Ağır çalışma koşullarına rağmen büyük bir mesleki mücadele veren
ve en zor koşullar altında dahi yılmadan "Adalet" savaşını
sürdüren meslektaşlarım NOTERLER ve Türk Hukukçuları ile “Hukukun üstünlüğü” ilkesine inanan tüm Hukuk severlere
adanmıştır.
|
Düzenleyen
|
:
|
Cemal AFACAN Adalar Noteri 0 505 6231440 adalar@tnb.org.tr
|
VEKALETNAME
(NH.C3.508)
Borçlar
Kanunumuzun 386 ile 398. maddeleri arasında düzenlenmiştir.
TANIMI
Gerçek
veya tüzel kişilerin Herhangi
bir veya daha fazla işlemin kendi adına
yapılıp sonuçlandırılması için bir başka
şahsa yetki veren tek taraflı yazılı irade beyanına denir.
Sözlük anlamına göre vekaletname
bir vekalet belgesidir.
Vekalet
akdi Türk Hukukundaki diğer tüm akitler gibi şekle tabi değildir.
ÇEŞİTLERİ
a.)
Yapılışına göre
1.Düzenleme şeklinde
vekaletname
NK84
- 89 Md uyarınca ilgilinin nüfus cüzdanı veya pasaport’u esas alınarak resen
yapılan ve içeriği tamamen noterlikçe tutanak şeklinde yazılan vekaletnamelere
denir.
Bizzat noter tarafından noterlik dairesinde veya mahallinde
tutanak şeklinde yapılır.
Düzenleme vekaletler 1 asıl olur, bu asıl
ilgilinin imzasını taşır ve dairede saklanır. İlgililere verilenler genel
olarak surettir. Surette ilgilinin imzası olmaz. İlgilinin kimliği vekalete eklenir. Nüfus
kaydı ile düzenleme vekaletname
düzenlenemez. ( TNB 1978/19. sy gen)
İlgili
isterse daha fazla asıl yapılabilir. Fakat bu durumda asıl için alınan harçlar
verilen asıl sayısı kadar çoğaltılır.
NK 80 Md ve NK. Yön.93 Md uyarınca tapuda
yapılacak işlemlerle ilgili verilecek vekaletnameler ile diğer yasalarca
fotoğraflı olması öngörülen vekaletnamelere fotoğraf yapıştırılır.
Düzenleme
olarak yapılacak vekaletnameler;
1.Tapuda yapılması gereken işlemler için
verilen vekaletler. (Mutlaka nüfus cüzdanı veya pasaporta göre yapılır.)
2. Düzenleme yapılacak işlemler için
verilen vekaletler.
3. Onaylama yapılması gereken vekaleti
ilgili düzenleme yapılmasını isterse.
4. Düzenleme vekaletten tevkil yoluyla yapılan
yeni vekalet de düzenleme olur.
2. Onaylama vekaletname
Vekaletname içeriği dışarıda yazılarak
veya noterlikte ilgilisince yazdırılan ve sadece vekaletname içeriği değil,
vekaletname altındaki ilgili yada ilgililere ait imzanın NK 90 – 93 Md ‘ler uyarıca onanması yoluyla
yapılan vekaletnamelerdir.
En
az 2 asıl olur, bunlar ilgili tarafından imzalanır. Aslılardan biri bizde
kalır, bir aslı ilgiliye verilir,diğer nüshalar ise suret olarak
yapılır.Suretlerde ilgilinin imzası
yerine aslında imzası vardır. İbaresi yer alır.
İlgililer isterse daha fazla asıl yapılabilir.
Bu halde verilen fazla her asıl için
asılın vergileri kadar
artırılarak vergi alınır.
ONAYLAMA ŞERHİNDE
b.)Verilen yetkilere ve içeriğine göre
1.Genel vekaletname (1.1)
İçeriğinde birden fazla yetki bulunan ve
birden fazla işin yapılması ve neticelendirilmesi için kullanılabilen vekaletnamelere denir
2. Özel vekaletname (1.2)
Belli bir işi sonuçlandırmak için verilen
vekalet özel vekalettir. B.K 386 ve sonrası ve HUMK'nun 62
ve 63 maddeleri uyarınca, münhasıran bir işin yapılması ve neticelendirilmesi
için yetki veren vekalet belgesine
denir. Emekli
maaşı,SSK para çekme, telefon bağlatma vesaire için ayrı ayrı verilen vekaletnameler özel vekalettir.
3.Taahhüt içeren
vekaletnameler (1.3)
Örneğin
“vekilin azli halinde durumu vergi
dairesine bildireceğimi, bildirmeme halinde bundan doğan zararı peşinen kabul
ettiğimi ve bu nedenle vergi dairesinden herhangi bir talepte bulunmayacağımı
kabul ve taahhüt ederim” şeklinde vekalet
içinde ilgili aynı zamanda taahhüt de
bulunan vekaletnamelere denir. Maktu damga
vergisi alınır. (TNB 1989/62 sayılı genelge)
Söz konusu vekâletname ve bu vekaletname
üzerinde yer alan ve diğer gösterilmesi zorunlu kağıtlar meyanın da bulunmayan
taahhüt metni, iki ayrı hukuki muameleyi ihtiva etmekle birlikte bu kağıtla,
ilgili işlemlerin, 492 sayılı Kanunun 46 ncı maddesindeki (birbirleriyle ilgili
işler bir arada bulunursa en yüksek harç alınmasını gerektiren iş üzerinden bir
harç alınır) hükmü çerçevesinde, harca tabi tutulması gerekir.
c.)Süreye göre
1.Süresiz vekaletname
Herhangi bir süre
sınırlaması olmayan ve azil olmadığı
sürece geçerli olan vekaletnamelerdir.
Vekaletname tek taraflı
irade beyanı olması nedeniyle
sözleşmelerle ilgili 10 yıllık zamanaşımı süresi burada uygulanmaz.
2. Süreli vekaletname
Belli bir süre geçerli olmak üzere verilen
ve süre sonunda geçerliliğini yitiren vekaletnamelerdir.
Başlık kısmında DİKKAT SÜRELİDİR
yazılması yararlı olur..Süreli vekaletlerde mutlaka süre hem rakamla hem de
yazıyla işlem metninin içerisine yazılır.Çelişkili
bir durum yaratmamak için son günün mesai günü olmasına dikkat edilip
vekaletnameye “son günün mesai saati bitimine kadar geçerlidir..” şeklinde şerh
yazılmalıdır.. Belirli tarihler arası süre de yazılabilir. Süre vekalet metni
içerisine yazılmalıdır.( TNB 1990/53 ,1991/65
sy gen)
DİGER ÇEŞİTLERİ
** A **
ARAÇLA İLGİLİ
VEKALETLER
ARAÇ SATIŞ
VEKALETİ
Fotoğraflı yapılır. 1993/81. (Fotoğrafsız yapılması disiplin suçudur.(19.4.2001 TNB. DKK)
İlgilinin kimliği eklenir. TNB1996/1 sayılı genelge,
Bandrol yapışır. TNB 1990/1 sayılı genelge.
Araç vekaletleri, Matbu olarak yapılamaz. Yazılar arasında, kağıt
içinde boşluk bırakılamaz. Alıcı isminde çıkıntı yapılamaz, TNB 1990/1,1991/56
sayılı genelge
Vekalet süreli olacaksa vekaletin üst kısmına dikkat çekecek şekilde DİKKAT SÜRELİDİR yazılır. Vekaletin
içine”.../.../...(rakamla)-ayrıca....yılı,....ayı....günü (yazıyla) mesai
bitimine kadar geçerlidir” diye yazılır. TNB 1990/53.sayılı genelge
-TESCİLE tabi bir motorlu aracı satmaya yetkili
bulunan vekilin,bu aracın bir bölümünün satması için açık yetki olmalıdır. “TNB
1992/14 sayılı genelge
-Faturalı satışta plaka çıkmadıysa
tescil vekaleti yazılır,plakasız olarak satmaya yetki veren vekaletname
yazılabilir.Trafik bu vekalete yeni plakayı yazar ve satışta buna göre yapılabilir.
MÜLKİYETİ
MUHAFAZALI SATIŞ VEKALETİ
-Asıl sözleşmenin düzenleme
şeklinde yapılması zorunlu olması nedeniyle vekaletnamenin de Düzenleme
şeklinde yapılması gerekir.
MOTORLU ARAÇ satış ticareti yapan
faaliyet belgesine sahip özel ve tüzel kişilerin fatura ile satışını yaptıkları
araçların mülkiyeti muhafaza kaydı ile satışının yapılması için verecekleri
vekalete motorlu araç satış faaliyet belgesinin bir örneğinin müstenidat olarak
eklenmesi gerekir.(1992/23 say. Gen)
MALÜL ARACI SATIŞ VEKALETİ ve SATIŞ
İŞLEMLERİ:
İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel
Müdürlüğü'nün 09.07.2001 tarih ve 168997 sayılı yazıda;
"Konu ile ilgili olarak kuruluşlarımıza gönderilen 15.06.2001
tarih ve 109 sayılı genelgemizde; malul ve sakatlar tarafından ithal edilerek
getirilen araçların malul ve sakat olmayanlara gümrük vergileri tahsil
edilmeden satışı, hibesi ve devrinin mümkün olmadığı, ayrıca bu araçların
intifaının mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair şekillerde akden devri ile
tasarruf hakkının vekaletnameye istinaden devredilmesi, satış hükmünde olup,
noter ve trafik kuruluşları bu konuda herhangi bir işlem yapmadan Maliye ve
Gümrük Bakanlığının iznini aramak zorunda oldukları hususu belirtilmiştir.
ARAÇ KULLANMAYA
YETKİ VEREN VEKALETNAME
Gümrük Müsteşarlığı,
Gümrükler Kontrol Genel Müdürlüğünün bu konudaki 8.12.1994 tarihli Trp. Tak.
Şb. Md. Ks. 2-8581 sayılı yazılarında;
Belirli bir süre için geçici olarak yurda
sokulan, müddeti dolduğunda yurtdışına çıkarılması gereken ve ithal işlemi
görmeden yurtiçinde satışı mümkün olmayan yabancılara ait mavi plakalı kara
nakil vasıtaları, esas itibariyle aile ünitesinin kullanmasına yöneliktir.
Ruhsat sahibine gördüğü hizmet gereği tahsil edilen böyle bir aracın, o kişinin
eşi veya beraber oturduğu çocukları haricinde başkaları tarafından
kullanılmasının mümkün olmadığı 15.3.1990 gün ve 68 sayılı genelge ile
açıklanmış ve aynı gerekçelerle vekaletname verilmek suretiyle taşıt
kullandırılmasının söz konusu olamaz.(Mavi plakalı aracı kullandırma vekaleti olmaz.)TNB 1995/5 sayılı genelge
Yabancılara verilen (MA – MZ) arasındaki
grup plakalı araçlar tescil belgesi
dışındaki şahıslarca kullanılamayacağından bu guruptaki araçların başka kişi
veya kuruluşlarca kullanılmasına yetki veren vekaletnamelerin Noterliklerde
düzenlenmemesi gerekir. TNB 2003/14 sayılı genelge
ARAÇI YURTDIŞINA
ÇIKARMA VEKALETİ
MÜLKİYETİ
MUHAFAZALI-REHİNLİ-ŞERHLİ ARACI YURT DIŞINA ÇIKARMA VEKALETİ
Mülkiyeti
muhafazalı ve rehinli araçların yurtdışına çıkarılmasına yetki veren vekaletnamelerin
noterliklerde yapılabilir,
Sadece aracın yurtdışına götürülüp
getirilmesine, gümrük idareleri nezdindesi işlemlerin takip ve
sonuçlandırılmasına ve taşıtla ilgili işlemlerin taşıt sahibi adına yapılmasına
yetki veren vekaletnameler yapılabilir. Ancak araç üzerinde herhangi bir
tasarruf hakkının devrine yetki veren vekaletnamelerin yapılması için ise
mutlak surette alacaklının izninin alınması gerekir. TNB 1995/6 sayılı genelge
HACİZLİ TAŞITIN
YURT DIŞINA ÇIKARILMASI VEKALETİ
Hacizli
araçların yurtdışına çıkarılmasına yetki veren vekaletnamelerin ise İcra ve
İflas Kanunun 86. maddesi uyarınca, alacaklının muvafakat ve icra müdürlüğünün
izniyle yapılabilir. TNB
1995/6 sayılı genelge.
ARAÇ ALIM
VEKALETİ
Taşıt Alımı konusunda verilen vekaletnamelere, vekalet verenin kimlik
fotokopilerinin eklenmesi gerekmektedir.
TNB1997/44 sy genelge
Bandrol yapışır.Bilhassa bandrollerin sıra numarasını takip eder şekilde kullanılmasına dikkat
edecektir TNB 1990/1 sy genelge
MÜLKİYETİ MUHAFAZALI TAŞIT ALIM VEKALETİ
Mülkiyeti muhafazalı satış işlemi düzenleme
şeklinde olması nedeniyle, İşlemin
yapılmasını sağlayacak vekaletnamelerinde Düzenleme şeklinde yapılması gerekir.
Resim yapıştırılır NK Yön 93 Md.
.ARAÇ TESCİL
VEKALETİ:
Onaylama şeklinde yapılır.
Sadece bandrol yapışır. Resim
yapıştırılmaz ve kimlik fotokopisi eklemeye gerek yoktur.
AVUKAT
VEKALETNAMESİ
Onaylama genel vekalettir.
Boşanma
davaları ile ilgili vekaletnamelere FOTOĞRAF yapıştırılması zorunlu olup
fotoğrafsız düzenlenmemelidir. NK 80 Md ile NK Yön. 93 Md. K fıkrası (TNB
1993/81 say.genelge )
Fakat asilin
resminin bulunduğu vekaletname örneği tevkil belgesine Kanun gereğince
eklendiğinden, tevkil yetkisine dayanarak vekilin başka bir avukatı tevkil etmesi
halinde vekilin resminin yapıştırılmasına gerek yoktur. (TNB.1998/13. sayılı gen.)
Aynı sıfatla hareket edenlerde imza
tektir.
Değişik sıfatlarla hareket edilirse her
sıfat için ayrı imza verilir. ( Örneğin Kendi adına asaleten,bir başkası için
vekaleten veya temsilen hareket ediliyorsa iki imza vardır.)
Bir avukatın değişik işler için aldığı
vekaletnameleri başka bir avukata devretmesi halinde, devredilen her bir
vekaletname ayrı işlem kabul edilerek ayrı ayrı harç alınması gerekmektedir TNB. 1993/39. sy.
genelge
197 sıra
nolu gelir vergisi tebliğine göre avukat vekaletnamelerinde 1989 yılından
itibaren
a. Vekaletname verilenin adı, soyadı, unvanı, adresi,
b. Vekaletname verilenin varsa geliri veya kurumlar
vergisi yönünden bağlı bulunduğu vergi dairesi, vergi dairesi sicil (hesap)
numarası,
c. Vekaletname verilenin adı, soyadı, unvanı, adresi,
d. Vekaletname verilenin varsa bağlı bulunduğu vergi
dairesi, vergi dairesi sicil (hesap) numarası,
e. Vekaletname verilen avukat ise, bağlı
bulunduğu baro, ile ilgili bilgilerin de,vekaletnamelerde bulunması mecburidir.TNB.1995/44 sayılı genelge.
Bir
avukata veya bir işverene bağlı olarak çalıştığı için Vergi Dairesi
mükellefiyet kaydı olmayan avukatlara (stajyer avukatlar dahil) vekâletname
verildiği takdirde, vekâlet alan avukatın (veya stajyer avukatın) adı ve soyadı
ile birlikte, bağlı olarak çalıştığı avukatın veya işverenin adı, soyadı
(unvanı), bağlı bulunduğu vergi dairesi ve sicil numarası da vekalet-nameye
yazılacaktır. TNB.1990/34 sayılı genelge
Ortak avukatlarda vergi
dairesine kayıtlı avukatın vergi dairesi ve vergi numarası,diğer avukatların
SSK numarası yazılır. TNB.
1991/86,1995/44,1996/28 sayılı genelgeler.
Boşanma ve nafaka davaları
vekaleti FOTOĞRAFLI olur. (TNB 1993/81 sayılı genelge) Ve vekaletname
metnine bu yetkiler özel olarak yazılır.,
Bu itibarla, ileride herhangi bir ihtilafa meydan verilmemesi bakımından
bu çeşit matbu vekaletnamelerde «başkalarını tevkil etme yetkisinin tüm
yetkilerin en sonuna yazılması veya daha önce yazılmış ise. bu cümleden sonra
verilecek diğer yetkileri de devredebileceği hususunun açık bir şekilde metinde
ifade 'edilmesi gerekir.
Borçlar
Kanununun 388/3 ncü maddesi hükmü karşısında avukat tutma yetkisinin dava açma
yetkisini kapsamadığı sonucuna varılmış olup bu hususada dikkat edilmesi
yerinde olur.
(TNB 1988/80
sayılı genelge)
HÜKÜMLÜLERİN
VERDİĞİ VEKALET
1 (Bir) yıldan az hüküm
giyenlerle ile hükümlü olmayan
tutukluların vekaletnameleri yapılabilir. 1 Yıldan fazla ceza alanlara vasi
tayini gerekir. Bu işlem savcılıkça resen yapılmaktadır. Yapılmamış ise vasi tayin ettirilip vekaletnameyi vasi
verir.
TMK Madde 407.- (Eski 357 Md ) Bir
yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkûm olan her ergin
kısıtlanır.
Cezayı
yerine getirmekle görevli makam, böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye
başladığını, kendisine vasi atanmak üzere hemen yetkili vesayet makamına
bildirmekle yükümlüdür.
TUTUKLULARIN
VERECEĞİ VEKALET
JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI ‘nın ISTH. : 06121-561-85/Em. ve Asyş. Sayılı 19 Aralık 1985 tarihli yazısına
göre
1 -
Karakollarda herhangi bir nedenle gözaltına alınan şahısların noter kanalı ile
avukatlarına veya diğer şahıslara vermek istedikleri vekaletnamenin, ilgililerce
ilk tahkikatın gizli olmasından bahisle izin verilmediği, Adalet Bakanlığından
bildirilmiştir.
2 - Ceza
Muhakemeleri Usulü Kanunun 136. maddesinde, maznun, tahkikatın herhal ve
derecesinde bir veya birden fazla müdafilin yardımına müracaat edebilir hükmü
mevcuttur. Kanunun bu maddesi ile tanınan hakkın kullanılması hazırlık
tahkikatının gizliliğini bozmamaktadır.
3 - Bu
itibarla, Jandarma Karakollarında herhangi bir sebeple gözaltına alınan ve
hazırlık soruşturması yürütülen şahısların istemleri halinde, Ceza Muhakemeleri
Usulü Kanununun 136. maddesi hükmü ışığında müdafii olarak bir avukatı
karakolda ve karakol komutanı veya yardımcısının huzurunda, noter kanalı ile
vekaletname verilmesinin sağlanmasını rica ederim. Denilmekte olup sanıklar göz
altında iken avukata vekalet verebilirler. TNB
1986/9 sy genelge
ÖZEL HALLER
Dava işlerini takip için
sadece avukat vekil olur. Dava işi dışındaki idari işleri avukat dışı kişiler
takip edebilir.
İş sahiplerinin yargı mercileri
ve adalet dairelerindeki işleri dışında, resmi dairelerdeki çekişmeli ve
çekişmesiz işlerini vekaletname vermek suretiyle üçüncü kişiler tarafından
takip ettirebilmeleri uygun görülmektedir.
TNB 1982/40 sayılı genelge ve Avukatlık Yasası
Vekâletnamelerde
bulunması istenilen bilgiler, mahkemelerin yazı işleri müdürlükleri ile icra ve
iflâs işleri müdürlükleri tarafından bilgi formu ile Bakanlığımıza bildirildiğinden,
ayrıca NOTERLER TARAFINDAN BİLGİ VERİLMESİ VEYA VEKÂLETNAME ÖRNEKLERİNİN
BAKANLIĞA GÖNDERİLMESİ GEREKMEMEKTEDİR. TNB 1990/3 sayılı genelge.
Kadastro
mahkemesinde eşlerin birbirine vekalet vermesi mümkündür .Menfaat çatışması
olmaması gerekir, eşlere bu konu
sorulmalıdır. (Ziya Gökçe NH C3 ..405, 509.sy)
-Özel yetki gereken konularda özel yetki
yoksa vekil işlem yapamaz. Özel yetkiler tek tek sayılmalıdır.NH C3.528-D3.
1.Dava açmak.Tevkille vekil
olan dava açamaz.
2.Bağışta bulunmak.
3.Tevkil yetkisi.
4.Hakimi red.
5.Ahzu kabz.
6.Mirası red.
7.Hakime tazminat.
8.Davayı Islah.
9.Yargılamanın iadesi.
10.Haczin fekki.
11.Sulh.
12.Tahkim.
13.İbra.
14.Davayı
kabul,feragat,vazgeçme.
15.Anayasa Mahkemesin.de
dava açmak.
16.Konkordato
talebi,muvafakat.
17.Yemin teklifi.,yemin kabulü.
18.Zina suçundan şikayet.
19.Kambiyo taahhüdü,senet
izin almak.
20.Taşınmaz
devri,irtifak..v.s.
21.Tapuya şerh olacak kira
sözleşmesi.
22.Duruşmadan
vareste tutulma talebi(ceza davasında).Ziya Gökçe NH C3.525.sf
-Sanığın gıyapta
cereyan edecek duruşmalara katılma yetkisi v.s.yazılır. yukarıda sayılan özel
durumlar için özel yetki gerekmekte olup bu yetkileri verip vermediği
ilgililere sorulmalıdır.
AVUKATIN VEKALET ÖRNEĞİNİ ONAYLAMASI
HALİNDE NOTERLİKTE BU VEKALETNAMELER MÜSTENİT OLARAK KULLANILABİLİR..
Bu vekaletnameler kullanılırken baro pulu
yapıştırtıp sonra noterde kullandırılır..Bu
belge Resmi evrak sayılır TNB 1976/8 sayılı genelge
1136
sayılı "Avukatlık Kanununun 56. maddesi «... Avukatın çıkardığı
vekaletname örnekleri bütün yargı mercileri, resmi daire ve kurumlar ile gerçek
ve tüzel kişiler için resmi örnek hükmündedir» hükmünü getirmiştir.
Bu hüküm
gereğince, avukat tarafından sureti çıkarılıp onanmış vekâletnameyi müstenidat
olarak kabul edip, işlem yapılması gereğinin bilinmesini rica ederim. TNB 1984/8 ve 1984/49.sy genelgeler
ALMANYADAN
İHTİYARLIK SİGORTA PRİMLERİNİ ALMAK İÇİN VEKALET:
Onaylama olarak yapılır.
İsteğe bağlı olarak vergi ve kesintilerin alınması yazılabilir.
** B **
BANKADAN PARA
ÇEKMEK
1- Gerek oto satışı,
gerekse oto satışına veya bankalardan para çekmeye yetki veren
vekaletnamelerin düzenlenmesi sırasında ve hatta gayrimenkul
satışına yetki veren vekaletnamelerin düzenlenmesi sırasında ibraz edilen
kimliklerin esaslı bir surette kontrol edilmesi, bu kimliklerin gerçek
olduğundan emin olunması halinde bu hususun işlem kağıdına yazılması ve ayrıca
gideri iş sahibinden alınmak üzere çıkartılacak fotokopisinin 1512 sayılı
Noterlik Kanununun 88/1 nci maddesi gereğince müstenidat olarak kabulü ile
HARÇSIZ VE VERGİSİZ olarak işlemin tüm nüsha ve örneklerine eklenmesi yerinde
olacaktır.
2- İşlem vekil tarafından yapılıyorsa, bu takdirde de
vekaletnamenin veya yetki belgesinin dikkatle incelenmesi, vekaletnamenin
kuşkuya yer vermeyecek şekilde işlem yaptırmak isteyen kişiye ait olduğunun
anlaşılması halinde, vekaletname veya yetki belgesinin ilgili kısımlarının
çıkartılacak örneklerinin 1512 sayılı Kanunun 88/1 nci maddesi gereğince
işlemin tüm nüsha ve örneklerine HARÇSIZ VE VERGİSİZ olarak eklenmesi
gerekmektedir.
3- Bakanlık yazılarında ayrıca, birinci bent de ibraz
edilen kimliklerin, ikinci bent de ise ibraz olunan vekaletnamenin müstenidat
olarak kabul edilmesi karşısında, 1512 sayılı Kanunun 79 ncu maddesinde
öngörülen koşulların da yerine getirilmesi gerekeceği tabiidir. Yani, belgenin
gösterildiğinin ve bu belgenin hangi makam ve merciden verildiği ile tarih ve
sayısının işlem kağıtlarına yazılması zorunlu bulunmaktadır.
TNB 1996/1
sayılı genelge
** C **
CEP TELEFONU
VEKALETİ
Onaylama olarak yapılır.
Fotoğraflı olur. İçinde taahhüt geçse de vekalet olarak kabul edilir.
Değer içermeyen taahhütler için maktu damga alınır. Ve veznede (1.3)
damgalı vekaletnameden makbuz kesilir.
** D **
** E **
EMEKLİ MAAŞI
İÇİN VEKALET
Onaylama olarak yapılır.
Maaş alınan kurum, ilgili bankalar ve Şubeler yazılır.
Banka ile ilgili olması nedeniyle
ilgilinin kimliği eklenir. (TNB.1996/1 sayılı genelge )
Şeref aylığı ,Vatani hizmet tertibinden
bağlanır.
EVLENME İÇİN
VEKALET
Onaylama olarak yapılır.
Evlenme kararı için vekaletname düzenlenemez. Evrak takibi için vekaletname yapılabilir.
EVLAT EDİNME
VEKALETİ
Bu konuda işlemin vekil tarafından yapılması mümkündür.(TNB 1987/25
Sayılı genelge ) Yargıtay 2.HD 46/45 Es, 46/451 Kar. Uyarınca bu yetkinin
sarih alarak yazılması gerekir.
İşlem aslı düzenleme olarak yapılması gerekeceği için vekaletname
DÜZENLEME şeklinde özel vekaletname olarak
düzenlenmesi ve evlatlık ile evlat edinenin açık kimliğinin vekaletnameye
yazılması gerekir Yetki ve taraf kimlik dökümleri açıkça yazılır. Mahkeme
kararından sonra düzenlenmesi yararlı olur.
Fotoğraf yapışır. (NK 80 Md, NK Yön. Md 93).
Kimlik eklenir.
ECZANE DEVRİ
VEKALETİ
Eczacıların, eczanenin mülkiyet,
işletme, kârına iştirak ve benzeri konularda eczacılık mesleğini icraya yetkili
olmayan kimselerle eczane açıp işletme yönünde bir sözleşme yapılamayacağına
ilişkin olarak Danıştay Genel Kurulunun 25.6.1958 tarih ve 58/1712/178 sayılı
kararı ile bu karara atıf yapan 5.12.1958 gün ve 19/17682 sayılı Bakanlığımız
genelgesinden de söz edilerek yukarıda izah edilen konuda sözleşme yapılmasa
bile bu sözleşmeyi yapmak üzere bir başkasına vekaletname verme isteği ile
noterliğe başvurulması halinde bu vekaletnamenin düzenlenmesinin aynı genelge
çerçevesinde mütalaa edilip edilemeyeceği, sonuç olarak böyle bir vekaletname
düzenlenmesinde bir sakınca bulunup bulunmadığı konusunda Diyarbakır 2.
Noterliğinin bir yazısına atfen ilgi yazınızda Bakanlığımız görüşü
sorulmaktadır.
Danıştay
Genel Kurulunun yukarıda sözü edilen 26.6.1958 tarihli kararı ile bu kararın
genelde dayandığı 25.1.1956 tarih ve 6643 sayılı Kanunun 20/a madde ve fıkrası
hükmü halen geçerli bulunmaktadır. Bu nedenle de konuyla ilgili 5.12.1358 günlü
genelgemiz doğrultusunda işlem yapılması gerekmektedir.
Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere esasına ilişkin
sözleşmenin yapılamayacağı bir konuda, bir kişiye yetkiler tanıyan vekaletname
düzenlenmesi de hukuki bir sonuç ve yarar sağlamayacaktır.
Bu itibarla, hukuki bir sonuca
götürmeyecek ve ilgililere yarar sağlamayacak olan vekaletname düzenleme
işleminin sırf iş yapmış olmak için ifasına gerek bulunmadığı düşünülmektedir.
TNB .1991/48
sayılı genelge
** F **
FERAĞ -TAAHHÜT
VEKALETİ
.Düzenleme olarak yapılır.
Resim yapıştırılır, (NK 80 Md, NK
Yön. Md 93).
** G **
GÜMRÜK İŞLERİ
VEKALETİ
4458 sayılı GÜMRÜK KANUNU ile Resmi
Gazete'nin 20 Ocak 2000 gün ve 23939 sayılı mükerrer nüshasında yayımlanan
GÜMRÜK YÖNETMELİĞİ'nin 5 nci maddesi "Bütün kişiler, gümrük mevzuatı
ile öngörülen tasarrufları ve işlemleri gerçekleştirmek üzere gümrük
idarelerindeki işleri için bir temsilci tayin edebilirler.
Transit
taşımacılık yapan veya arızi olarak beyanda bulunan kişiler hariç olmak üzere,
temsilci Türkiye Gümrük Bölgesinde yerleşik bulunan kişilerdir.
Temsil,
doğrudan veya dolaylı olabilir. Temsilci, doğrudan temsil durumunda başkasının
adına hareket eder. Dolaylı temsil durumunda ise kendi adına, ancak başkasının
hesabına hareket eder. Temsilci, temsil edilen kişi namına hareket ettiğini
beyan etmek, temsilin doğrudan veya dolaylı olduğunu belirtmek ve sahip olduğu
temsil yetki belgesini gümrük idarelerine ibraz etmek zorundadır.
Bir
başka kişi adına veya hesabına hareket ettiğini beyan etmeyen ya da bir temsil
yetkisine sahip olmadığı halde, başka bir kişi adına ya da hesabına hareket
eden kişi, kendi adına ve kendi hesabına hareket ediyor sayılır.
...
Gümrük Kanunu'nun 225 nci maddesinin 1 nci fıkrasında belirtilen kişiler gümrük
idarelerinde dolaylı temsilci olarak iş takip edebilirler."
TNB .2000/13
sayılı genelge
GÖZALTINDAKİLERİN
VERDİĞİ VEKALET
İlgili yerlerin amirinden
ilgilinin orda tutulduğuna dair beyan alınır.
Gıyapta cereyan edecek duruşmalara katılma yetkisi vesaire yazılır.
Emniyet Genel Müdürlüğü ifadeli 20 Kasım 1978 gün ve Asayiş A.
63211-1/293750 sayılı yazılarında «Herhangi bir olay nedeniyle karakollara
celbedilen şahısların, zabıtaca sürdürülen araştırma ve soruşturmanın seyri
icabı sanık sıfatı belirlenip, göz altına alınmış bulunanların Karakol Amirleri
nezaretinde noter vasıtasıyla avukatlarına vekâlet vermelerinin mümkün
görüldüğü yolunda bir örneği ilişik 5.5.1977 tarih ve 113593 sayılı yazımızla
Valiliklere gerekli talimat verilmiştir. Denilmektedir. TNB 1978/43
ve 1986/9 sayılı genelgeler.
JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI ‘nın ISTH. : 06121-561-85/Em. ve Asyş. Sayılı 19 Aralık
1985 tarihli yazısına göre
1 - Karakollarda
herhangi bir nedenle gözaltına alınan şahısların noter kanalı ile avukatlarına
veya diğer şahıslara vermek istedikleri vekaletnamenin, ilgililerce ilk
tahkikatın gizli olmasından bahisle izin verilmediği, Adalet Bakanlığından
bildirilmiştir.
2 - Ceza Muhakemeleri
Usulü Kanunun 136. maddesinde, maznun, tahkikatın herhal ve derecesinde bir
veya birden fazla müdafilin yardımına müracaat edebilir hükmü mevcuttur.
Kanunun bu maddesi ile tanınan hakkın kullanılması hazırlık tahkikatının
gizliliğini bozmamaktadır.
