değişiklikle ikamet bölgesi esas alınarak Jandarma ve Polis
teşkilatlarının ayrı ayrı silah ruhsatı işlemlerini yürütmeleri hükmü
getirilmiştir.
Bu nedenle, 01.03.2000 tarihinden
itibaren ikamet bölgeleri dikkate alınarak Jandarma ve Polis Teşkilatlarınca
düzenlenecek noter istek belgeleri göz önüne alınarak söz konusu devir işlemleri
yapılacaktır."
Denilmektedir.
2000/43
Taşıma işinde kullanılan araçla ilgili olarak düzenlenen vekaletname Hk.
Bir Noterliğimizden alınan vekaletname örneğinde yer alan "Posta
Dağıtım ve taşımacılığı için: adıma maliki bulunduğum tarafıma ait.............plaka
sayılı 1998 model kartal marka
motor seri sayılı............şase seri sayılı kartal marka arabam ile
Posta İşletmesi Genel Müdürlüğü nezdindeki tüm Posta İşletme Merkezleri ve
müdürlükleri ve birimleri nezdinde beni temsilen taahhüdünde bulunan ve posta
tekeli dışında kalan ulaştırmam gereken her türlü gönderileri ilgili merkez ve
gönderilecek şube veya birimlerinden beni temsilen almaya ulaştırılması gereken
ilgili birimlere ulaştırmaya, teslim etmeye, teslim ve tesellüme gerekli evrakı
imzalamaya, bu iş ve işlemler için yapılması gereken her türlü muameleleri beni
temsilen yapmaya, gerekli bilgi belge ve evrakları temin, tanzim ve teslime,
sözlü ve yazılı beyanlarda bulunmaya, elden ve postadan evrak alıp vermeye,
gereken vergi, resim, harç ve diğer giderleri yatırmaya, fazla yatırılanları
geri almaya, ahzu kabza, yukarıda bahsi geçen araç ve işimden dolayı ilgili PTT
birimlerinden adıma verilmesi gereken paraları, hakedişlerimi beni temsilen
ilgili kurum ve gösterilecek yer veya banka şubesinden almaya ahzu kabza
yetkili ve mezun yetkili olmak üzere...........şirketi eleman ve yetkililerini
vekil tayin ederim." şeklindeki düzenlemenin taşıt alım vergisini
gerektirip gerektirmeyeceği 13.06.2000 günlü ve Hukuk 1311/8943 sayılı yazımızla
Maliye Bakanlığından sorulmuştur.
Maliye Bakanlığı Gelirler Genel
Müdürlüğünden cevaben alınan ve Yönetim Kurulumuzun 20.07.2000 günlü
toplantısında görüşülen 28.06.2000 günlü ve 31297 sayılı yazıda ise, "Bilindiği
üzere, yayımlanmış bulunan 9 Seri No.lu Taşıt Alım Vergisi Genel Tebliğinin A
bölümünün 4 üncü fıkrasında trafik, vergi, sigorta gibi taşıtlarla ilgili
işlemlerin taşıt sahibi adına yapılmasına yetki tanıyan ve tasarruf hakkının
devrini gerektirmeyen vekaletnamelerin tanzimi
sırasında vekil tayin edilen kimselerden Taşıt Alım Vergisinin aranılmamasının
gerektiği açıklanmıştır.
Bu nedenle ilgi yazınız ekinde
bulunan vekaletnamenin, taşıt satışına yetki
vermeyen veya tasarruf hakkını gerektirmeyen vekaletname
olması nedeniyle bu vekaletnamenin düzenlenmesi
sırasında taşıt alım vergisinin aranılmaması gerekmektedir." denilmektedir.
2000/59
Taşımacılık işinde kullanılan araçlarla ilgili bazı vekaletnameler Hk.
Bir noterliğimizden alınan ve Milli
Eğitim Müdürlüğünce köylerden ilçeye öğrenci taşımacılığı işi için açılan
ihaleyi kazanan şahısların, plakası belirli aracında şoför olarak görev
yapacak kişiye belli bir güzergahta öğrenci taşımacılığı konusunda yetki
verdiği vekaletname ile,
Bir şahsın sahibi bulunduğu marka,
model ve plakası belirli aracıyla ilgili olarak, bir şirket ile karayolunda
şehirlerarası yolcu taşıması hususunda 3 üncü bir şahsa dilediği bedel ve
şartlarla sözleşme yapmaya ve sözleşme şartlarını kabule yetki veren vekaletnamenin,
Taşıt Alım Vergisini gerektirip
gerektirmediği hususu 29.09.2000 günlü ve Hukuk 2098-19195 sayılı yazımız ile
Maliye Bakanlığından sorulmuştu.
Maliye Bakanlığı Gelirler Genel
Müdürlüğünden cevaben alınan ve Yönetim Kurulumuzun 23.11.2000 günlü
toplantısında görüşülen 16.10.2000 günlü ve 46837 sayılı yazıda;
"Bilindiği
üzere, 1318 sayılı Finansman Kanununun taşıt alım vergisi ile ilgili
maddelerini değiştiren 2346 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin C fıkrasında
"Vekaletname ile tasarruf hakkının
devralınması Taşıt Alım Vergisine tabidir" denilmiştir.
Diğer taraftan, 28.12.1982 gün ve
17912 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 9 seri No.lu Taşıt Alım Vergisi Genel
Tebliğinin "A- VEKALETNAME VERİLMEK
SURETİYLE YAPILAN SATIŞLAR" başlıklı bölümünde,
1- Münhasıran taşıt satışlarını
kapsayacak şekilde düzenlememek şartıyla her türlü taşınır (taşıtlar dahil) ve
taşınmaz mallar için vekiline yetki veren genel vekaletnamelerin,
2- Vekil tayin edenin ağır
hastalığı, yurtdışında veya askerlik hizmetinde bulunması, tutukluluk hali gibi
haklı bir engeli olanların (bu engellerini
ilgili mercilerce belgelendirmeleri şartı ile) taşıtlarının satışlarına
yetki veren vekaletnamelerin,
3- Taşıtın, vekaletnamede
adı ve soyadı yazılı kimseye satılması şartıyla vekiline yetki veren ve
iktisabı gizlemek amacı taşımayan vekaletnamelerin,
4- Trafik, vergi, sigorta gibi
taşıtlarla ilgili işlemlerin taşıt sahibi adına, yapılmasına yetki tanıyan ve
tasarruf hakkının devrini gerektirmeyen vekaletnamelerin,
Tanzimi sırasında vekil tayin edilen
kimselerden Taşıt Alım Vergisinin aranılmaması, yukarıda sayılan sınırlı ve
belli amaçlı vekaletnameler dışında düzenlenen vekaletnamelerin vergiye tabi tutulması gerekir."
denilmektedir.
Bu nedenle, ilgi yazınız ekindeki
--------- Noterliğinin yazısında, taşıtın plakası belirtilmek suretiyle
düzenlenen vekaletnameler, taşıtın satışına
yetki vermemek şartı ile ve taşıtın şehirlerarası yolcu taşımacılığı konusunda
sözleşmeyi, dilediği bedel ve şartlarla taşıt sahibi adına yapılmasına yetki
veren ve tasarruf hakkının devrini gerektirmeyecek şekilde düzenlenmiş olması
nedeniyle bu tür vekaletnamenin tanziminden
dolayı vekil tayin edilenlerden Taşıt Alım Vergisinin aranılmaması
gerekir." denilmektedir.
2000/62 Ecnebi Anonim ve Sermayesi Eshama Münkasem Şirketler
Hakkında Kanun'a göre düzenlenen vekaletnameler hk
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, İç Ticaret Genel Müdürlüğü'nden alınan
27.10.2000 günlü 7462 sayılı yazıda;
“Bilindiği üzere, 30 Teşrinisani
1330 (30 Kasım 1914) tarihli Ecnebi Anonim ve Sermayesi Eshama Münkasem
Şirketler Hakkında Kanun hükümlerine istinaden, yurt dışında yerleşik
şirketlerin Türkiye'de şube açmaları ve bu şubelere vekil atamaları
Bakanlığımızın iznine tabidir. Söz konusu şirketlerin açacakları şubeler için
yabancı sermaye mevzuatına göre alınan izin belgesindeki şartlara ilave olarak
Bakanlığımızca istenen diğer belgelerle birlikte başvuruda bulunmaları
gerekmektedir. Başvurularda ibraz edilen belgeler arasında Türkiye şubelerinin
temsil ve idaresi için vekil sıfatıyla atanan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları
veya yabancı uyruklu kişiler için şirket yönetimince hazırlanan ve ilgili
ülkenin noteri tarafından tasdik edilmiş vekaletnameler de yer almaktadır.
Bu vekaletnamelerde asgari olarak,
“Şirket ana sözleşmesinde gösterilmiş olan işlemleri yerine getirme, şirket temsil
ve ilzam etme, şirket adına yapılacak işlerden doğacak davalarda şirketi
davacı, davalı ve üçüncü şahıs sıfatıyla tüm mahkemelerde temsil etme, geçici
olarak Türkiye'den ayrıldığında sahip olduğu yetkilerle vekil tayin etme,
merkez şubeye bağlı olarak açılacak tali şubelere vekil tayin etme” konularında
yetkili olduğuna dair bilgilerin yer alması gerekmektedir.
Bahse konu Lot Polonya Hava Yolları
İstanbul Şubesi vekili adına düzenlenen, ekte bir örneği gönderilen ve
Bakanlığımızca hazırlanan beyanname ve ilan metinleri ile birlikte tescil ve
ilan edilen vekaletname bu çerçevede düzenlenmiş olup, söz konusu
vekaletnamede; verilen yetkilerin tamamı ya da bir kısmıyla başkalarını tevkil,
teşrik ve azletmek hususlarının yer aldığı görülmektedir.
Ancak, Bakanlığımıza hitaben yazılan
ve birer suretleri yazımız ekinde gönderilen dilekçelerde; Lot Polonya Hava
Yolları İstanbul Şubesi Vekilince, şube işlerinin bir takım resmi daireler
nezdinde takibi amacıyla başkaları adına vekaletname düzenleme talebi; şube vekiline
verilen vekaletnamede resmi olan ve olmayan daireler ile başkalarını tevkil,
teşrik ve azletmek ibareleri yer aldığı halde, kurumların adlarının ayrı ayrı
belirtilmediği gerekçesiyle noterler tarafından yerine getirilmediği ifade
edilmektedir.”
Denilmektedir.
Konu
hukuk servisimizce incelenmiş ve Yönetim
Kurulu'nun 24.11.2000 günlü toplantısında görüşülmüş olup, ekte gönderilen
vekaletname içeriğine ve anılan kanun hükümlerine göre, söz konusu şubelerin
Türkiye'deki vekillerinin belli bir yerdeki belirli işlerin görülmesi için
başka kişilere vermek istedikleri özel vekaletnamelerin noterliklerde
yapılabileceği sonucuna varılmıştır.
Bilginizi ve gereğinin buna göre
yapılmasını rica ederim.
Saygılarımla.
2001/15 7269 sayılı Kanun kapsamındaki
kredi teminatı işlemleri hk.
Bazı, noterliklerimizden intikal eden,
"Üyesi bulunduğum sınırlı sorumlu Birlik Sitesi Konut Yapı Kooperatifince
adıma isabet eden 27
M iV Pafta- Ada 11304 Parseldeki B5 Blok
4.kat 9 No. lu bağımsız bölümün (8 No. lu
dairenin) kat irtifakılkat mülkiyeti tapusunun, tapu
sicil müdürlüğü tarafından adıma tescil
edildiğinde, 7269 sayılı Kanuna göre imzaladığım müteselsil kefil
ve müşterek müteselsil borçlandırma
senedine bağlı olarak orta hasar onarım kredisi için Türkiye Emlak Bankası A.Ş.' nin
lehine kredi tutarının °%30 fazlası üzerinden re' sen
kanuni ipotek tesis edilmesine muvafakat ettiğimi, ayrıca
ipotek işlemlerinin tamamlanmasına değin üyelik hakkımı devretmeyeceğimi,
bu konuda kooperatif Yönetim Kurulu'nun yetkili
olduğunu kabul ve taahhüt ederim.”
şeklinde düzenlenen taahhütnamenin ne surette harç ve damga
vergisine tabi tutulacağı hususunda tayin olunan Birliğimiz görüşünün genelge
muhtevasında duyurulmasına ilişkin talep Yönetim Kurulumuzun 10.05.2001 günlü
toplantısında görüşülerek aşağıdaki açıklamaların yapılmasına karar verilmiştir.
İnceleme konusu işlem örneği, tapuda işlem
yapılmasını gerektiren bir ön işlem olması nedeniyle 1512 sayılı Yasanın 89
uncu maddesi gereğince düzenleme şeklinde yapılması gerekli bulunmaktadır. Ayrıca,
bu işlem kooperatif üyesinin taahhüdünün yanı sıra
kooperatife verdiği yetki muhtevası, itibariyle özel vekaletname vasfına da sahip bulunmaktadır. Bu suretle işlem
metninde iki ayrı hukuki muamele (taahhütname ve vekaletname)
yer almaktadır.
Bilindiği üzere, tabi
afetlerle ilgili olarak meri mevzuatta bazı muafiyet ve
istisnalar bulunmaktadır. Söz konusu mevzuat hükümleri aşağıda belirtilmiştir.
1- 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'na ekli
2 sayılı tablonun I/13 üncü fıkrasında "Umumi hayata müessir afetler
dolayısıyla alınacak tedbirlerle yapılacak yardımlara dair kanundan
faydalanacak kişiler tarafından verilecek taahhütname, beyanname ve akdedilecek
mukaveleler" damga vergisinden istisna edilmiştir.
2- 1999/32 sayılı genelgemizde de
belirtildiği üzere, 7269 sayılı Kanunun 42 nci maddesinde "bu Kanunun
uygulanması dolayısıyla taşınmaz malların alım, satım, ipotek, tapu kadastro
işlemleri, yeniden inşa edilecek veya onarılacaklarla ilgili ihale, sözleşme,
ruhsatname ve sair işlemler ve bu kanundan faydalanacakların verecekleri
beyanname, taahhütname ve yapacakları sözleşmeler” her türlü
vergi, resim ve harçtan muaf tutulmuştur.
3- 4481 sayılı Kanunun 1999/92 sayılı
genel yazımızla duyurulan 14 üncü maddesi ile yine 1999/95 sayılı genel
yazımızla duyurulan 36 Seri No. lu Damga Vergisi Kanunu Genel
Tebliğinde depremde binalarının veya ticari, zirai, sınai
ya da mesleki faaliyete mahsus varlıklarının zarar gördüğü, hasar tespit
komisyonlarınca belirlenen kişi ve kuruluşlara Bakanlar Kurulu Kararları kapsamında
bankalarca açılan kredilerle ilgili işlemlerin damga vergisi ve harçtan istisna
edildiği, istisna uygulanması sırasında hasar tespit komisyonu raporu dışında
başka bir belge aranmayacağı, istisnayı uygulayan kurumların işlem tarihini
izleyen 30 gün içerisinde ilgililerin bağlı bulunduğu vergi dairesine gerekli
bildirimde bulunmak zorunda aldukları belirtilmiştir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri
çerçevesinde depremden etkilenen ve bu sebeple de yeniden inşa edilen veya
onarılan binalarla ilgili olarak kullanılan krediler sebebiyle düzenlenen
kağıtlar ve bu konudaki işlemler damga vergisi ve harç istisnası kapsamında
bulunmaktadır. Dolayısıyla da bu kredilerle ilgili olarak verilen veya
verilmesi taahhüt edilen teminatlarla ilgili işlemlere de bu istisnaların
tatbiki gerekmektedir.