3 - Bu
itibarla, Jandarma Karakollarında herhangi bir sebeple gözaltına alınan ve
hazırlık soruşturması yürütülen şahısların istemleri halinde, Ceza Muhakemeleri
Usulü Kanununun 136. maddesi hükmü ışığında müdafii olarak bir avukatı
karakolda ve karakol komutanı veya yardımcısının huzurunda, noter kanalı ile
vekaletname verilmesinin sağlanmasını rica ederim. Denilmekte olup sanıklar göz
altında iken avukata vekalet verebilirler. TNB
1986/9 sy genelge
** H **
HÜKÜMLÜ
VEKALETİ:
1 (Bir) yıldan az hüküm giyenlerle ile hükümlü olmayan tutukluların vekaletnameleri
yapılabilir. 1 Yıldan fazla ceza alanlara vasi tayini gerekir. Bu işlem
savcılıkça resen yapılmaktadır. Yapılmamış
ise vasi tayin ettirilip vekaletnameyi vasi verir. Detay için Avukat
vekaleti ile ilgili bölüme bakınız.
** İ **
İŞYERİ
ÇALIŞTIRMA VEKALETİ
İşyeri adı ve adresi yazılır.
Araçsa plakası diğer özellikleri yazılır. Onaylama işlem olarak yapılır.
İHALEYE GİRMEK
İÇİN
İhaleyi yapan kurum adı yazılır
Ne için ihale açıldığı yazılır. Onaylama işlem olarak yapılır.
İNŞAATLA İLGİLİ
Mülkiyet hakkının devri
dışında sadece inşaat işleri için
verilir. Onaylama işlem olarak yapılır.
** K **
KİRA VEKALETİ:
Kiralanacak
şeyin özellikleri ve vasfı yazılır.
TAŞINMAZ KİRASINDA: Kiraya
verilecek yer yazılır. Kime kiraya verilecekse yazılabilir. Tapuya şerh
edilmesi için yetki yazılabilir, avukat tutma yetkisi verilebilir. Tapu ve
diğer bilgilerde yazılabilir. Fakat bu
zorunlu değildir.
KOOPERATİFE
ORTAK OLMA VEKALETİ
Yukarıda
belirtilen Kanun hükümleri ve Tebliğ esasları çerçevesinde, arsasını
kooperatife kat karşılığı veren arsa sahipleri ile yapı kooperatifleri arasında
düzenlenecek arsa karşılığı konut yapımına ilişkin sözleşmelerin ve arsa
sahiplerince yapı kooperatifleri lehine verilecek vekaletnamelerin inşa
edilecek konutların net alanlarının 150 m2'nin altında olması şartıyla damga
vergisi ve harçtan istisna edilmesi gerekir.”
2982
sayılı Kanuna göre istisna hükmünün uygulanabilmesi için, bu Kanunun
uygulanmasına ilişkin Genel Tebliğ hükümleri uyarınca ilgili vergi dairesinden
yazı istenmesi gerektiği hatırlanmalıdır.
TNB.1996/59 sayılı
genelge
KOOPERATİF ANA SÖZLEŞMESİNİN VEKİL TARAFINDAN
İMZALANMASI
Borçlar
Kanunun vekalete ilişkin genel hükümleri uyarınca vekalet sözleşmesine dayanan
vekilin, kooperatif ana sözleşmesine kurucu şahsı temsilen imza koyabilmesi
gerekir. Bu konuda herhangi bir mahkeme kararına rastlanılmamakla birlikte,
doktrinde de aynı görüş benimsenmektedir. Vekaleten imza konulması halinde vekaletnamenin
ibraz edilmesi ve noterin imzayı onaylarken vekaletnameden bahsederek imzayı
onaylaması gerekmektedir. TNB 1993/69 sayılı genelge
KAHVEHANE
İŞLETME VEKALETİ
-Mali işlerle ilgili yetki verilebilir. İşletilecek kahvehanenin adresi
ve ruhsat bilgileri yazılır.
KÜÇÜKLERİN
VEKALETİ
Haklarında
ceza mahkemelerinde sanık sıfatıyla dava açılan mümeyyiz küçüklerin, kanuni
mümessillerinin rızası olmadan da; kendilerini bir vekil marifetiyle savunmak
üzere bizzat vekaletname düzenletebilecekleri düşünülmektedir TNB 1992/45
sayılı genelge
Mümeyyiz
küçüklerin kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olan evlenmeye izin verilmesi
davasını yasal temsilcilerinin (velisinin veya vasisinin) rızasına bağlı
olmaksızın atayacakları vekil aracılığı ile takip ettirmelerini engelleyen bir
yasa kuralıda yoktur.
Ayrıca,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu kişiye sıkı sıkıya bağlı bir diğer hak olan ve 466
sayılı Yasa gereğince doğrudan doğruya şahsa karşı işlenmiş zarar verici
işlemden doğan her türlü tazminat isteme hakkını hak sahibine veren tazminat
davasında mümeyyiz küçüklerin kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları ile ilgili
davalarda bizzat veya atayacakları bir vekil aracılığı ile dava açmak, takip
etmek ve usul işlemleri yapmak ehliyetine sahip olduklarına karar vermiştir.
Bu nedenlerle, mümeyyiz
küçüklerin evlenmeye izin davası açabilecekleri ve bu hususta yasal temsilcinin
(velisinin veya vasisinin) muvafakati aranmaksızın vekalet verebileceklerini TNB
1993/49 sayılı genlge
Noterler, aşağıda yazılı münhasıran şahsa
bağlı hakların kullanılabilmesi için yetki verilmesini kapsayan vekâletnameler
düzenleyebilirler veya bu tür vekâletnamelerdeki imzayı onaylayabilirler:
Kazai
rüştü talep hakkı, M.K.m. 12,
Şahsiyet
haklarına tecavüzün menini talep hakkı M.K.m. 24,
İsmi
ihtilafa mahal veren kimseye tanınan «himayeyi talep hakkı M.K.m. 25,
Evlenmenin
iptalini talep hakkı M.K.m. 116 ve dev.
İsmin
değiştirilmesini isteme hakkı M.K.m. 26,
Boşanma
davası açma hakkı M.K.m. 129 ve dev.,
Nesebi
red hakkı M.K.m. 240, .
Nesebin
düzeltilmesini ve iptalini talep hakkı M.K.m. 249 ve 251,
Evlat
edinme hakkı M.K.m. 253 ve dev,
Evlatlık
bağının kaldırılmasını talep hakkı M.K.m. 258.,
Evlilik
dışı çocuğu tanıma hakkı M.K.m. 291.,
Tanımaya
itiraz hakkı M.K.m. 293 ve 299,
Babalık
davası açma hakkı M.K.m. 295 ve dev.,
Genellikle
kanuni temsilciye tanınan izin veya icazet verme hakları (Nişanlanma, evlenme, evlat edinme
v.s. hususlar). İhtiyari hacri talep hakkı M.K.m. 358,
Genellikle
manevi tazminat talep etme hakkı B.K.m. 49 M.K.m, 85 ve dev.,
Bağışı
iptal hakkı B.K.m. 244.
Buna
karşı aşağıdaki hakların kullanılabilmesi için temsil yetkisi verilmesine
cevaz tanımamak gerekir :
Nişanlanma
M.K.m. 82 (bu husus ihtilaflıdır) ve nişanı bozma hakkı M.K.m. 83 ve dev.
Evlenme
M.K.m. 88 ve dev.,
Zina
yapan, cana kast eden veya pek fena muamelede bulunan eşin affı M.K.m. 129 ve
130.,
Kocanın
müşterek evi seçebilmesi M.K.m. 152,
Kocaya
tanınan birliği temsil hakkı M.K.mi 154
Kocanın,
karısının bir meslek veya sanatla uğraşmaktan menedebilmesi M.K.m. 159.,
Velayet
hakkının kullanılması M.K.m. 262 ve dev., Vasiyet yapabilme hakkı M.K.m. 449.,
Münhasıran
şahsa bağlı haklar, genellikle «şahsa bağlı haklar» içinde fakat özel bir
kategori teşkil ederler. Şahsa bağlı haklar, hukuki istem yolu ile başkalarına
devredilmeyen ve miras yolu ile intikâl etmeyen haklardır. Bu özellikler
sadece münhasıran şahsa bağlı haklara münhasır değildir. Mal varlığı haklarının
önemli bazı tipleri de şahsa bağlı haklar arasında yer alırlar: İntifa hakkı
M.K.m. 717 ve dev. sükna hakkı M.K.m. 748. başkasına devredilemeyeceği ve
mirasçıya intikal etmeyeceği kararlaştırılan inşaat ve kaynak hakleri M.K.m.
751 ve 752, ölünceye kadar bakma alacaklısının hakkı M.K.m. 519 bunlardandır.
Bu
tür hakların kurulması için rızai temsil yolundan faydalanmaya herhangi bir
mani yoktur. Noterler bu hususta vekâletname düzenleyebilirler TNB 1984/38 sayılı genelge
Veli tarafından verilecek
vekaletnameye Vukuatlı Nüfus kaydı müstenit olarak eklenir.NH C3.525
Veli
ile çocuğun çıkar çatışması olması halinde bu hususta vekaletname düzenleyemez.
Medeni Kanunun 268. maddesi hükmü uyarınca, ana ve baba, velayeti icra
hakkını haiz oldukları nisbette çocuklarının kanuni mümessilidirler. Bu açıdan
velayet altındaki küçüğe ancak velisi tarafından vekil atanabilir. Ana-babanın
küçük adına veli sıfatı ile yaptığı vekalet akti, vekil ile çocuk arasında
hukuki ilişki meydana getirir. Bu nedenle, sözkonusu vekalet sözleşmesi küçüğün
reşit olması ile kendiliğinden ortadan kalkmaz. Yargıtay'ın yerleşmiş
içtihatları da bu yöndedir. Ayrıca, Noterler Birliği tarafından yayımlanan
1991/28 sayılı genelge ile de; küçüğe atanan vekilin yetkilerinin, küçüğün
reşit olması ile sona ermeyeceği bildirilmiştir.TNB 1996/51 sy genelge
** M **
MERKEZ BANKASI
VEKALETİ
TC Merkez Bankası Kredi mektupları ödeme
vekaletnamelerine
1.İlgilinin Pasaportu istenip pasaportun tarih
ve numarasının vekaletnameye yazılması gerekir.
2.Kredi mektuplarının tarih ve numarası
yazılmalı veya fotokopisi eklenmelidir.
3İlgilinin yurt dışı adresi yazılıp
fotoğrafının vekaletnameye yapıştırılması gerekir.
(TNB 1985/90 sayılı genelge)
“ Belge” sahibi kişilerin hesapları ile ilgili vekaletname
düzenleme isteklerinin, pasaporta göre düzenlenen vekaletnamelerde olduğu gibi
mutlaka vekalet verenin yakın tarihte
çekilmiş resminin yapıştırılması ve belge aslından belge numarası ile
belgede kayıtlı bulunan pasaport harf-numarasının yazılması suretiyle yerine
getirilmesinin;
Diğer taraftan, zaman, zaman Bankamıza ibraz edilen
vekaletnamelerin incelenmesi sonucunda; bazılarının nüfus hüviyet cüzdanına
göre düzenlendiği, bazılarında ise vekalet verenin fotoğrafının bulunmadığı ve
bunların muhtelif sorunlar çıkarması nedeniyle vekaletnamelere fotoğraf
yapıştırılıp,kimlik fotokopisi eklenmesi yerinde olur. TNB 1999/1 sayılı genelge,
MUHASEBECİ
VEKALETİ
Onaylama olarak yapılır. Genel
Vekaletnamedir. İçinde azilli bildirme taahhüdü varsa maktu damga vergisi
alınır. TNB 1989/62 sayılı genelge
MİRAS KALAN
EŞYA,VE SAİRE İLE İLGİLİ İŞLERDE VEKALET
Miras hisseleri,veraset, intikal
ve intikal vergisi işlerini yapmaya yetkileri yazılır. Gayrimenkul mallar için
düzenleme vekaletname olarak yapılır.
** N **
NOTERLİK
PERSONELİNE VERİLECEK VEKALETNAME
Üçüncü
bir kişinin noterliğe gelerek tek taraflı irade beyanı ıle noter personelini
vekil tayin etmek istemesi durumunda, işleme doğrudan katılan ve imza koyan
kişi vekalet veren kişi olduğundan işlem ilgilisi de o olmaktadır.
Bu itibarla, vekalet veren üçüncü kişinin
işlem ilgilisi olması nedeniyle noterlik personeline vekalet verdiğine dair
işlemin, o noterlikte yapılmasında kanuni bir engel yoktur. TNB 1993/61 sayılı genelge.
NİŞANLANMA İÇİN
VEKALETNAME
Vekaletname yapılamaz.
** O **
ORMAN EMVALİ
İHALESİ VE NAKLİYESİ
-İhaleyi açan kurum adı ,Nakliye alınan kurum adı ve nereye taşınacağı yazılır. Onaylama işlem
olarak yapılır.
** P **
PASAPORT İLE
İLGİLİ VEKALET
Bu itibarla yabancı bir ülkeye girebilmek için ilgili ülkenin resmi
makamlarından alınacak vize konusunda yapılan işlemlerden "Genel
Vekaletname başlıklı işlemin noterlikte tanzim ve tasdikinde hukuki bir sakınca
olmadığı, "Taahhütname" ve "Pasaport Teslim Tutanağı
(Taahhütname)" başlıklı işlemlerdir yer alan cezai sorumluluğu kaldıracak
mahiyetteki ifadelerin ise kanuna ve kanun düzenine aykırı olduğu bu nedenle
Noterlik Kanunun 53 ncü maddesi gereğince noterlikte tanzim ve tasdik
edilemeyeceği düşünülmektedir (TNB 1995/42 sayılı genelge.)
RESMİ DAİRELERCE
DÜZENLENECEK VEKALETNAMELER
Kendileri ile ilgili işler için
VEKALET tanzim edebilir. ZG NH C3.510.
** S **
SİLAHLA ve
MERMİ ALIM ve SATIMI İLE İLGİLİ VEKALETNAME
6136 sayılı kanun ile 2478 sy Kan. Değ. 7
Md.ve 9 Md ile 28.02.1982 tarih ve 8/4182 kara sayılı Yön. 22 Md. Göre silah
alaca kişiler için dikkat edilecek hususlar yazılıdır. Buna göre ilgili makam
gerekli tahkikatı yapmadan vekaletnameye istinaden mirascılardan birine silah
vesikası veremez.Fakat bu yönde vekaletname düzenlenebilir. TNB 1987/80.
sayılı genelge
Noterlerce düzenlenmiş vekalet akdi, başkası adına
düzenlenmiş silah satın alma yetki belgesiyle MKE Kurumundan veya kişilerden
ateşli silahı satın alma, hibe kabul etme veya başkasının ruhsatlı silahını
satma ve hibe etme iş ve işlemlerini (gerekli müracaatların yapılması,
belgelerin ibrazı ve imzalanması gibi) yapmasına yetki vermektedir. Ancak,
vekil tayin edilen kişilerin noterlerce düzenlenen vekalete istinaden ateşli
silahı satın ve teslim alma, taşıma, bulundurma veya yetkili makamlara tespit
amacıyla ibraz etme fiillerini yapmaları 6136 sayılı Kanun hükümlerine aykırı
olduğu gibi vekaletname ile bu gibi fiillerin geçici olarak dahi yapılmasına
yetki verilmesi mümkün değildir.
Silah alım ve satış sözleşmesi ve
diğer idari işlemler için vekaletname düzenlenebilir. Silahı teslim almak için
düzenlenemez. (TNB 1998/30 sayılı genelge)
Bu nedenle, silah taşıma ruhsatı olan veya
görevi itibariyle silah taşıma yetkisi bulunan kişilerin vekaletname ile
başkası adına M.K.E.Kurumu Genel Müdürlüğünden silah ve mermi teslim alması
6136 sayılı Kanun ve bu Kanunun uygulanmasına
dair 91/1779 Karar
Sayılı Yönetmelik hükümlerine aykırı olduğundan, bu kişilerin söz konusu
kurumdan veya kişi ve kurumlardan silah ve mermi teslim alabilmeleri için
vekalet düzenlenmesi de uygun görülmemektedir. Ancak, silahın satın alınması,
hibesi, devri gibi işlemlerde; gerekli müracaatların yapılması, belgelerin
ibrazı ve imzalanması için vekalet düzenlenmesinde sakınca bulunmamaktadır.”(TNB 1999/20 sayılı genelge)
02.12.1999 tarihli ve 99/13749 Karar
Sayılı Yönetmelik, 29.12.1999 tarihli ve 23921 Sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Söz konusu Yönetmelikle değiştirilen 22 nci
maddesinin birinci fıkrası "Ancak, Yönetmeliğin 8 inci maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendi ile (e) bendinin (1), (2) ve (5) numaralı alt bentlerinde
sayılan kişiler, noterce düzenlenen vekaletname ile aynı bent ve alt bentlerde
sayılan kamu görevlilerine silah ve mermilerini satın aldırabilirler."
hükmünü amirdir.
Bu durumda, Yönetmeliğin 8 inci maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendi ile (e) bendinin (1), (2) ve (5) numaralı alt
bentlerinde sayılan kişiler birbirlerine MKEK. Genel Müdürlüğünden adlarına
silah satın almaları için vekaletname düzenlenmesi ve bu vekaletname ile silah
satın aldırılması işlemlerinin yapılması gerekmektedir."
TNB 2000/18 sayılı genelge
91/1779 Karar
Sayılı Yönetmelikte değişiklik yapan 99/12448 Karar Sayılı Yönetmelik
16.02.1999 tarih ve 23634 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe
girmiştir. Bu değişiklikle ikamet bölgesi esas alınarak Jandarma ve Polis
teşkilatlarının ayrı ayrı silah ruhsatı işlemlerini yürütmeleri hükmü
getirilmiştir.
Bu nedenle, 01.03.2000 tarihinden
itibaren ikamet bölgeleri dikkate alınarak Jandarma ve Polis Teşkilatlarınca
düzenlenecek noter istek belgeleri göz önüne alınarak söz konusu devir
işlemleri yapılacaktır."
TNB 2000/38
sayılı genelge
Ateşli silahlar ve Bıçaklar hakkındaki
21.03.1991 tar ve 91/1779 sayılı yönetmeliği değiştiren yeni yönetmelik 3.2.2000
tarih ve 1440 hukuk sayılı yazısı (2000 yılı genelgeler kitabında yer
almaktadır.) Buna göre Silah ruhsat
işlemleri Valiliklerin yetkisindedir. Silahın devrini öngören sözleşme noterce
düzenlenir. Fakat silahı alması için alıcının herhangi bir engelinin tespit
edilmemesi gerekir.
Yön.21 md.
SANIKLARCA
VERİLEN VEKALET
Hüküm yememiş olanlar ile 1 yıldan az
hüküm yemiş olanlar vekalet verebilir.Bunun dışıda vasi tayini gerekir.Avukat
vekaleti ile ilgili bölüme bakınız!!!
ŞİRKET ve KOOPERATİF İŞLERİ İÇİN VEKALETNAME:
Vekaleten düzenlenen şirket hise
devirleri için; TNB 1992/51.sy genelge
Borçlar Kanunun vekalete ilişkin genel
hükümleri uyarınca vekalet sözleşmesine dayanan vekilin, kooperatif ana
sözleşmesine kurucu şahsı temsilen imza koyabılmesi gerekir. Bu konuda herhangi
bir mahkeme kararına rastlanılmamakla birlikte, doktrinde de aynı görüş
benimsenmektedir. Vekaleten imza konulması halinde vekaletnamenin ibraz
edilmesi ve noterin imzayı onaylarken vekaletnameden bahsederek imzayı
onaylaması gerekmektedir.
TNB 1993/69 sayılı genelge
a - İbraz edilen vekaletnamelerde şirket kuruluş
işlemleri için sarih olarak yetki verilmiş olması halinde müvekkilin, bu
yoldaki iradesini vekili eliyle beyan ettiğini kabul zorunluluğu bulunduğu.
b - Kurucu ortakların aynı kişiyi değişik tarihlerde
vekil tayin etmiş olmalarının ise (iradelerin aynı anda) birleşmesi açısından
bir sakınca teşkil etmediği, vekilin beyanının bütün ortakların iradelerini
temsil etmesi halinde bu durumun karşılıklı iradelerin aynı anda birleşmesi
olarak kabul etmenin uygun olacağı,
c - Diğer taraftan, aynı
kişiyi teşkil eden ortaklardan menfaatlerinin zıt olduğu gerekçesiyle hakkının
ihlal edildiğini iddia edenlerce çıkarılabilecek sorunların ise vekil ile
müvekkil arasında yargı yoluyla çözülebileceği cihetle, noterler açısından bu
hususun değerlendirilmesine gerek bulunmadığı görüşlerine varılmıştır
TNB 1991/70 sayılı genelge
Aslında tapu sicil nizamnamesinin
17 nci maddesinde düzenlenen tüzel kişi temsilcisinin işlem yaptırmasına
paralel bir hüküm de Noterlik Kanunun 79 uncu maddesinde yer almaktadır. Bu
hüküm uyarınca tüzel kişi adına işlem yaptırmak isteyen kişinin, sıfat ve
yetkisini, işlemi yapmaya izinli olduğunu gösteren belgesini notere ibraz
etmesi gerekir. Ancak bu hüküm, esas itibariyle tüzel kişi temsilcisinin işlem
kağıdına fotoğrafının yapıştırılmaması gerektiği şeklinde yorumlanabilecek
hüküm olmayıp, temsilcinin işlem yaptırma yeteneğinin tespit edilmesine ilişkin
hükümlerdir.
Ayrıca noterlik işlemlerinde, Tapu Sicil
Nizamnamesinin uygulanması mümkün olmayıp, daha özel hükümler ihtiva eden
Noterlik Kanunun ve Yönetmeliğinin uygulanması gerekmektedir.
Bu itibarla Noterlik Kanunu ve Noterlik
Kanunu Yönetmeliği hükümlerine göre, noterlikte, ilgilinin fotoğrafı
yapıştırılması gereken bir işlem yapılmakta ise, TÜZEL KİŞİ TEMSİLCİSİNİN DE
FOTOĞRAFININ YAPIŞTIRILMASI HUKUMUZA UYGUN OLACAĞINDAN, 8 Şubat 1993 tarih ve
05712 sayılı mütalaamızda değişiklik yapılmamıştır
TNB 1993/88 sayılı genelge
1512 Sayılı
Noterlik Kanununun 89 uncu maddesi uyarınca noterler tarafından düzenlenecek
vekaletnamelerin dayanağı olarak, Ticaret Sicil Nizamnamesinin 104 ve 105 inci
maddeleri uyarınca ticaret sicil memurluklarınca verilmiş yetki belgelerinin
esas alınması ya da imza sirküleri yetki belgesine istinaden düzenlenmiş ise
vekaletnamede bu yetki belgesinden de bahsedilmesi gerekmektedir.
Aksi halde, 2644 sayılı Tapu Kanununun 2
nci maddesi uyarınca, tapu sicil müdürlüklerince imza sirkülerine istinaden
düzenlenmiş vekaletnamelerin yanında ticaret sicili memurluklarınca verilmiş
yetki belgelerinin de ibrazı istenecektir TNB 1995/51 sayılı genelge
Tüzel kişiler gerçek kişiler tarafından
temsil edileceği cihetle, yönetmelikte belirtilen işlemlerin ilgilisinin tüzel
kişi olması halinde, işleme imza koyan ve bunların akdî veya kanuni
temsilcilerinin fotoğraflarının da iş kâğıdına yapıştırılması, yönetmeliğin
tartışmaya yer vermeyecek açıklıktaki hükmünün gereği olup, aksine bir sonuca
varılması mümkün görülmemiştir. TNB 1985/7 sy
genelgesi
SİGORTA
ŞİRKETİNDEN HASAR BEDELİ ALMAK İÇİN VEKALET
Onaylama olarak yapılır. Hasar bedelinin alınacağı
sigarta şirketi bilgileri ile hasara uğrayan araç bilgileri yazılır.
KASKO SİGORTA
İÇİN
Hasara uğrayan Kasko lu araç
plakası,marka,model,varsa dosya numarası,sigorta şirketi adı vesaire yazılır.
TRAFİK
SİGORTASI İÇİN
-Sigorta şirketi karşı tarafın
zararını karşılar. Bu nedenle karşı tarafın sigorta şirketi adı, poliçe nosu,
dosya numarası, Zarar gören aracın plaka,model,marka vesaire yazılır.
** T **
TELEFON SATMA
VEKALETİ:
Satmaya veya kendi adına alma
yetkileri yazılır. Telefon numarası yazılır.
Telefonun kayıtlı olduğu yer
yazılır.
Bir
abonenin birden fazla telefona sahip olması veya bir
kimsenin birden fazla telefon
talebinin bulunması halinde, hangi telefonunu devretmek istediği yolundaki
iradesini vekâletnamede açıkça belirtmesi de idaremizle arasında herhangi bir
ihtilâf çıkmaması bakımından yararlı görülmektedir. Bu nedenle devri istenen
telefonun numarasının, henüz telefon numarası belli değilse telefon almak için
taşrada PTT Merkez Müdürlüklerine, Ankara, İstanbul ve İzmir'de ise Telefon
Başmüdürlüklerine vâki müracaatın-kayıt tarih ve numarasının vekâletnamede
belirtilmesi gerekmektedir.
TNB 1979/25
sayılı genelge
Ancak
idare ikinci defa gönderdiği yazıda, telefon tesis, nakil ve devir işlemlerinin
tamamen devlet tekelinde olduğunu ve bu konuda her türlü önlemlerin alınması
için idarelerinin yasalarla yetkili kılındığını, çeşitli yazılarında
belirttikleri nedenlerle telefon devrine ilişkin vekâletnamelerin fotoğraflı
olmasında zaruret duyduklarını, Noterlik Yasasında da buna engel bir hüküm
bulunmadığını ve fotoğrafsız vekâletnamelerin telefon idarelerince kabul
edilmeyeceğini tekraren bildirmiş bulunmaktadırlar.
Bu
itibarla, P. .T, T. idaresinin ısrarla bildirdiği ve gerçekliği bizlerce de
bilinen sahtecilikler karşısında, ayrıca, fotoğrafsız vekâletnamelerin kabul
edilmeyeceği yolundaki idarenin beyanı muvacehesinde iş sahiplerinin işlerinin
aksamaması, •. uzamaması ve yeniden masraf yapmak gibi bir külfete muhatap
edilmemeleri yönünden telefon devrine ilişkin vekâletnamelere en azından
vekâlet verenin fotoğrafının yapıştırılması hususunun ittihaz edilmesini rica
ederim.TNB 1980/17 sy genelge,
Bu
nedenle özel vekâletname yanında resmi veya hususi dairelerde her türlü işlemi
ifaya veya resmi ve hususî dairelerdeki işleri takip ve intaca yetki veren
ibarelerini ihtiva eden GENEL
VEKALETNAMELERE müsteniden de vekâlet veren adına telefon abonman sözleşmsleri
ile ilgili devir, tesis, nakil gibi işlemlerin de yapılabileceği hususu açıklık
kazanmıştır.
Telefon devir, tesis, nakil
ve her türlü abonman işlemlerinin genel vekâletnamelerle de yapılabildiği ve bu
tür vekâletnamelerde de resim şartı aranmadığı hususları beraberce
değerlendirildiğinde, bu tür işlemlerde RESİM
YAPIŞTIRMA ŞARTININ ARANMASINA GEREK BULUNMAMAKTADIR.
TNB 1990/44 sayılı genelge
TELEFON
ALMA-BAĞLATMA VEKALETİ
-Telefon almak için müracaat edilen Telefon müdürlüğünün adı yazılır. GSM
telefonlarla ilgli vekaletnamelere fotoğraf yapışır.
TARIM KREDİ
KOOPERATİFİ VEKALETİ
-Kooperatif adı yazılır. İPOTEK YAPILACAKSA DÜZENLEME yapılır. Kredi rehin
karşılığı verildiğinde rehin bordrosu imzalamaya yetki verilmelidir.
TÜTÜN BEYİYE
VEKALETİ
“l
- Askerlik Şubelerince harp malûlü, şehit, dul ve yetimlerine her yıl ödenmekte
olan tütün bey'iye ikramiyelerinin vekâletname ile ödenmesi gerekenlerden bir
defaya mahsus olmak üzere vekâletname istenmesini,
2 - Vekil eden vekilini azletmedikçe veya
vekil istifa etmedikçe vekâletin yenilenmesini gerektiren yasal bir neden
bulunmadığını; bu nedenle vekâletnamelerin her yıl yenilenmesine gerek
olmadığına,
-
Ancak; askerlik şubelerince vekâletname
ile yapılacak tütün bey'iye ikramiyeleri ödemelerinde vekâlet veren harp
malûlü, şehit, dul ve yetiminin halen sağ olduğuna ve evli olmadığına dair
nüfus idaresinden ve muhtarlıklardan tasdikli künye kayıtlarının istenmesini, Uygulamanın
buna göre yapılmasını önemle rica ederim” TNB
1979/27 by genelge.
TANIMA SENEDİ
VEKALETİ
Noter işlemden Tanıma senedi kısmına bakınız.Vekalet yolu ile tanıma
yapılamaz.
TAŞIMA (MOTORLU
ARAÇLA İLGİLİ) VEKALETİ
Araç vekaleti kısmına bakınız.
TAPUDA İŞLEM
GÖRECEK VEKALETNAMELER
-DÜZENLEME
OLARAK YAPILIR.
Noterlerce tapu sicil Müdürlüğünde işlem
yapılmasını gerektiren vekaletnamelerin tanzimi aşamasında ilgililerin kimlik
tespitinin nüfus cüzdanı veya pasaporta istinaden yapılması, Ayrıca, vekilin
tevkil yetkisine dayalı olarak bir başkasını vekil tayin etmesi halinde ise,
vekaletnameye müstenidat vekaletnamenin aslı veya onaylı bir suretinin
(fotokopi) bağlanması gerekmektedir.
TNB 1994/58 sayılı genelge
Sadece nüfus cüzdanı veya pasaport eklenir.
Nüfus kaydı olmaz.
Noterlik Kanununun 89. maddesi uyarınca düzenleme şeklinde yapılan
vekaletnamelerin düzenlenmesinde, ilgililerin kimlik ve adreslerinin
saptanmasında Nüfus Kanununun 7. maddesi gereğince Nüfus cüzdanlarına
dayanılarak yapılması gerektiğinden ve Medeni Kanunun 817 nci maddesinde
belirtilen hazinenin sorumluluğu açısından, nüfus kağıtlarındaki bilgileri ihtiva
eden belgelere dayanılarak taşınmaz mal alım ve satımında kullanılmak üzere
vekaletname tanzimi mümkün görülmemektedir. TNB 1978/19
sy genelge
Şu anda istemde bulunanın kimliğini belirtme
hususunda nüfus cüzdanı ve pasaport esas kabul edilmiş, bunların dışındakiler
kabul edilmemiştir. Bu itibarla, istemde bulunanın uyruğunda bulunduğu ülkenin
yetkili makamlarınca verilen nüfus cüzdanı veya pasaport esas alınarak
vekaletnamenin düzenlenmesi gerekmektedir
TNB 1989/10, 1994/58, 1998/43 sayılı genelgeler
Tanıklar için
başka kimlik olabilir
Bu konuda dinlenecek tanıkların nüfus
hüviyet cüzdanı ibraz edememeleri halinde, ehliyetname, pasaport ve resmi
mercilerden vermiş benzer nitelikte kimlik belgelerine istinaden kimliklerinin
tespit edilmesinin yerinde olacağı, düşünülmüştür.
TNB 1992/6 sayılı
genelge.
Fotoğraf yapıştırılması zorunludur.
NK 80
ve NK Yön 93 Md b fırası uyarıca resim
yapıştırılır.
TNB 1993/81 sayılı
genelge
Tüzel
kişilerde tüzel kişinin temsilcisinin resmi yapıştırılmalıdır. TNB 1977/34,
1993/88 sayılı genelge
Vekaletten örnek almada da
örnek işleme fotoğraf yapışması gerekir. Örnek bölümüne Bakınız.
Telle
raptedilmez,mutlaka yapıştırılır.
Tapuda
işlem yapılmasını gerektiren iş kağıtları ve gerekse diğer işlemlerin
fotoğraflarının tel zımba isle tutturulmadan önce yapıştırıcı bir madde ile
yapıştırılmaları, fotoğrafların üzerine darphaneden sağlanmış madeni noterlik
mührünün. okunaklı bir şekilde basılması hususuna dikkat edilmelidir.
TNB 1988/51 ve 1990/78 sayılı genelgeler.
-Tüzel kişilerde temsilci ile ilgili evraklar müstenit olarak yazılır ve
eklenir.
1512 Sayılı Noterlik Kanununun 89
uncu maddesi uyarınca noterler tarafından düzenlenecek vekaletnamelerin
dayanağı olarak, Ticaret Sicil Nizamnamesinin 104 ve 105 inci maddeleri
uyarınca ticaret sicil memurluklarınca verilmiş yetki belgelerinin esas
alınması ya da imza sirküleri yetki belgesine istinaden düzenlenmiş ise
vekaletnamede bu yetki belgesinden de bahsedilmesi gerekmektedir.
Aksi halde, 2644 sayılı Tapu Kanununun 2 nci maddesi uyarınca, tapu sicil
müdürlüklerince imza sirkülerine istinaden düzenlenmiş vekaletnamlerin yanında
ticaret sicili memurluklarınca verilmiş yetki belgelerinin de ibrazı
istenecektir." TNB 1995/51 sayılı genelge.
KONSOLOSLUKTA YAPILAN TAPU VESAİREVEKALETNAME ONAYI
. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü
2.5.1980 gün ve 4-1-11-31/ 1727 sayılı yazısında «Dış ülkelerde konsoloslarımız
tarafından düzenlenen vekâletnamelerdeki imzaların o konsolosa ait olup olmadığı
hususu merkezde Dışişleri Bakanlığı, taşrada ise İl Hukuk işleri
Müdürlüklerince onanması yolundaki uygulama,
Defteri Hakani Nezaretinin 3 Nisan 1328
(1912) tarihli tahriratından kaynaklanmaktadır.
Tatbikatta sık sık karşılaşılan sahteciliklerin önlenmesi bakımından, bu
uygulamaya devam edilmesinin yararlı olacağı düşünülmektedir» denilmiştir.
Dış ülkelerde konsoloslarımız tarafından düzenlenen vekâletnamelerin
altındaki imzanın ilgili konsolosa ait olduğunun merkezde Dışişleri Bakanlığı,
taşrada ise İl Hukuk İşleri Müdürlüğünce onanmasını öngören 3 Nisan 1328
(1912) tarihli tahriratın 1512 sayılı Yasa karşısında hükmünün bulunmayacağı,
çünkü tarif namenin kapsadığı işlerden bir kısmı olan, Türkiye'de usulüne uygun
olarak yapılan ve yabancı bir memlekette kullanılacak olan işlemin altındaki
noterin imza ve mührünün noterin bulunduğu yer valiliğince onaylanacağı (N.
K.'nun 199); yabancı memleketlerde usulü uyarınca yapılan noterlik işlemlerinin
altındaki o memleketin yetkili merciinin imza ve mührünün konsolos tarafından
onanacağı (N. K. 195) hükme bağlanmış ve konsolosun imzasının Dışişleri
Bakanlığınca onanacağı hakkında bir hüküm konulmamıştır.
TNB 1980/31sayılı
genelge
SATIŞ VAADİ
VEKALETİ:
SATIŞ
YETKİSİ OLAN vekalet ile SATIŞ VAADİ yapılabilir.
Ancak,
Yargılayın son senelerde istikrar kazanan kararlarına göre bir gayrimenkulu
satma yetkisini taşıyan vekaletnameye müsteniden gayrimenkul satış vaadi
sözleşmesi yapılması mümkün görülmektedir. Hal böyle ise de Birliğimize devamlı
surette intikâl eden olaylardan dolayı çıkacak veya çıkması muhtemel
anlaşmazlıkları önlemek için, bir vekâlete istinaden gayrimenkul satış vaadi
sözleşmesi yaptırmak isteyen ilgilinin kesin iradesinin öğrenilerek bu hususun
vekâletname içinde açık seçik belirtilmesinin yararlı olacağı düşünüldüğünden,
noterlerimizin gayri-menkul satışına yetki veren bir vekaletname düzenlenmesi
istendiğinde ilgiliden bu hususu açıkça sorarak müspet veya menfi bir şekilde
vekâletnamede belirtmelerinin uygun olacağı düşünülmektedir.
TNB1985/85 sayılı
genelge. Ziya Gökçe NH C3.509 sh..
FERAĞ-İMAR
İÇİN BELEDİYEYE TERK-(TAAHHÜT İLE BERABER) VEKALET
Bu durumda, arsa devrine ilişkin
taahhütnameden, 492 sayılı Kanunun yukarıda bahsedilen 42 nci maddesinde
belirtilen gayrimenkul bir malın aynına yönelik taahhüdü ihtiva etmesi
sebebiyle taahhüde konu arsanın rayiç değeri üzerinden (2) sayılı tarifenin I/1
pozisyonu gereğince binde 0,60
nispetinde hesaplanan harç ile arsanın devrine ilişkin olarak verilen vekaletnameden
492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (2) sayılı tarifenin II- Maktu harçlar
bölümünün 3 üncü bendinin (a) pozisyonunda belirtilen harç miktarından hangisi
fazla ise, sözü edilen taahhüt ve vekaletname başlıklı kağıt ile ilgili
noterlik işleminden bu surette bulunacak harcın tahsili gerekmektedir.
Dolayısıyla, bu değerlerden arsa devrine ilişkin taahhüt işleminin değeri daha
yüksek olduğundan sözü edilen işlem üzerinden harç tahsili gerekeceği tabiidir.
Ayrıca, vekaletnameler damga vergisinin
konusuna girmemektedir. Bu durumda arsa devrine ilişkin taahhütname 488 sayılı
Damga Vergisi Kanununa ekli (1) sayılı tablonun I-1/a fıkrasına göre binde 6
nispi damga vergisine tabi tutulması icabeder” TNB 1996/53 sayılı genelge
TÜRK VATANDAŞLIĞINDAN İZİNLE AYRILAN YABANCILARIN
VERDİĞİ VEKALET
“.....Türk vatandaşlığından
izinle ayrılanların, tapu işlemlerinde vekalet yoluyla işlem yapmaları halinde,
vekaletnamelerini çıkartırken (Yurtdışında bir noterden, Başkonsolosluk veya
Türkiye'de bir Noterden) yeni vatandaşlığını kazandıkları ülkenin resmi kimlik
kartını kullanacaklardır. Bu vekaletname ile birlikte vekalet verdikleri şahsa
4112 Sayılı Kanun uygulaması ile ilgili belgenin tasdikli bir suretini de
vermeleri gerekmektedir.
Bütün kamu kurum ve kuruluşlarının,
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından izinle ayrılan kişilerin 403 Sayılı
Kanunun 4112 Sayılı Kanunla değişik 29.maddesi kapsamındaki haklardan
faydalanmaları hususunda azami dikkat 98/49..tapuda işlem yaptırmak
için.azami yardımın yapılması gerekir..
TNB 1998/49
sayılı genelge.
İNTİKAL
-Kimden intikal edeceği, taşınmazların
yerleri ve özellikleri yazılır.
TAŞINMAZ SATIŞI-intikal varsa kimden intikal ettiği
veya edeceği yazılır. Satılacak taşınmaza ait bilgiler yazılır. Alıcı adı
yazılabilir.
-Satış vaadi yetkisi verilip verilmeyeceği sorularak istenirse yazılır.
TAŞINMAZ ALMAK
-Türkiye sınırları içinde dilediği taşınmazı dilediği koşullarda
satın almaya yazılır, İstenirse yer
olarak sınırlama yapılır.
DAVA YETKİSİ
-İntikal, satış veya satın alma ile ilgili işler için Avukat tutmaya,yazılır,
avukat vekaletindeki yetkiler yazılır.
TAPUDA İŞLEM
GÖREN DİĞER VEKALETNAME ÇEŞİTLERİ
1-İPOTEK
2-İZALE-İ ŞÜYU
3-KAT İRTİFAKI-KAT MÜLKİYETİ
4-PARSELASYON-TEVHİT-TAKSİM
5-CİNS TASHİHİ VE İŞ TAKİBİ
6-İSTİMLAK-ÇIPLAK MÜLKİYET -İNTİFA HAKKI SATIN ALMAK-
DEVRETMEK, SATMAK VB
7-İNŞAAT(KAT MÜLKİYETLİ,KAT İRTİFAKLI-KAT KARŞILIĞI)
Detay için ilgili bölümlere bakınız.
** V **
VERGİ İADESİ
İÇİN VEKALET
İçinde azilli bildirme taahhüdü varsa maktu damga vergisi alınır. TNB
1989/62 sayılı genelge
VASİYET İÇİN
VEKALET
Vekaletname yoluyla vasiyetname düzenlenemez.
VİZE İÇİN VEKALET
Onaylama
işlem olarak yapılır
Bu
itibarla yabancı bir ülkeye girebilmek için ilgili ülkenin resmi makamlarından
alınacak vize konusunda yapılan işlemlerden " Yurt dışına çıkma işleri ve vize işlemleri, para çekme,beyanname verme,ilgili
ve sair işlerle ilgili Genel Vekaletname başlıklı işlemin noterlikte
tanzim ve tasdikinde hukuki bir sakınca yoktur.
TNB 1995/42. sayılı genelge.
VASİNİN VERDİĞİ VEKALET
-Vasilik hakkı kullanma vekaleti olmaz. Vasi tayin kararının yanı sıra o
işlem için ayrıcı hakim izni istenir ve müstenit olarak vekaletnameye eklenir. Diğer
haller için vekalet genel kısım bakınız.
VELAYETEN
VERİLEN VEYA VELAYET HAKKI KULLANMA VEKALETİ
Velisi tarafından küçüğe atanmış bulunan
vekilin vekaleti, küçüğün reşit olmasıyla sona ermez.
Kanuni temsilcinin ölümü dahi önceden küçüğe
vs mahcura atanan vekilin vekalet akdini kendiliğinden sona erdirmez.
Yargıtayın yerleşmiş içtihatları da bu yöndedir. TNB 1991/28 sayılı genelge
Velayet hakkının devri için vekalet
olmaz. Diğer haller için vekalet genel kısma bakınız.
** Y **
YEMİN İÇİN
Yemin, vesaire için vekalet olmaz.
YABANCI ŞİRKET
VEKALETİ
Bakanlığımızca
hazırlanan beyanname ve ilan metinleri ile birlikte tescil ve ilan edilen
vekaletname bu çerçevede düzenlenmiş olup, söz konusu vekaletnamede; verilen
yetkilerin tamamı ya da bir kısmıyla başkalarını tevkil, teşrik ve azletmek
hususlarının yer alan vekaletnameye
dayanarak Lot Polonya Hava Yolları İstanbul Şubesi Vekilince, şube
işlerinin bir takım resmi daireler nezdin de takibi amacıyla başkaları adına
vekaletname düzenleme talebi; şube vekiline verilen vekaletnamede resmi olan ve
olmayan daireler ile başkalarını tevkil, teşrik ve azletmek ibareleri yer
alması koşuluyla, kurumların adları ayrı ayrı belirtilmese de vekaletname vermeleri mümkündür. TNB 2000/62.
sayılı genelge
TÜRK
VATANDAŞLIĞINDAN İZİNLE AYRILAN YABANCI STATÜSÜNDEKİ TÜRKLERİN VERDİĞİ VEKALET
“.....Türk vatandaşlığından
izinle ayrılanların, tapu işlemlerinde vekalet yoluyla işlem yapmaları halinde,
vekaletnamelerini çıkartırken (Yurtdışında bir noterden, Başkonsolosluk veya
Türkiye'de bir Noterden) yeni vatandaşlığını kazandıkları ülkenin resmi kimlik
kartını kullanacaklardır. Bu vekaletname ile birlikte vekalet verdikleri şahsa
4112 Sayılı Kanun uygulaması ile ilgili belgenin tasdikli bir suretini de
vermeleri gerekmektedir.
Bütün kamu kurum ve kuruluşlarının,
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından izinle ayrılan kişilerin 403 Sayılı
Kanunun 4112 Sayılı Kanunla değişik 29.maddesi kapsamındaki haklardan
faydalanmaları hususunda azami dikkat ,tapuda işlem yaptırmak için.azami
yardımın yapılması gerekir..
TNB 1998/49
sayılı genelge
** Z **
ZİRAAT BANKASI
KREDİ VEKALETİ:
“vekilin
azli halinde durumu vergi dairesine bildireceğimi, bildirmeme halinde bundan
doğan zararı peşinen kabul ettiğimi ve bu nedenle vergi dairesinden herhangi
bir talepte bulunmayacağımı kabul ve taahhüt ederim.şeklinde veya başkaca
taahhüt bulunan vekaletnamelerden maktu Damga vergisi alınır.
Vekaletnameler,
damga vergisine tabi kağıtlar arasında bulunmamakla birlikte, yazışma konusu
vekaletname üzerinde yer alan ve vekalet işleminden ayrı olarak bir taahhüdü
tazammum eden şerhin, 488 sayılı Kanuna ekli ve 30.12.1988 günlü Resmi Gazetede
yayınlanan 88/13599 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile değişik (1) sayılı
tablonun I/1-b fıkrası gereğince maktu damga vergisine tabi tutulması icap
eder. TNB 1989/62 sayılı
genelge
N.K ve N.K.YÖN, DÜZENLEME
Fotoğraf yapıştırma ilgili olarak NK.Md.80
NKYönetmeliği 93 Md,de ,
Düzenleme İşlem olarak yapılması zorunludur. NK.Md 89,
Genel olarak yapılan
işlemler NK.Md.60 ve NK.Yön. Md. 7 ‘de düzenlenmiştir.
Noterler, hukuki işlemleri
yasa ve yönetmeliklerde gösterilen şekilde yaparlar ve ilgililerle ilgili
kimlik, adres, gerçek isteği ile yeteneğini öğrenmek zorundadırlar. NK.Md.72
Noterler ilgililerin nüfus
cüzdanı veya buna dayalı olarak resmi mercilerce verilmiş fotoğraflı kimlik
kartı veya kimlik belirten belge aramak zorundadırlar. NK. Yön. Md.90
İLGİLİ YASAL DÜZENLEME
Borçlar Kanunumuzun 386 ile 398. maddeleri
arasında düzenlenmiştir
Vekalet
(A) TARİFİ
Madde 386 - Vekalet, bir akittir ki onunla vekil,
mukavele dairesinde kendisine tahmil olunan işin idaresini veya tekabül eylediği
hizmetin ifasını iltizam eyler.
Diğer akitler hakkındaki kanuni hükümlere tabi olmayan işlerde dahi,
vekalet hükümleri cari olur.
Mukavele veya teamül varsa vekil, ücrete müstahak olur.
(B) TEŞEKKÜLÜ
Madde 387 - Vekilin tevdi edilen işi idare
hususunda resmi bir sıfatı varsa veya işin icrası mesleğinin icabından ise
yahut bu gibi işleri kabul edeceğini ilan etmiş ise vekalet, vekil tarafından
derhal reddedilmedikçe kabul edilmiş sayılır.
(C) HÜKÜMLERİ
I- Vekaletin şümulü:
Madde 388 - Vekalet akdinin şumulü mukavele ile
sarahaten tesbit edilmemiş ise, taallük eylediği işin mahiyetine göre tayin
edilir.
Vekalet, vekilin takabbül eylediği işin yapılması için icabeden hukuki
tasarrufları ifa salahiyetini şamildir.
Hususi bir salahiyeti haiz olmadıkça vekil, dava ikame edemez, sulh
olamaz, tahkim edemez, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, hibe edemez, bir
gayrimenkulü temlik veya bir hak ile takyit edemez.
II - Vekilin borçları:
1 Talimat dairesinde vekaleti ifa
Madde 389 - Vekil, müvekkilinin sarih olan
talimatına muhalefet edemez. Ancak hal icabına göre müvekkilden mezuniyet
istihsaline imkan olmamakla beraber şayet imkan olup ta istizan olunsa idi
müvekkilin muvafakat edeceği derkar bulunan hususlarda, inhiraf edebilir.
Bundan maada hallerde vekil aldığı talimata müvekkilinin aleyhine olarak
muhalefet ederse, bundan mütevellit zararı deruhte etmedikçe,müvekkilünbih ifa
edilmiş olmaz.
2 - Hüsnü suretle ifa
mükellefiyeti
a) Umumiyet itibariyle
Madde 390 - Vekilin mesuliyeti, umumi surette
işçinin mesuliyetine ait hükümlere tabidir.
Vekil, müvekkile karşı vekaleti iyi bir
suretle ifa ile mükelleftir.
Vekil, başkasını tevkile mezun veya hal
icabına göre mecbur olmadıkça veya adet başkasını kendi yerine ikameye müsait
bulunmadıkça müvekkilünbihi kendisi yapmağa mecburdur.
b) İşi bir üçüncü şahsa yaptırmak halinde
Madde 391- Vekil, salahiyeti haricinde başkasını
tevkil ettikte onun fiilinden kendi yapmış gibi mesuldür.
Vekil, başkasını tevkile salahiyettar olduğu takdirde, yalnız salahiyetini
kullanırken ve talimat verirken tekayyüt
ve ihtimam göstermekle mükelleftir.
Her iki surette vekilin kendi yerine ikame ettiği şahsa karşı haiz
olduğu bütün hakları müvekkil, doğrudan
doğruya o şahsa karşı dermeyan edebilir.
3 - Hesap verme
Madde 392 - Vekil,müvekkilin talebi üzerine yapmış
olduğu işin hesabını vermeğe ve bu cihetten dolayı her ne nam ile olursa olsun
almış olduğu şeyi müvekkile tediyeye mecburdur.
Vekil zimmetinde kalan paranın faizini de vermeğe mecburdur.
4 - Vekilin iktisabettiği
hakların müvekkiline intikali
Madde 393 - Müvekkil vekiline karşı olan muhtelif
borçlarını ifa edince, vekilin kendi namına ve müvekkili hesabına üçüncü
şahıstaki alacağı, müvekkilin olur.
Vekilin iflası halinde müvekkil, bu
hakkını masaya karşıda iddia edebilir.
Vekilin iflası müvekkil, vekilin kendi namına ve müvekkili hesabına
iktisap eylemiş olduğu menkul eşya hakkında dahi istihkak iddiasında
bulunabilir.Vekilin haiz olduğu hapis hakkını, masa dahi haizdir.
III- Müvekkilin borçları:
Madde 394- Vekilin usulü dairesinde
müvekkilünbihi ifa için yaptığı masrafı ve verdiği avansları,
müvekkilin,faiziyle beraber vermesi ve vekilin deruhte eylediği borçlardan onu
kurtarması lazımdır.
Vekil, vekaleti ifa dolayısiyle uğramış olduğu zarar ve ziyanın
tazminini müvekkilinden isteyebilir. Meğerki müvekkil bu hususta kendisinin
su'nu taksiri olmadığını ispat eyleye.
IV - Birden ziyade müvekkillerin
mesuliyetleri:
Madde 395 - Bir kimseyi birlikte tevkil eden
müteaddit kimseler, vekile karşı müteselsilen mesul olurlar.
Müteaddit kimseler, vekaleti birlikte kabul etmişler ise müvekkilünbihi
yapmakla müteselsilen mesuldurlar ve kendi sıfatlarını başkasına devre
salahiyettar olmadıkça müvekkili yalnız birlikte yaptıkları tasarrufla ilzam edebilirler.
(D) VEKALETiN HİTAMI
I - Sebepleri :
1 - İstifa, azil
Madde 396 - Vekaletten azil ve ondan istifa her
zaman caizdir.
Şu kadarki münasip olmayan bir zamanda vekaletten azil veya ondan istifa
eden kimse diğerinin zararını zamin olur.
2 - Ölüm , ehliyetsizlik, iflas
Madde 397- Hilafı mukaveleden veya işin
mahiyetinden anlaşılmadıkça vekalet, gerek vekilin gerek müvekkilin ölümüyle ve
ehliyetinin zavali veya iflası ile nihayet bulur.
Şu kadarki vekaletin nihayet bulması müvekkilin menfaatlerini tehlikeye
koyuyorsa müvekkil veya mirasçısı veya mümessili bizzat işlerini görebilecek
hale gelinceye kadar vekil veya mirasçısı veya mümessili vekaleti ifaya devam
ile mükelleftirler.
II - Hitamın
hükümleri:
Madde 398 - Vekilin vekaletinin nihayet bulduğuna
ıttıla peyda eylemeden evvel yaptığı işlerden müvekkil veya mirasçıları,
vekalet baki imiş gibi mesuldür.
Vekaletnamenin şekli HUMK 65. Md de
düzenlenmiştir.
Madde 65 – Katibiadil(Noter), nahiye meclisi veya
ihtiyar heyeti veyahut sulh hakimi tarafından imzası musaddak bir vekaletname
ile vekaletini vekil ispat etmeğe ve vekaletnamenin aslını veyahut musaddak
suretini dava dosyasına konulmak üzere vermeğe mecburdur. Şu kadar ki nahiye
meclisi, ihtiyar heyeti veya sulh hakimi tarafından tasdik edilecek vekaletname
ancak sulh hakimleri huzurunda görülecek davalar hakkında muteberdir. Devairi
resmiye vekillerine mensup oldukları daire amiri tarafından usulüne muvafık
surette verilen vekaletnameler, muteber olup ayrıca tasdika tabi değildir.
GENELGELER
1976/46 Defter onaylanması, protesto ve Avukatlar
için yazılan vekaletnamelerden alınacak ücret Hk.
1512
Sayılı Noterlik Kanununun 112 inci maddesi uyarınca Yönetim Kurulumuzun
mütalâası alınarak Adalet Bakanlığı tarafından düzenlenen ücret tarifesi
noterliklere gönderilmiş ve ayrıca Resmî Gazete'nin 15 Aralık 1976 tarihli
nüshasında yayınlanmıştır.
10
Ocak 1977 tarihinde yürürlüğe girecek ücret tarifesine göre:
I
- Defter tasdiklerinden alınacak harç, ücret ve masrafları olarak;
A)
İşletme esasına tabi defterler :
Sayfa adedi Harç Noter Tasdik Toplam
Dahil Ücreti Ücreti
1- 100 20 6 10 36
101-149
30 9 10 49
150 20 9 15 54
151-200
20 12 15 67
201-249
20 15
15 80
249 20 15 20 85
251-300
20 18 20 98
301-349
20 21 20 111
-350 20 21 25 116
351-400
20 24 25 129
401-449
20 27 25 142
450 20 27
30 147
451-500
20 30 30 160
B) Bilanço esasına tabi defterler:
Sayfa adedi Harç Noter Tasdik Toplam
Dahil Ücreti Ücreti
1- 100 60 18 10 88
101-149
70 21 10 101
150 70 21 15 106
151-200
80 24 15 119
201-249
90 27 15 132
249 90 27 20 137
251-300
100 30 20 150
301-349
110 33 20 163
-350 110 33 25 168
351-400
120 36 25 181
401-449
130 39 25 194
450 130 39 30 199
451-500
140 42 30 212
alınması
gerektiği,
C)-
Bu listede bildirim ve posta ücretinin dahil olmadığı,
-
Noter onayladığı defterin nevini, onayladığı yılı, sayfa sayısına, kanunların
emrettiği şekilde mercilerine, tek tek veya liste halinde taahhütlü mektupla
bildirdiği takdirde, ücret tarifesinin 10. maddesi uyarınca bildirim yazı
ücreti ile posta ücreti alması gerektiği,
-
Bildirimin iki yere tek tek gönderilmesi halinde bildirim
yazı
ücreti ile posta masraflarının da buna göre alınması gerektiği,
-
Tacirlere ait defterlerden yevmiye, defteri kebir ve Envanter defterleri
bilanço esasına göre tutulan defterler olup, bunların tasdikinden 50.- lira
harç alınması gereklidir. Tacirlerin bu defterler dışında, gerek Türk Ticaret
Kanununa ve gerekse sair kanunlara göre tutacakları defterin tasdiklerinden
işletme defteri gibi harç alınmasının yeterli olduğu,
-
Ara ve kapanış onaylamalarından maktuen (5) lira ücret alınacağı,
1.muhataplı 2.muhataplı 3.muhataplı 4.muhataplı
10 20 30 40
3 6 9 12
6 8 10 12
48 64 80 96
67 98 129 160
1.50 3 4.50 6
68.50 101 133.50 166
TL.
alınması, (bu hesaplar senet örneğinin protesto kağıdının arkasına yazıldığına
göre hesaplanmıştır)
III
- işlemlerin formüllerindeki:
A)
Örnek 69 esas alındığında:
l
- Dairede yazılan genel vekâletten bir nüsha için,
Harç 10
Noter
ücreti 3
Değerlendirme 4
Yazı
ücreti 16
33
TL.
2
- Dışarıda yazılıp onaylanmak üzere getirilenlerden genel vekâletnamelerin bir
nüshası için
Harç 10
Noter
ücreti 3
Değerlendirme 4
Karşılaştırma
ücreti 3
20
TL.
B)
örnek 70 e göre :
l
- Dairede yazılan özel vekâletten
Harç 8
Noter
ücreti 2,40
Değerlendirme 4
Yazı
ücreti 16
30,40
TL.
2
- Dışarıda yazılıp onaylanmak için notere getirilmiş özel vekâletnamenin bir
nüshası için :
Harç 8
Noter
ücreti 2,40
Değerlendirme 4
Karşılaştırma 3
TL.
alınmasının bilinmesini rica ederim.
1978/19 Nüfus kağıtlarındaki bilgileri havi belgelere dayanılarak taşınmaz mal üzerinde
tasarrufa yetki veren vekaletname tanzim edilemeyeceği Hk.
Noterlik Kanununun 89. maddesi, niteliği bakımından tapuda işlem
yapılmasını gerektiren vekâletnamelerin düzenleme şeklinde yapılmasını ve 84.
maddesi de hukuki işlemlerin noterler tarafından düzenlenmesinde ilgililerin ve
varsa tercüman, tanık ve bilirkişinin kimlik ve adreslerinin saptanmasını
öngörmüştür.
Kimliğin, nüfus hüviyet cüzdanına' göre saptanmasının gerektiği
kuşkusuz olmakla beraber, resmi daire ve kuruluşlar tarafından nüfus hüviyet
cüzdanlarına uygun olarak verilen, örneğin pasaport, şoförlük ehliyeti, araba
ruhsatnamesi, ticaret odaları tarafından tüccarlara verilen belgelere dayanarak
gayrimenkul alım ve satımına yetki veren vekâletname düzenlenmesinin mümkün
olup olmadığı hususu Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünden sorulmuştu.
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü 22.6.1978 gün ve Tasarruf iş D.
Bşk. 4-1-11-31/4079 sayılı cevabi yazılarında «Noterlik Kanunun 89. maddesi uyarınca,
düzenleme şeklinde yapılan vekaletnamelerin düzenlenmesinde ilgililerin ve
varsa tercüman, tanık ve bilirkişinin kimlik ve adreslerinin saptanmasının,
nüfus cüzdanlarına dayanılarak yapıldığı bu kez, nüfus kağıtlarındaki
bilgileri ihtiva eden belgelere dayanılarak, taşınmaz mal alım ve satımında
kullanılmak üzere vekaletname düzenlenmesinin mümkün olup
olmadığı ilgi yazı ile sorulmaktadır. Noterlik Kanununun 89.
maddesi uyarınca düzenleme şeklinde yapılan vekaletnamelerin düzenlenmesinde, ilgililerin kimlik ve
adreslerinin saptanmasında Nüfus Kanununun 7. maddesi gereğince Nüfus
cüzdanlarına dayanılarak yapılması gerektiğinden ve Medeni Kanunun 817 nci
maddesinde belirtilen hazinenin sorumluluğu açısından, nüfus kağıtlarındaki
bilgileri ihtiva eden belgelere dayanılarak taşınmaz mal alım ve satımında
kullanılmak üzere vekaletname tanzimi mümkün görülmemektedir. denilmektedir.
1981/25 Taşıt Kira sözleşmesi Taşıt alım
vergisine tabi değildir.
Maliye Bakanlığının l Nisan 1981 gün ve GEL : TAV : 2121348-3-3569/23301
sayılı yazılarında aynen «1318 sayılı Kanunun Taşıt Alım Vergisi ile ilgili
maddelerini değiştiren 28.11.1980 gün ve 2346 sayılı Kanunun l inci maddesinin
c fıkrasında; taşıtların «vekaletname ile tasarruf hakkının devralınması Taşıt Alım Vergisine tabidir»
denilmiştir.
Kanun koyucu vekâletname ile tasarruf hakkının devir
alınmasını vergilendirmiş bulunduğu cihetle belirli süreler içerisinde, belirli
bir güzergahta yük veya yolcu nakliyatı yapılmak üzere tanzim edilmiş bulunan,
kiralayana taşıt üzerinde herhangi bir tasarruf yetkisi vermeyen ve hukuki bir
iktisap olmaması nedeniyle malik değişikliğine de sebebiyet vermeyen kira
sözleşmelerinin anılan kanun kapsamına alınarak Taşıt Alım Vergisine tabi
tutulması mümkün değildir» denilmiştir. Uygulamadan kalkmıştır
1981/26 Taşıtın
gümrük ve kapılarındaki işlerini yapmak üzere yetki
veren vekaletnameler Hk.
Turizm Seyahat Şirketlerinden birisinin Maliye
Bakanlığına vaki müracaatına karşın adı geçen Bakanlıkça verilen T.A.V. : 2121348-3
sayılı yanıtta aynen «1318 Sayılı Finansman Kanununun Taşıt Alım Vergisi ile
ilgili hükümlerini değiştirilen 28.11.1980 gün ve 2346 sayılı Kanunun l/c
maddesinde, «Taşıtların vekaletname ile tasarruf hakkının devralınması» taşıt
alım vergisinin mevzuuna alınmış bulunmaktadır.
Kanunun bu maddesinde süsü. edilen vekaletnameler ivazlı intikali
gizleyerek, taşıt alım vergisinden kaçınmak için yapılan, mu-vazaalı satışlar
karakterinde olan ve vekile taşıtın satılabilmesi hususunda tasarruf yetkisi
veren vekaletnamelerdir .
Bu nedenle, yazınızda bahsi geçen ve yurt dışına çıkan
vasıtalarınızın şoförlerine, çıkış ve dönüklerinde «gümrük kapılarındaki
işleri yapmaya adınıza tahakkuk eden paraları almaya, bu konu ile ilgili sadece
resmi makamlardaki işleri adınıza yapmaya yetki veren bir tür hususi vekaletnamelerin ivazlı intikali
gizlemek amacıyla yapılmaması ve taşıtın satışını kapsar nitelikte olmaması halinde
»anılan vekaletnamelerin 2346
saydı Kanunun l/c maddesi kapsamı içinde mütalaa edilerek taşıt alım vergisine
tabi tutulmam mümkün değildir» denilmiştir. Uygulamadan kalkmıştır
1981/43
Değerli Kâğıtlar Hk.
Ankara Üçüncü Noterinin sorusu üzerine Maliye
Bakanlığınca verilen 3 Haziran 1981 gün ve GEL: DMG: 2101126-38 sayılı yanıtta
«Bilindiği üzere, 2343 sayılı Rantınla değişik, 210 sayılı Değerli Kâğıtlar
Kanununa ekli «Değerli Kâğıtlar» tablosunun l/a ve l/c fıkralarında, noter
kâğıtlarının 25,- TL. protesto, vekaletname, resen senetlerin ise 50.- TL. bedelle değerlendirileceği açıklanmış
bulunmaktadır.
Bu nedenle
50.- TL.
değerindeki vekâletname, re'sen senet ve protesto kâğıtlarına yazılması
gereken işlemlerin 25.- TL. değerindeki iki adet noter kağıdına yazılması
halinde ,noter kâğıtlarının ayrıca değerlendirmeye tabi tutulmaması,
50.- TL. değerindeki,
protesto, vekâletname ve re'sen senet muamelelerinin bir adet noter
kâğıdına sığdırılması halinde bunlara
25.- TL. lık damga pulu yapıştırılmak suretiyle değerlerinin 50.-> TL. ya
iblağ edilmesi,
Protesto re'sen senet ve vekâletname muamelelerinin iki adet
noter kâğıdına sığmaması halinde devamının her 25.- TL. sı değerindeki noter
kâğıdına yazılması, 50.- TL. değerindeki protesto, re'sen senet .vekâletname
muamelelerinin adi
kâğıtlara yazılması (bir kâğıtta
tamamlanması halinde kâğıdın, 50.- TL lık damga pulu ile değerlendirilmesi,2490
sayılı Kanuna göre ihalelere bağlanan birim fiyatları ve şartname gibi kitap
halindeki eklerin beher yaprağının 25.-TL. lık damga pulu ile
değerlendirilmesi,gerekmektedir»
denilmiştir.
1981/80
Taşınır ve taşınmaz malların belli bir bedelle satılmasına veya alınmasına
yetki veren vekaletnamelerden maktu harç alınması, damga vergi-sına tabi
tutulmaması gerektiği Hk.
Taşınır ve taşınma,z malların belli bir bedel
karşılığında satın alınmasına ilişkin vekaletnameler maktu veya nispi harç ve damga vergisi alınıp alınamayacağı
hususunun açıklanması Adalet Bakanlığından istenmişti.