Bu
esaslar çerçevesinde inceleme konusu olan işlem metnindeki 7269
sayılı Kanun uygulamaları kapsamında kullanılan bir kredi sebebiyle, kredinin
%30 fazlasıyla ipotek verilmesi hususunda
üyesi bulunulan kooperatife muvafakatte bulunulması ayrıca, ipotek işlemleri
tamamlanıncaya kadar üyelik hakkının devredilmeyeceği ve bu hususlarda
kooperatif Yönetim Kurulunun yetkili olduğunun kabul ve taahhüt edilmesine dair
işlemin taahhütname özelliği itibariyle harç ve damga vergisi muafiyetlerinden
faydalanması gerektiği düşünülmektedir. Şu kadar ki Bakanlar Kurulu Kararı
kapsamında bir kredi alınması söz konusu olması halinde işlem sırasında hasar
tespit komisyonu raporunun aranılması gerekmektedir.Öte yandan, yukarıda
belirtilen mevzuatta vekaletnameler
yönünden istisnayı öngören açık bir kanun hükmü yer almamaktadır. Bu nedenle
kooperatif Yönetim Kurulunun yetkili olduğuna ilişkin düzenleme yönünden
işlemin özel vekaletname harcına tabi tutulması
gerekmektedir.
2001/24 Tarım satış Kooperatifleri tarafından
kurulan anonim şirketlerin kuruluş işlemleri Hk.
16 Haziran 2000
günlü ve 24081 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve ilgi genel yazımızla
noterliklere duyurulan 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri
hakkındaki Kanunun;
1- 4 üncü
maddesindeki “......Kooperatif ve birliklerin ilk
işleme hüviyetindeki işletme ve tesisleri dışında kalan sonraki üretim
aşamaları için kuracakları iktisadi işletmeler, Anonim Şirket statüsünde ayrı
bir tüzel kişilik olarak kurulup faaliyet gösterirler.”
2- 6 ncı maddesinin
birinci fıkrasının c bendindeki “Birbirlerinden ve ortaklarından aldıkları
faiz ve komisyonlar birbirleri ya da üçüncü şahıslarla yaptıkları her türlü
gayrimenkul alım satımı (üçüncü şahıslara terettüp eden vergi, resim ve harçlar
hariç), ayrıca üretim tesislerinin ve bu tesislere ilişkin gayrimenkullerin
satışı, bağış ve diğer ivazsız iktisapları ile bütün işleri için
düzenlenecek senet, beyanname, taahhütname, sözleşme, vekaletname ve lehlerine yapılacak ipotek ve
rehinler kurumlar vergisi ve damga vergisi dahil olmak üzere her türlü vergi
resim ve harçtan müstesnadır”
3- 6 ncı maddesinin
birinci fıkrasının h bendindeki “Kooperatif ve Birliklerin
defter ve belgelerinin notere tasdik ettirilmesi işlemleri yalnızca noterlik
ücretine tabi olup vergi, resim ve harçtan müstesnadır”
şeklinde
düzenlenen hükümler çerçevesinde Tarım Satış Kooperatifleri ve Birliklerinin
kuracakları Anonim Şirketle ilgili kuruluş mukavelenamesinin damga vergisinden,
bu konudaki noter işlemlerinin de harçtan istisna edilip edilmeyeceği hususunda
18.01.2001 günlü ve Hukuk 100/1365 sayılı yazımızla Maliye Bakanlığına müracaat
edilmiştir.
Maliye Bakanlığı
Gelirler Genel Müdürlüğünden alınan ve Yönetim Kurulumuzun 21.06.2001 günlü
toplantısında görüşülen 29.05.2001 günlü ve 29239 sayılı yazıda ise;
“İlgide kayıtlı
yazınızın incelenmesinden, Tarım Satış Kooperatifleri ve Birliklerinin
kuracakları anonim şirketle ilgili kuruluş mukavelenamesinin damga vergisi ve
harçtan istisna edilip edilmeyeceği hususunda tereddüte düşüldüğü
anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar
Kanununun 123 üncü maddesinde, özel kanunlarla harçtan muaf tutulan kişilerle
istisna edilen işlemlerden harç alınmayacağı hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, Tarım Satış Kooperatif ve
Birlikleri Hakkındaki 4572 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin 2 nci paragrafında,
“Kooperatif ve birliklerin, ilk işleme hüviyetindeki işletme ve tesisleri
dışında kalan sonraki üretim aşamaları için kuracakları iktisadi işletmeler,
anonim şirket statüsünde ayrı bir tüzel kişilik olarak kurulup faaliyet
gösterirler...” hükmüne yer verilmiş, aynı Kanunun Muafiyet ve istisnalar
başlıklı 6 ncı maddesinde ise, bu Kanuna göre kurulmuş bulunan kooperatifler ve
birliklerin hangi faaliyetlerine muafiyet ve istisna uygulanacağı
açıklanmıştır.
İncelenmesinden de görüleceği gibi,
4572 sayılı Kanunla getirilen muafiyet ve istisnalar tarım satış kooperatifleri
ve birliklerinin faaliyetlerini kapsamakta, kuracakları
anonim şirketlerin işlemlerini kapsamasına ise imkan bulunmamaktadır.
Zira, kurulacak anonim şirket
kooperatif ve birlikten ayrı bir tüzel kişilik olarak faaliyet gösterecektir.
Bu nedenle, tarım satış
kooperatifleri ve birliklerinin kuracakları anonim şirketlerin kuruluşu ile
ilgili noter işlemlerinin 492 sayılı Harçlar Kanununa göre harca, düzenlenecek
kağıtların da 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa göre damga vergisine tabi
tutulması gerekir.” denilmektedir.
2001/28
İntifa hakkı devrine ilişkin vekaletnameler Hk.
Birliğimize intikal
ettirilen Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Tapu ve Kadastro 1. Bölge Müdürlüğü
Tapu Şube Müdürlüğü'nün 20.04.2001 tarihli 1712/505 sayılı yazısı, Yönetim
Kurulu'nun 05.07.2001 günlü toplantısında görüşülmüştür.
Belirtilen yazıdan
edinilen bilgi nedeniyle intifa hakkı devri için düzenlenecek vekaletnamelerde,
anılan Genel Müdürlüğün istemi doğrultusunda (intifa hakkı sahibinin, intifa
hakkından çıplak mülkiyet sahibi veya mirasçısı lehinde bedelli veya bedelsiz
olarak feragat etmeye) şeklinde açık bir beyanının
yazılması gerekmektedir.
2001/37 Finansal Kiralama Sözleşmelerinde TAV. hk.
Maliye Bakanlığı Gelirler Genel
Müdürlüğü'nün, teşkilatına gönderdiği, 23.07.2001 gün 40084 sayılı 2001/1 Sıra
No.lu “TAŞIT ALIM VERGİSİ İÇ GENELGESİ”nde:
“3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu
gereğince düzenlenen Finansal Kiralama Sözleşmeleri ile belirli bir süre için
kiracısı tarafından tasarruf hakkı devralınan taşıtlar için, söz konusu
sözleşmelerin incelenerek;
- Sözleşmedeki sürenin sonunda
kiracının, malın mülkiyetini satın alma hakkını haiz olacağının tespit edilmesi
halinde bu taşıtların taşıt alım vergisine tabi tutulmasının,
- Sözleşmedeki sürenin sonunda
kiracının, malın mülkiyetini satın alma hakkını haiz olamayacağının tespit
edilmesi halinde ise taşıt alım vergisine tabi tutulmamasının” gerekeceği şeklinde uygulamaya yön verilmiştir.
Ancak, bu uygulama ile ilgili olarak
mükelleflerce idari yargı mercilerinde yaratılan ihtilaflar, “finansal kiralama
sözleşmesine istinaden sözleşme konusu taşıtın kullanım hakkının
devralınmasında, 1318 sayılı Kanunun öngördüğü anlamda bir iktisaptan veya vekaletname ile tasarruf hakkının
devir alınmasından söz edilemeyeceğinden” bahisle, Bakanlığımız aleyhine
sonuçlanmaktadır.
Bu nedenle,
bundan böyle kiracının, kira süresinin sonunda taşıtı satın alma hakkını haiz
olduğuna dair hüküm bulunan finansal kiralama sözleşmesi ile iktisap edilen
taşıtlara ilişkin taşıt alım vergisinin, finansal kiralama sözleşmesinin
sonunda ve sözleşme süresinin sonundaki yaşına uygun tarife üzerinden alınması
gerekmektedir.”
denilmektedir.
2001/38
Malül ve sakat kişilere ait araç devirleri hk.
İLGİ: 19.11.1998 günlü Hukuk 19424-94
sayılı genel yazımız.
Malül ve sakat kişilere ait araç
devirlerine ilişkin genel yazı ve genelgelerimiz birleştirilerek ilgi genel
yazımız ile sözlere duyurulmuştu.
Birliğimize intikal ettirilen Emniyet
Genel Müdürlüğü'nün 15.06.1998 tarih ve109 sayılı genelgesi nedeniyle, gerek
yurtdışından ithal edilerek getirilecek olan ve gerekse ülkemizde imal ve
montajı yapılarak satın alınan ve bazı yasaklıkları olan malül ve sakatlara ait
araçlar hakkında ne şekilde işlem yapılması gerektiği ve bu iki tip araçların
hangi şartlarla bir başka kişiye satışının mümkün olduğu konularında görüşleri
sorulan İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü'nden alınan ve Yönetim
Kurulu'nun 27.8.2001 günlü toplantısında görüşülen 09.07.2001 tarih ve 168997
sayılı yazıda;
"Konu ile ilgili olarak
kuruluşlarımıza gönderilen 15.06.2001 tarih ve 109 sayılı genelgemizde; malul
ve sakatlar tarafından ithal edilerek getirilen araçların malul ve sakat
olmayanlara gümrük vergileri tahsil edilmeden satışı, hibesi ve devrinin mümkün
olmadığı, ayrıca bu araçların intifaının mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair
şekillerde akden devri ile tasarruf hakkının vekaletnameye
istinaden devredilmesi, satış hükmünde olup, noter ve trafik kuruluşları bu
konuda herhangi bir işlem yapmadan Maliye ve Gümrük Bakanlığının iznini aramak
zorunda oldukları hususu belirtilmiştir. Ayrıca, Ülkemizde imal ve montajı yapılarak
satın alınan taşıtlar için tescil belgelerine sadece araç sahibinden başkası
kullanamaz şerhi verilen araçların satışı sırasında Maliye ve Gümrük
Bakanlığının iznine gerek bulunmamaktadır." denilmektedir.
2001/50 Avukatlık Kanununda Değişiklik
Yapılmasına Dair 4667 sayılı Kanun Uygulaması Hk
İLGİ: 05.06.2001 günlü 18 sayılı
genelgemiz.
Avukatlık Kanununda Değişiklik
Yapılmasına Dair 4667 sayılı Kanun'un Noterlikleri ilgilendiren maddeleri ilgi
genelgemiz ekinde gönderilmiş ve bazı konularda Adalet Bakanlığı'ndan görüş
istendiği, alınacak yanıtın ayrıca duyurulacağı belirtilmişti.
Anılan Kanun hükümlerinin
uygulanması konusunda oluşan tereddütler hakkında görüşleri sorulan Adalet
Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'nden alınan ve Yönetim Kurulu'nun 26.10.2001
günlü toplantısında görüşülen 25.09.2001 tarih ve 017309 sayılı yazıda;
“Avukatlık Kanunu'nda sayılan
değişiklikler çerçevesinde Noterlik Kanunu'nun 55. Ve 94. Madde hükümleri
yeniden değerlendirildiğinde;
1- a) Avukatlık Kanunu'nun 4667
sayılı Kanun ile değişik 2. maddesinin 3. fıkrası hükmü doğrultusunda,
avukatların da Noterlik Kanunu'nun 55. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen ve
noterlik evrak ve defterlerini incelemeye yetkili kimselerden sayılacağı,
b) Aynı maddenin son fıkrası
uyarınca verilen örneklerin noterlik ücretine tabi olacağı,
c) Noterlik Kanunu'nun 94.
maddesi gereğince, avukatın noterlikte bulunan evraktan örnek istemesi
halinde işlem ilgililerinden birisinin vermiş olduğu genel dava vekaletnamesinin ibrazının yeterli sayılacağı,
d) Avukatlık Kanunu'nun değişik
2. maddesi, avukatın gerek duyduğu bilgi ve belgeleri incelemesi ve örnek
alması hususunda, istisnai kanun hükümlerini saklı tuttuğundan (Örneğin; Noterlik
Kanunu'nun 94. maddesinin son fıkrası) kanuni engel yoksa, vekaletname ibraz etmek şartıyla her türlü evrakı
inceleyebileceği,
e) Vekaletname
ibraz etmeyen ve ileride işlem ilgilisinden vekalet alacağı belirsiz olan
avukatın noterlik işlemini inceleyemeyeceği; aksi davranışın, noterlik
işlemlerinin hukuki güvenliğini zedeleyebileceği,
sonucuna varılmaktadır.
2- Avukatlık Kanunu'nun değişik 46.
maddesinin 1. fıkrasında öngörülen “Avukat, işlerini kendi sorumluluğu
altındaki stajyeri veya yanında çalışan sekreteri eliyle de takip ettirebilir,
fotokopi veya benzeri yollarla örnek aldırabilir. “ hükmü gereğince, yukarıda
(d) bendinde belirtilen hususlar çerçevesinde, stajyeri olduğu ya da
sekreterliğini yaptığı avukatın vekaletnamesini
ibraz etmesi şartıyla işlem örneğinin verilmesini talep edebilecekleri; ancak
noterlik defter ve işlemlerini inceleyemeyecekleri,
3- Aynı Kanun'un 56. maddesine
eklenen beşinci fıkrasındaki “Avukatlar veya avukatlık ortaklığı, başkasını
tevkil etme yetkisini haiz oldukları bütün vekaletnameleri
kapsayacak şekilde bir başka avukata veya avukatlık ortaklığına vekaletname yerine geçen yetki belgesi verebilir.