Bakanlık Hukuk işleri Genel Müdürlüğünden bu kez alman
17 Kasım 1981 gün ve 28504 sayılı yazılarında aynen «Gayrimenkul ve menkulün
belli bir bedel karşılığı satışına veya belli bir değerle satış', dalu1 öne:1
taahhüt edilen taşınmazın tapuda ferağ işlemini yapmaya yetki veren vekaletnamelerde yer alan
miktarlar, vekilin yapacağı işlerin sınırını belirtmek amacına yönelip olup, devir
ve temlik sonucunu doğuran ve ileride yapılacak satış veya ferağ işlemleri ile
bir ilgisi bulunmamaktadır.
Vekaletname ile tanınan yetkiye dayanılarak vekil tarafından yapılacak satış
veya ferağ işlemlerinin gerektirdiği nispi harç ve damga vergisinin de ayrıca,
alınacağı tabiidir.
Bu itibarla yapılan veya yapılacak işlemlere atfen vekaletnamede yer alan belli
değerlerin nispi harç ve damga vergisine matrah alınmasının mümkün olmadığı,
anılan nitelikteki vekaletnamelerin
de maktu harca tabi tutulması gerektiği düşünülmektedir.
Ayrıca ,konu daha önce 25 Şubat 1981 tarih ve 4509
sayılı yazımızla. Maliye Bakanlığına intikal ettirilmiş ise de bugüne kadar
bir cevap alınamamıştır.» denilmiştir.
1982/40
İş takipçiliği Hk.
1982/51 Taşıt Alım Vergisi Genel Tebliği
Hk.
Kamyonun
iktisap edildiği tarihteki istiap haddine göre vergilendirilmesinden sonra
trafik şube veya bürosuna kayıt ve tescil ettirilmeden dingil ilavesi yapılmak
suretiyle istiap haddi arttırılan kamyonların taşıt alım vergisinin ise,
kamyonun trafik şube veya bürosuna kayıt ve tescil edilen son durumundaki
istiap had dine göre ihmal tarhiyatı yapılarak alınması gerekmektedir.» denilmektedir.
1983/4
P.T.T. ile ilgili vekâletnameler Hk.
18 Şubat 1982 gün ve Ş. İ. TELF. Şb. Md. 24-2O110-17/a-2539 sayılı
genelgelerine dayanarak PTT. yetkililerince özellikle telefon devirleri
nedeniyle kendilerine ibraz edilen ilgilinin imzası olmayan noterce onaylı vekaletnamelerin
ve başkalarını tevkile yetki veren vekâletnameye istinaden yapılmış
vekâletnamelerin kabul edilmediğine ilişkin şikayetler üzerine uygulamanın
düzeltilmesi için yazdığımız yazıya cevaben PTT. Genel Müdürlüğünce verilen 3
Ocak 1983 gün ve 61 sayılı yazılarında;
«Vekilin vekili tarafından yapılacak, telefon tesis, nakil, devir
gibi abonman işlemlerine ait, taleplerin işleme konulması hususu 21.12.1982 gün
ve 20590 sayı ile teşkilatınıza duyurulmuştur.» denilmiştir.
1983/34
Taşıt Alım Vergisi Hk.
Adalet Bakanlığı aracılığı ile aldığımız, Maliye
Bakanlığının 28.2.1983 gün ve 2121348-3-135691/12062 sayılı yazısında «1318
sayılı Kanunun Taşıt Alım Vergisi ile ilgili maddelerini değiştiren 28.11.1960
gün ve 2346 sayılı Kanunun l nci maddesinin c fıkrasında; taşıtların
-vekâletname ile tasarruf hakkımın devralınması taşıt alım vergisine tabidir-
denilmiştir.
Kanun koyucu vekâletname ile tasarruf hakkının
devrolunmasını vergilendirmiş bulunduğu cihetle belirli süreler içerisinde,
belirli bir güzergâhta yük veya yolcu nakliyatı yapmak üzere tanzim edilmiş
bulunan ve kiralayana taşıt üzerinde tasarruf yetkisi veren vekâletnamelerin
anılan kanun kapsamına alınarak taşıt alım vergisine tabi tutulması gerekir»
denildiğinden, bu mütalâanın 1.4.1981 gün ve 1271/25 sayılı genelgemizde sözü
edilen 2121348r3-3569'/233Ol mütalâa ile uyum halinde olmadığı belirtilerek
değiştirilmesi istenmiştir.
Bu kez Maliye Bakanlığından alınan 24.6.1983 gün ve
GEL •. TAV : 2121348-3-3569/42801 sayılı yazılarında aynen «1318 sayılı Kanunun
Taşıt Alım Vergisi ile ilgili maddelerini değiştiren 2346 sayılı Kanunun l nci
maddesinin c fıkrasında;; taşıtların «vekâletname ile tasarruf hakkının
devralınması taşıt vergisine tabidir» denilmiş ve bu hüküm gereğince de
19.12.1980 gün ve 2121348-2/85881 sayılı 8 seri no.lu taşıt Alım Vergisi Genel
Tebliğinin A bölümü ile tasarruf hakkının devralınması suretiyle düzenlenen
vekâletnameler Taşıt Alım Vergisinin mevzuuna alınmış ve l Nisan 1981 tarih ve
2121348-3569/ 23301 sayılı yazımızla da «belirli bir güzergahta yük veya yolcu
nakliyatı yapılmak üzere tanzim edilmiş bulunan, kiralayana taşıt üzerinde
herhangi bir tasarruf yetkisi vermeyen ve hukuki bir iktisap olmaması nedeniyle
malik değişikliğine de sebebiyet vermeyen kira sözleşmelerinin taşıt alım
vergisine tabi tutulması mümkün değildir» denilmiştir.
Ancak, Bakanlığımıza ulaşan bilgilerden söz konusu
vekâletnamelerin esas gayelerinden saptırıldığı izlenmiş ve 28 Aralık 1982 gün
ve 2121348-3/116568 .sayılı 9 seri no.lu taşıt alım vergisi genel tebliğinin A
bölümü ile vekaletname vermek suretiyle yapılan sar tıslarda hangi tür vekâletnamelerin
vergiye tabi tutulacağı birer birer açıklanarak bunlar dışında tanzim edilecek
tüm vekâletnamelerin vergiye tabi tutulacağı belirtilmiştir.
Bu nedenle, değiştirilmesi istenilen 28.2.1983 güm ve 2121348-a-3569/12062 sayılı mütalâamız söz
konusu 9 seri no.lu genel tebliğe göre
yazıldığından değiştirilmesi mümkün değildir.» denilmiştir. Uygulamadan kalkmıştır
1984/2
Taşıtın yurt dışına çıkarılması için sahiplerinin verecekleri
vekâletnameler Hk.
1984/8
Avukatların imzasını taşıyan
vekâletnameler Hk.
1984/10
Noterlik Kanununun 55.Maddesinin ilk
fıkrasında sayılanlar dışında kalan resmi dairelerin, ilgisi
bulunmadıkları bir noterlik işleminin örneğini edinmek istemeleri halinde 95
inci maddeye göre, noterliğin bağlı olduğu Hakimden alacakları izin kararı ve
işin gerektirdiği yazı ücreti ile birlikte başvurulması gerektiği Hk.
Resmi
dairelerden istenen örneklere ilişkin olarak Ankara 18 inci Noterinin sorusuna
Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünce verilen 29 Şubat 1984 gün ve
5348 sayılı yanıtlarında aynen «1512 sayılı Noterlik Kanununun 55 inci maddesi
noterlik evrak ve defterlerinin incelenebilme, daire dışına çıkartılma, başka
bir yere gönderilme ve örnek verme şartlarını ayrı ayrı belirlemiştir
Maddenin
birinci fıkrası, noterlik evrak ve defterinin noterlik dairesinde hangi
makamlar ve kimseler tarafından incelenebileceğini açıklamaktadır. .Bu fıkra
ile noterlik evrak ve defterlerinin ancak; mahkeme, sorgu hakimliği, Cumhuriyet
Savcılığı ve resmi daireler tarafından noterlikte soruşturma ve yetkili kılınan
kimselerce (inceleme konusu do belirtilmek suretiyle) incelenebileceği hükme
bağlanmıştır.
Maddenin
ikinci ve üçüncü fıkrasında, noterlik evrak ve defterlerinin noterlik dairesi
dışına çıkarılabilme ve bir süre dışarıda yani dava dosyasında kalabilmesi için
mahkeme veya sorgu hakiminden karar alınmasının, .evrakın dava sonuna kadar
dosyada kalmasına karar verilmesi halinde ise, evrakın bir örneğinin çıkartılıp
aslına uygunluğu onaylanarak, aslının yerinde saklanmak üzere notere
verilmesinin gerekli olduğu belirtilmektedir.
Maddenin
dördüncü fıkrasında, noterlik evrak ve defterlerinin başka bir yere
gönderilmesinin gerekli olduğu hallerde yapılacak işlem açıklanmakta ve bu
durumda noterin bulunduğu yer Hukuk Hakimliğinin onaylayacağı örneğin, başka
yere gönderilecek evrak yerine aynı şekilde saklanacağı belirtilmektedir.
Aynı
maddenin noterliğin sorduğu hususla ilgili olan son fıkrasında işe. İlk fıkraya
göre soruşturma yetkisi belirlenmiş bulunan kişilerin ve ayrıca Cumhuriyet
Savcılarının soruşturmaya konu teşkil eden işlemlerin örneklerini
isteyebilecekleri ve bu örneklerin ücrete tabi olmadığı belirtildikten sonra,
bu durumlar dışında diğer resmi dairelere verilecek örneklerden yalnızca yazı ücretinin
alınacağı hüküm altına alınmıştır.
Görüldüğü
üzere açıklanan hükümde, Cumhuriyet Savcıları ile Noterlikte soruşturma yetkisi
bulunanlar bakımından, noterlikten doğrudan örnek isteme yetkisinin varlığını
gösterecek şekilde «isteyecekleri örnek» ibaresi kullanıldığı halde diğer resmi
daireler bakımından «verilecek örnek» ten söz edilerek, belli görevliler için
getirilen istisna dışında resmi dairelere yasada öngörülen esas kural
çerçevesinde örnek verileceği ifade edilmek istenilmiştir. Diğer dairelere
verilecek örnekten bu maddede söz edilmesinin amacı da, soruşturma yetkisi
bulunanların istedikleri örneklere tanınan ücret muafiyetinin diğer daireler
bakımından kısmen mümkün kılınmasını sağlamaya ve bu hususa açıklık getirmeye
yönelik olup noterlik işlemlerinin gizliliğini diğer resmi daireler açısından
da kaldıracak şekilde, isteyen her daireye koşulsuz örnek verilmesinin sağlanması
söz konusu bulunmamaktadır. Böyle düşünülmüş olsa idi, maddenin ilk
fıkrasında, noterlik işlemlerinin incelenmesi bütün resmi dairelere açık
tutulması gerekirdi.
Nitekim,
Noterlik Kanununun «Kimlere örnek verilebileceği başlığını taşıyan 84 üncü
maddesinin ilk fıkrasında, noterlik işlemlerinin örneklerinin, ancak
ilgililerine, bunların kanuni mümessil veya vekillerinin yahut-da mirasçılarına
verileceği, aynı maddenin son fıkrasında da vasiyetnamelerin örneğinin, miras
açılmadıkça vasiyeti yapan veya özel yetkili vekili dışındakilere
verilemeyeceği hüküm altına alınarak aynı yasanın 95 inci maddesinde de,
sayılanlardan başkasına örnek verilmesi, noterliğin bağlı bulunduğu Asliye
Hukuk ve münferit sulh hakiminin iznine bağlıdır.» denilmek suretiyle noterlik
işleminden kimlere örnek verileceğinin ana kuralı gösterilmiştir.
Bu duruma
göre, anılan Kanunun 55 inci maddesinin ilk fıkrasında sayılanlar dışında kalan
resmi dairelerin, ilgilisi bulunmadıkları bir noterlik işleminin örneğini
edinmek istemeleri halinde 95 inci maddeye göre, noterliğin bağlı olduğu
hakimden alacakları izin karan ve işin gerektirdiği yazı ücreti ile birlikte
noterliğe başvurmaları gerekecektir.
Noterlik
yazısına ekli olan Bursa ili 3. Bölge Tapu Sicil Muhafızlığının yazısında,
soruşturma nedeniyle incelenmesine lüzum görüldüğü bildirilen bir vekaletnamenin gönderilmesi
istenilmiş ise de soruşturmanın konusu açıkça belirtilmediği gibi istek C.
Savcısı veya soruşturma yetkisi ve ismi gösterilen kişi tarafından
yapılmadığından, 55 inci maddenin son fıkrasına göre ücretsiz ve koşulsuz
olarak istenilen örneğin verilmesinin mümkün olamayacağı mahkemeden izin alınıp
yazı ücreti yatırıldığı takdirde noterce İşlem yapılabileceği
düşünülmektedir.» denilmektedir.
1984/49
İstanbul
Barosundan intikâl eden bazı olaylardan bazı noterlerimizin noterlikte işlem
yaptıracak avukatlardan vekâletnamenin asıllarını istedikleri ve kendileri
tarafından onaylanmış örnekleri kabul etmedikleri anlaşılmaktadır.
26.2.1976
gün ve 621/8 sayılı genelgemizde de açıklandığı gibi; 1136 sayılı Avukatlık
Kanununun 56. maddesinde, avukatın usule uygun olarak düzenlenen ve kendisine verilmiş
olan vekaletnamenin aslını
saklayıp örneğini çıkardıktan sonra aslına uygunluğunu imzası ile onaylayarak
kullanması mümkün kılınmış ve bu örneklerin, bütün yargı mercileri, resmi daire
ve kurumlar ile gerçek ve tüzel kişiler için resmi örnek hükmünde olacağı
belirtilmiştir.
1985/4
Taşıt alım vergisi uygulaması
Tavşanlı Noterliğinin taşıtlarla ilgili değişik
vekâletnamelerde taşıt alım vergisi uygulamacına ilişkin yazısını intikâl
ettirdiğimiz Adalet Bakanlığından aldığımız 12 Aralık 1984 gün ve 34226 sayılı
yazılarında Maliye ve Gümrük Bakanlığının 26.11.1984 gün ve GEL : TAV :
2121348-3-3569 sayılı yazının fotokopisinin ilişikte gönderildiği
bildirilmiştir.
Sözü edilen yazıda «1318 sayılı Finansman Kanununun
2346 sayılı Kanunla değişik l inci maddesinin C fıkrasında; taşıtların
vekâletname ile tasarruf hakkının devralınması Taşıt Alım Vergisine tabidir.»
denilmiş, 28.12.1982 gün ve 17912 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış bulunan 9
seri No.lu Genel Tebliğ ile de hangi tür vekâletnamelerin Taşıt Alım Vergisine
tabi tutulmayacağı açıklanmıştır.
Buna göre;
- Vekil tayin eden adına taşıt satın alma yetkisi
taşıyan (taşıt alımlarına mütedair)
vekâletnamelerin, sınırlı olması ve vekil tayin edilene taşıtın satışı
hususunda bir yetki vermemesi, koşuluyla Taşıt Alım Vergi sine tabi
tutulmaması,
- Taşıt sahibi tarafından, şoförüne veya üçüncü
şahıslara verilen
«taşıtın, yurtdışına götürülüp getirilmesi, gümrük
idareleri nezdindeki işlemlerin takıp ve sonuçlandırılması, taşıtla ilgili
İşlemlerin taşıt sahibi adına yapılmasına yetki tanıyan ve tasarruf hakkının
devrini gerektirmeyen vekâletnamelerden
dolayı vekil tayin edilenlerin Taşıt Alım Vergisine tabi tutulmamaları,
- Kanun koyucu vekâletname ile tasarruf hakkının
devralınmasmı vergilendirmiş bulunduğu cihetle yük veya yolcu nakliyatı
yapılmak üzere tanzim edilmiş bulunan ve kiralayana taşıt üzerinde tasarruf
yetkisi veren vekâletnamelerin Taşıt Alım Vergisine tabi tutulması, gerekir.
Diğer taraftan aynı kanunun 1 nci maddesinin son
fıkrasında, «Taşıt Alım Vergisinin mükellefi, bu kanunun 4,5 ve 6 ncı
maddelerinde yazılı taşıtları... iktisap eden, yurtdışında iktisap ederek
Türkiye'ye ithal eden veya bunların tasarruf hakkını devralan gerçek veya tüzel
kişilerdir.» 9 uncu maddecinde de, «...noterler... iktisap, ithal ve devir
işlemlerinin tamamlanmasından önce, ilgili vergi dairesince düzenlenmiş Taşıt
Alım Vergisinin ödendiğini gösterir belgeyi istemeye... mecburdurlar» hükümleri
mevcuttur.
Bu hükümlere göre, vekaletname ile tasarruf hakkının devirlerinde verginin mükellefi, taşıtın
tasarruf hakkını devir alan gerçek veya tüzel kişi yani vekil olduğundan,
muameleyi yapan noterlerin, mükellef (vekil) adına tanzim edilmiş bulunan Taşıt
Alini Vergisi Beyannamesini tasdik etmeleri ve tasarruf hakkının devrine
ilişkin vekaletnameyi
düzenlemeden önce ilgili vergi dairesince vekil adına düzenlenmiş Taşıt Alım
Vergisinin ödendiğini gösterir belgeyi istemeleri gerekir.» denilmiştir.
1985/85 Satış yetkisinin, satış vaadi yetkisini
kapsayıp kapsama
Kendisine bir gayrimenkulu satış yetkisi veren
vekâletname ile o ki sinin bu gayrimenkulu satış vaadinde bulunup bulunmayacağı
hususunun öteden beri ihtilaf ve münakaşa konusu olduğu malumlarıdır.
Ancak, Yargılayın son senelerde istikrar kazanan
kararlarına göre bir gayrimenkulu satma yetkisini taşıyan vekaletnameye müsteniden
gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapılması mümkün görülmektedir. Hal böyle
ise de Birliğimize devamlı surette intikâl eden olaylardan dolayı çıkacak veya
çıkması muhtemel anlaşmazlıkları önlemek için, bir vekâlete istinaden
gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yaptırmak isteyen ilgilinin kesin
iradesinin öğrenilerek bu hususun vekâletname içinde açık seçik
belirtilmesinin yararlı olacağı düşünüldüğünden, noterlerimizin gayri-menkul
satışına yetki veren bir vekaletname düzenlenmesi istendiğinde ilgiliden bu hususu açıkça sorarak
müspet veya menfi bir şekilde vekâletnamede belirtmelerinin uygun olacağı
düşünülmektedir.
1985/90 T.C.
Merkez Bankası kredi mektuplarının
ödenmesine ilişkin VEKALETNAMELER Hk.
T.C. Merkez Bankası Genel Müdürlüğünden aldığımız bir
yazıda Türkçe ve Almanca olarak düzenlenmiş kredi mektuplarının ödenmesi için
konsolosluk ve noterlerce düzenlenmiş vekâletnameler ibraz edildiğinin, bu
vekâletnamelerin son zamanlarda küçümsenmeyecek bir miktarının sahte çıktığının
ve bu nedenle Devlet zararının ve döviz kaybının önlenmesi için öngörülen bazı
tedbirlerin alınmasında Birliğimizin yardımcı olması istenilmiş ve yapılan
inceleme sonunda talep haklı görülerek;
- T.C. Merkez Bankası A.Ş. tarafından verilen kredi
mektuplarına ilişkin bir vekâletname düzenlenmesi istenildiğinde, noterlerin
ilgiliden pasaportunu istemeleri ve vekâletnameye de pasaportun tarih ve
numarası ile sair bilgilerin geçirilmesinin,
- Kredi mektuplarına ilişkin vekâletnamelere kredi
mektubu tarih ve numarasının mutlaka yazılması veya bir fotokopisinin
eklenmesinin,
- İlgilinin beyanına göre, yurtdışı adresinin
vekâletnameye yazılmasına ve ayrıca ilgilinin bir fotoğrafının da
vekâletnameye yapıştırılmasının,
–
Her halükarda bu çeşit bir vekâletname hakkında noterlikten; teyid
isteyen Merkez Bankası yetkililerine noterlerimizce kolaylık gösterilmesinin ve
istenilen cevabın en kısa süre içinde verilmesinin, uygun olacağı
düşünülmüştür.
1985/103 3239 Sayılı Vergi Kanunlarında
değişiklik yapan Kantin Hk.
11 Aralık 1985 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan ve
Vergi Kanunlarında bazı değişiklikler yapan 3239 sayılı Kanunun 18 nci maddesi
ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 223. maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir:
«Tasdik makamı, bu kanuna göre tasdike getirilen
defterleri sosyal güvenlik ile ilgili kuruluşların mevzuatı hükümlerine bağlı
kalmaksızın tasdik eder.»
Bu hüküm muvacehesinde kanunun yürürlüğünden itibaren
artık defter tasdiki isteyen esnaftan Bağ-Kur belgesi istenmemesi gerekeceği
düşünülmektedir,
Yine aynı kanunun 99 ncu maddesi ile 210 sayılı
Değerli Kâğıtlar Kanununun, bağlı tablosu değiştirilmiş olup, buna göre;
1- Noter kâğıtları :
Noter kâğıdı 100.-
TL
Beyanname 100.-
TL
Protesto, vekaletname,
resen senet 200.-
TL.
2- Kira Sözleşme Kâğıtları 200.- TL sına
yükseltilmiştir.
Ancak bu hüküm 1 Ocak 1986 tarihinden itibaren
yürürlüğe girecektir.
Noterlik harçları ile damga vergisinde şimdilik bir
artış olmayıp bu konuda Bakanlar Kuruluna yetki verilmiş bulunmaktadır. Hare ve
damga vergisinin arttırıldığı anda keyfiyetin ayrı bir genelge ile sizlere
duyurulacağı tabiidir.
1985/110
Damga Vergisi ve Harç artışları Hk.
- Bakanlar Kurulunun 85/10173 sayılı kararında 488
sayılı Damga Vergisi Kanununa bağlı (1) sayılı tablosunda yer alan maktu vergi
miktarları ile maktu ve nispi vergilerin asgari ve azami miktarları
ile 85/10177 sayılı Harplar Kanununa ekli (1-9) sayılı tarifelerde yer
alanmaktu harçlar miktarları ile maktu ve nispi harçların asgari ve azami miktarlarını
belirten ve 1.1.1886 tarihinden geçerli olmak üzere tesbit edilen Damga Vergisi
ve harçlara ait listeler aşağıda gösterilmiştir.
- Yine Bakanlar Kurulunun 85/10170 sayılı karan ile
Taşıt Alım Vergisinin 4,5 ve 6 ncı maddelerinde yer alan (l), (II), (III), (IV)
ve (V) sayılı tarifelerdeki vergi miktarlarının da bir kat artırılmasına
ilişkin 19.12.1985 tarihli kararının 26 Aralık 1985 tarih ve 18970 sayılı Resmi
Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdiğinin bilinmesini rica ederim.
1986/9
Gözaltında bulunan şahısların vekâletname verebilecekleri Hk.
Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 27.1.1986 gün ve
2916 sayılı yazısına bağlı olarak alınan, İçişleri Bakanlığı Jandarma Genel
Komutanlığının genelgesi aşağıya çıkartılmıştır.
1986/53 İstimlâk tebliğ işleminden alınacak değerli kâğıt
bedeli Hk.
1987/25
Evlat edinme işleminin vekâlet yolu ile yapılabileceği Hk.
Birliğimize yapılan bazı başvurular üzerine İçişleri Bakanlığına
yazdığımız yazıya cevaben anılan Bakanlık Nüfus ve Vatandaşlık işleri Genel
Müdürlüğünden aldığımız 9 Mart 1987 gün ve 621.121.195/11071 sayılı yazıda aynen
:
«Evlat edinme işleminin iki taraflı bir akit niteliğinde olması ve
mevzuatımızda vekil marifetiyle yapılmasını engelleyici açık bir hüküm
bulunmaması sebebi ile bu aktin noterden düzenlenmiş özel bir vekaletname ile yapılmasında hukuki bir engel
görülmemektedir.
Ancak,
vekâletnamenin evlatlık muamelesi yapılması konusunda vekilin yetkili olduğunu
ve evlat edinenle evlatlığın açık künyelerinin gösterilmiş olması gerekli
görülmektedir.>> denilmektedir.
1987/36 Avukatların müvekkilleri adına düzenleyecekleri
vekaletnameler Hk.
Birliğimize gelen bazı şikayetlerden, <<namlarına aharı
tevkile mezun olduğum müvekkillerimi temsile yetkili olmak üzere» veya
«müvekkillerimin bana vermiş oldukları vekaletname
ile birlikte kullanıldığı takdirde muteber olmak>> kaydı ile bazı
vekâletnameler düzenlendiği öğrenilmiştir.
1512 sayılı Noterlik Kanunun 79 ncu maddesinde açıkça hükme
bağlandığı üzere, başkası adına vekaleten hareket eden bir avukatın aharı
tevkile yetkili olduğunu belirten bir vekaletnameyi
notere ibraz etmedikçe, müvekkili adına vekâletname tanzimi ile vekâlet
yetkisini bir başkasına devri mümkün bulunmamaktadır.
1987/80 Silah devirleri için verilecek vekaletnameler Hk.
Bir noterimizin «ilgili mercilerde kendi adına kayıt ve tescil
yaptırması>> ibaresini havi vekaletname
ile silah satış ve devrinin mümkün olup olmayacağına dair sorusu üzerine
başvurduğumuz İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünden verilen 22.10.1987
gün ve 62159/68-296320 sayılı yazıda :
<<Gerek 6136 sayılı Kanununun 2478 sayılı Kanunla değişik 7.
maddesinin son fıkrası ile 9. maddesi ve gerekse bu kanuna dayalı olarak
çıkarılan 28.2.1982 tarihli ve 8/4182 karar sayılı yönetmeliğin 22 nci
maddesinde sıralanan hükümler, silah taşıma ve bulundurma vesikası verilecek
olan şahısların bu haklarını kullanırken ilgili makamca göz önünde tutulması
gereken hususları düzenlemektedir.
Bu
nedenle silah vesikasını verecek olan makamın vesika alacak olan şahıs hakkında
yukarıda belirtilen kanun ve yönetmelik hükümlerine göre gerekli tahkikat
yapılmadan noter kanalı ile verilen vekâletnameye istinaden varislerden birine
silah vesikası verilmesi mümkün değildir.>> denilmektedir.
1987/82 Bazı taşıt kirası vekaletnameleri Hk.
Maliye ve Gümrük Bakanlığından gönderilen 21.10.1987 gün ve TAV
2121348-3-3569/69145 sayılı yazıda :
«1318 sayılı Finansman Kanununun 2346 sayılı Kanunla değişik 1/c
maddesi ile (vekâletname ile tasarruf hakkının davranılması) Taşıt Alım
Vergisinin konusuna alınmış, 28.12.1982 gün ve 9 seri no.lu Taşıt Alım Vergisi
Genel Tebliği ile de hangi tür vekâletnamelerin taşıt alım vergisine tabi
tutulmayacağı açıklanmıştır.
Taşıtın
vekâletnamede belirtilen kimseye kiralanması şartıyla, vekiline kiralamaya
yetki veren vekâletnameler, söz konusu genel tebliğin A/3 üncü bölümü
kapsamında olduğundan, bu tür vekâletnamelerin tanzimi sırasında vekil tayin
edilenlerden taşıt alım vergisinin aranılmaması gerekmektedir.» denilmektedir.
1988/14 Yabancıların gönderdikleri
vekâletnameler Hk.
Nasıl
Türkiye'de yapılmış bir noterlik işlemi yurtdışında geçerli ise, yurtdışında
yabancı bir devletin noteri tarafından yapılan işlemin, Türkiye'de de geçerli
olduğu bilinmektedir. Nitekim 1512 sayılı Kanununun 195 nci maddesi, yabancı
bir memlekette usulü uyarınca yapılan bir noterlik işleminin ne şekilde ve hangi
şartlar altında Türkiye'de kullanılacağını hükme bağlamıştır. Ayrıca, tasdik
mükellefiyeti karşılıklı olarak kaldırılan ülkelerle yapılmış özel anlaşmalar
ile bu konuya ilişkin önceki genelge
hükümleri aynen geçerliliğini korumaktadır.
Son
zamanlarda bazı tapu idarelerinden Birliğimize yapılan başvurularda yabancı bir
ülke noterliğinin düzenlediği vekaletnameye göre yapılan noterlik işlemlerinde
yalnızca işlemin yapıldığı makam ile belgenin tarih ve sayısının belirtildiği,
işlemin bir örneğinin bulunmaması nedeniyle bazı yanlışlıklar ve hatta
sahteciliklerin bilahare ortaya çıktığı bildirilmektedir.
Bu nedenle
noterliklerde yabancı bir ülke noterliğinde yapılmış bir vekaletname veya sair
bir belgeye dayanılarak işlem yapılması halinde, ülke noterliğine ait belgenin
bir fotokopisinin veya aslına uygun olarak çıkarılmış bir örneğinin mutlaka
eklenmesinin bu gibi ihtimalleri ortadan kaldıracağı düşünülmektedir.
Gereğinin
bilinmesini ve buna göre işlem ifasını rica ederim.
1988/34 Bazı noterlik işlemlerinden
alınacak giderler Hk.
Noterlik
işlemlerinden alınacak giderlere ilişkin olarak yaptığımız 16 sayılı genelgede
bazı hata ve yanlışlıklar olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle aşağıdaki
hususların açıklanmasına gerek duyulmuştur.
1
- Noterlik Ücret Tarifesinin 1 nci maddesinin 2 nci fıkrasındaki «bu ücret bir
noterlik işleminde 300.- liradan az olamaz>> hükmünün farklı yorumlanması
nedeniyle bazı noterlerimizde bir tereddüt meydana gelmiştir
Anılan
hükmü Birliğe göre farklı yorumlayan bir noterimizin Adalet Bakanlığına
başvurması üzerine anılan Bakanlıktan Birliğimize gönderilen 11.4.1988 gün ve
13502 sayılı yazıda;
«Bakanlığımızca
hazırlanıp 30 Mart 1988 de yürürlüğe giren Noterlik Ücret Tarifesinin 1 nci
maddesi uyarınca noterler Harçlar Kanunu gereği tahsil
ettikleri harcın % 30'u oranında
ücret alırlar; ancak bu ücretin bir işlemde 300.- liradan az olamayacağı
öngörülmüştür.
Buna
göre iki örnekli genel vekaletname tanzimi nedeniyle noter, harç yekunü
olan (750+300) 1050.- liranın % 30'u olan 315 lira ücret alacaktır. Ekte
.gönderilen genelgenize bağlı tablonun 1 numaralı bölümüne göre, hesaplanacak
noter ücretinin ise 390.- lira tutacağı anlaşılmaktadır.
Bir
işlem sırasında asıl nüsha için ayrı, suretleri için ayrı olarak noterlik
ücretinin
hesap edilmesi tarifesine aykırı
düşmektedir.>> denilmektedir.
Bu
nedenle özellikle vekaletname işlemlerinde yapılacak ücret hesabında
bu açıklamaların nazara alınması
gerekmektedir.
2
- Yukarıda sözü geçen genelgenin 3 sayfasında yer alan <<ibraz edilen kağıdın
dışarıda yazılıp onaylanmak üzere Noterliğe getirilen>> örnek
işlemlerinde karşılaştırma>> ücretleri bir sehiv sonucu noksan
hesaplanmıştır.
Bu
sütunda yer alan bir yapraklı örnek işleminde karşılaştırma ücreti 400.- lira,
iki yapraklı işlemde 600.- lira, 3 yapraklı işlemde 800.- lira vb. olacaktır
3
- Yine genelgenin 3 sayfasının en altında yer alan cetvelin (bir yaprak) yazan
bölümü altında 128 lira olarak gösterilen KDV. nin 120.lira olması
gerekmektedir.
4
- Genelgenin son sayfasındaki sendika istifalarından 188.- lira noter ücreti
alınacağı yazılmış isede, bunun yanlış olduğu sonucuna varılmıştır.
Çünkü
işlemde hem tebliğ ve hemde imza tasdiki sözkonusudur. Tarifenin 8 nci
maddesinin 1 nci fıkrası gereğince
bir imza tasdiki için 75.lira, 3 ncü fıkra gereğincede (150X4) 600- lira
alınması gerekmekte olup, işlem sendika işlemi olduğu için bu ücretler
toplamının yarısı olan 338.liranın noter ücreti olarak tahakkuk ve tahsili
gerektiği düşünülmektedir.
1988/51 Tapuda işlem yaptırılmasını gerektiren
noterlik işlemleri Hk.