Bu yetki belgesi vekaletname
hükmündedir.” hükmü karşısında,
a)Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı'nın
26.06.2001 tarih ve 8 sayılı genelgesine ekli yetki belgesi örneğinden de
anlaşılacağı üzere, bu belgenin vekaletname
hükmünde olması sebebiyle, Avukatlık Kanunu'nun 27. maddesi gereğince vekalet
pulu yapıştırılarak, yetki belgesinin kaleme alındığı tarihe kadar mevcut olan
ve tevkil etme yetkisini haiz bütün vekaletnameleri
kapsayacak şekilde düzenlenebileceği, bu tarihten sonra verilecek vekaletnameleri kapsayamayacağı, bunlar için
yeniden yetki belgesinin tanziminin gerekeceği,
b) Yetki belgesi ile tevkil edilen
avukatın, yetki belgesini düzenleyen (kendisini tevkil eden) avukatın yetki
belgesine başkasını tevkil edebileceğine dair özel bir yetki şerhi koyması
halinde başka bir avukata yetki belgesi ile vekalet verebileceği; bu halde
dahi, kanunun açık hükmü gereği vekaletname
tanzimine gerek olmadığı,
4- Avukatlık Kanunu'nun 141.
maddesinin üçüncü fıkrasına eklenen “Yönetim Kurulu, soruşturma maksadıyla her
türlü adli ve idari mercilerden bilgi ve belge isteyebilir, ilgili dosyaları
veya örneklerini isteyip, inceleyebilir.” cümlesinin,
a) Disiplin kovuşturması, ilgili
Baro Yönetim Kurulunun kararı ile açıldığından, noterliklerin de bu konudaki
talepleri yerine getirmesinin gerekeceği,
b) Noterlik Kanunu'nun 55.
maddesinin 1. fıkrası hükmü uyarınca ihbar ya da şikayet konusu yapılan işlem
ya da evrakın, konusu da belirtilmek suretiyle Baro Yönetim Kurulunca yetkili
kılınan kimse tarafından dairede incelenebileceği, söz konusu belgenin
gönderilmesi talep edilirse, noterlik evrak ve defterlerinin daire dışına
çıkarılabilmesi ancak mahkeme kararıyla mümkün olabileceğinden Noterlik
Kanunu'nun 55. maddesi hükmü çerçevesinde işlem yapılması gerekeceği
düşünülmektedir.”
Denilmektedir.
5- Yönetim Kurulu'nun 14.11.2001
günlü toplantısında görüşülen Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'nün
12.10.2001 tarih ve 018715 sayılı yazısında ise;
“1136 sayılı Kanunun 56. maddesine
4667 sayılı Kanun ile eklenen beşinci fıkrasında, yetki belgesinin vekaletname hükmünde olduğu tasrih edilmesine
rağmen, tevkil vekaletnamesinin noter
tarafından düzenlenmesi tercih edilirse, dayanak vekaletname
suretlerinin ibrazının gerekeceği, dolayısıyla Noterlik Kanunu'nun 79. maddesi
hükmü uyarınca müvekkillerin isimleri zikredilmeden tevkil etme yetkisini
içeren bütün vekaletnameleri kapsayacak
şekilde yeni bir vekaletname tanzim
edilemeyeceği” belirtilmiştir.
2002/25
Avukatlık ortaklığı Hk.
İLGİ: 1- 05.06.2001 günlü 18
sayılı,
2- 22.11.2001 günlü 50 sayılı,
Genelgelerimiz.
Avukatlık Kanununda Değişiklik
Yapılmasına Dair 4667 sayılı Kanun'un Noterlikleri ilgilendiren bazı maddeleri
ilgi (1)'deki genelgemiz ekinde gönderilmiş, anılan Kanun hükümlerinin
uygulanması konusunda oluşan tereddütler hakkındaki Adalet Bakanlığı görüşü
ilgi (2)'deki genelge ile sizlere duyurulmuştu.
Avukatlık ortaklığı adına vekaletname düzenlenmesi konusunda intikal eden
başvuru ve duraksamalar Yönetim Kurulu'nun 17.06.2002 günlü toplantısında ele
alınıp görüşülmüştür.
Avukatlık Kanununda Değişiklik
Yapılmasına Dair 4667 sayılı Kanunun 30 ncu maddesiyle değiştirilen 44 ncü
maddesinin 1.fıkrasına göre Avukatlar, mesleki çalışmalarını aynı büroda
birlikte veya avukatlık ortaklığı şeklinde de yürütebilirler.
Aynı
maddenin (A) bendine göre birlikte çalışma aynı baroya kayıtlı birden
çok avukatın mesleki çalışmalarını bir büroda yürütmeleridir. Bu birlikteliğin
tüzel kişiliği yoktur, yapılan iş ticari sayılmaz.
Birlikte çalışan avukatlardan biri
ya da birkaçının ad ve/veya soyadının yanında (Avukatlık Bürosu) ibaresinin
kullanılması zorunludur.
44 ncü maddenin (B) bendi gereğince
Avukatlık ortaklığı, aynı baroya kayıtlı birden çok avukatın bu Kanuna göre
mesleklerini yürütmek için oluşturdukları tüzel kişiliktir. Avukatlık
ortaklığının çalışması meslek çalışması olup, ticari sayılmaz ve vergilendirme
bakımından şahıs şirketlerine ilişkin hükümler uygulanır.
Avukatlık ortaklığının adı, bir ya
da birkaç ortağın ad ve/veya soyadlarına (avukat ortaklığı) ibaresi eklenerek
belirlenir.
Ana sözleşmesi tip ana sözleşmeye
uygun olarak düzenlenen avukatlık ortaklığı, kurucularının kayıtlı bulunduğu
baro yönetim kurulu tarafından Baro Avukatlık Ortaklığı Siciline yazılmasıyla
tüzel kişilik kazanır.
Aynı maddenin a-2 alt bendinde “vekaletnameler ortaklık adına düzenlenir. Ortaklık
iş veya davayı takip edecek avukatlara yetki belgesi verir” hükmü yer
almaktadır.
161 sayılı Yargı Mevzuatı
Bülteni'nin 17-30 ncu sayfalarında yayımlanan Türkiye Barolar Birliği Avukatlık
Ortaklığı Yönetmeliği'nde avukatlık hizmeti vermek üzere faaliyette bulunacak
tüzel kişiliği haiz avukatlık ortaklıklarının; kuruluş, işleyiş ve sona
ermesine ilişkin kurallar belirlenmiş, 38 nci maddede “ortaklığın takip edeceği
işlere ait vekaletnameler ortaklık adına
düzenlenir. Ortaklık, iş ve davayı takip edecek ortak veya çalışan avukatlarına
usulüne uygun olarak düzenlenmiş yetki belgesi verir. Vekaletnamede tevkil yetkisi olması halinde
ortaklık, ortakları ve çalışan avukatları dışında üçüncü bir avukata da yetki
belgesi verebilir.........” hükmü yer almaktadır.
Bu itibarla;
Avukatlık
ortaklığına ait vekaletnamelerin
Avukatlık Ortaklığı adına düzenlenmesi ve vekaletnamede Avukatlık ortaklığına ait vergi numarasının
yazılması gerektiği,
Aynı büroda
birlikte çalışan avukatlar için düzenlenecek vekaletnamelerde ise ilgili avukata ait vergi numarasının
yazılması icap ettiği,düşünülmektedir.
2002/26 Fotoğrafların renkli fotokopileri Hk.
İLGİ: 10.06.1999 günlü 21 sayılı genelgemiz.
05.11.2001 günlü Hukuk 17371-71 sayılı genel
yazımız.
İlgililer tarafından ibraz edilen
fotoğrafların renkli fotokopilerinin; ilgilinin o günkü fiziki görüntüsüne
uygun ve teşhisinde hiçbir tereddüte yer bırakmayacak şekilde bulunması halinde
yapılacak işlemlerde kolaylık sağlaması ve ekonomik olması nedeniyle resmi
evrakta kullanılabileceği ilgi genelgemizde açıklanmış, bu genelgeye uygun
biçimde düzenlenen tapuda işlem yapılmasına dair vekaletnamelerin
kabul edilmesi gerektiğine dair Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü cevap yazısı da
ilgi genel yazımız ile sizlere duyurulmuştu.
Yönetim Kurulu'nun 17.06.2002 günlü
toplantısında görüşülen İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından
Adalet Bakanlığı'na gönderilen 16.05.2002 tarih ve 107305 sayılı yazıda;
“Fotoğrafların renkli
fotokopilerinin resmi evrakta kullanılmasına ilişkin tereddütlerin giderilmesi
amacıyla genelge yayımlanarak; Bakanlığım merkez teşkilatına ve valiliklere,
yapılacak işlemlerde kolaylık sağlaması ve ekonomik olması sebebiyle ilgilinin
o günkü fiziki görüntüsüne uygun ve teşhisinde hiçbir tereddüt bırakmayan
renkli fotokopi suretiyle çoğaltılmış fotoğrafların resmi evrakta kullanılması
talimatı verilmiş, sözkonusu genelge Başbakanlık Makamına ve Bakanlıklara da
bilgi için gönderilmiştir.
Yapılan teknik incelemeler
neticesinde; scanner veya renkli fotokopi suretiyle orijinalden elde edilen
kopyaların sağladığı piksel çözünürlüğün, orijinal fotoğrafların piksel
çözünürlük düzeyine göre oldukça düşük seviyede kalması sebebiyle kopyalarda,
orijinal fotoğraflara göre yeterli düzeyde netlik sağlanamadığı
anlaşıldığından, genelge ile fotoğrafların belge sahibine ait olup olmadığının
tespiti için yapılacak karşılaştırmaların sağlıklı olabilmesi bakımından,
kişinin kendisini tanıtmak maksadıyla ibraz edebileceği nüfus cüzdanı, kurum
kimliği, pasaport, sürücü belgesi vb. belgelerde orijinal fotoğraf
kullanılması, ancak sicil raporları, personel bilgi formları vb. kurum içi
belgelerde renkli fotokopi suretiyle çoğaltılan fotoğrafların kabul
edilmesi sağlanmıştır.
Adalet Bakanlığı yazısı ile Ankara
Ticaret Odasının Bakanlığıma yapmış olduğu başvurudan, özellikle ticaret
odaları ve noter işlemlerinde renkli fotokopi suretiyle çoğaltılan
fotoğrafların kullanımından kaynaklanan sıkıntıların olduğu anlaşılmaktadır.
Söz konusu başvurular üzerine
Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuarları Dairesi Başkanlığınca
yapılan teknik analizler sonucunda;
1- Scanner veya renkli fotokopi
suretiyle orijinalden elde edilen kopyaların sağladığı piksel çözünürlüğün,
orijinal fotoğrafların piksel çözünürlük düzeyine göre oldukça düşük seviyede
kalması sebebiyle kopyalarda, orijinal fotoğraflara göre yeterli düzeyde netlik
sağlanamaması nedeniyle kriminal karşılaştırmalar açısından olumsuzluk
yarattığı,
2- Scanner ve dijital fotoğraf
makinesi vasıtasıyla bilgisayar ortamına aktarılan fotoğrafların üzerinde
rahatlıkla montaj yapılabildiği ve bunun sahteciliği kolaylaştırıcı bir unsur
olduğu,
3- Düşük kalitede baskı yapan
fotokopilerden elde edilen fotoğrafların suya maruz kaldıklarında kağıtlarında
buruşmalar ve tonerlerinde dağılmalar meydana geldiği, anlaşılmıştır.
Bu bağlamda; scanner veya renkli fotokopi yoluyla elde
çoğaltılan fotoğraflarda kullanılan kağıdın kalitesi ve baskı kalitesinin
bunların dayanıklılık ve netliklerini etkilemesi, uygulamada da kalite
ayrımının yapılmasının kolay olmaması nedeniyle ilgi genelgelerin iptal
edilerek, resmi belgelerde orijinal
fotoğrafların kullanılması uygun görülmüştür.” denilmekte,
Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel
Müdürlüğü'nün 29.05.2002 günlü 012281 sayılı yazısında da (anılan yazı
gereğinin yerine getirilmesi) istenilmektedir.
2002/42 Noterlik görevinin Fahri Konsoloslar tarafından yerine
getirilemeyeceği Hk.
Fahri Konsolosların noterlik işlemi
yapma yetkilerinin bulunup bulunmadığı hususunda intikal eden başvuru ve
tereddütler nedeniyle konu hakkında görüşleri sorulan Adalet Bakanlığı Hukuk
İşleri Genel Müdürlüğü' nden alınan ve Yönetim Kurulu' nun 03.10.2002 günlü
toplantısında görüşülen 13.09.2002 tarih ve 018975 sayılı yazıda;
“Bilindiği üzere; 1512 sayılı
Noterlik Kanununun 191. maddesi “Yabancı memleketlerde noterlik işleri,
konsoloslar tarafından görülür.” hükmünü düzenlemiştir.
Bu bağlamda, yabancı ülkede bulunan
ve vekâletname tanzim ettirmek isteyen Türk vatandaşı, bulunduğu yabancı
ülkedeki Türk Konsolosluğu'na başvuracaktır. İlgilinin başvurusu üzerine ve
onun arzusuna göre, Türk Konsolosu, Türkiye' de bulunan noterlerin vekâletname
tanzimi evresinde uymak zorunda olduğu kurallar çerçevesinde, düzenleme veya
onaylama biçiminde vekaletnameyi
gerçekleştirecektir.
Diğer taraftan; yabancı ülke noterince yapılmış olan
vekâletnamelerin, Türkiye' de de resmî bir kimlik kazanabilmesi ve bir hukukî
işlemin icrasında kullanılabilmesi için, vekâletnameyi düzenleyen noterin
bulunduğu devletin, Türkiye' nin de onaylayıp iç hukukunun bir parçası haline
getirdiği “Yabancı Resmî Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması
Hakkındaki Milletlerarası Sözleşme' nin tarafı olup olmadığına bakmak gerekir.
Vekâletnamenin düzenlendiği yabancı ülke, bu Milletlerarası Sözleşme' ye taraf
ise, vekâletnamenin, Türk noterince yapılmış olan vekâletnameler gibi, Türkiye'
de gerçekleştirilecek olan işlemlere temel oluşturabilmesi ve resmî bir kimlik
kazanabilmesi için, üzerine sözü edilen belgenin düzenlendiği ülkenin yetkili
makamının Milletlerarası Sözleşme' nin öngördüğü hususları konu alan bir onay
şerhini vermiş olması yeterlidir.
Bu itibarla;
Yukarıda belirtilen kanun ve sözleşme hükümleri incelendiğinde,
yabancı memleketlerde yerine getirilecek noterlik görevinin, fahri konsoloslar
tarafından yönetilen konsolosluklarca yerine getirilemeyeceği düşünülmektedir.”denilmektedir.
2002/50
Araç satış işlemleri Hk.
Noterliklerde düzenlenen araç satış
işlemlerinde farklı uygulamalar yapıldığı, değişik giderler alındığı, Yasa,
Yönetmelik ve genelge hükümlerine aykırı hareket edilerek rekabet ortamı
yaratıldığı ve Noterlik mesleği ile noterlerin büyük oranda prestij kaybına
uğradığı hususunda Birliğimize intikal eden başvuru ve yakınmalar nedeniyle;
Uygulamada birlikteliğin temini,
rekabetin ve farklı gider alınmasının önlenmesi bakımından bu konuda izlenecek
yol Yönetim Kurulu' nun 13.12.2002 günlü toplantısında ele alınıp görüşülmüş;
A- Birlik bilgisayar yazılım
programında mevcut araç satış sözleşmesi metni genelgeye eklenmiş olup, farklı
program uygulansa dahi bu belgedeki hususlara yer verilmesi ve asıllar için iki
yaprak üzerinden değerli kağıt bedeli, üç sayfa itibariyle yazı ücreti alınmasına,
Suretlerde onama şerhi de yazı
ücreti ve suret harcı bakımından hesaplamaya dahil olacağından, harf sayısı
itibariyle toplam sayfa sayısına eklenip eklenmeyeceğinin dikkate alınmasına,
B- Araç satış sözleşmelerine;
a) Tescil belgesi,
b) Alıcı ve satıcının kimliği
c) Vekaleten yapılıyorsa vekaletname,
d) Temsilen hareket ediliyorsa imza
sirküleri veya temsil belgesi,
e) Motorlu Taşıtlar Vergisi ilişik
kesme belgesi,
Örneklerinin mutlaka işlem asıl ve
örneklerine eklenmesine,
C- Araç satış sözleşmelerinin;
Aracın aynı trafik tescil kuruluşuna
kaydının yapılması halinde en az (5 nüsha) olarak ve bir nüshasının alıcıya,
bir nüshasının satıcıya, bir nüshasının Vergi Dairesine, bir nüshasının Trafik
Tescil Kuruluşuna gönderilmek ve bir nüshasının da noterlikte kalacak şekilde
düzenlenmesinin işlemin mahiyeti itibariyle gerekli olduğuna, talep halinde
dahi bundan daha az nüsha tanzim edilemeyeceğine,
Aracın
başka bir tescil kuruluşuna tescil edileceği bildirilmiş ise, beş nüshaya ilave
olarak bir nüsha yeni vergi dairesine ve bir nüsha da yeni tescil kuruluşuna
bildirilmek üzere en az (7 nüsha) düzenlenmesinin gerekli olduğuna,
D- Taşıt Alım Vergisine ilişkin
hükümler yürürlükten kalktığından 1998/48 sayılı genelgelerimizde işlem asıl ve
örneklerine ekleneceği belirtilen Taşıt Alım Vergisi ödeme belgesinin
eklenmesine gerek olmadığına,
Vergi kimlik numarasının araç satış
sözleşmesine yazılması yeterli olup, ayrıca belge eklenmesinin gerekmediğine,
E- 1.a) 1512 sayılı Noterlik Kanununun 79 ve Noterlik Kanunu
Yönetmeliğinin 92 nci maddesi ile 1996/1 sayılı genelge nedeni ile müstenidat
olarak kabul edilen belgeler (alıcı ve satıcının kimlikleri, vekaleten
yapılıyorsa vekaletname,
temsilen yapılıyor ise imza sirküleri veya temsil belgesi) harçsız ve vergisiz
olarak işlemin tüm nüsha ve örneklerine yazılıp eklenmesi gerektiğine, diğer
bir anlatımla bunlardan suret harcı alınmayacağına,
b) Tescil
belgesi ile Motorlu Taşıtlar Vergisi ilişik kesme belgesinin de bütün nüshalara
eklenmesine normal işlemde tescil kuruluşu ile vergi dairesine gönderilen
nüshalardan suret harcı alınmayacağından ilgililere verilecek bir nüshadan
tescil belgesi için (arkalı önlü iki sayfa ve Motorlu Taşıtlar Vergisi ilişik
kesme belgesi için bir sayfa) olmak üzere toplam üç sayfa suret harcı
alınmasına,
2) Ancak, yazılan kısımlar ile dairede
fotokopi yoluyla çıkarılıp eklenen kısımlardan yazı ücreti, dışarıda fotokopi
çekilerek eklenen kısımlardan da karşılaştırma ücreti alınmasına,
3) Eklenen kısımlarla ilgili ilave
edilecek kağıtların değerlendirmeye tabi tutularak beher kağıt için değerli
kağıt bedeli tahsil edilmesine,
4) Araç satış işlemlerine 1998/48 sayılı
genelge gereği eklenecek olan müstenit belgelerin ayrı ayrı kağıtlara fotokopi
suretiyle eklenmesi halinde her kağıt mutlaka bir sahife, şayet 20 satırdan
fazla ise harf ve satır hesabına göre yazı veya karşılaştırma ücreti
alınmasına,
Müstenit
olarak eklenecek belgelerin başka bir kağıda küçültülerek ancak okunacak
şekilde çıkarılmasının mümkün bulunduğuna, bu durumda bir sahifede 50 harf bir
satır, 20 satır bir sayfa esasına göre yazı veya karşılaştırma ücreti alınması
gerektiğine,
5)
Satış senedinin her nüshasına eklenmesi
gereken belgelerden “tarafların kimlikleri, tescil belgesi ve Motorlu Taşıtlar
Vergisi ilişik kesme belgesi” asgari üç sayfa yazı veya karşılaştırma ücreti
alınması icabettiğine,
6) Bilgi için trafik tescil kuruluşuna ve
Vergi Dairelerine gönderilen nüshalardan suret harcı alınmamasına,
7) Müstenidat sayılan belgelerin hiçbir
şekilde satış senedinin arkasına fotokopi suretiyle çıkarılmasının mümkün
olmadığına, mutlaka ayrı bir kağıda fotokopi edilerek değerlendirmeye tabi
tutulmasına,
F- Araç satış işlemlerinin
işlemin tamamlanmasını takip eden 15 iş günü içinde ilgili vergi dairesi ile
trafik tescil kuruluşuna adli tebligat şeklinde PTT vasıtasıyla bildirilmesine,
Aynı tescil kuruluşunda yapılacak
tescil için 2 PTT ücreti, başka tescil kuruluşunda yapılacak tesciller için 4
PTT ücreti alınmasına,
G- Mülkiyetin saklı tutulması kaydı
ve Ticari Taşıt Tahsis Belgesi bulunan araç satışlarında ibraname ve varsa
takyidatların kaldırıldığına dair yazıların eklenmesi gereken işlemlerde,
bunların ayrıca değerli kağıt bedeli ve harç esasına göre yazı ücretine tabi olacağının
gözönünde bulundurulmasına,
8- Araç satış sözleşmelerine satış
saatinin de yazılmasının sağlanmasına,
9- Bu genelge doğrultusunda
bilgisayar programlarında değişiklik çalışmaları yapılması gerekebileceği de
dikkate alınarak genelgenin 01.01.2003 tarihinden itibaren geçerli olmasına,
Karar verilmiştir.
2002/51 Vasinin kısıtlı adına avukata genel vekâletname verip veremeyeceği
Hk.
Vasinin, vesayeti altındaki kısıtlı
adına avukata genel vekâletname verebilmesi için mahkemeden izin alınmasının
gerekli olup olmadığı hususunda Birliğimize intikal eden duraksamalar üzerine
görüşleri sorulan Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden alınan ve
Yönetim Kurulunun 11.12.2002 tarihli toplantısında görüşülen 02.12.2002 tarih
ve 024722 sayılı yazıda;
“Bilindiği üzere; 01 Ocak 2002
tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 462. maddesinde
vesayet makamından (Sulh Hukuk Hakimi) izin alınması gereken haller, 463.
maddesinde ise vesayet makamının izninden sonra denetim makamı (Asliye Hukuk
Hakimi)' nın da izni gereken haller belirlenmiş ve vesayet altındaki kimsenin
şahsiyet hakları, ekonomik ve sosyal yönden korunması için onun durumunu
ağırlaştırıcı konularda ikili bir denetim imkanı sağlanmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 465. maddesinde
“Kanunen gerektiği halde vasinin yetkili vesayet dairelerinin iznini almadan
yapmış olduğu işlemler, vesayet altındaki kişinin vasinin izni olmaksızın
yaptığı işlem hükmündedir.” hükmü getirilirken, 466. maddesinde, “Vesayet
organları ve vesayet işleriyle görevlendirilmiş olan diğer kişiler, bu
görevlerini yerine getirirlerken iyi bir yönetimin gerektirdiği özeni
göstermekle yükümlüdürler.”, 467/1. maddesinde “Vasi görevini yerine getirirken
kusurlu davranışıyla vesayet altındaki kişiye verdiği zarardan sorumludur.” hükmü
düzenlenmiştir.
Öte yandan;
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun
59.maddesinde “Dava ikamesine ehil olan her şahıs davasını bizzat ve yahut
intihap edeceği vekil vasıtasıyla ikame ve takip edebilir. Kanuni mümessiller dahi
bu hakkı haizdir.” Hükmü getirilmiştir.
Bu itibarla;
Yukarıda belirtilen kanun hükümleri
birlikte değerlendirildiğinde, vasinin, 4721 sayılı Türk
Medeni Kanununun 462. ve 463. maddelerinde tahdidi olarak sayılan işlemleri
yapabilmesi için mahkemeden izin alması zorunlu olmakla birlikte, alınan izni
takiben ya da kanunda sayılan hallerden hariç yapılması lüzumlu işlemlerin
takibi için avukata vekaletname
verilmesi durumunda ise mahkemeden izin alınmasına gerek olmadığı
düşünülmektedir.”denilmektedir.
2003/8 Muvazzaf veya yedek er ve erbaşlara ait
vekaletnamelerde harç Hk.
Adalet Müfettişlerinin yapmış olduğu
teftişlerde muvazzaf veya yedek erbaş ve erlerin noterliklerde yaptırdıkları vekaletnamelerden fuzulen harç tahsil olunduğunun
belirtilmesi üzerine,
Konu hakkında görüşlerinin
alınmasını teminen Maliye Bakanlığına müracaat edilmiştir.
Maliye
Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünden cevaben alınan ve Yönetim Kurulumuzun
19.02.2003 günlü toplantısında görüşülen 31.12.2002 günlü ve 58151 sayılı yazıda,
“Bilindiği üzere, 1111 sayılı Askerlik Kanununun 61 inci maddesinin 1 inci
fıkrasında, hazarda veya seferde silah altına çağrılan muvazzaf veya yedek
erbaş ve er resmi veya hususi her türlü işlerinde kendilerini temsil etmek
üzere diledikleri bir şahsı ikinci fıkrada yazılı hükümler dairesinde tanzim
edilecek bir vekaletname ile de tevkil
edebilecekleri hükmü yer almış, aynı maddenin 2 nci
fıkrasında ise bu vekaletnamelerin, askerliğe daveti müteakip ve kıtaya
iltihaktan önce noterler, noterlik bulunmayan yerlerde Sulh Hakimleri veya
vilayet veya kaza jandarma komutanları ile askerlik şubeleri reisleri ve kıtaya
iltihaktan sonra da Askeri Adli Hakimler, bölük komutanları veya bulundukları
müessese amirleri tarafından tanzim ve tasdik edilebileceği gibi bu
vekaletnamelerin hiçbir harca ve resme tabi olmayacağı belirtilmiştir.
Buna
göre, söz konusu vekaletname ile ilgili harç istisnasının askerliğe davet
tarihinden terhis tarihine kadar geçecek süre için uygulanması gerekmektedir.” denilmektedir.
Maliye Bakanlığı görüşüne göre
ilgili kişilerin askerliğe davet tarihinden terhis tarihine kadar geçecek süre
içerisinde düzenletecekleri vekaletnameler
bakımından harç istisnası uygulanması gerekmektedir.
2003/11 Tevkil yetkisine
dayanılarak verilen vekaletnameler Hk.
İLGİ: 29.04.1998 günlü 13 sayılı
genelgemiz.
Asilin resminin bulunduğu vekaletname örneği tevkil belgesine Kanun
gereğince eklendiğinden, tevkil yetkisine dayanarak vekilin başka bir avukatı
tevkil etmesi halinde vekilin resminin yapıştırılmasına gerek olmadığına
ilişkin Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'nün 16.03.1998 tarih ve
4140 sayılı yazısı ilgi genelgemiz ile sizlere duyurulmuştu.
Araç satışlarına ilişkin tevkil
yoluyla yapılan vekaletnamelere fotoğraf
yapıştırılmasına gerek olup olmadığı hususunda intikal eden başvuru ve
tereddütler nedeniyle konu yönetim Kurulu'nun 19.03.2003 günlü toplantısında
görüşülmüş;
Araç satışlarıyla ilgili olarak düzenlenen fotoğraflı vekaletnameye dayanarak vekilin tevkil
yetkisine istinaden başka bir kişiyi vekil tayin etmesi halinde, vekaletnameye ilk işlemin yapıldığı
noterliğin adı, yevmiye numarası, tarihi belirtilmek ve fotoğraflı vekaletname eklenmek kaydıyla tevkil
yoluyla yapılan vekaletnamelere
fotoğraf yapıştırılmasının gerekmediğine karar verilmiştir.
2003/14 Yabancı uyruklulara ait MA-MZ grubu plakalar Hk.
İLGİ: 04.07.1997günlü 31 sayılı
genelgemiz.
Gümrük vergi ve resimleri ödenmeyen
ve Ülkemize ithali yapılmayan (MA-MZ) plaka grubu araçların satışının
yapılamayacağı ilgi genelgemizle sizlere duyurulmuştu.
İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel
Müdürlüğü'nden alınan ve Yönetim Kurulu'nun 19.03.2003 günlü toplantısında
görüşülen 04.02.2003 tarihli 1416-31922 sayılı yazıda;
“Yabancılara
verilen (MA-MZ) grubu plakalı araçların tescil belgelerinde adı yazılı
kişi/kişiler haricindekilerin kullanmaması gerektiğinden, bu tür araçları başka
kişi ve kuruluşların kullanması için vekaletname tanzim edilmemesi”
belirtilmiştir.
2004/19 ANTBİRLİK' in noter işlemlerinde damga vergisi ve harç muafiyeti hk.
ANTBİRLİK Antalya Pamuk ve Narenciye
Tarım Satış Kooperatif Birliği tarafından Birliğimize gönderilen yazıda, adı
geçen birlik işlemlerine ilişkin muafiyete dair görüşün tüm noterliklere
duyurulması talep edilmesi üzerine,
ANTBİRLİK' e gönderilen yazımız ile
Birliğimizce işlem sahiplerine genel mahiyetli görüş tayininin mümkün
bulunmadığı, 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri Hakkındaki
Kanunun 6. maddesinde düzenlenen muafiyet hükmü yönünden genel mahiyetli bir
görüşe ihtiyaç duyulduğu takdirde Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğüne
müracaat edilmesinin gerektiği bildirilmiştir.