Adalet
Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden gönderilen 18.8. 1988 gün ve 30662
sayılı yazıda :
<<Tapuda
işlem yapılmasını gerektiren iş kağıtlar ile diğer işlemlerin fotoğraflarının
tel zımba ile tutturulmadan önce yapıştırıcı bir madde ile yapıştırılmaları,
fotoğrafların üzerine darphaneden sağlanmış madeni noterlik mührünün okunaklı
bir şekilde basılması hususu 16 Temmuz 1979 tarih ve 6-79/20094 sayılı genelge
ile tüm noterliklere duyurulmuş idi.
Bu
defa, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünden alınan 18 Temmuz 1988 tarih ve 3964
sayılı yazıda, Tapu ve Kadastro Bölge Müdürlüklerinden alınan yazılarda ve
yapılan denetimlerde noterler ve konsolosluklar tarafından düzenlenen
vekaletnamelerdeki fotoğrafların yapıştırılmayarak sadece tel zımba ile
tutturulmak suretiyle eski uygulamaya devam edildiğinden bahisle sahtecilik
alaylarına sebebiyet verilmemesi için vekaletnamelerdeki fotoğrafların tel
zımba ile tutturulmadan önce yapıştırılması gerektiği hususunun bir kez daha Birliğinize
duyurulmasının uygun olacağı belirtilmiştir.
Bu
itibarla, tapu dairelerinde yaptırıldığı bildirilen sahtecilikleri büyük ölçüde
önleyeceği ve fotoğraflı olan her türlü işlem için de aynı durumun söz konusu
olduğu cihetle gerek tapuda işlem yapılmasını gerektiren iş kağıtları ve
gerekse diğer işlemlerin fotoğraflarının tel zımba isle tutturulmadan önce
yapıştırıcı bir madde ile yapıştırılmaları, fotoğrafların üzerine darphaneden
sağlanmış madeni noterlik mührünün. okunaklı bir şekilde basılması
hususunun noterliklere duyurulmasını rica ederim.>> denilmektedir,
1988/58
Gümrük Yönetmeliğinde yapılan değişiklik Hk.
28 Temmuz 1988 tarih ve 19882 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan
1615 Sayılı Gümrük Kanununun Uygulanmasına Dair Gümrük Yönetmeliğinin Bazı
Maddelerinin Değiştirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 4 ncü maddesi aynen aşağıya
çıkarılmıştır.
«Madde 4 - 1615 sayılı Gümrük Kanununun uygulanmasına ilişkin Gümrük
Yönetmeliğinin değişik .12/XIV-a maddesinin 6/a fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
a - Bu fıkra gereğince ithal edilen kara nakil vasıtalarının malül
ve sakat olmayanlara gümrük vergileri tahsisi edilmeden satışı, hibesi ve devri
mümkün değildir. Araçların intifaının mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair
şekillerde akden devri ile tasarruf hakkının vekaletnameye
istinaden devredilmesi satış hükmündedir. Noterler ve trafik memurları bu
konuda herhangi bir işlem yapmadan önce Bakanlığın (Gümrük
Genel Müdürlüğü) iznini aramak zorundadırlar.>>denilmektedir
1988/62 Bazı noterlik işlemlerinden
alınacak vergiler Hk.
Birliğimize yapılan bir başvuru
üzerine Maliye ve Gümrük Bakanlığına yazılan yazımıza cevaben gönderilen
Gelirler Genel Müdürlüğü ifadeli 7.9.1988 gün ve HARÇ : 2232314-177/54897
sayılı yazıda :
<<İlgi yazınızda bir banka ile A,Ş. arasında noterce tasdiki
yapılıp ticaret siciline
işlenen
200.000.000 TL, lik ticari işletme rehninin kaldırılarak ticaret siciline
yapılan
tescilin
silinmesine bankanın muvafakat ettiğini bildiren (muvafakatname) başlıklı
yazının
noterdeki tasdik işlemi
sırasında, harç ve damga vergisi uygulaması bakımından düzenlemenin bir
ibraname mi yoksa vekaletname mi olarak
değerlendirileceği hususundaki Bakanlığımız görüşünün bildirilmesi
istenilmektedir. ,
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanununun 42 nci maddesinin 2
nci fıkrasında menkul ve gayrimenkul mallar hakkında alım, satım, taahhüt ve
rehinle ilgili her nevi mukavele, senet ve kağıtlarda değer gösterilmesinin
mecburi olduğu hükme bağlanmış, kanuna bağlı (2) sayılı tarifenin I - Diğer
veya ağırlık üzerinden alınan nispi harçlar bölümünün birinci fıkrasında da,
muayyen bir meblağı ihtiva eden her nevi senet, mukavelename ve kağıtlardan
beher imza için binde 0.50 nisbetinde harç alınacağı, bu suretle alınacak
harcın 3000 liradan az ve 1.500.000 liradan çok olamayacağı hükme bağlanmıştır.
Mezkür hüküm doğrultusunda inceleme konusu olan muvafakatname
başlıklı
kağıt rehin
alacaklısı olan bankayı bağlayıcı biçimde işletme rehninin kaldırılması
konusunda rıza beyanını, yani muvafakatını içermesi açısından bir tür ibraname
sayılabilirse de taraflar arasındaki hukuki işlemin tam niteliği bilinmeyeceği
için kağıdın muvafakatname olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
Ayrıca. yazılı metnin başlığı ve
kapsamı kişinin hukuki bir işleme muvafakatını
yani rıza beyanını
ifade ettiğine göre, ifade edilenin dışında saklı başkaca bir işlemin ve bu
meyanda ibranın varlığından söz edilemez.
Bu nedenle, sözkonusu kağıdın
noterdeki tasdiki işleminden, kağıdın ihtiva ettiği değer üzerinden (2) sayılı
tarifenin I/1 pozisyonu gereğince harç alınması gerekmektedir. Öte yandan,
muvafakatnameler 488 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yer alan damga
vergisine tabi kağıtlar arasında sayılmadığından damga vergisi aranılmaması
icab'eder.>> denilmektedir.
1988/80
Noterlerce bastırılan matbu vekâletnameler Hk.
Bazı
Noterlerimizce bastırılan matbu vekaletnamelerin içerdikleri yetkiler ile bu
yetkilerin başka birisine devri konusunda tereddütler hasıl olduğu Birliğimize
yapılan başvurulardan anlaşılmıştır. Bu nedenle matbu olarak bastırılan bazı
vekaletnamelerin kullanılması konusunda aşağıdaki hususların açıklanmasında
zorunluluk duyulmuştur.
1
) Bazı matbu avukat vekaletnamelerinin. «Leh ve aleyhime açılmış ve açılacak
bilumum dava ve takiplerden...>> şeklinde başladığı ve bundan sonra
avukata verilen yetkiler belirlenmektedir. Belirlenen bu yetkilerden sonra yine
matbu olarak «...başkalarını vekil edip azletmeye...>> cümlesinin
bulunduğu, bundan sonra ise nokta nokta konularak bir boşluk bırakıldığı ve bu
boşluğa da müvekkilin vekile vermek istediği özel yetkiler daktilo ile
yazılmaktadır.
Bu
durumda başkalarını vekil edip azletme yetkisinin sonradan verilen özel
yetkilerin belirlenmesinden önce yazılmış olduğu için ileride bazı
tereddütlerin çıkabileceği düşünülmüştür. Nitekim Birliğimize intikal eden bazı
sorulardan avukatın başkalarını vekil etme cümlesinden sonra gelen yetkileri,
yeni vekile devredemeyeceği gibi kanı sahibi olanların bulunduğu
anlaşılmaktadır.
Bu itibarla,
ileride herhangi bir ihtilafa meydan verilmemesi bakımından bu çeşit matbu
vekaletnamelerde «başkalarını vakit etme>i yetkisinin tüm yetkilerin en
sonuna yazılması veya daha önce yazılmış ise. bu cümleden sonra verilecek diğer
yetkileri de devredebileceği hususunun açık bir şekilde metinde ifade 'edilmesinin
uygun ve yerinde olacağı düşünülmektedir.
2)
Yine bazı noterlerce bastırılan matbu genel vekaletnamelerin içinde vekil tayin
edilen kişiye avukat tutma yetkisinin de verildiği görülmektedir. Verilen bu
avukat tutma yetkisinin sınırlarında tereddüt edildiği ve özellikle bu yetkinin
dava açma yetkisini kapsayıp kapsamadığı hususunda çeşitli görüşlere
rastlanıldığı anlaşılmıştır.
Yapılan
incelemeye göre Borçlar Kanununun 388/3 ncü maddesi hükmü karşısında avukat
tutma yetkisinin dava açma yetkisini kapsamadığı sonucuna varılmış
bulunulmaktadır,
1988/85 Değerli Kâğıt
bedellerinin arttığı Hk.
20 Aralık 1988 tarih ve
20025 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Değerli Kağıtlar Kanununun 5 numaralı
gene) tebliğinde;
<<210 Sayılı
Değerli Kağıtlar Kanununun 1 nci maddesinde, bu kanuna bağlı tabloda yazılı
kağıtlar ve belgeler değerli kağıt sayılır. Bu kanununun kapsamına
giren veya diğer kanunlarla kapsama alınacak
olan değerli kağıtların basımı, dağıtımı ve bedellerinin tahsili ile ilgili
usul ve esasları ve bu kağıtların bedellerini tespite Maliye Bakanlığı
yetkilidir.» denilmekte ve daha sonra bu yetkiye dayanılarak noterlikte
kullanılan değerli kağıtların yeniden tespit edilen bedelleri
liste halinde verilmiş bulunmaktadır.
1.1.989 tarihinden
itibaren uygulanması gereken ve Noterlikte kullanılan değerli kağıtlara ait
liste aynen aşağıya alınmıştır.
1989/10 Tapu İdarelerinde işlem yapılacak
Noterlik belgelerinin nüfus hüviyet cüzdanına göre düzenlenmeleri gerektiği Hk.
İLGİ : 11.7.1978 gün ve 2364/19 sayılı
genelgemiz.
Nüfus hüviyet cüzdanındaki bilgileri
kapsayan başka belgelerle taşınmaz mal üzerinde tasarrufa yetki veren
vekaletname tanzim edilip edilemeyeceği Başbakanlık Tapu ve Kadastro Genel
Müdürlüğünden sorulmuş idi.
Anılan Genel Müdürlükten gönderilen
2 Aralık 1988 gün ve 4-1-113113-6824 sayılı yazıda: «Noterlik Kanununun 88 ncu
maddesi gereğince düzenleme şeklinde tanzim edilen vekaletnamelerde,
ilgililerin kimlik tespitinin Nüfus Kanunu gereğince nüfus hüviyet cüzdanlarına
dayanılarak yapılması gerekmektedir.
Diğer taraftan, Medeni Kanunun 917 nci maddesi gereğince tapu
sicillerinin tutulmasından Hazine sorumlu olup, Hazinenin memurlara rücu hakkı
bulunmaktadır.
Bu nedenle, tapu idarelerinde işlem yapılmak üzere noterlerce düzenleme
şeklinde tanzim olunan vekaletnamelerde, kimlik tespitinin mutlaka ilgilinin
nüfus hüviyet cüzdanına dayanılarak yapılmasında zorunluluk
görülmektedir.>> denilmektedir.
İlgide tarih ve sayısı gösterilen genelgemizde tamamen bu görüşün aksi
yazılmış ise de, yapıdan incelemede anılan Genel Müdürlüğün yine aynı şekilde
görüş bildirdiği, ancak genelge yapılırken sehven görülmemektedir yerine
görülmektedir denildiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla,
yukarıda açıklandığı üzere tapuda işlem yapılmak üzere düzenlenecek
vekaletnamelerde, kimlik tespitinin mutlaka nüfus hüviyet cüzdanına dayanılarak
yapılmasını rica ederim.
1989/31 Taşıt Kira sözleşmeleri Hk.
Taşıt kira sözleşmeleri
ile taşıtın dilenen kişiye ve dilenen bedelle kiraya verilmesine ilişkin yetki
veren vekaletnamelerin taşıt alım
vergisine tabi tutulup tutulmayacağında noterlerimiz tarafından tereddüt
edildiği anlaşılmaktadır. Bu tereddüdün iki müessesenin birbirine
karıştırılma-sından ileri gelmiş olabileceği gibi 1983/34 sayılı genelgenin fihrist
bölümünde yanlış yazılmasından da ileri gelmiş olabileceği sonucuna varılmıştır. Bu nedenle aşağıdaki
hususların kısaca açıklanmasında yarar görülmüştür.
1983/34 sayılı genelgemizde
açıklandığı üzere, belli bir güzergahta yük veya yolcu nakliyatı yapılmak üzere
tanzim edilmiş bulunan, kirala-yana taşıt üzerinde herhangi bir tasarruf
yetkisi vermeyen ve hukuki bir iktisap olmaması nedeniyle malik değişikliğine
de sebebiyet vermeyen KİRA SÖZLEŞMELERİ TAŞIT ALlM VERGİSİNE TABİ BULUNMAMAKTADIR.
Buna karşılık, 1987/23
sayılı genelgemizde açıklandığı veçhile, kiraIayana tasarruf yetkisi veren ve
taşıtını dilediği kimseye dilediği bedelle kiralama yetkisini taşıyan, vekaletnamelerin taşıt alım vergisine tabi
tutulması gerekmektedir.
1989/33 Geçici ikamet tezkereli kişilerin bazı tasarrufları Hk.
Bir sorumuza cevap olarak gönderilen
Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 23.3.1989 gün ve 13354 sayılı
yazılarında :
<<T.C. nüfusuna kayıtlı olmayan ve iki yılda bir yenilenen
geçici ikamet tezkeresi ile Türkiye'de oturan kişilerin araç, taşınır ve
taşınmaz mallar ile diğer konulardaki alım, satım, bağış vekaletname düzenlemesini istemeleri, keza SSCD' den gelmiş alan
Türk vatandaşı kişilerin de gerek SSCB' de gerekse diğer ülkelerdeki taşınır veya
taşınmaz malları için yakınları lehine vekalet, bağış ve benzer konularda noterde işlem
yapılmasını istemeleri halinde, uyulması gereken hususlar konusunda
Bakanlığımızdan görüş sorulmaktadır.
A - Geçici ikamet tezkereli kişiler
Geçici ikamet
tezkereli kişilere verilen ikamet tezkeresinin ihtiva ettiği bilgileri gösteren
İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün Yb. Hd. ilt. D. Başkanlığının
7.2.1989 gün ve Va. 650518/051157 sayılı cevabi yazı örneği ektedir.
Bu itibarla, bu durumda bulunan kişiler noterde;
1 ) Menkul malların alım satımı,
2) Taşıt alım satımı (16.6.1985 gün ve 18786 mükerrer sayılı Resmi
Gazete' de yayınlanan
Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 55/e Maddesi dikkate alınarak);
3) Sınırlayıcı kanun hükmü olmayan diğer konularda genel olarak
irade beyanlarını gösteren vekalet, bağış ve benzeri
işlemleri yaptırabileceklerdir.
4) Yabancı uyruklular için gayrimenkul mülkü edinme konusunda,
kanunlardaki tahdit hükümleri saklı kalmak ve mütekabiliyet şartı aranmak
kaydı ile onların da dahili mevzuatımız ahkamı çerçevesinde taşınmaz malları temellük
edebilecekleri
düşünülmüştür.
B - SSGB' den yurdumuza gelerek vatandaşlığımıza
geçmiş kimselerin SSCB'de veya diğer yabancı
ülkelerdeki rnenkul ve gayrimenkulleri için yakınları lehine bağış ve vekalet
gibi irade beyanlarını tevsik mahiyetindeki işlemlerin yapılmasını istemeleri
halinde, noterin bu
işlemleri yapmasında yasal bir sakınca yoktur. Tabiatıyla bu işlemlerin ilgili
yabancı ülkelerde geçerli olup olmayacağı o ülkelerin dahili mevzuatına
bağlıdır.>> denilmektedir.
1989/47 Finansal kiralama yolu ile devredilen taşıtlar Hk,
Finansal kiralama yolu ile tasarruf
hakkı devredilen taşıtlardan, taşıt alım vergisi alınıp alınmayacağı
hususundaki bir tereddüt üzerine konu Maliye ve Gümrük Bakanlığına intikal
ettirilmiş idi.
Anılan Bakanlıktan Birliğimize gönderilen 12.5.1989 gün ve DMG: Y
: 2101102-133/38558 sayılı yazıda aynen;
<Bilindiği üzere, 28.6.1985 gün ve 18795 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanan 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunununun 30 uncu maddesinin 1.
fıkrasında, finansal kiralama sözleşmesinin her türlü vergi, resim ve harçtan
istisna olduğu hükme bağlanmıştır.
Bu hükme göre, finansal kiralama sözleşmeleri damga vergisinden
istisna edilmiştir.
Öte yandan, bu
sözleşmelerle ilgili işlemlere mezkur madde ile getirilen harç istisnasının
uygulamasında meydana gelebilecek yanlış anlamalara meydan verilmemesi
bakımından yayımlanan 13 seri nolu Harçlar Kanunu Genel Tebliğinde, sözü edilen
maddede yer alan hükmün, sözleşmenin hüküm ifade edebilmesi için noter, tapu ve
gemi sicilinde yapılması gerekli bulunan işlemlere de tatbik edilmesi gerektiği
açıklanmıştır,
Diğer taraftan, 1318 sayılı Finansman Kanununun 2346 sayılı
Kanunla değişen 1 nci maddesinde: bu kanunun 4, 5 ve 6 ncı maddelerinde yazılı
taşıtların;
a) Her ne şekilde olursa olsun iktisap edilmesi,
b) Yurt dışında iktisap edilerek Türkiye'ye ithal edilmesi,
c) Vekaletname ile tasarruf
hakkının devralınması, Taşıt Alım Vergisine tabidir denilmiştir,
Ayrıca, finansal kiralama sözleşmesi ile yapılan taşıt
iktisaplarının taşıt alım vergisinden istisna edileceğine dair herhangi bir
hüküm düzenlenmemiştir.
Bu nedenle, noterde düzenlenmesi mecburi bulunan finansal
kiralama
sözleşmelerinin damga vergisinden, sözleşme ile ilgili olarak noterde yapılacak
işlemlerin harçtan istisna edilmesi, finansal kiralama sözleşmesi gereğince
taşıtın tasarruf hakkını devralan kişilerin, TAŞIT ALIM VERGİSİNE TABİ
tutulması gerekir.
Bilgi edinilmesini ve gereğinin buna göre yapılmasını rica ederim.>>
denilmektedir.
1989/62 Vergi Dairelerine verilen bazı
vekaletnameler Hk.
Özellikle vergi iadeleri için istenilen
vekaletnamelere <vekilin azli halinde durumu vergi dairesine bildireceğimi,
bildirmeme halinde bundan doğan zararı peşinen kabul ettiğimi ve bu nedenle
vergi dairesinden herhangi bir talepte bulunmayacağımı kabul ve taahhüt
ederim.>> şeklinde bir ibarenin konulmasının istenildiği anlaşılmakla bu
şerhi muhtevi vekaletnamelerden harç ve damga vergisinin ne şekilde
alınacağında tereddüt edilerek konu
Adalet ve Maliye ve Gümrük Bakanlıklarına intikâl
ettirilmiş idi.
Konu
Adalet Bakanlığınca da ilgisi nedeniyle Maliye ve Gümrük Bakanlığına intikal
ettirilmiş olup, Maliye ve Gümrük Bakanlığından konuya ilişkin olarak
gönderilen 26.6.1989 gün ve HARÇ: 2232314-190/50582 sayılı yazıda:
<<Bilindiği
üzere 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı ve 30.12.1988 gün ve 20035 sayılı Resmi
Gazetede yayınlanan 88/13600 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile değişik (2)
sayılı tarifenin II/1 pozisyonunda (belli meblağı ihtiva etmeyen ve alınacak
harç miktarı kanun ve tarifede ayrıca gösterilmemiş olan senet, mukavele ve
kağıtlardaki imzaların beherinden 1000.-TL.) harç alınacağı hükme bağlanmış,
aynı bölümün 3-a ve b pozisyonlarında da, özel ve genel vekaletnamelerden hangi
miktarda harç alınacağı belirtilmiştir.
Söz
konusu vekâletname ve bu vekaletname üzerinde yer alan ve diğer gösterilmesi
zorunlu kağıtlar meyanın da bulunmayan taahhüt metni, iki ayrı hukuki muameleyi
ihtiva etmekle birlikte bu kağıtla, ilgili işlemlerin, 492 sayılı Kanunun 46
ncı maddesindeki (birbirleriyle ilgili işler bir arada bulunursa en yüksek harç
alınmasını gerektiren iş üzerinden bir harç alınır) hükmü çerçevesinde, harca
tabi tutulması gerekir.
Öte
yandan, 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 2 nci maddesinde (vergiye tabi
kağıtlar mahiyetinde bulunan ve onların yerini alan mektup ve şerhlerle, bu
kağıtların hükümlerinin yenilenmesine; uzatılmasına, değiştirilmesine, devrine
veya bozulmasına ilişkin mektup ve şerhler de damga vergisine tabidir)
hükmüne
yer verilmiştir.
Vekaletnameler,
damga vergisine tabi kağıtlar arasında bulunmamakla birlikte, yazışma konusu
vekaletname üzerinde yer alan ve vekalet işleminden ayrı olarak bir taahhüdü
tazammum eden şerhin, 488 sayılı Kanuna ekli ve 30.12.1988 günlü Resmi Gazetede
yayınlanan 88/13599 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile değişik (1) sayılı
tablonun I/1-b fıkrası gereğince maktu damga vergisine tabi tutulması icap
eder.>> denilmektedir.
Bilinmesini
ve söz konusu işlemlerde buna göre işlem ifasını rica ederim.
1989/63 Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Hk.
31.8.1989
gün ve 20268 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan, Adalet Bakanlığı ile Maliye ve
Gümrük Bakanlığının 197 sıra no lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde;
A - NOTERLER TARAFINDAN DÜZENLENEN
VEKALETNAMELERDE YER ALACAK ASGARİ BİLGİLER
1 - 213 sayılı Vergi Usul Kanununun
mükerrer 257 nci maddesinin Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye
dayanılarak, 1.8.1989 tarihinden itibaren noterler tarafından düzenlenen
vekaletnamelerde bulunulması gereken bilgilerin yanı sıra aşağıda yazılı
bilgilere de yer verilmesi zorunluluğu getirilmiştir.
a) Vekaletname
verenin adı, soyadı, unvanı, adresi,
b)
Vekaletname verenin varsa gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı bulunduğu
vergi dairesi, vergi sicil (hesap) numarası,
c)
Vekaletname verilenin adı, soyadı, unvanı, adresi,
d)
Vekaletname verilenin varsa bağlı bulunduğu vergi dairesi, vergi dairesi sicil (hesap) numarası,
e)
Vekaletname verilen avukat ise, bağlı bulunduğu baro,
Noterler bu bilgilerin
vekaletnamelerde EKSİKSİZ VE DOĞRU OLARAK BULUNMAMASINDAN SORUMLU OLACAKLARDIR.
2 - 1.8.1989 tarihinden önce
düzenlenen ve yukarıdaki bilgilerin tamamını kapsayan (tebliğde böyle yazmasına
rağmen kapsamayan denilmek istendiği sanılmaktadır.) vekaletnameler ile bu
tarihten sonra kamu kurum ve kuruluşlarında, mahkemelerde, icra ve iflas
dairelerinde dava ve iş takip edilmesine başlanması halinde eksik olan bilgiler
vekaletnamelerin arkasına vekil tarafından yazılmak ve imzalanmak suretiyle
tamamlanır.>> denilmektedir.
Tebliğde
uygulamanın her ne kadar 1.8.1989 tarihinden itibaren yapılacak belirtilmiş ise
de, yayımın gecikmesi nedeniyle uygulamanın 1.9.1989 tarihinde başlayacağı,
ilgili Bakanlıkça bildirilmiş bulunmaktadır.
1989/68 Göçmen soydaşIarımızın kimIik
belgeleri ve gümrük muafiyetleri Hk.
Bulgaristan'dan göçe zorlanarak
yurdumuza gelen soydaşlarımız tarafından getirilen bazı araç ve dayanıklı
tüketim maddelerinin satışı ile bunların noterlik işlemi yaptırdıkları sırada
kendilerinden nasıl bir kimlik belgesi isteneceği konusunda çıkan tereddütler
üzerine Adalet Bakanlığından görüş istenmiş idi.
Anılan Bakanlıktan 25.7.1989 tarih
ve 5-33-1989/30712 sayılı yazıların-da aynen :
«Anılan konuların
tetkiki sonunda.
1) 12 Temmuz.1989 gün ve 20223
sayılı ve 21 Temmuz 1989 gün ve 20228 sayılı Resmi Gazetelerde yayınlanan
Başbakanlık Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığının 89/28 ve 89 sayılı ithalat
tebliğlerinde göçmen soydaşlarımıza ait nakil vasıtası, mesleki alet, makina
vesair eşyalar hakkındaki gümrük uygulamaları düzenlenmiş bulunmaktadır.
2) Harç ve damga vergisi bakımından,
a - Soydaşlarımızla ilgili olarak
gümrüklerdeki vergi, harç ve. resim muafiyeti yukarda ifade edilen ithalat
tebliğlerinde yer almış bulunmaktadır.
b - 492 sayılı Harçlar Kanununun
88/e madde ve fıkrası gereğince sözü edilen göçmen soydaşlarımıza verilecek
ikamet tezkereleri dahi harçtan muaf tutulmuştur.
c - Ancak noterlikteki işlemler açısından gerek 488 ve gerekse 492
sayılı Kanunlarda aksine hüküm bulunmadığından göçmen soydaşlarımız için damga
vergisi ve harç muafiyeti şimdilik söz konusu bulunmamaktadır. .
3) Noterlikteki işlemler açısından
göçmen soydaşılarımızın kimliklerinin tespiti konusunda :
a - Göçmen soydaşlarımız 16.6.989
tarih ve 3583 sayılı Kanunla getirilen hükme
istinaden
haklarında 2510 sayılı İskan Kanunu Ahkamı uygulanacağından, 1512 sayılı
Kanununun 89 ncu maddesinde sözü edilen (niteliği bakımından tapuda işlem
yapılmasını gerektiren sözleşme ve vekaletnameler)
için ibrazı zorunlu hüviyet cüzdanı konusu Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne
yazılmış olup sonuç ayrıca Birliğinize iletilecektir.
b - Diğer noterlik işlemleri
açısından 1512 sayılı Kanunun 7213 maddesi ile Noterlik Kanunu Yönetmeliğinin
90 ıncı maddesi dikkate alınarak, pasaport, ehliyetname, fotoğraflı kimlik
kartı vesair kimlik belirten belgelerden birinin ibrazı halinde noterlik
işleminin yapılabileceği düşünülmüştür.>> denilmektedir.
Yazıda sözü edilen tebliğlere.
bakıldığında, :bu soydaşlarımızın bir adet nakil vasıtası ile beraber
getirdikleri mesleki alet, makina vesair eşyanın ithaline müsaade edildiği,
bunların gümrük vergisi, resim ve harçlardan muaf olarak ithal edileceğinin
hükme bağlandığı tespit edilmiş bulunmaktadır.
1989/70 197 sıra nolu Vergi Usul Kanunu
Genel Tebliği Hk.
İLGİ
: 31.8.1989 gün ve 8718/63 sayılı genelge.
Adalet
Bakanlığı ile Maliye ve Gümrük Bakanlığının müştereken yayınladıkları 197 sıra
nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin noterleri ilgilendiren hükümlerinin
ilgide tarih ve sayısı gösterilen genelge ile sizlere duyurulduğu malumunuzdur.
Söz
konusu genel tebliğin uygulamada yarattığı zorluk ve tereddütler nedeniyle
konuya ilişkin olarak, Birliğimizce anılan Bakanlıklar vezninde yapılan yoğun
girişimler olumlu sonuç vermiş ve söz konusu tebliğin yalnızca AVUKATLAR İÇİN
DÜZENLENEN VEKALETNAMELERE hasredilmesi sağlanmıştır. Ayrıca ve bu arada
tereddüt edilen bazı hususları da açıklayan Maliye ve Gümrük Bakanlığının
8.9.1989 tarih ve VUK-4-2110007-4/ 67229 sayılı yazılarında aynen
<<31.8.1989 gün ve 20268 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 197 sıra
numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği hakkındaki ilgi yazınız incelenmiş ve
bu konudaki Bakanlığımız görüşleri aşağıda açıklanmıştır.
1
- 197 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile noterler tarafından
düzenlenen vekaletnamelerde bulunması gereken bilgilerin yanı sıra, aşağıda
yazılı bilgilere de yer verilmesi zorunluluğu getirilmiştir.
a)
Vekaletname verenin adı, soyadı, unvanı, adresi,
b)
Vekaletname verenin varsa gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı bulunduğu
vergi
dairesi, vergi dairesi sicil (hesap) numarası,
c)
Vekaletname verilenin adı, soyadı, unvanı, adresi,
d)
Vekaletname verilenin varsa bağlı bulunduğu vergi dairesi, vergi dairesi sicil (hesap) numarası,
e)
Vekaletname verilenin avukat ise bağlı bulunduğu baro,
Bakanlığımız
bu bilgilerin YALNIZ AVUKATLARA VERİLEN VEKALETNAMELERDE BULUNMASINI YETERLİ
GÖRMÜŞTÜR. DİĞER VEKALET NAMELERDE BU BİLGİLERİN BULUNMASI ZORUNLU DEĞİLDİR.
2
- Avukatın notere gelmemesi halinde vekaletnamede, anılan tebliğe göre
bulunması zorunlu bilgiler vekaleti verenin beyanına dayanılarak
düzenlenecektir.
3
- Bir avukata veya bir müesseseye bağlı olarak, (stajyer avukat dahil) ücretli
çalıştığı için vergi dairesi mükellefiyet kaydı olmayan avukatlara vekaletname
verildiği takdirde vekalet alan avukatın (stajyer avukatın) adı ve soyadı ile
işverenin, adı, soyadı, adresi, bağlı bulunduğu vergi dairesi ve vergi dairesi
sicil (hesap) numarası vekaletnameye yazılacaktır. Avukatın bağlı olduğu müessesenin
vergi mükellefiyetinin almaması halinde, sadece kurumun adı ve adresi gibi
bilgiler yazılacaktır.
4
- Avukatın adı, soyadı adresi ve vergi durumu ile ilgili olarak vekaletname
metninde yer verilecek müvekkil beyanının vekaletname muhtevası kapsamında
düzenlenmesi halinde bu beyanla ilgili tasdik işleminden ayrıca harç
aranılmayacaktır. Ancak, söz konusu beyanın vekaletname işleminden ayrı bir
borç taahhüdünü tazammum edecek tarzda düzenlenmesi halinde,harç uygulamasında
492 sayılı Kanununun 46 ncı maddesi hükmü dikkate alınacak, ayrıca söz konusu
taahhüt metni sebebiyle 488 sayılı Kanununun 2 nci maddesi ile kanuna ekli 1
sayılı tablonun I-1/6 pozisyonu gereğince maktu damga vergisi tahsil
edilecektir.>> denilmektedir.
Bilinmesini ve: bundan böyle buna
göre işlem ifasını rica ederim.
1989/99
Bazı tespit tutanakları Hk.
Bir örneği yazımızın
arkasındaki işlemin noterlere getirilerek onaylama suretiyle yaptırılmak
istendiği, bu işlemin bir tespit işlemi niteliğinde olduğundan, (tespit)
işleminin noterlerce bu şekilde yapılıp yapılmayacağına ilişkin olarak
intikal eden soru Yönetim Kurulumuzda görüşülmüştür.
Gerçekten sözkonusu
işlem Noterlik Kanununda yer alan bir tespit işlemi olup, imza onaylaması
şeklinde yapılması mümkün bulunmamaktadır. Bu işlemin 1512 sayılı Kanunun 101
nci maddesinde yer alan şekil ve şartlar dahilinde yapılması gerekmektedir. Ayrıca
bu tespit işlemi bizzat noter tarafından yapılabileceği gibi, tespitin bir
ihtisası gerektirmesi halinde bilirkişi de kullanılabileceği tabiidir.
1990/1 Oto satışlarında uyulacak esaslar
Hk.
Açık oto satışı tâbir Edilen ve
yasalara aykırı bulunan bazı işlemlerin noterliklerde yapıldığı yolundaki
söylentilerin son zamanlarda daha yaygın bir seviyeye ulaştığı malûmunuzdur. Bu
konu camiamızı çok tedirgin etmiş, noterlerimizin büyük çoğunluğunun
yakınmalarına neden olmuş, noterlik müessesesini derinden yaralayan bu
iddialara son verilmesini temin edecek önlemlerin alınması genel bir istek
olarak gündeme gelmiştir.
Konuya büyük bir duyarlılıkla
yaklaşan Yönetim Kurulumuz, bu konu-da alınmasını uygun bulduğu önlemi Adalet
Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürcüğüne arz ederek, bu konuda görüş
istemiştir.