Bu
yazımız üzerine ANTBİRLİK' in Antalya Defterdarlığına müracaatla almış olduğu
09.07.2003 günlü ve 5509 sayılı yazıda “Bilindiği üzere, 492 Sayılı Harçlar Kanununun
38 inci maddesi birinci paragrafında; Noter işlemlerinden bu kanuna bağlı (2)
sayılı tarifede yazılı olanların noter harçlarına tabi oldukları, 123 üncü
maddesinde de özel kanunlarla harçtan muaf tutulan kişilerle, istisna edilen
işlerden harç alınmayacağı hüküm altına alınmıştır.
Diğer taraftan, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu' nun 1 inci
maddesinde bu kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine
tabi olacağı, bu Kanundaki kağıtlar teriminin ise, yazılıp imzalanmak ve imza
yerine geçen bir işaret koymak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu
ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeleri ifade edeceği, 3
üncü maddesinde de damga vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu
belirtilmiştir.
Damga Vergisi Kanununa ekli (2) sayılı tablonun V-15
inci bendi ile Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri ve Tarım Kredi
kooperatiflerinin her türlü muamelelerinde düzenlenen ve Damga Vergisi bunlar
tarafından ödenmesi gereken kağıtların damga vergisinden istisna edileceği
hüküm altına alınmıştır.
Ayrıca 4572 Sayılı Tarım Satış Kooperatifleri ve
Birlikleri Hakkında Kanunun 6/h fıkrasında; Kooperatif ve birliklerin defter ve
belgelerinin notere tasdik ettirilmesi işlemleri yalnızca noterlik ücretine
tabi olup, vergi, resim ve harçtan müstesna olduğu hüküm altına alınmıştır.
Bu açıklamalara göre; Kooperatifinizin noterde
yaptıracağı kasa, yevmiye, defteri kebir, karar ve diğer yasal defterlerinizin,
genel kurul tutanaklarınızın, imza sirkülerinizin, Ortaklarınızın vermek
zorunda oldukları rekolte beyannamelerinin, her türlü ihracat ve ithalat
belgelerinizin, taahhütnamelerinizin, sözleşmelerinizin, vekaletname tasdik
işlemlerinden noterlik masrafı tahsil edilmesi, damga vergisi, resim ve harçtan
istisna tutulması gerekmektedir.” şeklinde görüş bildirilmiştir.
ANTBİRLİK
tarafından defterdarlık görüşünün noterliklere duyurulması talebi üzerine,
defterdarlık görüşü Birliğimizce Maliye Bakanlığına intikal ettirilerek
Bakanlıkları görüşünün bildirilmesi talep edilmiştir.
Maliye
Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünden cevaben alınan ve Yönetim Kurulumuzun
12.04.2004 günlü toplantısında görüşülen 14.01.2004 günlü ve 1728 sayılı yazıda
“İlgide kayıtlı yazınız ekinde
yer alan, Antalya Defterdarlığının 09.07.2003 gün ve Harç-2003-35-3135-5509
sayılı özelgesi incelenmiş, 492 sayılı Harçlar Kanunu ve 488 sayılı Damga
Vergisi Kanunu yönünden belirtilen görüşler Bakanlığımızca da mevzuat
hükümlerine uygun bulunmuştur.”denilmektedir.
Buna göre ANTBİRLİK tarafından noterliklerde yaptırılan
ve defterdarlık görüşünde belirtilen işlemler sebebiyle bu Birlikten harç
tahsil edilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Ayrıca adı geçen Birlik ile
üyelerinin karşılıklı olarak düzenleyecekleri kağıtlar ve yapacakları işlemler
sebebiyle de damga vergisi ve harç tahsil edilemeyecektir.
Ancak, bu Birliğin ortaklar dışında
kalan diğer kişi ve kuruluşlarla karşılıklı olarak düzenleyeceği kağıtlara ait
damga vergisinin 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 24 üncü maddesi hükmü
gereğince işlemin karşı tarafını teşkil eden ve damga vergisinden muafiyeti
bulunmayan kişi veya kuruluş tarafından ödeneceği tabiidir. Bununla birlikte
işlem tarafı olan kişi veya kuruluşun kendi imzasına tekabül eden harcı da
ödemesi gerekmektedir.
1. Aşağıda imzası bulunan, Polonya Yasaları uyarınca
kurulmuş ve faaliyetini sürdürmekte bulunan, tescilli merkezi 17 Stycznia No
39, Varşova, Polonya adresinde yerleşik LOT Polonya Havayolları SA Yönetim
Kurulu Başkanı Jan LITWINSKI, LOT Polonya Havayolları tüzüğü, Ana Sözleşmesi uyarınca
tarafıma verilen yetkiye dayanarak, AA 6689662 sayılı pasaport hamili, halen
İstanbul'da oturan Polonya vatandaşı Sn. Tomasz Regulski'yi, Lot Polonya Havayollarının
Türkiye Bölge Müdürü olarak atadığımı beyan ediyor ve adı geçen Sn.Tomasz
Regulski'yi işbu belge ile, LOT Polonya Havayollarının Türkiye'de, aşağıdaki
yetkilere sahip yasal Vekili kılıyorum, şöyle ki:
1/ LOT Polonya Havayollarını Türkiye'de tüm resmi ve
özel daire, özel ve tüzel kişiler, kurumlar, şirketler ve T.C. Merkez Bankası
dahil olmak üzere bankalar nezdinde temsil etmek,
2/ LOT Polonya Havayolları adına Türkiye'de tüm
hükümet makamları, Belediye Başkanlıkları ve Belediye Meclisleri, Gümrük
Daireleri ve diğer makamların huzuruna çıkarak, LOT Polonya Havayollarının
Türkiye'ye, Türkiye'den ve Türkiye üzerinden gerçekleşecek uçuşlarıyla ilgili
olarak iniş ve uçuş hakları, ticari serbestlikler ve diğer hakları görüşmek, bu
haklar için başvuruda bulunmak ve bu hakları almak ve bu kapsamda gerekli
olabilecek her türlü başvuru, beyan, talepname ve ifadeleri LOT Polonya
Havayolları adına hazırlamak ve imzalamak.
3/ LOT Polonya Havayollarının Türkiye'deki
ticari faaliyetleri kapsamı içinde yer alan tüm hususlara nezaret etmek ve bu
kapsam içinde her türlü anlaşma, sözleşme ve diğer belgeleri görüşmek ve
imzalamak ve bu çerçevede hak ve yükümlülükler üstlenmek.
4/ LOT Polonya Havayolları adına tüm gerekli banka
hesaplarını açmak, kapatmak ve işletmek ve bu kapsam içinde bu hesaplara para
yatırmak ve çekmek, her türlü çek, senet ve bonoları vermek, imzalamak ve ciro
etmek, bedellerini tahsil ve tesellüm etmek ve banka hesaplarından her türlü
ödemeler yapmak ve LOT Polonya Havayollarına yapılan her türlü ödemeyi kabul ve
teyit etmek; ancak şu koşulla ki bir hesabın açılması ve kapatılması ve para
çekilmesi için Şirketin Mali İşletme Müdürünün rızasının alınması şarttır.
5/ Personel istihdam etmek ve çalışanlar, hizmetliler
ve işçilerle iş akitleri yapmak ve bu personele ücret vermek, bu personeli
görevden almak, işten çıkarmak veya görev yerini değiştirmek.
6/ Türkiye'de Acenteler, Alt Acenteler tayin etmek ve
bunlarla her türlü anlaşma ve sözleşme yapmak ve imzalamak ve elleçleme
acentelerine ve diğer hizmet şirketleri, oteller, lokantalar ve ikram
şirketlerine talimatlar vermek.
7/ Her türlü mahkeme, Hakimlik, Yargıtay, Danıştay,
Komisyonlar, İcra Daireleri ve her dereceden yargı yetkisine sahip diğer
makamlar nezdinde LOT Polonya Havayollarını temsil etmek ve onun adına davacı,
davalı, müdahil taraf veya başka her türlü sıfatla bu makamların huzuruna
çıkmak, muhtıra ve başvuruları imzalamak ve sunmak, duruşmalarda hazır
bulunmak, her türlü savunmayı yapmak ve genel olarak, her türlü adli ve idari
işlemi yürütmek, adli yollara başvurmak, Yargıtay'a ve Danıştay'a başvurmak,
talep ve talepten feragatleri kabul etmek, yüksek mahkemeler ya da Danıştay
nezdindeki temyizler dahil olmak üzere talepten veya davadan, adli takibattan
feragat etmek, Mahkemede ya da Mahkeme dışında sulh etmek, hakimleri reddetmek,
yemin vermek, yemini kabul veya reddetmek, tahkim yoluyla uzlaşmak, tahkim
anlaşmalarını imzalamak ve icra etmek, hakem atamak veya hakemlere itiraz
etmek, belge ya da teminat karşılığında her türlü tutarı tahsil ve tesellüm
etmek, icra takibi açtırmak, borçluların iflasını talep etmek, her türlü icra
anlaşmasını kabul veya reddetmek ve tüm alacaklı toplantılarında oy kullanmak,
her türlü karar, hüküm, hakem kararı çıkartmak ve bu kararların icra edilmesini
talep etmek ve her türlü yükümlülüğü ibra etmek.
8/ İşbu vekaletnamede yer alan yetkilerin tamamı ya
da bir kısmıyla aharı tevkil, teşrik ve azletmek.
Vekilin yasalara uygun olarak ve işbu vekaletname
uyarınca yapacağı ya da yaptığını ileri süreceği tüm iş ve işlemleri onaylamayı
ve doğrulamayı taahhüt ediyorum.
İşbu vekaletname ile, 22 Mayıs 1995 tarihinde verilen
vekaletname geçerliğini kaybedecektir.
YETKİ
Tüm noterliklerde
yapılabilir.
BİLDİRİM
Vekaletnamelerle ilgili
herhangi bir bildirim kuralı yoktur.
TAVSİYELER
1- Tapulama Mahkemesindeki davanın takibi
için verilen vekaletnamede; asil ile vekil arasında karı-kocalık ilişkisinin
bulunup bulunmadığının, menfaat zıtlığı olup olmadığının araştırılmadığı
anlaşılmıştır.
Önceki Tapulama Kanununun yerine geçen
3402 sayılı Kadastro Kanununun 31. maddesiyle, engelin evvelce geniş tutulan
sınırı daraltılmış ve yalnızca karı-koca münasebetine indirgenmiş olmakla
birlikte yine de halen eş olanlar arasında menfaat zıtlığı yok ise
birbirlerinin kadastro mahkemesindeki davalarını takip edebileceklerinden, bu
hususların araştırılıp belgelenmesi,
…yevmiye sayılı ve tapuda işlem
yapılmasına yetki veren vekaletnamelerin "onama"şeklinde yapılmasının
kabul olunduğu tespit edilmiştir.
Noterlik Kanununun 89’uncu maddesinin;
tadadi olarak sayılan diğer bazı işlerde olduğu gibi, niteliği bakımından
tapuda muamele yapılmasını gerektiren…vekaletnamelerin düzenleme şeklinde
tanzimini mecburi kıldığının hatırda tutulması,
3- Niteliği bakımından tapuda işlem
yapılmasını gerektiren, 1988/...yevmiye sayılı gayrimenkul satış vaadi
sözleşmeleri ile devredilecek taşınmazların mülkiyetini aktarmaya yönelik
vekaletnamelerde, ilgililerin fotoğraflarının olmadığı görülmüştür.
Noterlik Kanunu Yönetmeliği’nin 93.
maddesi uyarınca:Niteliği bakımından tapuda işlem yapılmasını gerektiren
işlemlere fotoğraf yapıştırılması icabettiğinin bundan böyle dikkatle nazara
alınması,
4-Mahiyeti itibariyle özel vekaletname
olmalarına karşın, bunlardan bir kısmının genel vekaletnameler gibi harca tabi
tutulduğu belirlenmiştir.
Borçlar Kanununun 386 ve sonrası
maddeleri ile HUMK’nun 62 ve 63. maddeleri uyarınca:Münhasıran bir işin
yapılması ve sonuçlandırılması için düzenlenen yetki belgesinin, özel vekalete
taalluk edeceği dikkate alınarak, buna göre harç tahsil edilmesi,
5- Vekalet verenlerin, vekilin yetkisinin
belirli gün ve saate kadar geçerli olduğu konusundaki isteklerinin, irade
beyanı muhtevasına değil, iş kâğıdının başlık kısmına yazıldığı, çıkıntı
niteliği kazandırılan bu kısımların ilgililere imzalatılmadığı, noterce de
tasdik olunmadığı görülmüştür.
1512 sayılı Noterlik Kanununun 81/1’inci
maddesi gereğince:Bu kabil ilavelerin noterin onayı ile birlikte, ilgilisinin
de imzasını taşıması halinde muteber olabileceğinin, söz konusu uygulamanın
taraflar arasında ihtilaf yaratabileceğinin, aynı zamanda noterin sorumluluğunu
mucip olabileceğinin unutulmaması,
6- ...sayılı taşınmaz malını sattırmak
için verilen vekaletnamede, ilgilinin verdiği yetkiyi geri almayacağına ve
caymayacağına, aksi halde cezaî şart ödeyeceğine dair kayıt konulduğu
anlaşılmıştır.
Borçlar Kanununun 396/1maddesine göre,
vekaleten azil her zaman caiz olduğundan, kanunun açık hükmüne aykırılık teşkil
eden bu kabil taahhütlere 1512 sayılı Noterlik Kanununun 53/ilk maddesi de
nazara alınarak iş kâğıtlarında yer verilmemesi,
Diğer taraftan vekaletnamenin bağlayıcı
da olmasa bu gibi bir taahhüdü içermesi halinde, yüklenimin değerli veya
değersiz oluşuna göre Harçlar Kanununun 38/2 maddesi gözetilerek (asıl vekalet
işleminin) harcı ile birbiri ile ilgili işlemin damga vergisinin de tahsil
edilmesi icabettiğinin unutulmaması,
7- ...yevmiye sayılı iş kâğıdının
tetkikinde; verilen yetkinin belirli miktarla sınırlandırılması sebebiyle 4
imzalı vekaletnamede harcın imza adedi üzerinden maktu olarak değil, belirli
miktara göre nispî olarak hesaplandığı tespit olunup, değerin küçüklüğü
nedeniyle ortaya çıkmış bulunan eksiklik tamamlattırılmıştır.
Vekaletnameyle verilen yetkinin, belirli
bir meblağla sınırlandırılmış olmasının, işlemin hukukî niteliğini
değiştirmeyeceği nazara alınarak harcın hesabında bu miktarın esas alınmaması
ve vekaletnamelerle ilgili Harçlar Kanununa bağlı (2)sayılı Tarifenin II/3-a, b
maddelerindeki esasların dışına çıkılmaması,
8- 1988/...yevmiye sayılı vekaletname ile
Bodrum’daki kooperatifteki hak ve matlupları ile çıkan konutunu başka şahsa
satma yetkisi veren Adnan Karabaş, (Devir bedelinden 50.000.000.-lirayı
vekillerden nakden aldığını)bildirdiği ve bu hali ile (vekaletname) ile (avans
makbuzu) birlikte oluşturulduğu halde; 25.000.-TL yerine 500.-TL harç alındığı,
250.000.-TL yerine hiç damga vergisi karşılığı tahsil olunmadığı belirlenmiş ,
birlikte hesaplanan eksiklik ikmal ettirilmiştir.