Anılan Genel Müdürlüğün konuya
ilişkin 1.12.1989 tarih ve 47685 sayılı yazısında aynen:
<<Açık oto satışı tâbir edilen
işlemin yapılmasıyla bazı noterlere daha çok rağbet edildiği, ayrıca hazinenin
vergi kaybına neden olduğu, noter-lere olan güvenin azaldığı 9.10.1985 gün ve
586/10028 sayılı yazınız ile ilgi (a) daki yazınız muhtevaların.dan
anlaşılmaktadır.
Yasal olmayan bu davranış,
noterlerin genel meşrû menfaatlerine aykırı olduğu gibi, noterlik mesleğinin
ahlâk, düzen ve geleneklerini de zedeleyici niteliktedir.
Öte yandan bu tür işlemleri yapan
noterlere yasal olmasa da iş sahiplerince daha çak rağbet edilmesi 1512 sayılı
Noterlik Kanununun rekabet yasağını düzenleyen 50 nci maddesine aykırı
bulunmaktadır,
Aynı kanunun 166 ncı maddesinin 13
ncü bendinde <<noterlerin genel menfalarını ve mesleğin ahlâk, düzen ve
geleneklerini korumak» Birliğimizin görevleri mey anında sayılmış
bulunmaktadır.
Bu itibarla; Noterlerin genel menfaatlerini korumak,
birliği ve düzen sağlamak, rekabeti de önleyerek yapılacak işlemlerin yasalara
uygunluğunu temin etmek maksadıyla Birliğimizce ,bastırılarak amblemli ve seri
numaralı küçük etiketlerin oto satış işlemleri ile bu satışlarla ilgili
vekaletnamelerde kullanılmak üzere tüm noterlere tevzi edilmesi ve bu yönde
Birliğiniz Yönetim Kurulunda alınacak kararın noterliklerde uygulanması 1512
sayılı Kanunun 168/12-13 ncü maddesine uygun bulunmuştur» denilmektedir.
Bu görüş çerçevesinde Yönetim
Kurulumuz aşağıda ayrıntılarını açıkladığımız önlemlerin 1.5.1990 tarihinden
itibaren Türkiye’deki tüm noterliklerde uygulanmasına, 14 Aralık 1989 tarihli
toplantısında, 1512 sayılı Noterlik Kanunun 166/13 ncü maddesinin kendisine
verdiği yetkiye dayanarak karar vermiş bulunmaktadır :
1) Noterler, Birliğimizce özel
olarak bastırılan yaklaşık 2,5x3 cm, ebadındaki numaralı küçük etiketleri, ya
da başka bir deyişle- bandrol kağıtlarını, taşıt alım vergisine tâbi taşıt
araçlarının kati veya mülkiyeti muhafaza kaydı ile yapılan satış
sözleşmelerinin iş kâğıtlarında alıcının imzasının yanına yapıştırarak üzerini
imzanın bir kısmı bandrolün dışına taşacak biçimde satıcıya veya satıcılara
imzalatacaklardır. Böylece satıcının imzası hem işlem kâğıdında, hem de işlem
kâğıdına taşacak biçimde bandrol üzerinde bulunacaktır.
2) Aynı şekilde taşıt alım vergisine
tâbi olan araçların satışı için taşıt alım vergisi ödemeksizin yapılan
vekâletnamelerde de (alıcının adı belirtilmek suretiyle veya genel olarak
verilmiş vekâletnameler) aynı yöntem uygulanacak, yani normal imzanın dışında
vekâlet verenin imzası, yapıştırılacak bandrole de aynı yöntemle alınacaktır.
3) Her blokta mevcut 54 adet bandrol
işlemlere sıra takip olunarak yapıştırılacaktır. İmzaların alınmasından sonra
her ne sebeple olursa ol-sun, işlemin tamamlanamaması halinde üzerinde
bandrolün yapışık olduğu nüsha üzerine gerekli meşruhat verildikten sonra, özel
bir dosyada saklanacaktır.
4) Taşıt araçlarının satışı için
arabayı satın alacak kişinin adı yazılmak suretiyle yapılan vekâletnamelerde,
bu kişinin :adının sonradan yazıldığı intibaını verecek durumlardan
kaçınılacak, vekâletnamenin yazımında boş yerler doldurulmak suretiyle matbu
evrak kullanılmayacak, tüm vekâlet işlemi baştan sona ve hiç ara verilmeden
yazılacak ve özellikle taşıt aracını iktisap edecek kişinin ismi çıkıntı ile
yazılmayacaktır.
5) Yönetim Kurulumuz Oda
yönetimlerine, kendilerine bağlı noterliklerde, bu :konuda her türlü denetim
yetkisini vermiştir. Oda Yönetim Kurulları Birliğinizden yeni bir yetki
istemeye gerek olmadan, bu yöntemin işlemesini tüm noterlilikler de
denetleyeceklerdir. Bu denetlenme sırasında bilhassa bandrollerin sıra
numarasını takip eder şekilde kullanı!ıp kullanılmadığına, kullanılmamış
bandroller arasında eksik olup olmadığına dikkat edeceklerdir. Ayrıca bu konuda
Adalet Bakanlığı Müfettişlerinin de gerekli hassasiyeti gösterecekleri
tabiidir.
6) Her notere yeteri kadar sayıda
bandrol genelge ekinde gönderilmiştir. Bundan böyle bandrollerin bitmesine
yaklaşık bir ay kala yeni bandrol isteklerinizi Birliğimize iletmenizi rica
etmekteyiz. İstek halinde yeni bandroller noterlere gönderilecektir.
7) Hem noter, genelgeye ilişik
olarak alacakları ,bandrol numaralarını ihtiva eden ilişik tutanağı da
imzalayarak Birliğimize geri göndereceklerdir. Bilginizi ve bu konuda oto
kontrol suretiyle Birliğimize ve Odalara yardımcı olunmasını tüm
meslektaşlarımdan önemle rica ederim. Saygılarımla.
1990/3 Noterlerce düzenlenen
vekaletnameler Hk.
197 sıra no'lu Vergi Usul Kanunu
Genel Tebliği karşısında noterlerce düzenlenen vekâletname örneklerinin Maliye
Bakanlığına veya defterdarlığa gönderilip gönderilmeyeceğine ilişkin yazımıza
Maliye ve Gümrük Bakanlığından verilen 27.12:1989 gün ve VUK: IV.
211G007/23/97977 sayılı yazıda: <<Bilindiği gibi, 31 Ağustos 1989 gün ve
20268 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 197 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel
Tebliği ile mahkemelere (yüksek mahkemeler dahil) ve icra ve iflâs dairelerine
1.8.1989 tarihinden itibaren, vekil olarak dava veya icra ve iflâs işlerini
yürüten avukatlar hakkında sürekli bilgi verme zorunluluğu getirilmiştir.
Yine söz konusu tebliğe göre
1.8.1989 tarihinden itibaren noterler tarafından düzenlenen vekâletnamelerde
bulunması gereken bilgilerin yanı sıra; Vekâletname verenin adı, soyadı,
unvanı, adresi, Vekâletname verenin varsa, gelir veya kurumlar vergisi yönünden
bağlı bulunduğu vergi dairesi ile vergi dairesi sicil (hesap) numarası,
.. Vekâletname verilenin adı,
soyadı, unvanı, adresi, .. Vekâletname verilenin varsa bağlı bulunduğu vergi
dairesi, vergi dairesi sicil (hesap) numarası, .. Vekâletname verilen avukat
ise, bağlı bulunduğu baro, İle ilgili bilgilerin de vekâletnamelerde bulunması
zorunluluğu getirilmiştir. Anılan tebliğe göre noterler bu bilgilerin
vekâletnamelerde eksiksiz ve doğru olarak bulunmasından sorumludurlar. Ancak,
söz konusu tebliğe göre noterlerce düzenlenen vekâletnamelerin bir örneğinin
Bakanlığımıza gönderilmesi zorunluluğu bulunmamasına rağmen bazı noterlerin
vekâletname örneklerini Bakanlığımıza gönderdikleri görülmektedir.
Vekâletnamelerde bulunması istenilen bilgiler,
mahkemelerin yazı işleri müdürlükleri ile icra ve iflâs işleri müdürlükleri
tarafından bilgi formu ile Bakanlığımıza bildirildiğinden, ayrıca NOTERLER
TARAFINDAN BİLGİ VERİLMESİ VEYA VEKÂLETNAME ÖRNEKLERİNİN BAKANLIĞIMIZA
GÖNDERİLMESİ GEREKMEMEKTEDİR.
Bilgi edinilmesini ve Birliğinize
bağlı noterlere duyurulmasını rica ede-rim» denilmektedir.
Bilginizi rica ederim. Saygılarımla.
1990/26 Oto satışları ile ilgili 1 ve 24
sayılı genelgeler Hk.
Vergili araç satışları ile ilgili
işlemlere bandrol yapıştırılması hususu 19.1.1990 tarih ve 478/1 sayılı
genelgemizle öngörülmüş alup, 19.3.1990 tarih ve 3107/24 sayılı genelgemizle de
1.4.1990 tarihinden itibaren olmak üzere bu uygulamanın genişletildiği sizlere
duyurulmuş idi.
Birliğimize yapılan sözlü ve yazılı
başvurulardan, bazı konularda tereddüde düşüldüğü anlaşılmıştır. Bu nedenle
aşağıdaki iki hususun açıklanmasına gerek duyulmuştur.
1 - İş makineleri hariç, trafikten plaka alan tüm kara
taşıt araçları ile ilgili alan ve son genelgemizde sayılan işlem kâğıtlarında,
bandrol uygulaması yapılacaktır.
2 - Vekâlet işlemlerinde müvekkilin (Vekaleti veren
kişinin), Taşıt Alım Vergisi Beyannamelerinde ise beyannameyi veren alıcının
imzalarının alınacağı tabiidir.
Bilginizi ve gereğinin buna göre ifasını rica ederim.
Saygılarımla.
1990/34 Noterlerce düzenlenen
vekaletnameler Hk.
197 sıra no'lu Vergi Usul Kanunu
Genel Tebliği karşısında noterlerce düzenlenen vekâletname örneklerinin Maliye
Bakanlığına veya defterdarlığa gönderilip gönderilmeyeceğine ilişkin yazımıza
Maliye ve Gümrük Bakanlığından verilen 27.12:1989 gün ve VUK: IV.
211G007/23/97977 sayılı yazıda: <<Bilindiği gibi, 31 Ağustos 1989 gün ve
20268 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 197 sıra no. lu Vergi Usul Kanunu Genel
Tebliği ile mahkemelere (yüksek mahkemeler dahil) ve icra ve iflâs dairelerine
1.8.1989 tarihinden itibaren, vekil olarak dava veya icra ve iflâs işlerini yürüten
avukatlar hakkında sürekli bilgi verme zorunluluğu getirilmiştir.
Yine söz konusu tebliğe göre
1.8.1989 tarihinden itibaren noterler tarafından düzenlenen vekâletnamelerde
bulunması gereken bilgilerin yanı sıra; Vekâletname verenin adı, soyadı, unvanı,
adresi, Vekâletname verenin varsa, gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı
bulunduğu vergi dairesi ile vergi dairesi sicil (hesap) numarası,
.. Vekâletname verilenin adı,
soyadı, unvanı, adresi, .. Vekâletname verilenin varsa bağlı bulunduğu vergi
dairesi, vergi dairesi sicil (hesap) numarası, .. Vekâletname verilen avukat
ise, bağlı bulunduğu baro, İle ilgili bilgilerin de vekâletnamelerde bulunması
zorunluluğu getirilmiştir. Anılan tebliğe göre noterler bu bilgilerin
vekâletnamelerde eksiksiz ve doğru olarak bulunmasından sorumludurlar. Ancak,
söz konusu tebliğe göre noterlerce düzenlenen vekâletnamelerin bir örneğinin
Bakanlığımıza gönderilmesi zorunluluğu bulunmaması-na rağmen bazı noterlerin
vekâletname örneklerini Bakanlığımıza gönderdikleri görülmektedir.
Vekâletnamelerde bulunması istenilen bilgiler,
mahkemelerin yazı işleri müdürlükleri ile icra ve iflâs işleri müdürlükleri
tarafından bilgi formu ile Bakanlığımıza bildirildiğinden, ayrıca NOTERLER
TARAFINDAN BİLGİ VERİLMESİ VEYA VEKÂLETNAME ÖRNEKLERİNİN BAKANLIĞIMIZA
GÖNDERİLMESİ GEREKMEMEKTEDİR.
Bilgi edinilmesini ve Birliğinize
bağlı noterlere duyurulmasını rica ede-rim» denilmektedir.
Bilginizi rica ederim. Saygılarımla.
1990/34 Ortak büro halinde çalışan avukat
vekâletleri Hk.
Bir sorumuza cevaben Maliye ve
Gümrük Bakanlığından gönderilen 4.4.1990 tarih ve VUK-IV-2110013-4/33700 sayılı
yazılarında :
«İlgi yazınızla ortak büro halinde
çalışan birden fazla avukata tek bir vergi hesap numarası verilip verilmeyeceği
veya biri diğeri nezdinde çalışan avukatlar için vergi hesap numarası
bakımından ne gibi bir uygulama yapılacağı konularında bilgi istenilmektedir.
Konu hakkındaki görüşlerimiz aşağıda açıklanmıştır.
Ortak büro halinde çalışan birden
fazla avukata tek bir sicil numarası verilmesi mümkün olmadığından, adi
ortaklık şeklindeki bu tür faaliyetlerde her ortak için vergi dairesinde ayrı
ayrı mükellefiyet tesisi ve hesap numarası alınması zorunludur.
Ancak, biri diğeri nezdinde ücretli
olarak çalışanlardan ücretli ,konumundaki avukatlar, Gelir Vergisi Kanununun
94. maddesi hükmü uyarınca stopaj yoluyla vergilendirildiğinden, aynı kanunun
86. maddesindeki koşulların bulunması Şartıyla, bu durumdaki avukatların
beyanname vermeleri ve mükellefiyet tesis ettirmeleri söz konusu değildir.
Noterlerce avukat vekâletnamelerinin düzenlenmesinde ise,
197 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ve 22.11.1989 gün ve 2110007-17/
86358 sayılı yazımız ekinde gönderilen 1989/16 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu
İç Genelgesinde belirtilen esaslara uyulacaktır. Buna göre, bir avukata veya
bir işverene bağlı olarak çalıştığı için Vergi Dairesi mükellefiyet kaydı
olmayan avukatlara (stajyer avukatlar dahil) vekâletname verildiği takdirde,
vekâlet alan avukatın (veya stajyer avukatın) adı ve soyadı ile birlikte, bağlı
olarak çalıştığı avukatın veya işverenin adı, soyadı (unvanı), bağlı bulunduğu
vergi dairesi ve sicil numarası da vekalet-nameye yazılacaktır>
denilmektedir.
Bilginizi ve buna göre işlem ifasını
rica ederim, Saygılarımla.
1990/44 Telefon devrine ilişkin
vekâletnameler Hk.
İlgi : 7.7.1980 gün ve 17 sayılı
genelgemiz.
Telefon devrine ilişkin
vekâletnamelere fotoğraf yapıştırılması hususuna dair ilgideki genelgenin
yapıldığı malûmdur. Bu defa PTT İşletme Genel Müdürlüğünden gönderilen
18 Mayıs 1990 tarih ve 8452 sayılı
yazıda :
<<Mevzuatımız gereğince
abonman sözleşmesini abone adına yapacaklardan öze! vekâletname istenilmesi,
ancak. abone adına genel vekâletname’ye haiz belge ibraz eden abone
vekillerinin, Vekâletnamelerinin kabul edilmemesi nedeni ile meydana gelen
sürtüşme ve işlemlerin aksaması sonucunda konu Borçlar Kanununun vekâlet akdi
ile ilgili hukuki düzenlemeyi ihtiva eden maddeleri doğrultusunda yeniden ele
alınmıştır.
Bu nedenle özel vekâletname yanında resmi veya hususi
dairelerde her türlü işlemi ifaya veya resmi ve hususî dairelerdeki işleri
takip ve intaca yetki veren ibarelerini ihtiva eden GENEL VEKALETNAMELERE
müsteniden de vekâlet veren adına telefon abonman sözleşmeleri ile ilgili
devir, tesis, nakil gibi işlemlerin de yapılabileceği hususu açıklık
kazanmıştır.
Yukarıda açıklanan durum karşısında devir, tesis, nakil ve
her türlü abonman işlemlerinin genel vekâletnamelerle de yapılabildiği ve bu
tür vekâletnamelerde de resim şartı aranmadığı hususları beraberce
değerlendirildiğinde, bu tür işlemlerde RESİM YAPIŞTIRMA ŞARTININ ARANMASINA
GEREK BULUNMAMAKTADIR» denilmektedir.
Bilinmesini ve telefon devir ve
abonman vekâletnamelerinde buna göre işlem
ifasını rica ederim.
Saygılarımla.
1990/53 Belirli süreli vekâletnameler Hk.
Bazı noterlerden aldığımız
yazılarda, özellikle motorlu taşıt araçları için satış yetkisi veren belirli
süreli vekâletnamelerin geçerlilik tarihleri-de tereddütler uyandığı ve bu
arada bazı tarihler üzerinde oynamalara tesadüf edildiği bildirilmiştir.
Konu Yönetim Kurulumuzca görüşülmüş
ve yukarıdaki tereddüt ve şüphelerin önlenmesi için ilgilinin iradesinin kesin olarak tespiti
ile yazılan tarihin (mesai saati sonuna kadar) denmek suretiyle tarihteki
tereddüdün önlenmesi vd keza tarihin hem rakamla ve hem de yazı ile yazılması
suretiyle muhtemel sahteciliklerin önlenmesinin mümkün ve yerinde olacağı
sonucuna varılmıştır.
Bilginizi ve buna göre işlem ifasını
rica ederim. Saygılarımla.
1990/63 Bulgaristan'dan gelen soydaşlarımızın
verdiği bazı taahhütnameler Hk.
Bir sorumuza karşılık olarak Maliye
ve Gümrük 8akanlığından verilen 10.9.1990 tarih ve TAV: 2121348/.3.3569/077539
sayılı yazıda:
«1318 sayılı Finansman Kanununun
2346 sayılı Kanunla değişik 1 ncı maddesinde;
Bu
kanunun 4, 5 ve 6 ncı maddelerinde yazılı taşıtların,
a) Her ne şekilde olursa olsun
iktisap edilmesi,
b) Yurtdışında iktisap edilerek
Türkiye'ye ithal edilmesi,
c) Vekaletname
ile tasarruf hakkının devralınması, taşıt alım vergisine tabiidir,
denilmiştir.
Buna nöre, Bulgaristan'dan göçmen
olarak gelen soydaşlarımıza ait yabancı menşeli olan ve Türkiye'ye ithalinin
yapılabilmesi için ilgililerden istenen bir örneği yazınız ekinde gönderilen
feragatname / taahhütnamenin taşıta ait ithal işlemleri gerçekleştirilip
taşıtın Türkiye'ye ithal edilmesinden sonra düzenlenmesi halinde taşıt alım
vergisine tabi tutulması, aksi halde yani taşıta ait ithal işlemleri
gerçekleşmeden önce düzenlenmesi halinde ise taşıt alım vergisine tabi tutulmaması
gerekir.» denilmektedir.( Taşıt alım vergisi kaldırılmıştır)
1990/78 Tapuda işlem yaptınlmasını
gerektiren noterlik kağıtlarına yapıştınlacak fotoğraflar Hk.
Özellikle tapuda işlem yapılmasını
gerektiren noterlik işlemlerine yapıştırılacak fotoğrafların tel zımba ile
tutturulmadan önce yapıştırıcı bir madde ile yapıştırılmaları ve fotoğrafların
üzerine Darphaneden sağlanmış noterlik mührünün okunaklı bir şekilde basılması
hususu 16 Temmuz 1979 tarih ve 20094/6, ayrıca 23.8.1988 tarih ve 8229/51
sayılı genelgelerle sizlere duyurulmuş idi.
Bu defa Adalet Bakanlığı Hukuk
işleri Genel Müdürlüğünden gönderilen 14.11.1990 tarih ve 47603 sayılı yazıda
tapuda işlem yapılmasını gerektiren vekâletnamelerde rastlanan sahtecilik
olaylarını önlemek maksadıyla yapılan toplantılarda alınan kararlar
açıklandıktan sonra özetle :
«.... aynı toplantıda alınan karar gereği vekâletnamelere
fotoğrafların telle raptedilme yerine mutlaka yapıştırılması hususunun tüm
noterlere bir kez daha duyurulmasının» istendiği anlaşılmıştır.
Bilginizi ve bu konuda sözü edilen
genelge hükümlerine mutlaka uyulmasını önemle rica ederim.
Saygılarımla.
1991/8 Yabancı uyruklularla ilgili gayrimenkul satış vaadi işlemleri Hk.
Yabancı uyruklu
kişilerin Türkiye'de gayrimenkul alımları ile ilgili vekalet
veya satış vaadi sözleşmesi düzenlenmesini istemeleri halinde
yasal bir engel olup olmadığı yolundaki sorumuza Adalet Bakanlığı
Hukuk işleri Genel Müdürlüğünden
verilen 1.2.1991 tarih ve 05695 sayılı yazıda, yabancı uyruklu kişilerin Türkiye'deki
gayrimenkul alımları
ile ilgili vekaletname
düzenlenmesi veya satış vaadi sözleşmesi yapılmasının istenmesi halinde
noterin 1062 sayılı Kanun ile benzer mevzuat
hükümleri bakımından ilgilinin uyruğunu ve sonuç olarak o
gayrimenkulü temellük etmesine engel yönü olup olmadığını
araştırmak zorunda olup olmayacağı hususunda Bakanlığımız görüşü sorulmakla
konu incelendi.
1) Yabancı uyrukluların gayrimenkul
alımı ile ilgili olarak düzenlenmesini istedikleri vekaletnamelerin
noterlikçe bir araştırma yapılmadan yerine getirilmesinde sakınca bulunmamaktadır.
2) Tapulu gayrimenkullerin bir
başkasına devrinin ancak tapu idaresindeki
resmi işlemle mümkün olacağı bilinmektedir. Bu nedenle ilk
bakışta yabancı uyruklu kimselerin taraf olduğu satış vaadi senetlerinin esaslı
bir işlem olmadığı düşünülebilir. Ne var ki, satış vaadi
senetlerinin tapu kütüğüne tescili keyfiyeti sözkonusudur. Öte yandan tasarruf
yasa ile kısıtlı bir yabancı uyruklunun
bu tür bir satış senedinden dolayı açacağı davanın
hazine huzuru olmaksızın görülmesi halinde, verilecek kararın infazında
sorunlar çıkmakta ve idarenin haklı tereddütlerine neden olunmaktadır.
Ayrıca yasa gereği tapuda devri
yapılamayacak bir satış vaadi sözleşmesinin noterde düzenlenmesinin
de bir anlamı kalmamaktadır, Bu itibarla:
a) Yabancı uyruklu kişilerle
ilgili olarak ,bir gayrimenkul satış vaadi senedi
düzenlenmesinin istenmesi halinde noterin, birçok
mevzuat hükmünü araştırması ve gayrimenkulün
bulunduğu bölge ve niteliğini belirlemesi, sonucuna
göre işlem yapması noterlik görev ve sınırını
aşacağından bu yola başvurulmasına gerek bulunmadığı,
b) Ancak noterin ilgilinin uyruğu
ile gayrimenkulün tapu tarih ve sayısını (veya ada, pafta, parsel numaralarını)
belirterek bu konuda tasarrufun yasal olarak takyidinin bulunup
bulunmadığını mahalli tapu sicil müdürlüğünden bir yazı ile sorması, bir
takyit yoksa satış vaadi işlemini yapmasının yerinde olacağı düşünülmektedir.»
denilmektedir.
1991/28 Küçüğe atanan vekilin yetkislerinin
küçüğün reşit olmasıyla sona ermiyeceği Hk.
Bir sorumuz üzerine Adalet Bakanlığı
Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden gönderilen 12.3.1991 gün ve 12222 sayılı
yazıda:
<<Velayet altında iken küçüğe
atanan vekilin, küçüğün reşit olması halinde vekaletin devam edip etmeyeceği
hususunda Bakanlığımız görüşü sorulmaktadır.
Bilindiği üzere küçüğe, velisi
tarafından atanan vekil, veliyi değil küçüğü temsil etmektedir. Başka bir
deyişle o, küçüğün vekilidir. Vekalet akdinin nasıl sona ereceği ise 818 sayılı
Borçlar Kanununun 396 ve 397 nci maddelerinde gösterilmiş olup, bunlar arasında
küçüğün reşit olması hali yer almamaktadır.
Diğer yandan kanuni temsilcinin
ölümü dahi önceden küçüğe vs mahcura atanan vekilin vekalet akdini kendiliğinden
sona erdirmez. Yargıtayın yerleşmiş içtihatları da bu yöndedir.
Bu itibarla, velisi tarafından küçüğe atanmış bulunan
vekilin vekaleti, küçüğün reşit olmasıyla sona ermez. >>denilmektedir.
Bilginizi ve buna göre işlem ifasını
rica ederim. Saygılarımla.
1991/48 Bazı vekaletnamelerin noterlerce
düzenlenmesi Hk.
Birliğimize intikal eden bazı
başvurular üzerine Adalet Bakanlığından gönderilen 11.6.1991 tarih ve 28624
sayılı yazıda:
«Eczacıların, eczanenin mülkiyet,
işletme, kârına iştirak ve benzeri konularda eczacılık mesleğini icraya yetkili
olmayan kimselerle eczane açıp işletme yönünde bir sözleşme yapılamayacağına
ilişkin olarak Danıştay Genel Kurulunun 25.6.1958 tarih ve 58/1712/178 sayılı
kararı ile bu karara atıf yapan 5.12.1958 gün ve 19/17682 sayılı Bakanlığımız
genelgesinden de söz edilerek yukarıda izah edilen konuda sözleşme yapılmasa
bile bu sözleşmeyi yapmak üzere bir başkasına vekaletname verme isteği ile
noterliğe başvurulması halinde bu vekaletnamenin düzenlenmesinin aynı genelge
çerçevesinde mütalaa edilip edilemeyeceği, sonuç olarak böyle bir vekaletname
düzenlenmesinde bir sakınca bulunup bulunmadığı konusunda Diyarbakır 2.
Noterliğinin bir yazısına atfen ilgi yazınızda Bakanlığımız görüşü
sorulmaktadır.
Danıştay Genel Kurulunun yukarıda
sözü edilen 26.6.1958 tarihli kararı ile bu kararın genelde dayandığı 25.1.1956
tarih ve 6643 sayılı Kanunun 20/a madde ve fıkrası hükmü halen geçerli
bulunmaktadır. Bu nedenle de konuyla ilgili 5.12.1358 günlü genelgemiz
doğrultusunda işlem yapılması gerekmektedir.
Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere
esasına ilişkin sözleşmenin yapılamayacağı bir konuda, bir kişiye yetkiler
tanıyan vekaletname düzenlenmesi de hukuki bir sonuç ve yarar sağlamayacaktır.
Bu itibarla, hukuki bir sonuca götürmeyecek ve ilgililere
yarar sağlamayacak olan vekaletname düzenleme işleminin sırf iş yapmış olmak
için ifasına gerek bulunmadığı düşünülmektedir.>> denilmektedir.
Bilginizi ve gereğini rica ederim.
Saygılarımla.
1991/56 Oto satış vekaletnameleri Hk.
Bilindiği üzere 19.1.1990 tarih ve 1
sayılı genelgemizle, oto satışlarında uygulanacak yeni esaslar düzenlenerek tüm
noterlere duyurulmuş bulunmaktadır. Bu genelgemizin (4) nolu bendinde aynen
«taşıt araçlarının satışı için arabayı satın alacak kişinin adı yazılmak
suretiyle yapılan vekaletnamelerde bu kişinin adının sonradan yazıldığı
intibaını verecek durumlardan kaçınılarak, vekaletnamenin yazımında boş yerler
doldurulmak suretiyle MATBU EVRAK KULLANILMAYACAK, tüm vekalet işlemi BAŞTAN
SONA ve hiç ara verilmeden yazılacak ve özellikle taşıt aracını iktisap eden
kişinin ismi çıkıntı ile yazılmayacaktır.>> denilmektedir,
Son zamanlarda Birliğimize intikal
eden şikayetlerden bazı noterlerimizin bu kurala uymadıkları anlaşılmaktadır.
Konu Yönetim Kurulumuzda görüşülmüş olup, söz konusu
genelgenin tamamına ve özellikle bu maddesine uyulması konusunda daha dikkatli
davranılması gerektiğinin bir kere daha noterlerimize duyurulmasına kârar
verilmiştir.
Bilginizi rlca ederim. Saygılarımla..
1991/61 2510 sayılı Kanun Muafiyeti Hk
Bir sorumuz üzerine Maliye ve Gümrük
Bakanlığından gönderilen 6.8.1991 tarih ve HARÇ: 2232311-135/054897 s~yılı
yazıda:
«...... harçlar Kanununun 123 ncü
maddesinde, harçtan muaf tutulan kişilerle, istisna edilen işlemlerden harç
alınmayacağı hükme bağlanmış, 2510 sayılı İskân Kanununun 36 ncı maddesinin (B)
fıkrasında da (muhacir ve mültecilerle bir yerde yurtlandırılan göçebeler ve
bir mıntıkadan diğer bir mıntıkaya hükümetçe naklolunanların bu kanun hükmü
dairesinde yapılacak iskan yardımı, gümrük ve vergi muafiyeti, tabiiyet, nüfusa
ve tapuya tescil vs nakil muameleleri dolayısıyla gerek kendileri tarafından
verilecek, gerek alakadar dairelerce tanzim olunacak her türlü evrak ve bu
hususta verecekleri arzuhalleri damga resmi ile sair bilumum resim ve
harçlardan muaftır.) hükmüne yer verilmiştir, Aynı kanunun 37 nci maddesinin
1/C fıkrasında da muhacir ve mültecilerle hükümetçe bu kanun hükümlerine göre
yerleştirilenlerin, noterlerce yapılacak borçlanma senetlerinin pula, harca ve
ücrete tabi olmadığını hükme bağlanmıştır.
Diğer taraftan 488 sayılı Damga
Vergisine bağlı 2 sayılı tablonun III - İşçiler, çiftçiler ve göçmenlerle
ilgili kağıtlar bölümünün 8 nci fıkrasında, göçmen ve mültecilerle bir yerde
yurtlandırılan göçebeler ve bir bölgeden diğer bölgeye hükümetçe naklolunanlara
yapılacak iskan yardımı ve gümrük ve tabiiyet, nüfus, tapu ve nakil işlemleri
ile ilgili her türlü kağıtların damga vergisinden istisna edileceği hükme
bağlanmıştır.
Yukarıda belirtilen hükümler gereğince, yazınız ekinde yer
alan ve 2510 sayılı İskan Kanunu hükümleri gereğince düzenlendiği anlaşılan
taahhütname ve vekaletname başlıklı kağıdın damga vergisinden ve bu kağıtlarla
ilgili olarak noterde yapılacak işlemlerinde harçtan istisna edilmesi gerekir.» denilmektedir.
Söz konusu işlem örneği yazımız
altına çıkarılmıştır. Bilginize rica ederim.
1991/65 Süreli vekaletnameler Hk.
İLGİ: 27.7.1990 Tarih ve 7582/53
sayılı genelgemiz,
Süreli vekaletnameler konusunda
dikkat edilmesi gereken hususlar ilgide tarih ve sayısı gösterilen genelgemizle
duyurulmuş bulunmaktadır.
Bu defa yapılan başvurular Yönetim Kurulumuzda görüşülmüş
olup, herhangi bir yanlışlık veya hataya sebebiyet verilmemesi bakımından
vekaletin süreli olduğunun işlemin en başına ve derhal dikkati çekebilecek bir
şekilde yazılmasının yerinde olacağı düşünülmüştür.
Bilinmesini ve içine yazılsa dahi vekaletname başlığının
hemen altına bu vekaletin süreli olduğunun işaret olunmasını rica ederim. Saygılarımla.
1991/70 Vekaleten şirket kuruluşları Hk.
Bir sorumuz üzerine Sanayi ve
Ticaret 8akanlığı İç ticaret Genel Müdürlüğünden alınan 30.9.1991 tarih ve 10
(014.0) 31871 sayılı yazıda: «İlgide kayıtlı yazınızda, bir limitet şirket
kurmak üzere iki kişi şirkete ortak olmayan bir kişiyi vekil olarak tayin
etmeleri ve anonim şirket kurulması anında bir kişinin birkaç kişiyi veya tüm
kurucuları vekaleten temsil etmesi anında hukuken bir engel bulunmamasına
rağmen özellik arz eden şirket kuruluşlarında karşılıklı iradelerin aynı anda
birleşmesi olasılığını ortadan kaldırması itibariyle bu durumlarda ne şekilde
işlem yapılacağı hususunda Bakanlığımız mütâlaası sorulmaktadır.
Konuya ilişkin olarak yapılan
değerlendirme sonucunda:
a - İbraz edilen vekaletnamelerde şirket kuruluş işlemleri
için sarih olarak yetki verilmiş olması halinde müvekkilin, bu yoldaki
iradesini vekili eliyle beyan ettiğini kabul zorunluluğu bulunduğu.
b - Kurucu ortakların aynı kişiyi değişik tarihlerde vekil
tayin etmiş olmalarının ise (iradelerin aynı anda) birleşmesi açısından bir
sakınca teşkil etmediği, vekilin beyanının bütün ortakların iradelerini temsil
etmesi halinde bu durumun karşılıklı iradelerin aynı anda birleşmesi olarak
kabul etmenin uygun olacağı,
c - Diğer taraftan, aynı kişiyi teşkil eden ortaklardan
menfaatlerinin zıt olduğu gerekçesiyle hakkının ihlal edildiğini iddia
edenlerce çıkarılabilecek sorunların ise vekil ile müvekkil arasında yargı
yoluyla çözülebileceği cihetle, noterler açısından bu hususun
değerlendirilmesine gerek bulunmadığı görüşlerine varılmıştır. >> denilmektedir.
Bilginizi ve benzer işlemlerde bu
görüş çerçevesinde hareket olunmasını önemle rica ederim.
1991/72 Eski nüfus cüzdanları Hk.
Bir sorumuza cevaben
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünden gönderilen 24 Ekim 1991 tarih ve
1001-167/51-4217 sayılı yazıda:
«Bilindiği üzere sahteciliğin önlenmesi ve
Medeni Kanunun 917 nci maddesinde belirtilen hazinenin sorumluluğu
açısından akit ve tescille ilgili tapu işlemlerinde âkit tarafların vekaletle
temsil olundukları hallerde 1512 sayılı Noterlik
Kanununun 89 ncu maddesi uyarınca Noterlerce düzenleme
şeklinde tanzim olunan vekaletnamelerde yer alan kimlik tespiti 1587
Sayılı Yasanın 7 rici maddesince venllen nüfus cüzdanlarına dayanılarak
yapılmaktadır.
Bu
nedenle yalnız askerlik için geçerlidir ibraesi konulmuş
olan eski hüviyet ,cüzdanları, askerlik işlemleri için geçerli olup,
tapuda işlem yapılmasını gerektiren noterlik işlemleri
için nüfus cüzdanının
aslı istenilmelidir.» denilmektedir.
1991/79
Değerli Kağıtlar, Noter Harçları ve Damga Vergisi Miktarlarında artış
olduğu Hk.
24 Aralık 1991 tarih ve, 2100 sayılı
Resmi Gazete'de yayımlanan 8 seri nolu Değerli Kağıtlar Kanunu, 18 seri nolu
Harçlar Kanunu ve 22 seri nolu Damga Vergisi Genel Tebliğleri ile değerli kağıt,
nter harçları ve damga vergilerinde artış yapılmıştır.
Bu artışlar 1.1.1992 tarihinden
itibaren geçerli bulunmaktadır. Sözkonusu genel tebliğ metinleri aynen yazımız
ekinde bilgilerlnize sunulmaktadır.
1991/86 Ortak Avukatlık Büroları Hk.
Bir yazımız üzerine Maliye ve Gümrük
Bakanlığından gönderilen 5.12.1991 tarih ve VUK-IV-211007-4/038745 sayılı
yazıda: <... Ortak olarak faaliyet gösteren avukatların, vekil tayin
edildikleri dava vekaletnamelerinde şahsi sicil numarası yerine ortaklık sicil
numarasını kullandıkları belirtilerek bu uygulamanın mümkün olup olmadığı
hususunda bilgi istenilmektedir.
Konu hakkındaki görüşümüz aşağıda
açıklanmıştır.
Ortak büro halinde çalışan birden
fazla avukata tek bir sicil numarası verilmesi mümkün olmadığından, bu tür
faaliyetlerde ortakların her birinin vergi dairesinde ayrı ayrı, mükellefiyet
tesisi ve hesap numarası alması zorunludur.
Öte yandan 197 sıra nolu Vergi Usul
Kanunu Genel Tebliğinin A bendinin d fıkrası uyarınca noterler tarafından
düzenlenen avukat vekaletnamelerine vekaletname verilenin varsa bağlı olduğu
vergi dairesi sicil (hesap) numarasının yazılması zorunluluğu getirilmiştir.
Bu nedenle, Noterler tarafından düzenlenecek avukat
vekaletnamelerine vekaletname verilen avukatın vergi dairesi sicil (hesap)
numarasının yazılması gerekmektedir. Ortağı bulunduğu avukat bürosunun sicil
numarasının yazılmaması gerekmektedir.» denilmektedir.
Bilginizi ve buna göre işlem ifasını
rica ederim. Saygılarımla.
1992/3 Noterlik işlem formülleri ile bazı
noterlerin bu konudaki tutumlaRI Hk.
Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel
Müdürlüğünden gönderilen 13.1.1992 gün ve 02124 sayılı yazıda:
"1512 sayılı Noterlik Kanununun
200. maddesinin ilk fıkrası, noterlik işlem formüllerinin Noter odaları ile
Maliye ve Gümrük Bakanlığının mütalaası alınarak Türkiye Noterler Birliği
Yönetim Kurulunca hazırlanacağını ve Adalet Bakanlığınca onaylandıktan sonra
bütün noterliklere dağıtılacağını, aynı maddenin ikinci fıkrası da, birinci
fıkraya göre hazırlanan formüllerin tasdik tarihinden itibaren 4 yıl süre ile
geçerli olup, bu sürenin sonunda aynı süre ile yürürlükte kalması veya
değiştirilmesinin Birlik Kongresince kararlaştırılacağını öngörmektedir.
Noterlik Kanununun bu hükmü
uyarınca, son olarak Birliğimizce hazırlanarak Genel Müdürlüğümüz temsilcileri
üye yapılan görüşmeler sonunda son şeklini alan noterlik işlem formülleri, 5
Temmuz 1989 tarihinde bu tarihten itibaren 4 yıl süre ile geçerli olmak üzere
Bakanlığımızca onaylanmış ve onaylanan işlem formülleri Birliğinizce kitap
halinde bastırılarak tüm noterliklere ve yurtdışında noterlik görevini yapan
konsolosluklara dağıtılmıştı. Halen bu Noterlik İşlem Formülleri) kitabı tüm
noterlik işlemleri bakımından geçerli bulunmaktadır.
Ne var ki, bir süredir noterliklerde
yapılan işlemlerin içerik bakımından çok yoğun olup, sayfaları buldukları ve bu
içerikte yer alan pek çok kelimenin ise anlaşılmalarının mümkün olmadığı,
böylece de içeriğin çok uzun olmasının iş sahipleri bakımından fazla ödemeyi
mucip olduğu ve kullanılan bugün terk edilmiş kelimeler yüzünden vatandaşların
mahiyetini anlayamadıkları bir metnin altına imza atmak durumunda kaldıkları
yolunda şikayetler ve duyumlar alınmaktadır.
Yukarıda açıklanan durumdan, birçok
noterlikte, halen yürürlükte bulunan Noterlik İşlem Formüllerinin
kullanılmadığı, bunun yerine daha önceki ve eski işlem formüllerinin
kullandıkları anlaşılmaktadır.
Bu nedenlerle, uygulamada mevcut yakınmaların ve buna
dayalı sıkıntıların giderilebilmesi bakımından;
1-Noterlik işlemlerinde (Noterlik İşlem Formülleri)
kitabında yer alan işlem formüllerinin uygulanmaları ile daha eski ve
yürürlükte olmayan işlem formüllerinin uygulamadan kaldırılmasının bütün
noterliklere duyurulmasını ve sonucundan bilgi verilmesini,
2- a)
İçerikleri itibariyle daha öz ve bu suretle daha kısa
b) Bu içeriklerde yer
alan kelimeleri bakımından da daha sade ve güncel ve böylece anlaşılabilir yeni
işlem formülleri hazırlanması konusunun Birliğinizce prensip olarak
benimsenerek bu yolda gerekli çalışmaların yasal çerçevesi içerisinde
yapılmasını önemle rica ederim." denilmektedir.
Sayıları az da olsa bazı noterliklerimizde özellikle
vekalet işlemlerinde lüzumundan fazla yazılar yazıldığı görülmektedir. Mümkün
olduğu nispette ilgililerin gerçek arzularını aşmayacak şekilde ve eski
kelimelerden arınmış olarak işlemlerin yazılması konusunda itina gösterilmesini
rica ederim.
Saygılarımla,
1992/6 Tanık kimliklerinin tespiti Hk.
Tapuda işlem yaptırılacak bir
noterlik işleminin yapılması sırasında ilgiliye ait kimliğin nüfus hüviyet
cüzdanı ile tespiti zorunlu olmakla birlikte, bu işleme katılacak tanık
kimliklerinin ne şekilde tespiti gerekeceği hususunda Adalet Bakânlığı ile Tapu
ve Kadastro Genel Müdürlüğü ile yazışılmış olup, bu konuda ilgili Genel
Müdürlüğün görüşü de alınmak suretiyle Adalet Bakanlığı. Hukuk İşleri Genel
Müdürlüğünden Birliğimize gönderilen 17.12.1991 tarih ve 53309 sayılı yazıda:
"Tapu ve Kadastro Genel
Müdürlüğünün 2.8.1991 gün ve 2873 sayılı yazısında, tapuda işlemi gerektiren
vekaletnamelerin düzenlenmesi sırasında ilgiliden başka tanıkların
kimliklerinin de nüfus hüviyet cüzdanlarına dayanılarak tespit edilmesi
lüzumundan söz edildiği belirtilerek bu hususta Bakanlığımız görüşü
sorulmaktadır.
Konu tapu mevzuatının uygulayıcısı
durumundaki Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne görüşümüzle birlikte intikal
ettirilmiş olup, bu idareden alınan cevabi yazının da değerlendirilmesi
sonucunda aşağıdaki kanaate varılmıştır.
1- Gerçekten mevzuatta, tanık
hüviyetlerinin tespitinde nüfus cüzdanı aranması yönünde hüküm bulunmamaktadır.
2- Tapu İdaresinin talebi,
sahtecilik olaylarının önlenmesine matuf tedbirler cümlesindendir.
3- Gerektiğinde adreslerinden
araştırılan tanık(arın, bir kısmının bulunamadığı da tapu idaresinin
şikayetleri arasında yer almaktadır..
4- Tapuda işlemi gerektiren
vekaletnameler noterlikte düzenlenirken ilgilinin ve tanıkların kimlik ve
adreslerinin tespitlerine özen gösterilmesinin sahtecilik olaylarını önemli
ölçüde önleyeceği de bilinmektedir.
Bu itibarla;
a) Sözü edilen vekaletnameler düzen(enirken dinlenecek
tanıkların kimlik tespitinde nüfus hüviyet cüzdanlarına dayanılmasının zorunlu
olmayacağı,
b) Ancak, meselenin önemi ve yukarda açıklanan hususlar
göz önüne alınarak bu konuda dinlenecek tanıkların nüfus hüviyet cüzdanı ibraz
edememeleri halinde, ehliyetname, pasaport ve resmi mercilerden vermiş benzer
nitelikte kimlik belgelerine istinaden kimliklerinin tespit edilmesinin yerinde
olacağı, düşünülmüştür. " denilmektedir.
Bilginizi ve kimlik tespiti hususunda Bakanlık görüşleri
dairesinde hareket olunmasını önemle rica ederim.
Saygılarımla,
1992/9 Vasiyeti tenfiz memurunun yetki
sınırı Hk.
Birliğimize intikal eden bazı
sorular üzerine vasiyeti tenfiz memurunun yetki sınırı ve özellikle bu gtirevi
dolayısıyla vekil tayin edip edemeyeceği konusunda Adalet Bakanlığından görüş
istenmiş idi.
Anılan Bakanlık Hukuk İşleri Genel
Müdürlüğünden gönderilen 29.1.1992 tarih ve 04519 sayılı yazıda:
"Bilindiği üzere Medeni Kanunun
497 nci maddesi uyarınca, vasiyetçi, son arzularını (vasiyeti) tenfiz için,
medeni haklarını kullanma yeteneğine sahip bir veya birkaç kişiyi vasiyet yolu
ile vasiyeti tenfiz memuru olarak görevlendirebilir. Hak ve görevleri vasiyetçi
tarafından belirlenmiş olan tenfiz memuru, belirlenen çerçeve içinde grev
yapar. Medeni Kanunun 498/1 maddesine göre, vasiyetçi tarafından hak ve
vazifeleri tayin edilmemiş olan tenfiz memuru ise, mirası resmen idareye memur
kimsenin hak ve görevlerine sahiptir.
Kanunda tenfiz memurunun
görevlerinin sınırı ve denetimi konularında açıklık bulunmadığı, hatta tenfiz
memur'unun hukuki statüsü belirtilmediği için, Medeni Kanunun 533 ve 576 ncı
maddelerinden yararlanılarak tenfiz memurlarının işlemlerinin sulh hakiminin
denetimine tabi olduğu kabul edilmiştir. Bu konuda bilimsel ve yargısal içtihatlar
görüş birliği içindedir.
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin
28.1.1974 gün ve 144/469 sayılı kararı) Tenfiz memuru, kural olarak, ölenin
arzularını yerine getirmek ve özellikle terekeyi idare etmek, borçları ödemek,
belli mala ilişkin vasiyetin gereklerini yapmak, vasiyetçinin emirleri
çerçevesinde ve kanuna göre terekeyi taksim etmekle yükümlüdür.
Vasiyetnamede açıklık varsa, tenfiz memuru tereke ile
ilgili tasarrufu işlemlerde de bulunur. Tenfiz memuru tereke ile ilgili
davalarda hem davacı, hem de davalı sıfatı ile yer alıp terekeyi temsi! eder.
Bu husus Yargıtayın 7.2.1955 tarih, ve 16/25 sayılı içtihadı birleştirme
kararında da belirtilmiştir. Yine Yargıtayın bir içtihadına göre tenfiz
memurunun davaya müdahil olarak katılabilmesi mümkündür.
Böyle durumlarda, hukuki bilgisinin davayı takibe yeterli
olmayacağını düşünen veya davasını vekille takipte fayda uman bir vasiyeti
tenfiz memurunun vekil tutmasına engel bir durum olmaması gerekir. Nitekim bw
görüş Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 28.1.1974 gün ve 1441469 sayılı kararı ile
dolayı yoldan da olsa doğrulanmaktadır. Bu kararda (..... evvelce tenfiz
memurluğu yapan kişinin bu görevinden ayrıldıktan sonra yeni tenfiz memurlarını
avukat sıfatı ile temsil edip edemeyeceği konusuna ilişkin uyuşmazlığın tenfiz
memurunun işlemine karşı yapılan şikayet sebebiyle sulh hakiminin yapacağı
inceleme sonunda nihai olarak vereceği kararın temyiz edilmesi sırasında
incelenebileceği) belirtilmektedir." denilmektedir.
Bilginizi ve buna göre işlem ifasını
rica ederim.
Saygılarımla,
1992/14 Bir aracın devrine yetki veren
vekaletname ile yapılabilecek işlemler Hk.
8irliğimize yapılan bazı
başvuruların intikal ettirildiği Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü
tarafından gönderilen 11.3.1992 tarih ve 12405 sayılı yazıda:
"Tescile tabi bir motorlu aracı
satmağa yetkili bulunan vekilin bu aracın bir bölümünü (motor, şasi v.b.) satıp
satamayacağı hususunda Bakanlığımız görüşü sorulmaktadır.
Kural olarak vekil, vekaletnamedeki
yetkisi çerçevesinde araç hakkında her türlü tasarrufta bulunabilir. Mesela
aracı satabilir, bağışlayabilir, rehnedebilir. Ne var ki, ister malik ister
vekili olsun tescile tabi araç hakkında yapılacak tasarruf ve ameliyelerin
trafik mevzuatına da uyması gerekecektir. Nitekim Emniyet Genel Müdürlüğünün konuyla
ilgi yazısında da bu husus vurgulanmaktadır. Buna göre, kişi aracın maliki de
olsa onun motor şasi ve benzer bir parçasını satması, alması veya değiştirmesi
halinde, bazı mercilerin bilgi, onay ve tescili, başka bir deyişle yeni resmi
işlemler yapılması gerekecektir.
Bir bütünü satmağa yetkili olan vekil, o bütünün bir
bölümünü de satabilir. Ancak olayımızdaki durum yukarda da açıklandığı üzere
farklılık arz etmektedir Zira aracın kısmen bölünerek satılması halinde başkaca
halli gereken idari ve teknik problemler ortaya çıkacağı göz önüne alınarak,
bir aracın sadece alıcıya devrine yetki veren vekaletname ile aracın motor,
şasi veya benzer bir bölümünün satılamayacağı, böyle bir satış için
vekaletnamede açık yetki bulunması gerekeceği düşünülmektedir."
denilmektedir.
Bilginizi ve gereğini rica ederim
Saygılarımla,
1992/23 Motorlu araç ticareti faaliyetin de
bulunan kişilerce verilecek vekaletnameler Hk.
Bazı Noterlerimizden Birliğimize
yapılan başvurularda, motorlu araç ticaret faaliyet belgesine sahip kişilerin
mülkiyeti muhafaza kaydı ile adlarına satış yapılması için yetki verdikleri
vekilleri adına düzenlenen vekaletnameler~ de, faaliyet belgelerine ilişkin
müstenidatların yazılmadığı ve bu konuda ne şekilde işlem yapılması gerektiği
sorulmaktadır.
Motorlu araç satış faaliyeti
belgesine sahip özel veya tüzel kişilerin, fatura ile satışını yaptıkları
araçların mülkiyeti muhafaza kaydı ile satışının yapılması için verecekleri
vekaletnamelere, söz konusu motorlu araç satış faaliyeti belgesinin örneğinin
müstenidat olarak eklenmesi yararlı ve hatta gerektiği görülmüştür.
Bu itibarla bu tip vekaletname
düzenlenmesi sırasında müvekkil kişi veya şirketin söz konusu belgesinin bir
örneğinin işleme eklenmesi suretiyle işlem yapılmasını önemle rica ederim.
Saygılarımla,
1992/45 Mümeyyiz küçüklerin bazı hallerde
avukat tutabilecekleri Hk.
Bir sorumuz üzerine Adalet Bakanlığı
Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden alınan 22.9.1992 tarih ve 41146 sayılı yazıda;
"Haklarında ceza mahkemelerinde
sanık sıfatıyla dava açılan mümeyyiz küçüklerin bizzat vekaletname düzenletip
düzenletemeyecekleri konusunda görüş isteyen yazınız incelendi. Bilindiği
üzere, mümeyyiz ve reşit olup kısıtlı olmayan her gerçek kişi tam dava
ehliyetine sahip olup, kendisi bizzat dava açabileceği gibi, davasını bir vekil
marifetiyle de takip ettirebilir. Mümeyyiz küçükler kural olarak dava
ehliyetine sahip değildirler. Bunlar davada kanuni temsilcileri tarafından
temsil ettiler. Ancak bazı istisnai hallerde dava ehliyetine sahiptirler. Bu
haller şunlardır;
a) Mümeyyiz küçükler kişiye sıkı
olarak bağlı (münhasıran şahsa merbut haklarını kullanmada yasal
temsilcilerinin rızasına muhtaç değillerdir. (M.K.m.l6, II),
b) Kendisine sulh mahkemesi
tarafından bir meslek veya sanatla uğraşma izni verilen vesayet altındaki kimse
veya kendisine anne ve babası tarafından bir meslek veya sanatla uğraşma izni
verilen mümeyyiz küçük, bu meslek veya sanatın gereği ile ilgili alacak ve
borçları için açılan davalarda dava ehliyetine sahiptir. (M.K.m.284,396,4ö51'7)
c) Mümeyyiz küçük tasarruf hakkı
kendisine bırakılmış olan mal ve alacaklar için açılan davalarda dava
ehliyetine sahiptir. (M.K.m.283,398)
Yukarıda sayılan durumlarda tam dava
ehliyetine sahip bulunan mümeyyiz küçükler; bunun doğal bir sonucu olarak dava
için vekil (avukat) tayin edebilir ve avukat ile bir ücret sözleşmesi de
yapabilir.
Diğer taraftan Ceza Muhakemeleri
Usulü Kanunun 136 ncı maddesine göre; sanık, soruşturmanın her safhasında bir
veya birden fazla müdafün yardımını isteyebilir. Sanığın kanuni temsilcileri
varsa onlarda sanığa bir müdafi seçebilirler. Kanunun 138 nci maddesi sanığın,
15 yaşını bitirmemiş yahut sağır ve dilsiz olup kendisini savunamayacak durumda
bulunursa ve müdafi de yoksa kendisine mahkemece bir müdafi tayin edileceğini
öngörmektedir.
Bu hükümlerin bir bütün olarak
incelenmesinden, kanunun mümeyyiz küçüklere kendilerini ceza cıvasında savunmak
üzere vekil atayabilme imkanı tanıdığı sonucuna varmak gerekir. Aksi olsaydı
kanunda örneğin sadece mümeyyiz reşit sanıkların müdafi tayin edebilecekleri
veya Itanuni temsilcileri bulunan sanığa münhasıran onların müdafi
seçebilecekleri yolunda hükümler bulunurdu.
Mümeyyiz küçük bazı hallerde kanuni mümessili ile
görüşemez veya temas kuramaz. Yahut vekil tutulması konusunda mümeyyiz küçük
ile kanuni temsilcisi arasında görüş ayrılığı bulunabilir. Böyle durum(arda
tutuklanma ve ceza alma tehdidi altında bulunan mümeyyiz küçüğün kendisine
bizzat müdafii tayin hakkı verilmemesi, savunma hakkını yeterince kullanamaması
anlamına gelir. Oysa; doğal, dokunulmaz ve hatta kutsal bir hak olarak
nitelenen savunma hakkının mümeyyiz küçüklerden sakınılması sonucunu doğuracak
bir düşünce tarzı günümüzde kabul edilemez.
açıklanan nedenlerle, haklarında ceza mahkemelerinde sanık
sıfatıyla dava açılan mümeyyiz küçüklerin, kanuni mümessillerinin rızası
olmadan da; kendilerini bir vekil marifetiyle savunmak üzere bizzat vekaletname
düzenletebilecekleri düşünülmektedir." denilmektedir.
Bilginizi ve gereğini rica ederim
Saygılarımla,
1993/39 Harçlar Kanununun 44 ncü maddesi
Hk.
Bir sorumuz üzerine Adalet Bakanlığı
Hukuk Îşleri Genel Müdürlüğünden gönderilen 12.5.1993 tarih ve 20750 sayılı
yazıda;
"İlgi yazınızda bir avukatın
değişik şahıslardan ve değişik işler sebebiyle aldığı vekaletnameleri, düzenlenecek
yeni bir vekaletname ile başka bir avukatı tevkil etmesi durumunda Harçlar
Kanununun 44. maddesi uyarınca tek harç alınması gerektiği halde, Genel
Müdürlüğümüzün 7 Temmuz 1976 tarih ve 19701 sayılı mütalaasında harcın temsil
edilen kişi sayısınca çoğaltılması gerektiği yolunda görüş bildirildiği
belirtilmiş, konunun yeniden incelenerek Bakanlık görüşü istenilmiş
bulunmaktadır.
Bu konudaki mevcut yazışma dosyaları
da birleştirilerek konu incelendi: 492 sayılı Harçlar Kanunun 44. maddesinde;
(Bir kişinin birden çok kişiyi
temsil etmesi harcın artırılmasını gerektirmez. Şu kadar ki, bütün imzaların
tasdiki kanunen şart olan muamelelerden, vekaleten imza edilmesi halinde,
vekilin imzasından alınacak harç temsil ettiği kişilerin sayısınca çoğaltılır.
Bir işte müştereken hareket eden
vekillerin bir borca kefalet eden müteselsil kefillerin bir kağıda koyacakları
birden çok imzalar bir imza sayılır.
Ancak mümessil, haiz olduğu birden
çok sıfatlara dayanarak imza ederse, sıfatları sayısınca harç çoğaltılır. Bir
kişi hem kendisi için hem başkalarını temsil suretiyle imza ederse, kendisi
için ayrı başkaları için de yukarıdaki fıkralara göre harç alınır.
Birden ziyade kimseler bir kağıda
ayrı ayrı işler için imza atıyorlarsa her birinden imza ettikleri kısım için
ayrı ayrı harç alınır.) denilmektedir.
Bu hükme göre, genel prensip olarak,
bir kişinin birden çok kişiyi temsil etmesi durumunda, harcın artırılmaması
gerektiği esası kabul edilmiş bulunmaktadır. Ancak, madde niyetinde, harcın
artırılması gereken istisnai haller sayılmıştır. Birinci istisna, 2. fıkrada
belirtilen, bütün imzaların kanunen tatbikinin şart olması halidir. Örnek
olarak, Türk Ticaret Kanununun 136, 154, 158, 279, 505, 477. hükümleri
uyarınca, bütün şirketlerin kuruluş sözleşmesinde imzaların, kanunen ayrı ayrı
tasdiki şart bulunmaktadır. Bu hallerde harcın, ikinci fıkra hükmü uyarınca,
temsil edilen kişi sayısına göre çoğaltılması gerekmektedir.
İkinci istisna, 4. fıkrada
belirtilen, değişik sıfatlarla imza atılması halidir Örneğin, bir kişi aynı
işlem kağıdına kendisine asaleten, küçük çocuğuna velayetten ve üçüncü bir
şahsa da vekaleten hareket ederek değişik sıfatlarla imzalaması mümkündür. Bu
gibi hallerde 4.fıkra uyarınca harcın, sıfat sayısına göre çoğaltılarak
alınması gereklidir.
Üçüncü istisna, 5. fıkrada
belirtilen, ayrı ayrı işlere imza atılması halidir. Gerçi fıkrada birden ziyade
kimselerden bahsedilmektedir. Ama bir kişinin de aynı işlem kağıdına ayrı ayrı
işlemler için imza atılması mümkündür. Bu durumda da harcın artırılması gerekir.
Örneğin, bir kişi aynı işlem kağıdı içinde bir aracını kiraya verirken, diğer
bir aracını satabilir ve daha fazla işlemde de bulunabilir. Bu durumda 5. fıkra
hükmü gereğince her bir işlem için aynı harç alınması gerekmektedir.
Genel prensibin istisnaları 44.
maddede bu şekilde düzenlenmiş bulunmaktadır. Buradan olayımıza dönersek, bir
avukat de3işik kişilerden değişik işler sebebiyle aldığı vekaletnameleri başka
bir avukata düzenlenecek yeni bir vekaletname ile devretmektedir. Kanunen
imzaların ayrı ayrı tasdiki şart değildir ve imza bir sıfatla atılmıştır. Bu
sebeple birinci ve ikinci istisnalara girmediği açıktır. Ancak, ilgili avukat
her bir vekaletnameyi ayrı bir iş için alınmıştır. Her bir vekalet ayrı ayrı
işler için verilmiştir. Bu itibarla devredilen her bir vekaletname ayrı bir iş
kabul edilerek ayrı ayrı harç alınması gerekir. Bu nedenle üçüncü istisna söz
konusu olmakta ve 44. maddenin 5. fıkrası uyarınca her bir işlemden ayrı harç
alınması gerekmektedir.
Şimdi, 7 Temmuz 1976 tarih ve 19701
sayılı mütalaamıza dönersek, bu mütalaamızda harcın temsil edilen kişi
sayısınca çoğaltılması gerektiği sonucuna varılmıştı. Yukarıda ise, 5. fıkra
hükmü gereği her bir vekaletname ayrı iş kabul edilerek buna göre harç alınması
gerektiği sonucuna varıldı. Uygulamada örneğin, mirasçılar toplanıp bir işlem
kağıdı ile aynı avukata vekalet verebilmektedirler. Bu tür bir vekaletin
devrinde kişi say!sına göre harcın çoğaltılmasına gidilemez. Çünkü devredilen
vekaletname aynı iş için verilmiştir. Ayrı iş istisnası uygulanamaz. Diğer
istisnalara da girmediğinden temsil edilen kişi sayısına göre harcın
çoğaltılması kanuna uygun olmamaktadır.
Bu nedenlerle, bir avukatın değişik işler için aldığı
vekaletnameleri başka bir avukata devretmesi halinde, devredilen her bir
vekaletname ayrı işlem kabul edilerek ayrı ayrı harç alınmasının Harçlar
Kanunumuza uygun olacağı düşünülmektedir " denilmektedir.
Bilginizi ve gereğinin buna göre
ifasını rica ederim. Saygılarımla,
1993/49 Mümeyyiz küçüklerin bazı konularda
dava açabilecekleri ve vekalet verebilecekleri Hk.
Bazı tereddüt ve başvurular üzerine
görüş istediğimiz Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden gönderilen
14.6.1993 tarih ve 24641 sayılı yazıda:
"Mümeyyiz küçüğün velisinin
muvafakati aranmaksızın evlenmeye izin kanunsunda dava açabileceği ve bu
hususta vekalet verebileceği belirtilerek uygulamada Birliğin sağlanması için
Bakanlığımızdan görüş istenilmiş olup, konu incelendi;
Mümeyyiz bulunan küçüklerin
haklarını kullanmaları konusunu düzenleyen Medeni Yasanın 16 ncı maddesinin 1
inci tümcesinin (mümeyyiz bulunan küçükler ile mahcurlar, kanuni
mümessillerinin rızaları olmadıkça bizzat kendi tasarruflarıyla iltizam
edemezler.) Hükmü ile mümeyyiz küçüklerin haklarını kullanmalarına ilişkin ana
kural belirlenmiş; ikinci tümce ile (...münhasıran şahsa merbut hakları
kullanmakta bu rızaya muhtaç değillerdir.) denilmek suretiyle de ana kural olan
mümeyyiz küçüklerin yasal temsilcisinin rızasına bağlı işlemlerine istisna
getirilmiş olduğundan, mümeyyiz küçükler kişiye sıkı sıkıya bağlı olan
haklarını kullanırken yasal temsilcisinin (velisinin veya vasisinin) iznini
almaya muhtaç olmadan bu haklarını bizzat kullanabileceklerdir.
Diğer yandan, Medeni Yasanın 88/2
nci maddesinin {...hakim, fevkalade hallerde ve pek mühim bir sebebe yeni on
beş yaşını ikmal etmiş olan bir erkeğin veya on dört yaşını bitirmiş olan bir
kadının evlenmesine müsaade edebilir.l hükmü evlenmeye izin verilmesini
amaçlayan davayı düzenlemiştir.
Evlenmeye izin verilmesine ilişkin
davaların kişiye sıkı sıkıya bağlı Haklardan olup, dava hakkının hak sahibi
küçüğe ait olduğu konusunda bilimsel görüşler ile yargı kararları arasında
görüş birliği vardır.
Mümeyyiz küçüklerin kişiye sıkı
sıkıya bağlı haklardan olan evlenmeye izin verilmesi davasını yasal
temsilcilerinin (velisinin veya vasisinin) rızasına bağlı olmaksızın
atayacakları vekil aracılığı ile takip ettirmelerini engelleyen bir yasa
kuralıda yoktur.
Ayrıca, Yargıtay Ceza Genel Kurulu
kişiye sıkı sıkıya bağlı bir diğer hak olan ve 466 sayılı Yasa gereğince
doğrudan doğruya şahsa karşı işlenmiş zarar verici işlemden doğan her türlü
tazminat isteme hakkını hak sahibine veren tazminat davasında mümeyyiz
küçüklerin kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları ile ilgili davalarda bizzat veya
atayacakları bir vekil aracılığı ile dava açmak, takip etmek ve usul işlemleri
yapmak ehliyetine sahip ovduklarına karar vermiştir.
Bu nedenlerle, mümeyyiz küçüklerin evlenmeye izin davası
açabilecekleri ve bu hususta yasal temsilcinin (velisinin veya vasisinin)
muvafakati aranmaksızın vekalet verebilecekleri düşünülmektedir."
denilmektedir.
Bilginizi ve benzeri işlemlerde buna
göre işlem yapılmasını rica ederim. Saygılarımla,
1993/59
Vekaletname
onayında birde fazla kişileri temsil edenlerden alınacak harç Hk.