Maliye ve Gümrük Bakanlığı GGM’nün
17.6.1938 tarih ve 24302-368/19321 sayılı Genel Tebliğinde de açıklandığı
üzere; Henüz yapılmamış bir iş veya teslim edilmemiş bir mal karşılığı olarak
ve henüz hak sahibi olmadan peşinen alınan para mukabilinde düzenlenen makbuz
veyahut ta bu mahiyetteki kabzı mutazammın belgelerin "avans makbuzu ya da
senedi" olduğunun, bunların da birbiri ile ilgili iş olarak gerçekleştirilmesi
halinde:Harçlar Kanununun 46 ve Damga Vergisi Yasası’nın 6’ıncı maddeleri
uyarınca en yüksek olanından harç ve damga vergisi bedeli tahsil edilmesi
icabettiğinin bilinmesi,
9- Avukatlığı bırakan A.V’nin, değişik
davalar sebebiyle aldığı davayı takip ve savunma yetkisini, ilçedeki diğer bir
avukata devretmek amacıyla tanzim ettirdiği vekaletnamede imza sayısının, ilk
vekilin aldığı vekalet sayısınca kabul edilmediği, tek addedildiği:dolayısıyla
da eksik harç tahakkuk olunduğu belirlenmiş; noksanlık için gereği
yaptırılmıştır.
H.K’44/1. maddesi uyarınca; bir kişinin,
birden çok kimseyi temsil etmesi imzaların çoğaltılmasını ve harcın artırılmasını
gerektirmez ise de, aynı maddenin son fıkrası ile (ayrı ayrı işler için imza
atmanın)46. madde anlamında birbiri ile ilgili olma koşulu yoksa, aynı imza
için bile olsa ayrı ayrı işler sebebiyle, ayrı ayrı harç alınması hükme
bağlandığından, Ad.B.HİGM’nün 12.5.1993 g.20750 sayılı mütalâasında da
belirtildiği üzere vekilin imzasının (ayrı işler nedeniyle) ayrı ayrı sayılıp,
ayrı ayrı harç alınması gerektiğinin bilinmesi,
Harçlar Kanununun 44/son maddesi
gereğince; (Birden ziyade kimsenin)bir kâğıda ayrı ayrı işler için imza atması,
imza ettikleri her kısım için ayrı ayrı harç alınmasını gerektirdiği gibi; Tek
bir şahsın da bir kâğıdı birden çok iş için imzalaması ayrı ayrı harç
ödenmesini amir bulunduğundan,
Asillerin yeniden ayrı ayrı işler için
vekalet vermeleri halinde nasıl harç alınacak ise, onların avukatlarının,
evvelce ayrı ayrı açılmış dava ve takipler için verilmiş; boşanma, tazminat,
sebepsiz iktisap, muvazaa için devredilmiş yetkinin, ikinci elden devri halinde
de bunları ayrı işler saymanın kanuna karşı hileyi engelleyeceği,
Yasanın 44/3 ve son fıkraları ile (bir
işten)ve(ayrı ayrı işler için imza atılmasından)söz edilmek suretiyle, birinci
fıkra ile de (aynı işin)esas alındığının düşünülmesi gerektiği, uygulamada da
aynı akde taraf olan birden çok şahsın müşterek vekilinin imzasının
(tek)sayıldığının; Eğer bir iş kâğıdında satış ve kira gibi birden çok iş varsa
bunları aynı tarafın vekili olarak imzalayan, vekilin imzasının her (iş)için
ayrı kabul olunduğu göz önünde tutularak,
Başka başka şahısların vekili olan
avukatın onlardan aldığı yetkileri devretmenin bir biri ile ilgisiz ve bağımsız
işler için imzalanmış ayrı ve birden çok muamele olduğunun;
Vekilin imzasının, ismi verilen asiller
adedince çoğaltılması gerektiğinin,
Eğer, evvelce birden çok asilin , tek bir
iş (örneğin meni müdahale davası) için vekalet verdiği belgelenirse, (işte
birlik)sebebiyle, yalnızca o işteki asillerin tek imza ile temsil edildiğinin
kabulü,
Vekilin, bir davada birden çok şahsı
onlardan ayrı ayrı aldığı vekaletnamelerle temsil etmesi söz konusu ise,
(devredilen vekaletname sayısına) bakılmaması, (işe) bakılması
Avukat müvekkillerinden biri ile ilgili
olarak birden çok dava açtıktan sonra, bunlardaki yetkisini yeni avukata
devrediyorsa, (her işteki temsil ayrıca harca tabi)tutulacağından, bu işlerdeki
imzaların ayrı ayrı sayılması; vekaletname tanzim edilirken vekilin, asili
hangi işlerde temsil edeceği tek tek bilinmediğinden birden çok yetki ve genel
vekalet için tek bir harç alınmasının; somut olarak işler belli olunca
bunlardaki yetkinin devredilmesinin (ayrı işler)sayılması sebebiyle, varılan
sonuçta bir tezat oluşturmadığının unutulmaması,
Avukatın henüz katılmadığı dava veya
takip ile ilgili yetkisini devretmesi halinde de, bu imzanın ayrıca sayılması,
10- Evvelce tanzim olunan vekaletnamedeki
yetkilerin genişletilmesi ihtiyacı doğunca, yeni hukukî salahiyetlerin de
kullanılabilmesi amacıyla yazılıp imzalanan kâğıtların önceki vekaletnamenin
düzeltilmesi niteliğinde olduğunun kabulü ile buna göre harç alındığı görülmüş,
eksiklik tamamlattırılmıştır.
Düzeltme, evvelce yapılmış bir hatanın
ortadan kaldırılmasına yönelik olarak yapılabileceği gibi, her yetkinin ayrıca
verilmesi, bağımsız bir vekalet verme işlemini oluşturduğundan, aynı şahsın
sahip olduğu yetkilere yenilerinin de ilave edilmesinin bu hali ile düzeltme
sayılamayacağının, bu nedenle ikinci işlemin de vekaletname gibi harca tabi
tutulması gerektiğinin hatırdan çıkarılmaması,
11- 1993/...yevmiye sayılı
"vekaletname"başlıklı iş kâğıdının incelenmesinde:İlgili mümessili
saydığı kişiye vekalet verirken aynı zamanda onu azlettiğinde durumu Vergi
Dairesine de bildirmeyi, aksi halde bundan doğacak tüm zararlara katlanmayı da
taahhüt ettiği halde, işlemin yalnızca "vekaletname" gibi harç mevzuu
yapıldığı belirlenmiş, noksanlık ikmal ettirilmiştir.
Maliye ve Gümrük Bakanlığı GGM’nün
26.6.1989 tarih ve 50582 sayılı mütalâalarında da açıklandığı üzere:aynı
zamanda başka bir taahhüdü içeren vekaletnamelerden hem "vekaletname"
ve hem de "değersiz taahhüt"sebebiyle harç ve ikinci hukukî muamele
nedeniyle ayrıca damga vergisi tahsil edilmesi icabettiğinin hatırdan
çıkarılmaması,
Verilen (vekaletname)işlemi ile
(taahhütname) işleminin, bir birinin yerine geçme özelliği olmadığı ve ayrı
ayrı olayları konu edindiği nazara alınarak, bunların bir biri ile ilgili iş
sayılmaması, harç tahakkuku sırasında bu özelliğe de dikkat edilmesi,
12- Vekaletnamelerin değerlendirilmesinin
tetkikinde:
1994/...yevmiye sayılı olup 4 yaprak
kâğıda yazılan vekaletname nedeniyle; kaç yaprak olursa olsun 7.000.-TL değerli
kâğıt bedeli (Değ.Kağ.Ka.Tablosunun 1/c mad.)alınacağı düşüncesiyle I asıl, 2
örnek yazılan işlemden (7.000 x 3 =21.000 liralık)değerli kâğıt bedeli tahsil
edildiği anlaşılmış eksiklik tamamlattırılmıştır.
1994/...yevmiye sayılı, 3 yapraktan
oluşan genel vekaletnameden de her bir yaprağın (noter kâğıdından) daha az
değerli olmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle (4.000 x 3 yaprak =12.000.-TL
x 1 asıl ve 2 örnekten =36.000.-TL)değerli kâğıt karşılığı alındığı
gözlemlenmiştir.
Bakanlık HİGM’nün 20.3.1965 tarih ve 182/5441
sayılı mütalâalarında da açıklandığı veçhile:Evvelce Maliye Bakanlığınca
bastırılan vekaletnameler 2 yapraktan oluştuğu için, bunlar sebebiyle alınacak
değerli kâğıt bedelleri adî kâğıtlardan daha yüksek tutulmak ihtiyacında
kalındığından:Eğer bir vekaletname 2 yaprak adî kâğıda, yani noter kağıdına
yazılırsa bundan 210 sayılı Yasaya bağlı tablonun 1/c bendi gereğince ki, halen
geçerli olan Tabloya göre 100.000.-TL değerli kâğıt bedeli alınması;
Vekaletname 2’den fazla yapraktan meydana gelmiş ise, o takdirde 2’den sonraki
kâğıtlar için de aynı Tablonun 1/a maddesi mucibince, ki halen 50.000.-er TL
değerli kâğıt karşılığı hesaplanması; Yapılan açıklamalara göre de 4 yapraklı
bir vekaletnameden, bu gün itibariyle (100.000)+(2 x 50.000 =100.000)in toplamı
olan 200.000 ve 3 nüsha yazıldığı için 200.000 x 3 nüsha =600.000.-TL değerli
kâğıt bedeli)alınması,
Değerli Kağıtlar Kanununa bağlı Tabloda
yaprak sayısına değinilmemekle birlikte vekaletnamelerden 2’den fazla yapraktan
oluşsa bile yine de işlem başına maktu Tablodaki 1/c maddesindeki tutarın
alınması ile yetinilemeyeceğinin bilinmesi,
13- Vekaletnamelerin birden fazla kâğıda
yazılması halinde birinci yaprağın 200 ve sonraki kâğıtların da keza 200 TL
olarak değerlendirildiği ve bu suretle değerli kâğıt bedeli alındığı
anlaşılmıştır.
Bakanlığın 20.3.1965 tarih ve 18-2/5441
sayılı tamimi ile Maliye ve Güm.Bak.GGM’nün 28.2.1964 gün ve 21011126/38-7037
sayılı mütalâaları gereğince; vekaletname re'sen senet ve protestoların
uygulamada maliyece bu cins değerli kâğıt satılmadığı göz önünde tutularak,
Tek bir adî kâğıda sığması halinde
Değ.Kağ.Kanununa ekli Tablonun 1-c bendi uyarınca (...) TL
İki yaprak kâğıda yazılmışsa; her iki
yaprak için toplam Değ.Kağ.Ka.bağlı Tablonun 1-c maddesi uyarınca...(halen
7.000)TL
İkiden çok adî kâğıda yazılması durumunda
da bunun içindeki ilk ikiden sonraki her yaprağın, ayrı ayrı, Yasanın 1-a bendi
gereğince (...)’er TL hesabıyla
Değerlendirilmesi icabettiğinin
unutulmaması,
14- ...yevmiye numaralı özel
vekaletnamede; yetkinin 2.000.000.-TL ile sınırlandırılması üzerine, bu
miktarın damga vergisine esas alındığı ve dolayısıyla işlemden 10.000.-TL damga
vergisi bedeli tahsil olunduğu görülmüştür.
Maliye ve Güm.Bak.GGM’nün 15.1.1979 tarih
ve 2101107 805/2765 sayılı mütalâalarında da açıklandığı veçhile;
vekaletnameler, 488 sayılı Yasanın dışında kaldığından bunların damga vergisine
tabi tutulması gerektiğinin unutulmaması,
Vekaletname, bir şahsın kendi yapacağı
hukukî muamelenin yapılmasını bir başkasına bırakmasına dair yetkilendirme
olup, vekil ile asil arasında sırf bu sebeple para ile belirlenebilecek borç
ilişkisi doğmadığının; aynı zamanda ücreti ve tarafların yetki ve
yükümlülüklerini gösteren belgenin yetkilendirme dışında vekalet sözleşmesi
oluşturacağının ve ayrı nevi bir işlem sayıldığının;
Vekilin yetkisini icra ederken gözetmesi
gereken kuralların bu arada üçüncü şahısla yapılacak akdin, belirli miktarla
sınırlandırılmış olmasının, yetki düzenlemesi ile ilgili olup, vekilin bizzat
bu değeri borçlanması ve akdin onunla kurulması anlamına gelmeyeceğinin
bilinmesi,
Vekalet veren, önceden üçüncü şahısla bir
akit yapıp, belirli taahhüt altına girdiğini beyan ederek bunun icrası için
yetki verdiğini de vurgulamakta ise, o takdirde (vekaletname) işlemi yanında
bununla ilgili olarak tanzim edilmiş bir (taahhütname) de belgelenmiş
olacağından, bunun gerektirdiği harç ve damga vergisinin de tahakkuk ettirilip,
harçlardan hangisi fazla ise onunla, icabeden damga vergisinin tahsilinin imkan
dahilinde olabileceğinin akılda tutulması,
15- 1991/...yevmiye sayılı olup, tek
yapraktan fazla kâğıda yazılan vekaletnamelerden, her bir yaprağın ayrı ayrı
Değerli Kağıtlar Kanununun ekli Tablosunun 1/c bendi uyarınca değerli kâğıt
bedeli alınması suretiyle değerlendirildiği gözlemlenmiştir.
Bakanlık HİGM’nün 20.3.1965 tarih ve
18-2/5441; Maliye ve Gümrük Bakanlığı GGM’nün 28.2.1964 gün ve 2101126/38-7037
sayılı mütalâalarında da açıklandığı gibi:Değerli Kağıtlar Kanununun ekli
Tablosunun 1/c bendinde gösterilen tutarın 2 yapraktan ibaret vekaletnamelere
ait toplam tutar olduğu; buna göre vekaletnamenin tek bir kâğıda yazılması
halinde alınacak değerli kâğıt bedeli ile 2 yaprağa yazılması hali arasında
eşitlik bulunduğu; Eleştiri konusu yapılan olaylarda olduğu gibi
vekaletnamelerin 2 veya daha çok yaprağa yazılması durumunda ilk iki yaprak karşılığı
Yasaya ekli Tablonun 1/c maddesi gereğince...(halen 100.000)TL; Sonraki her bir
yaprak nedeniyle tablonun 1/a bendindeki tutara yani normal noterlik
kâğıtlarında olduğu gibi değerli kâğıt bedeli alınması icabettiğinin göz önünde
tutulması,
Avans makbuzu ile beraber
yapılan - Harç ve damga vergisi
Avukata verilen
vekalet - Sarih adresi yazmama
Bakanlık HİGM'nün 9.10.1964 gün ve
8/63-16740 sayılı tamimleri gereğince mahkemeler tarafından yapılacak tebliğ
işlemlerinde doğacak müşküllerin Önlenmesi ve gecikmeye sebebiyet verilmemesi
için vekaletnamelerde, vekilin sarih iş adresinin yazılmasına özen
gösterilmesi,
Birden çok kimsenin
vekilinin yeni bir vekil tayin etmesi- Ayrı işler - İmza sayısı, Harç
Avukatlığı bırakan A.V'nin, değişik
davalar sebebiyle aldığı davayı takip ve savunma yetkisini, ilçedeki diğer bir
avukata devretmek amacıyla tanzim ettirdiği vekaletnamede imza sayısının, ilk
vekilin aldığı vekalet sayısınca kabul edilmediği, tek addedildiği;
dolayısıyla da eksik harç tahakkuk olunduğu belirlenmiş; noksanlık için gereği
yaptırılmıştır.
H.K'nun 44/1. maddesi uyarınca; bir
kişinin, birden çok kimseyi temsil etmesi imzaların çoğaltılmasını ve harcın
arttırılmasını gerektirmez ise de, aynı maddenin son fıkrası ile (ayrı ayrı
işler için imza atmanın) 46. madde anlamında birbiri ile ilgili olma koşulu
yoksa, aynı imza için bile olsa ayrı ayrı işler sebebiyle, ayrı ayrı harç
alınması hükme bağlandığından, Ad.B.HİGM'nün 12.5.1993 g. 20750 sayılı
mütalaasında da belirtildiği üzere vekilin imzasının (ayrı işler nedeniyle)
ayrı ayrı sayılıp, ayrı ayrı harç alınması gerektiğinin bilinmesi,
HK'nun 44/son maddesi gereğince; (Birden
ziyade kimsenin) bir kağıda ayrı ayrı işler için imza atması, imza ettikleri
her kısım için ayrı ayrı harç alınmasını gerektirdiği gibi; Tek bir şahsın da
bir kağıdı birden çok iş için imzalaması ayrı ayrı harç ödenmesini amir
bulunduğundan,
Asillerin yeniden ayrı ayrı işler için
vekalet vermeleri halinde nasıl harç alınacak ise, onların avukatlarının,
evvelce ayrı ayrı açılmış dava ve takipler için verilmiş; boşanma, tazminat,
sebepsiz iktisap, muvazaa için devredilmiş yetkinin, ikinci elden devri halinde
de bunları ayrı işler saymanın kanuna karşı hileyi
Yasanın 44/3 ve son fıkraları ile (bir
İsten) ve (ayrı ayrı ıslar için iın/n smdan) söz edilmek suretiyle, birinci
fıkra ile de (aynı işin) altı nlmHıQmm dıı?n nülmesi gerektiği, uygulamada da
aynı akte taraf olan birden çok şuhum mdştt-rek vekilinin imzasmm(tek)
sayıldığının; Eğer bir iş kağıdında hm 11
ş vu kin gibi birden çok iş varsa bunları aynı tarafın vekili olarak imzalayan,
voklllıı lm< Minin her (iş) için ayrı kabul olunduğu göz önünde tutularak,
- Başka başka şahısların
vekili olan avukatın onlardan aldığı yetkileri davaları menin bir biri ile
ilgisiz ve bağımsız işler için imzalanmış ayrı ve birden çok muamele olduğunun;
Vekilin imzasının, ismi verilen asiller
adedince çoğaltılması gemkii«'|iııjn,,ıMg|
- Eğer, evvelce birden çok
asilin, tek bir iş (örneğin meni müd;ıh.-ıi<» <ıhvhıı) için vekalet verdiği belgelenirse, (işte birlik)
sebebiyle, yalnızca o i^lokı imlilerin tek imza ile temsil edildiğinin kabulü,
- Vekilin, bir davada birden
çok şahsı onlardan ayrı ayrı aldığı vekaletname lerle temsil etmesi söz konusu
ise, (devredilen vekaletname sayısına) bakılmaması, (işe) bakılması,
- Avukat müvekkillerinden
biri ile ilgili olarak birden çok dava açtıktan •onfi, bunlardaki yetkisini
yeni avukata devrediyorsa, (her işteki temsil ayanca htroi tabi)
tutulacağından, bu işlerdeki imzaların ayrı ayrı sayılması; vekaletname tanzim
edilirken vekilin, asili hangi işlerde temsil edeceği tek tek bilinmediğindin
birden çok yetki ve genel vekalet için tek bir harç alınmasının; somut olarak
İş* ler belli olunca bunlardaki yetkinin devredilmesinin (ayrı işler) sayılması
8ibtb|y= le, varılan sonuçta bir tezat oluşturmadığının unutulmaması,
- Avukatın henüz katılmadığı
dava veya takip ile ilgili yetkisini devretmtll hi-lindede, bu imzanın ayrıca
sayılması
Ek yetkiler verme -
Düzeltme işlemi sayma - Harç
Düzeltme, evvelce yapılmış bir hatanın
ortadan kaldırılmasına yönelik olarak yapılabileceği gibi, her yetkinin ayrıca
verilmesi, bağımsız bir vekaletname işlemini oluşturduğundan, aynı şahsın sahip
olduğu yetkilere yenilerinin edilmesinin
bu hali ile düzeltme sayılamayacağının, bu nedenle ikinci vekaletname gibi
harca tabi tutulması gerektiğinin hatırdan çıkarılmaması
Ehliyetin tespiti – Doktor
raporu
Değerli kağıt bedeli
Değerli kağıt bedeli
Harç ve damga vergisi
Kadastro mahkemesinde iş
takibi - Karı kocalık ilişkisi
Önceki Tapulama Kanunu'nun yerine geçen 3402
sayılı Kadastro Kanunu'nun 31. maddesiyle, engelin evvelce geniş tutulan
sınırı daraltılmış ve yalnızca karı-koca münasebetine indirgenmiş olmakla
birlikte yine de halen eş olanlar arasında menfaat zıtlığı yok ise
birbirlerinin kadastro mahkemesindeki davalarını takip edebileceklerinden, bu
hususların araştırılıp belgelenmesi,
Tapuda İşlem yapılacak
vekaletnamelerin Onaylama şeklinde tanzimi
Noterlik
Kanunu'nun 89'uncu maddesinin; sınırlı olarak sayılan diğer bazı işlerde olduğu
gibi, niteliği bakımından tapuda muamele yapılmasını gerektiren .
vekaletnamelerin düzenleme şeklinde tanzimini mecburi kıldığının hatırda
tutulması,
Tapuda işlem yapılacak
vekaletlere Fotoğraf yapıştırmama
Noterlik
Kanunu Yönetmeliğinin 93. maddesi uyarınca: Niteliği bakımından tapuda işlem
yapılmasını gerektiren işlemlere fotoğraf yapıştırılması zorunlu olduğunun,
bundan böyle dikkatle nazara alınması,
Özel vekalet- Harç
Borçlar
Kanunu'nun 386 ve sonrası maddeleri ile HUMK'nun 62 ve 63. maddeleri uyarınca:
Münhasıran bir işin yapılması ve sonuçlandırılması için düzenlenen yetki
belgesinin, özel vekalete taalluk edeceği dikkate alınarak.buna göre harç
tahsil edilmesi,
Yetki süresi Muhteva dışına yazma
Vekilin Birden çok şahsı
temsil etmesi durumunda- İmza sayısı
Tek bir tüzel kişinin birden
çok şahıs tarafından temsili
Bakanlık Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'nün
4.3.1967 gün ve 4578 sayılı mütalalarında izah olunduğu veçhile; Harçlar
Kanunu'nun 44/1 maddesi gereğince birden çok kişiyi temsil eden vekilin
imzasının müvekkilleri adedince çoğaltılamayacağının ve aynı kişiyi temsil eden
ve müştereken hareket eden vekillerin imzalarının tek sayılması gerektiğinin
unutulmaması
Vekil
Bakanlığın 8.12.1964 gün ve
20128 s. tamimi ile 21.4.1970 gün ve 10711 sa. mütalaasında izah edildiği
üzere: 492 S.K'nun 44/2. md'sinde "bütün imzaların kanunen tasdiki şart
olan muameleler" den TTK'nun 279 ve şirket ana sözleşmeleri ile ilgili
diğer maddelerde yazılı ahvalin kastedildiği, şirket ana sözleşmelerinde olduğu
gibi, her ortağın imzasının ayrı ayrı tasdikinin kanunin şart olduğu hallerde
harcın vekilin temsil ettiği kişiler adedi kadar çoğaltılması geciktiği,
kanunen böyle bir şartın açıkça hükme bağlanmadığı diğer işlemlerde, bir
kişinin birden çok kişiyi temsil etmesi harcın arıtılmasını gerektirmediği
cihetli, söz konusu hallerde, temsil sıfatının taaddüt etmediği göz önünde
tutularak Vekaleten temsil edilen kişiler için, vekilin imzasının tek sayılması
suretiyle harç hesaplanması
Verilen yetkiyi geri
almama taahhüdü- Caymama taahhüdü- Cezai şart ödeme taahhüdü
Vekilin yetkisini miktarla
sınırlama -Harç
Yetkinin belli para ile
sınırlandırılması - Değerli işlem sayma
- Harç ve damga vergisi
İSTİSNALAR
Arsasını kooperatife kat karşılığı veren
arsa sahipleri ile yapı kooperatifleri arasında düzenlenecek arsa karşılığı
konut yapımına ilişkin sözleşmelerin ve arsa sahiplerince yapı kooperatifleri
lehine verilecek vekaletnamelerin inşa edilecek konutların net
alanlarının 150 m2'nin altında
olması şartıyla damga vergisi ve harçtan istisna edilmesi gerekir, TNB 1996/59 sayılı genelge
1111 sayılı Askerlik Kanununun 61 inci maddesinin 1
inci fıkrasında, hazarda veya seferde silah altına çağrılan muvazzaf veya yedek
erbaş ve er resmi veya hususi her türlü işlerinde kendilerini temsil etmek
üzere diledikleri bir şahsı ikinci fıkrada yazılı hükümler dairesinde tanzim
edilecek bir vekaletname ile de tevkil edebilecekleri hükmü yer almış, aynı
maddenin 2 nci fıkrasında ise bu vekaletnamelerin, askerliğe daveti müteakip ve
kıtaya iltihaktan önce noterler, noterlik bulunmayan yerlerde Sulh Hakimleri
veya vilayet veya kaza jandarma komutanları ile askerlik şubeleri reisleri ve
kıtaya iltihaktan sonra da Askeri Adli Hakimler, bölük komutanları veya
bulundukları müessese amirleri tarafından tanzim ve tasdik edilebileceği gibi
bu vekaletnamelerin hiçbir harca ve resme tabi olmayacağı belirtilmiştir.
Buna
göre, söz konusu vekaletname ile ilgili harç istisnasının askerliğe davet
tarihinden terhis tarihine kadar geçecek süre için uygulanması gerekmektedir TNB 2003/8 sayılı genelge
UYARILAR
Vekaleten yapılan işlemlerde imza temsil
edilen kişi sayısı kadar alınır. TNB 1993/59 sy gen.)
Kural olarak vekilin adresi vekaletnameye
yazılmaz.(TNB.1995/72 sy.gen.) Fakat Mümkün olması halinde vekilin adresinin
vekaletnameye yazılması yerinde olur. TNB genel yazı
Vekaletname
içine yazılacaklar.(89/70.89/63.sy gen.)
Plastik mühürle vekaletname onaylanamaz. Bu
kural diğer işlemler içinde geçerlidir. Yani
noterlik işlemlerinde plastik mühür kullanılamaz.(NH.C.3. 528
Vekaletnameler düzenlenirken mümkün
olduğunca İŞLEM FORMÜLLERİNE
uyulmalıdır. Vekaletname düzenlenirken
gereksiz yazı ve tekrarlardan kaçınılıp, Eş anlamlı kelimelerin
kullanılmamasına özen gösterilmelidir. ( TNB1979/28. sy genelge.)
B.K 388. maddesine göre "Vekaletin
kapsamı sözleşmede açıkça saptanmamış ise ilişkin olduğu işin niteliğine göre tayin
edilir".
VEKALETNAMELERİN YAPILDIĞI
ÜLKE DIŞINDA KULLANILMASI
Nasıl Türkiye'de yapılmış bir noterlik işlemi
yurtdışında geçerli ise, yurtdışında yabancı bir devletin noteri tarafından
yapılan işlemin, Türkiye'de de geçerli olduğu bilinmektedir. Nitekim 1512
sayılı Kanununun 195 nci maddesi, yabancı bir memlekette usulü uyarınca yapılan
bir noterlik işleminin ne şekilde ve hangi şartlar altında Türkiye'de
kullanılacağını hükme bağlamıştır.
Yabancı bir ülke noterliğinde yapılmış bir
vekaletname veya sair bir belgeye dayanılarak işlem yapılması halinde, ülke
noterliğine ait belgenin bir fotokopisinin veya aslına uygun olarak çıkarılmış
bir örneğinin mutlaka eklenmesi
yerinde olacaktır. TNB.1988/14sayılı
Velisi tarafından küçüğe atanmış bulunan
vekilin vekaleti, küçüğün reşit olmasıyla sona ermez. TNB 1991/28
sayılı genelgegenelge, 1980/31 sy gen)
Vekaleti bizim noterliğimizce yapılmış ise
azil var mı bakarız.
Başka
noterde yapıldıysa Azil var mı? araştırmak gerekmez.-Vekilden azil olmadı
beyanı alınabilir.
ÖN HAZIRLIK
GENEL OLARAK
1.İlgilinin kimliği
istenir.ve gelen kişinin kimlikteki kişi olup olmadığı kontrol edilir. Ayrıca
ilgililerin adres ve gerçek isteği öğrenilir. NK.Md.72
2.İlgilinin isteminin
Kanunların emredici hükümlerine aykırı işlem olup olmadığına bakılıp istem yasaya aykırı ise işlemler yapılmamalıdır. NK. Md. 53
3.İlgilinin işlemi yapma
yeteneği öğrenilir. NK.Md.72 Yeteneğin tespiti NK.Yön Md 91’e göre yapılır.
4.İlgili Türkçe bilmiyor ise
antlı tercüman bulundurulur. NK.Md 74
5.İlgilinin Kör, sağır veya
dilsiz olması halinde işlem iki tanık huzurunda yapılır. İlgili ile yazılı
olarak anlaşmak mümkün değilse antlı tercüman bulundurulur. NK.Md.73
Tanık ve tercümanların
NK.Md.76, 77, 78 kapsamında yasaklı olup olmadıklarına bakılır.
6.Başkaları adına işlem
yapacaklardan bu işlemi yapmaya yetkili
olduğuna dair belgeler istenir. ve Dayanak olarak işeme eklenir. NK.Md
79,NK.Yön. Md 92
7.İşlemler NK.Md.83
çerçevesinde daire dışında da yapılabilir.
İlgilinin istemine uygun
kalıba girilerek işleme başlanır.