Bir sorumuz üzerine Adalet Bakanlığı
Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden gönderilen 22.7.1993 tarih ve 31573 sayılı
yazıda:
"Noterlikte yapılan bir
vekaletnamenin onayı işleminde, bir kişinin vekili bulunduğu A, B, C,
şirketlerine izafeten, kendisine asaleten ve üçüncü bir şahıs adına da
vekaleten hareket ederek imza etmesi durumunda 492 sayıtı Harçlar Kanununun 44
üncü maddesi uyarınca her sıfat için birerden üç imza üzerinden mi, yoksa
temsil edilen A, B, C şirketleri ayrı ayrı sayılarak beş imza üzerinden mi harç
alınması gerektiği konusunda, Bakanlığımızdan görüş istenmekle konu incelendi.
492 sayılı Harçlar Kanununun 44 üncü
maddesinde;
(Bir kişinin birden çok kişiyi
temsil etmesi harcın artırılmasını gerektirmez. Şu kadarki bütün imzalarırı
tasdiki kanunen şart olan muamelelerde vekaleten imza edilmesi halinde, vekilin
imzasının tasdikinden alınacak harç, temsil ettiği kişilerin sayısınca
çoğaltılır.
Bir işte müştereken hareket eden
vekillerin ve bir borca kefalet eden müteselsil kefillerin bir kağıda koyacakları
birden çok imzalar bir imza sayılır. Ancak mümessil, haiz olduğu birden fazla
sıfatlara dayanarak imza ederse sıfatları sayısınca harç çoğaltılır. Bir kişi
hem kendisi için ve hem başkalarını temsıl suretiyle imza ederse kendisi için
ayrı, başkaları için de yukarıdaki fıkralara göre ayrı harç alınır.
Birden ziyade kimseler, bir kağıda
ayrı ayrı işler için imza atıyorlarsa, her birinden imza ettikleri kısım için
ayrı ayrı harç alınır.) denilmektedir.
Söz konusu vekaletnamenin onayı
işleminde bir kişi; vekili bulunduğu üç ayrı şirkete izafeten, kendisine
asaleten ve üçüncü bir şahsa da vekalete4 olmak üzere üç ayrı sıfatla imza
atmaktadır. Bu durumda 44 üncü maddenin 4 üncü fıkrası uyarınca öncelikle her
sıfat için harcın çoğaltılması gerekmektedir. Temsi! ettiği üç ayrı şirket için
ise, 44 üncü maddenin 1 ve 2 nci fıkraları uyarınca temsil ettiği şirketler
için atılan imzaların ayrı ayrı tasdiki kanunen şart olmadığından harcın
artırılmasına imkan bulunmamaktadır.
Bu itibarla, bir kişinin temsil ettiği A, B, C
şirketlerine izafeten, kendisine asaleten, üçüncü bir şahsa da vekaleten
hareket ederek yapılan vekaletnamenin noterlikte onaylanmasında, her sıfat için
üç imza üzerinden harç alınması gerektiği düşünülmektedir. Ayrıca, Maliye ve
Gümrük Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünden bu konuda alınan 24 Mayıs 1993
tarih ve 33105 sayılı mütalaada da Bakanlığımızın bu görüşüne iştirak edilmiş
bulunulmaktadır." denilmektedir.
Bilginizi ve gereğini rica ederim. Saygılarımla,
1993/61 Noterin personeli için
vekil tayin eden işlemi yapabileceği Hk.
Bir sorumuz üzerine Adalet Bakanlığı
Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden gönderilen 26.7.1993 tarih ve 31976 sayılı
yazıda:
"Noterlik personelinin o yer
noterliğinde düzenlenecek bir vekaletname
ile vekil tayin edilip edilmeyeceği konusunda Bakanlığımızdan görüş isteyen yazınız
incelendi. .
Noterlik Kanununun 76 ncı maddesi uyarınca,
noterlik personelinin ilgili olduğu işlemlere noterin katılması yasaklanmış
bulunmaktadır.
Noterlik Kanununun 72 nci maddesi
gereğince de ilgilinin; belgelendirme isteminde bulunan, işleme doğrudan
katılıp imza koyan kişi olduğu belirtilmektedir.
Bu durum karşısında, üçüncü bir
kişinin noterliğe gelerek tek taraflı irade beyanı ile noter personelini vekil
tayin etmek istemesi durumunda, işleme doğrudan katılan ve imza koyan kişi
vekalet veren kişi olduğundan işlem ilgilisi de o olmaktadır.
Bu itibarla, vekalet veren üçüncü
kişinin işlem ilgilisi olması nedeniyle noterlik personeline vekalet verdiğine
dair işlemin, o noterlikte yapılmasında kanuni bir engel olmadığı
düşünülmektedir." denilmektedir.
1993/69
Kooperatif ana sözleşmelerinin vekil tarafından imzalanabileceği Hk.
Kooperatif ana sözleşmelerinin
vekiller tarafından imzalanamayacağı, bu sözleşmelerin bizzat asil kurucular
tarafından imzalanması gerektiğinden bahisle bazı işlemlerin geri çevrildiği
yolunda alınan ihbar ve şikayetler üzerine konu Adalet Bakanlığına intikal
ettirilmişti.
Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel
Müdürlüğünden gönderilen 31.8.1993 tarih ve 37712 sayılı yazıda:
"Kooperatifler Kanunun 2 nci
maddesinde, kooperatifin yedi ortak tarafından hazırlanıp imzalanacak ana
sözleşme ile kurulacağı, imzaların ayrıca noter tarafından onaylanmasının
gerektiği belirtilmiştir.
Vekalet akdini düzenleyen Borçlar Kanunun
386-398.
maddeleri uyarınca, vekil, vekalet sözleşmesi sınırları içinde kalmak kaydıyla
kendisine verilen işi yapmak yükümlülüğü altında bulunmaktadır. Verilen işle
sınırlı olmak üzere müvekkilini temsil etme yetkisi kazanmaktadır.
Müvekkilinin isteklerine aykırı hareket etmesi yasak olup, hukuki ve cezai
sorumluluğu bulunmaktadır.
Kooperatifler Kanununda, ana
sözleşmenin bizzat kurucular tarafından imzalanmasının gerektiği, vekaleten
imzalanmasının mümkün olmadığı konusunda bir hüküm bulunmamaktadır. Bu
durumda, Borçlar Kanunun vekalete ilişkin genel hükümleri uyarınca vekalet
sözleşmesine dayanan vekilin, kooperatif ana sözleşmesine kurucu şahsı
temsilen imza koyabilmesi gerekir. Bu konuda herhangi bir mahkeme kararına
rastlanılmamakla birlikte, doktrinde de aynı görüş benimsenmektedir. Vekaleten
imza konulması halinde vekaletnamenin ibraz edilmesi ve noterin imzayı
onaylarken vekaletnameden bahsederek
imzayı onaylaması gerekmektedir.
Bu itibarla, kooperatif ana
sözleşmesinin kurucu vekili tarafından vekalet sözleşmesine dayanılarak
.imzalanmasında hukuki bir sakınca olmadığı Bakanlığımızca düşünülmektedir.
Konu bu şekilde Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Teşkilatlandırma Genel Müdürlüğüne
intikal ettirilmiş, ilgili müdürlüğün 20.8.1993 tarih ve 15512 sayılı yazısı ile
Bakanlığımızın bu görüşüne iştirak edilmiş bulunulmaktadır."
denilmektedir.
Ayrıca, söz konusu yazıya ekli
Sanayi ve Ticaret Bakanlığının söz konusu yazısında, kooperatif ana
sözleşmelerine vekaleten imza konulabileceği sonucuna varılarak, buna göre
işlemlerin yürütülmesi hususunun teşkilata duyurulduğu bildirilmektedir.
1993/81 Taşıt satışına yetki veren vekaletnamelere
fotoğraf yapıştırılması Hk.
Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Gene4
Müdürlüğünden gönderilen 4 Mart 1993 tarih ve 10002 sayılı yazıda, taşıt
satışına yetki veren vekaletnamelere fotoğraf yapıştırılması istenilmiş olmakla
konu Yönetim Kurulumuzda görüşülmüş ve 9 Nisan 1993 tarih ve 354-4496 sayılı
yazımızla, bu işlemlere fotoğraf yapıştırılmasının olagelen sahtecilik
onaylarını önleyemeyeceği gibi yasalarda bunu zorunlu kılan bir hükmünde
bulunmadığı gerekçesi ile itiraz olunmuş idi.
Bunun üzerine konu Sayın Bakanlıkça
yeniden incelenmiş ve 6 Eylül 1993 tarihli, 38477 sayılı yazılarında:
"Konuyla ilgili Noterlik
Kanunun 80 nci maddesinde, ilgilinin fotoğrafının yapıştırılması zorunlu
işlemler yönetmelikte gösterilir. Noter, birinci fıkranın kapsamı dışında kalan
bir işlemin niteliği, ilgilinin durumu ve kimliği bakımından gerekli görür veya
ilgili isterse, o işleme ait kağıtlara da ilgilinin fotoğrafı yapıştırılabilir
denilmektedir.
Ayrıca Noterlik Kanunu
Yönetmeliğinin 93 ncü maddesinde de; aşağıdaki noterlik işlemlerinde ilgilinin fotoğrafının
yapıştırılması zorunludur.
a. Niteliği bakımından tapuda işlem yapılmasını gerektiren
sözleşmeler,
b. Niteliği bakımından tapuda işlem yaptırılmasını
gerektiren vekaletnameler,
c. Vasiyetname
d. Mülkiyet muhafaza kaydıyla satış,
e. Gayrimenkul satış vaadi,
f. Vakıf senedi,
g. Evlenme mukavelesi,
h. Evlat edinme,
ı. Tanıma,
i. Mirasın taksimi sözleşmesi,
k. Boşanma davaları için düzenlenecek vekaletnameler.
Yukarıda belirtilen işlemler dışında
kalmakla beraber, diğer kanunların öngördüğü, noterin işlemin ve ilgilinin
durumuna göre gerekli bulduğu veya bizzat ilgilinin istemde bulunduğu işlem
kağıtlarına da fotoğraf yapıştırılabilir.
Asıllarına fotoğraf yapıştırılması
zorunlu noterlik işlemlerinin çıkartılacak örneklerine de fotoğraf
yapıştırılması zorunludur denilmektedir.
Kanun ve yönetmelik hükümleri kamu
güvenliğini sağlayan noterlik işlem kağıtlarının, bazı kötü niyetli kişiler
tarafından kullanılarak sahtecilik yapılmasını önlemek maksadıyla, önemli görülen
işlemlere ait kağıtlara fotoğraf yapıştırılması esasını kabul etmiş
bulunmaktadır. Yönetmelikte sayılan ve fotoğraf yapıştırılması gereken işlemler
arasında vekaletname olarak, tapuda işlem yaptırmayı gerektiren vekaletname ve
boşanma davası için yetki-veren vekaletnameler bulunmakla birlikte, taşıt
satışına yetki veren vekaletnameler sayılmamıştır. Ancak bu konuda notere bir
takdir hakkı bırakılmıştır. Noterin, işlemin ve ilgilinin durumuna göre gerekli
gördüğü takdirde işlem kağıdına fotoğraf yapıştırılmasına karar vermesi mümkün
olabilmektedir.
Günümüzde sahte vekaletle araç satış
olaylarının artmasına benzer bir olay 1980 öncesinde de yaşanmıştı. O tarihte
sahte vekaletname ile telefon tesis ve nakil olaylarında yoğun sahtecilikler
yaşanmış ve PTT İdareleri, noterlikte düzenlenen vekaletnamelere güvenemez hale
gelmişlerdi. Sonunda PTT İdaresinin ısrarlı istekleri üzerine Türkiye Noterler
Birliği Başkanlığınca 7 Temmuz 1980 tarih ve 17 sayılı genelge çıkarılmış, bu
konudaki vekaletnamelere fotoğraf yapıştırılması esası getirilerek bu şekilde
bir uygulama başlatılmıştı. Sonuç olarak o tarihten sonra sahte vekaletle
telefon tesis ve nakli konusunda ciddi bir yakınma Bakanlığımıza ulaşmamıştır.
Araç satışına yetki veren
vekaletnameye fotoğraf yapıştırılması bile belki belirtildiği gibi sahtecilik
olaylarını önlemeye yetmez. Sahtecilik olaylarının olmasında, nüfus
kağıtlarının kolaylıkla elde edilebilmesi gibi sebepler yanında akla gelmeyen
pek çok sebepler mutlaka vardır. Ama her sebebi öngörecek ve ortadan kaldıracak
gücümüz ve yetkimiz yoktur. Mevcut şartlar içinde güvenilir ve sahte olmayan
işlemler yapılmasını sağlamak zorundayız. Kanun, noterlerden güvenilir işlem
yapmalarını istemektedir. Sahtecilik olaylarının bütün sebeplerini ortadan
kaldıramasak bile bazı önlemlerin alınmasını sağlayabiliriz.
Araç satışına yetki veren
vekaletnameye fotoğraf yapıştırılması kanun ve yönetmelik hükümlerine göre
zorunlu olmayıp notere takdir hakkı bırakılmıştır. Noterler, bu takdir
haklarını kanunun amacına uygun olarak kullanmak zorundadırlar. Sahtecilik
olaylarının önlenmesi için tapuda işlem yapılmasına yetki veren vekaletnameye
fotoğraf yapıştırılması zorunlu iken, günümüz ekonomik şartlarında en az bir
arsa veya bazen bir daire kadar değer ifade edebilen araçların mülkiyeti
üzerinde işlem yaptırmaya yetki veren vekaletnamelere fotoğrafın
yapıştırılmaması kanunun amacına aykırı olmaktadır.
Bu itibarla 1980 öncesi yaşanan olayların da tecrübesi ile
noterlerin sahte işlem yapmasını önlemek için, noterlikte yapılacak taşıt
satışına yetki veren vekaletnamelere ilgilinin fotoğrafının yapıştırılması ve
bu vekaletnamelerin düzenlenmesinde ilgiliye ait nüfus kağıdının titizlikle
incelenip gerektiğinde başka kimlik belgeleri ile teyit edilmesi hukukumuza
uygun olacaktır." denilmektedir.
Bilginizi ve Bakanlığın bu ısrarlı
tutumu karşısında gereğinin buna göre ifasını rica ederim. Saygılarımla,
1993/88 Tapuda işlem yaptırmaya yönelik
düzenlenecek vekaletnamelere tüzel kişi temsilcisinin fotoğrafının
yapıştırılacağı Hk.
İLGİ : 24.1.1985 tarih ve 528/7
sayılı genelgemiz.
Yukarıda tarih ve sayısı gösterilen
genelgemizde "tüzel kişiler gerçek kişiler tarafından temsil edileceği
cihetle, yönetmelikte belirtilen işlerinin ilgilisinin tüzel kişi olması
halinde, işleme imza koyan ve bunların akdi veya kanuni temsilcilerinin
fotoğraflarının da iş kağıdına yapıştırılması, yönetmeliğin tartışmaya yer
vermeyecek açıklıktaki hükmünün gereği olup, aksine bir sonuca varılması mümkün
görülmemiştir." şeklindeki Adalet Bakanlığı görüşü sizlere duyurulmuş
olup, bugüne kadar bu şekilde uygulama yapıldığı malumunuzdur.
Son günlerde Birliğimize intikal
eden bazı başvurularda, Tapu ve Kadastrocu Genel Müdürlüğünce yayınlanan
14.4.1992 tarih ve 1513 sayılı genelgede, ilgilinin tüzel kişi olması hafinde
vekaletnameye fotoğraf yapıştırılmasına gerek olmadığının bildirildiği cihetle
yapılacak işlemlerde tereddüt edildiği ve kanunun açıklığa kavuşturulması
istenilmiştir.
Bunun üzerine keyfiyet 28 Eylül
1992, 18 ekim 1993 tarih ve 1 1388, 12925 sayılı iki yazı ile konunun yeniden
incelenerek uygulamada mevcut tereddüdün kaldırılması için Adalet Bakanlığı
Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden yeniden görüş istenmiş bulunmaktadır.
Bunun üzerine anılan Bakanlıktan
gönderilen 3 Kasım 1993 tarih ve 46708 sayılı yazıda sonuç olarak:
"Görüldüğü gibi kanun ve
yönetmelik hükümleri hangi noterlik işlemlerine ilgilinin fotoğrafının
yapıştırılacağını saymış, bu işlemlerin yapılması halinde özel ve tüzel kişi
ayrımı yapılmadan fotoğraf yapıştırılmasını emretmiş bulunmaktadır.
Aslında tapu sicil nizamnamesinin 17
nci maddesinde düzenlenen tüzel kişi temsilcisinin işlem yaptırmasına paralel
bir hüküm de Noterlik Kanunun 79 uncu maddesinde yer almaktadır. Bu hüküm
uyarınca tüzel kişi adına işlem yaptırmak isteyen kişinin, sıfat ve yetkisini,
işlemi yapmaya izinli olduğunu gösteren belgesini notere ibraz etmesi gerekir.
Ancak bu hüküm, esas itibariyle tüzel kişi temsilcisinin işlem kağıdına
fotoğrafının yapıştırılmaması gerektiği şeklinde yorumlanabilecek hüküm
olmayıp, temsilcinin işlem yaptırma yeteneğinin tespit edilmesine ilişkin
hükümlerdir.
Ayrıca noterlik işlemlerinde, Tapu
Sicil Nizamnamesinin uygulanması mümkün olmayıp, daha özel hükümler ihtiva eden
Noterlik Kanunun ve Yönetmeliğinin uygulanması gerekmektedir.
Bu itibarla Noterlik Kanunu ve Noterlik Kanunu Yönetmeliği
hükümlerine göre, noterlikte, ilgilinin fotoğrafı yapıştırılması gereken bir
işlem yapılmakta ise, TÜZEL KİŞİ TEMSİLCİSİNİN DE FOTOĞRAFININ YAPIŞTIRILMASI
HUKUMUZA UYGUN OLACAĞINDAN, 8 Şubat 1993 tarih ve 05712 sayılı mütalaamızda
değişiklik yapılmamıştır." denilmektedir.
Bilinmesini ve bu konuda ilgide
tarih ve sayısı gösterilen genelgemiz gereğince uygulamaya devam olunmasını
rica ederim.
Saygılarımla,
1993/94 Noterin personeli için vekil tayin
eden işlemi yapabileceği Hk.
Bir sorumuz üzerine Adalet Bakanlığı
Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden gönderilen 26.7.1993 tarih ve 31976 sayılı
yazıda:
"Noterlik personelinin o yer
noterliğinde düzenlenecek bir vekaletname ile vekil tayin edilip edilmeyeceği
konusunda Bakanlığımızdan görüş isteyen yazınız incelendi. .
Noterlik Kanununun 76 tıncı maddesi uyarınca, noterlik personelinin
ilgili olduğu işlemlere noterin katılması yasaklanmış bulunmaktadır.
Noterlik Kanununun 72 inci maddesi
gereğince de ilgilinin; belgelendirme isteminde bulunan, işleme doğrudan
katılıp imza koyan kişi olduğu belirtilmektedir.
Bu durum karşısında, üçüncü bir
kişinin noterliğe gelerek tek taraflı irade beyanı ile noter personelini vekil
tayin etmek istemesi durumunda, işleme doğrudan katılan ve imza koyan kişi
vekalet veren kişi olduğundan işlem ilgilisi de o olmaktadır.
Bu itibarla, vekalet veren üçüncü kişinin işlem ilgilisi
olması nedeniyle noterlik personeline vekalet verdiğine dair işlemin, o
noterlikte yapılmasında kanuni bir engel olmadığı düşünülmektedir."
denilmektedir.
Bilginizi ve buna göre işlem ifasını
rica ederim. Saygılarımla,
1994/2 Noterlik Kanunun 79, maddesinin
uygulaması Hk.
1512 Sayılı Noterlik Kanununun 79
ncu maddesinin uygulanması konusunda noterlerimiz arasında farklılıklar
bulunduğu görülmüş ve bu konuda zaman zaman Birliğimize başvurular da
yapılmıştır. Bu nedenle 1990 yılında Adalet Bakanlığı Hukuk Işleri Genel
Müdürlüğüne bir yazı yazılarak; "79 ncu maddenin 2 nci fıkrasında,
belgenin gösterildiği iş kağıdına yazılmakla beraber, işlemle ilgili
kısımlarını ve nereden, hangi tarih ve numara ile verilmiş olduğunu gösteren
birer örneği bağlanır denilmektedir.
Bu maddenin lafzi şekilde
yorumlanarak, mutlaka işlem kağıdının ilgili kısımlarının bir örneğinin ayrı
bir kağıda çıkartılıp, yeni işleme eklenmesi mi gerekmektedir, yoksa aynı
işlem kağıdının altına, yanına veya arkasına bu bilgilerin çıkarılmasının
kanunun ruhu ile uygunluk sağlayıp sağlamayacağı konusunda tereddütler bulunmaktadır.
Bu itibarla konunun incelenerek müstenidatların işlem
kağıtlarına bağlanma veya geçirilmesi konusundaki" görüşleri rica edilmiştir.
Bunun üzerine anılan Bakanlıktan
gönderilen 9.5.1990 tarih ve 21641 sayılı yazıda:
"79 ncu maddenin 1 nci fıkrası,
vekil, veli, vasi, kayyım, mümessil ve mirasçı sıfatıyla veya şirket ve dernek
gibi tüzel kişiler adlarına noterlik işlemi yaptırmak isteyenler, sıfat ve
yetkilerini ve işlemi yapmaya izinli olduklarını bildirir belge göstermekle
yükümlüdürler hükmünü taşımaktadır.
Demekki belge, işlem kağıdından
başka olup, bir vekaletname bir mahkeme
kararı yahut da temsile yetki veren başka bir yazı olabilecektir.
Maddenin 2 nci fıkrasında, belgenin
gösterildiği iş kağıdına yazılmakla beraber, işlemle ilgili kısımlarını ve
nereden hangi tarih ve numara ıle verilmiş olduğunu gösteren birer örneği
harçsız ve vergisiz olarak gerek ilgilisine verilecek ve gerekse dairede
saklanacak asıl ve örneklerine bağlanır denilmektedir.
Bu fıkra hükmüne göre:
1- Noter işlem kağıdına, belge
gösterildiğini yazacaktır. Ancak sadece belge gösterdi demeyip, belgeyi
düzenleyen merci, belge tarih ve sayısını da işlem kağıdına işleyecektir.
2- Ayrıca söz konusu belgeden
harçsız örnekler çıkartıp işlem kağıtlarının her bir nüshasına birer adet
ekleyecektir. Bu itibarla noterin ibraz edilen belgeyi sadece işlem kağıdına
yazmakla yetinmeyip, bundan başka söz konusu belgeden çıkarılacak örneklerden
birer adedini işlemin asıl ve örnek nüshalarına eklemesi gerekeceği ve bu iki
hususun 1512 sayılı Kanunun 79 ncu maddesinin 2 nci fıkrasında ayrı ayrı
düzenlenmiş bulunduğu anlaşılmaktadır." denilmektedir.
Konu o tarihte Yönetim Kurulunda
görüşülmüş ve bazı hususlarda araştırma yapılması ve Bakanlık ile görüşülmesi
uygun görüldüğünden noterlere duyurulmamıştı. Ancak, son zamanlarda bu yazıdan
bilgi edinen Adalet Müfettişlerinin bu yönde tenkitler yaptıkları öğrenilmekle,
noterlere duyurulmasının yararlı olacağı sonucuna varılmıştır.
1994/45 Oto mülkiyetinin devrine ilişkin bazı taahhütnameler Hk.
Maliye Bakanlığından Birliğimize
gönderilen 17.6.1994 tarih ve 42233 sayılı yazıda:
"1318 sayılı
Kanunun 2346 sayılı Kanunla değişiklik 1 nci maddesinde, bu kanunun 4, 5 ve 6
ncı maddelerinde yazılı taşıtların;
a) Her ne şekilde olursa olsun
iktisap edilmesi, (mülkiyeti muhafaza kaydı ile iktisaplar dahil)
b) Yurtdışında iktisap edilerek
Tûrkiye'ye ithal edilmesi,
c) Vekaletname
ile tasarruf hakkının devralınması, Taşıt Alım Vergisine tabidir.
Taşıt Alım Vergisinin
mükellefi, bu kanunun 4, 5 ve 6 ncı maddelerinde yazılı taşıtları, yukarıda
belirtilen şekilde iktisap eden, yurtdışında iktisap ederek Türkiye'ye ithal
eden veya bunların tasarruf hakkını devralan gerçek ve tüzel kişilerdir
denilmiştir.
Bu hükme göre, taşıt alım vergisinde
vergiyi doğuran olay taşıtın iktisabı, ithali ve tasarruf hakkının devri ile
meydana gelmektedir.
Bu nedenle, söz konusu taahhütname
ile devir işleminin, taşıtın ithal işleminin gerçekleşmesinden önce düzenlenmesi
nedeniyle taşıt alım vergisine TABI TUTULMAMASI gerekmektedir. Ayrıca 492 sayılı
Harçlar Kanununun 42 nci maddesinde, menkul ve gayrimenkul mallar hakkında
alım, satım, taahhüt ve rehinle ilgili her nev'i mukavele senet ve kağıtlarda
değer gösterilmesi mecburidir denilmektedir.
Anılan maddede menkul ve gayrimenkul
malların alım, satım ve taahhüt işlemlerini kapsayan her nevi kağıtlarda değer
gösterilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir. Diğer taraftan 20.12.1990 günlü Resmi
Gazete'de yayımlanan 3689 sayılı Kanunla 492 sayılı Harçlar Kanununun 43 ncü
maddesine eklenen fıkra ve bu hükmün uygulanmasına ilişkin 17 seri nolu Harçlar
Kanunu Genel Tebliğ ile motorlu kara taşıtlarının noterliklerde yapılacak alım,
satım ve taahhüdü ile ilgili işlemlerde gösterilmesi gerekli değer uygulamasına
ilişkin hususlar hakkında gerekli açıklamalar yapılmıştır.
Buna göre, motorlu kara taşıtlarının
noterliklerde gerçekleştirilen alım, satım ve taahhüdüne ilişkin işlemlerde nispi
noter harcına esas olmak üzere yürürlükteki kasko değerinden az olmamak üzere
bir değer gösterilmesi gerekmektedir.
İIgi yazınız ekinde alınan
taahhütnamenin incelenmesinden de anlaşılacağı üzere bir adet Toyota Corana
marka otomobilin devri istenilmekte ve devir işlemlerinden doğabilecek her türlü
yasal sorumluluk üstlenilmektedir.
Bu nedenle sözü edilen
taahhütnamenin noterde tasdiki sırasında devri istenilen marka otomobilin
işlemin yapıldığı tarihte geçerli olan kasko değer listelerinde yer alan
değerinden aşağı olmamak üzere beyan edilecek değer üzerinden nispi harç ve
damga vergisine tabi tutulması icap eder."denilmektedir.
1994/46
7 Haziran 1994 günlü Resmi Gazete'de
yayımlanan "Tapu Sicıl Tüzüğü" Yönetim Kurulunun 1.7.1994 günlü
toplantısında incelenmiş ve ilgili maddelerinin noterliklere duyurulmasına
karar verilmiştir.
Noterlikleri ilgilendiren hükümleri ekte
gönderilen Tüzüğün, 105 nci maddesi ıle 8.10.1930 tarih ve 10012 sayılı
Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan Tapu Sicili Nizamnamesi
yürürlükten kaldırılmakta, 106 ncı maddesinde bu Tûzüğün Resmi Gazete'de yayımı
tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmektedir.
1994/ 49 Noterlik
işlem asıllarının daire dışına çıkarılması Hk.
Bugüne kadar yapılan müteaddit
genelgelerimize rağmen mahkeme ve bazı Cumhuriyet Savcılıklarının talepleri
karşısında konu yeniden Adalet Bakanlığına intikal ettirilmek zorunda kalınmış
olup, 1512 sayılı Noterlik Kanununun 55 nci maddesinin uygulanması hakkında
Adalet Bakanlığından bu defa gönderılen 15.7.1994 tarih ve 14148 sayılı yazıda:
"Yazınız ve ekleri ile
Zonguldak Ağır Ceza Mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile ilgili olarak
Devrek Noteri..........'ın noterliğinde yapmış olduğu bir vekaletname işleminin aslı ile birlikte teşhis ve
tanık olarak dinlenmek amacı ile celbine karar verildiği belirtilmiş, noterlik
işlem asıllarının daire dışına çıkarılmasını düzenleyen Noterlik Kanununun 55
nci maddesi karşısında konu ile ilgili Bakanlığımızın görüşleri sorulmuş olup,
konu incelendi.
Bilindiği
gibi Noterlik Kanununun 55 nci maddesinin 4 ncü fıkrası uyarınca noterlik işlem
asıllarının daire dışına çıkarılıp, başka bir yere gönderilebilmesi için
noterin bulunduğu yer hukuk hakimliğinden izin alınması gerekmektedir. Hukuk
Hakimliğinin işlem aslının suretini çıkartıp onaylaması ve aslına ait yerde saklamak
üzere notere vermesi ve aslını da ilgili yere (mahkemeye) göndermesi şeklinde
uygulama yapılması gerekmektedir. Başka yargı çevrelerindeki mahkemelerin
ihtiyaç duyduğu işlem asıllarının ise, ilgili yer (noterliğin bulunduğu yer)
hukuk mahkemesine talimat yazılarak istinabe yoluyla istenilmesi gerekmektedir. Uygulamanın
bu şekilde yapılması için keyfiyet, Bakanlığımızca 29 Aralık 1993 tarih ve
51803 sayılı genelge haline getirilmiş ve bütün mahkemelere durulmuştur."denilmektedir. Bilinmesini
ve 1512 sayılı Noterlik Kanununun 55 nci maddesine aykırı istekler vuku
bulduğunda Adalet Bakanlığının söz konusu genelgesinin ilgili mercie
hatırlatılmasını rica ederim.
1994/56
Finansal Kiralama Sözleşmelerinin sona ermesi halinde yapılacak
işlemler Hk.
Finansal kiralama sözleşmesi yolu ile
temin edilen motorlu araçlar veya sair malzeme ile ilgili olarak, finansal
kiralama süresinin sonunda bu araç ve malzemeler üzerindeki tedbir ve
tahditlerin kaldırılması hakkında izlenecek yolun ne olacağı Adalet Bakanlığı
Hukuk Işleri Genel Müdürlüğünden sorulmuştu.
Anılan Genel Müdürlükten gönderilen
6.9.1994 tarih ve 16661 sayılı yazıda sonuç olarak:
1- Kanunen, kira süresinin sona ermesi
halinde kiracının menkul malı derhal kiralayana devretmesi gerekmektedir.
Ancak, bu devir işleminin resmi olarak yapılması konusunda yasal bir
zorunluluk bulunmamaktadır. Bu nedenle devir işlemi noterlikte yapılabileceği
gibi haricen de yapılabilir.
2- Devir işleminin noterlikte
yapılması durumunda ise, işlemde değer gösterilmesine gerek bulunmamaktadır.
Ancak, devir sözleşmesinde, aracın aynına ilişkin bir taahhüt işlemi de
yapılmakta ise Harçlar Kanununun 43 ncü madde gereğince kasko değerinin
gösterilmesi ve işlemden nisbi harç ve damga vergisi alınması gerekir.
3- Finansal kiralama işleminin
menkul mal üzerindeki en önemli kısıtlaması, kira süresi içersinde devir
yetkisinin bulunmamasıdır. Kira süresi sona erdiğinde ise, devir yetkisi
otomatik olarak kazanılır.
Bu nedenle kanundan doğan tahditler
kira süresinin sona ermesi ile birlikte otomatik olarak ortadan kalkacağından,
ayrıca tahditlerin kaldırılması konusunda bir işleme gerek bulunmamaktadır
denildikten sonra konu hakkında Maliye ve İçişleri Bakanlığı görüşlerinin de
alındığı bildirilmiştir.
Konuya daha açıklık getirilmek üzere
Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün yazıları ile Maliye
Bakanlığının 8.8.1994 tarih ve 53276 sayılı mütalaası,İçişleri Bakanlığının
29.8.1994 tarih ve 220259 sayılı yazılarının örnekleri aynen genelgemize
eklenmiştir.
1994/58 Tapu dairelerinde işlem görecek
vekaletnameler Hk.
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünden
gönderilen 18 Ağustos 1994 tarih ve 3574 sayılı yazıda:
"...............7 Haziran 1994
gün ve 21953 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 18 Mayıs 1994 tarih ve 94/5623
Sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan Tapu Sicil Tüzüğü'nün 13
ncü maddesi ile, (.......... istemde bulunan hak sahibi gerçek kişi ise, nüfus
cüzdanı veya pasaport istenilerek kütük, resmi senet ve taşınmaz mal dosy