ÖZEL OLARAK
.1.Tapuda işlem görecek
işlemler ,Boşanma Davaları İçin Verilen.Vekaletnamelere, ilgili kanunlarca
zorunlu olan işlemlere Fotoğraf yapıştırılacağı için istedikleri nüsha
sayısından bir fazla fotoğraf istenir. NK.Md.80 ve NK.Yön.Md 93
2.Tapuda işlem yapılmasını
gerektiren işlemler ile diğer kanunlarda öngörülen işlemlerle ilgili
vekaletnamelerde ilgilinin nüfus cüzdanına göre
işlem yapılacağından ilgilinin nüfus cüzdanı veya pasaportu istenir.
İŞLEMİN YAPILIŞI
1.Noterler, hukuki işlemleri
yasa ve yönetmeliklerde gösterilen şekilde yaparlar. NK.Md. 72
2.Tapuda işlem yapılmasını
gerektiren işlemler ile diğer kanunlarda öngörülen işlemlerle ilgili
vekaletnameler düzenleme olarak yapılır.NK.Md.89
3.Tapuda işlem görecek
işlemler ,Boşanma Davaları İçin Verilen.Vekaletnamelere, ilgili kanunlarca
zorunlu olan işlemlere Fotoğraf yapıştırılır NK.Md.80 ve NK.Yön.Md 93
4.Noterlik mührü işlemlerde
en son yazının sonuna ve sağ köşeye veya
noterin isminin altına okunaklı bir şekilde basılır. Noterce üzeri imzalanır.NK.Yön.Md
63
İŞLEM SONRASI
1.İşlemin aslı dairedeki ( A
) ciltbent’ine yapıştırılır.
2. İşlemlerde işlemin
sonuçlanmasından sonra kazıntı,silinti ve Çıkıntı yapılamaz. Ancak işlem
sırasında yapılan yanlışlarda yapılacak kazıntı silinti ve çıkıntılara mutlaka
ilgilinin imzası ile noterin imzası ve noterliğin mührü basılır. Aksi halde
çıkıntı geçerli olmaz ve bu evrakla işlem yapılamaz. NK.Md.81
DİĞER UYARILAR
FOTOĞRAF
NK.Md.80 NKYönetmeliği 93 Md,de yazılı haller dışında
Noterlikte, ilgilinin fotoğrafı
yapıştırılması gereken bir işlem yapılmakta ise, TÜZEL KİŞİ TEMSİLCİSİNİN DE
FOTOĞRAFININ YAPIŞTIRILMASI HUKUMUZA UYGUN OLACAĞINDAN Şirket vekaletlerinde
Şirket yetkilisinin fotoğrafı yapıştırılır. TNB1993/88 sayılı genelge
TEVKİL
Bu
itibarla, ileride herhangi bir ihtilafa meydan verilmemesi bakımından bu çeşit
matbu vekaletnamelerde «başkalarını tevkil etme yetkisinin tüm yetkilerin en
sonuna yazılması veya daha önce yazılmış ise. bu cümleden sonra verilecek diğer
yetkileri de devredebileceği hususunun açık bir şekilde metinde ifade 'edilmesi
gerekir.
Borçlar
Kanununun 388/3 ncü maddesi hükmü karşısında avukat tutma yetkisinin dava açma
yetkisini kapsamadığı sonucuna varılmış olup bu hususada dikkat edilmesi
yerinde olur. (TNB 1988/80 sayılı genelge)
Vekilin tevkil yetkisine dayanarak
üçüncü bir kişiye vekil tayin etmesi halinde,
1-
Dayanılan vekaletnamedeki yetkilerin yeni vekaletnamede aynen yazılması gerekli
olmayıp, sadece devredilmek istenilen yetkilerin yazılmasının yeterli olduğu,
2-
Noterlik Kanununun 79 ncu maddesi hükmüne uygun olarak, iş kağıdına müstenidat
şerhinin verilmesinin ve müstenidat olan vekaletnamenin dairede saklanacak aslı
ile ilgiliye verilecek örneklere eklenmesinin gerektiği,
3-
Yazı ekinde alınıp incelenen vekaletnameye, müstenidatın da eklenmesi halinde
bu vekaletnameye dayanılarak işlem yapılabileceği, düşünülmüştür. TNB 1996/5 sayılı genelge
Asilin resminin bulunduğu vekaletname
örneği tevkil belgesine Kanun gereğince eklendiğinden, tevkil yetkisine
dayanarak vekilin başka bir avukatı tevkil etmesi halinde vekilin resminin
yapıştırılmasına gerek yoktur.(TNB
1998/13 sayılı genelge)
Vekilin tevkil yetkisine dayalı olarak bir
başkasını vekil tayin etmesi halinde ise, vekaletnameye müstenidat
vekaletnamenin aslı veya onaylı bir suretinin (fotokopi) bağlanması
gerekmektedir TNB 1994/58 sayılı genelge
Bir avukatın değişik işler için aldığı
vekaletnameleri başka bir avukata devretmesi halinde, devredilen her bir
vekaletname ayrı işlem kabul edilerek ayrı ayrı harç alınmasının Harçlar
Kanunumuza uygun olacağı düşünülmektedir. TNB 1993/39 sayılı genlge
Vekaleti veren ilgili vekiline başkalarını da vekil tayin etme yetkisi
verirse vekil verilen vekaletnamedeki yetki sınırlarını aşmamak kaydı ile
başkalarını da vekil tayin edebilir. Vekil vekalet verenin müdahale ve rızası
olmaksızın ve vekil etme yetkisine de sahip değil iken başkasını vekil etmekle
o fiilinden kendi yapmış olduğu gibi sorumlu sayılır. Vekil, vekil etmeye
yetkili olduğu halde dahi vekil ederken ihtiyat ve ihtimam göstermek zorundadır
Açıkça tevkil yazmasa da vekaletname tanzimi ve
imzaya yazarsa tevkil yetkisi verilmiş sayılır.İlk vekalet istenir, ve eklenir.
Avukatın tevkilen onayladığı
vekalet. TNB1984/49.sayılı genelge.
ÖLÜMDEN SONRA GEÇERLİ
VEKALET
-Yapılır.Vekalet
içine 'Ölümden sonra geçerli olmak üzere diye yazılır. Ölüm halinde mirasçılar
mirası reddetmezse mirasçıları da
bağlar.Fakat azil yetkileri vardır..
Borçlar kanununun 397 nci maddesinin genel ifadesi uyarınca, tüm
vekaletnamelere ölümden sonra da geçerli olacağına dair hüküm konulabilir.TNB 1995/28 sayılı genelge NH C3.517
YAPILMASI YASAK OLAN
VEKALETLER
1.Ana-baba
ile çocuğun çıkarları çatışıyorsa,bir vasinin iştiraki ile hakimin onayı
alınarak vekalet yapılır.Bu durumda veli hakkında vesayet hükümleri uygulanır.
VASİ -VELİ(Küçük ile çıkarları çatışırsa) -bağış,yapamaz,vakıf kuramaz.Kefalet
edemez. ve bu konularda vekalet düzenleyemez.(MK.269, 271, 392 md.)
2.VASİ_KAYYUM,MK.405-406.mad.göre,hakimden
izin almadıkça küçük ve mahcur adına vekalet yapamaz.
3.Şahsa
sıkı sıkıya bağlı işlerde vekaletname tanzim edilemez. .(MK.16/2 md.)
4.Evlilik
akdi,nişan için vekalet yapılmaz.(MK 97-109 md).
5.Evlilik
dışı çocuğun tanınması beyanı için vekalet olmaz.Velayet hakkının kullanılması
için vekalet olmaz.
6.Vasiyetname için vekaletname düzenlenemez.(MK.680 md.
vd.)
7.Yemin,yüzleştirme,sulh
teşebbüsü,vesaire kanunun şahsen yapmasını istediği işler.
8.Meslek
sırrının korunması için şahsen yapılması gereken işlerde vekalet olmaz.
9.Şirket
ve derneklerin temsil hususu saptandıktan sonra vekalet yapılır.
10.KANUNA
AYKIRI,AHLAKA,KAMU DÜZENİNE AYKIRI işler için vekaletname olmaz.(BK.19 md)
11.Maddi
fiil icrası için vekaletname olmaz.
12.Ölüme
bağlı tasarruf için vekaletname olmaz.
13.Haksız
fiil icrası için vekaletname olmaz.
14.Mahkemeler
de normal iş dışı, avukatların yetkileri için vekalet yapılamaz.
15.Cayma
şartlı vekalet yasak.NH.C.3.509.
16.Üçüncü
şahsın noter personelini vekil etmesi halinde vekalet yapılır.( 93/61 sy gen)
ÖZEL YETKİ GEREKTİREN
DURUMLAR
(NH.C3
528-D-3, TNB 1984/38sy gen.)
1.Dava
açmak.
2.Bağışlamak.
3.Tevkil
yetkisi
4.Hakimin
reddi.
5.Ahzu
kabza.
6.Mirasın
reddi.
7.Hakime
tazminat.
8.Islah.
9.Yargılamanın
iadesi.
10.Haciz
ve Haczin fekki.
11.Sulh
olmak
12.Tahkim.
13.İbra.
14.Davayı
kabul,feragat,vazgeçme.
15.Anayasa
mahkemesinde dava açmak.
16.Konkordato
talebi,muvafakat.
17.Yemin
kabul veya reddi
18.Zina
suçundan şikayet.C.3.526.
19.Kambiyo
taahhüdü,senet izini almak.
20.Taşınmaz
devri, irtifak, vesaire
21.Tapuya
şerh olacak kira sözleşmesi.
Özel
yetki gerektiren durumlardır.. Matbu vekaletnamelerde yer almaz.
VEKALETLE İLGİLİ SUÇLAR:
-Yetkisiz
işlem yapmak.
-Vekil
bilgilerini yanlış yazmak.( Disiplin Kurulu Ör.Karar )
VEKALET GÖREVİNİ SUİSTİMAL
TÜRK KANUNLARI TARAFINDAN
KENDİSİNE YETKİ VERİLEN RESMİ MAKAMLAR
TÜRK HUKUKUNDA VEKALET
AKTİ YAPILAMAYACAK VE VEKALETNAME VERİLEMEYECEK İŞLEMLER
VEKALETNAMELERDE DiL
VEKALET VERECEKLER
Vekaletnameyi
verenin ilgilinin Medeni haklarını (MK 10 Md uyarınca )kullanma ehliyetine
sahip olması gereklidir.
Türkiye'de
Rüşt yaşı 18'dir.
Evlilik
kişiyi reşit kılar.
TÜZEL
KİŞİLERDE Vekaletname verenin tüzel kişi olduğu hallerde bu kişiler adlarından
anlaşılacağı üzere yasa ile oluşturulan ve çeşitli alanlarda faaliyet gösteren
kuruluşlardır (örn. Şirketler, dernekler, sendikalar, vakıflarıdır.) Bunların
tüzük statü ve sözleşmelerinde temsil hususu saptandıktan sonra temsilcileri
vasıtası ile eğer medeni hakları kullanma hakkına sahip iseler kanun ve
nizamnamelere göre temsilcileri vasıtası ile vekalet akdini yapabilir ve
vekaletname verebilirler
VEKİL OLACAKLAR DA
LA HAYE KONVANSİYONU
Öze kanun hükümleri ve La
haye anlaşması ve diğer" uluslararası anlaşmaların hükümleri saklıdır
VEKALETİN SONA ERMESİ
Müvekkil veya mirasçıları vekilin vekaletnamem sona
erdiğini öğrenmeden yaptığı muamelelerden vekalet halen mevcut imiş gibi
sorumludur. (BK 398.
m.)
Avukatın baro kaydı silinince
Konusuz kalınca.
Tüzel kişilik sona erince.
Gaiplik
Vekil,müvekkil iflası,haczi
Vekalet sona erer
Bu itibarla,
velisi tarafından küçüğe atanmış bulunan vekilin vekaleti, küçüğün reşit
olmasıyla sona ermez. TNB 1991/28 sayılı
genelge
Vekaletin devamlılığı için, Yasa koyucu bu
kuralın yanında birde istisna belirlemiş bulunmaktadır, vekaletin ölümden
ehliyetin ortadan kalkmasından veya iflastan sonra da devam edeceği anlaşma ile
ve işin mahiyeti gereği mümkün olacaktır. (BK. 397 md
Borçlar kanununun 397 nci maddesinin genel
ifadesi uyarınca, tüm vekaletnamelere ölümden sonra da geçerli olacağına dair
hüküm konulabileceği düşünülmektedir.TNB
1995/28 sayılı genelge
VEZNE
DeğERLİ Kağıt
İlk sayfa için iki değerli
kağıt alınır.Tek sayfa olsa da iki sayfa
değerli kağıt bedeli alınır. Bir sayfa
vekalet yazılsa da iki sayfa değerli kağıt alınır. İkinci kağıttan bedel
alınmaz. Üç ve daha fazla kağıt için ise kağıt sayısı kadar ve her ilave kağıt için 1 değerli kağıt
alınır. Müstenitler için eklene kağıtlardan vekaletname tek kağıtta bitse de
ayrıca 1996747 sayılı genelge uyarınca değerli kağıt bedeli alınır.
Harç Vergisi
Genel veya özel vekalet
harcı alınır. Değer olsa da yani belli bir miktar için yetki verilse de maktu
harç alınır harçlar alınır.(NH.C.3.508.509 sayfa, 84/57sy gen)Sıfatlara
göre harç alınır. 1993/59..
Damga Vergisi
Genel olarak DAMGA VERGİSİ yoktur. Değer olsa da yani belli
bir miktar için yetki verilse de damga vergisi alınmaz. Taahhüt içeren
vekaletnamelerden maktu damgaya tabi olanlardan maktu damga vergisi, nisbi
damgaya tabi olanlardan da nisbi damga vergisi alınır. TNB 1996/53 sayılı
genelge ve TNB 1989/62 sayılı genelgeler
Yazı
ücreti
Harçlar
Kanununun 135 maddesine göre 50 harf bir satır,1000 harf veya 20 satır 1 sahife
üzerinden yazı ücreti alınır. Örneğin,1001 harf olması halinde 2 sahife yazı
alınır.
Karşılaştırma ücreti
Harçlar
Kanununun 135 maddesine göre 50 harf bir satır,1000 harf veya 20 satır 1 sahife
üzerinden karşılaştırma ücreti alınır. Örneğin,1001 harf olması halinde 2
sahife karşılaştırma ücreti alınır.
Kimlik veya belge eklenmesi halinde de evraklar biri diğerinin
tamamlayıcısı ise toplam harf sayısına göre aksi halde her belge veya kimliği
ayrı ayrı hesaplayarak karşılaştırma
veya yazı almak gerektiği kanısındayım.
KONUYLA İLGİLİ YARGI KARARLARI
Bu konuda işlemin vekil tarafından yapılması mümkündür. Yargıtay
2.HD 46/45 Es, 46/451 Kar. Uyarınca bu yetkinin sarih alarak yazılması gerekir.